Çanakkale merkezinin 'en güzel ormanı'nı oluşturan Radar Tepesi mevkiinde, ülkenin odun hammaddesi ihtiyacını karşılayacak Endüstriyel Ağaçlandırma Çalışmaları kapsamında 64.5 hektar kızılçam ormanı kesildi.Sahanın yeniden ağaçlandırılacağı açıklansa da, Çanakkaleliler aynı ormana çok uzun yıllar sonra kavuşabilecekleri için bu duruma tepki gösterdi.Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın, ülkenin sahip olduğu orman kaynaklarının sürdürülebilir biçimde işletilmesi ve orman endüstrisinin ihtiyaç duyduğu odun hammaddesinin karşılanması için hazırladığı 'Endüstriyel Ağaçlandırma Eylem Planı', Çanakkale'nin en güzel ormanları kesilerek uygulanıyor.Geçtiğimiz yıl, proje kapsamında Çanakkale'de 141 hektarlık kızılçam ormanındaki ağaçlar kesilirken, bu yıl ise Çanakkale'nin Radar Tepesi Mevkisi'ndeki en güzel ormanları projeden etkilendi.Çanakkale Orman İşletme Müdürü Metin Uygun, merkeze bağlı Yağcılar Köyü sınırlarında kalan ormanlık alanda proje doğrultusunda 64.5 hektar kızılçam ormanının kesildiğini açıkladı.Uygun, omanın kesim işinin ihaleyle gelir elde etmesi için Yağcılar Köyü Muhtarlığı'na verildiğini söyledi.Muhtarlığın da ihaleyle kesim ve satış işini başkasına yaptırdığına dikkati çeken Uygun, dikimden sonra fidanları koruma işinin de 5 yıl süreyle köy muhtarlığına verileceğini belirtti.Türkiye'nin odun ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, kesilen ormanların yenisinin 35 yılda oluşturulacağı belirten Uygun, şunları söyledi:'Bu yıl Yağcılar Köyü ile birlikte Taşlıtarla ve Kemel Köyleri sınırlarında toplam 144 hektar kızılçam ormanını keseceğiz. 2043 yılına kadar İl genelinde toplam 8 bin 421 hektar orman kesilmiş olacak. Şu an kesim çalışmaları Radar Tepesi olarak bilinen Yağcılar Köyü hudutlarındaki kızılçam ormanında sürüyor. Burada, 40 yaşın üzerindeki ağaçlar kesiliyor. Kesilen sahayı en kısa sürede hazırlayarak bu yılın sonunda veya gelecek yılın başında bölgenin yapısına uygun hızlı büyüyen türlerle ağaçlandırma yapacağız. Mevcut şartlarda böyle bir orman 60-65 yılda oluşuyor. Bu projedeki hedef, hem ülkenin odun hammaddesi ihtiyacını karşılamak, hem de kesilen sahayı 35-40 yıl gibi kısa bir sürede yeniden ortaya çıkarmak.'Bu arada, proje hakkında bilgi sahibi olmayan ve Radar Tepesi mevkiinde ormanın kesildiğini gören bazı vatandaşlar, duruma tepki gösterdi. Sahanın yeniden ağaçlandırılacağı belirtilmesine rağmen, bunun çok uzun yıllar alacak olması, tereddütlere yol açtı.,Burak GEZEN- Ersan KÜÇÜKKURU/ÇANAKKALE (DHA)
Kediler sevimli, çocuklar da sevimli bu ikisinin bir araya geldiği harika anlar nasıl kötü olabilir ki... Ayrıca hayvanlarla büyüyen çocukların hem psikolojik hem de fiziksel açıdan daha sağlıklı olduğunu düşünürsek, hayvan sahibi olmak her açıdan faydalı bir durum.İyi eğlenceler dileriz...
Kadın hakları için savaşmak son zamanlarda 'erkek düşmanlığı'yla fazla karıştırılır oldu. Bildiğim bir şey varsa, o da bunun bir an önce durması gerektiğidir.
Ev arkadaşınla aranda diğer ilişkilerinden farklı, özel bir bağ vardır. Ondan başka kimse seni 7/24 her halinle görmez. Kendinizi rahat hissettiğiniz ve kendiniz olabildiğiniz o özel yeri, evi paylaşırsınız. O seni yargılamaz çünkü evdesin! Orada rahat edemeyeceksen başka nerede rahat edeceksin.Dibe vurduğunda o yetişir. Bütün tuhaflıklarını bilir ve seni gerçekten olduğun kişi olarak sever. 'Sana bir şey söylicem ama beni yargılama...' , 'Garip olduğunu biliyorum ama...' yla başlayan cümlelerin çoğunu onla kurarsın. Kendini rahat hisset ve aklından geçeni söyle! Zaten günün sonunda yine birbirinize kalacaksınız.İşte sadece ev arkadaşınızın anlayacağı ve sizi yargılamayacağı 27 iğrençliğiniz!
