onedio
Fenerbahçe Liderliği Tehlikeye Attı
Fenerbahçe Ülker, Laboral Kutxa'ya yenilerek liderlik yolunda ağır bir yara aldı.Fenerbahçe Ülker, EuroLeague Top 16 F Grubu 13. haftasında Laboral Kutxa'ya deplasmanda 93-76 yenilerek liderlik koltuğunu tehlikeye attı.Maça istediği gibi başlayamayan Fenerbahçe, ilk çeyreği 21-14 geride tamamladı. İkinci çeyrekte top kayıplarının önüne geçemeyen sarı lacivertliler soyunma odasına 42-29 geride gitti.Üçüncü çeyrekte de ev sahibi ekip üstünlüğünü korudu ve son bölüme 61-47 önde girdi. Son çeyrekte de Fenerbahçe Ülker rakibine yaklaşmayı başaramadı ve sahadan 93-76 mağlup ayrıldı.Sarı lacivertliler son hafta Anadolu Efes ile karşılaşacak.Kaynak: AA
Fenerbahçe'de Rize Mesaisi Sürüyor
Spor Toto Süper Lig’in 26. haftasında, 4 Nisan Cumartesi günü Çaykur Rizespor ile Yeni Rize Şehir Stadı’nda karşılaşacak olan Fenerbahçe , bu maçın hazırlıklarını akşam saatlerinde Can Bartu Tesisleri'nde yaptığı antrenmanla sürdürdü.Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu antrenmanın bir bölümünü izledi.Teknik Direktör İsmail Kartal yönetimindeki antrenman saat 18.00’da başladı ve 1 saat 20 dakika sürdü. Koşu, ısınma ve koordinasyon hareketleriyle başlayan antrenmanda 3 gruba ayrılan oyuncular 5’e 2 top kapma ve pas çalışması yaptılar. Dar alanda yapılan çift kale maçla devam eden antrenman bireysel çalışmalarla tamamlandı.Raul Meireles ve Dirk Kuyt çalışmalarını takımdan ayrı özel program dahilinde sürdürürken, milli takımlarından dönen Michal Kadlec ve Moussa Sow antrenmanın tamamında yer aldı.Fenerbahçe, Çaykur Rizespor maçının hazırlıklarını 3 Nisan Cuma günü yapacağı antrenmanla sürdürecek. Can Bartu Tesisleri'ndeki çalışma saat 11:00’da başlayacak.Sporx
Sağlam'a 12 Yıl Sonra Diploma
Eski milli futbolcu ve teknik direktör Ertuğrul Sağlam'a, katıldığı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mezunları Buluşuyor etkinliğinde, 2003 yılında almaya hak kazandığı yüksek lisans diploması verildi.OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda konuşan Sağlam, futbol yaşamına Ereğli Erdemirspor'un altyapısında başladığını ve daha sonra Fenerbahçe'ye transfer olduğunu söyledi.İstanbul'a yerleştikten sonra Yıldız Üniversitesini kazandığını ve üniversiteye kayıt yaptırdığını belirten Sağlam, şöyle devam etti:'Futbol hayatımın yoğunluğu nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldım. Daha sonra Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümünü kazandım, kayıt yaptıramadım. Sonra Gaziantepspor'a transfer oldum. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünü kazandım ama 2 yıl sonra Gaziantepspor'dan Samsunspor'a transfer oldum. İnşaat mühendisliği fakültesine de bırakmak zorunda kaldım. Nihayet Samsun'da Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi Spor Öğretmenliği Bölümünü tamamladım.'Beşiktaş'a transfer olduktan sonra Sakarya Üniversitesinde yüksek lisansa başladığını dile getiren Sağlam, 'Yine yoğun dönemdi, orayı da tamamlayamadım. Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra yine imdadıma OMÜ yetişti. Samsunspor'a transfer olduktan sonra burada 2003'te yüksek lisansımı bitirdim' dedi.İyi bir öğrencilik dönemi geçirdiğine dikkati çeken Sağlam, futbol dersinden bütünlemeye kaldığını açıkladı. Sağlam'ın bu açıklaması, törene katılanları güldürdü.Törende ödül alan Sağlam'a OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan sürpriz yaparak, 12 yıl önce ''almayı unuttuğu' yüksek lisans diplomasını takdim etti.Etkinlikte, Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milli güreşçi Mahmut Demir, olimpiyatlarda madalya elde edilen ilk Türk kadın judocu Hülya Şenyurt da ödül aldı.Sabah
Süper Lig'de 26. Haftanın Hakemleri Açıklandı
Spor Toto Süper Lig'de 26. haftanın hakemleri açıklandı.Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde verdiği kararlar ile tepki çeken hakem Fırat Aydınus'a ise maç verilmedi.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre, Süper Lig'de 26. hafta maçlarını yönetecek hakemler şunlar:4 Nisan Cumartesi:13.30 Balıkesirspor-Mersin İdman Yurdu: Bülent Yıldırım16.00 Eskişehirspor-Medicana Sivasspor: Ali Palabıyık19.00 Çaykur Rizespor-Fenerbahçe: Cüneyt Çakır5 Nisan Pazar:13.00 Bursaspor-Kayseri Erciyesspor: Mustafa Kamil Abitoğlu13.00 Akhisar Belediyespor-Gaziantepspor: Süleyman Abay16.00 Galatasaray-Kardemir Karabükspor: Tolga Özkalfa19.00 Torku Konyaspor-Trabzonspor: Hüseyin Göçek6 Nisan Pazartesi:20.00 Beşiktaş-İstanbul Başakşehir: Mete KalkavanSkorer
Bekir İrtegün: "Şampiyonluk Anadolu'dan Geçiyor"
Fenerbahçe’nin tecrübeli futbolcusu Bekir İrtegün, derbi maçlarını geride bırakmalarına rağmen şampiyonluğun Anadolu maçlarından geçtiğini söyledi.Fenerbahçe’nin önemli isimleri Bekir İrtegün ve Alper Potuk katıldıkları fuarda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Derbileri geride bırakmalarına rağmen şampiyonluğun anadolu maçlarından geçtiğini ifade eden Bekir İrtegün, bu maçlarda iyi bir seri yakalamaları durumunda şampiyonluk ipini göğüsleyeceklerini belirtti.'Hata yapan geride kalır'Fenerbahçe’nin Çaykur Rizespor ile oynayacağı maçı ve ligdeki şampiyonluk yarışını değerlendiren Bekir, Çaykur Rizespor deplasmanında galip geleceğimizi düşünüyorum. Birçok arkadaşımız milli takımdaydı. Biz de burada kalan arkadaşlarla ağır ve sert antrenmanlar yaptık. Ligdeki şampiyonluk yarışında takımlar birbirlerine çok yakın. Artık hata yapan geride kalacaktır. Hata yapan taraf olmak istemiyoruz. Derbilerimiz bitti, ancak ben her zaman şampiyonluğun Anadolu maçlarından geçtiğini düşünüyorum. Bu maçlarda iyi bir seri yakalarsak ipi biz göğüsleyeceğiz” şeklinde konuştu.'Çok iyi konsantre olmamız gerekiyor'Ligde kalan maçlara çok iyi konsantre olmaları gerektiğini vurgulayan Alper Potuk ise, Çaykur Rizespor maçı dahil tüm maçlarımızı kazanıp şampiyon olmak istiyoruz. Kalan bütün maçlarımıza en iyi şekilde konsantre olup kazanmak istiyoruz. Takımda büyük bir maç kazanmış olmanın sevinci var. Ancak derbi kazanmanın değerini Çaykur Rizespor maçında göreceğiz” dedi.Eurosport
Webo: "Kalan 9 Maç Çok Önemli"
Fenerbahçe'nin Kamerunlu golcüsü Pierre Webo, ligde kalan 9 maçı, Fenerbahçe forması altında oynayacağı en önemli maçlar olarak gördüğünü söyledi.Sarı-lacivertli futbolcu, FB TV'ye açıklamalarda bulundu. Çaykur Rizespor ile oynayacakları karşılaşmayı değerlendiren Webo, 'Rize maçı bizim için gerçekten son derece zorlu bir karşılaşma olacak. Özellikle Galatasaray maçından sonra oynadığımız Gençlerbirliği maçında aldığımız mağlubiyeti unutmadık. Yine bir derbiyi geride bıraktık ve yine bir derbi galibiyetinin ardından zorlu bir deplasman karşılaşmasına çıkacağız. Umarım orada yaptığımız hataları yapmayız. Zaten bunu yapmamak için çalışıyoruz, hazırlanıyoruz. Bu maçı kazanma isteğindeyiz ve o hataları yapmazsak da kazanacağımızı düşünüyorum” dedi.'BİR SORUN YAŞAMAYACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM'Webo, milli maç arasında çıkmış olmalarının kendilerine sorun çıkarmayacağını belirterek, 'Şu açıdan düşünüyorum; bizim çok büyük, kıymetli ve kaliteli oyuncularımız milli takımda forma giymediler ve aslında o milli maç temposunu yaşamadan döndüler. Örneğin Alper, Kaptanımız Emre, aynı zamanda Topal da erken aramıza katıldı. Bu oyuncuların erken dönmesiyle de biz bir nevi bunu bir avantaja çevirdik diyebilirim, bizim için bir şans oldu. Aynı zamanda biz hepimiz çok tecrübeli oyuncularız ve bu tecrübeyle beraber, olabileceklerin farkındayız. Böyle milli maç aralarını çok fazla yaşadık. O yüzden elimizdeki bu erken dönen oyuncularımızın olması şansını da avantaja çevireceğimizi ve bir sorun yaşamayacağımızı düşünüyorum' diye konuştu.Çok önemli ve hırs dolu bir sezon geçirdiklerini vurgulayan Webo, 'Bu formayla, buraya geldiğimden beri belki de oynayacağım en önemli 9 maç beni bekliyor şu anda. Ben bu takımı seviyorum ve bu takım için 9 maçta da elimden geleni yapmak zorunda hissediyorum kendimi. Bizim hedeflerimiz belli, sezonu mutlu tamamlamak istiyoruz ve benim tek düşüncem de bu şu anda' açıklamasında bulundu.Skorer
