"Beni Mal Gibi Trabzonspor'a Sattılar"
Ligin devre arasında çok konuşulan bir transfer sürecinin ardından Trabzonspor'a transfer olan Erkan Zengin, transfer sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.Tecrübeli oyuncu, 'Ben Fenerbahçe ile görüşürken, Eskişehirspor Başkanı beni arayarak, 'Seni Trabzonspor'a verdik' dedi ve telefonu suratıma kapattı. Çocuğumla, eşimle İstanbul'a kadar gitmişken, beni mal gibi sattığını söyledi' dedi.Bordo-mavili ekibin devre arası transfer döneminde Eskişehirspor'dan kadrosuna kattığı tecrübeli oyuncu Erkan Zengin, kulübün resmi dergisine açıklamalarda bulundu. İsveç Milli Takım forması giyen Erken Zengin, U15-16 ve 17 kategorilerinde Türkiye forması giydiğini belirterek, 'Ancak hem okulum vardı, hem de çok sık maçlar oluyordu ve seferlerle birlikte çok yorucu bir hale gelmişti milli kamplar. Bu sebeple ailemle görüştüm ve U21'de İsveç'i seçtim. A Milli Takım aşamasına geldiğimizde, öncelikle İsveç'ten bir kaç davet aldım ama sakatlığım nedeniyle gitmedim. Bu aşamada Türkiye'den herhangi bir teklif almadım. Ne zaman ki İsveç'i seçtim, sonra Türkiye A Milli Takımı'ndan davet aldım. Ancak tabii doğal olarak iş işten geçmişti dedi.'İSVEÇ MİLLİ TAKIMI GİBİ OLMALIYIZ'İsveç Milli Takımı'nın kaliteli oyunculardan kurulduğunu belirten Zengin, 'İsveç Milli Takımı'nda herkes aşmış durumda. Hepsi kaliteli futbolcular, iyi insanlar. Futboldan öte oradaki ortam bizi çok daha iyi yapıyor. Mesela Trabzonspor'da da bu ortamı yakalasak bir çok şeyi aşmış oluruz. Bence sahadaki problemlerden önce, dışarıda takım olabilmek çok daha önemli. Zaten dışarıda bu kimliği oluşturduğunuzda sahada da her şey kolaylaşıyor. Tabii İsveç'te ben, Jimmy Durmaz ve bir kaç genç oyuncu hariç çoğunluk uzun yıllardır beraber oynayan isimler. Trabzonspor'da da inşallah kısa zamanda bunu yakalayabiliriz. Çünkü oradaki arkadaşlık çok çok iyi seviyede' ifadesini kullandı.'ESKİŞEHİR TARAFTARINA TEŞEKKÜR EDEMEDİM'Eskişehirspor taraftarı ile arasında hiçbir sıkıntı olmadığını belirten yıldız oyuncu, 'İyi günde de, kötü günde de hep en çok alkış alan isimlerden biri oldum. Bir an olsun benden desteğini esirgemediler. Orada futbolumu geliştirip milli takıma kadar geldim. 5 senemi verdim orada. O yüzden onlara da çok teşekkür ediyorum, çünkü o taraftarın da bende büyük hakkı var. Orada da ekmek yedim. Maalesef onlara sıkıntılı transfer dönemi nedeniyle teşekkür etme fırsatı bulamadım diye konuştu.'BAŞKAN BENİ MAL GİBİ SATTIĞINI SÖYLEDİ'Trabzonspor'a transferinde yaşanan sürecide aktaran Zengin, 'Öncelikle benim transferimin başında Trabzonspor kesinlikle yoktu. Biraz da sıkıntı bu yüzden çıktı diyebilirim. Eskişehirspor Başkanı bana 'Seni Trabzonspor ya da şu kulüpler istedi' demedi. Bana sadece 2 ay önce 'Alacaklarını bırak ve şu kadar para getir. O zaman gidebilirsin' dendi. Ben de 'Tamam' dedim ve menajerim ile bana gelen teklifleri değerlendirmeye başladım. Ben de son gün Eskişehir'deki evimi de sattım ve geri dönüşü olmaksızın bana ciddi bir teklif yapan Fenerbahçe ile görüşmeye gittim. Ben Fenerbahçe ile görüşürken, bir akşam bana Eskişehirspor Başkanı'ndan telefon geldi. Başkan 'Seni Trabzonspor'a verdik' diyerek telefonu suratıma kapattı. çocuğumla, eşimle İstanbul'a kadar gitmişken, beni mal gibi sattığını söyledi. Beni Trabzonspor'dan arayan bile yoktu henüz. Bu süreci bir de basına yansıttı Eskişehirspor. Bir sürü televizyon kanalı beni aradı ve en sonunda o aramaları cevaplayarak o açıklamaları yaptım. Buradaki tepkim tamamen Eskişehirspor Başkanı'naydı, başka hiç kimseye değil. Eğer söz konusu kulüp Fenerbahçe değil, örneğin Karabükspor olsaydı da ben yine aynı tavrı sergileyecektim. Bir insana eşya gibi davranırsanız, onun da 'Ben hiçbir yere gitmiyorum' demesi en doğal tepkidir. Yoksa ben futbolcuyum, her yerde oynarım. Beni arayıp 'Mısır'dan seni istiyorlar' deselerdi de ailemle düşünüp, değerlendirip gerekirse oraya da giderdim. Benim işim bu, aileme bu şekilde bakıyorum. İnsanların bana tepki göstermesini anlıyorum ama bazen her şey dışarıdan gözüktüğü gibi olmuyor. Bana 'Trabzonspor da seni istiyor' deselerdi bile bu süreç böyle olmazdı. Zaten taraflar Trabzonspor ve Fenerbahçe olduğu için bu kadar konuşuldu her şey' dedi.'BAŞKAN VE HOCAYI MAHCUP EDEMEM'Yaşananlardan sonra Türkiye'ye dönmeyi düşünmediğini belirten Erkan Zengin, 'Tüm bu olaylardan sonra bir daha geri dönmemek üzere İsveç'e gittim. Kesinlikle dönmeyi düşünmüyordum. Ne haberlere baktım, ne kimseyle görüştüm. O sırada KAP'a açıklama yapılmış, haberim yok. Hatta KAP açıklamasını Trabzon'a geldiğimde duydum. Fikrimi değiştiren şey ise havalimanında Başkanımız İbrahim Hacıosmanoğlu ve teknik direktörümüz Ersun Yanal'ı görmem oldu. Ben onları gördüğümde 'Trabzonspor benim kaderim. Oraya gitmekten kaçışım yok' dedim. Böyle önemli insanların sırf benim için kalkıp İsveç'e kadar gelip beni onurlandırmasından sonra artık reddedemezdim. Hatta son bir kaç maçtır etkisizim ve bunlar benim aklıma geliyor. Diyorlar ki 'Şu kadar para alıyor' falan, artık para yok ortada. Bu benim için başka bir noktaya geldi, o insanları mahcup edemem. Para artık çok arka planda. Yoksa ben bu paralara Eskişehirspor'da da oynardım. Hoca'nın ve Başkan'ın İsveç'e gelmesinin ardından da sadece eve gidip çantamı hazırladım ve olay orada bitti' ifadesini kullandı.Cihan