Gerçekleştirilen araştırmalar ananas suyunun bol oranda mineral ve vitamin içerdiğini ortaya koyuyor.Ananas suyu içeriğindeki B ve C vitaminleri ile hücre kaybını ve cilt rahatsızlıklarını engelliyor. Sıcak yaz günlerinde ferahlamak için sağlıklı bir alternatif oluşturan ananas suyunun çeşitli faydaları bulunuyor. İçeriğindeki C vitamini ile güneşten zarar gören derinin yenilenmesi için gerekli kolajen oluşumuna fayda sağlayan ananas suyu, bulundurduğu mineraller ile yıpranan saç ve tırnakların da sağlığına kavuşmasına yardımcı oluyor.kaynak: 724saglik.org/beslenme-diyet
İngiliz Times Higher Education (THE) ile Thomson Reuters, Dünyanın En İyi 400 Üniversitesi 2014-2015 sıralamasının sonuçlarını açıkladı. Türkiye'den 6 üniversite dünyanın en iyileri arasına girerken ODTÜ 85’inci sırada yer alarak ilk 100’e girdi.ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ, Sabancı, Bilkent ve Koç üniversiteleri 'Dünyanın En İyi Üniversiteleri' listesinde yer aldı.İngiltere'de yüksek öğrenimle ilgili yayınlanan 'Times Higher Education (THE)' isimli haftalık derginin 'Dünyanın En İyi Üniversiteleri' listesinde, Türkiye'den 4 üniversite ilk 200'de, toplam 6 üniversite de ilk 400'de yer aldı.Derginin bu yıl 11'inci kez yayınladığı sıralamaya göre, ABD'deki 'California Institute of Technology' üniversitesi ilk sıradaki yerini dördüncü kez korurken, Harvard Üniversitesi ikinci sırada yer aldı. İngiltere'deki Oxford Üniversitesi üçüncü, ABD'deki Stanford Üniversitesi dördüncü ve yine İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi ise beşinci sırada yer buldu.Üniversitelerin araştırma, bilgi paylaşımı, uluslararası görünümü, öğretim ortamı gibi kriterleri dikkate alınarak hazırlanan listenin başında yer alan diğer üniversiteler ise sırasıyla şöyle:'The Massachusetts Institute of Technology Üniversitesi, Princeton Üniversitesi, California Üniversitesi, Berkeley Üniversitesi, Imperial College London Üniversitesi ile Yale Üniversitesi ve Chicago Üniversitesi oldu.Türkiye'den listede geçen yıl ilk 200'de bir üniversite bulunurken, bu yıl bu sayının 4'e yükselmesi dikkati çekti. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) 85'inci, Boğaziçi Üniversitesi 139'uncu, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) 165'inci, Sabancı Üniversitesi 182'inci, Bilkent Üniversitesi 201'inci, Koç Üniversitesi ise 301'inci sırada yer aldı. İTÜ ve Sabancı üniversiteleri ilk kez listeye girmiş oldu.Times Higher Education Dergisi Editörü Phil Baty, Türkiye'nin listedeki yerine ilişkin yaptığı açıklamada, 'Bu yıl Türkiye için çok iyi bir yıl oldu. Sıralamada ciddi yükselişler gerçekleşti. Bunun en önemli nedenlerinden biri araştırmalar. TÜBİTAK ve TAEK'in 'Higgs bozonu' parçacığını bulması, araştırma ve geliştirmeye yatırımın artması, Türk kuruluşlarının araştırma etkisini de artırmıştır' ifadelerini kullandı.Aslı Aral / AA
Lütfen videoları öz burcunuza ve özellikle YÜKSELEN BURCUNUZA göre izleyin. Yükselen burcunuzu bilmiyorsanız NÖBETÇİ ASTROLOGservisinde gerçek astrologlara sorup hemenöğrenebilirsiniz:)
Honda, Honda Connect ismini verdiği araç içi bilgilendirme sisteminde Nvidia’nın Tegra işlemci ve Android işletim sistemi kullanacak.Nvidia’nın resmi blogundan da açıklanan bilgiye göre Honda, Avrupa’da piyasaya çıkacak olan 2015 model Civic, Civic Tourer ve CR-V modelleride, standart donanım olarak Android işletim sistemli Honda Connect’i kullanacak. Tegra işlemcisiyle güçlü bir araç içi bilgilendirme sistemi olacak olan Honda Connect, Nvidia’nın oyun konsolu Shield‘deki tecrübelerinden de faydalanmış.Android 4.0.4 işletim sistemiyle çalışacak olan Honda Connect’in, 7 inç’lik dokunmatik bir ekran üstünde çalışması bekleniyor. Güçlü işlemcisi sayesinde araç sürücüsü ya da yolcular, bu sistemde kaydırma, zum gibi dokunmatik ekran hareketlerini hızlı tepkime süreleriyle gerçekleştirebilecek.Daha önce de inovatif işlerini gördüğümüz Honda, bu yılın başında konsept modellerinin 3 boyutlu yazıcıdan çıktı alınabilecek versiyonlarını yayınlamıştı. Şimdi de Android tabanlı araçlarının ne kadar ilgi göreceği ve nasıl bir başarıya kavuşacağını ilk göreceğimiz otomobil markalarından birisi Honda olacak.Webrazzi
İçesine temizlemek, paklamak, kar gibi yapmak, dinlene dinlene temizlemek gibi kelimelerinin tam karşılığı olan 30 tatmin edici fotoğraf sizlerle...İyi eğlenceler dileriz...
