article/comments
article/share
Haberler
Çöpe Giden Ekmeklerden İlaç ve Plastik Üretecekler

Çöpe Giden Ekmeklerden İlaç ve Plastik Üretecekler

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Edinburgh Üniversitesi'nden bilim insanları, modern kimya endüstrisinin temel taşlarından biri olan 'hidrojenasyon' reaksiyonunda fosil yakıt kullanımına son verecek çığır açıcı bir yöntem geliştirdi. Laboratuvarda bayat ekmeklerden elde edilen şekerlerle beslenen bakteriler, ilaçtan plastiğe kadar birçok günlük ürünün üretimini tamamen 'karbon negatif' hale getirmeyi başardı.

Kaynak Kaynak2

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Küresel sanayinin fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltmak ve gıda atıklarını geri dönüştürmek adına tıp ve kimya dünyasını heyecanlandıran bir keşfe imza atıldı.

Küresel sanayinin fosil yakıtlara olan bağımlılığını azaltmak ve gıda atıklarını geri dönüştürmek adına tıp ve kimya dünyasını heyecanlandıran bir keşfe imza atıldı.

İskoçya’daki Edinburgh Üniversitesi Biyolojik Bilimler Fakültesi araştırmacıları, fırınların ve evlerin en büyük atık kalemlerinden biri olan bayat ekmekleri; ilaç, plastik, aşı ve ince kimyasalların üretiminde ham maddeye dönüştüren tek aşamalı bir mikrobiyal formül buldu. Prestijli Nature Chemistry dergisinde yayımlanan araştırma, sanayide yeşil bir devrimin kapısını aralıyor.

Modern kimyasal üretimin, ilaç sanayisinin ve gıda işlemenin (sıvı yağları katı yağlara dönüştürme) temelinde "hidrojenasyon" adı verilen bir reaksiyon yatıyor.

Modern kimyasal üretimin, ilaç sanayisinin ve gıda işlemenin (sıvı yağları katı yağlara dönüştürme) temelinde "hidrojenasyon" adı verilen bir reaksiyon yatıyor.

Ancak bu işlem günümüzde neredeyse tamamen fosil yakıtlardan elde edilen hidrojen gazına bağımlı durumda. Üstelik bu geleneksel yöntem; yüzlerce derece sıcaklık ve okyanusun en derin noktalarındaki kadar yoğun bir basınç gerektirdiği için korkunç bir enerji tüketimine yol açıyor.

Edinburgh Üniversitesi Wallace Laboratuvarı'ndaki bilim insanları ise bu zorlu süreci tamamen doğaya devretti. Geliştirilen yeni yöntemde süreç şu şekilde işliyor:

  • Yaygın bir laboratuvar bakterisi olan E. coli, bayat ekmek kırıntılarından elde edilen şekerlerle besleniyor.

  • Oksijensiz bir ortamda yetiştirilen bu bakteriler, doğal bir süreç olarak bünyelerinde hidrojen gazı üretmeye başlıyor.

  • Aynı kapalı şişenin içine az miktarda paladyum katalizörü ve hedef kimyasal madde eklendiğinde, bakterilerin ürettiği hidrojen, reaksiyonu başlatmaya yetiyor.

Tüm bu devasa kimyasal süreç; dışarıdan hiçbir fosil yakıta ihtiyaç duyulmadan, oda sıcaklığına yakın bir seviyede ve tek bir kapalı şişe içinde tereyağından kıl çeker gibi tamamlanıyor.

Yapılan detaylı analizler, başlangıç malzemesi olarak atık ekmek kullanıldığında sistemin "karbon negatif" çalıştığını ortaya koydu.

Yapılan detaylı analizler, başlangıç malzemesi olarak atık ekmek kullanıldığında sistemin "karbon negatif" çalıştığını ortaya koydu.

Fosil kaynaklı hidrojen kullanımının önüne geçilmesi ve tonlarca gıda atığının çöplüklere giderek metan gazı üretmesinin engellenmesi sayesinde, bu sistem çevreye saldığından çok daha fazla sera gazını ortadan kaldırıyor.

Projenin başındaki isim olan Edinburgh Üniversitesi Kimyasal Biyoteknoloji Kürsüsü Başkanı Profesör Stephen Wallace, keşfi şu sözlerle özetliyor:

'Hidrojenasyon, modern üretimin büyük bir bölümünün temelini oluşturuyor ancak hala neredeyse tamamen fosil yakıtlara bağımlı. Bizim gösterdiğimiz şey ise, canlı hücrelerin atıkları hammadde olarak kullanarak bu hidrojeni doğrudan sağlayabileceği ve bunu aslında karbon negatif bir şekilde yapabileceğidir. Bu yaklaşım sadece gıda kimyasıyla sınırlı değil; ilaçlarda, ince kimyasallarda ve malzemelerde de kullanılıyor. Bu reaksiyonları mikrobiyal hidrojen kullanarak gerçekleştirebilmek, büyük ölçekte sürdürülebilir üretim için yeni olanaklar açıyor.'

Edinburgh Innovations İnovasyon Geliştirme ve Lisanslama Direktörü Dr. Susan Bodie de bu tekniğin Birleşik Krallık ve dünya genelinde endüstriyel üretimde yeşil bir devrime yol açacağını belirterek, bu sürdürülebilir biyoteknolojiyi ticari faaliyete dönüştürmek isteyen küresel şirketleri kendileriyle iş birliği yapmaya davet etti.

Edinburgh Innovations İnovasyon Geliştirme ve Lisanslama Direktörü Dr. Susan Bodie de bu tekniğin Birleşik Krallık ve dünya genelinde endüstriyel üretimde yeşil bir devrime yol açacağını belirterek, bu sürdürülebilir biyoteknolojiyi ticari faaliyete dönüştürmek isteyen küresel şirketleri kendileriyle iş birliği yapmaya davet etti.

2040 yılına kadar tamamen karbon nötr olmayı hedefleyen Edinburgh Üniversitesi bünyesindeki araştırma ekibi, bir sonraki aşamada metalik katalizör ihtiyacını da tamamen ortadan kaldıracak yeni mikrobiyal konakçılar geliştirmeyi ve bu çevre dostu yöntemi günlük hayatta kullanılan çok daha geniş bir ürün yelpazesine yaymayı planlıyor.

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video

İlginizi çekebilir:

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
Erciyes Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunuyum. Mezuniyetimin ardından medya ve içerik üretimi alanında çeşitli eğitimler alarak kendimi geliştirdim. 2020 yılından itibaren editörlük ve muhabirlik gibi farklı pozisyonlarda çalışarak medya sektöründe aktif rol aldım. 2024 yılı itibariyle de Onedio'da görev alıyor, gündemin en çok konuşulan konularını en hızlı ve en doğru şekilde okuyucularla buluşturmayı hedefliyorum.
Tüm içerikleri
right-dark
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Yorum Yazın