onedio
"3 Temmuz Süreci UEFA İçin Kapandı"
3 yıl boyunca UEFA nın çeşitli kademelerinde görev yapan Şenes Erzik, görevi bırakmasının ardından ilk kez konuştu.Tecrübeli futbol adamı, UEFA’daki gerçekleştirdiklerinden FIFA’daki görevine; Şike Süreci'nden Servet Yardımcı’nin adayliğina kadar birçok konuda düşüncelerini paylaştı.Erzik'in açıklamaları şu şekilde;'Öncelikle teşekkür ediyorum. Uzun bir aradan sonra ilk kez TRT'ye geldim. 33 yıl uzun bir süre. UEFA'da 2 yıllık planlar yaptığımız için aslında yılların geçişi çok hızlı oldu. Dolayısıyla yılların nasıl geçtiğini anladım. UEFA’daki görevime gençler komitesi ile başladım ve benim için o büyük bir şanstı. Bunu daha iyi anlıyorum çünkü genç hakemleri görüyorsunuz, genç futbolcuları görüyorsunuz. Dolayısıyla gençlerin gelecekte başarılı olabilme ihtimallerini görüyorsunuz. Genç hakemleri görüyorsunuz, genç yöneticilerle tanışıyorsunuz. O konuda çok şanslıyım. 8 yıllık süre içerisinde hep katkı yapan işler ve görevler oldu. Daha sonra Türkiye'de de dış ilişkiler komitesi gibi bazı görevler üstlendik. 1977 yılı tarihi önemli bir tarihtir. 1977 yılında o zamanki FIFA Genel Sekreteri İstanbul'a geldi. O zaman Ali Şen, Fenerbahçe Başkanvekiliydi. İsmail İskeçe ise başkan. Ali Şen bizi aradı, UEFA Kongresi yapılacak, bunu organize eder misiniz? dedi. Hepimiz işimizi gücümüzü bıraktık ve alnımızın akıyla çok güzel bir kongre organize ettik. Benim UEFA serüvenim o kongreyi başarılı şekilde yaparak başladı... Benden önce gençler komitesinde kısa bir süre Halim Çorbalı ağabeyimiz görev yaptı. Yanılmıyorsam ondan da evvel Prof. Dr. Tarık Özerengil görev yapmıştı. Sonra da 8 yıl ben görev yaptım.''Benim ilkelerimden bir tanesi ne olursa olsun ders çalışmaktı. Konu ne olursa olsun size verilen görevleri eksiksiz yerine getirebilmek için eksiksiz çalışmanız lazım. O ders çalışma adeti okuldan beri bende vardı. Gündem konuları gelir, o konuları bilmezseniz, yüzeysel bakarsanız, konuşma hakkınız olmazdı. Dolayısıyla dersinize iyi çalışmanız lazım. Herkes her yıl bayram tatil yaparken ben 16 yaş altı, 18 yaş altı turnuvalar için çeşitli ülkelere giderek tatilimden fedakarlık yaptım. Ailemden fedakarlık ederek hepsine katıldım. O zaman UEFA Başkanı'nın dikkatini çektim ve UEFA Yönetim Kurulu'na girer misin teklifini aldım. Sonra da oraya seçildik. Benden evvel UEFA ve Türkiye’de bu kadar uzun görev yapan ve merdivenleri sırayla çıkarak yükselen kimse yok.''1990 yılında UEFA Yönetim Kurulu’na seçildim. Daha sonra 1996 yılında da FIFA’ya gireceksin dediler. Henüz 6 senelik tecrübem olduğu için biraz daha deneyim kazanarak FIFA'ya girmek istedim ama beni dinlemediler. Ve 1996 yılında seçime girdim. O günden beri de UEFA tarihinde her 2 yılda bir seçime giren bir tek ben varım. Yani herkesten iki misli daha fazla seçime girdim ve kazandım. Benim büyük bir dezavantajım vardı. Ben kurallara uymayı, dürüstlük dediğimiz o insan değerini çok önemseyen bir yapıdayım. Bu nedenle sadece başkanvekilliği değil FIFA'nın kurduğu Fair-Play Komitesi