Reklam
"Ronaldinho'yu İstemem"
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kulüp Başkanı Recep Bölükbaşı'nın Ronaldinho ve Batalla'yı transfer etmek istediği yönündeki açıklamalarla ilgili olarak, 'Benim gündemimde Ronaldinho hiç olmadı. Haberim de yok gündemim de yok. Ronaldinho'yu istemem.' dedi. Tecrübeli hoca, kendisine başka kulüplerden teklif olduğunu, görüştüğünü ancak anlaşma yada gitme durumunun olmadığını söyledi.Bursaspor'un başarılı teknik direktörü Şenol Güneş, ligde 5 Nisan Pazar günü oynayacakları SAİ Kayseri Erciyesspor maçı öncesi Özlüce Tesisleri'nde basın toplantısı düzenledi. Tecrübeli teknik adam, 'Sivasspor maçında kaybettiğimiz üç puan hem moral hem puan olarak bize değer kaybettirdi. Milli takım haftası sebebiyle çalıştık. 10 oyuncumuz milli takımda, 3 oyuncumuz sakat. Az sayıda oyuncu ile çalıştık. Sivas maçı sonrası 90+ da gördüğümüz kırmızı kartlar nedeniyle Şener ve Şamil bizimle olmayacak. Milli takımdan gelenler bugün bize katılacak. Volkan ve Aziz'i hafif sakatlıkları var. Serdar ve Emre sakat geldiler. Bugün antrenmana katılacaklar. Daha önce sakatlığı olanlar Bakambu ve Belluschi idmana katıldı. Hazırlık maçında dün oynattık. Bekir de bileği döndüğü için sakatlığı belki 10-15 gün sürebilir diye bekliyoruz. O da ciddi bir sakatlık gibi duruyor. Ama arkadaşlar iyi çalıştı. Civelli'nin bileğinde sakatlık vardı, kontrol amaçlı oynatmadık ama inşallah oynar.' diye konşutu.Kayseri Erciyes maçının zor olacağını belirten deneyimle teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:'Erciyesspor maçının zorluğunu biliyoruz. Erciyes maçı ile başlayacak üç maçımız da önemli. Erciyes, Gençlerbirliği kupa ve Fenerbahçe maçları var. Üç zor maç var. Bu ilk maçı güzel bir sonuçla bitirmek istiyoruz. Alacağımız puanlar hep teselli hem moral olacaktır. Rakibimiz de teknik direktör değişikliği yaptı, zor süreçten geçiyorlar. Onlar da yeni bir başlangıç yapmak istiyorlar. Bizim rakibimizin gücün en olursa osun çıkabileceğimiz ne iyi kadro ile çakıp en iyi sonucu almak istiyoruz. İnşallah öyle olur. Sezon başından beri gelişim gösteren bir takımız. Şu an geldiğimiz nokta en iyi noktadır. Ama daha eksiklerimiz var. Ürettiklerimizin henüz sonuçsal değerini alamadık. Ama gelişim gösteriyoruz. Oyuncularımızın daha da üzerine koyacağını düşünüyorum. Eğer burada duraklama yapmazsak. Şuan sezon başında konuştuğumuz yerin altındayız. Dolayısıyla yerimizden memnun değiliz. İlk 3'te olmamız zor görünüyor ama 4 içinde olacak güçteyiz.'RONALDİNHO'YU İSTEMEMGüneş, Kulüp Başkanı Recep Bölükbaşı'nın Ronaldinho ve Batalla'yı transfer etmek istediği yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine, şunları ifade etti:'Benim gündemimde Ronaldinho hiç olmadı. Haberim de yok gündemim de yok. Ronaldinho'yu istemem. Bunlar kısır döngülerdir. Büyük kulübün hedefleri değildir. Bütün başkan ve diğer yöneticiler, yada gazetelerin söylediği hiçbir oyuncuyla benim bilgim yoktur. O karar herkesin olabilir ama benim tavsiyem bu yapılmasın, alınmasın yani. Bursaspor o tip hamleler ile büyümez Ürettikleri ile büyümeli ama gerekirse yararlı olacak oyuncular alınmalı. Teknik heyetin görüşü sorulmalı, kararı yönetim vermeli. İsmi geçen oyuncularla ilgili benim bilgim yok. Hiçbir oyuncunun gitmesini istemiyorum. Gitmek istediğim oyuncular olursa söylerim. Yarın ben gidersem başkası gelir. Ama hiçbir oyuncu gitmemeli. Ama en az 6-7 oyuncu alınmalı. Bursaspor'un geleceği için.'6 AY ÖNCE KONUŞTUĞUMUZ OYUNCULARLA İLGİLİ HALA ANLAŞMA OLMADIŞenol Güneş, sezon sonunda kendisinin Bursaspor ile devam edip etmeyeceğinin sorulması üzerine, şunları dile getirdi: 'Bir hayal vardır, bir gerçek vardır. Ben şuan Bursaspor'un teknik direktörüyüm. Benim burada çalıştığım süre içinde ne katabileceğim önemlidir. Şuandaki hedefimiz sezon sonuna kadar her oyucunun gelişimi, bir kadronun oluşması çok önemli ve bunun da süreklilik oluşturması gerekiyor. İkinci, Bursaspor'un Avrupa'da olabilmesi için bir takım hamleler yapması gerekiyor. Yönetimi, teknik heyeti, oyuncuları, şehir desteği, taraftarı her şey iyi olmalı. Geçen hafta başkan bana konuştu. Ben de 6 ay önce konuştuğunuz oyuncularla konuşun, onlarla anlaşın. Bizim gidip gitmeyeceğimiz önemli olmaz. Ben bunları söylüyorum. İşin içindeyim. Olmasam da söylerim. Ben olmasam da bu takım yürür. Oyuncu ve hoca gidip gelebilir. Başkan iyi niyetle çalışıyor. Saygı duyduğum bir insandır. Çok değer verdiğim bir insandır. Ben şunu yapmam. Bugün Recep Bey, Ahmet Bey, Hasan Bey hepimiz değişebiliriz. Kulübün ekonomik sıkıntıları varsa, transfer yapamayacaksa açıklamakta yarar var. Yani elimizde oyuncular var, anlaşmalar var. 6 ay önce konuştuğumuz oyuncularla ilgili hala anlaşmalar olmadı. Yani olmazsa olmazlar var. Anlaşmazsanız gezer, aklı başka yerlerde olur. Bu konular olursa sevinirim, olmazsa üzülürüm. Benim yapacak başka bir şeyim yok.'HÜCUM YETENEĞİ OLAN OYUNCULARIN SAVUNMA YAPABİLECEĞİNİ GÖRDÜKGüneş, Milli Takım'ın Hollanda ve milli takımda forma giyen Bursasporlu oyuncuların performansının sorulması üzerine de şöyle cevap verdi:'Milli takıma giden oyuncuları tebrik ediyorum, yeni oyuncuların katılmasını da diliyorum. Oraya gitmek oyuncuların başarısı ve aynı zamanda Fatih Terim'in takdiridir. Onları tebrik ediyorum, başarılar diliyorum. Hollanda maçında oyun kamuoyunun beklentisinin üstünde oldu. Teknik heyeti, oyuncuları kutluyorum. O takım bizim takımımız, oyuncular bizim oyuncularımız. Kendi takımımızda emek verdiğimiz oyuncuların orada oynaması da başarılı olması da bizi gururlandırır. Milli takım oyunu olarak, biz hücum değil savunma anlayışı ile başarılı olduk. Hücumda yeteneği olan özel oyuncularımızın savunma yapabileceğini gösterdiği bir maç oldu. Burak için de Gökhan içinde. Adam kovalayacak, hem savunma hem hücum yapacak. Elbette gol atacağız ama bunu yaparken rakipten top alacaksınız ve top vermeyeceksiniz. Şimdi hücum etmek ve kazanmak zorundayız. Daha hazır olmasalar bu günü ararlar oyuncularımız. Milli takıma geldim diye bırakmasınlar. Oyuncularımızın çalışması lazım. Oyuncularımız bu süreci hızlı değişim olarak yaşıyorlar. Burayı gördükten sonra buradaki beklentileri ve davranışları ne olacak. Bunun ekonomik, psikolojik ve sosyal tarafı var. Siz oyuncunuzu değerli kıldığınız zaman o değeri ona göstereceksiniz. Onlar da o değerlerini size sunacak. Büyümenin sancıları olacaktır, hazır olmalıyız.'BAŞKA KULÜPLERLE GÖRÜŞTÜM, BURSASPOR'DA KALIP KALMAYACAĞIMI BİLMİYORUMBaşarılı teknik adam, bir gazetecinin, 'Başta Kore olmak üzere çeşitli yabancı kulüplerden size teklif geldiği yönünde bilgiler var, görüşmeleriniz oldu mu?' şeklindeki sorusu üzerine, 'Kulüpte böyle bir sıkıntı var gibi görüntüsü aldım. Başkan belki espri yaptı. 10 yıl, 20 yıl dedi. 10 yıl ömrümü garanti edersem ben hizmet ederim ama böyle bir garanti yok. Ben bir yıl anlaştığım zaman da burada her yaptığım gün yarın ne katabilirim buraya ona baktım. Ben ayrılırken iyi birisi densin yeterli. Hatalarım olacaktır ama bunun oranının düşük olmasını istiyorum. Diğer kulüplerle anlaşmam olacaksa söylerim. Ama buraya şu an evet diyemem. Zorlukları bilerek geldim. Kendi gerçeklerimizi ve sorunlarımızı biliyoruz. Başka takımlarla ilgili konuşmalar var ama geçerliliği ve anlaşması yok. Bursaspor da kalıp kalmayacağımı bilmiyorum. Geldiğimden beri herkes bana sahip çıktı. Ayrıldığım zaman da böyle bir hava bırakmak isterim. Kaldığım zaman da böyle kalmasını isterim. İş işten geçtikten sonra bir iş yapmanın anlamı yok. Onun için işi zamanında ve yerinde yapmak lazım. Her transfer için de hoca ile anlaşılacaksa geç kalınmamalı, hata yapılmalı.' diye konuştu.Cihan