Üroloji Uzmanı Op. Dr. Türker, idrar kaçıran kadınların büyük kısmının utanıp hekime başvurmadığını söyledi.Kadınlarda idrar kaçırma rahatsızlığının buz dağının görünen ucu olduğuna işaret eden Doruk Sağlık Grubu Özel Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Tuğrul Türker, “Kadınlarda idrar kaçırma sıklığının yüzde 17 ile 45 arasında değişmesi bu konunun önemli bir problem olduğunu göstermektedir” dedi.Çaresi Var…İnsanın gayri ihtiyari olarak uygunsuz yer ve zamanda idrar tutamama ve bunun sosyal, fiziki, psikolojik ve hijyenik problemlere yol açmasının idrar inkontinansı (kaçırma) olarak tanımlandığını belirten Op. Dr. Türker, “Çoğu kadın bunu yaşlanmanın ya da kadın olmanın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu düşünmektedir. Bu problemin sanıldığının aksine çoğu zaman çaresi bulunabiliyor” diye konuştu.İdrar kaçırma problemi olan kadınların büyük kısmının utanma ya da sosyal etiketlenme korkusu ile uzman bir hekime başvuramadıklarını anlatan Türker, “İdrar kaçırmanın birçok boyutu ile kadınların hayat kalitelerini olumsuz yönde etkilediği bilinmektedir. Bu problemin fiziki boyutu, hareket özgürlüğü, kendine bakabilme; duygusal boyutu, depresyon, anksiyete, yılgınlık, kendine güven ve öz saygı kaybına; sosyal boyutu, sosyal ilişkilere girememe, gezmeye ya da eğlenceye çıkamama, özel yakınlaşma yaşayamamaya yol açmaktadır. Halbuki bu uygun teşhis ve tedavilerle mümkündür ve yüzde 90’lara kadar sonuç alınmaktadır” dedi.Doruk Sağlık Grubu Özel Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Tuğrul Türker, “Bu, ihmal edilmemesi gereken bir konudur. Öncelikle idrar kaçırma tipinin belirlenmesi hastaya hangi tedavinin faydalı olacağı konusunda atılması gereken ilk adımdır. Gülerken, öksürürken veya hapşırırken, yerden veya yataktan kalkarken, ağır yük kadırırken, yürürken veya egzersiz yaparken, tuvalete yetişmeye çalışırken idrar kaçıran veya sık sık sıkışma hissi ile tuvalete giden kadınlarımızın bir an evvel uzman bir hekime müracaat etmeleri gerekir” dedi.