Başkanlığı’nı da yaptım. Adeta bir yargı makamıydı. Bir gün FIFA Başkanı'na Bu böyle olmaz. Benim hukuki bir eğitimim, backgroundum yok. Dolayısıyla haksızlık eden bir makamda oturuyorum. Diğerleri avukat, hukuk kökenli üyeler. Bu komiteyi ikiye bölmek lazım dedim. Önceleri itiraz edildi ama sonra benim dediğim oldu. Etik Kurulu ayrı yapıldı, onun başına hukukçu olan hepimizin tanıdığı büyük bir atlet getirildi ve komitenin adı değiştirildi. Fair-Play ve Sosyal Sorumluluk Komitesi oldu. En çok zevk aldığım başkanlık o komitede oldu. Afrika'dan Güney Amerika'ya çeşitli projeler ürettik. Sonra da bu eğitimle UEFA'da da Sosyal Sorumluluk Komitesi’ni kurduk. Bu komiteler bir sürü büyük projelerle uğraşıyor. Platini ile bir konuşmamızı anımsattınız. Seneler evvel İstanbul'da Ben, UEFA’ya başkan olmak istiyorum dediğinde şöyle bir örnek vermiştim; Başkan olursun, seçilemezsin demiyorum. Gücün var, eski bir futbolcusun. Ama senin yerinde olsam FIFA ve UEFA komitelere girerim. Tecrübelenirim ve ondan sonra başkan olurum demiştim. Bunun neticesinde kendisine en son söylediğim laf çok önemliydi. Bugün 2002 yılına geldik. Sen futbolu bırakalı 10 seneyi geçmiş. Bugün 10 yasında olan çocuklar seni tanımıyor. 10 sene sonra 20 yaşında olacaklar. Bunlar seni hiç tanımayacaklar.''Benim hakkımda söylenenleri takip ediyorum. Gerçekçi olmak lazım.Bazı insanlar birbiriyle çok yakın arkadaş. Beni eleştirenler özelikle bu sınıfa giriyor. Çünkü bir iki tane. Basında beni çok eleştiren yok. Ama çalıştığı gazetede diğer arkadaşı bana önyargılı davrandığı için o da bana önyargılı davranıyor. O bir oya nasıl gelindi. Herkes üzerine düşeni yaptı. Benim şöyle bir şanssızlığım var.Herkes yaptığını anlatıyor ama ben hariç. Ben size başka bir şey söyleyeyim 2005 yılında İsviçre maçı. O maç nasıl 6 maç seyircisiz ve tarafsız sahada oynanma cezasından tahkimden geri dönmüşken 3 maça indirildi? Olumlu gelişmeler hiç bana yorulmuyor.''Benim birini yetiştirme görevim yok. Ben padişah değilim. Benden sonra geleceğin kararını ben vermem. Ancak UEFA'yı yönetenler karar verir. Ben UEFA yönetim kuruluna seçildikten sonra en az benim kadar görev yapan hem de teknik komitelerde Levent Bıçakcı var. Her federasyon değişikliğinde de Yıldırım Başkan listeleri getirdi. Her federasyon değişikliğinde uygun olan listeleri yani görevde orada çalışanlar yapsın. İşte bir tanesi de Servet Yardımcı. Paraların dağıtıldığı komitede üye. Bir sürü arkadaş var yani. Bu açıdan ben rahatım. Onlar kendilerini gösterecek. Anlattım sizlere 8 yıl boyunca gençler komitesinde ne yaptığımı ya da yapmadığımı. Ben seni seçimlerde istiyorum diyerek zamanında FIFA Asbaşkanı beni aradı, dönemin başkanı beni aradı. Yani bu vesayet sistemini kabul etmiyorum. Herkes kendi çalışacak, tanıtacak. Ben yolu gösterdim. Yıldırım Başkan ve o arkadaş konuştuk. Arkadaşımızdan gizli saklı bir şey yok. Gidip onlarla konuşmalarını da temin ettim. Biraz beklese iyiydi.''3 Temmuz süreci sonuca bağlandı. Önce UEFA Disiplin Kurulu 2+1 diye bir karar aldı. Ondan