Günde 170 Bin Arabanın Geçtiği Otoyolu Yıkıp Dere Yaptılar
Güney Kore’nin başkenti Seul, 2000'li yılların başında modern şehircilik tarihinin en radikal kararlarından birine imza attı. Şehrin kalbinden geçen ve günde yaklaşık 170 bin aracın yükünü çeken devasa bir yükseltilmiş otoyol, yerini 5.8 kilometrelik doğrusal bir parka ve yapay olarak beslenen bir dereye bıraktı. 'Cheonggyecheon Restorasyon Projesi', bugün yapay ekosistem tartışmalarına rağmen küresel kentsel dönüşümün en büyük referansı olarak kabul ediliyor.
21. yüzyılın başında Seul şehir planlamacılarının önünde duran soru şuydu: Bir şehri arabalar mı yoksa insanlar mı yönetmeli?
Joseon Hanedanlığı döneminde kadınların taş köprülerinde çamaşır yıkadığı, günlük hayatın aktığı tarihi Cheonggyecheon deresi, Kore Savaşı’nın ardından yaşanan nüfus patlaması, gecekondulaşma ve çevre kirliliği nedeniyle şehrin kanseri haline gelmişti. Dönemin yönetimleri, çareyi derenin üstünü tamamen betonla kapatmakta buldu. 1958-1978 yılları arasında inşa edilen dev otoyol, onlarca yıl boyunca Güney Kore’nin ekonomik mucizesinin ve ilerlemesinin sembolü olarak görüldü.
Ancak 1990'ların sonuna gelindiğinde bu sembol, Seul'ün boğazına dolanan bir yüke dönüştü. Beton bloklar ısıyı hapsediyor, hava kirliliği nefes aldırmıyor ve eskiyen otoyol yapısının onarım maliyetleri astronomik seviyelere ulaşıyordu.
Projenin arkasındaki isim, kaderin cilvesi olarak, ömrünün neredeyse 30 yılını beton, yol ve köprü inşa eden Hyundai grubunda geçirmiş eski bir CEO olan Seul Belediye Başkanı Lee Myung-bak'tı.
Ülkenin sanayileşme sembolü olan bir geçmişten gelen Lee, görev süresi başlar başlamaz Asya'nın en cesur kentsel kararlarından birini açıkladı: Otoyol yıkılacak, dere geri gelecekti. Projeyi bir sel tahliye kanalı ve sürdürülebilir kalkınma hamlesi olarak dünyaya pazarlayan Lee, bu başarının ardından ilerleyen yıllarda Güney Kore Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturacaktı.
Temmuz 2003'te başlayan yıkım çalışmaları, Seul'ün en işlek finans merkezini devasa bir şantiyeye çevirdi. Şehir planlamacıları, on yıllar boyunca birikmiş elektrik, su, kanalizasyon ve telekomünikasyon ağlarının ortasında yürütülen bu operasyonu 'çalışan bir vücutta kalp ameliyatı yapmaya' benzetti.
27 ay süren yoğun çalışmaların ardından:
680 bin tondan fazla beton ve çelik söküldü (Bu miktar bir finans merkezindeki onlarca gökdelenin sökülmesine eşdeğer).
281 milyon dolar bütçe harcandı.
1 Ekim 2005'te, üzerinde 22 köprüsü ve her iki yakasında yaya yolları bulunan 5,8 kilometrelik su koridoru halkın kullanımına açıldı.
Cheonggyecheon hakkında anlatılan hikayelerin ardındaki teknik gerçek oldukça şaşırtıcı: Burası kendi kendine akan doğal bir nehir değil. Orijinal havzası tamamen kentleştiği için dere, varlığını sürdürebilmek adına tamamen yapay su pompalamasına bağımlı.
Sürekli bir akış sağlamak için her gün Han Nehri’nden, nehrin kollarından ve metro hatlarının yer altı su tahliye sistemlerinden günde 120 bin ton su buraya pompalanıyor ve su derinliği sabit olarak 40 santimetrede tutuluyor. Şehir, bu akışı sağlamak için yılda milyonlarca dolar harcıyor. Akademik çevreler, projenin ekolojik bir restorasyondan ziyade, modern mühendislikle tasarlanmış devasa bir kentsel bahçe olduğunu vurguluyor.
Yapay destekli olmasına rağmen, projenin çevreye ve yaşam kalitesine olan somut faydaları harcanan her kuruşa değdiğini gösterdi.
Seul Enstitüsü verilerine göre:
Dere çevresindeki biyoçeşitlilik 2003 ile 2008 yılları arasında %639 oranında arttı.
Bitki türleri 62’den 308’e, böcek türleri 15’ten 192’ye, balık türleri ise 4’ten 25’e yükseldi. Uzun süredir görülmeyen balıkçıllar ve yusufçuklar şehrin kalbine geri döndü.
Beton otoyolun kalkmasıyla hava sirkülasyonu düzeldi, bölgedeki azot dioksit oranı %35 düştü.
En önemlisi, dere ve yeşil alanlar kentsel ısı adası etkisini kırarak, çevredeki sokakları komşu beton alanlara kıyasla 3,5 °C daha serin hale getirdi.
Proje başlarken esnaf müşteri kaybetmekten, mühendisler ise şehrin felç olmasından korkuyordu.
Ancak Seul yönetimi, otoyolu yıkarken eş zamanlı olarak toplu taşımada devrim yaptı; özel otobüs şeritlerini genişletti ve metroyu yeniledi.
Şehircilik literatüründe 'trafik buharlaşması' (bir yol yok edildiğinde sürücülerin alışkanlıklarını değiştirerek trafiğin azalması) olarak bilinen olgu Seul'de birebir yaşandı. 2003-2008 yılları arasında otobüs yolcuları %15,1, metro kullanıcıları %3,3 arttı. Bugün artık aceleyle geçen araçların mekanik gürültüsünün yerini insan sesi aldı: Günde ortalama 64 bin kişi yürüyüş yapmak, dinlenmek ve nefes almak için Cheonggyecheon'a geliyor.
Seul'ün bu cesur adımı, Harvard Üniversitesi tarafından verilen Veronica Rudge Green Kentsel Tasarım Ödülü'ne layık görüldü ve bölgedeki gayrimenkul değerlerini uçurdu. Daha da önemlisi, dünyada 'gün ışığına kavuşturma' (daylighting) olarak bilinen, üzeri kapatılmış nehirleri yeniden açma akımını başlattı.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın