Dünyanın Bisiklet Dostu 10 Şehri
Yaşadığınız şehirler bisiklete olan bakış açınızdan tutun seçeceğiniz bisiklete kadar her şeyi etkiliyor. Yola çıktığınızda neyle karşılaşacağınızı bilmek zorundasınız ve düzenli bisiklet kullanabilmek için kentinizin şartlarına uymak tek şansınız. Peki ya yaşayacağınız şehri seçebilme şansınız olsaydı? Hangi şehri seçerdiniz, hangisi bisikletle yaşam için daha uygun olurdu? İşte bu hayali fikir üzerine sizin için dünyanın bisiklet dostu şehirlerinden bir derleme yaptık.
Sonlanan İlişki Evreleri
''Derler ki bir yerden sonra acımaz daha fazla zaten aşk kötü bir şaka anlamaya çalışma'' Teoman'ı bu işe bulaştırmak istemezdim fakat sesi kulağımdan gitmiyor. Hakkatten aşkın geneli kötü şaka değil mi? YUUOO diyenler var.( Allh mtlu etsn ztn.) Mutluysanız çok kurcalamamanızı tavsiye ederim. Benim gördüğüm genele bakarsak BAD JOKE-BAD ROMANCE-ANİMALS. Her zaman mutlu olma zorunluluğu olmadığı gibi her zaman mutsuz olma zorunluluğu da yoktur. İlla ki yol temize çıkar. Düzlük görür Heide (haydi- çizgi film kahramanı) gibi uçuşursunuz bulutlarda. '' Her güzel şey bitermiş. Aşk nedensiz sevmekmiş'
12 Şaşırtıcı Fotoğrafla Şibam: Çölün Manhattan'ı
Şibam, Yemen'de bulunan 7 bin nüfuslu bir kasabadır. Şehrin adına ilk kez MS 3. yüzyıla tarihlenen belgelerde rastlanmıştır. Kasaba, geçmişte Hadramut Krallığı'nın başkentiydi.UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan kasaba, ününü kendine özgü mimari dokusuna borçludur. Şibam'da bulunan tüm yapılar kerpiçten yapılmıştır ve bunlardan 500 kadarı yüksekliği 5 ilâ 11 kat arasında değişen çok katlı evlerdir. Çok katlı yapıların pek çoğunda, her katta bir ya da iki daire yer alır. Çoğu bitişik nizamda inşa edilen ve evler arasında sokak olarak 1-2 metrelik geçitlerin bırakıldığı şehrin mimari yapısı, bedevi saldırılarından korunmak için bu şekilde geliştirilmiştir. Şibam'ın yaklaşık olarak 1700 yıllık bir şehir olduğu sanılmakla birlikte, şehirde bulunan yapıların çoğu 16. yüzyıldan kalmadır. Kerpicin dayanıksızlığı nedeniyle çabuk yıpranan evler yüzyıllar boyunca pek çok onarım ve yıkım da görmüştür.Şibam batılı kaynaklarda çoğu zaman 'en eski gökdelenler şehri' ya da 'çölün Manhattan'ı' olarak anılır. Şehir, kent planlamacılığının en eski ve en iyi uygulandığı yerlerden biridir. Dünyadaki en yüksek kerpiç binalar, 30 metreyi aşan yükseklikleriyle Şibam'da bulunmaktadırlar. Bu yapılar dünyada apartman tarzı yapıların ilk örneklerinden biri olarak kabul edilmektedir.Kerpiç yapıların dış cephelerine yağmur ve rüzgârlardan zarar görmemesi için kalın bir mantolama işlemi uygulanır ve cephelerin belirli aralıklarla elden geçirilmesi gerekir.Şehrin yakınlarında bulunan Tarim kasabası da Hadramut Vadisi'ndeki en uzun yapıya ev sahipliği yapar. El-Minder Camii'nin yaklaşık 53 metre uzunluğundaki kerpiç minaresi bölgenin ve Güney Arap Yarımadası'nın en yüksek minaresidir.