Fenerbahçe'de Rejenerasyon Çalışması
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında, 4 Nisan Cumartesi günü deplasmanda Çaykur Rizespor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını bu akşam yaptığı antrenmanla sürdürdü.Can Bartu Tesisleri'nde teknik direktör İsmail Kartal yönetimindeki antrenman koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. Ardından çabukluk çalışması yapan sarı-lacivertliler, daha sonra dar alanda pas organizasyonları çalıştı. Antrenman dar alanda çift kale maç ve bireysel çalışmalarla sona erdi.Raul Meireles ve Dirk Kuyt tedavi ve çalışmalarını takımdan ayrı sürdürürken, milli takım kampından dönen Caner Erkin, Alper Potuk ve Mert Günok ise rejenerasyon çalışmasıyla antrenmanı tamamladı. Portekiz milli takım kampından dönen Bruno Alves antrenmanda takımla birlikte çalışırken, henüz milli takımlarından dönmeyen Moussa Sow ile Michal Kadlec antrenmanda yer almadı.Fotomaç
Reklam
Telles: "Türk Milli Takımı'nda Oynamak İsterim"
Galatasaray'ın Brezilyalı solbeki Alex Telles GSTV'de gazetecilerin sorularını yanıtlarken sarı kırmızılı taraftarlara umut dolu mesajlar verdi.İşte genç yıldızın cevapları: 'Kalan maçlarımızın tamamına final gözüyle bakıyoruz''Şampiyonluk yarışı her geçen hafta daha zorlu geçiyor. Önümüzde bir Karabük mücadelesi var. Kasımpaşa maçında bir konsantrasyon sorunu oldu mu?Artık son dokuz maçımız kaldı, tamamına final gibi bakıyoruz. Son haftalara girdiğiniz zaman 1-2 puan önde olmak takımları etkiler. Her maça final gibi bakıyoruz. Karabük maçı için de aynı şeyi düşünüyoruz. Her takımın iniş çıkışları vardır, bunu maç içinde de hissedebilirsiniz. Kasımpaşa mücadelesinde de bunu yaşadık. Devre arasında Galatasaray'ın daha farklı oynaması gerektiğini konuştuk. İkinci yarıda da bunu başardık ve güzel bir galibiyet aldık.'Hamza Hamzaoğlu herkesin güvenini yerine getirdi'Hamza Hoca bizi olumlu anlamda motive ediyor. Onun gelişi Galatasaray adına büyük bir adımdı. Futbolcu olarak da buraya hizmet ettiği için kulübün ve taraftarın beklentisini çok iyi biliyor. Kulüpteki herkesi yakından tanıyor. Onun gelişi benim için de şans oldu. Prandelli zamanında pek fazla süre alamıyordum. Herkesin güveni yerine geldi, özellikle benim de güvenim yerine geldi. Hamza hoca önümüzdeki dokuz final için bizi hazırlıyor. Bizim Galatasaray olduğumuzu anlatıyor. Onun gelişiyle takımdaki hava fazlasıyla değişti, sanırım bunu herkes görüyor. Kötü oynadığımız maçlarda dahi kazanmayı bildik. Bu da takımdaki iyi havadan kaynaklanıyor.'OLCAN DA SOLBEKTE BAŞARILI OLDUBrezilyalı yıldız savunmanın solunda forma rekabetine giriştiği Olcan adın için ise şunları söyledi.'Olcan'ın sol bek oynaması beni olumsuz etkilemiyor. Prandelli zamanında yedek kaldığımda üzülyüordum ama hocaların kararlarına saygı duyuyordum. Bu Prandelli için de, Hamza Hoca için de geçerli. Ayrıca Olcan'ın da hakkını vermek gerekiyor. Asıl mevkisi olmamasına rağmen çok iyi oynadı. Hem defansif hem de ofansif anlamda iyi işler yaptı. Yaptığı bindirmeler, ortalar son derece etkili oldu. Biz birçok kaliteli isimden oluşan bir takımız. Başarı için herkesin birbirine destek vermesi gerekiyor. Ben de bu camiaya hizmet için buradayım, kendimi her zaman hazır tutmak istiyorum.YENİLENEN YABANCI KURALINI OLUMLU BULUYORUM'Mutlaka bizim için yabancı kuralı değişikliği olumlu oldu. Geçtiğimiz dönemlerde iyi maçlar çıkarsanız da, kurallardan ötürü yedek kalabiliyordunuz. Artık iyi oynadığımız zaman devam etme şansımız olacak. Her zaman öz eleştirimi yapıyorum. 1 sene 3 ayda 50 maç oynadım, bunun iyi bir sayı olduğunu düşünüyorum. Oynayıp oynamama konusundaysa öz eleştirimi yapabilirim. Oynamayı hak etmediğim zaman forma şansı gelmeyebilir, kendi durumumu her zaman gözlemliyorum. Hocalarımın verdiği kararlara da saygı duyuyorum.''Güce dayalı oyuna alışmak için kendimi geliştiriyorum. Bence her gün kulübüme, hocama ve arkadaşlarıma karşı duyduğum sorumlulukla kulübe geliyorum. Brezilya ligine göre Türkiye daha çok kuvvete dayalı. Brezilya'da teknik daha önemli ve oyun hızlı oynanıyor. Buradaki güce dayalı oyuna uyum sağlamak adına kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Brezilya'da en iyi sol bek seçilmiştim ve bu benim için bir ödüldü. Genç yaşta buna layık görülmüştüm. Eksiklerimi kapatarak daha iyi işler yapacağım.''GALATASARAY'A TRANSFERİM BANA TANRININ BİR LÜTFU''Galatasaray'a gelmem Tanrı'nın bana bir hediyesiydi. Kariyerimdeki yükseliş çabuk gerçekleşti. Juventude, Gremio ve sonrasında Galatasaray... Brezilya'daki oyuncuların iki büyük hayali vardır. Avrupa'ya gitmek ve Brezilya Milli Takımı'nda olmak. Tanrı bana ilki için izin verdi, Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birine geldim. Brezilya Milli Takımı'na gitmek de hayallerimden biri. İlerleyen yıllarda Avrupa'da başka büyük takımlarda da oynayabilirim. Prandelli döneminde isteklerimi ortaya koyamadım. Prandelli zamanı mutlu olduğumu söylersem bu yalan olur. Arkadaşlarınız oynuyor, mutlular. Siz oynayamıyorsunuz, bu tabi ki etkiler. Ben de en iyi durumumda değildim belki. İstediğim gibi gitmedi işler. Açıkçası çok daha iyisini yapabileceğimi biliyordum. Prandelli için negatif bir şey düşünmüyorum, elinden gelenin en iyisini yaptı. Değişikliğin olacağını hissettim ve kendimi hazır tuttum. Yeni hocamızın gelmesiyle birlikte kendimi gösterdim. Marcelo dünyanın en iyi sol beklerinden biri. Defansif anlamda yüzde yüz mükemmel bir oyuncu olmasa da ofansif anlamda çok iyi işler yapıyor. Umarım ben de bir gün o kadar iyi bir oyuncu olurum.'GALATASARAY'DA MELO GİBİ İDOL OLMAK İSTİYORUM'Melo benim için çok önemli bir insan. Buraya geldim. Galatasaray'ın dünya çapında bir takım olduğunu biliyordum. Şehir hakkında da fikir sahibiydim ama hakim değildim. Kültürü bilmiyorsunuz. Yurt dışında gelmek zor oluyordu. Herkes bana yardımcı oldu ama Felipe ve Taffarel benimle inanılmaz ilgilendi. Onların yardımlarını unutamam. Melo bütün taraftarlarca sevilen örnek bir oyuncu. Onu kendime örnek alıyorum. Antrenmanlar ve maçlardaki hırsı son derece iyi. Umarım ben de günün birinde onun gibi idol olabilirim.TÜRK MİLLİ TAKIMI'NDA OYNAMAK İSTERİM'Fatih Terim ile tanışıp görüşmek isterdim. Kimle konuşursam konuşayım hakkında olumlu şeyler duyuyorum. Galatasaray camiası için bir idol, kazandığı başarılar ortada. Kesinlikle onunla tanışmak isterdim. Milli Takım'da oynama konusu içinse 'hayır' diyemem, hayatta her şey çabuk gelişiyor. Hayalim Brezilya Milli Takımı'nda oynamak ama Türk Milli Takımı için defteri kapatamayız. Burada yaşıyorum ve insanlar çok sıcakkanlı. Yarının neler getireceğini bilemeyiz. İstanbul tarihi ve doğasıyla mükemmel bir şehir. Geldiğim ilk günden beri bana sürprizler yaşatıyor. Tarihi bir şehir. Ayasofya, Sultanahmet, Dolmabahçe gibi yerleri gördüm. Ailem ve kız arkadaşımla birlikte tarihi yerleri gezmek ve doğa ile iç içe olmayı seviyoruz. Herkese gidebileceğim yerleri danışıp görüş alabiliyorum. Bu şehrin olumsuz yanı trafik. Ama tarihi ve doğasıyla İstanbul mükemmel bir şehir.'KASIMPAŞA MAÇINDAKİ DÖNÜŞ BİZE ŞAMPİYONLUĞU GETİREBİLİR'Önümüzde dokuz tane final var ve şampiyonluk konuşmak için erken. Bize şampiyonluğu neyin getireceğini soruyorsanız bu kesinlikle Kasımpaşa maçındaki geri dönüştü. 