Temiz ve Adil Üretim: Türkiye'deki İlk 'Slow Food' Köyü Germiyan Seçildi

 > -
3 dakikada okuyabilirsiniz

Çeşme ilçesine bağlı Germiyan köyü, endüstriyel üretime karşı küçük üreticileri ve doğal gıdayı ön plana çıkaran Slow Food hareketince Türkiye'deki ilk "slow food" köyü seçildi. Çeşme Kaymakamı Mustafa Erkayıran "Köylerde 100-200 yıl önce nasıl üretim yapılıyorsa şimdi bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bunun gerçekleşeceği ilk köy ilçemizde olduğu için gururluyuz" dedi.

Türkiye Slow Food Temsilciliği ile Germiyan Slow Food arasında Germiyan köyü'ndeki bir kahvehanede protokol imza töreni gerçekleştirildi.

Törende konuşan Çeşme Kaymakamı Mustafa Erkayıran, Germiyan köyünde bir bayram havası yaşandığını belirtti. Sanayileşmenin getirdiği yabancılaşmanın farkına varan insanların özüne, eskiye dönmeye çalıştığını kaydeden Erkayıran şöyle konuştu:

"Artık bu köyde sertifikalı ürünler yetiştirilecek"

"Köylerde 100-200 yıl önce nasıl üretim yapılıyorsa şimdi bunu gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bunun gerçekleşeceği ilk köy ilçemizde olduğu için gururluyuz, mutluyuz. Germiyan köylülerimiz bunu yapıyorlardı ama şimdi daha da bilinçli ve duyarlı yapacaklar. İki yıllık bir süreç sonunda ise artık bu köyde sertifikalı ürünler yetiştirilecek. Bunun için başta köylülerimiz olmak üzere emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum."

Çeşme Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç da bölge ayrımı yapmadıklarını, Çeşme Yarımadası'na bir bütün olarak baktıklarını dile getirerek, "Bölgelerimizin geleneklerini, göreneklerini, yaşam tarzımızı bir marka haline getirmeye çalışıyoruz. Slow Food Hareketi mahallemize, köyümüze çok güzel ve farklı bir anlam kazandıracaktır." dedi.

"Burada mevsimsiz, turfanda ürünler yetiştirilmeyecek"

Slow Food Türkiye Kurucu liderlerinden Nedim Atilla da Germiyan'ın Türkiye'nin ilk Slow Food köyü olarak tarihe geçeceğine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Germiyan, hukuken mahalle statüsünde olmasına karşın sembolik olarak köy deyimini kullanıyoruz. Bu imzalanan protokol ile Germiyan, var olan değerlerini koruyacak. İyi, temiz adil olarak yetiştirilecek ürünlerin yaşatılmasını sağlayacak. Germiyan halkı, Slow Food hareketinin destekçisi olarak ürünlerini yetiştirecek. Burada mevsimsiz, turfanda ürünler yetiştirilmeyecek. Germiyan'da üretilen ekmek, Kopanisti peyniri bölgenin önemli markaları olarak yaşamaya devam edecek. Bir yıl süre ile Germiyan'a özgü ürünler, ağzında zeytindalı taşıyan Salyangoz logosu kullanılarak satılabilecek."

İçinde kimyasal ürün olmayan, temiz, adil olarak üretilen bu ürünler tüketiciye Slow Food hareketi ile ulaşacak

Germiyan Slow Food'un sözcüsü Engin Önen de endüstriyel üretime karşı küçük üretici ve doğal gıdayı ön plana çıkarmayı hedefleyen harekete ilişkin bilgi verdi. Önen, bu hareketin Türkiye'de hızla yayıldığını belirterek, "İçinde kimyasal ürün olmayan, temiz, adil olarak üretilen bu ürünler tüketiciye Slow Food hareketi ile ulaşacak. Germiyan köyü olarak 2 yıldır bunun için çalıştık. Şu anda 27 üyemizle birlikte gönüllü olarak üretimlerimize başlıyoruz." şeklinde konuştu.

Slow Food nedir?

Carlo Petrini tarafından 1989 yılında İtalya’da kar amacı gütmeyen bir hareket olarak başlayan ‘Slow Food’; ‘Fast Food’, hızlı yaşam ve yerel yemek geleneklerinin kaybolmasına karşı bir tepki ve bilinçlendirme hareketidir.

Bugün tüm dünyada 850 yerel convivium (yerel coğrafi şartlarda farklı bir birlikte yaşamı seçen topluluk) ile yaklaşık 80,000 üyesi bulunmaktadır.

Slow Food, aslında bir insan hakları hareketidir. Petrini, sadece doymak değil, lezzet almanın da bir insan hakkı olduğunu belirtiyor. Son yayınlanan “İyi, Temiz ve Adil” adlı kitabında yiyeceklerin bu üç karaktere birden sahip olmasının kültürel ve etik unsurları tartışılıyor.

Bu hareketin odağı toprağın sunduğu lezzetlerin zevkine varmaktır

Slow Food hareketi kendine sembol olarak ‘Salyangoz’u seçer. Hayat içinde sürekli yiyerek ağır ağır ilerleyen salyangoz bir anlamda insanoğlunun yolculuğunu da temsil eder. Yavaş, temkinli ancak kararlı ilerleyen ‘Salyangoz’ cüssesinden beklenmeyecek mesafeler aşar, aynı zamanda geçtiği yerlerde iz bırakır.

‘Slow Food’un sadece Fast Food yemeği protesto eden bir hareket olduğu zannedilir; fakat bu hareket, uluslararası endüstriyel Fast Food zincirlerine karşı çıkmak olarak özetlenemez.

Slow Food, sanıldığı gibi; ağır ağır pişirilmiş bir yemeği, tadına vara vara, yavaş yavaş yemekten ibaret bir keyif anlayışı da değildir. Slow Food’un amaçları arasında giderek hızlanan hayatı normal ritmine döndürerek yavaşlatmak bulunur. Toprağın sunduğu lezzetlerin zevkine varmak, eşsiz lezzetlerin doya doya tadını çıkarmak doğal olarak bu hareketin tam da odağındadır.

AA, Wikipedia

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

İtalya
Görüş Bildir