Yurtdışında MBA Yapmakla İlgili 13 Şehir Efsanesi
UFO’lar gerçekten var mı? Kızılderililer atalarımız mı? Haliç’in dibi gerçekten altınla mı kaplı? Bunların hiçbirinin cevabını bilmiyoruz. Bildiğimiz bir şey var ki o da pek çoğumuzun kafasında yurtdışında MBA yapmakla ilgili bunlara taş çıkartacak derecede ilginç şehir efsaneleri olduğu. Yavrum devir bilgi ve teknoloji devri, o kadar okumuşun etmişin, bırak artık efsaneleri diyor, gerçekliği olmadığı halde kulaktan kulağa yayılmış bu efsaneleri sizler için aydınlatıyoruz. Akıllı olun, bu kıyağımızı unutmayın!
Soğuk Kış Aylarında Bir Sevgiliye Sahip Olmanın 14 Harika Avantajı
Sevip sevmememiz önemli değil, kabul etmemiz gerekir ki kış romantiktir. Gökyüzünden yavaşça süzülen kar taneleri, beyazlığa gömülmüş doğa ve elleri ceplerinde hızlı hızlı ilerleyen insanlar... Tüm bunlar farklı bir boyuta taşır kalbinizi ve siz, eğer sevdiğiniz insan yanınızdaysa, bu kalbi onunla paylaşarak yaşamınızın en güzel anlarına sahip olabilirsiniz.Etiyle sütüyle sizindir kış-savar sevgiliniz. Onun size sağlayabileceği avantajları tepe tepe kullanmaktan çekinmeyin ve sahip olduklarınızın değerini bilin.Olsa da yesek diyoruz efenim!
Zor Zamanlardan Geçerken Unutmamanız Gereken 10 Gerçek
etiket
Bu yazıyı okumadan önce birkaç saniye durup çevrenizdeki insanları bir düşünmenizi istiyoruz sizden. Aileniz, yakın arkadaşlarınız, çalışma arkadaşlarınız arasında, sakin ve olgun tavırlarıyla dikkat çeken, sevgi dolu ve anlayışlı kişileri şöyle bir gözünüzün önünden geçirin.Tuhaftır ama bu kişilerin geçmişlerini de şöyle bir düşündüğünüzde, aslında onların bugüne kadar birçok zorlukla mücadele etmiş, yaşamları boyunca maddi ve manevi kayıplar yaşamış, ancak başına gelen her şeye rağmen kendilerini bu sıkıntılardan kurtarmayı başarmış kişiler olduğunu göreceksiniz.Hayatları boyunca birçok inişli çıkışlı dönemden geçmiş olan bu kişiler, sadece çevrelerindeki diğer insanlar tarafından takdirle karşılanmakla kalmamış, aynı zamanda hayatı algılama biçimi olarak da kendilerini bambaşka bir noktaya taşımayı başarmışlardır. Ama onlar sahip oldukları bu özellikleri hiçbiri doğuştan getirmedi. Hepsi zaman içinde yavaşça gelişerek bu noktaya geldiler.Marc ve Angel Chernoff’un kişisel gelişim blogu “Marc and Angel Hack Life”da yayınlanan “Zor Zamanlardan Geçerken Unutmamanız Gereken 10 Gerçek” başlıklı yazı işte tam da bu bahsettiğimiz kişilerin ortak özelliklerine ışık tutuyor. Verdikleri kişisel koçluk hizmeti sayesinde bugüne kadar binlerce kişiye ulaşan çift, her birimizin hayatımız boyunca karşılaştığı ya da karşılaşabileceği bu zorlu zamanlardan daha güçlü ve daha “farkındalıklı” bir şekilde çıkmak için ihtiyacımız olan 10 gerçeği bakın nasıl sıralıyor:
Reklam
Reklam
Kalbini Kaptırdığının 6 İşareti
Arayanın o olduğunu görünce kalbin yerinden çıkacak gibi mi oluyor?Seni almak için yola çıktı ve sen evin içinde pervane gibi dönüp duruyor musun?Kapı çalınıyor ve midendeki kelebekleri tutmak mümkün değil mi?Yoksa tam bir kediye mi dönüştün?Bunların bir çoğu kalbini kaptırdığının işareti ancak daha fazlası var…
Karlı Havalarda Yok Yere Kin Beslediğimiz 12 İnsan
Karlı havanın bir huzuru vardır. Sıcacık evinde, ofisinde, vb. dışarıyı seyrederken yağan kar sana huzur verir. Bir ürperti hissedersin ama sıcacıksındır. Ancak yine de insanoğlu olarak bu anları da kendimize zehir etmesini biliriz. İşte kinimize mazhar olan, karın saflığının ve beyazlığının dahi örtemediği insanlar.