2-0 geride girdik soyunma odasına ama kenetlenip geri döndük. O ruh bize şampiyonluk getirebilir. Burak ve Dzemaili'yi tebrik ettim ama sizin aracılığınızla bir kere daha etmek isterim. Çocuk sahibi olmak herkesin hayalidir. Onlara aileleriyle birlikte sağlıklı ve güzel hayatlar diliyorum.Telles, Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısızlığı ise şöyle açıkladı.'Ne yazık ki bu sene Şampiyonlar Ligi açısında iyi geçmedi. Sebebini açıkçası ben de bilmiyorum. Takımda çok fazla değişiklik yok. Takımda birçok oyuncu daha önce o arenada oynamıştı. Biz bu seviyelerde daha önce oynamış ve başarıya alışkın bir takımız. İleriye gidecek kapasiteye sahiptik. Karşılaştığımız takımlar herhalde o süre içerisinde bizden daha hazırdı. Galatasaray'ın en büyük maçlarından biri Avrupa'da ileriye gitmektir. Bunu bu sene başaramadık ve belki ama ilerleyen süreçte umarım daha iyi işler yapacağız. Galatasaray taraftarı Dünyanın en iyisi. Galatasaray taraftarını buraya gelmeden önce tanıyordum. Takıma inanılmaz destek veren dünya çapında bir taraftar. Corinthians taraftarı Brezilya'da fanatik olarak bilinir. Ama burası çok daha farklı. Galatasaray taraftarını Dünyada zirveye koyarım. Buraya ilk geldiğim günü, deplasman ve iç saha maçlarını hatırlıyorum. Burada 1-1 sona eren Chelsea maçını ve Fenerbahçe maçını söyleyebilirim. İnanılmaz bir destek vardı, yanımızdaki oyuncunun sesini duymakta zorluk çekiyorduk. Aldığımız destek gerçekten mükemmel.'DHA
"Fenerbahçe Radchenko İle Anlaştı"
Fenerbahçe'nin Ukraynalı Artem Radchenko ile anlaştığı 'resmen' duyuruldu.Ukrayna'nın Uzhgorod takımı teknik direktörü Vyacheslav Grozny, yaptığı açıklamada, Radchenko'nun sezon sonuna kadar kendilerinde oynayacağını daha sonra da Fenerbahçe'ye katılacağını ifade etti.Grozny, 'Radchenko, Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı. Biz de onun bu durumunu bilerek kadromuza kattık.' diyerek transferi bir yönden resmen açıklamış oldu.Fenerbahçe'nin geçtiğimiz günlerde U21 Takımı ile denediği Radchenko'yu beğendiği, sezon sonuna kadar form tutması için Uzhgorod'a gönderdiği belirtildi.Sporx
Yusuf Namoğlu: "Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisinin Kararını Henüz Vermedik"
Merkez Hakem Kurulu başkanı Yusuf Namoğlu, TrtSpor'da soruları yanıtladı.İşte Namoğlu'nun gündeme dair açıklamalarından öne çıkanlar...BEŞİKTAŞ'TAN KURAL HATASI BAŞVURUSU!Beşiktaş Kulübü derbide kural hatası var diyerek bize başvuruda bulundu. Şu anda derbi kararı henüz verilmedi. Yorum yapmak yanlış olur. Emenike'nin dışarı çıktığını görmüş olması lazım. Hakem gerekli raporu bize yarın verecek. Daha önce Emenike'nin yaşadığı olaya rastlamadık.Her forma değişmesi kart görmesini gerektirmez. Oyuncular ilk yarı bitince de forma çıkarırlar. Burada karar hakemindir. Futbolcu sevinirken forma çıkarırsa, abartılı sevinçten dolayı kart görür. Fırat Aydınus bize rapor yazacak. O an neler düşündüğünü, neden bu kararları verdiğini anlayacağız.. Oyunda eğer küfür edilmiş olsaydı hakem gereğini yapardı. Hakemlerin konuşmaları kayıt altına alınacak. Bu kayıtlar hakem puanlarını etkileyecek. Bu kayıtlar kamuoyu ile paylaşılmayacak.'BENİM HAKEMİM HER STADA GİRER'Kuralları iyi uygulayan hakemler iyi puan alıyor. Cezalı durumdaki hakemler lig maçlarına verilmiyor. Avrupa maçı olursa izin veriliyor. Benim hakemim her stada girer. MHK olarak kulüplerden kaçmayız, oturur konuşuruz. Her pozisyonda avantaj uygulanmaz. Arkadaşının yani topu alan kişinin pozisyonu önemli. UEFA bazı pozisyonlarda faul kullanılması daha avantajlı diyor.'VELİ'NİN ATILMASI DOĞRUYDU'Sneijder ile Veli Kavlak'ın pozisyonunda gösterilen kırmızı kart doğruydu. Cüneyt Çakır, İspanya-Ukrayna maçından 8,5 gibi çok iyi bir puan aldı. İnşallah Cüneyt Çakır'ı Şampiyonlar Ligi finalinde de göreceğiz. Ayağın üstüne basıldığında şiddetli değilse sarı karttır. Ancak bileğe ve kaval kemiğine gelirse bu kırmızı karttır. UEFA ve FIFA bir pozisyonda maçın hakemi sarı ile kırmızı kart arasında kaldıysa sarı kart ver diyor.Haberturk
Reklam
Bruno Alves: "Dünya'nın Fenerbahçe'yi Görmesi Gerekiyor"
Bruno, Fenerbahçe’deki ikinci sezonunun içindesin. Geçtiğimiz sezon kariyerindeki 7. şampiyonluğu göğüsledin. Kariyerindeki sarı lacivert dönemi bizim için değerlendirir misin?Bugüne kadar formasını giydiğim tüm takımlar, benim için özel. Mücadele edip o mücadeleyi şampiyonlukla taçlandırmak gibisi de yok! Fenerbahçe’deki ilk sezonumda bunu yaşamak harikaydı. Benim için çok özel günlerdi. Daha önce böylesine bir coşku ve peşi sıra gelen harika kutlamalar içinde olmamıştım. Tesislerden Kadıköy’e kadar gidişimiz, taraftarlarımızla beraber o kutlamaları, o büyük partiyi yaşamak çok güzeldi. Hayatım boyunca unutmayacağım günler yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum.Sıradaki tüm maçlara galibiyet parolasıyla çıkıyorsunuz. Her açıdan bu zorlu dönem için nasıl hazırlanıyorsunuz?Herkes emin olsun ki en iyi şekilde hazırlanıyoruz. Belki şu anda lider konumda olmadığımız için farklı düşünenler olabilir ancak takımdaki herkes elinden gelenin en iyisi ortaya koymaya çalışıyor. Takımımızı layık olduğu yere getirmenin bizim elimizde olduğunun bilincindeyiz. Bizde şampiyon olmak için o hırs, o kalite ve o istek mevcut. İnanıyorum ki; bir aile gibi bir arada kalır, birbirimize destek olur ve birbirimize güvenirsek sahip olduğumuz kalitenin de yardımıyla sezon sonunda hedeflerimize ulaşacağız.Fenerbahçe Yönetimi ve İsmail Kartal Hoca, bu süreçte sizi nasıl motive ediyor?Motivasyona ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum çünkü Fenerbahçe’de oynamak başlı başına bir motivasyondur. Hepimizin motivasyonu Fenerbahçe’yi layık olduğu hedefe ulaştırmaktır.Bu hedefler, 4. yıldız ve peşi sıra özlem duyulan Avrupa maçları olsa gerek…Yıllardır futbolun içindeyim. Dünya’nın en büyük turnuvalarında defalarca yer aldım ve birçok ülkede futbol oynadım. Bu tecrübeme dayanarak söylüyorum ki; Fenerbahçe gerek oyuncu kalitesi gerekse içerideki rekabet ortamıyla, her zaman Avrupa’da da yer almalıdır. Biz de takım olarak taraftarımızın da desteğiyle Fenerbahçe’yi hak ettiği yere, Avrupa’ya taşımak istiyoruz. Bence, Dünya’nın bu takımı görmesi gerekiyor ve Fenerbahçe taraftarları da bunu fazlasıyla hak ediyor.Mevkini dopdolu oynayan bir oyuncusun. Ekstra çalışmalar yapıyor musun?Evet, kariyerim boyunca kendim için her zaman ekstra çalışmalar yaptım. Dönemsel olarak neye ihtiyacım olduğunu düşündüysem ona yönelik çalışmalar içinde oldum. Kendi pozisyonuma has çalışmalar yapmayı seviyorum ve büyük bir istekle çalışıyorum. Teknik olarak bazı şeyler çalışıp kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum. Böyle çalışmaların çok faydalı olduğunu düşünüyorum.Savunma hattındaki diğer takım arkadaşlarını nasıl buluyorsun?Hepsi uluslararası düzeyde kendini ispatlamış çok değerli oyuncular ve hangisi oynarsa oynasın bu takıma faydalı oluyor. Takımın hedeflerine giden yolda çok fazla emekleri var. Tüm diğer oyuncuların olduğu gibi…Takımın şu ana kadarki performansıyla ilgili neler söylemek istersin?İlk yarıyı lider kapadık. Sonrasında iyi gittik ama puan kayıplarımız oldu. Kendi evimizde iki önemli derbiyi kazanmasını bildik. İstatistiklere baktığımızda kalemizde çok az gol görüyoruz ki bu benim inanışıma göre; işimizi çok kolaylaştıran bir takım becerisidir. Hücum ne kadar önemliyse savunma da bir sanattır. Takım olarak bu anlamda herkes üstüne düşen görevi yerine getiriyor. Sakatlıklara rağmen herkes forma için hazır ve mücadele etmeyi biliyoruz. Kolektif bir bilince sahibiz. Bundan sonrası için ise galibiyet serisi yakalayıp hedefimize ulaşacağız.Süper Lig’de en çok pres yapıp zorlandığını hissettiğin forvetler kimler?Bu noktada tek tek isim vermeyeceğim çünkü bireysel rakip olarak değil, takım bazında rakip olarak görüyorum durumu. Zaten her forvet oyuncusunun farklı bir karakteri ve her maçın kendi içinde farklı bir yapısı oluyor. İyi oynayıp kazandığımız sürece mutlu oluyorum.