Antik Zamandan Kalan İskeletler İçin Ortaya Atılan Efsanelerle İlgili Gerçekleri Duyunca Çok Şaşıracaksınız!
İnternette gezinirken karşımıza pek çok tıklama tuzağı haber çıkıyor. Bunlara inanmak istemiyoruz ama emin olamıyoruz. Çünkü haberlerle genellikle Facebook gibi platformlarda karşılaşıyoruz. Ayrıca haber fotoğrafları genelde grenli ve kafa karıştırıcı görünüyor. 'Acaba o iskeletler gerçekten ne zamandan kalma?' ya da 'İskeletler ile hikaye arasında ki bağlantı gerçek olabilir mi?' gibi pek çok sorunun kafanızda şekillendiğini biliyoruz. Sizin için dünyada yaygın olan saçma iskelet varsayımlarını Forbes'dan derledik. Arkanıza yaslanın ve şaşırmaya hazır olun.
Sevgilisi ve Kedisiyle Yaşayan Herkesin Kendinden Bir Parça Bulacağı 21 Enfes İllüstrasyon
Hepimizin yaşamları, anılarımızdan başka hiçbir yerde korunmayan, eğlenceli, tuhaf ve çılgın anlarla dolu. Kaliforniyalı illüstrasyon sanatçısı Mary Park, anların somut olarak kaydedilmesi gerektiğini düşündü ve Murrz karikatürlerini oluşturmaya başladı. Murrz; kedisini ve Kore dramalarını seven, erkek arkadaşına işkence eden ve çizimlerinde bunların hepsini gündeme getiren profesyonel bir karikatürist. Biz de sizler için BoredPanda'dan bu başarılı sanatçının, içinde kendinizden de parçalar bulabileceğiniz illüstrasyonlarını derledik.
Farklı Gelir Seviyesindeki Çocuklardan En Sevdikleri Oyuncaklarını Göstermeleri İstenirse...
Anna Rosling Rönnlund, 15 yılını küresel halk verileri toplamaya adamış bir araştırmacı. Son yıllarda bir grup fotoğraf sanatçısı ile çalıştı ve 50 ülkede 264'ten fazla evde fotoğraf çekimleri ve röportajlar yaptılar. Evde birçok araç gerecin fotoğrafını çeken sanatçılar, aylık kişi başı gelirin 45 dolardan başlayıp 10.000 dolara kadar çıktığı evlerde çocuklara en sevdikleri oyuncaklarını da sordular... BoredPanda'dan derlediğimiz sonuçlar sizi hem düşündürüp hem de gülümsetecek...
Bilim ve Teknolojiden Sanata Kadar Her Alanda Başarının Simgesi Olan Japonların Büyük Sırrı: İkigai Felsefesi
Her insan, yeterli bilince sahip olduğu andan itibaren varoluş amacını sorgulamaya başlar. Çünkü kendimizden çok daha önemli bir şeyin parçası olmak, çok daha yüce bir amaca hizmet etmek isteriz. Hayatımızın bir dizi nedensizlik silsilesinin sonucu olması ve dünyada hiçbir iz bırakmadan yok olup gideceğimiz fikrini kabullenmek, depresyona açılan yepyeni bir kapıdan başka bir şey değildir. İşte, tam da bu noktada sıkışıp kalmışken Japonlar adeta bir kurtarıcı gibi imdadımıza yetişiyor ve amaçsızlığımızın ortasına tek bir kelime bırakıyor: 'İkigai'
Kendimizi Neden Gıdıklayamayız?
Çoğumuz gıdıklanırız ama sadece başka biri gıdıklanan yerlerimize dokunduğu zaman. Çünkü koltuk altlarınız, vücudunuzun yanları veya ayaklarınızın altı olsun istediğiniz yeri gıdıklamaya çalışın, kendinizi asla gıdıklayamazsınız.Peki bu ilginç fenomenin nedenini hiç merak ettiniz mi?