sonra tahkim kuruluna gidildi. Ve “+1” kaldırıldı sonra CAS'a gidildi. CAS da UEFA Tahkim Kurulu’nun aldığı kararı onaylandı. Ondan sonra en son karar olarak İsviçre Federal mahkemesine gidildi. O da onayladı ve süreç bitti. Tabii ülkedeki durum farklı. Yeniden yargılama süreci başladı. Ne zaman biter bilinmez ama İsviçre Federal mahkemesi en üst makamdır. İsviçre'de kurulmuş olduğu için FIFA da UEFA da ona uymak zorunda. Temyiz mercii olarak onların ne dediği çok önemli. O nedenle bu kuruluşlar için iş bitmiş demektir. Buradaki durumun ne olacağı hiç ilgilendirmiyor artık. Infantino, yönetim kurulu adına genel sekreter olarak bu açıklamayı yaptı ve iş bitti. Kişilerle ilgili olan bir durum da yoktur. Bazı şeyler var ve bütün haliyle açıklanması hepimizi zora sokar. İnsanların çok fazla bilmediği konularda konuşmaması gerekiyor. Bu ters tepki yaratabiliyor. Şunu herkes bilmeli ki hiç bir Türk Vatandaşı Türkiye’deki takımların, milli takımın imajını zedelenmesini istemez. Ama yetişebileceği, elinden gelen bazı şeyler vardır ve onlara teşebbüs eder. Alınan kararları disiplin kurulundan, tahkim kurulundan ve CAS'tan herkesle beraber duyduk. Bakın İtalya'da 2006'daki Juventus mevzusu gündeme geliyor. Bakın nerden nereye geliyor olay. FIFA nezdinde olaylar kapandı mı? Onu ben söyleyemem. Kuvvetler ayrımı var. Yönetim kurulu üyesi olarak UEFA'da da FIFA'da da direkt burnumuzu sokamayız. Ancak bize anlatılana kadar. Hukuk komitesi avukatının anlattığı kadar biliriz. Yoksa ince detaylarını bilemeyiz. İnandığımız şeyleri söylemek durumundayız. Hukuk devreye girince sorumlu kişilerin söylediğini bilirsiniz. Mesela Levent Bıçakcı da hiç bir şey bilmez. O toplantının olduğu gün çağrılmaz bile'TRT Spor
Slaven Bilic'ten İngiltere Tepkisi!
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Boşnak basınına yaptığı açıklamalarda; 'İngiltere’de yaşadım, futbol oynadım. En beğendiğim lig orada. Gitmek istiyormuşum gibi gösterildi ancak ben Beşiktaş’ın teknik direktörüyüm ve bundan gurur duyuyorum. ' ifadelerini kullandıBeşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Bosna Hersek Televizyonu BHT’ye ses getirecek açıklamalarda bulundu.BJK Nevzat Demir Tesisleri’nde Bosnalı televizyoncu Sanela Prasovic Gadzo’yu ağırlayan siyah-beyazlı hoca, şampiyonluk yarışından stat konusuna, İstanbul’daki yaşantısından sezon sonunda İngiltere’ye gideceği iddiasına kadar birçok konuda çarpıcı ifadeler kullandı.İşte Bilic’in açıklamaları...'Biz büyük bir kulüp ve takımız. Bizim için her maç önemli. Ama önceliğimiz Süper Lig. Bize hangi kupayı daha fazla kazanmak isterseniz diye sorsalar Süper Lig derdik. Her yıl bunun için uğraşıyoruz. Bu lig bizim ekmeğimiz.Şampiyon olmak için şansımız var. Önümüzde zor maçlar bulunuyor ama hâlâ oyundayız. Bazıları bizi yeteri kadar motive olamamakla eleştirdi fakat bunlar doğru değil. Büyük bir yorgunluk söz konusu takımda. Çünkü çok fazla maç oynadık. Türkiye ligi zor ve çok çalışmayı gerektiren bir lig. Bu ligde her şey olabilir. İyi ve formdayız. 