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Kadıköy'de arkadaşlarıyla kartopu oynarken camına kartopu isabet eden esnaf tarafından bıçaklanan Gazeteci Nuh Köklü hayatını kaybetti. Görgü tanıklarının yaptığı açıklamaya göre saldırgan 'Ben deliyim, size gelir silah sıkarım, yarın da hapishaneden çıkarım...' dedi. Yeldeğirmeni Dayanışması'nın açıklamasına göre öldürülen gazeteci Nuh Köklü'nün son sözleri şöyle: 'Ne olur bu bir rüya olsun...'
Star, Akşam ve Güneş: 'Kılıçdaroğlu Dahil 45 İsme Ait +18′lik Kayıtlar Var'
Hükümete yakınlığı ile bilinen ve Emre Uslu olduğunu ileri sürdükleri Fuat Avni ile ilgili ortak yayınlarını sürdüren Star, Akşam ve Güneş gazeteleri, bugün de ‘CHP’li 45 ismin seks görüntülerinin cemaatin elinde olduğuna’ ilişkin ve Fuat Avni’ye ait olduğu iddia edilen yazışmaları yayımladı.Star, Akşam ve Güneş gazeteleri, Twitter fenomeni Fuat Avni olduğunu ileri sürdükleri Emre Uslu’ya ait olduğunu iddia ettikleri yeni yazışmalar yayınladı.Buna göre, Fuat Avni kullanıcısı, yerel seçimler öncesinde 2014 Şubat ayında Twitter’da direkt mesaj (DM) yoluyla yazıştığı bir kullanıcıya, CHP’nin “paralel yapı” diye nitelenen Gülen Cemaati ile işbirliği iddiasının gerekçesini “Kılıçdaroğlu dahil 45 isme ait +18′lik kayıtlar var” diyerek açıklıyor.Fethullah Gülen’in avukatı Nurullah Albayrak ise yaptığı açıklamada, haberleri “alçaklık” olarak niteleyerek, yasal yollara başvuracaklarını belirtti.Üç gazete 16 Şubat’ta, 17 Aralık sürecinin ardından açılan ve iktidar hakkında gizli bilgiler paylaşan Fuat Avni’nin Emre Uslu olduğunu iddia etmiş, hem Fuat Avni kullanıcısı hem de Uslu tarafından iddialar yalanlanmıştı.nediyor.com
Bir Köpek ve Bir Baykuşun Görenleri Hayrete Düşüren Dostluğu
Almanya'da profesyonel olarak hayvan fotoğrafçılığı yapan Tanja Brandt geçen günlerde gördüğü manzarayla şok olmuş. Bir baykuş ve bir köpeğin birbirine müthiş bir bağla bağlı olduğunu sürekli beraber dolaştığını gözlemlemiş. Bunun üzerine Tanja hemen kamerasını almış ve bu muhteşem dostluğu çekmiş. İşte İngo adındaki çoban köpeğiyle Poldi adındaki küçük sevimli bir baykuşun insanları kıskandıran dostluğu...