Çin'de, Tibet Mastifi cinsi 80 kiloluk 'Hong Dong' adlı köpek, 2.4 milyon TL satılarak, dünyanın en pahalı köpeği oldu.Çin'de Lu Liang adlı yetiştiriciye ait olan 'Hong Dong' adlı Tibet Mastifi cinsi köpek 945 bin sterline (2.4 milyon TL) satıldı.ÖZEL BİR DİYETLE BESLENİYOR11 aylık kızıl renkteki köpeğin şimdiden 90 santimi aşan bir omuz yüksekliğine ve 80 kilo ağırlığa ulaştığını belirten Lu, köpeğinin tavuk ve biftekten oluşan özel bir diyetle beslendiğini, bu nedenle satış fiyatının makul olduğunu söyledi.Yüzlerce yıldır Tibet Platosu'nda yaşayan Tibet Mastifileri, dünyanın en eski köpek türleri arasında yer alıyor. Son yıllarda Çinli zenginler arasında, safkan bir Çin türü olduğu gerekçesiyle yoğun ilgi gören Tibet Mastifilerinin yavruları yüz binlerce sterline alıcı buluyor. Bundan önce dünyanın en pahalı köpeği unvanı da, 2009 yılında 378 bin sterline alıcı bulan başka bir Tibet Mastifi'nin olmuştu.Tibet Mastifi cinsi köpekler, iri yapılı, kemik yapısı güçlü, sakin yapılarına rağmen yeri geldiğinde saldırgan mizaçlı ve güçlü bir iradeye sahiptirler. Aslında Tibet Mastifi başarılı bir çoban köpeğidir, sürüye yaklaşan kurtlara karşı amansız davranır. Davranışı önceden kestirilemez ve çok zor eğitilir.Tibet Mastif’leri daha 2,5 aylıkken 15 kilo olmaktadırlar ve bu köpeklerin diğer köpek cinslerinin atası ve kralı olduğu belirtilmektedir. Büyüdükleri zaman kusursuz vücutları ve heybetli duruşları ile hep ön planda olmaktadırlar. Tibet Mastif cinsi köpeklerin diğer köpek cinsleri içinde en zeki cins oldukları da bilinir. Oldukça dayanıklı ve güçlü olan bu türün erkeklerinde boy uzunlukları 83 cm e kadar ulaşabilmektedir.Eğer bir Tibet Mastif cinsi köpeğiniz varsa diğer köpek sahiplerini göre çok çok ön planda olacağınızdan emin olabilirsiniz. Artık Avrupa ve ABD’de en çok bu tür köpekler yetiştirilmektedir ve çok pahalı fiyatlara satılmaktadırlar. Meraklısı bulunduğunda bir Tibet Mastif’i bir milyon dolara bile alıcı bulabilmektedir.Haberin tamamı, Dünyanın en pahalı köpeği Tibet Mastifi hakkında bilgi ve fotoğraflar için : Dünyanın en pahalı köpeği
Çanakkale Boğazı'ndan geçen bir gemide rahatsızlanan ve Ebola şüphesi ile dün hastaneye kaldırılan hasta hayatını kaybetti.Kamerun'dan Tuzla Limanı'na giden “Karşıyaka” isimli Türk bandıralı kargo gemisinde rahatsızlanan ve Ebola şüphesiyle dün Çanakkale Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Yavuz Durmuş (28) gece hayatını kaybetti. Ölümüyle ilgili kesin tanı konamayan Durmuş için savcılık önce otopsi istedi. Bu arada Halk Sağlığı Müdürlüğü yetkilileri, alınan kan örneklerini Ebola şüphesi nedeniyle Ankara’ya gönderdi. Uzun bir süre kesin tanı konamayan Durmuş’un otopsisi için bugün savcı, adli tıp uzmanı ve diğer ilgili uzmanlar bir araya geldi. Kaldırıldığı hastanedeki kan tahlilleri ve diğer tetkikler en ince ayrıntısına kadar değerlendirildi ve sonunda Durmuş’a ‘sıtma’ tanısı kondu. Bununla birlikte otopsiden de vazgeçildi. Mehmet Güler
Geçtiğimiz yıllarda, 'yol ortasında açılan çukurlar' oldukça sık rastlanan ve herkesin korktuğu bir fenomen haline geldi. Bu çukurların bazıları küçük ve kısmen zararsız, fakat öyle büyük çukurlar var ki, devasa büyüklükte binalar ve onlarca araba yeryüzünden kaybolabiliyor.Bu büyük çukurlardan bir diğeri, geçtiğimiz günlerde Kırım'da oluştu ve içinde altı kişinin bulunduğu bir arabayı yutarak bu insanların ölümüne sebep oldu. Yol ortasında bu gibi çukurların oluşmasının başlıca sebebi, kireçtaşı veya diğer karbonatlı kayaçlar ile oluşmuş toprak altı kayalarının, asitli yeraltı suları tarafından, veya yoğun yağmur yağışı ile oluşan basınç nedeniyle aşınması ve hareket etmesinden kaynaklanıyor. Dünya üzerinde toprak altı kayaları tehlike arz eden ülkelerin başında Çin, Amerika, Meksika, ve Papua Yeni Gine geliyor. Toprak kayması facialarının en tehlikelileri, büyük şehirlerin orta yerinde meydana gelerek insan yaşamını felç eden ve onlarca kişinin ölümüne neden olan çukurlar. Dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelmiş ve oldukça büyük hasarlara yol açmış çukurların birbirinden ilginç, ve bir o kadar da korkunç fotoğraflarını bu galeride bulabilirsiniz.