3 puan önde olsak çok daha iyi olurdu. Fakat bu erişilmeyecek bir durum değil. Hata yapma şansımız düşük. Sakatlık olmaz ve de şansımız yaver giderse hedefimize ulaşırız.''İTİCİ GÜÇ OLARAK KULLANMAK GEREK''Türkiye’de büyük bir baskı var. Her maç izleniyor. Her maç televizyonda ölesiye analiz ediliyor. Bu inanılmaz bir şey. Bu kadar popüler olup böyle büyük bir maddi destek alıp da baskı altında kalmamak mümkün değil. Ama bu baskıyı iyi yönetip bir denge kurmak çok önemli. Bunu itici bir güç olarak kullanmak gerekir. Belki Türkiye’de, İngiltere ya da Almanya’da olduğundan daha büyük bir baskı var.''İNGİLTERE SORUSU ÇOK SORULDU''Evet İngiltere’de yaşadım, futbol oynadım. En beğendiğim lig orada. Futbolun hikayesi bütün olarak Premier Lig’de. İngiltere’den teklif alırsanız sorusuna cevap vermek istemiyorum. Bunlar çok konuşuldu burada. İngiltere’ye gitmek istiyormuşum gibi gösterildi. Ben Beşiktaş’ın teknik direktörüyüm ve bundan gurur duyuyorum. Bunun dışındaki her şey asılsızdır.Bursaspor maçı Beşiktaş için belki de en büyük derbi. Maçı kazandıktan sonra Futbol tanrısı ilan edildik. Liverpool maçı 1-0 bitti, çok iyiydik. Üç gün sonra Eskişehir’e kaybettik, adeta taşa tutuldum.'Sadece üç gün sonra!Bizim ekibimiz genç ve biraz tecrübesiz. Yaş olarak değil, kazanılan kupalar açısından söylüyorum bunu. O yüzden kazanan takım zihniyeti oluşturmak için vakit harcadık.Hırvat ve Bosnalı oyunculara gelince. Benim ve yönetimin istediği isimleri getirmek imkansız. Hırvatistan’dan Modric, Mandzukic, Rakitic... Bosna’dan Dzeko, Pjanic ve Spahic’i kim istemez? Ancak ne onlar için Türkiye ligi enterasan ne de bizim imkanlarımız böyle transferlere açık.‘Evsiz ve göçebeyiz’Slaven Bilic, stat sorunuyla ilgili ilginç benzetmeler yaptı. Hırvat hoca, “Bizim en büyük sorunlarımızdan biri stadımızın olmaması. Halen inşaatı sürüyor. İnşaatçı değilim ve stat inşaatının zor olduğunu düşünüyorum. İç saha maçlarımızda sıkıntı yaşıyoruz. Ankara ve Konya’da büyük destek gördük. Ancak sürekli yoldayız ve bu da ideal bir durum değil. Evsiz ve göçebeyiz. Yine de ligde her şey iyi gidiyor ama umarım bu seyahatlerin ve kilometrelerin bedelini sahada ödemeyiz. Dilerim stadımız gelecek sezon için hazır olur. Stada maddi anlamda ciddi yatırım yapıldı. Galatasaray ve Fenerbahçe bizim kadar seyahat etmiyor. Bu durum onlar için bir avantaj” dedi.Bilic, Şükrü Saracoğlu ve Türk Telekom Arena’da neden oynamadıkları sorusuna ise “Türkiye’de, Galatasaray ve Fenerbahçe’nin stadında oynama gibi bir durum söz konusu olamaz. Hatta taraftarımızın bu statlara gelip bizi desteklemesi bile meçhul” yanıtını verdi.‘2015 veya 2019 bir önemi yok!’Bilic sözleşme süresiyle ilgili soruyu yanıtlarken önemli bir bilgiyi de paylaştı. Başarılı hoca, “Başkan’ın 2019’a kadar sözleşme uzatılsın dediğini duymak güzel. Ama benim sözleşmem önümüzdeki maçtır ve bu düşünceye konsantre oluyorum. Yoksa kağıttaki sözleşme 2015’e kadar mı 2019’a kadar mı bu önemli değil. Dolayısıyla uzun süreli planlardan bahsetmek biraz zor” diye konuştu.