'Bu Bir Terör Saldırısıdır'
Fenerbahçe’nin önde gelen isimlerinden, eski başkan Ali Şen, takım otobüsüne yapılan saldırının futbolla ilgili olmadığını, bunun bir terör saldırısı olduğunu düşündüğünü söyledi.TRABZONSPOR’LA UZAKTAN YAKINDAN İLGİSİ YOKRadyospor’da Özgür Sancar ’ın canlı yayın konuğu olan Şen, “Dünyanın her yerinde sorunlar var. Futbol fatanizmi ile terörizmi birbirine karıştırmamak gerek. Yapılan olayın Trabzonspor’la uzaktan yakından ilgisi olmadığına inanıyorum. Bütün mesele Trabzon şehrinin yakınında olması. Güney’de olabilirdi. Ben bunun futbolla ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bir terör saldırısı olarak düşünüyorum. Ama dünyanın her ülkesinde bunlar oluyor. Her şeyi adalete bırakmak gerekir” dedi.YÖNETİMİN KARARINI ONAYLIYORUMŞen, “Fenherbahçe yönetiminin kararını onaylıyorum. ‘Bu işin yapanın adaletin önüne çıkarılmadan biz bu oyunu oynamıyoruz’ dediler. Herkes bunu onayladı. Gerekli tutum takınılmıştır. TFF’nin de ligi bir hafta tehir etmesi çok doğru. Bu bir zayıflık değil, karşı tarafa karşı takınılmış çok ciddi bir tavırdır” ifadelerini kullandı.ARANIN ARDINDAN YÖNETİMİN MAÇA ÇIKMIYORUZ DİYECEĞİNİ SANMIYORUMEski başkan Şen, “Fenerbahçe yönetim 1 hafta aranın ardından da, failler bulunamadı, ben sahaya çıkmıyorum demesin. Tepki ortaya konmuştur ve sonuç alınmıştır. Bundan sonra TFF ve diğer kulüplerle birlikte bir bütün olarak hareket etmeliler. Yönetimin tepkisi doğruydu. TFF ve kulüpler buna tepkisiz kalsaydı, Fenerbahçe’nin biz maçlara çıkmıyoruz tepkisini sürdürebilirdi. Ama herkes basın, kulüpler Fenerbahçe’nin yanında oldu. 1 haftanın ardından yönetimin maça çıkmayacağız diyeceğini sanmıyorum” şeklinde konuştu.KUYT KORKMASIN, DİĞER YABANCILAR DA KORKMASINAli Şen, yabancı oyuncuların bu olaydan çok etkilenip, gitme kararı aldığı yönündeki iddialar için ise “Futbolcuların morallerinin düzelmesi için psikoloğ tutulması fikri fene değil. Ama futbolcular çocuk değil. Milyon euroları alanlar çocuk olamaz zaten. Güney Amerika’da futbol oynayanlar neden ürksün, oralarda daha fazla kan dökülüyor. Daha kötü olaylar oluyor. Afrika’da zaten şiddet olayları çok sık oluyor. Hatta Kuyt bile korkmasın, kendi memleketinde de olaylar oldu. Yabancı futbolcular psikoloğ, dişim-başın ağrıdı demesinler. Destek çıksınlar. Hiç biri çocuk değil” dedi.PARANIN YÜZÜ TATLIDIR. YAZIN DA ÇOK OYUNCU GELİRAli Şen, saldırı nedeniyle gelecek yaz yabancı transferinin zor olacağı yönündeki düşünce için ise Şen, “Bir ülkede bir olay olursa insanlar ürker, gitme konusunda tereddüt eder. Turizmde de bu böyledir. Ama paranın yüzü tatlı. Parayla ilgili bunlar. Dolayısıyla son noktada para bu işi çözer” değerlendirmesinde bulundu.BU OLAY FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYONLUK ŞANSINI DEĞİŞTİRMEZAli Şen, şampiyonluk yarışı için “Çok güzel bir yarış, puan farkları az olması daha da heyecanlı yapıyor. Saldırı olayı Fenerbahçe’nin şampiyonluk şansını etkilemez. Fenerbahçe camiası her zaman ne kadar büyük olduğunu, kulübün başı derde girdiği, kulübün başındakilerin başı ağrıdığı zaman sokakta, tribünde nasıl birleştiğini herkes gördü. Bir kulübün taraftarı nasıl olur, Fenerbahçe taraftarının bakın, oradan öğrenin” dedi.Radyospor
Erdoğan: "400 Olmadı da Diyelim ki 335 Oldu..."
Bir süredir yeni anayasa için 400 milletvekili çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, '400 olmadı da diyelim ki 335 oldu. Referandum şansının yakalanması dahi olumlu netice verecektir.' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tahran ziyaretinden dönüşte uçakta konuştu, Fenerbahçe’ye yapılan saldırı, Savcı Kiraz’ın katledilmesi sonrasında adliye girişlerindeki güvenlik önlemlerine yönelik tartışmalar ve bölgedeki son gelişmeleri değerlendirdi.Erdoğan, “Nasıl bir seçim atmosferi öngörüyorsunuz ve 8 Haziran’da nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?” sorusunu şöyle yanıtladı:“Benim bütün arzum yeni anayasayı yeni Türkiye hedefiyle çıkartabilecek bir sayının ortaya çıkması. Ben bunu 400 olarak ilan ettim. Başkanlık sisteminin ne kadar önemli olduğunu işlemeye devam ediyorum... 400 olmadı da diyelim ki 335 oldu. Referandum şansının yakalanması dahi olumlu netice verecektir. Kamuoyu araştırmalarımızda bunu gördük.''Aziz Bey'i de aradım'Fenerbahçe’ye yönelik silahlı saldırının bizzat takipçisi olacağını ve Trabzon Valisi, Emniyet Müdürü, İçişleri Bakanı başta olmak üzere tüm yetkililerle ilk dakikadan itibaren temasa geçtiğini kaydeden Erdoğan, 'Bu saldırı en kısa sürede aydınlatılacak' dedi.Erdoğan, sarı-lacivertli ekibin yaşadığı saldırının ardından Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile telefonla görüştüğünü söyledi.Erdoğan, şunları söyledi:'Aziz Bey’i de aradım. Teknik direktörü, İsmail kardeşimi 2 kez aradım, takım kaptanı Emre Belözoğlu’nu iki kez aradım. Olayın olduğu anda, hem uçaktan indikten hem de ertesi sabah tekrar aradım. Çünkü ertesi sabah hemen İsmail Hoca 'Kısa bir antrenman yaptırmak suretiyle o gece evlere göndermedik. Samandıra’da kaldık. Eğlenceli bir şey yapıp da psikolojik olarak moral vereyim' dedi.''Erteleme kararına destek verdim'Ligleri erteleme kararına kendisinin de destek verdiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:'Sağolsun gerek Kulüpler Birliği gerek Federasyon bu konuda da bizimle bir irtibatları oldu. Ben de kendilerine hükümetimizin de yaptığı bir tavsiye vardı, hiç olmazsa 1 hafta erteleme yani benimle de paylaştılar ben de aynı kanaatleri o geçmişten gelen birisi olarak isabetli olur diye ifade ettim. Çünkü psikolojik olarak bir yıkım var. ‘Bütün lig bir hafta tatil edilirse kupayla beraber isabet olur’ dedim. Onların da kararları o doğrultudaydı. Ardından da Kulüpler Birliği’nden bir heyetin Fenerbahçe Kulübü’nü ziyaret etmesi de anlamlı.'Erdoğan, “Tavsiye sizden mi gitti?” sorusuna ise “Yok onlar konuyu çalıştılar bizimle de böyle bir şey düşünüyoruz diye ‘Ne dersiniz’ diye paylaştılar. ‘İsabetli olur’ dedik' dedi.'Türkiye’de jüristokrasi mi oluşturmak istiyorsunuz?'Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savcı Kiraz’ın şehit edilmesinden sonra bir tartışma ortamı oluştu. Devamı gelir mi, bununla ilgili bir şeyler yapılıyor mu?” sorusunu ise şöyle yanıtladı:“Geçenlerde Sayın Başbakan’la da İçişleri ve Adalet bakanlarıyla da konuştuk. Burada en ufak tavize fırsat verilmemesi lazım ama medya mensuplarına da çok büyük görev düşüyor. Saygısızlık yapıyorlarsa, böyle bir teröristi kalkıp saldırgan diye, eylemci diye ifade edenlere gereğini söylemek gerekir. Çekinmenin anlamı yok. Ben seçimler noktasında falan bu tür şeylerden çekinmiyorum. Ne yaparlarsa yapsınlar. Fakat başka bir vaka var. Bakıyorsunuz baro, işte çıkmışlar gazetelere tam sayfa ilan veriyorlar ve yine tehdit ediyorlar. Üstelik barolar olarak siz, yargının tamamı da değilsiniz, 3 ayağından birisisiniz. Kalkıp da Türkiye’de bir jüristokrasi mi oluşturmak istiyorsunuz. Böyle bir şeye mi Türkiye’yi götüreceğinizi zannediyorsunuz. Türkiye öyle affedersiniz bir kabile devleti değil, o işler geride kaldı, o eski Türkiye’ydi. O ilanları görünce güldüm, gerçekten ‘vah zavallılar’ dedim, ‘siz Türkiye’yi ne zannediyorsunuz’ dedim. Türkiye’yi eğer Barolar Birliği idare etmek istiyorsa, hodri meydan çıksınlar siyaset meydanına. Ben burada açık söylüyorum adalet saraylarında adliyelerde bu aramaların kesinlikle yapılması lazım. Bu bir. İki, kesinlikle özel güvenliğin kamu kurumlarının tamamından bence ayıklanması lazım.”Erdoğan, “Sadece kamu kurumları mı?” sorusuna ise, “Benim ilk hedefim bu kamu kurumları. Ancak özel sektörde de talep olursa İçişleri Bakanlığı özel bir hazırlık yapabilir. O gün orada bunların bu kadar rahat içeri girmesi, birinde şemsiye birinde cübbe 6 kat çıkması sormazlar mı ‘neredesin sen güvenlik’ diye. Çantamızı aratmayız, yok üstümüzü aratmayız demek doğru bir yaklaşım olamaz. Vaka ortada. Bu gerçekten bir avukat da olabilirdi. Bizim tüm avukatları gölgelemek gibi bir niyetimiz asla olamaz. Ama yaşananların unutulması da doğru olmaz” yanıtını verdi.Özel güvenlikçilerin çoğunun emekli olduğunu belirten Erdoğan, “Gençler varsa emniyete ve ya güvenlik teşkilatımıza girecek kalitede, kapasitede olanları rahatlıkla alınabilir. Özel güvenlik adeta memur gibi sabah gel akşam evine git. İstim üzerinde değil” dedi.'Haklarımı arayacağım'Kendisine yönelik hakaretlere karşı açtığı davaları da değerlendiren Erdoğan, “Bir başbakana bir cumhurbaşkanına isteyen istediği gibi hakaret edip bu karşılıksız mı kalmalı? Burada kendimi normal bir insan yerine koyuyorum ve avukat arkadaşlarıma diyorum ki eleştiri değil, hakaret noktasında kim yaparsa siz de hukuk içinde gereği neyse yapacaksınız. Çünkü bize yapılanlar, o köşe yazarlarına veya o gazetelerin patronlarına yapılsa, ailelerine varıncaya kadar, bunlar karşısında eyvallah edebilirler mi? Gazetelerin kendi arasında olanlarda edebiliyorlar mı? Çılgına dönüyorlar. Hukuk devletiysek ben de hukuk içinde sonuna kadar haklarımı arıyorum ve arayacağım” diye konuştu.'Yemen için bazı şeyler yapalım istiyoruz'İran ziyaretini de değerlendiren Erdoğan, Yemen konusunda aktif rol oynayabilecek ülkelerin Türkiye, Suudi Arabistan ve İran olduğunu söyledi. “Yemen için Bazı şeyler yapalım istiyoruz” diyen Erdoğan, “Fakat her şeyden önce Yemen’deki grupların birbiriyle anlaşmasına zemin hazırlayacak bir yaklaşım içinde olmamız lazım. Üç ülkenin diplomatik yolla çözmenin gayreti içinde olmasında büyük fayda var. Onlar da olumlu bakıyor” dedi.'Birileri Şia olabilir'Erdoğan, “Ortadoğu’da mezhep ayrılığına gidilmesi endişesi var. Türkiye’yi de belli bir mezhep üzerinden politika üretiyor diye eleştirenler var” yorumunu şöyle değerlendirdi:“’Türkiye mezhep eksenli bir ayrışmaya veya bir tavra gidiyor’ ifadesini kabullenmemiz kesinlikle mümkün değil. Bizim için belirleyici güç mezhep değil, belirleyici olan İslam’ın ta kendisidir. Birileri Şia olabilir, ülkemde ağırlıklı olarak Sünniler olabilir. Ancak inanç noktamızdaki geleceğimizi ne Sünnilik belirler ne de Şia. Mezhepsel anlayışınızı karşı bir mezhebe dayatırsanız, siz ümmeti parçalamış olursunuz. Şu anda İslam dünyası parçalanma riskiyle karşı karşıya. Bunu durdurmak gerekiyor. Ama birileri ‘Daha fazla silah satabileceğimiz bir pazar oluşturalım’ mantığıyla hareket ediyorsa, zaten bu işi çözmek mümkün değil. Şu anda görünen böyle bir pazar gayreti içerisinde olanlar da var. Bunun olmaması için inşallah bir gayret koyalım diyoruz. Pakistan Başbakanı Nevaz Şerif bizdeydi.En kısa zamanda Endonezya ve Malezya seyahati düşünüyorum. Sonra tekrar Suudi