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) 2014 Yaşayan Gezegen Raporu, vahşi yaşamda yok olan canlı türlerinin sayısının 'tahmin edilen verilerin çok üzerinde olduğuna' dikkat çekiyor.Rapora göre son 40 yılda, memeliler, kuşlar, sürüngenler, amfibiler (hem karada, hem suda yaşayabilen, 'iki yaşamlılar') ve balıkların nüfusu yaklaşık yüzde 52 oranında düştü.Tatlı su canlılarının sayısı ise yüzde 76 oranında azaldı. Araştırma sonuçları, farklı küresel verilerin birbirleriyle karşılaştırılması sonucu elde edildi.Londra Zooloji (Hayvanbilimi) Topluluğu, iki sene önceki araştırmalarına kıyasla metodolojilerini (araştırma yöntemi) geliştirdiklerini fakat sonuçların tahmin edilenden daha endişe verici olduğunu söyledi.Grup, doğanın canlı türlerinin, yüzde 30 civarında azaldığını tahmin ediyordu. Rakamın ne olduğu bir yana, uzmanlar doğal yaşamın insan faaliyetleri nedeniyle yok olduğuna dikkat çekiyor.Londra Zooloji Topluluğu ve WWF'nin raporunda, insanların ağaçları henüz gelişmeden erken kestikleri, balıkları okyanus döngüsü içinde yeniden üremeden avladıkları, nehirlerden su pompaladıkları ve yağmur daha doldurmadan suları taşıdıkları ve okyanusun, ormanların emebildiği oranlardan daha çok karbon saldıkları belirtiliyor.Yaşam alanları zarar görüyorRaporda bölgelere göre de oranlar veriliyor. Gana'daki aslan nüfusu, son 40 yıl içinde yüzde 90 azaldı.Batı Afrika'da ormanların kesilmesi, fillerin sayısını yüzde 6-7 oranında düşürdü.Nepal'de yaşam alanlarının zarar görmesi ve avlanma nedeniyle, yüzyıl önce 100.000 olan kaplanların da sayısı 3000'e düştü.Yaşayan Gezegen Raporu, 1970'den 2010 yılına kadar 10.000 omurgalı türünü inceledi.Rapor, biyolojik çeşitliliğe en büyük tehdidinin yaşam alanlarının zarar görmesinden kaynaklandığına dikkat çekiyor. WWF, bunun sebebinin de insanların tüketiminden kaynaklandığını söylüyor.Raporda, her ne kadar hayvanlar üzerindeki etkisi tartışmalı olsa da, iklim değişikliğinin de endişe kaynağı olduğu belirtiliyor.WWF'nin doğanın korunması için yürüttüğü kampanyalar arasında, Ruanda'da gorillaların korunması, Brezilya'nın Acre vilayetinde küçük ölçekli çiftçilerin tarım alanlarını yakıp zarar vermelerinin önlenmesi, İngiltere'de doğal yaşamın zengin olduğu Itchen Nehri'nden taşınan su miktarının azalması da yer alıyor.Yeni araştırma yöntemiYaşayan Gezegen Raporu daha önceki hesaplamalarında tüm canlı türlerinin nüfusundaki ortalama düşüşü ölçüyordu.Yeni ağırlıklı metodolojiyle, tüm canlı türlerinin ve bölgelerin toplu nüfus verileri analiz ediliyor.BBC'ye konuşan Londra Zooloji Topluluğu yeni yöntemi şöyle anlatıyor:'Örneğin, belirli bir bölgedeki tüm hesaplamalar kuş nüfusu üzerine yapılmışsa ama bölgedeki omurgalıların çoğunluğu balıksa, o bölgedeki canlı türlerinin nüfusundaki azalmayla ilgili daha kesin bilgi elde etmek istiyorsak, o zaman hesaplamalardaki ağırlığı balık nüfusuna vermek gerekir.''Bölgeler ve deniz, kara, tatlı su çevreleri arasında farklı ağırlıklar uygulanıyor. Yalnızca kullandığımız verilerle ilgili daha ayrıntılı inceleme yapıyoruz.''2008'deki verileri farklı bir metodolojiyle incelediğimizde durumun, o dönem sandığımızdan daha kötü olduğunu ortaya çıkardık. Canlı türlerinin azalmasında uzun vadeli bir akım olduğunu görüyoruz.'Roger HarrabinBBC Çevre uzmanı | BBC Türkçe