İlk yarıdaki Galatasaray maçına tekrar geri dönme şansın olsa, neler değişirdi?O akşamı tekrar yaşasaydık değiştireceğim tek şey; maçın skoru olurdu. Çünkü o maçta galibiyeti gerçekten çok istiyordum. Kesinlikle şuna inanıyorum; o kırmızı kart olmasaydı biz o maçı kesinlikle kaybetmezdik çünkü gerçekten çok iyi oynuyorduk ve hepimiz bu maçı kazanacağımızı hissediyorduk. Ancak futbolda böyle durumlar oluyor. Bazen olan şeylere açıklama bile bulamazsınız. Sadece şöyle bir açıklama yapılabilir; kazanmayı ve takımıma yardım etmeyi çok istiyordum ve gerçekten içimde çok büyük bir istek vardı.Önümüzdeki sezondan itibaren ligimizdeki takımların kadrolarında 14 yabancı oyuncu bulunabilecek ve bir takım isterse 11 yabancı oyuncuyla sahaya çıkabilecek. Bu kararın Türk futbolunu ve Türk oyuncuları nasıl etkileyeceğini düşünüyorsun?Aslında tam olarak ne getirir bilmiyorum. Bu işin iki yönü var. İlk tarafına bakarsak iyi, kaliteli, tecrübeli yabancı oyuncular getirmek her zaman futbolunuza katkı sağlayacaktır. Onların buraya getireceği imaj, kalite, kendilerinden verecekleri, öğretecekleri şeyler çok önemli. Üst düzey futbol oynamış, kaliteli, bu ülkeye bir şeyler katabilecek, isim yapmış yabancıları getirebilmek her zaman güzeldir. Bir de diğer yanıyla bakmak lazım. Bazen belli kurallar koymak gerekir diye düşünüyorum. Bu Türk futbolu için bir tecrübe olacaktır. İyi mi olacak, kötü mü olacak yaşayıp görmemiz lazım. Bir yandan da bu ülkenin yeteneklerine, bu ülkenin değerlerine yer ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Onların da kendilerini gösterebilmesi için onlara şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkenin kültürünü, bu ülkenin değerlerini göstermenin de bu ülkeye her zaman katkı sağlayacağını düşünüyorum, o nedenle de bu işin iki yönü var. Nasıl olur bilmiyorum. Bir derbi düşünün, hiç Türk oyuncu yok sahada. Bu kuraldan sonra sahada genç oyunculara yer olacak mı bilmiyorum. Genç oyuncular kendilerine böyle maçlarda yer bulamadıktan sonra daha ileriye gidebilir mi, emin değilim. Milli takım daha ileriye gidebilir mi? Türk futbolu kendine daha fazla şey katabilir mi? Bu ülkedeki futbol önderlerinin, bu kararları veren insanların iyi düşündüklerini varsayıyorum.Kontratın devam ediyor ancak ilerisi için kafanda bir plan var mı?Gerçekten burada geçirdiğim 2 seneden ve burada geçirdiğim tecrübelerden son derece mutluyum. Bu yıldan sonra 1 yıllık kontratım daha var takımımla. Önce sözleşmemi bitirmek istiyorum. Sözleşmem bittikten sonra da o sırada önüme çıkacak fırsatları değerlendirmek düşüncesindeyim. Burada gerçekten çok mutluyum, ailem de benim gibi son derece mutlu.Boş günlerini ailenle nasıl değerlendiriyorsunuz?Fırsat buldukça evde ailemle, çocuklarımla birlikte vakit geçirmekten büyük keyif alıyorum. Onlarla top oynuyorum, bahçemizde onlarla oyun oynuyorum. Aynı zamanda onlarla dışarı çıkıp birlikte yemek yemekten ve her türlü bu şehrin tadını çıkarmaktan da büyük mutluluk duyuyorum.1 Milyon Üyeli Fenerbahçe Spor Kulübü... 4-5 yıl içinde bu rakama ulaşıldığı takdirde, Fenerbahçe ve Türk sporuna olan etkileri hakkında yorum yapar mısın?Taraftarları Kulübe yaklaştıran, Kulübün işleyişini daha da ileriye taşıyacak ve en önemlisi bu çatı altında mücadele veren takımlardan alınan verimi arttıracak bir proje olduğunu düşünüyorum. Çok özel ve olumlu sonuçlar doğuracak çok güzel bir proje. Bence Fenerbahçe taraftarı hem nitelik hem de nicelik anlamında o kadar büyük ki; Başkanımızın bu projesine destek verip o hedefe ulaşmalarını sağlayacaklardır.Son olarak taraftarımıza ne mesaj vermek istersin?Bizi desteklesinler, bu takıma inansınlar, stada gelsinler ve bizim arkamızda olduklarını göstersinler. Onların varlığı çok fark yaratıyor statta. Onlar varken sanki arkamızda bir dev varmış gibi hissediyoruz. İyi günde, kötü günde onlar her zaman yanımızda olsun istiyoruz'Radyospor
"Sert Konuşurum, Lay Lay Lom Yapmam"
Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu, Fenerbahçe Dergisine röportaj verdi. Uslu, sert konuştuğunu ancak kimseye hakret etmediğini belirtti ve Kadıköy'deki Trabzonspor maçını örnek gösterdi. İşte Mahmut Uslu röportajından öne çıkan bölümler...Fenerbahçe Genel Sekreteri ve basın sözcüsü Mahmut Uslu, kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Mahmut Uslu sert konuştuğunu belirtirken, kimseye hakaret etmediğini '12 kişi defans yaptılar' cümlesi yüzünden ise 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldığını söyledi.“SIRITMA” DEMEK KÜFÜR MÜ?Trajikomik tabii ki, onlar şunu istiyor, konuşmayın, susun oturun. Bu hale gelmemizi istiyorlar. Biz bu hale gelmeyiz. Ama önemli olan bu değil. Bizim konuşmamızda suç unsuru varsa ceza ver. Bakın geçen sene ben yönetime yeni geldim, adımımı attım, Sivas’ta bir maça gittik. Meşhur 2-1 yenildiğimiz maç. Sivas’ta adam resmen voleybolda smaç yapar gibi topa elle vurdu, penaltımız verilmedi. Diğer ikinci konuda adam bizim stadımızdaki maçta Gökhan Gönül’e faul yaptı, hakem oyunu durdurup faul vereceğine avantaj verdi. Birinci devre tam tersine avantaj vermesi gerekirken vermedi. O hakemin ismini vermeyeceğim. Ben de aşağıda bizim soyunma odasına inerken, solda hakemlerin sağda ise bizim soyunma odamız var. Kimseyi rencide etmek için gelmedik. Biz oraya kendi çocuklarımıza, “Rahat olun, hoca yanlış görmüştür ama bu işleri çözersiniz siz” demek için indik. Fakat hakem gülerek karşımıza çıktı. “Hem penaltıyı vermiyorsun hem de sırıtıyorsun” dedim. 30 gün ceza aldım. “Sırıtma” demek, küfür mü? Hakaret mi? Görmeme ihtimali olmayan penaltıyı vermiyorsun, hem kendisi hem de 5. hakem açısından. Sonunda ne olduğunu bilemem. Bir sene 3-5 ay onu öylesine onu dinlendirdiler falan. Çok da iyi insan olduğunu biliyorum hakemin. Penaltıyı vereceksin, veremiyorsan bir idareci de karşına çıkar takımının hakkını arar. Biz köle miyiz? Köle Isaura mı bizim adımız. Bizim adımız Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu.SERT KONUŞURUM, LAY LAY LOM YAPMAMGeçen Trabzonspor maçından sonraki demecimde “12 tane adam defans yaptı. Buna rağmen yenmemiz gerekirdi, çok gol kaçırdık” dedim ve 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldım. Hiçbir hakaret yok. Evet, ben sert konuşurum. Gülerek mi, lay lay lom mu konuşayım. Berabere kalmışım tabii ki sert konuşacağım. Biz bir emek veriyoruz. Kötü oynadığımız da “Kötü oynadık” diyoruz. Gençlerbirliği maçında kötü oynadık. Ama burada hakkınız yeniyor. Galatasaray maçında Allah’tan yendik. Bu ne kadar hatadır, ne kadar ayıp şeylerdir bunlar. Şimdi bunları söylesem gazetede yine ceza verirler. Ama, rakiplerimizden birinin idarecisi maçtan sonra verdiği demeçte şunu söylüyor: “Hakemler bizi doğramaya gelmiş” yani gelecek demiyor, gelmiş diyor. Bu arkadaşa 20 gün ceza. Şimdi bu reva mı? Bu ayıp değil mi? Ben size 2 tane örnek veriyorum. Kardeşim penaltı vermiyorsun bir de sırıtıyorsun. Yaş olarak ondan büyüğüm, “Saygısızlık etme bana” diyorum. Ben de spor adamıyım. Hayatımızın 30-40 senesini antrenörlüğe, sporculuğa vermişiz. Milli takımlarda görev yapmışız, biz de sporcuyuz. Sende bana saygı göstereceksin, en azından sırıtmayacaksın.DEMOKRATİK BİR KULÜP OLDUKSorunuza gelirsek, Fenerbahçe Kongre üyeliğini ne kadar çok tabana yayabilirsek o kadar güçlü olacağımızı anladık. Bu proje 8-9 sene evvel ben yönetimdeyken konuşuluyordu. Bugün çıkmadı. 