onedio
Obradovic: "Oyuncularımı Tebrik Ediyorum"
Fenerbahçe Ülker Başantrenörü Zeljko Obradovic, THY Avrupa Ligi Top 16 turu F Grubu'nda İspanya'nın Unicaja Malaga takımı karşısında ikinci çeyrekten itibaren oynadıkları oyunla kazandıklarını söyledi.Karşılaşmadan sonra düzenlenen basın toplantısında konuşan Obradovic, oyuncularına Top 16 turu bitene kadar her takıma karşı aynı ciddiyette oynamaları gerektiğini söylediğini vurgulayarak, 'Malaga'nın grupta şansı olmamasına rağmen sonuna kadar savaştı. İlk 5 dakikayı çok kötü oynadık fakat daha sonra toparlandık. İkinci çeyrek itibarıyla çok iyi oynadık ve kazandık. Hoşuma giden işler oldu. Atış yapıp kaçıran oyuncularım hemen dönüp savunmadaki görevlerini yerine getirdi. Oyuncularımızı ve taraftarımızı tebrik ediyorum' dedi.Obradovic, maçın üçüncü çeyreğinde sakatlanarak oyundan çıkan Ricky Hickman'ın sakatlığının ciddi olduğunu belirtti. Hickman'ın sakatlığından dolayı oldukça moralsiz gözüken Sırp başantrenör, 'Sakatlanması kötü oldu. Hickman'ın sakatlığı kesin bilgi olmamasına rağmen çok ciddi gözüküyor. Hem onun hem de takım adına çok üzgünüm. Bize çok faydası vardı. Çok daha iyi oynamaya başlamıştı. Yarına kadar durumunu öğrenmek için bekleyeceğiz' ifadelerini kullandı.Plaza: 'Fenerbahçe Ülker hak etti'Unicaja Malaga Başantrenörü Joan Plaza ise Fenerbahçe Ülker'in hak ederek kazandığını dile getirdi.Plaza, çok fazla top kaybı yapıp, serbest atış kaçırdıklarını aktararak, 'Fenerbahçe Ülker hak ettiği bir galibiyet aldı. Bizden daha istekli oldukları netti. Fenerbahçe Ülker gibi bir takıma karşı her çeyrek iyi oynamanız lazım. Çok fazla top kaybı yaptık ve serbest atış kaçırdık. Bu da yenilgiyi getirdi' değerlendirmesinde bulundu.Fotomaç
Fenerbahçe'den Bir Galibiyet Daha
Fenerbahçe Ülker, Unicaja Malaga'yı farklı mağlup etti.Fenerbahçe Ülker, EuroLeague Top 16 F Grubu 12. hafta maçında Unicaja Malaga'yı 78-63 mağlup ederek gruptaki 10. galibiyetini alarak zirvedeki yerini korudu.Maça İspanyol ekip 7-0'lık bir seri ile başlasa da Fenerbahçe Ülker farkı ertimeyi başardı ve ilk çeyrek 21-19'luk Malaga üstünlüğü ile sona erdi. İkinci çeyrekte hücumda daha aktif bir oyun ortaya koyan sarı lacivertliler, ilk yarıyı 63-45 önde kapattı.Üçüncü çeyrekte farkı açan Fenerbahçe Ülker, son bölüme 63-45 önde girdi. Son çeyrekte farkı koruyan sarı lacivertliler karşılaşmadan 78-63 galip ayrıldı.Fenerbahçe Ülker'de üçüncü çeyrekte sakatlanan Ricky Hickman maça devam edemedi.Kaynak: AA
Yasin: "Sneijder'in Pasları Hayatımı Değiştirdi"
Galatasaraylı futbolcu Yasin Öztekin, teknik direktör Hamza Hamzaoğlu'nun göreve gelmesiyle birlikte kendisini gösterme imkanı bulduğunu söyledi.GSTV'ye açıklamalarda bulunan Yasin Öztekin, Cesare Prandelli döneminde yeterince oynayamadığını hatırlatarak, 'Prandelli bana inanmadı ve güvenmedi. Benim için karşılıklı güven çok önemli. Hamza Hamzaoğlu göreve geldiğinde, benim neler yapabileceğimi bildiğini söyledi ve elimden geleni yapmamı istedi. Ben de motive oldum' dedi.Hamzaoğlu'nun henüz ilk çalışmada kapasitesini bildiğini ve sağ kanatta oynayacağını söylediğini aktaran sarı-kırmızılı oyuncu, 'En büyük faydayı ondan gördüm. İlk konuşmamızda her şeyin iyiye gideceğini hissettim. O çok iyi bir insan, herkese eşit mesafede. Kim iyi çalışırsa, formayı ona veriyor. Ben de onu dinledim ve elimden geleni yaptım. Kesinlikle Türkiye’nin en iyi hocalarından biri. Hem kişiliği hem de oyun anlayışıyla böyle' diye konuştu.'Sneijder, oynadığım en iyi 10 numara'Yasin Öztekin, takım arkadaşı Wesley Sneijder'in, bugüne kadar birlikte oynadığı en iyi 10 numara olduğunu kaydetti.Borussia Dortmund'da Kagawa, Rosicky gibi önemli isimlerle oynadığını hatırlatan Yasin, 'Sneijder, birlikte oynadığım en iyi 10 numara. Çok faydalı bir oyuncu. Herkesle iletişim halinde. Bana da yapmam gerekenleri söylüyor, öğütler veriyor. Bana, 'Cristiano' dediğinde hoşuma gidiyor. Çünkü Ronaldo benim idolüm. Sneijder ile beraber burada oynadığım için mutluyum. Attığı pasların hayatımı değiştirdiğini söyleyebilirim' değerlendirmesinde bulundu.'Dördüncü yıldız için kenetlendik'Sarı-kırmızılı oyuncu, Süper Lig'de verdikleri dördüncü yıldız mücadelesi için takım olarak kenetlendiklerini dile getirdi.Sezon başından beri şampiyon olmak ve dördüncü yıldızı takabilmek için mücadele verdiklerini anlatan Yasin, 'Bunu başarmak çok önemli. Fenerbahçe ve Beşiktaş rakiplerimiz. Önümüzde 9 maç kaldı. Lige iyi başlamasak da inancımızı kaybetmedik ve dördüncü yıldıza artık daha fazla inanıyoruz. Hocalarımız ve arkadaşlarımızla hep birlikte kenetlendik. Sonunda dördüncü yıldızı takacağız' şeklinde görüş belirtti.Her futbolcu gibi kendisinin de milli takımda oynama hayali olduğunu vurgulayan Yasin, 'Galatasaray'a geldiğimde, büyük takımda kendimi göstereceğimi biliyordum. Çağrılmayı bekliyorum ama bu, Fatih Terim hocamızın kararı. Ben iyi oynadığım sürece çağırmasını bekliyorum. Belki bu sefer olmadı ama gelecekte olabilir' ifadelerini kullandı.Lig Tv
Fenerbahçe, Rizespor Maçı Hazırlıklarına Devam Ediyor
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında Çaykur Rizespor ile yapacağı karşılaşmanın hazırlıklarını günün ikinci çalışmasıyla sürdürdü.Teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda futbolcuların, ısınma bölümünün ardından pas çalışması yapıp, dar alanda çift kale maç oynadıkları belirtildi.Sarı-lacivertli ekipte, milli takımlarda bulunan Mert Günok, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Alper Potuk, Bruno Alves , Michal Kadlec ve Moussa Sow'un yer almadığı idmanda, Dirk Kuyt ile Raul Meireles'in tedavilerinin devam ettiği, Volkan Demirel, Egemen Korkmaz, Selçuk Şahin ve Pierre Webo'nin ise özel program dahilinde çalıştıkları kaydedildi.Fenerbahçe, yarın gerçekleştireceği antrenmanla Çaykur Rizespor müsabakasının hazırlıklarını sürdürecek.HaberTürk
PFDK'dan Fenerbahçe'ye Para Cezası