Arabistan ziyareti yapmak suretiyle bu süreci daha etkin hale getireceğiz.”'Seçim listelerini bana sormayın'Seçim listeleriyle ilgili değerlendirilmesini soran gazetecilere “Artık seçim listelerini bana sormayacaksınız” diyen Erdoğan, Ekmeleddin İhsanoğlu’nun MHP’den aday olmasını ise”Hayırlı olsun” sözleriyle yorumladı.'Paralel yapı jandarmayı kullandı'MİT tırları konusunda gözaltına alınanların ağırlığını subay-astsubayların oluşturduğunu kaydeden Erdoğan, “Şu anda orada paralel yapı, maalesef jandarmamızı kullanmak suretiyle böyle bir adımı attı. Jandarmamız bu paralel yapı tarafından kullanıldı, öyle düşünüyorum. Biz bu görevde olduğumuz sürece bu işin peşini asla bırakmayacağız. Sessiz kalırsak hesabını tarihe veremeyiz. Şimdi kaçıyorlar. Kaçmayanlar da biliyor ki er veya geç bu bana da gelecek” dedi.1915 olaylarının 100. YılıErdoğan 1915 olaylarının 100. Yılı stratejisini ise şöyle açıkladı:“Bu yılın mesajını biz 23 Nisan’da İstanbul’daki Barış Zirvesi’nden vereceğiz. İlk gün İstanbul’da Barış Zirvesi, ertesi gün hep birlikte Çanakkale’de, şehitlikte görevlerimizi yerine getireceğiz. 3. Gün Avustralya ve Yeni Zellanda Devlet Başkanları orada şafak ayinini yapacaklar, Gençlik ve Spor Bakanlığımız da 3 gün orada güneşe sabah namazını müteakiben bir yürüyüşe çıkıyorlar. Ve şimdi ASALA geleceğini bildiren ülkelere tehdit yağdırıyor, ‘Gitmeniz halinde siz bilirsiniz’ gibi. Kimin neden rahatsız olduğu çok açık ortada. Onların arkasında da kimlerin oldu ortaya çıkar.”Mısır için 4 şartSuudi Arabistan ziyaretinden sonra Mısır’la da Yemen üzerinden bir yakınlaşma olduğuna dair analizlerin olduğuna ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Erdoğan, Mısır için 4 şart öne sürdü. Erdoğan şöyle dedi:“Açık söylüyorum; demokrasiye inanmış bir insan olarak bir defa darbecileri tasvip etmem mümkün değil. Sayın Mursi yüzde 52 oyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı’dır. Özgürlüğünü vermeleri gerekir. İki; Batı idama karşı olduğunu söylüyor mu? Orada 3 bin kişinin idamı söz konusu. Bunların kaldırılması lazım. Üç; 18 bine yakın siyasi tutuklunun yeniden yargılanmaları ve önlerinin açılması lazım. Dört; siyasi partilere kendilerine göre gereksiz yasaklar getirmişler. Eğer bunların zerre kadar demokrasi anlayışı varsa açsınlar önünü. Bu bir gaz sıkışması getirir. Allah muhafaza, ulusların geleceği için de çok ciddi sıkıntılar meydana getirebilir. Bazıları çıkıp “Türkiye bizim iç işlerimize karışmasın!” diyor. Bizim iç işlerinizle alakamız yok. Herhangi bir ülkede özgürlüklere yönelik bir şey oluyorsa, herhalde biz de düşüncelerimizi söylemek zorundayız. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ni dünya niye paylaşmış? Öyleyse sen de buna sadık olacaksın.”Kaynak: Hürriyet ve Milliyet
Her Göztepeli'nin Bilmesi ve Yapması Gereken 20 Şey
1925 Yılında Altay’ın yaptığı bir seyahat sırasında çıkan anlaşmazlık nedeniyle kulüpten ayrılan bazı futbolcular, seyahat dönüşü vapur iskelesi yanındaki Mez Gazinosunda toplanarak Göztepe semtinde bir spor kulübü kurmaya karar verirler. 14 Haziran 1925’te yapılan kongrede Göztepe Spor Kulübü kurulur. Kulübümüzün ilk resmi adresi Mithatpaşa Caddesi 1091’dir. O gün yapılan ilk kongrede Göztepe’nin Fahri Başkanlığına o günün Valisi Kazım Dirik seçilir. Kuruluş Kongresinde kulübün adının bulunduğu semtin adı olan “Göztepe” ismini almasına ve renklerinin sarı ve kırmızı , formasının çubuklu olmasına karar verilir. Göztepemiz 1967 yılında halen merkezimiz olan Mithatpaşa Caddesi 1170 nolu adrese taşınır. Kulübümüzün ilk yönetim kurulunda Fehmi Simsaroğlu, Turan Dirik, Mühendis Aziz Bey, Mustafa Bey, Murtaza Bey, Şerif Bey, Alaaddin Bey, Ahmet Özgirgin, Adil Burgöz, Muammer Akar, Nüzhet Bandak, Ahmet Serimoğlu, Kenan Bey, Nebil Çobanoğlu ve Cevat Bey görev alırlar.Göztepe tarihinin ilk efsane ismi Fuat Göztepe, 1931 yılında Altay’dan Göztepe’ye geçmiştir. Soyadını Kulübünden alan Fuat Göztepe 5 kez Milli Takım formasını da giymiştir. Kulübümüzün kurulduğu yıllarda ulusal müsabakalar olmadığından Göztepe’miz Mahalli Lig müsabakalarına katılmıştır. 1937 yılında dönemin Vali'sinin emriyle İzmirspor ile birleşip Doğanspor adı alır. O sezonda Doğanspor adıyla Mahalli Lig şampiyonu olan Göztepe'miz, Vali'nin tayininin çıkmasıyla tekrar Göztepe adıyla faaliyetlerine devam eder. 1940’lı yıllara Mahalli Lig'de damgasını vuran Göztepe'miz, 1941,1942,1943,1945 ve 1949 yıllarında toplam 5 kez İzmir Mahalli Lig Şampiyonu olur. 1950 senesinde final gruplarında rakiplerini yenen Göztepe’miz “TÜRKİYE ŞAMPİYONU' unvanı ile ilk ulusal başarısını kazanır. Aynı sene Başbakanlık Kupası’nda, Fenerbahçe ile yaptığı karşılaşmada 2-1 yenilir. 1959 yılında Türkiye Profesyonel Birinci Ligi’nin kurulması ile birlikte Göztepe'miz İstanbul, Ankara ve İzmir’den seçilen 16 takım arasına girer. İlk yıllarda orta sıralarda yer alan bir takım hüviyeti taşıyan takımımız bu dönemde ilkeli ve tutarlı yönetimiyle efsane takımının altyapısını oluşturdu. Göztepe Efsanesi esas olarak 1960’lı yıllarda oluşur. Efsane takımı oluşturan yöneticilerimiz, teknik direktörümüz ve futbolcularımız o dönemde aşağıdaki başarılara imza attı : - Avrupa Fuar Şehirleri Kupasında Çeyrek Final (1967 – 1968)- Avrupa Fuar Şehirleri Kupası Yarı Final 1968 – 1969 (Şimdiki UEFA Kupası)- 2 Türkiye Kupası Şampiyonluğu (1968 - 1969, 1969 – 1970)(1967-68 Sezonunda Altay ile oynanan final karşılaşması 2-2 sonuçlanır.Kura sonucu kupayı Altay kazanır)- 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası (1969- 1970)( F.Bahçe’yi 3-1 yenerek)Göztepe'miz 1976-1977 yılında 18 yıl aralıksız mücadele ettiği Türkiye Birinci Ligi’nden 2. Lig’e düşer. 