‘Türkiye süper güç’Beşiktaş’ın hocası, Türkiye’nin ekonomi ve nüfus olarak çok büyük bir ülke olduğunu dile getirdi. Türkiye’den övgüyle söz eden Bilic, “Türkiye bir süper güç ve büyük bir nüfusa sahip. Sporda da yetenekliler. Türkiye’de insanlar aynı Hırvatistan’da, Bosna’da olduğu gibi sporu ve futbolu seviyor ve çok sıcakkanlı. Her şey saygı çerçevesinde gerçekleşiyor. Bazıları bizim 15 milyon taraftarımız var diyor. Tabii ki bu bir baskı. Hem benim hem de oyuncular için” dedi.‘İstanbul muhteşem’“Bana göre İstanbul muhteşem bir şehir. İklim tıpkı doğdum şehir Split’teki gibi. Yine deniz kenarındayım. Buranın keyfini çıkarıyorum. Saat 09-17 arasında çalışıyorum. Arada bir öğle yemeğine çıkıyorum. Koskoca şehrin küçük bir kısmında yaşıyorum. İzin günleri olunca farklı. O zaman şehrin tarihi yerlerini de geziyorum. Burada her şey var. En çok da kahvaltı kültürünü seviyorum.”Sporx
Fenerbahçe Liderliği Tehlikeye Attı
Fenerbahçe Ülker, Laboral Kutxa'ya yenilerek liderlik yolunda ağır bir yara aldı.Fenerbahçe Ülker, EuroLeague Top 16 F Grubu 13. haftasında Laboral Kutxa'ya deplasmanda 93-76 yenilerek liderlik koltuğunu tehlikeye attı.Maça istediği gibi başlayamayan Fenerbahçe, ilk çeyreği 21-14 geride tamamladı. İkinci çeyrekte top kayıplarının önüne geçemeyen sarı lacivertliler soyunma odasına 42-29 geride gitti.Üçüncü çeyrekte de ev sahibi ekip üstünlüğünü korudu ve son bölüme 61-47 önde girdi. Son çeyrekte de Fenerbahçe Ülker rakibine yaklaşmayı başaramadı ve sahadan 93-76 mağlup ayrıldı.Sarı lacivertliler son hafta Anadolu Efes ile karşılaşacak.Kaynak: AA
Fenerbahçe'de Rize Mesaisi Sürüyor
Spor Toto Süper Lig’in 26. haftasında, 4 Nisan Cumartesi günü Çaykur Rizespor ile Yeni Rize Şehir Stadı’nda karşılaşacak olan Fenerbahçe , bu maçın hazırlıklarını akşam saatlerinde Can Bartu Tesisleri'nde yaptığı antrenmanla sürdürdü.Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu antrenmanın bir bölümünü izledi.Teknik Direktör İsmail Kartal yönetimindeki antrenman saat 18.00’da başladı ve 1 saat 20 dakika sürdü. Koşu, ısınma ve koordinasyon hareketleriyle başlayan antrenmanda 3 gruba ayrılan oyuncular 5’e 2 top kapma ve pas çalışması yaptılar. Dar alanda yapılan çift kale maçla devam eden antrenman bireysel çalışmalarla tamamlandı.Raul Meireles ve Dirk Kuyt çalışmalarını takımdan ayrı özel program dahilinde sürdürürken, milli takımlarından dönen Michal Kadlec ve Moussa Sow antrenmanın tamamında yer aldı.Fenerbahçe, Çaykur Rizespor maçının hazırlıklarını 3 Nisan Cuma günü yapacağı antrenmanla sürdürecek. Can Bartu Tesisleri'ndeki çalışma saat 11:00’da başlayacak.Sporx
Sağlam'a 12 Yıl Sonra Diploma