PFDK Fenerbahçe'ye, yayıncı kuruluşun müsabakadan önce soyunma odasından görüntü almasının sağlanmamasından dolayı 10 bin TL para cezası verdi.İŞTE YAPILAN AÇIKLAMA...FENERBAHÇE A.Ş.'nin, 22.03.2015 tarihinde oynanan FENERBAHÇE A.Ş. - BEŞİKTAŞ A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında, yayıncı kuruluşun müsabakadan önce soyunma odasından görüntü almasının sağlanmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,2- KARDEMİR KARABÜKSPOR Kulübünün, 20.03.2015 tarihinde oynanan KARDEMİR KARABÜKSPOR - TORKU KONYASPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi olduğu müsabakada 5. kez gerçekleştirilmesinden dolayı TRİBÜN KAPATMA ve 250.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, Cezanın ihlalin gerçekleştirildiği kuzey kale arkası tribününde infaz edilmesine, FDT'nin 53/4. Maddesi uyarınca cezaya neden olan tribünlere ilgili müsabakada giriş yapan taraftarların elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle ilgili cezanın infaz edildiği müsabakaya girişleri engellenmesine,3- MERSİN İDMAN YURDU SPOR Kulübü görevlisi NEVZAT DEMİR'in, 21.03.2015 tarihinde oynanan MERSİN İDMAN YURDU - GAZİANTEPSPOR Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında, müsabaka hakemine yönelik hakareti ve sportmenliğe aykırı hareketi ve akreditasyon kartını görünür şekilde takmamasından dolayı talimatlara aykırılık nedeniyle takdiren 36 GÜN HAK MAHRUMİYETİ ve 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,4- SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR Kulübünün, 21.03.2015 tarihinde oynanan SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR - ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. Spor Toto Süper Lig Süleyman Seba Sezonu müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 100.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR Kulübünün, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle takdiren 10.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Aynı müsabakada SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR Kulübünün, müsabakaya usulsüz seyirci almasından dolayı takdiren 100.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,Cezaların birleştirilmesi SUAT ALTIN İNŞAAT KAYSERİ ERCİYESSPOR Kulübünün, toplam 210.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,karar verilmiştir'Skorer
Reklam
Fenerbahçe'de Emenike ve Kartal Zirvesi Gerçekleşti
Fenerbahçe-Beşiktaş maçında Emenike'nin taraftara tepki göstererek oyundan çıkmak istemesinin yankıları sürüyor.İsmail Kartal, derbiden sonra oyuncularına iki gün izin vermiş ve Emenike de hocasından izin alarak yurt dışına gitmişti.İstanbul'a dönecek mi, dönmeyecek mi tartışmaları arasında Nijeryalı oyuncu zamanında yurda döndü ve ilk antrenmana yetişti. Çalışma öncesinde teknik direktör İsmail Kartal ile Emmanuel Emenike bir görüşme yaptı. Nijeryalı, Kartal'a durumunun daha iyi olduğunu söyledi.Oyuncusuna moral veren İsmail Kartal, 'Önümüzde daha 9 hafta var. Bu takıma sürekli katkıların olacak' diyerek bu bilinçle çalışmasını istedi. Zor zamanlar geçirdiğini belirten Emenike, önümüzdeki haftalarda daha oyununa odaklanarak daha çok çalışacağının sözünü verdi.Öte yandan africanfootball.com sitesi, Emenike'nin sezon sonunda İngiltere'ye transfer olmak istediğini iddia etti. Yaşananlardan duyduğu rahatsızlığı paylaşan Nijeryalı futbolcunun adı daha önce de Premıer Lig kulüpleriyle anılmıştı.Maraton
Dünyanın Gözü İzmir'de Olacak
İzmir, 3-4-5 Nisan tarihleri arasında Türk sporunun geleceği adına en önemli etkinliklerinden birine ev sahipliği yapacak.Altınordu’nun projelendirdiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği ve 21 ülkeden 48 takımın mücadele edeceği 'U12 İzmir Cup' öncesi, turnuvanın tanıtım toplantısı Tarihi Havagazı Fabrikası'nda yapıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “İzmir, bu tür spor ve kültür etkinlikleri ile dünya markası olma iddiasını hayata geçirecek' dedi. Altınordu Başkanı Seyit Mehmet Özkan da, 3-5 Nisan tarihleri arasında tüm sporseverleri Selçuk Efes tesislerimizde görmekten mutluluk duyacağız' diye konuştu.Geleceğin futbol yıldızlarını İzmir’de buluşturacak “U12 İzmir Cup” için geri sayım başladı. Altınordu’nun projelendirdiği, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği turnuvaya katılacak 48 takımın ve grupların belli olmasının ardından, turnuvanın basın lansmanı da tarihi Havagazı Fabrikası'nda yapıldı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve Altınordu Futbol Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan'ın ev sahipliğindeki toplantıda Türk sporunun önemli isimleri bir araya geldi.U12 Cup İzmir'in markası olacakOkay Karacan'ın sunuculuğunu yaptığı toplantıda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 'U12 İzmir Cup'ı hep birlikte İzmir'in bir markası yapmak istiyoruz' dedi. İzmir'in bir dünya kenti olma hedefi doğrultusunda büyüyerek gelişmesi için bu tür etkinliklerin sayısının artması gerektiğini ifade eden Başkan Kocaoğlu, 'İzmir bugüne kadar adını en fazla Enternasyonal Fuar ile duyurdu. Şimdi dünya çapında müzik festivallerimiz var, Fuar İzmir'imiz var. Eğer kentte hizmet sektörünü geliştireceksek bu tür etkinlikleri peş peşe büyüterek yolumuza devam edeceğiz' diye konuştu. Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, birlik, beraberlik ve dayanışma içinde kent için çalışmaya devam ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:'Birlik ve beraberlikten güç doğuyor. İzmir'i kalkındırmak için birçok projeye imza atmaya çalışıyoruz. Sadece 'İzmir Büyükşehir Belediyesi yapsın, benim olsun' diye bir şey yok. Kentte iz bırakacak projeler herkes tarafından sahiplenilir, birlik beraberlik içinde gerçekleştirilirse İzmir'i kalkındırabiliriz. U12 İzmir Cup'ın Altınordu Kulübü öncülüğünde ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin desteğiyle İzmir'in önemli bir markası olacağına inanıyorum.'Türk futbolunda yeni dönem başlıyorAltınordu Futbol Kulübü Başkanı Seyit Mehmet Özkan ise Türk futbolundaki tüketime dayalı yapıdan Türk çocuklarının değil, futbolu yönetenlerin sorumlu olduğunu belirterek 'Örneklerini Avrupa'da gördüğümüz futbol turnuvalarını artık ülkemiz adına İzmir'de başlatmış bulunuyoruz. İnşallah gelecek sene en az 72 takımla U12 Cup ve yanında bir de U14 Cup yapmayı planlıyoruz. Küçük yaş gruplarına inecek mini turnuvalarla çocuklarımızın erken dönemde futbola başlamasını sağlamak istiyoruz. Bu tür turnuvaların tüm Anadolu'ya yayılmasını diliyoruz. 