1977-1978 sezonunda 2.lig şampiyonu olup yeniden Türkiye 1. ligine döner. İki sezon Türkiye 1.Liginde oynayan Göztepe’miz ne yazık ki 1979-1980 sezonu sonunda bir kez daha 2.lige düşer. 1980-1981 sezonunda yeni bir başarı gelir ; Ligi şampiyon olarak bitirir ve Türkiye 1.ligine yükselir. Ancak Göztepe’miz yeni bir başarısızlık ile karşı karşıya kalır ve 1981-1982 sezonunda 2.lige düşer 2.Lig’de 18 yıl mücadele edilir.1997 yılında Dinç Bilgin yönetimi Göztepe Spor Kulübü Futbol Takımının Türkiye Birinci Lig özlemini 1998-1999 sezonunda sona erdirir. Ancak 1999- 2000 sezonunda Türkiye 1. Ligi’nde başarılı olamayan takımımız yeniden 2. Lig’e düşer. Bir sonraki sene tekrar Birinci Lige çıkma başarısı gösteren futbol takımımız, 2001-2002 ve 2002-2003 sezonlarını Süper Lig’de tamamlar.2002-2003 sezonu sonunda son kez oynadığı Süper Lig’e veda eden Göztepe’de tam bir çöküş başlar. 2003-2004 yılında 2.lig A kategorisine veda eden Göztepe’miz, ertesi yıl 3.lige düşer. 2005-2006 sezonunda zor da olsa 3.ligde kalan Göztepe’miz, 2006-2007 sezonu sonunda tarihinde ilk kez profesyonel liglere veda eder. Borçları nedeniyle transfer yasağı konan, tüm mallarına haciz gelen, elektrik ve suyu kesilen Göztepe, Ağustos 2007’de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkartılır. Yapılan ihale sonucu Altınbaş Holding Göztepe’mize sahip çıkarak efsaneyi yeniden canlandırmak için çalışmalara başlar.2007-2008 sezonunu tarihinde ilk kez amatör ligde geçiren Göztepe’miz sezon sonunda yeniden Profesyonel Lig’e döner. 2008-2009 sezonuna TFF Üçüncü Ligi’nde start verir.2008-2009 sezonunda 3. Lig 2. Grupta mücadele eden Göztepe’miz, 2008-2009 sezon sonunda T.F.F. 3. Ligi Yükselme Grubunu birinci sırada bitirerek T.F.F. 2.Ligi'ne şampiyon olarak çıkar. 2009-2010 Sezonunda 2.Lig’te Yükselme Grubu'na kalan Göztepe’miz burada 8.olunca 1.Lig'e çıkamaz. Ancak 2010-2011 sezonu gene başarı ile biter. 2. Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Göztepe’miz ligi lider bitirerek 2010- 2011 sezonunda Bank Asya 1.Lig'e yükselir. 2011-2012 sezonunda Bank Asya 1.liginde mücadele eden Göztepemiz ligi 41 puanla 13.sırada bitirdi. 2012-2013 sezonunda PTT. 1 ligden Spor Toto 2.lige düşen Göztepemiz’de Başkanlık koltuğuna Hüseyin Altınbaş oturdu. 2013-2014 sezonunda Hüseyin Altınbaş’ın başkanlığında Spor Toto 2.ligde mücadele eden Göztepemiz şampiyonluğu 1 puanla elinden kaçırdı. Şampiyonluğu 1 puanla kaçıran Göztepemiz Play Off mücadelelerinde yarışmaya hak kazandı. Play Off karşılaşmalarının ilk maçında Kartalspor’u deplasmanda 1-0 yenen Göztepemiz, İzmir’de de Kartalspor’u 2-0 mağlup ederek yarı finale çıktı. Yarı finalde Hatayspor’la karşılaşan Göztepemiz deplasmanda Hatayspor’a 2-0 mağlup oldu.  Göztepemiz rövanş karşılaşmasında Hatayspor’u 3-1 yenmesine karşın bu skor turu atlamaya yetmedi.2013-2014 sezonunun bitimi ile Göztepemiz’de başkan değişikliği yaşandı.  Sayın Mehmet Sepil 2014-2015 sezonu itibarıyla Göztepe Spor Kulübü Başkanlık görevine başladı.
Fenerbahçe Saldırısında Failler Hâlâ Meçhul
Türkiye'yi ayağa kaldıran saldırının üzerinden dört gün geçti ama soruşturmada önemli bir ilerleme sağlanamadı. Vali'nin 'deliller, bulgular, büyük ipuçları var' açıklamasının altı henüz doldurulamadı.Fenerbahçe kafilesine yönelik silahlı saldırı soruşturmasında gözaltına alınan iki şüpheli Nihat S ve Emre A 48 saat dolmadan delil yetersizliğinden adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Haberi kamuoyuna Sürmene Belediye Başkanı Rahmi Üstün duyurdu.Salı sabahı saat 07:13’de gözaltı haberini duyuran Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ise herhangi bir açıklama yapmadı.Şüphelilerin avukatı Turan Çelik ise Al Jazeera’ye “Müvekkillerim suçlamaları kabul etmiyor. Zaten ortada somut bir delil yok. Tüfekteki izler örtüşmüyor” demişti. Çelik şüphelilerin neden gözaltına alındığı sorusuna, “Onu gözaltına alanlara soracaksınız” diye yanıt vermişti.‘Büyük ipuçları’ mı?Vali Öz 7 Nisan sabahı, saldırının yaşandığı 4 Nisan gecesinden 7 Nisan sabahına kadar yaptığı her şeyi basın karşısında tek tek anlattıktan sonra saldırının av tüfeğiyle gerçekleştirildiği bilgisini verdi. Ardından da iki şüphelinin gözaltına alınması sürecini anlattı ve gazetecilere ' büyük ipuçları, deliller ve bulgular' olduğunu söyledi:“Alan çalışmaları, deliller, tanıklar, istihbaratlar ve diğer çalışmalarla beraber sabaha doğru 2 kişi üzerinde yoğunlaştık. Bu iki kişiden birisinin otobüsle beraber konvoyla Rize'den intikal eden, bir kişinin de silahlı saldırıyı gerçekleştiren kişi olduğu yönünde bulgular vardı ve bu iki kişiyi sabah erken saatlerde aldık. …. Deliller, bulgular, olay yerindeki araç, plaka ve diğer ibarelerin bu iki kişiyi doğruluyor. … Tahkikat devam ediyor ve bu iki kişinin büyük oranda olayın failleri olduğunu değerlendiriyoruz. … Bulgular var ancak dediğimiz için alan çalışmaları, teknik bilgiler, deliller, görgü tanıkları ve bölgede aldığımız ifadeler, bunların bu işin faili olduğu yönünde büyük ipuçları veriyor'Vali “büyük oranda olayların failleri olduklarını değerlendiriyoruz”, “büyük ipuçları” gibi ifadeler kullandı. Ancak gazetecilerin soruları üzerine henüz şüphelilerin parmak izlerinin alınmadığı, telefon trafiklerinin kontrol edilmediği de anlaşıldı.Vali Öz şüphelilerin konvoydaki aracının görüntülere takıldığını belirtti, bazı televizyonların çekimlerinde o kişiyi olay yerinde olduğunu teyit eden görgü tanıklarının bulunduğunu da ekledi.