2000 TL olmasının nedeni de buydu. Yani insanların ekonomik gücü yok. Bugün çok insan işsiz. Türkiye’de çok problemler var. Problemsiz bir gün yaşamıyoruz. Dolayısı ile Kulüp üyeliğini 5’te 1’e indirelim, demokratik bir kulüp olduğumuzu da ispat edelim istedik. Normal nasıl delegasyon sistemi var. Onlar kendi aralarında yönetim kurullarını seçsinler, bu yönetim kuruluna girenler seçme ve seçilme haklarına sahip olsunlar istedik.TOPARLANMAYI AZİZ YILDIRIM YAPTIBunu da başlatan Aziz Yıldırım’dır. Başkanımız bu kulübü derleyen toplayan bir insandır. Tabiî ki daha evvelki başkanlarımız, rahmetli olanlar, şu anda sağ olanlar, hepsinden Allah razı olsun. Çok emek vermişlerdir, çok önemli işler yapmışlardır. Ama Aziz Yıldırım bütün bu yapılanların üzerine çok çok önemli katkılar sağlamış ve toparlamıştır. Yalnız tesisleşmeden bahsediliyor. Yalnız tesisleşme değil. Gerçekleştirdiği birlik ve beraberlik sayesinde camiamız Hedef 1Milyon Üye Projesi’ne müsaade etmiştir. Şu anda bütün kongre üyeleri, divan kongre üyeleri, % 99’u bu projeyi destekliyor. Çünkü insanlar anlamışlardır ki; Tabanda ne kadar çok bütünleşme sağlanırsa, o kadar güçlü oluruz. Önce manevi ve maddi olarak güçlü oluruz. Sportif başarılar ondan sonraki gelişmeler.Bizim önümüz çok acımasızca kesildi. Ben yönetimde değildim o dönem, dışarıdan bakan gözle çok rahat söylüyorum; çok muazzam bir takım kurulmuştu. Santoslu, Nianglı, Luganolu. Alex’le ilgili problem falan da yoktu. Stoperleri ile, sağ bek ve sol bek bunların hepsi hazır ve çok önemli bir takım oluşmuştu. Aziz Yıldırım bunu başarmıştı. Ondan 2 sene evvel biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi’nde ilk 8’e girmiş bir takımdı. Bu takımın üzerine takviyeler yapılacak ve çok önemli yerlere gelebilecekti. Nerelere gelecekti? Belki ilk 4’e girecekti, belki final oynayacaktı, belki de şampiyon olacaktı. Ama bunlar da önemli değil. Mühim olan; Avrupa’da her zaman ilk 8’e, ilk 4’e girebilecek takımımızın olmasıydı. Bunu da yakalamıştık. 3 Temmuz bütün bu aşkı, bütün bu hayallerin hepsini bitirdi. Hani var ya kışlaları dağıttılar, silahın topunu aldılar, aynı o hale getirdiler Fenerbahçe’yi. Bazı oyuncular satıldı. Oyuncular gitmek istememelerine rağmen mecburen gittiler. Çünkü kapıda 400 milyon borç var ama onun karşılığında Şampiyonlar Ligi vs. gelecek gelirleri var. Bunların hepsi kesildi.BU KULÜP BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE YÖNETİLİRFenerbahçe’de başkanlık yapmak çok zor, idarecilik kolaydır. Ben yönetime girmeden evvel de aynı şeyi söylüyordum. Fenerbahçe’de başkanlık sistemi vardır. Şimdi diyorlar ya başkanlık sistemi. Evet, bu kulüp başkanlık sistemiyle yönetilir. Başkanlık sisteminde demokrasi vardır. Yönetim kurulunda herkes fikrini açık açık söyler ama sonunda başkan ne derse o olur. Sistem budur. Çünkü başkanlık sisteminde genel kurul üyeleriniz başkanı seçiyor. Tabii ki yöneticiler, bizler çok önemliyiz. Tabii ki bizimde önemli fonksiyonlarımız var ama başkan önemlidir. Siz başkanı hapse atmışsınız. Kulüp ‘Tığ teber’ kalmış. Allah razı olsun o zamanki Nihat Özdemir gibi, Ali Koç gibi ve diğer yönetici arkadaşlarımız gibi bütün yönetim kurulu üyeleri darbe üzerine darbe yiyen kulübü ayağa kaldırmışlardır ve başkanın hapiste olmasına rağmen hiç olmazsa belli yerlere getirmişlerdir.KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYAN BİR KULÜP OLACAĞIZBuradan tekrar Hedef 1 Milyon Üye Projesi’ne geliyorum, çok önemli bir proje. Biz yöneticiler olarak bunu çok önemsiyoruz. Biz tabiî ki şampiyon olmak için uğraşıyoruz. Bizim için 1 Milyon Üye hedefe ulaşırsa, biz bunları görürsek 5-6 yıl sonra en büyük mutluluğu biz paylaşacağız. Çünkü o zaman ne borcu, ne harcı olan. Yalnızca üyelerin aidatıyla 50 milyon gibi bir paraya sahip olan, amatörleri de hiç kimseye muhtaç olmadan yöneten bir kulüp haline gelecek burası ve nereden baksanız 8-10 tane şehirde kendi tesisleri olan, sosyal dayanışması olan bir sistem kurulacak. Yatırımlar yapılacak. Dolayısıyla bu kadar önemli bir olaydır…Fenerbahçe’nin 3 Temmuz olayında yaşadığı ağır travmaların yaraları sarılıyor. Onun için böyle günlük yenildik, yenilmedik, üzüldük gibi olaylarda kulüp dimdik ayakta. Fenerbahçe artık bunları bitirdi. Artık böyle şeyler yok. Eskiden 2 kötü sonuç olunca ortalık karışırdı, yönetimler giderdi. Bu tabii Genel Kurulun takdiri.DEVLETE, YÖNETENLERE SESLENİYORUMÖnerimiz şuydu; Dersiniz ki yıl sonu itibari ile ödeyeceğiniz vergiden Amatörlere harcadığınız parayı mahsup edin, gerisini ödeyin. Bu kadar basit. O zaman ben daha çok yatırım yapabilirim. Getirdiği şampiyonluklar nispetinde de branşlaştırır, her şehre, her kulübe bir görev verirsiniz. Birine güreş, ikisine yüzme. Başkasına kayak vs. Bu şekilde sporcu da yetiştirme imkanı yaratılacak. Peki bunu suistimal eden olmaz mı? Her teşvikte suistimal eden olabilir ama % 10 olur, % 5 olur. Fakat şunu düşüneceksiniz; bu spor kulüplerinden aldığın para çok büyük bir para mı? Türkiye’nin büyümüş bütçesinde çok az bir para.Sen bu aldığın parayı spora doğru dürüst yaratabiliyor musun? Yapmıyorsun. Yapsan zaten sporcu yetişir. Şu an yine sesleniyorum; Sporu seven Sayın Cumhurbaşkanına, Başbakan, Maliye bakanı, Spor bakanı kim varsa. Federasyon’dan sonra Fenerbahçe’ye geldiğimde, aynı şeyleri Aziz Yıldırım defalarca, ben defalarca anlattım. Çünkü ben amatör branşlardan, basketboldan gelen, milli takım seviyesinde antrenörlük yapmış, genç milli oyuncusu olan bir insan olarak bunları görüyorum. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi kulüplere bu imkanları sağlamalısın. Bakın bugün komünizm öldü. Komünizm döneminde devlet yoluyla oyuncu yetiştiriliyordu. Bugün Türkiye’de hala o zihniyet var. Bu zihniyetlerin değişmesi lazım. Bunları spor kulüplerine vermeniz lazım.BANA LAF YETİŞTİRME, DESTEK VERBakın hep anlatıyorlar; Belediye Spor A.Ş’den bir arkadaş “Fenerbahçe bizim spordan çekilmemizi istiyor” demiş. Senin çekilmeni kimse istemiyor. Sen Amerika’daki gibi, Avrupa’daki gibi spor yaptır. Mahallende yaptır, gençliğe yaptır. Belediye olarak senin görevin bu. Sen yarışmacı olma. Bizim anlattığımız o. Kanunda var. Yarışmacı olma sen. Yarışmacı olduğun zaman işin şekli değişiyor. Benim vergilerimle sen bana rakip oluyorsun. Bunu anlamıyorlar. Başkanımız Aziz Yıldırım’a oradan laf gönderiyor. Arkadaşlar, sizlerin yaşı kadar, babalarınızın, dedelerinizin yaşı kadar bu kulüp spora hizmet vermiş. Belediyeler yoktu o zaman. Sen gücünü kamu yararına kullan. Onlara mesaj veriyorum. Net. Bakın Amerika’da YMC’ler var. Bunlar belediyelerin spor kuruluşları. Salonları var. Git, bir tanesinin salonlarında seyirci yoktur, açık hava spor salonları vardır, futbol sahaları vardır. Amerikan futbol sahaları vardır, basketbol sahaları vardır. Belediye bu hizmeti verir, oraların bakımını yapar, temizliğini yapar ve vatandaşların mahalle aralarında, ilçeler arasında yarışmalarını sağlar. Profesyonel değil amatördür. İşte budur belediyenin spora hizmeti. Ama sen bana rakip oluyorsun destek olacağına, bir de “Kapatmayı düşünüyorlarmış” diye laf gönderiyorsun, buna hakkın yok senin. Sen kamu görevlisisin. Benim vergimle sen bunları yapıyorsun. Yarışmacı olamazsın.AZİZ YILDIRIM’IN KATKISI BÜYÜKYayın ihalesi gelirleri, 5 yıl evvel Başkanımız Aziz Yıldırım’ın Kulüpler Birliği Başkanı iken dile getirdiği ‘’Gelirler 400 milyon dolar’ olmalı sözünden sonra arttı ve nitekim başkanımızın girişimleri ile o dönemde gelirler 400 milyon dolara yükseldi. Şimdi Kulüpler Birliği “İhaleyi biz yapacağız’’ diyor, Federasyon destekliyor ama 2017’ye kadar sözleşmemiz var ve altı doldurulmalı şeklinde görüş bildiriyor. Yani bu projenin altını dolduracaklarmış, bunun altı 2-3 ayda doldurulur. 2017’ye kadar beklemeye ne gerek var. Digiturk biliyorsunuz artık devletin. TRT’den bir farkı yok. Ayrıca neyin altı dolu ki, mesela sen Passolig’i niye altını doldurmadan çıkarttın? Bin tane aksaklık var. Vatandaş ne ümit ediyordu Passolig’ten? O kameraları koyduk, orada küfür edenleri, terbiyesizlik yapanları tespit edecek. Onları alacak 6 ay, 3 ay ceza. Masuma bir şey olmayacak. 12 bin kişi arasında bin kişi, 300 kişi 500 kişi kaç kişiyse, babalar bakıyorlar; küfür var, kaç dakika. Tak yazıyorlar. Hepsine ceza. Üstelik bir dahaki maça da gelemiyor taraftar, oradaki 10 bin kişi. 9 bin kişi masum. Böyle adaletsizlik olmaz. Sonra benim locam var, kartlarım var, kombinelerim var. Ben sorumlu değilim, ben satın almışım kulübe hizmet vermek için. Adam “Kullanamazsın” diyor. Benim aldığım kombinelerin geçerli olması lazım. Kim alırsa alsın sorumluluğu da ona verilmesi lazım. Bunların yeniden tartışılıp düzeltilmesi lazım. Yönetmelik mi değişir ne yapılacaksa yapılması lazım. Şimdi stadı hizmete girdiği zaman Beşiktaş’ta aynı problemlerle karşılaşacak. Galatasaray’da aynı problem var. Her zaman seyirci azalacak. Bize günah değil mi? Bize karşı bunlar, sizin yolunuzu biz keseriz diye uğraşmaya çalışıyorlar. İşte bunun için de Hedef 1 Milyon Üye Projesi çok çok önemli.DHA