3-5 Nisan tarihleri arasında tüm sporseverleri Selçuk Efes tesislerimizde görmekten mutluluk duyacağız' dedi.Toplantıya katılan İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, bundan sonraki yıllarda yapılacak turnuvalara destek olacaklarını belirterek şunları kaydetti:'İyi birey, iyi vatandaş, iyi futbolcu' sloganıyla yola çıkan Seyit Mehmet Özkan'a destek vermek, hepimizin boynunun borcu. Bu anlamda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu'na teşekkür ediyoruz. İzmir'e böylesine büyük bir organizasyonu kazandırmak, marka kent olma yönündeki iddiasına büyük bir katkıdır.' Türkiye Spor Yazarları Derneği Başkanı Naci Arkan da Altınordu Spor Kulübü ve Başkanı Seyit Mehmet Özkan'ın Türk futboluna çok büyük hizmetler yaptığını dile getirdi ve turnuvanın düzenlenmesinde emeği geçen herkesi tebrik etti.Salih Uçan sürpriziNevzat Güzelırmak ve Şakir Kuruş gibi İzmir futbolunun yaşayan efsanelerinin de katıldığı toplantının bir de sürpriz konuğu vardı. İzmir'den yetişen ve İtalya'nın Roma kulübünde futbol yaşamını sürdüren genç kuşak futbolculardan Salih Uçan dainternet üzerinden görüntülü olarak toplantıya dahil oldu. Genç futbolcu kalbinin İzmir'le attığını belirterek, 'Turnuvada yarışacak genç kardeşlerime başarılar diliyorum' dedi. Karşıyaka Spor Kulübü'nün sembol isimlerinden Gode Cengiz'in torunu Gamze Kocatoros da, turnuvadaki guruplardan birine dedesinin isminin verilmesinin kendilerini duygulandırdığını söyleyerek Başkan Aziz Kocaoğlu ve Seyit Mehmet Özkan'a teşekkür etti.Futbol şöleniİspanya’dan Athletic Bilbao, Portekiz’den Porto ve İtalya’dan Juventus gibi tüm dünyanın tanıdığı kulüplerin misafir edileceği U12 İzmir Cup, kelimenin tam anlamıyla bir futbol şöleni haline gelecek. Dev organizasyonda İzmir’i Altay, Altınordu, Bucaspor, Göztepe, İzmirspor, Karşıyaka, İzmir Büyükşehir Belediyespor’un yanı sıra Balçova Yaşamspor ile Bornovaspor temsil ederken, futbolseverler Beşiktaş, Galatasaray, Fenerbahçe, Trabzonspor, Bursaspor, Kasımpaşa, Eskişehirspor ve Başakşehir U12 takımlarını da izleme fırsatı bulacak.Efsane futbolcuların isimleri yaşatılacakDünyanın en büyük altyapı kulüplerinin katılacağı 3-5 Nisan tarihlerinde Selçuk-Efes Tesisleri’nde organize edilecek dev turnuvada takımlar, 8 kategoriye ayrılırken, gruplar bir döneme damgasını vurmuş simge futbol adamlarının isimlerinden oluşturuldu. Altınordu’nun efsane oyuncusu Erkan Velioğlu’nun ismi A Grubu’na verilirken, B Grubu’na Beşiktaş’ın unutulmaz başkanı Süleyman Seba, C Grubu’na Galatasaray’ın Taçsız Kral’ı Metin Oktay, D Grubu’na Karşıyaka ile özdeşleşen Gode Cengiz, E Grubu’na Mustafa Türel, F Grubu’na Şakir Kuruş, G Grubu’na Mustafa Denizli, H Grubu’na ise Gürsel Aksel’in isimleri verildi.Yapılan gruplamaya göre İzmir ekiplerinden Altınordu ile Balçova Yaşamspor, dünyaca ünlü İtalyan devi Juventus ile aynı gruba düşerken, Bucaspor ve Beşiktaş, Porto’nun, Galatasaray ve Bornovaspor, Athletic Bilbao’nun, Fenerbahçe ve Karşıyaka, Paris Saint Germain’in, Trabzonspor ve İzmirspor, Ajax’ın, İzmir Büyükşehir Belediyespor, Eskişehirspor, Kasımpaşa ve Werder Bremen’in, Altay ve Bursaspor, Borussia Mönchengladbach’ın, Göztepe ise Başakşehir ve Roma’nın olduğu grupta mücadele edecekler.Erkan Velioğlu Grubu: Juventus, Altınordu, 1860 Münih, AEK, Sheffield United, Balçova Yaşamspor.Süleyman Seba Grubu: Porto, Beşiktaş, Augsburg, Dinamo Kiev, Amity FC, BucasporMetin Oktay Grubu: Athletic Bilbao, Galatasaray, Wattenscheid, Brondby, Ariston Ruse, Bornova.Gode Cengiz Grubu: PSG, Fenerbahçe, Vitesse, Nordsjaelland, Hammarby, Karşıyaka.Mustafa Türel Grubu: Ajax, Trabzonspor, Nürnberg, Admira Wacker, Korriku, İzmirspor.Şakir Kuruş Grubu: Aspire Academy, Kasımpaşa, Werder Bremen, Panathinaikos, Eskişehirspor, İzmir Büyükşehir Belediyespor.Mustafa Denizli Grubu: Borussia Mönchengladbach, Bursaspor, Hagi FA, Gabala, Dostuk FC, AltayGürsel Aksel Grubu: Roma, Başakşehir, Twente, Vestia, Hoffenheim, Göztepe.Sporx
Reklam
Beşiktaş'tan Tolga Zengin Açıklaması!
Beşiktaş resmi internet sitesi aracılığıyla Fenerbahçe maçında sakatlanarak oyundan çıkmak zorunda kalan Tolga Zengin ile ilgili bir açıklama yaptı.Beşiktaş'ın Tolga Zengin açıklaması;Futbol Takımımızın Kaptanı Tolga Zengin'in sahalara daha çabuk dönmesi için, sağlık kurulumuzun yaptığı incelemeler sonucunda, oyuncumuzun tedavisine başladı.Bu kapsamda Tolga Zengin'e ameliyatsız tedavi (konservatif) uygulanacak ve bu yöntemle takıma daha çabuk kazandırılması sağlanacak.Tolga Zengin, Fenerbahçe maçında sakatlanarak oyundan çıkmış ve çekilen MR sonucunda 4. derece yırtık tespit edilmişti.Radyospor 
Guiza'dan Emenike Yorumu
Fenerbahçe'nin eski golcüsü Güiza, Emenike yorumu yaptı.İspanyol oyuncu, 'Olayı internette görüp, videolarını izledim. F.Bahçe'de yaşadığım kötü günler aklıma geldi. Ben onun aldığı tepkinin 100 kat fazlasını gördüm. Ruh halini çok iyi anlıyorum ama yaptığı hareket kesinlikle saçma' dedi.F.Bahçe tribünleri tarafından yuhalanan Daniel Güiza, Emenike'nin yaşadıklarını değerlendirdi.Fenerbahçe'de taraftarın yuhaladığı ilk isim Emenike değil… Daha önce aynı kaderi Daniel Güiza da yaşadı. 2007-2008 sezonunda Mallorca'da 27 gol atıp İspanya Ligi'nde kral olan Güiza, sezon sonunda 14 milyon Euro'ya Fenerbahçe'ye imza atmıştı… 'La Liga'nın gol kralı' sarı-lacivertli forma ile bekleneni bir türlü verememişti. Bir Trabzonspor maçında gol atamayan ve oldukça kötü bir oyun sergileyen İspanyol golcü, 82. dakikada yerini Semih'e bırakırken Fenerbahçeli taraftarlar tarafından yuhalanmıştı.YAŞADIĞIM KÖTÜ GÜNLER AKLIMA GELDİSon olarak formasını giydiği Paraguay'ın Cerro Porteno takımıyla da yollarını ayıran ve gelecek sezondan itibaren televizyon yorumculuğu yapmaya hazırlanan Güiza'ya Jackson Fernandez aracılığıyla ulaştık.Kendisiyle aynı kaderi yaşayan Emenike ile ilgili düşüncelerini sorduk. İşte açıklamaları: 'Olayı internet sitelerinden okudum. Videolarını da izledim. Onun için üzüldüm. F.Bahçe'de yaşadığı kötü günler aklıma geldi. Ruh halini anlayabiliyorum. Ama kesinlikle yaptığı hareket saçma.TARAFTAR İSTEMEZSE OYUNCU KALAMAZEmenike'ye tepkinin 100 kat fazlasını almıştım. Ama hiçbir zaman F.Bahçe formamı çıkarıp, gitmek aklıma gelmedi. Takımdan ayrılırken Başkan bana, 'Sen çok iyi bir çocuksun ama taraftar seni kabul edemedi. Taraftarın kabul edemediği bir oyuncu F.Bahçe'de olmaz' demişti. En çok da buna üzülmüştüm. Çünkü taraftarımız nerede görse benimle fotoğraf çektirip bana moral veriyordu. Emenike'nin moralini bozmadan çalışması gerek.'Sabah
Beşiktaş'tan TFF'ye Başvuru