Eski milli futbolcu ve teknik direktör Ertuğrul Sağlam'a, katıldığı Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Mezunları Buluşuyor etkinliğinde, 2003 yılında almaya hak kazandığı yüksek lisans diploması verildi.OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda konuşan Sağlam, futbol yaşamına Ereğli Erdemirspor'un altyapısında başladığını ve daha sonra Fenerbahçe'ye transfer olduğunu söyledi.İstanbul'a yerleştikten sonra Yıldız Üniversitesini kazandığını ve üniversiteye kayıt yaptırdığını belirten Sağlam, şöyle devam etti:'Futbol hayatımın yoğunluğu nedeniyle okulu bırakmak zorunda kaldım. Daha sonra Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi Bölümünü kazandım, kayıt yaptıramadım. Sonra Gaziantepspor'a transfer oldum. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği bölümünü kazandım ama 2 yıl sonra Gaziantepspor'dan Samsunspor'a transfer oldum. İnşaat mühendisliği fakültesine de bırakmak zorunda kaldım. Nihayet Samsun'da Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi Spor Öğretmenliği Bölümünü tamamladım.'Beşiktaş'a transfer olduktan sonra Sakarya Üniversitesinde yüksek lisansa başladığını dile getiren Sağlam, 'Yine yoğun dönemdi, orayı da tamamlayamadım. Beşiktaş'tan ayrıldıktan sonra yine imdadıma OMÜ yetişti. Samsunspor'a transfer olduktan sonra burada 2003'te yüksek lisansımı bitirdim' dedi.İyi bir öğrencilik dönemi geçirdiğine dikkati çeken Sağlam, futbol dersinden bütünlemeye kaldığını açıkladı. Sağlam'ın bu açıklaması, törene katılanları güldürdü.Törende ödül alan Sağlam'a OMÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Akan sürpriz yaparak, 12 yıl önce ''almayı unuttuğu' yüksek lisans diplomasını takdim etti.Etkinlikte, Avrupa, dünya ve olimpiyat şampiyonu eski milli güreşçi Mahmut Demir, olimpiyatlarda madalya elde edilen ilk Türk kadın judocu Hülya Şenyurt da ödül aldı.Sabah
Süper Lig'de 26. Haftanın Hakemleri Açıklandı
Spor Toto Süper Lig'de 26. haftanın hakemleri açıklandı.Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde verdiği kararlar ile tepki çeken hakem Fırat Aydınus'a ise maç verilmedi.Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu'ndan yapılan açıklamaya göre, Süper Lig'de 26. hafta maçlarını yönetecek hakemler şunlar:4 Nisan Cumartesi:13.30 Balıkesirspor-Mersin İdman Yurdu: Bülent Yıldırım16.00 Eskişehirspor-Medicana Sivasspor: Ali Palabıyık19.00 Çaykur Rizespor-Fenerbahçe: Cüneyt Çakır5 Nisan Pazar:13.00 Bursaspor-Kayseri Erciyesspor: Mustafa Kamil Abitoğlu13.00 Akhisar Belediyespor-Gaziantepspor: Süleyman Abay16.00 Galatasaray-Kardemir Karabükspor: Tolga Özkalfa19.00 Torku Konyaspor-Trabzonspor: Hüseyin Göçek6 Nisan Pazartesi:20.00 Beşiktaş-İstanbul Başakşehir: Mete KalkavanSkorer
Reklam
Bekir İrtegün: "Şampiyonluk Anadolu'dan Geçiyor"
Fenerbahçe’nin tecrübeli futbolcusu Bekir İrtegün, derbi maçlarını geride bırakmalarına rağmen şampiyonluğun Anadolu maçlarından geçtiğini söyledi.Fenerbahçe’nin önemli isimleri Bekir İrtegün ve Alper Potuk katıldıkları fuarda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.Derbileri geride bırakmalarına rağmen şampiyonluğun anadolu maçlarından geçtiğini ifade eden Bekir İrtegün, bu maçlarda iyi bir seri yakalamaları durumunda şampiyonluk ipini göğüsleyeceklerini belirtti.'Hata yapan geride kalır'Fenerbahçe’nin Çaykur Rizespor ile oynayacağı maçı ve ligdeki şampiyonluk yarışını değerlendiren Bekir, Çaykur Rizespor deplasmanında galip geleceğimizi düşünüyorum. Birçok arkadaşımız milli takımdaydı. Biz de burada kalan arkadaşlarla ağır ve sert antrenmanlar yaptık. Ligdeki şampiyonluk yarışında takımlar birbirlerine çok yakın. Artık hata yapan geride kalacaktır. Hata yapan taraf olmak istemiyoruz. Derbilerimiz bitti, ancak ben her zaman şampiyonluğun Anadolu maçlarından geçtiğini düşünüyorum. Bu maçlarda iyi bir seri yakalarsak ipi biz göğüsleyeceğiz” şeklinde konuştu.'