"Recep Tayip Erdoğan Türkiye İçin Büyük Şans"
Fenerbahçe'nin yıldız golcüsü Moussa Sow, milli takım için bulunduğu Fransa'da yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zaman zaman kendisini aradığını ve insanların Erdoğan'ı çok sevdiğini söylediFenerbahçe'nin Senegalli golcüsü Moussa Sow, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaman zaman kendisini aradığını söyledi. Fransa’da bulunan ve Dakar FM 94.5 radyosunun programına konuk olan Sow, Cumhurbaşkanı’nın hayranı olduğunu dile getirdi. Sow, bu konuda sorulan soruya da şu cevabı verdi: 'Kendisi çok iyi bir Fenerbahçeli. Futbolu da çok iyi bilen bir insan. Attığım gollerden sonra zaman zaman beni mesaj atarak tebrik eder. Türkiye için büyük şans. İnsanlar kendisini çok seviyor.'TÜRKİYE’DE KESİNLİKLE IRKÇILIK YOKSow ligdeki yarışı da şöyle değerlendirdi: 'Ligin bitimine 9 maç kaldı. 9 maçı da kazanacak bir takım varsa o da F.Bahçe. Daha önce de üst üste maçlar kazanmıştık. Bu kez de yapabiliriz. Gelecek sezon şampiyonlar ligi'ne hazırlanıyoruz. O şarkıyı duymak için can atıyorum. Şampiyonlar Ligi'ne katılırsak hedeflerimiz çok büyük. Türkiye'de derimin rengi yüzünden hiç rahatsızlık duymadım. Kim Türkiye'de ırkçılık var diyorsa yalan söyler. Emenike olayının da ırkçılıkla ilgisi yok.'Akşam
Reklam
Emenike'nin Menajeri: "Hiçbir Kulüple Anlaşmadık"
Emmanuel Emenike’nin menajeri Erdem Konyar, son günlerde bazı yazılı ve görsel basında çıkan haberlerle ilgili Fenerbahçe TV mikrofonlarına konuştu.Emenike’nin transferiyle ilgili çıkan haberlerin doğruyu yansıtmadığını belirten Konyar, “Bu haberler doğru değildir, hiçbir kulüple anlaşmadık. Hiçbir kulüple çalışmamız yoktur. Emenike, Fenerbahçe’nin sözleşmeli oyuncusudur. İnşallah sezonu iyi bir şekilde kapatır. Bizim tüm düşüncelerimiz bundan yana. Bu meslekte dedikodular çıkabiliyor. Emenike’nin hedefi, sezonu iyi bir şekilde kapatıp şampiyon olmaktır” dedi.Ajans Spor
Angel McCoughtry'den Fenerbahçe'ye Şok Suçlama
Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı'nın eski oyuncusu Angel McCoughtry, sarı lacivertli kulübe ciddi bir suçlama yöneltti.ABD'li yıldız basketbolcu Angel McCoughtry, Fenerbahçe'den ayrılma sebebi hakkında çarpıcı bir açıklama yaptı.2010'dan bu yana formasını giydiği sarı lacivertli kulüple geçen ay bağlarını koparan McCoughtry, Instagram hesabından çok konuşulacak bir mesaj yayınladı.Kız arkadaşıyla birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaşan McCoughtry, eşcinsel ilişkisi nedeniyle yaşadığı zorluklardan bahsederken, Fenerbahçe ile yaşadığı anlaşmazlığa da değindi. Fenerbahçe'nin kendisinden sosyal medyada bu ilişkiyi yalanlayan bir mesaj yayınlamasını istediğini söyleyen McCoughtry, bunu yapmaması halinde takımdan gönderilmekle tehdit edildiğini iddia etti.Eurosport
Reklam
Fenerbahçe'de Rizespor Mesaisi
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında 4 Nisan Cumartesi günü deplasmanda Çaykur Rizespor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamaya göre, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda, izinli oldukları için dünkü çalışmaya katılmayan Mehmet Topal ve Gökhan Gönül'e yenileme programı uygulandı.Sakatlıkları bulunan Raul Meireles ve Dirk Kuyt'ın tedavi edildiği, Hasan Ali Kaldırım'ın ise takımdan ayrı çalıştığı bildirildi.Mert Günok, Caner Erkin, Alper Potuk, Michal Kadlec, Moussa Sow ve Bruno Alves'in milli takımlarda bulunduğu sarı-lacivertli ekip, hazırlıklarına yarın devam edecek.Maraton
Bilic'ten Gerginlik İddialarına Yanıt
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Sosa ile gerginlik yaşadığı iddialarını yalanladı.Bilic'in açıklamaları şu şekilde;' Fenerbahçe maçının devre arasında futbolcum Jose Sosa ile aramızda gerginlik ve tartışma yaşandığı iddiası gerçek dışıdır. Böyle bir olay kesinlikle yaşanmamıştır. Tamamı kurgu olan bu habere, kamuoyunun ve taraftarlarımızın itibar etmemesini rica ederim. 'Eurosport
"Fenerbahçe'de Mutluyum ve Burada Kalmayı Umuyorum"
Fenerbahçe Ülker baş antrenörü Zeljko Obradovic, sarı-lacivertli kulüpteki geleceğiyle ilgili olarak umutlu konuştu.'Bu birlikteliğin taraflar açısından herkesin istediği ve mutlu olacağı şekilde devam edeceğini umuyorum' diyen Obradoviç, Fenerbahçe Ülker'de kalma isteğini dile getirdi.Sarı-lacivertli takımla ilgili görüşlerini ve hedeflerini Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın resmi yayın organı Gençlik Spor Dergisi'ne değerlendiren Obradovic, pota gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.Fenerbahçe Ülker'de ikinci sezonunu geçiren Obradovic, 'Bu yıl tabii ki geçen seneye oranla daha farklı. Öncelikle kimle çalıştığınızı ve oyuncularınızı daha yakından tanımak için zamana ihtiyacınız oluyor. Bu yüzden bu yıl benim için bir önceki yıldan daha kolay geçiyor' diye konuştu.Geçen yıl takıma geldiğinde oyuncuları çok fazla tanıma fırsatı bulamadığını kaydeden tecrübeli antrenör, 'Bu sezonla birlikte takıma, oyunculara ve şehre daha fazla adapte olabildim. Bu yıl durum farklı. Kadromuzun temelini koruduk ve herkes birbirini daha yakından tanıdı. Ben de öyle. Sistem yavaş yavaş oturuyor. Dolayısıyla bu sene, geçen yıla oranla daha fazla parmakla gösterilen bir takım olduğumuzu düşünüyorum' ifadelerini kullandı.'Euroleague'in en kritik bölümündeyiz'THY Avrupa Ligi'nde sezonun en kritik yerinde olduklarını ve şu ana kadar her şeyin yolunda gittiğini dile getiren Obradovic, şöyle dedi: 'Ancak her zaman daha iyi oynama ihtimali vardır. Bu konuda hiçbir zaman tatminkar olmadım. Oyuncularımın, oyunları ne kadar iyi olursa olsun, daima daha iyi olmaları yönünde gelişeceğine inanırım. Sezonun ilk antrenmanından son maçına kadar çalışıyoruz. Bu bizim hayatımız. Sezon çok uzun, oldukça fazla oynuyorlar, farklı birçok müsabakaya giriyorlar. Oyuncular için bu kolay değil. Şu an sezonun en önemli bölümündeyiz ve bunun bilincindeyiz.''Final Four'u konuşmak için henüz erken'Fenerbahçe Ülker'in THY Avrupa Ligi'nde Final Four'da yer alıp almayacağıyla ilgili şu anda konuşmanın iyi olmayacağını düşünen Obradovic, 'Final Four'a henüz uzağız. Bu konuda ya da daha henüz yaklaşmamış olan hiçbir şey hakkında konuşmak istemiyorum. Önümüzde başka şeyler var. Daha yolumuzda çok önemli 2 maç bizi bekliyor. Kime karşı oynarsak oynayalım çok sıkı bir oyun olacaktır. Çünkü play-off gerçekten zordur. Bu nedenle Final Four'a oldukça uzağız. Her şeyi adım adım düşünmeliyiz' ifadelerine yer verdi.'Fenerbahçe'de mutluyum ve basketbola konsantreyim'Fenerbahçe Ülker'in Avrupa'nın en önemli kulüplerinden biri olduğunu söyleyen Obradovic, 'Bizlere inanan çok büyük bir taraftar kitlemiz var. Salon ve basketbol sevgisi anlamında büyük bir avantaja sahibiz. Burada mutluyum ve basketbola