Beşiktaş Kulübü, Fenerbahçe derbisinin hakemi Fırat Aydınus’un yanlış kararları nedeniyle kural hatası olduğunu belirterek maçın yeninden oynanması yönünde resmi başvuruda bulundu.Beşiktaş Kulübü, 1-0 kaybettiği Fenerbahçe maçının yeniden oynanması yönünde resmi başvuruda bulundu.Bu konudaki evraklarını dün hazırlayan Beşiktaş Yönetimi ayrıca Emre Belözoğlu’nun ettiği küfürler nedeniyle cezalandırılmasını istedi. Siyah-beyazlı yönetim, bu konuyla ilgili hazırlanan dosyada, Gökhan Töre’nin, SAİ Kayseri Erciyesspor maçında aynı küfürlerden gördüğü kırmızı karta da yer verdi.HAKEMLERİN TELSİZ GÖRÜŞMELERİNİ DE İSTEDİLER Beşiktaş Yönetimi’nin ayrıca derbinin dördüncü hakemi Deniz Çoban’ın, Fırat Aydınus ile yaptığı telsiz görüşmelerinin dökümününü istemek için önceden başvurduğu öğrenildi. Öte yandan Bilic’in, koridorlardaki sözleri için Emre’yi mahkemeye vermek istemediği ortaya çıktı. Milliyet
Reklam
Beşiktaş'tan Fenerbahçe'ye Sert Cevap
Beşiktaş, Fenerbahçe'nin yaptığı son açıklamalara resmi sitesi üzerinden cevap verdi.Beşiktaş'ın açıklaması şöyle;'Fenerbahçe Spor Kulübü'nün, vicdan sahibi herkesin görebileceği, tüm sporseverlerin gözleri önünde cereyan eden derbi maçtaki spor ve ahlak dışı olayları örtmek amacıyla yapmış olduğu açıklama, kulübümüzü kendi seviyelerine çekme ve asıl konudan uzaklaştırma gayreti taşımaktadır.'Adalete fener yak' diyen bir kurumu yönetenlerin; adaletsizliklerin arkasına sığınması, adaleti kazanmak sanması, Türk futbolunun kanayan yarasının gün yüzüne çıkmasıdır.Türk futbol ailesinin tüm paydaşlarının hem fikir olduğu şekilde; futbolumuza zarar veren bu zihniyete prim verecek şekilde cevap vermeyeceğiz ve o seviyeye asla inmeyeceğiz. Ancak futbolumuzdan bu zihniyet ve seviyenin temizlenmesi mücadelemize, aynı kararlılıkla devam edeceğimizi kamuoyuna saygılarımızla sunarız.Beşiktaş JK'
Emenike Antrenmana Katıldı
Fenerbahçe, 26. haftada Çaykur Rizespor ile oynayacağı mücadelenin hazırlıklarına başladı.Spor Toto Süper Lig ’in 26. haftasında 4 Nisan Cumartesi günü Çaykur Rizespor ile Yeni Rize Şehir Stadı’nda karşılaşacak olan Fenerbahçe , bu maçın hazırlıklarına 2 günlük iznin ardından akşam saatlerinde Can Bartu Tesisleri'nde yaptığı antrenmanla başladı.Teknik Direktör İsmail Kartal yönetimindeki çalışma saat 18.00’de başladı ve 1 saat sürdü. Salonda gerçekleştirilen ve 30 dakika süren core antrenmanın ardından oyuncular sahaya geçti. Sahada yapılan 30 dakikalık dayanıklılık koşusuyla da çalışma tamamlandı.Milli takımlarda bulunan Mert Günok, Gökhan Gönül, Caner Erkin, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Alper Potuk, Bruno Alves , Michal Kadlec ve Moussa Sow antrenmanda yer almadı. Dirk Kuyt ile Raul Meireles ise tedavi ve çalışmalarını takımdan ayrı sürdürdü.Fenerbahçe, Çaykur Rizespor maçının hazırlıklarını 26 Mart Perşembe günü yapacağı çift antrenmanla sürdürecek. Sabah antrenmanı 11.00, akşam antrenmanı ise 18.00’de başlayacak.Sporx
Beşiktaşlı Taraftarlar Milli Takım Kampını Bastı
A Milli Futbol Takımı'nın bugün yaptığı antrenmana gizlice giren iki Beşiktaş taraftarı, Emre Belözoğlu'na küfür ve hakaret içeren yazılar bulunan bir pankart açıp, Emre Belözoğlu'na küfür ettiler.Hollanda maçının hazırlıklarını Almanya'nın Marienfeld kasabasında sürdüren A Milli Futbol Takımı'nın bugün yaptığı antrenmanda şok bir olay yaşandı.
Reklam
22. İstanbul Caz Festivali Programı Açıklandı
27 Haziran–15 Temmuz tarihleri arasında düzenlenecek 22. İstanbul Caz Festivali Festivali programı açıklandı. İstanbul bu yıl da cazın önde gelen isimlerini ve güncel müziğin yıldızlarını ağırlayacak.İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından, on sekiz yıldır Garanti Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Caz Festivali, 15’i aşkın farklı mekânda 250’den fazla yerli ve yabancı sanatçıyla caz severlere yine özel bir program sunacak.Bu sene Joan Baez, Jools Holland, Marcus Miller, Melody Gardot ve Tigran Hamasyan gibi folk, blues ve cazın farklı seslerini ağırlayacak olan 22. İstanbul Caz Festivali,  Fenerbahçe Parkı’ndaki ‘Parklarda Caz‘ ve Kadıköy’deki ‘Gece Gezmesi‘ etkinlikleriyle Anadolu yakasına da taşınacak.
Yıldırım-Hacıosmanoğlu Arasındaki Davada Karar Verildi
Mahkeme, eylemleri 'karşılıklı hakaret' kapsamında değerlendirdiğini belirterek, Yıldırım ve Hacıosmanoğlu hakkında ceza vermekten vazgeçtiğini açıkladı. Yıldırım ve Hacıosmanoğlu hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verildi.'Hakaret sözlerinin ağırlıklarının yarıştırılamayacağı, her iki müşteki sanığın da birbirinin saygınlığını kamuoyu önünde rencide ettiği, bu aşamadan sonra cezalandırılmalarının hukuksal bir yarar sağlamayacağı kanaatine varılmıştır'Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım ile Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu arasındaki hakaret davasında, mahkeme ilginç bir karara imza attı. Anadolu 48. Asliye Ceza Mahkemesi, eylemleri 'karşılıklı hakaret' kapsamında değerlendirdiğini belirterek, Yıldırım ve Hacıosmanoğlu hakkında ceza vermekten vazgeçtiğini açıkladı. Yıldırım ve Hacıosmanoğlu hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığına' karar verildi.'HAK ARAMA MÜCADELESİ ÇERÇEVESİNDE...'Duruşmaya müşteki sanıklar Aziz Yıldırım ve İbrahim Hacıosmanoğlu katılmazken, tarafları avukatları temsil etti. Duruşmada son savunmalarını yapan Yıldırım'ın avukatı Abdurrahim Erol, 'Müvekkilim sürekli Hacıosmanoğlu'nun hakaretlerine maruz kalmıştır. Cezalandırılmasını istiyoruz, müvekkilimin ise beraatını talep ediyorum' dedi.Hacıosmanoğlu'nun avukatı Köksal Kızıltaş ise 'Müvekkilim kulübünün hak arama mücadelesi çerçevesinde eleştiri mahiyetinde söylemlerde bulunmuştur' diye konuştu.'TÜRKİYE'NİN SİYASET KADAR GÜNDEMİNİ İŞGAL EDEN...'Duruşma sonunda kararını açıklayan Mahkeme Hakimi Nuh Hüseyin Köse, Trabzonspor Kulübü Başkanı İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu'nun 2013 yılında TRT Spor televizyon kanalında yayınlanan Basın Tribünü, Kulüpler Birliği toplantısı ve basına verdiği demeçlerde Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'a hakaret ettiği gerekçesiyle dava açıldığını belirtti.Yıldırım'ın da aynı yıl içerisinde Hacıosmanoğlu'na yönelik Fenerbahçe Spor Kulübü internet sitesinde hakaret ettiği iddiasıyla dava açıldığını kaydetti.Her iki müşteki sanığın eylemlerinin ayrı ayrı değerlendirildiğinde, hakaret kabul edilen sözlerin dışındaki sözlerin 'provokatif' ve 'ağır eleştiri' niteliğinde sayılması gerektiğini vurgulayan Hakim Köse, kararında, 'Türkiye'nin siyaset kadar gündemini işgal eden iki büyük spor kulübünün başkanları olup, birbirlerini sportif faaliyetleri nedeniyle ağır şekilde eleştirmelerinin sınırlandırılmasının gerekmediği, bu durumun her ne kadar spor kamuoyunda iyi birer örnek olmasa da, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır' dedi.'KIZDIRMAK AMACI TAŞIDIĞININ KABULÜ ZORUNLUDUR'Hacıosmanoğlu'nun Yıldırım'a