Reklam
Tüp Bebek Hakkında En Çok Sorulan 10 Soru
1- Tüp bebek tedavisini en fazla kaç kere deneyebilirsiniz?Tüp bebek tedavisini deneme sayısı konusunda, herhangi bir sınır bulunmamaktadır. İyi tüp bebek merkezlerinde uygulanan tedavilere rağmen, hala hamilelik sağlanamamış ise, deneme sayısı fazlalaştıkça hamilelik ihtimallerinde azalma olacaktır. Bazı durumlarda sebebi bilinmeyen tutunamama sorunu yaşayan çiftler, çok fazla deneme yaptıktan sonra ancak hamileliği başarabilmektedir. Yapılmış olan 8 veya 10. Denemenin ardından hamilelik ihtimalini elde eden anne ve baba adaylarının mutluluklarına tanık olmaktayız.2- Yaş, hamile kalma şansını etkiler mi?Tüp bebek uygulamalarında, hamile olabilme şansını etkileyen birçok etken bulunmaktadır. Bunlardan en önemli olanı, tedavi gören kadının yaşıdır. Hamile olabilme ihtimali, 35 yaşından küçük olan kadınlarda en fazla, 35 ile 38 yaş arasında kabul edilebilir. 38 ile 40 yaş arasında azalmakta olan, 40 ile 42 yaş arasında gene de umudumuzu kaybetmediğimiz, 42 ile 44 yaş arasında ise, git gide azalmış durumdadır.3- Transfer edilen embriyo sayısı, hamilelik şansını belirleyen bir faktör müdür?Bütün yaş gruplarına bakıldığı zaman, tek embriyo aktarılması ile hamilelik beklentisi % 28 civarındayken, çift embriyo aktarılması ile bu oran % 45’e kadar çıkmaktadır. Tek embriyo aktarılması yapılan durumlarda, geriye dondurulabilecek birçok embriyo kalabilmektedir. Bu embriyoların kullanımı ile, ciddi oranda ek hamileliklere ulaşılmaktadır. Ciddi oranda erkek etkenine bağlı infertilitede, spermin ciddi şekil problemleri gösterdiği çiftlerde ve sperm üretiminin testiküler yetersizliği nedeni ile bozulduğu “azoospermik” durumlarda, gene hamilelik şansı tüp bebek tedavisinde azalmaktadır.4- Tüp bebekte düşük daha mı sık izlenmektedir?Tüp bebek tedavisi ile elde edilen hamileliklerde düşük yapma riski, normal yolla kalınan hamileliklere oranla biraz daha yüksektir. Bunun sebebi tedavi ile alakalı değil, hamile kalamamaya sebep olan sorunların bizzat kendisinden kaynaklanmaktadır.5- Tüp bebek gebeliklerinin başında izlenen vajinal kanamalar normal midir?Hamile kalmış hiçbir hastada, vajinal kanama normal kabul değildir. Böyle bir vakada derhal doktora danışılmalıdır. Ancak diğer yandan, tüp bebek hamileliklerinin başında vajinal kanama ve lekelenmeler, çok fazla görülmektedir. Bu durum, her zaman kötü bir göste olmayabilir.6- Dondurulmuş embriyolar ile şans nedir?Bir takım tüp bebek uygulamalarında, transfer edilen embriyoların haricinde geride çok iyi kalitede olan embriyolar kalabilmektedir. Kalan bu embriyoların dondurularak saklanması, çifte ileriki zamanlarda yeniden bir hamilelik şansı doğurmaktadır. Bu sebepten dolayı, embriyo dondurma tedavisi, hastalar için oldukça yararlı bir uygulamadır. Dondurulan embriyolar, çözülmenin ardından %70 ile 80 civarında canlı kalmaktadır. Bu durum sayesinde, %50 ile 70 oranında hamilelik sağlanmaktadır. Dondurulmuş olan embriyolar ile elde edilen bebeklerin sağlık durumu, doğal yol ile elde edilen hamileliklerden farklı değildir.7- Tüp bebek öncesinde herhangi bir diyet uygulanmalı mı?Bu konu ile alakalı, gerekli bilimsel çalışma verileri olmadığından dolayı; bir