‘Vali ne söyleyecek, merak ediyorum’Şüphelilerin aileleriyse seslerini duyurmaya çalıştı. Emniyetin önünde gelişmeleri takip eden Nihat S.'nin amcası Dursun S. yeğeni ile teyze oğlunun haksız yere gözaltında tutulduklarını öne sürmüş ve Vali’nin iki şüpheliyi daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan ettiğinden yakınmıştı:“Ellerinde ne delil var? Nihat, Trabzon ile Sürmene arasında dolmuşçuluk yapıyor. Hat kiralamış, üç çocuğunun nafakasının peşinde. Olay akşamı, teyze uşağı Emre Rize’den geliyor. O da otobüsçülük yapıyor zaten. Nihat, Emre’yi telefonla arıyor buluşmak için. İki kuzenin buluşmasından daha doğal ne olabilir? Emre de yaklaştıkça telefonla buradayım, şuradayım diye bilgi veriyor. Sürmene girişinde olayı gören Emre durup fotoğraf çekiyor. Yeğenlerimin bu olayla ilgisi bundan ibaret. Ne parmak izi var, ne başka bir şey. Köprü dibinde bir tane çift kırma uyduruk tüfek bulmuşlar. Ne olmuş, kim atmış onu oraya belli değil. … Sayın Vali çocuklarımızı daha ortada net bir şey yokken suçlu ilan etti basının önünde. Şimdi bu çocuklar serbest kalırsa ne söyleyecek çok merak ediyorum.”Şüphelilerden Emre A 'nın eniştesi Ömer Yıldızbaşoğlu da akrabalarının suçsuz olduğunu anlatmaya çalışıyor ve medyaya “saldırganların İstanbul bağlantısı olarak anlatılan seyahatin bir hasta ziyareti olduğunu belirtiyordu:“İki gündür araştırıyorlar, açıklamalar yapıyorlar. Ama ortada ne var? İstanbul bağlantıları araştırılıyor diye bir şey attılar ortaya. Oysa bu çocukların bir teyzeleri Avusturya’da kanser hastası. İki ay önce İstanbul’a geldi. Tüm aile hatta benim eşim de dahil İstanbul’a gitti, teyzeleriyle buluşup helallik aldılar. Şimdi bu son derece insani bir durumu bile sanki bir örgüt bağlantıları varmış gibi sunuyorlar. Herkesi vicdanlı olmaya davet ediyorum.”Fenerbahçe kafilesine düzenlenen saldırının üzerinden dört gün geçti. Ligler bir hafta ertelendi. Fenerbahçeli futbolcular Sürmene’den geçerken otobüse av tüfeğiyle ateş açan saldırganlar hâlâ bulunamadı.Kaynak: Al Jazeera
F.Bahçe'de Sürpriz Doğum Günü Partisi
Fenerbahçe'de Alper Potuk'a doğum günü kutlaması yapıldı.Kulübün internet sitesinde yapılan açıklamaya göre 25 yaşına giren sarı-lacivertli futbolcu, Can Bartu Tesisleri'ndeki sürpriz organizasyonda hazırlanan pastayı kesti.Bu arada hazırlıklarını sürdüren Fenerbahçe günü tek antrenmanla geçirdi. Teknik direktör İsmail Kartal yönetiminde gerçekleştirilen idmanda, sakatlıkları bulunan kaleci Volkan Demirel, Egemen Korkmaz, Diego Ribas, Bruno Alves ve Mehmet Topuz takımdan ayrı çalıştı.Fenerbahçe hazırlıklarına yarın sabah yapacağı antrenmanla devam edecek.Sporx
Reklam
Alex: "Kadıköy'deki Atmosferi Özledim"
Fenerbahçe'nin efsane oyuncusu Alex de Souza, sarı lacivertli formayla geçirdiği günlere olan özlemini Twitter'dan dile getirdi.Geçtiğimiz günlerde ülkesi Brezilya'da bir jübile maçı düzenleyen Alex de Souza, profesyonel futbolu bırakmıştı. Alex, jübilesine Fenerbahçe'den eski takım arkadaşları Tuncay Şanlı, Rüştü Reçber ve Luciano'yu da çağırmıştı.Sarı lacivertli formayla pek çok başarıya imza atan Brezilyalı yıldız, Fenerbahçeli bir taraftarın Twitter'dan kendisine yönelttiği soruya cevap olarak Şükrü Saraçoğlu Stadı'ndaki atmosferi çok özlediğini söyledi.Eurosport
Saka’nın Eşi: "Forma Renklerini Bile Bilmez"
Fenerbahçe kafilesine saldırıyla bağlantılı olarak gözaltına alınan Nihat Saka’nın eşi Fatoş Saka, eşinin futbolla ilgisi olmadığını savundu, “Eşim suçsuz, futbol bile bilmez, niye bu işe bulaşsın” dedi.Sürmene - Trabzon arasında dolmuş şoförlüğü yapan Nihat Saka’nın 28 yaşındaki eşi Fatoş Saka, eşinin Fenerbahçe otobüsüne saldırıyla ilgili gözaltına alınması hakkında Al Jazeera’nin sorularını yanıtladı. Eşinin futbola ilgisinin olmadığını savunan Fatoş Saka, Nihat Saka’yı futbol izlerken hiç görmediğini söyledi.Saka, “Otobüsle, şoförüyle, futbolcularla hasım mı ki de bu işe kalkışsın. Bir insan size zarar verse ona tepki gösterirsiniz ki böyle ateş etmek falan en son gelir insanın aklına. Benim kocam hiç tanımadığı insanların canına neden kast etsin? 10 yıldır evliyiz, futbol izlediğini bile görmedim. Sorsanız, takım renklerini bilmez. Evimize çalıştırdığı dolmuşla ekmek getirir” diye konuştu.
Reklam
Bugün Türkiye Gündemindeki En Önemli 10 Olay
Yeni Şafak gazetesinin İnönü'nün Atatürk'ü zehirletmekle suçladığı haberine İlber Ortaylı'dan çok sert açıklama geldi. Yeni Şafak gazetesi muhabiri, İlber Ortaylı'yı arayıp belgeleri sordu. Gazetenin yayınladığı 'belgeleri' mahalle dedikodusu' olarak niteleyen Ortaylı, bunların yeni Türkiye kurma çabası olduğunu belirterek 'Bok kurarsınız. Güldürmesinler adamı. Yeni Türkiye böyle gerizekalılar olmadan kurulabilir ancak' dedi. Röportajın basına yansıması ardından #BokKurarsınız Twitter'da TT oldu...