karşı sarf ettiği sözlerin şeref, onur ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte olduğunu belirten Hakim, kararında, 'Suça konu sözlerin sportif tartışma sırasında konu ilgisi olmadığı halde söylenmesinin de diğer tarafı kızdırmak amacı taşıdığının kabulü zorunludur. Hakaret suçunu işlediği kanaatine varılmıştır' cümlelerine yer verdi.Yıldırım'ın ise Hacıosmanoğlu'na sarf ettiği sözlerin eleştiri sınırlarını aşıp 'küçümseme' boyutuna vardığını ifade eden Hakim, Aziz Yıldırım'ın da hakaret suçunu işlediğini kaydetti.'YILDIRIM VE HACIOSMANOĞLU HAKKINDA CEZA VERİLMESİNE YER YOK'İlk hakaret sözünü Hacıosmanoğlu'nun söylediğini dile getiren Mahkeme Hakimi, 'Aziz Yıldırım da aynı sertlikle Hacıosmanoğlu'nu yanıtlamıştır. Bu durumda, hakaret sözlerinin ağırlıklarının yarıştırılamayacağı, her iki müşteki sanığın da birbirinin saygınlığını kamuoyu önünde rencide ettiği, bu aşamadan sonra cezalandırılmalarının hukuksal bir yarar sağlamayacağı kanaatine varılmıştır' dedi.Mahkeme, eylemleri 'karşılıklı hakaret' kapsamında değerlendirdiğini belirterek, Yıldırım ve Hacıosmanoğlu hakkında ceza vermekten vazgeçtiğini açıkladı. Yıldırım ve Hacıosmanoğlu hakkında 'ceza verilmesine yer olmadığına' dair karar verildi.DAVALAR BİRLEŞTİRİLDİİbrahim Hacıosmanoğlu hakkında, 2013 yılı Haziran ve Temmuz aylarında TRT Spor kanalında yayınlanan 'Basın Tribünü' adlı programda ve Kulüpler Birliği Vakfı toplantısında Aziz Yıldırım'a hakaret ettiği gerekçesiyle 7 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Hacıosmanoğlu'nun bu sözleri üzerine, Yıldırım'ın Fenerbahçe Spor Kulübü sitesinde 2013 yılı Haziran ve Temmuz ayında 'Zorunlu Açıklama' ile hakaret ettiği belirtilerek, 7'şer aydan 4 yıl 8'er aya kadar hapis cezası istemiyle 2 ayrı dava açıldı.Savcılık ise suçların 'karşılıklı' işlendiğini belirterek, tüm davaların 48. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmesini talep etti. Mahkeme de talebi kabul ederek, Yıldırım ve Hacıosmanoğlu'nu tek bir dosyada 'müşteki-sanık' olarak yargıladı.DHA
Reklam
Fenerbahçe'den Beşiktaş'a "Haddinizi Bilin"
Fenerbahçe Kulübü, dün akşam BJK TV'de yayınlanan, derbi maçın ardından Emre Belözoğlu'nun Saracoğlu koridolarında Slaven Bilic'e yönelik sözleri üzerine bugün FB TV'den görüntülü bir açıklama yaptı.FBTV'de yayınlanan görüntülerde, 'Bilic veBeşiktaş'ın yaptıkları, 'Yavuz hırsız ev sahibini bastırır' atasözünü hatırlatıyor' denildi.FB TV'de yer alan görüntülerde Slaven Bilic'in iki derbideki hareketleri aktarıldı. Bilic'in ilk olarak sezonun ilk derbisinde Alper Potuk'a fiziki müdahelede bulunduğu ve aynı maçta Caner'e sürekli bir şeyler söylediği ifade edildi.Kadıköy'de oynanan maçta da Emenike'nin formasını çıkararak saha kenarına geldiği sırada Bilic'in bilerek onun önünde durmaya çalıştığı ifade edilirken, BJK TV'de yayınlanan tünel görüntüleri de sansürsüz olarak verildi. Emre'nin Bilic'e kendisine Hırvatça söylediği 'Jebem Ti Majku' cümlesini tekrarladığı görüntüler yayınlandı.SİZ BİLİRSİNİZİşte o açıklama;Öncelikle belirtelim ki burada yer alan açıklamaları sınırlayan yegane şey, ait olduğunuz camiaya duyduğumuz saygıdan ibarettir.Kaybetme alışkanlığından doğan “Yenilgi yönlendirmelerinizi” dikkatle takip ediyor ve anlayışla karşılıyoruz.Derbi kazanamamanın,“Köy Takımı” olarak nitelenen takımdan 5 gol yiyerek Avrupa’dan elenmenin,Ya da size ait tek bir tuğlası dahi olmayan stadı söz verdiğiniz tarihte kombine satışı yaptığınız taraftarlarınıza teslim edememenin utancını ve hezeyanını görüyor, ve size hak veriyoruz.Ancak yaşadığınız her ne olursa olsun konu Fenerbahçe ve Fenerbahçe’nin değerleri olduğu zaman “Diline hakim ol” uyarımızı ciddiye almamanızı kabul edemiyoruz...Fenerbahçe kaptanına “Ahlaksızlık” ithamında bulunabilecek kadar ahlak konusunda özgüvene sahip olmanız takdire şayan olsa da, konu ahlak olduğu zaman, konuşacak en doğru kişinin kendiniz olacağını düşünmek konusundaki ısrarınızdan vazgeçmenizi bekliyoruz.Biliyoruz ki siz;Kendinizi,CamianızıYa da Fenerbahçe’yi bilemeyebilirsiniz.Ama bilmeniz gereken haddiniz ve diliniz...Yine de,Siz bilirsiniz...Sampiy10
Volkan Demirel Tarihe Geçti
Şampiyonlar Ligi'nde unutulmaz 5 penaltı kurtarışını derleyen UEFA, Volkan Demirel'i de listeye aldı.Fenerbahçe'nin kalecisi Volkan Demirel'in, 2007-2008 Şampiyonlar Ligi ikinci tur rövanşında Sevilla'daki maçta yaptığı kurtarış, UEFA'nın en iyi 5 penaltı kurtarışı listesine girdi.UEFA'nın resmi internet sitesi www.uefa.com; 'Penaltı Kahramanları' başlığıyla ve penaltı kurtarışlarıyla takımlarını kazandıran 5 harika kaleci ibaresiyle bir video yayınladı. İçerikte, son 15 yıl içinde Şampiyonlar Ligi'nde penaltı atışları sonucunda takımlarına kupa kazandıran veya tur atlatan kaleciler mercek altına alındı.Sampiy10
Eşber Yağmurdereli: 'İlk Muhalif Tavrım Beşiktaşlı Olmaktı'
NEDEN EŞBER YAĞMURDERELİ?“Eski zamanlar tabii… Polis işkence ediyor, ben küfür ediyorum. Polis elektrik veriyor, ben ağzıma geleni sayıyorum polise. Acıdan kıvranıyorum. Bi ara aklıma o gün oynanan Beşiktaş-Zonguldakspor maçı geliyor. ‘Maç kaç kaç bitti’ diye soruyorum iniltiyle. ‘1-1’ diyo polis. Sonra işkenceyi bırakıp ‘Sen Beşiktaşlı mısın’ diyor, ‘heralde’ diyorum. Beni tezgahtan indiriyor. Çay söylüyor. Karşılıklı çay içip, coşkuyla hakeme, futbolculara, takım yönetimine bir güzel saydırıyoruz. Sonra polis beni tekrar tezgaha alıyor. Polis işkence ediyor, ben küfür ediyorum. Polis elektrik veriyor, ben ağzıma geleni sayıyorum.”EŞBER YAĞMURDERELİ KİMDİR?Yazar, senarist, şair, öykü yazarı, aktivist Yağmurdereli 1945 yılında Erzurum – Tortum’da dünyaya geldi. 1955 yılında görme yetisini yitirdi. 1963’te Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne girdi. Arkadaşlarıyla “ Yeni Eylem ” adında bir dergi çıkardı. 1986 yılında bir yarışmada “Pek Firaklı Bir Dağ Masalı” adlı öyküsüyle ilk ödülünü kazandı.13 Mart 1978’de Türkiye Halk Kurtuluş Partisi Cephesi / Acilciler grubunun kurucusu ve lideri olduğu iddiasıyla tutuklandı. 