takım çalışmalar, özellikle hamilelik planlamasına geçildiği zamanlarda (prekonsepsiyonel dönem) Akdeniz tipi diyet (yüksek miktarda bitkisel yağlar, sebzeler, balık ve baklagiller ve hafif atıştırmalıklar) ile beslenen hastalarda, tüp bebek tedavisinde başarı oranlarının yükseldiği görülmektedir. Akdeniz diyetinde bulunan bitkisel kaynaklı az doymuş yağlar, yüksek folik asit ve B6 vitamini bu beslenme tarzının üstünlüğünde ifade edilen ana içeriklerdir.8- Tüp bebek tedavisi öncesi kilo vermek gerekli mi?Kilosu fazla olan bayanlarda, tüp bebek tedavisi yapılmadan önce kilo verilmesinin tedavi tamamlandıktan sonra olumlu etkisinin görüleceği yönünde kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak kilonun, gerekli olan seviyeye getirilmesi, tedavi süresinin biraz daha kısalmasına, gerek duyulan ilaç sayısında azalma olmasına ve tüp bebek ile hamile kalındığı taktirde, düşük yapma ihtimalinde azalma olmasına sebep olmaktadır.9- Embriyo transferinden sonra cinsel yaşam devam edebilir mi?Cinsel yaşamın devam etmesi, hamileliğin gerçekleşmesine engel oluşturmaz. Ancak, yumurta toplama işleminin ardından yumurtalıkların henüz çok büyük olabilmesi, vajinal yol ile kullanılan ilaçlar, bazı durumlarda lekelenme şeklinde vajinal kanamalar, normal bir cinsel ilişki dönemi içerisinde, anne adayı için rahatsız edici olabilmektedir.10- Ağır kaldırma gebeliğin tutunmasına etki eder mi?Bilinenin aksine, transfer ardından hareket etmek, ağır kaldırmak, seyahat etmek, öksürmek, ıkınmak, yükseğe uzanmak, transfer işleminin gerçekleşmesinden sonra ayağa kalkmak gibi aktivitelerin, hamileliğin tutunma ve devamı üzerine hiçbir olumsuz etken bulunmamaktadır. Bu dönem içerisinde dikkat edilmesi gereken konu, doktorların tavsiye ettiği ilaçları rutin bir şekilde kullanmak gerekmektedir. Şayet yumurtalıklar, aşırı derecede etkilenmiş ve büyümüş durumda ise, fazla ağrı ve rahatsızlık duyulmaması için dinlenilmelidir.
Vücudumuzun Bir Günde Aldığı Enerjiyle Yapılabilecek 12 Şey
Yetişkin bir erkeğin günlük ihtiyaç duyduğu enerji miktarı yaklaşık 2500 kcal. Basit bir matematik hesabıyla bu enerjinin 10 milyon joule ettiğini söyleyebiliriz. Peki 10 milyon joule enerji ne kadar büyük bir enerji, bu enerjiyle neler yapılabilir?İşte Vücudumuzun Günlük Enerji İhtiyacına Denk Olan 12 Şey!
Reklam
Kadını Kendine Verilen Bir Emanet Olarak Görmenin Yaratacağı 10 Sıkıntı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Özgecan'ın hunharca katledilmesinin ardından, 'kadına şiddet uygulamak, Allah'ın emanetine ihanet etmektir.' açıklamasında bulundu. Hz. Muhammed'in veda hutbesinde geçen 'Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah'ın emaneti olarak aldınız ve onların namusunu kendinize Allah'ın emriyle helal kıldınız....' sözlerine istinaden sarf edilmiş bir söz olduğunu zannediyorum. Bu söze dayanarak Feministleri dinden aforoz etmesini neye bağlıyor bilmiyorum ancak kadınları bir insan, bir birey olarak değil de kendisine verilmiş bir emanet olarak görmenin bazı sıkıntılar doğurabileceği inancındayım. Hele ki Türk kültüründe 'emanet' kelimesinin algılanma biçimini düşündükçe.Kadını kadın olarak kabul etmek varken, ona emanet muamelesi yapmak...