Trabzonspor'dan Leman'ın Olay Olan Karikatürü Hakkında Açıklama
Trabzonspor Kulübü, 'Leman' dergisinde yer alan Fenerbahçe'nin silahlı saldırıya uğradığı anla ilgili çizilen karikatür hakkında açıklama yaptı.Bordo-mavililerin açıklamasında, derginin kapağıyla ilgili olarak yasal işlemlerin başlatılacağı açıklandı. İşte Trabzonspor Kulübü'nün o açıklaması...'Bugün bir derginin kapağında Fenerbahçe takım otobüsüne yapılan, Türk futbolunun yaşadığı hain saldırıyı sözde mizah anlayışıyla karikatürize eden editörlerin bu çirkin, toplumları ayrıştıran ve şiddeti körükleyen anlayışını şiddetle kınıyoruz.Bugün herkesin susup adaletin söz sahibi olması ve fail yada faillerin bir an önce yüce Türk adaletinin önünde hesap vermelerini beklerken ima yoluyla da olsa saldırıyı şark kurnazlığı yaparak bir camiaya mal etme çabalarına ise anlam veremiyoruz.Henüz daha olay aydınlığa kavuşmamışken bu derginin mizah adı altında kapağına taşıdığı karikatürle olayı sonuçlandırma gayretini ise manidar buluyoruz. Ve bir kez daha üzerine basarak belirtmek istiyoruz ki bu vahşet hangi renklere yapılırsa yapılsın dün olduğu gibi bundan sonra da tarafımızdan en ağır şekilde lanetlenecektir.Süreci çok yakın bir şekilde takip ettiğimizi ve suçlu ya da suçluların ortaya çıkarılacağı günü sabırsızlıkla beklediğimizi bir kez daha yineleyerek, taraftarlarımızın bu tür tahriklere kapılmadan demokratik bir şekilde tepkilerini göstermelerini belirtmek istiyoruz.Mevcut derginin bugünkü kapağına ilişkin yasal haklarımızı kullanmak üzere hukukçularımızın da çalışmalara başladığını ilan ederiz.Kamuoyuna saygıyla duyurulur…'Sporx
Sadettin Saran: "Maçlara Çıkmama Kararını Destekliyorum"
Saran Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve eski Fenerbahçe yöneticisi Sadettin Saran şunları söyledi, MAÇLARA ÇIKMAMA KARARINI DESTEKLİYORUM“Yönetimimizin olay aydınlanana kadar maçlara çıkmama kararını destekliyorum. Bu durum başka bir şeye benzemiyor. Orada Fenerbahçe camiasının canına kast edildi. Orada günahsız sporcularımız, çalışanlarımız var. Onların aileleri, çocukları var. O otobüste hepimiz olabilirdik. Tetiği çekenlerin bulunup cezalandırılması kadar onu destekleyen zihniyetin de yok edilmesi şart. Yoksa spor diye birşey kalmayacak.MADDİ MANEVİ KULÜBÜMÜZÜN ARKASINDAYIZCamia olarak bu duruşu göstermek zorundayız. Bu sadece Fenerbahçe için değil Türk sporu için gerekli. Fenerbahçe tüm dinamikleriyle kenetlenmeli ve kararlılıkla bu olayın üzerine gitmeli. Maddi manevi kulübümüzün arkasındayız.”Radyospor
Reklam
Duygun Yarsuvat: "Fenerbahçe Talihsiz Bir Karar Aldı"
Galatasaray Başkanı Duygun Yarsuvat, Fenerbahçe'nin failler bulununcaya kadar maçlara çıkmama kararı almasını 'Talihsiz bir karar' olarak nitelendirdi.Galatasaray Divan Başkanlığı seçiminde oy verdikten sonra Dursun Özbek 'in başkan adaylığının kendisini memnun ettiğini söyleyen Duygun Yarsuvat , 'Benimle beraber çalıştığına göre tanıdığım bir adaydır ve adaylığından dolayı son derece memnunum' dedi.Fenerbahçe 'ye yönelik saldırıdan dolayı liglerin bir hafta ertelenmesiyle ilgili görüşlerinin sorulması üzerine Yarsuvat, ''Bu önlem için değil kamuoyunun dikkatini çekmek için bir harekettir. Çok yerindedir. Böylece kamuoyunun dikkati çekilecek ve terörirst hareketlere yer verilmemesi sağlanacak, örnek teşkil edecek' yorumunu yaptı.Fenerbahçe'nin faillerin bulununcaya kadar maçlara çıkmama kararını ise Yarsuvat, 'Böyle bir karar aldıysa talihsiz bir karar. Faillerin yakalanması mühim, ancak rest çekmek yanlış. Çünkü faili bulunmayan bir çok cinayet var. İki tane suç işlememiş insanı bunlar fail deyip yargılarsanız doğru olmaz. Gerçek faillerin bulunması gerek' sözleriyle değerlendirdi.Fenerbahçe'ye yönelik saldırıdan sonra onlara geçmiş olsun dileklerini ilettiğğini ancak sarı-lacivertli ekipten bir cevap gelmediğini de söyleyen Yarsuvat, Divan Başkanlığı yarışında kime oy verdiği sorusuna da 'Oyumu kime verdim. Benimle beraber eskiden çalışan kişilere verdim' yanıtını verdi.Fanatik
Rıza Çalımbay: "Artık Demeçlere Dikkat Edin"
Mersin İdmanyurdu teknik direktörü Rıza Çalımbay, spor camiasındaki herkesin demeç verirken daha dikkatli davranması gerektiğini söyledi.Futbolun bütün insanları bir araya toplayan bir spor dalı olduğunu belirten Çalımbay, 'Kupa maçımızın ertelenme haberi geldiğinde biz kamptaydık, gayet normal karşıladık. Bence de en doğru karar verildi çünkü Fenerbahçe camiası maça çıkacak durumda değildi. Bir de şoför arkadaş benim Rize'deki yardımcımın kardeşi. Ondan dolayı da üzüldük. Allah'a şükür durumu da iyi' diye konuştu.Herkesi daha dikkatli davranmaya davet eden Çalımbay, şöyle devam etti:'Eğer bir takımın oyuncusuysanız, teknik direktörüyseniz, yöneticisiyseniz, başkanıysanız o zaman topluma mal olmuş insanlar oluyorsunuz. Onların her davranışı, her konuşması çok önemlidir. Herkesin de ona göre konuşması gerekiyor, ona göre demeç vermesi gerekiyor. Maçlardan sonra yapılan her hareket insanları galeyana getiriyor. En yakın zamanda saha içinde Emre ile Bilic'in tartışması dahi taraftarları galeyana getirebiliyor. Bunlara oyuncular, teknik direktörler izin vermeyecek. Çünkü onların artık bir tek kendilerini değil bütün taraftarları düşünmesi gerekiyor, özellikle büyük takımlarda görev yapıyorlarsa. Bu takımların milyonlarca taraftarı var. Bu taraftarların içinde herkes de sağduyulu ya da soğukkanlı değildir. Bazıları inanılmaz fanatiktir, takımıyla yatar, takımıyla kalkar. Onlar da böyle bir şey olduğu zaman fevri hareketler yapabiliyor.'Her zaman yapıcı konuşulması gerektiğini aktaran Çalımbay, şunları söyledi:'Zaten Türkiye bir sürü şeyle uğraşıyor. Bir de şimdi bu tür şeyler olmaması lazım. Futbolun bu günlerde daha fazla üstüne düşülmesi, daha çok insanların oraya çekilmesi gerekiyor. Bu yaşanan çok şanssız bir olay. Allah yardım etti. Bence çok ucuz atlatılmış bir olay. Herkesin bunlardan ders çıkarması gerekiyor. Herkesin ona göre davranması gerekiyor. Otobüs durdurulmasaydı futbol için kara bir gün olabilirdi. Allah bize yardım etti. Çok ucuz atlatıldı. Herkesin örnek olması gerekiyor, ona göre demeç vermesi gerekiyor. Onun dışında yapılacak fazla bir şey yok.'Mackolik
Fatih Terim: "Bu Olay Hiç Kimsenin Hoşuna Gitmeyen Çirkin Bir Şeydir"
Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim, Fenerbahçe'ye düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili olarak, 'Hiç kimsenin tasvip etmediği, hiç kimsenin hoşuna gitmeyen çirkin bir şey' dedi.Terim, Türkiye Futbol Antrenörleri Derneği'nin (TÜFAD) 50. yıl etkinlikleri kapsamında Manavgat ilçesindeki bir otelde düzenlenen 'TÜFAD Genel Merkez ve Şube Başkanları Toplantısı'na katıldı.Basın kapalı olarak gerçekleştirilen toplantının ardından gazetecilerin Fenerbahçe kafilesini taşıyan otobüse düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili sorusunu yanıtlayan Terim, 'Tabii ki tasvip etmek mümkün değil. Hiç hoş bir şey değil. Hiç kimsenin tasvip etmediği, hiç kimsenin hoşuna gitmeyen çirkin bir şey. İnşallah bir daha böyle şeyler görmeyiz. Geçmiş olsun dileklerini söyledik. Herkesin lanetlediği bir olay' diye konuştu.Mackolik
Reklam
Fatih Tekke'den Fenerbahçe'ye Saldırı Açıklaması: 'Başka Şeyler Oldu'
Suat Altın İnşaat Kayseri Erciyesspor Teknik Direktörü Fatih Tekke, Trabzon'daki Fenerbahçe otobüsüne yapılan silahlı saldırıya ilişkin, 'O toprakların insanıyız, bu o toprakların ruhuna uygun hareket değil. Orada başka şeylerin olabileceğini düşünüyorum' dedi.Tekke, yaptığı açıklamada, saldırıdan üzüntü duyduklarını belirterek, 'Bu sporla alakalı bir şey değil, insani bir durum. İnsanı, bütün dünyayı ilgilendiren bir durum. Çünkü hayattan önemli hiçbir yok. Adli boyutu büyük ihtimalle belirlenmiş durumda' diye konuştu.Olayın sporla alakası olmadığını, sonuna kadar araştırılması gerektiğini vujrgulayan Tekke, şöyle devam etti:'Burada insanların verdikleri demeçlerin nerelere gidebileceğini, çok hızlı hareket ediyoruz, konuşurken de çok acele ediyoruz dolayısıyla beklemek lazım. O toprakların insanıyız, bu o toprakların ruhuna uygun hareket değil. Orada başka şeylerin olabileceğini düşünüyorum. Önce Fenerbahçe camiasına, bütün herkese ve hepimize geçmiş olsun. Çünkü gerçekten çok ciddi bir şey. Çünkü ortada insan hayatı var. Hiçbir şey ne kupası ne futbolu ve hiçbir şey insan hayatından önemli değil.'Spor Toto Süper Lig'de 4 Nisan Cumartesi günü oynanan ve Fenerbahçe'nin 5-1 galip geldiği Çaykur Rizespor maçının ardından sarı-lacivertli kafileyi taşıyan Ufuk Kıran yönetimindeki 53 DE 618 plakalı otobüse, Karadeniz Sahil Yolu Sürmene mevkisinde silahla ateş açılmış, saldırıda otobüs şoförü Kıran yaralanmıştı. Olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında iki şüpheli gözaltına alınmıştı.Cumhuriyet
Demba Ba, Bilic'ten Kendisini Oynatmamasını İstedi
Demba Ba, Sürmene'de silahlı saldırıya uğrayan Fenerbahçe kafilesinde yakın arkadaşı Sow'un da bulunması sebebiyle olayın şokundan çıkamadığını ve Bilic'ten kendisini oynatmamasını istediSiyah-Beyazlılar’ın önceki gün Başakşehir’le oynadığı karşılaşma öncesinde Beşiktaş’ta Demba Ba krizi yaşandı. Fenerbahçe kafilesinin Sürmene’de yaşadığı silahlı saldırının ardından Sarı-Lacivertliler’deki yakın arkadaşı Moussa Sow’u bir an olsun yalnız bırakmayan ve bu olaydan çok etkilenen Senegalli futbolcunun, Slaven Bilic’e forma giymeye hazır olmadığını söylediği ortaya çıktı. Yıldız oyuncu, bu durumu, “Kafa olarak tamamen bitik durumdayım. Hayatımda böyle bir şey görmedim ve yaşamadım. Sow’un yerinde biz de olabilirdik. Başakşehir maçını bu moral bozukluğuyla nasıl atlatırım bilmiyorum. Görevden kaçmak istemiyorum ama takımıma bu durumdayken ne verebilirim bilmiyorum. Lütfen beni oynatmayın” sözleriyle özetledi.BİLİC DEVREYE GİRDİSenegalli futbolcunun bu görüşlerine oldukça şaşıran Slaven Bilic’in, ardından oyuncusuna hak verdiği öğrenildi. Bu duruma rağmen oyuncusundan Başakşehir’e karşı forma giymesini isteyen Bilic’in, “Seni çok iyi anlıyorum. Türkiye ve Avrupa’daki gerek spor gerekse de siyaset camiası, bu olaydan dolayı çok rahatsız. Konuyla ilgili olarak telefonum susmadı. Özellikle ülkem Hırvatistan’dan bu olay için birçok kişiyle görüştüm. Üzücü bir durum yaşıyoruz ama bizim de önümüzde oynamamız gereken bir maç var. Senden bu 90 dakika için saha dışında olan biten her şeyi bir kenara koyup kendini takımına vermeni istiyorum” cevabıyla Senegalli yıldızı maça çıkmaya ikna ettiği bildirildi.Fanatik
Reklam
Yarı Final Bileti Galatasaray'ın
Voleybol Erkekler 1. Ligi Play-Off 1. turu üçüncü maçında Galatasaray FXTCR , deplasmanda Fenerbahçe ile karşı karşıya geldi.Sarı-Kırmızılı takım, Burhan Felek Voleybol Salonu 'nun ev sahipliği yaptığı müsabakada Sarı-Lacivertli ezeli rakibini 3-1'lik skorla (28-30, 25-21, 26-28, 17-25) mağlup etti. Böylece seride 2-1 öne geçen Cim Bom , turu geçen taraf olmayı başardı. Aslan , Play-Off'ta final etabına yükseldi.Birinci set: Fenerbahçe 28-30 Galatasaray FXTCRİkinci set: Fenerbahçe 25-21 Galatasaray FXTCRÜçüncü set: Fenerbahçe 26-28 Galatasaray FXTCRDördüncü set: Fenerbahçe 17-25 Galatasaray FXTCRFanatik
'Efsaneler'den F.Bahçe'ye Ziyaret
Profesyonel Futbolcular Derneği (PFD), Spor Toto Süper Lig'deki Çaykur Rizespor maçının ardından Trabzon yolunda otobüsüne silahlı saldırı yapılan Fenerbahçe Futbol Takımı'nın teknik heyet ve oyuncularına 'geçmiş olsun' ziyaretinde bulundu.PFD Başkanı Ayhan Akbin ile dernek üyeleri Ogün Temizkanoğlu, Bülent Korkmaz, Hakan Ünsal, Tümer Metin ve Ümit Davala, Bartu Tesisleri'nde sarı-lacivertli takımın teknik heyet ve oyuncularıyla bir araya geldi.PFD heyeti, ziyarette Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal ve futbolcularla sohbet edip birlikte fotoğraf çektirdi.TRTSpor
Fenerbahçe Tekrar Sahaya İndi
Fenerbahçe , Bursaspor maçının hazırlıklarını bir günlük iznin ardından akşam saatlerinde Can Bartu Tesisleri'nde yaptığı antrenmanla sürdürdü.Teknik Direktör İsmail Kartal yönetimindeki çalışma saat 18.00’de başladı ve 1 saat 25 dakika sürdü. Salonda gerçekleştirilen ve 40 dakika süren core antrenmanın ardından sahaya geçen oyuncular 2 grup halinde ayak tenisi maçı yaptılar.Egemen Korkmaz, Volkan Demirel, Diego Ribas, Bruno Alves ve Mehmet Topuz tedavi ve çalışmalarını takımdan ayrı sürdürdüler.Profesyonel Futbol Takımı, hazırlıklarını 8 Nisan Çarşamba günü yapacağı antrenmanla sürdürecek. Can Bartu Tesisleri'ndeki çalışma saat 11.00’de başlayacak.Kaynak: AA
Reklam