1 Ağustos 1991’de “şartlı tahliye” yasasıyla ceza evinden çıktı. “Barış için 1 Milyon imza kampanyası”nın sözcülüğünü yaptı.8 Eylül 1991’de İnsan Hakları Derneği (İHD) mitingindeki konuşması nedeniyle 10 ay hapis cezasına mahkum oldu. Daha önce, “şartlı tahliye” edildiği için 10 aylık hapis cezası daha önceki cezasının geri kalanıyla birleştirildi ve 1997 yılında 22,5 yıl hapis için tekrar ceza evine konuldu. Kamuoyunda oluşan büyük tepki sonucunda, 9 Kasım 1997’de, ceza infazı 1 yıl süreyle ertelenerek serbest bırakıldı. Karar, 16 Aralık’ta geri çekilince, 1 Haziran 1998’de yeniden tutuklandı ve 18 Ocak 2001’de serbest bırakıldı.HAYATIMIN İLK MUHALİF CÜMLESİNİ KURDUM “BEN BEŞİKTAŞLI OLDUM” DEDİMNasıl Beşiktaş taraftarı oldunuz?Ben Erzurum’da maçlara giderdim herhalde sanıyorum 8-9 yaşlarındaydım, bir Brezilya takımı gelmişti Fluminense takımı gelmişti, Beşiktaş’la maçı vardı ve benim dayı dediğim Nail abi beni aldı maça götürdü. O zamanlar Mithatpaşa’ydı, o zaman şimdiki İnönü Stadyumu’nun adı. Orada takımı izledim. Nail abi de anlatıyor “Baba Recep bu, Nazmi bu, Ercan bu” diye.Neyse Beşiktaş 2-1 yendi, çıktık vapurla gidiyoruz. Birden bire ben dedim, “Nail abi biliyor musun ben Beşiktaşlıyım” dedim. “Olamazsın”, dedi, “sen Fenerbahçelisin”. “Hayır” dedim, “ben Beşiktaşlıyım” O akşam yemeklerinde Fenerbahçe’nin konuşulduğu akşamlarda ben de bilip bilmeden Beşiktaş’ı dillendiriyordum, o şu anlama geliyordu: Oradan bir muhalif kimlik kazanıyorsunuz ve muhalif kimlik üzerinden bir söz hakkı kazanıyorsunuz ve sofrada yeriniz oluyor. Dolayı ile de muhalefet hem hoş bir iştir, hem de riskli bir iştir. Çoğunluk karşısında çoğunluğun genel geçer yargılarına ters bir şeyler savunuyorsunuz ama aynı zamanda farklılığınızı ortaya koymuş oluyorsunuz, deyim yerindeyse sürüden ayrıldığınız ortaya koyuyorsunuz. Bana dediklerinde “sen Fenerbahçelisin başka bir şey olamazsın”, ben de hayatımın ilk muhalif cümlesini kurdum. “Ben” dedim, “herkes gibi olmak istemiyorum, ben Beşiktaşlı oldum” dedim. Tabi zamanla bu muhalif kimliğin çok önemli bir katkısı oldu. Ben tam futbolu bilmiyorum ya, özelliklerini, şu bu, ben de bildiğim kadarıyla cevap vermeye çalışıyordum annem kızıyordu “çocuğu ağlatacaksınız” diye kızıyordu.Ondan sonra anladım ki muhalif olduğum zaman sırf muhalif olmak yetmiyor. Muhalif kimliğin hakkını verecek şekilde bir birikime sahip olmanız lazım. O akşam yemeklerinden öğrendiğim şey budur: Muhalif olmanın hakkını verecek kadar bir bilgiye, bir birikime sahip olmanız ve onun ötesinde de bir cesarete ve yüreğe sahip olmanız gerekiyor. Sadece bilgi de yetmez çünkü cesaretle yürekle desteklenmeyen bilgi malumattır, sırf cesarete dayan bir muhaliflik de Don Kişotluktur, yani küçük düşersiniz. Dolayısıyla bu Beşiktaşlı kimlik ile diğer kimliğim birlikte yürüdü ve bugün de Beşiktaşlı olmaya devam ediyorum.“BİR ARAP ŞEYHİ, BİR RUS OLİGARKI BEŞİKTAŞ’I ALIRSA BEŞİKTAŞLI OLURMUYUM BİLMİYORUM”Sizin Beşiktaşlı olduğunuz dönemdeki futbol ile şimdiki futbol aynı mı peki?Tabi benim çocukluğumda mahalli kümeler vardı, amatör gruplar vardı, sadece İstanbul’da büyük kulüpler vardı. Tabi ben Erzurum’da doğup büyüdüğüm için Erzurum’da 12 Mart, Palandöken gibi takımlar vardı. Bunlar bir ligden ziyade kendi aralarında maçlar yaparlardı. Ayrıca ben ilkokuldayken kalede dururdum okul takımında, okul takımı dediğim öyle çayırda çimende oynardık futbol…Öyle futbolla bir ilgim var ama esas Beşiktaş’a gelince durum çok farklılaşıyor. Erzurum’da doğdum büyüdüm ama benim annem İstanbulluydu, İstanbul’da Çamlıca’da evimiz vardı. Yazları dört ay Çamlıca’da evimizde geçerdi ve teyzem vardı, onun çocukları vardı, dört tane benden büyük ki dayı derdim ben onlara, en küçüğü benden 10 yaş kadar daha büyüktü ve bütün Kadıköy’de olduğu gibi onlar da Fenerbahçeliydi. Dolayısı ile de özellikle yaz akşamları, akşam yemeğinde bir miktar hayat pahalılığı konuşulurdu, daha çok futbol konuşulurdu ve Fenerbahçe tam bir fenomendi evde.Akşam yemeklerinde eski İstanbul evlerinde sosyal etkinliktir, herkes gündüz işe gider, sabah herkes işe gitme saatine göre ayrı kahvaltı yapar, akşamları da eve gelinir ve futbol konuşulurdu. Ama o günkü Beşiktaş bu günkü Beşiktaş mı? Elbette öyle bir şey yok. Artık bir futbol endüstrisi var bu endüstrinin içinde insanlar alınıp satılıyorlar. Ucuza alıp pahalıya satmaya çalışıyorlar ya da pahalıya alıp ucuza satıyorlar. Kulüp oradan zarar ediyor ama kulübün egemenleri de menajer dahil, bu işe bulaşanlar dahil, o farktan sebepleniyorlar.Bu kapitalizmin kurallarından biri. Bir de Türkiye’de futbolu yönetenler futbol takımlarının marka değerinden onları destekleyen milyonlarca insanın gücünden yararlanmak için ve özellikle bu gücü diyelim müteahhitse müteahhitliğinde, siyasetse siyasetinde ceplerine koyuyorlar milyonları. Geliyorlar kulüplerin başkanları oluyorlar ve ortaya herkesin bildiği gibi bir futbol oligarşisi çıkıyor ve oligarşik durum futbolun özelliğine de yansıyor.Diyelim ki mesela benim Beşiktaş için endişem şudur. İngiltere’de Fransa’da bakıyorsunuz petrol oligarkları Rusyadaki Sovyetler sonrası Sovyetlerin varlığı sırasında bir bürokrat olarak yönettiği değerleri Sovyetler ortadan kalktığı gün hanelerine geçirip birden bire dünyanın en zengin oligarkları haline gelmiş milyar dolarların sahibi olan adamalar parayı bastırıp bir futbol takımını alıp bunu hem kendi prestiji için kullanması hem de bir ticari değer olarak kullanması. Hep şöyle düşünüyorum bir Arap şeyhi bir Rus oligarkı Beşiktaş’ı alırsa ben Beşiktaşlı olur muyum bilmiyorum yani (gülüyor).Taraftar bunun neresinde?Taraftar desteklediği takımla kendi arasında bir ilişki kurup, bu ilişki üzerinden ürettiği sloganlarla muhalif bir kimliğe dönüştüğü andan itibaren, egemenlerin şiddetiyle karşılaşıyor. Bunun örneklerini çok gördük. Tribünlerdeki muhalif unsurların, tribün önderleri veya kulübün yöneticileri tarafından polise ihbar edilmesi gibi.. Futbolla yatıp kalkan bir toplumun ve özellikle de dediğim gibi toplumun en alt sınıflarını oluşturan insanların zaman zaman bir araya geldiklerinde tribünde kendilerine ilişkin sloganları haykıracakları zaman karşılaşacakları bir devlet şiddeti vardır. Türkiye’de bu böyledir. Bunu engellemek için de futbolda şiddeti bertaraf edeceğiz falan diyerek Passolig gibi şeyler icat edilir. Bu tamamen yurttaşın bireyin devlet tarafından kayıt altına alınması meselesidir yani burada şiddetin önlenmesinden ziyade fişleme durumu vardır.