Menopozda Görülen 12 Şikayet
Kadınların menopoz döneminde yaşadığı ön büyük sıkıntı genellikle ateş basmalarıdır. Ateş basması ya da sıcak basması şeklinde tabir edilen durum, menopoz döneminin en yaygın belirtisidir. Menopoza giren kadınlarda 2 yıl sürebilir. Kadınların bazılarında ise daha fazla sürebilir. Bazı kadınlar da ise menopoza girildiği ilk dönemlerde böyle bir şikayet olmazken, ileriki yıllarda ortaya çıkabilir.Menopoz Belirtileri:– ateş basması,– terleme-çarpında-uyku kalitesinin düşmesi– Depresyon– Sinirlilik– Anksiyete– Kolay ağlama– Aşırı duygusallık– Dikkat, konsantrasyon ve hafıza bozulması, unutkanlık,– Vajina kayganlığında azalma ve kuruluk hissi, bu sebeple de cinsel ilişkide ağrı, zevk alamama, libidoda azalma.– İdrar kaçırma, gece idrara sık sık çıkma– Memelerde küçülme: atrofi, yağ dokusu kaybı, sarkma. Meme uçlarında küçülme gözlemlenebilir.– Vajina dudaklarında ve klitoriste küçülme ve atrofi– Ciltte kuruluk ve kırışıklıklarda artma– Saç, koltuk altı ve pubik bölgedeki kıllarda azalma meydana gelirken tersine kol ve bacak tüylerinde artma görülebilir.– Ses kalınlaşması– Kemik erimesi.– Kalp hastalıkları ve kolesterol yükselmesi– Kilo almak. 21- Menopoz ardından karbonhidrat (şeker) metabolizmasında bozulmalar görülür. İnsülin rezistansında artış oluşur.– Ani duygu değişimleri.1- Ateş BasmasıMenopozda dönemindeki kadınların ortalama olarak %70’inde bu belirtilerden birkaçı ya da tamamı olabilir. Kadınlardan bazıları ise bu belirtileri yaşamadan menopoz dönemini sürdürürler. Ateş basması ie, yüzde, kollarda, ellerde, vücudun üst kısmında meydana gelen ani bir duygudur. Kızarma, terleme, titreme, sıcaklık basması şeklinde kendini gösterir. Kadınlar ateş basması sebebiyle uykularından dahi uyanabilir. Çoğunlukla 5 dakika içinde geçer ancak bazı kadınlarda bu süre daha da uzayabilir. Günlük olarak sık sık yaşanabileceği gibi haftalık olarak bir kaç kez de bu şikayet yaşanabilir. Bu gibi belirtiler çoğunlukla menopozdan dönemine henüz girilmeden 1-2 sene önce kendini göstermeye başlayabilir. Menopoz ardından 1 ila 5 yıl boyunca sürebilir. Ancak %10’luk bir oranda kadınların bazılarında bu belirtiler 5 yıldan da uzun görülebilir.Ateş basmaları her kadında görülür mü?Menopoz dönemi belirtileri her kadında yaşanmaz. Ülkelere göre dahi bu belirtiler değişebilir. Batı ülkelerinde ateş basmaları kadınların%80’inde yaşanırken, Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinde bu belirtilerin görülme oranı daha düşüktür. Bunun sebebi de beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıklarıdır. Bu belirtiler her kadında tedaviyi gerektirecek denli şiddetli ve yoğun yaşanmaz.Ateş basmaları nasıl yaşanır?Ateş basmaları çoğunlukla geceleri meydana gelen bir şikayettir. Fakat bazen gündüz de yaşanabilir. Genellikle 5 dakika içinde biter. Kafa, göğüs ve vücudun üst kısmına bastıran sıcaklık duygusu; yüzde kızarma, kollara yayılma, üşüme, titreme, nabızda hızlanma, çarpıntı gibi şikayetleri de peşi sıra getirir.Ateş (sıcak) basma şikayetini arttıran 3 etken:– Amerika ve batı ülkelerinde Japonya ve Çin gibi toplumlara göre daha yoğun ve şiddetli şekilde görülmektedir.