konsantreyim. Bu birlikteliğin taraflar açısından herkesin istediği ve mutlu olacağı şekilde devam edeceğini umuyorum' diye konuştu. Tecrübeli antrenör, 'THY Avrupa Ligi'nde sistem olarak şampiyonluğun tek maçtan ziyade, seri sonunda belli olmasına dair eleştirilere katılıyor musunuz?' sorusuna ise, 'Hayır. Bence Euroleague'in harika bir sistemi var. Bu sistem devam etmeli' yanıtını verdi.'Genç oyuncuların ayırt etmesi gereken konu...'Obradovic, genç oyuncuların her zaman desteğe ihtiyacı olduğunu belirterek, 'Onlara verdiğimiz fırsatları, ne yazık ki her zaman değerlendiremiyorlar ama oyuncular daha çok genç. Desteğimize ve hayatı anlamaya ihtiyaçları var. İçinde bulundukları dünyayı anlamaya ihtiyaçları var. Yakınlarında birçok insan var ancak hangileri onlar için gerçekten en iyisini istiyor, bunu ayırt edebilmeliler' değerlendirmesinde bulundu.'Başarılı bir antrenör olmak istiyorsanız herkes sizin için çok önemli olmalı''Avrupa basketbolunda en fazla şampiyonluk kazanan antrenör' olma titrini taşımanın kolay olmadığını belirten Obradovic, şunları söyledi: 'Kolay diye bir şey yok. Önemli olan kendini basketbola adamaktır. Ben kendimi tüm oyuncularıma ve kulüpte çalışan herkese adıyorum. Herkes size saygı duyuyor. Başarılı bir antrenör olmak istiyorsanız herkes sizin için çok önemli olmalı. En alt seviyeden, en üst seviyeye kadar.''Hayatım boyunca başka bir işte çalışmayı düşünmedim'Avrupa basketbolunun en önemli antrenörlerinden olan Obradovic, hayatı boyunca basketbol dışında başka bir meslekte çalışmayı düşünmediğini söyledi. Obradoviç, 'Sevdiğim bir işi yaptığım için çok mutluyum. Basketbolun dışında ailemle ve arkadaşlarımla vakit geçirebiliyorum. Benim için en iyi hayat biçimi bu sanırım' dedi. Obradovic'in hayatındaki en sevmediği soru! Zeljko Obradovic, hayatında en sevmediği sorunun 'Sizi en çok ne motive eder?' olduğunu söyledi. Başarılı antrenör, 'kısa kısa' köşesinde yer alan sorulara ise şu yanıtları verdi:Hayatınızdaki en iyi beş oyuncu?Elbette takımdaki oyuncularım.En büyük özleminiz?Ülkem.Çalışmaktan en çok zevk aldığınız?Sahadaki herkes.Hayatındaki en büyük hatanız nedir?Hayat hatalarla doludur ama bilirsiniz bunun üzerine fazla düşünmek iyi değildir. Hayatınız boyunca bir şeylere karar vermek durumunda kalırsınız. Ben şuna inanıyorum, daha doğrusu öyle yapıyorum. Kararımı veriyorum ve yanlış bir karar bile olsa üzerinde fazla düşünmüyorum. Çünkü düşünmeye başlarsanız bu pek iyi olmuyor.En büyük mutluluğunuz?Çocuklarım.Eurosport
MHK'den Emenike İçin Açıklama
Merkez Hakem Kurulu Başkanı Yusuf Namoğlu, Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde Fırat Aydınus'un Emmanuel Emenike'ye sarı kart göstermediği yönündeki eleştirilerle ilgişli konuştu.Yayıncı kuruluşta yayınlanan 'Futbol Gündemi' adlı programa katılan Yusuf Namoğlu, 'Maç bitti oyuncular forma değiştiriyorlar ama sahayı terketmeden bunu yapıyorlar hakemler kart göstermiyor her forma çıkartma sarı kart değildir bunun kriterleri vardır hakem bunu değerlendirir' dedi.MHK BAŞKANI NAMOĞLU'NUN AÇIKLAMALARININ BAŞLIKLARI ŞÖYLEmilli maç arası bize nefes aldırdı ve düşünme fırsatı verdiönümüzdeki günlerde tüm liglerde önemli maçlar var hakem arkadaşlar en iyi şekilde maçları yöneterek içinden çıkacaklardırProfesyonel hakemlikle ilgili 11 yıldır bir çalışma yapılmaktadır ,federsasyon başkanı ve yönetim kurulu ile bu konuyu paylaştık olur verdiler.Bir maçın hakemi soyunma odasına girdiği anda tekrar oyuna dönemez diye bir şey yokKoşullar uygunsa hakeme bir şey olmadıysa o ortam varsa hakem maçı oynatır.Tuzla-G.O.Paşa maçında saha dışından sahaya yabancı maddeler atıldı. Emniyet gereğini yaptı ve maç oynandı.Savunma blokları yerleşmişse orada avantaj kuralı uygulanmaz bu türkiye'de yanlış bilinen kurallardan biriCüneyt çakır İspanya - Ukrayna maçında atak yapan İspanya futbolcusuna yapılan faul sonrasında avantaj kuralını uygulamış avantajın bitmesinden sonra sarı kartı göstermiştir çok doğru bir karardırFIFA ve UEFA sporcu sağlığını ön plana çıkarmaktadırOyuncu hakemden izin almadan sahadan çıkar ve sahaya dönerse burada yorum hakemindir.Oyun kurallarında forma çıkartma konusunda herşey hakemin görüşüne göredirGolden sonra oyuncu formayı çıkartırsa tahrikten dolayı sarı kart verilir. Golden sonra tellere tırmanma da sarı karttırHer forma çıkartma sarı kart değildirMaç bitti oyuncular forma değiştiriyorlar ama sahayı terketmeden bunu yapıyorlar hakemler kart göstermiyor her forma çıkartma sarı kart değildir bunun kriterleri vardır hakem bunu değerlendirirHakem kitapçığının başına -hakemin yorumuna göre- yazarKasımpaşa-Trabzonspor maçında Cüneyt Çakır sportmenlik dışı hareket yaptığı için Cardozo'yu uyarıyor bu normal, eğer Cardozo zıplamasa Cüneyt çakır uyarmazdı. Cüneyt Çakır Cardozo'ya zıplama diyor Cardozo eğer zıplamasaydı cüneyt oraya gitmezdi.Taç atılırken bir oyuncu çizgiden 2 metre uzakta durmak zorundadırŞota itiraz ettiği için bu pozisyonu açıkladımkorner atışında bazı oyuncular çizginin dışına topu koyuyorlar top çizginin üstünde veya içinde olacakTopla beraber ayak tabanın kullanma hareketi moda oldu. Bunu yapanları kartla cezalandıracağımızı futbolcu kardeşlerimize aktaralımTürkiye'de süper lig ve ptt 1. Ligi götüren 41 hakem var. İngiltere'de 20 prof hakem var 20 hakemle premıer lıgı götürmektedırİngiltere'de 20 tane takım va 10 maç oynanıyor bızde 18 takım var 9 maç oynanıyor İngiltere 10 maça 16 hakemle gidiyorİngiltere-de 20 hakemden 16'sı kullanıyorHakem sezon başında yetiştirilir hazırlık maçlarında başlarsınız görev vere vere yetiştirirsiniz .İnsanlar İngiltere'deki hakem sistemine baksınlar ondan sonra bizi eleştirsinlerHakemliği yaşamak gerekir hakeme maç verirseniz yanlış yaparsınız maça hakem verirseniz doğru yaparsınız Türkiye’nin yanlışlarından biri budur. İnsana masa verirsen yanlış, masaya insan verirseniz doğu yaparsınız.O maçı en iyi yönetecek kim varsa ona atarsınız burada hakemin performansı önemlidir. Hakem olarak hata yapabilir ama ben o hakeme güveniyorsam yine görev veririmİngiltere'de Martin Atkınson bir maçta üst üste hata yaptı ancak bir sonraki maç yine görev aldı çünkü ona güveniyorlar.Son Kasımpaşa - Galatasaray maçına Hüseyin Göçek'i atadık tartışıldı. İlk maçı da Hüseyin yönetti JaapUuilenberg güzel yönetti dedi.Ofsayttan hata olursa burada hatalı olan orta hakem değildir.Bülent Yıldırım ilk Trabzonspor - Fenerbahçe maçını yönetti. Bülent ile konuştuk kendime güveniyorum dedi biz de maçı Bülent'e verdikCüneyt Çakır ilk Galatasaray - Fenerbahçe maçını güzel yönetti-Hakemlerime güveniyorum ve beni mahçup etmediler-Hakeme güvenmezsen başarı yakalayamazsın hakeme güveneceğiz.Geçen dönem geldiğimde iyi niyetle televizyonlara çıkıp açıklamalar yapayım dedim ve pişman oldum o noktada değilizFIFA dünya kupasında hiç bir hakem maçlardan sonra çıkıp açıklama yapmadıUEFA'da maç sonunda hakemlerin çıkıp açıklamalar yaptığını gördünüz mü?UEFA VE FIFA'nın uyguladığı kurallar var bunları uygulayacağız tekrar keşfetmeye gerek yokHer hafta çıkıp konuşmak yararlı olmaz5. ve 6. Hakem uygulamasını platini dikte etmeye çalışıyor hiç bir ligde maçı yöneten hakemin kalitesine yakın 5. Ve 6. Hakem yokMaçı yöneten hakeme yakın donanıma sahip 5. ve 6. Hakem yok bundan dolayı İngiltere ve ispanya kullanmıyor.UEFA’daki hakemler üst düzey olduğu için orada 5. ve 6. Hakem kullanıyorlar5.6 hakemlerin yetkilerini kısıtladım orta hakem sormadan söylemeyin 100 de 100 eminseniz müdahale edin dedimKonya-Kasımpaşa maçında yaşanan olay herkes tarafından takdir edildi ama Donk'un o hareketi yapmaması lazım1 puanın çok önemli olduğu bir ortamda hakemlerimizin güzel adaletli bir maç yönetmeleri gerektiği için hepimize görevler düşüyorSporx
Reklam