“ONLAR İÇİN PARA BAŞKA YERDE DÖNÜYOR TARAFTAR GÖZDEN ÇIKARILABİLİR”Tribünün boş kalmasını istemiyorlar da makbul taraftar istiyorlar sanki.Taraftar olarak baktığımız zaman bir para ödeyip oraya giriyor. Aslında o para kulüp için çok önemli değil. O parayı kolaylıkla gözden çıkarabilir. Onlar için para başka yerlerde dönüyor geliyor. Dolayısıyla stadyumdaki taraftarı gözden çıkarabilir hatta hiç taraftar olmasa, futbol sanal ortamlarda oynanabilecek hale gelse diyelimki kulüplerin gelirleri sade televizyon, reklam bir havuzda karşılansa bundan hem egemenler hoşnut olur, hem de kulüp yönetimleri pek de zarara uğramaz.Dolayısıyla futbolu insansızlaştırmak, sadece bir seyir unsuru haline getirmek, onun bir toplumsal arka planı olduğunu yok saymak ki o toplumsal arka plan tribün üzerinden kurulur ve zaten onun dışında bir anlamı yoktur. Dolayısıyla tribünü her zaman silebilirler. Bakın zaten tribünde ki seyirci sayısı giderek düşüyor. Kapitalizmin bugünkü kriz çözüş yöntemi üretimde yan yana bulunan insanları dağıtmak. Dolayısı ile muhalefet odaklarını ortadan kaldırmak. İnsan tanımı bir müşteri tanımı, o da bir birey. İnsanı birey haline düşürüp etkisiz hale getirmek sistemin genel anlayışı muhalefeti bu şekilde dağıtmak olduğu için altmış yetmiş kişinin stadda bir slogan söylemeleri siyaset felsefesi açısından onları rahatsız ediyor. Tribün taraftarlığı bu nedenle istenen birşey değil.Ben de Beşiktaş Çarşı’nın mensubu olarak stad varken, şimdi stad tamirde ya, Beşiktaş’ta Şairler Parkı var. Orada toplanıyoruz beş altı saat önce. Yaşgünü olanın yaşgünü kutlanıyor orada, siyasi muhabbetler dahil her muhabbet oluyor. Ondan sonra birlikte stada gidiliyor. O grup içinde stada gitseniz şunu görürsünüz bir taraftan maç izleniyor ama tribünde bir sohbet ortamı doğuyor. Tamamen bir toplumsal ilişki var orada. Bu futbol dolayımı ile oluyor ama insanların toplu hareket etme, eğlenme ihtiyacını karşılıyor. Tribünde doksan dakika oturuluyorsa onun öncesinde sırasında muhabbet oluyor. Doksan dakika bittikten sonra semte gidiyorlar, kafelerde oturuyorlar ve maçın galibiyet mağlubiyet ötesinde maçın kendine özgü havası yaşanıyor.Bir kamusal alan orası tabi. İnsanların toplu muhalefet yapmasını engelleyecek ortamları ve imkanları ortadan kaldırmak ve buna bağlı olarak futbolu sistem içine tamamen alarak iktisadi anlamda onu küresel pazarın unsuru konumunda tutmak yani futbolu insansızlaştırmak. Robotlar üretseler Messi gibi Ronaldo gibi oynasalar onlar ve robotlar arası maçlar aynı heyecanı yaratsa futbolcu denen insan unsurunu da çıkartabilirler. 22 kişi yerine 22 robot koyabilirler.“FUTBOL HAYATININ BİTMESİNİ İSTEMİYORSA SOLCU OLDUĞUNU AÇIKLAMAZ”Peki zaten giderek robotlaşmıyorlar mı? Canları acımasına rağmen sahada koşturulmaları, o psikolojik baskı, o ağrı kesiciler…Etin kemiğin içindeler ama robotlaşmış gibiler. Diğer yandan basına açıklama yapmayacaksın, konuşmayacaksın gibi yasaklar…Kamusal ifade özgürlükleri yok neredeyse.Kendinizi futbolcu olarak düşündüğünüzde dizkapağınızın arkasındaki doku yırtılmasının televizyonda dizi gibi konuşulması insanı rahatsız edebilir. Konuşma yasağı falan kağıt üzerinde yazılmış şeyler değil, kapitalizm şöyle emreder: ne işle uğraşıyorsan o işle uğraş, başka şeylere kafa takma! Burada da öyle. Çok örnek vardır. 1970’lerde Metin Kurt futbolculara sendika kurun dediler, futbol hayatını bitirdiler. Çünkü şöyle diyordu biz Roma İmparatorluğu zamanındaki gladyatörler gibiyiz, insanlar bizim yaptığımız mücadele üzerinden kendilerini tatmin ediyorlar diyordu. Bugün böyle bir çıkış da yapılamaz, futbolcu pazarı köle pazarı gibi değeri artıyor, eksiliyor. Aklı başında bir futbolcu futbol hayatının bitmesini istemiyorsa mesela bugün solcu olduğunu açıklamaz.BİLİC BEŞİKTAŞ’I AVRUPA ŞAMPİYONU DA YAPSA O SÖZ KARA KAPLI DEFTERE YAZILMIŞTIRBilic söyledi ama?Bilic buradaki şeye tabi değil, Avrupa’da söylenir bu. Bilic başarısız olsa hemen gönderirlerdi o sözün üstüne. Şimdi bile hala göndermeye çalışıyorlar. Bilic Beşiktaş’ı Avrupa Şampiyonu da yapsa o söz kara kaplı deftere yazılmıştır. Türkiye gibi ülkede teknik direktörün sosyalizmden bahsetmesi ne demek. Lucescu bir iki bir şey söyledi, onun çalışma odasında Che’nin fotoğrafı var diye adamı göndermek için ellerinden geleni yaptılar. Bunun çalışma ruhsatı iptal edilmeli diye adamı en başarılı olduğu zamanda gönderdiler. Bir Hakan Şükür örneği var, o da siyasete girmedi onu aldılar oraya koydular. Futbolculuk eğitimi, kültürü insanlarda siyaset karşıtı bir düşünce dünyası yaratıyor.Çarşı Gezi’de çok sevildi, bunu nasıl yaptı?Beşiktaş Çarşı’yı kamuoyuna çıkartan sloganlarındaki toplumsal karşılıktır. Van depremi sonrası soyunmaları, atkılarını stada atmaları gibi…Futbolun mizahını ortaya çıkması daha doğrusu futbol üzerinden mizahı ortaya çıkartması toplumda karşılık görüyor. Mizah rahatsız ediyor toplumda karşılığı olan herşey bir muhalif karşı çıkış unsuru olarak görüldüğü için egemenlerce tepki görüyor. Davalarında cüppe giydim ama yargılamaya katılmadım. Savunmaları gerçekten mizah. Sanık, “Bizim hükümet yıkacak kadar gücümüz olsa Beşiktaş’ı şampiyon yapardık” dedi. Bu bitiriyor zaten olayı.ÇARŞI SOLCU BİR GRUP DEĞİL, FARKLI SİYASİ GÖRÜŞTEN İNSANLAR VAR ARASINDASiz Beşiktaş maçlarını şimdi nerede izliyorsunuz?Benim yıllardır gittiğim Tophane’de nargileci var. Deplasman maçlarını orada izliyoruz. Öbür zamanlarda Beşiktaş stadyumunda maç yapıldığı günlerde maçtan dörtbeş saat önce Beşiktaş’ta toplanıp oradan yürüye yürüye stada gidiyorduk. Birlikte bizim bir grubumuz var. Beşiktaşlı olmayan arkadaşlarım da gelir muhabbete dahil olur. Galatasaraylı Fenerli arkadaşlarım maçtan önce Şairler Parkı’na gelirler. Sloganları Park’ta tespit ediyoruz. Kollektif bir olay o. Mesela Beşiktaş Liverpool’a 8-0 yenilmişti . O zaman “Çarşı 9’a Karşı” demiştik (gülüyor) Bira içilirken yazdığımız slogan “Türkiye’de iki büyük var, biri Beşiktaş diğeri Büyük Rakı”. Şimdi bu sloganlar var ama oraya giden herkesi içki içiyor sanılmasın. İçimizde inanç sahipleri var. Toplumsal bir yan yana geliş var Beşiktaş Çarşı’da. Çarşı solcu bir grup değil, farklı siyasi görüşten insanlar var.GÜNDÜZ KOĞUŞTA TELEFON ÇIKARTMIYORUZ SAKLIYORUZ. ARADIM TRT’Yİ “MAÇ NE OLDU” DEDİM, “SORMA ABİ YA” DEDİ. BEŞİKTAŞ YENİLMİŞ MAÇ BİTMİŞ O ANDAHapishanedeyken nasıl takip ediyordunuz?Radyo varsa radyodan takip ediyorduk. Radyoda maç izliyoruz. Spiker maç anlatıyor. Beşiktaş mağlup birkaç dakika var maçın bitmesine ama abim, havalardan başladı, Afrika’daki safariye geçti, oradan Veliefendi çayırında at yarışlarının yapıldığı yerdeki piknikleri anlattı geçmişteki, yani maçtan koptuk. Ben de (gülüyor) gündüz koğuşta telefonu çıkartmıyoruz, saklıyoruz. Aradım TRT’yi “maç ne oldu” dedim, “sorma abi ya“dedi. Beşiktaş yenilmiş, maç bitmiş o anda. Telefonla öğrendik maç sonucunu.En beğendiğiniz radyo spikeri kimdir?Halit