– Obezite sorunu olan, fazla kilolu kadınlarda ateş basmaları daha yoğun ve daha şiddetli hissedilir.– Fiziksel olarak hareketsiz olan kadınlarda da ateş basmaları daha yoğun ve sık görülür.2- Menopoz ardından genital organlarda meydana gelen değişimler1- Vulva adı verilen vajina dış bölümünde yer alan dudaklar, klitoris gibi organlarda atrofi gözlemlenebilir. Yani bu alanlar küçülebilir. Bunun sebebi de bu alanlardaki yağ dokusunun azalmasıdır.– Klitoriste küçülme gözlemlenir.– Pubik alanda olan tüylerde azalma görülür.– Vajina giriş bölümü menopoz dönemi ardından zamanla biraz daralma gösterebilir, esnekliğini yitirir.– Vajina içinde bulunan epitel tabakasında incelme meydana gelir.– Vajinanın esenekliğinde azalmalar oluşur.– Vajinanın kayganlığı hormonal değişimlere bağlı olarak azalan sıvılar sebebiyle azalır, bu sebeple de ilişki esnasında yanma, ağrı, ufak kanama şikayetleri görülebilir.– Vajinanın rengi soluklaşmaya başlayabilir.– Rahim ağzı (serviks) ve rahim (uterus) menopoz ardından küçülmeye başlar.– Rahim iç tabakasının kalınlığında (endometrium) azalma görülür . Menopoz dönemi ardından ultrasonda bu tabakanın 5 mm’den kalın görülmesi normal olarak kabul edilmez.– Yumurtalıklar (over) küçülmeye başlar ve ultrason ile dahi oldukça zor görülür.3- İdrar yolları ile ilgili vücutta meydana gelen değişimler– İdrar torbası eski esnekliğini yitirir, bu sebeple de özellikle geceleri sık sık tuvalete gitme ihtiyacı duyulabilir.– Üretrada menopoz döneminde ortaya çıkan atrofi kaynaklı olarak idrar sırasında yanma meydana gelebilir.
İyimser Bir İnsan Olmanın Size Kazandıracağı 10 Şey
Ülkemizde yaşananlara şöyle bir göz atınca, sabah kalkıp da ülke gündemini bir gözden geçirince iyimser olmanın ne kadar zor olduğunun farkındayım. Ama siz yine de iyimser olmaya çalışın, çünkü size çok şey kazandıracak.
35 Maddede Menopozda Beslenme
Menopoz, kadın için doğurganlık yetisinin sona erdiği, tamamlandığı bir dönemdir. Menopoz, bir hastalık değildir. Biyolojik olarak doğal bir süreçtir.Fakat östrojen hormonunun menopoz döneminde daha az üretilmesi dolayısıyla meydana gelebilecek kilo alımı osteoporoz (kemik erimesi), kalp-damar hastalıkları gibi sağlık problemleri için önlemler alınmalıdır. Menopoz yaşı genellikle 4-55 arası normal kabul edilebilir. Aşırı kilolu kadınlarda menopoz dönemine daha erken girilebilir. Bunun dışında, aşırı alkol ve aşırı kahve de menopozu tetikleyebilir.Menopozun BelirtileriDüzensiz adetSıcak basması ve gece terlemesiUykusuzlukYorgunlukBaş ağrısıVajinada kurumaDeride kurumaSık sık idrara çıkma ve idrar tutamama problemleriSık vajinal ya da üriner enfeksiyonlarÖstrojenin artık yetersiz üretilmesi sebebiyle epidermal tabakada incelme meydana gelir, kollojen içeriğinde azalma oluşur. Bunun neticesinde de deride gevşeme, incelme, damarların belirgin duruma gelmesi, yaraların daha zor iyileşmesi ve morluklar görülebilmektedir.Menopozda yaygın olarak görülen 6 psikolojik belirtiAnksiyeteDepresyonAğlama,SinirlilikOdaklanmada zorlukMenopoz dönemi ardından yaşanan sağlık sorunlarından en yaygınları kalp-damar ve osteoporizdir.- Bu iki sorunun da meydana gelmesi artık daha az üretilen östrojen düzeyi ile bağlantılı olsa da, beslenme düzeni ve yaşam alışkanlıklarıyla da ilişkilidir.