Voleybol Tutkusuyla İlham Kaynağı Olan Filenin Sultanı Melissa Vargas'ın Filmleri Aratmayacak Hayat Hikayesi!
Türk voleybolunun son yıllardaki yükselişinde hiç şüphesiz en büyük pay sahiplerinden biri, A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın göz bebeği Melissa Vargas. Sahadaki agresif oyunu, yüksek smaçları ve sempatik tavırlarıyla milyonların sevgilisi haline gelen Küba asıllı Türk milli voleybolcu, bugün dünyanın en iyi pasör çaprazları arasında gösteriliyor. Ancak Vargas’ın bugünkü parlak kariyerinin ardında, Küba sokaklarından İsviçre’ye uzanan, cezalarla ve büyük fedakarlıklarla dolu, filmleri aratmayan bir hayat hikayesi yatıyor.
Dünyanın en iyi pasör çaprazlarından birisi olan Melissa Vargas'ı birlikte yakından tanıyalım!
Melissa Vargas 1999 yılında Küba'da doğdu. 12 yaşında Küba Milli Takım'da forma giydi. "Küba’nın geleceği" olarak gösterildi.
Melissa Teressa Vargas Abreu, 16 Ekim 1999’da Küba’nın Cienfuegos kentinde dünyaya gözlerini açtı. Voleybol yeteneği çok küçük yaşlarda fark edilen Vargas, henüz 8 yaşındayken okul takımında parkeye adım attı. Sergilediği sıra dışı performansla kısa sürede dikkatleri üzerine çekerek, henüz 12 yaşındayken Küba Milli Takımı’nın alt yaş kategorilerinde forma giymeye başladı. O dönemde otoriteler tarafından 'Küba’nın geleceği' olarak adlandırılan genç yetenek, ülkesinin katı kuralları nedeniyle kariyerini özgürce şekillendirmekte zorlanıyordu. Transfer görüşmelerine yalnızca Polonya, Çekya ve Rusya gibi belirli ülkelerle izin veriliyordu.
Küba Milli Takımı'ndan 4 yıl men edildi.
Kariyerinin ilk yurt dışı deneyimini 2016-2017 sezonunda Çekya kulübü Agel Prostejov ile yaşayan Vargas, henüz 16 yaşındayken Eczacıbaşı karşısında ürettiği 32 sayıyla gelecekte nasıl bir dünya yıldızına dönüşeceğinin sinyallerini vermişti.
Ancak Çekya’da yaşadığı şanssız bir sakatlık, genç oyuncunun hayatında dönüm noktası oldu. Tedavi süreci için ülkesi Küba’ya dönen Vargas’ın ailesi, devletin sunduğu sağlık koşullarını yetersiz bularak kızlarını özel bir klinikte tedavi ettirmek istedi. Bu karar, Küba Voleybol Federasyonu ile ilişkilerin kopmasına yol açtı. Federasyon, bu tutumu 'disiplinsiz davranış ve ülkeye hakaret' sayarak Vargas’a 2017 yılında milli takımdan 4 yıl men cezası verdi.
İsviçre'de sığınmacı oldu.
Karşılaştığı ağır yaptırıma rağmen voleybol aşkından vazgeçmeyen Melissa Vargas, İsviçre’nin köklü ekiplerinden Volero Zürih’e transfer oldu. İsviçre’ye 'sığınmacı' statüsünde sığınan ve 'Dünyanın en iyisi olmak istiyorum' diyerek kararlılığını ortaya koyan Vargas, buradaki üstün performansının ardından Fenerbahçe Opet’in radarına girdi. Sarı-lacivertli formayla Türkiye’de kısa sürede taraftarın sevgilisi haline gelen başarılı sporcu, dönemin Fenerbahçe ve Sırbistan Milli Takımı antrenörü Zoran Terzic’in de girişimiyle 2019’da Sırbistan vatandaşlığı aldı. Ancak federasyon engelleri nedeniyle bu süreç tamamlanamadı.
Türk vatandaşlığına geçti. 'Filenin Sultanı' oldu. Milyonların sevgilisi haline geldi...
2021 yılına gelindiğinde ise Türkiye Cumhuriyeti, bu büyük yeteneği bağrına basmak için tarihi bir hamle yaptı. Cumhurbaşkanlığı düzeyinde yürütülen işlemlerle Türk vatandaşlığına geçen ve yasal bekleme süresini sabırla tamamlayan yıldız oyuncu, nihayet 'Filenin Sultanları' kadrosuna dahil oldu. Korttaki zarif ama ölümcül oyun tarzıyla Roger Federer’in estetiğine, LeBron James’in yıkıcı gücüne benzetilen 1.94 boyundaki pasör çaprazımız, kendine has ikonik saç stilleri, takım arkadaşlarına verdiği pozitif enerji ve mütevazı yapısıyla artık bizden biri.
Küba sokaklarında başlayan bu hikaye, bugün Türkiye’nin voleybolda dünya markası olmasının en önemli sütunlarından birini oluşturuyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!






Yorum Yazın