Ağabeydir, Halit Kıvanç. İki cümlesinden biri mizahtır. Onun için sanki öyle iyi anlatanlar vardır ki sanki sahnede stand up izliyormuşsunuz gibi. Sahada gördükleri onu tahrik eder. Mizaha doğru yönlendirir. O zaman çok daha keyif alırsınız gol yeseniz de keyif alırsınız. Takımınız gol yediğinde öyle bir cümle kurar ki olayın acısı azalır.PENALTI ATARKEN ADAM SIRTINI DÖNÜYOR GÖRMEMEK İÇİN KAÇIRIRLAR DİYE KALEYE FALAN BAKMIYORLARStadyumdaki maçlar?Stadyumda engelliler için bir yer ayrılmış durumda. Görme engelli veya yürüme engelli kişi bir arada oluyor. Senin yanındaki farklı rakip takımdan ise bu bir tepkiye yol açabiliyor. Stadyuma gittiğim zaman ben radyomla gidiyorum maça. Radyodan izliyorum tribünden maçı. Televizyondan deplasman maçlarını izlerken spiker ayrıntılı anlatmıyor, radyomla izliyorum. Radyo 15-20 saniye önce söylüyor. Televizyonda görüntü geç geliyor. Bir akın başlamış mesela, ben “go”l diyorum. Arkadaşlar benden 15-20 saniye sonra seyrediyor. Akın oluyor, tam gollük pozisyon..Top kornere gidiyor, ben “out” diyorum. “Yahu bir sabret” diyorlar. O yüzden pek benimle maç seyretmeyi sevmiyorlar. Televizyon geç veriyor radyodan. Ben de filmin sonunu söylememek için artık çaktırmıyorum, saygı duyuyorum televizyondan izleyenlere. Penaltı atarken adam sırtını dönüyor görmemek için kaçırırlar diye kaleye falan bakmıyorlar (gülüyor)Nasıl bir futbol seyircisiniz, sakin mi coşkulu mu?Benim tepkilerim falan öyle fevri değildir. Gol olunca “gol” diyorum, “attılar” diyorum, “tüh” diyorum, “gol yedik” diyorum. Zaman zaman biraz tepki küfre kaçabiliyor (gülüyor) Futbol taraftarlığı fanatizme kadar götürülmesi gereken bir şey değil tabi deseler ki bu adam fenerli onunla konuşmaz gibi. Başka bir takım taraftarına dost olmak istemez. Bu peşin yargıdır. Bu futbolun haddini aşan durumlar. Ben de, biz de, benim çevrem de böyle değil.O GOL, DESELERDİ Kİ MAÇ BU ŞEKİLDE BİTECEK ONA KARŞILIK HAYATIMDAN BİRKAÇ YIL ALSALAR VERİRİDİM YANİ O BİRKAÇ SAAT GEÇSİN DİYEUnutamadığınız bir galibiyet, gol var mı?İlk Milli Lig kuruldu. Yatılı okulda okuyorum. Okulda bir radyo var. Daha doğrusu bir salon var, eğlence salonu gibi. Orada bir hoparlör var, müdürün odasından radyoyu veriyorlar. Bir de okuduğum okulda tek Beşiktaşlı bendim. Beşiktaş’ın da en kötü yıllarıydı. Fener’in 7-0 yendiği falan olmuştu. Çok rahatsız ediyorlardı yatakhanede. Herkes bana yükleniyordu. Ondan sonraki sene Beşiktaş şampiyon oldu. Şenol Birol vardı, “Şenol Birol, Gol” diye slogan vardı. Fenerbahçe maçı var. Maçın 16. dakikasında Arif gol attı. Okul sessizliğe büründü. Birlikte oyun salonunda izliyoruz. Fenerbahçe akın falan yapıyor. Dayanamadım, en alt katta kalorifer dairesine indim. Arada saate bakıyorum ama biliyorum Fener bir gol atsa okul yıkılacak, o dört katlı bina yıkılacak. Saate baktım, maçın bitmesi lazım, kimsede çıt yok. Maç bir sıfır bitmiş. 59 ya da 60 yılı. Ondan sonra o sene Beşiktaş şampiyon oldu. Var ya okulun tek kralı bendim. Kimseyi konuşturmuyorum. O gol deseler ki maç bu şekilde bitecek deseler ona karşılık hayatımdan birkaç yıl alsalar verirdim yani o birkaç saat geçsin diye.Kaynak: Arat Saadetyan/vivaspor
"Beşiktaş'a Acıyorum, Fenerbahçe 3 Temmuz'a Baksın"
Kasımpaşa Kulübü Başkan Vekili Hasan Hilmi Öksüz, Fenerbahçe Kulübü Genel Sekreteri Mahmut Uslu'nun Kasımpaşa-Galatasaray maçıyla ilgili yaptığı açıklamalara sert tepki gösterdi. Beşiktaş'a da sert ifadelerle seslendi.Hasan Hilmi Öksüz, Mahmut Uslu'nun FB TV'ye verdiği röportajda 'Geçen haftaki maçta yine bir takım şeyler var. Şaibeli şeyler var. Biz bütün rakiplerimize saygı duyuyoruz. Diğerleri gibi şunu yaptılar, bunu yaptılar demiyoruz. Biz şunu diyoruz; konuşmalar var, devre arasında geç çıkmalar var' sözlerini, AA muhabirine değerlendirdi.Lacivert-beyazlı kulübün başkan vekili, Uslu'yu sözlerinden dolayı eleştirerek, şu ifadeleri kullandı:'Ahlak dışı bir kullanım tarzı. Bunları normal insanlar yapamaz. Sen önce 3 Temmuz'da yaşananlara bakacaksın, ondan sonra konuşacaksın. Bunlar arsız, yüzsüz olduğu için konuşuyor. Türkiye'de futbolun gelişmesini istiyorsak, büyük kulüplerin bu yöneticilerini önce terbiye etmemiz gerekiyor. Millet olarak terbiye etmemiz gerekiyor. Bu kadar olmaz. Sen beni utanmadan suçlayacaksın... Seni yarın mahkemeye versem ne diyeceksin orada? Hangi bilgiyle ve ispatlasavunacaksın?'Büyük kulüplerin yöneticilerinin bu tarz açıklamalarının Türk futbolunu geriye götürdüğünü savunan Öksüz, '3 Temmuz'da yaşananları bütün dünya biliyor. Ben onlara ne diyeyim ki? Önce edebin, terbiyenin, ahlakın ne olduğunu öğrenmeleri gerekiyor. Bunları öğrenmedikleri takdirde her zaman aynı şeyleri yapacaklardır. Bir insanın nasıl hitap edeceğini ve nasıl iddia da bulunacağını, bunların öğrenmeleri gerekir. Bunları öğrenmedikleri için zaten Türk futbolu yerlerde sürünüyor' şeklinde konuştu.'Bunlar ne yapmak istiyor?'Özellikle maçtan sonra Veysel Sarı hakkında sosyal medyada ve kamuoyunda yapılan yorumlarla ilgili kulüp olarak resmi internet sitelerinden açıklama yaptıklarını ve oyuncularını savunduklarını hatırlatan Öksüz, sözlerine şöyle devam etti:'Bunlar ne yapmak istiyorlar? Bir de 'Biz her kulübe saygı gösteririz' diyorlar. Koskoca takımların başkanları ve yönetim kurulundaki insanların bu tarz beyan vermeleri Türk futboluna ne kazandırıyor? Siz koskoca Fenerbahçe Kulübü olarak bir derbi maçında tribününüzde devasa yazılarla 'Fenerbahçe Cumhuriyeti' yazacaksınız, diğer taraftan çok daha ağır bir ifade kullanacaksınız. Bu ifadeyle kime, ne mesaj veriyorsunuz?''Beşiktaş'a acıyorum'Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin hakemi Fırat Aydınus'un geçen sezon Kadıköy'de kendilerinin oynadığı maçı da yönettiğini hatırlatan Öksüz, sözlerini şöyle tamamladı:'Beşiktaş'a biraz acıyorum. Beşiktaş, geçen sene Fırat Aydınus'un yönettiği Fenerbahçe-Kasımpaşa maçından daha azını yaşadı. Beşiktaşlılar, geçen sene Kasımpaşa-Beşiktaş maçında Donk'un hareketinden dolayı kıyamet kopararak, maçı hiçbir nedene dayanmaksızın iptal ettirdiler. Bütün bunlara baktığımızda ben bu büyük kulüplere acıyorum. Bunlar zavallı insanlar. Bunlar Türkiye'de futbolu yöneten değil körükleyen insanlar. Türkiye'de eğer hakemler yanlış yapıyorsa herkesin bunun arkasında durması lazım. Geçen sene Emre Belözoğlu ve Volkan Demirel'le bizim maçlarda yaşadıklarımız ile derbide saha içinde ve kenarında yaşananlar ortada. Niye kimse bir şey diyemiyor? Bunları çok merak ediyorum.'AA
Reklam