- Menopoz döneminde daha az fiziksel aktivite ve gene östrojen yetersizliği sebebiyle besin tüketme arzusunun artması, kilo almaya neden olan faktörlerdendir.- Vücut yağ dağılımında değişme, özellikle karın etrafındaki yağlanma kalp-damar hastalıkları, yüksek kolesterol ve insülin direnci ile yakından alakalıdır.- Menopoz dönemindeki şişmanlığın tip 2 diyabeti için de risk etkeni olduğu konusunda çalışmalar yapılmıştır.35 MADDEDE MENOPOZDA BESLENME1) Menopoz dönemi ardından sağlığın korunmasında ve kaliteli bir hayat tarzının devam ettirilebilmesi adına, beslenme düzeninin oldukça önem teşkil ettiği, unutulmamalıdır.2) Yapılan çalışmalar, menopoz dönemi ardından kadınlarda beslenme ihtiyaçlarının, genç kadınlardan daha farklı olduğunu ortaya koymaktadır.3) Şişmanlık, kalp-damar hastalıkları ve kemik erimesi gibi menopoz döneminde oluşması daha risk olan hastalıkların önlenmesi, korunması için bir beslenme düzeni oluşturulmalıdır.4) Menopoz döneminde beslenme düzeni, bu prosedür ile uygulanmalıdır. Kişiye özgü beslenme programları planlanırken; yüksek tansiyon, dislipidemi ve şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olan menopoz dönemindeki kadınlar için de diyetisyen özel diyet programları hazırlamalıdır.5) Menopoz döneminde, yeterli ve sağlıklı beslenmek kesinlikle ihmal edilmemelidir.6) Vücut ağırlığı ideal kilosuna gelmeli ya da korumalıdır. Bu durum, kemik ve kalp sağlığının korunması, diyabet, kanser riskinin azaltılması ve menopozda görülen belirtilerin en aza indirilmesini sağlar.7) Beslenme yanında egzersizler de ihmal edilmemeli.*Menopoz döneminde beslenme konusuyla ilgili yapılan çalışmalar: menopoz dönemindeki kadınlarda bazı özel besinlere ihtiyaç duyduklarını ortaya koyarken: sebzeler, meyveler, tam tahıllar ve kalsiyumdan zengin; enerji, kafein ve yağdan çokca fakir bir beslenmenin esas beslenme düzeni olduğunu belirtmişlerdir.*Beslenme düzeninde mineral ve vitamin içeriği kesinlikle eksik olmamalıdır. Her öğün için; süt grubu, et grubu, yumurta-kuru baklagiller, taze meyve-sebzeler kişinin ihtiyacına göre yeterli oranlarda tüketilmelidir. Bu sayede besin öğesi olan ve olmayan bütün öğelerin vücuda temin edilmesi gerçekleştirilmiş olur.*Besin öğesi olmayan fitokimyasalların: karotenoidler, flavonoidler, isoflavonoidler, polifenoller, çeşitli kronik hastalıklar için koruyucu etkiye sahiptir. Özellikle soya, burada oldukça önemlidir. Soyada östrojen bulunur ve kemik erimesine karşı koruyu etkisi vardır.*Menopoz dönemi ardından kadınlarda aşırı yağ ve tuz tüketimi de azaltılmalıdır.*İdeal vücut ağırlığının korunması yalnızca kadının görüntüsü için değil, sağlığının korunması için de önemlidir.*Menopoz, genellikle kilo alınabilen bir dönemdir. Hormonların değişimi sebebiyle bazal metabolik hız azalır. Kadınlar menopoz döneminde daha az hareket etmeye başlar ve enerji kullanımı azaldığı için kilo alımı başlar. Kilo almak ve şişmanlık zaten risk grubunda olan menopoz dönemindeki kadını çeşitli hastalıkalra daha yatkın hale getirir.8) Kemik mineral yoğunluğunu korumak adına, kilonun ne kadar süreye yayılarak verildiği, nasıl verildiği, fiziksel aktivitenin yapılıp yapılmadığı önemlidir.
Reklam