Çok iyi konsantre olmamız gerekiyor'Ligde kalan maçlara çok iyi konsantre olmaları gerektiğini vurgulayan Alper Potuk ise, Çaykur Rizespor maçı dahil tüm maçlarımızı kazanıp şampiyon olmak istiyoruz. Kalan bütün maçlarımıza en iyi şekilde konsantre olup kazanmak istiyoruz. Takımda büyük bir maç kazanmış olmanın sevinci var. Ancak derbi kazanmanın değerini Çaykur Rizespor maçında göreceğiz” dedi.Eurosport
Webo: "Kalan 9 Maç Çok Önemli"
Fenerbahçe'nin Kamerunlu golcüsü Pierre Webo, ligde kalan 9 maçı, Fenerbahçe forması altında oynayacağı en önemli maçlar olarak gördüğünü söyledi.Sarı-lacivertli futbolcu, FB TV'ye açıklamalarda bulundu. Çaykur Rizespor ile oynayacakları karşılaşmayı değerlendiren Webo, 'Rize maçı bizim için gerçekten son derece zorlu bir karşılaşma olacak. Özellikle Galatasaray maçından sonra oynadığımız Gençlerbirliği maçında aldığımız mağlubiyeti unutmadık. Yine bir derbiyi geride bıraktık ve yine bir derbi galibiyetinin ardından zorlu bir deplasman karşılaşmasına çıkacağız. Umarım orada yaptığımız hataları yapmayız. Zaten bunu yapmamak için çalışıyoruz, hazırlanıyoruz. Bu maçı kazanma isteğindeyiz ve o hataları yapmazsak da kazanacağımızı düşünüyorum” dedi.'BİR SORUN YAŞAMAYACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM'Webo, milli maç arasında çıkmış olmalarının kendilerine sorun çıkarmayacağını belirterek, 'Şu açıdan düşünüyorum; bizim çok büyük, kıymetli ve kaliteli oyuncularımız milli takımda forma giymediler ve aslında o milli maç temposunu yaşamadan döndüler. Örneğin Alper, Kaptanımız Emre, aynı zamanda Topal da erken aramıza katıldı. Bu oyuncuların erken dönmesiyle de biz bir nevi bunu bir avantaja çevirdik diyebilirim, bizim için bir şans oldu. Aynı zamanda biz hepimiz çok tecrübeli oyuncularız ve bu tecrübeyle beraber, olabileceklerin farkındayız. Böyle milli maç aralarını çok fazla yaşadık. O yüzden elimizdeki bu erken dönen oyuncularımızın olması şansını da avantaja çevireceğimizi ve bir sorun yaşamayacağımızı düşünüyorum' diye konuştu.Çok önemli ve hırs dolu bir sezon geçirdiklerini vurgulayan Webo, 'Bu formayla, buraya geldiğimden beri belki de oynayacağım en önemli 9 maç beni bekliyor şu anda. Ben bu takımı seviyorum ve bu takım için 9 maçta da elimden geleni yapmak zorunda hissediyorum kendimi. Bizim hedeflerimiz belli, sezonu mutlu tamamlamak istiyoruz ve benim tek düşüncem de bu şu anda' açıklamasında bulundu.Skorer
Reklam
"Ronaldinho'yu İstemem"
Bursaspor Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kulüp Başkanı Recep Bölükbaşı'nın Ronaldinho ve Batalla'yı transfer etmek istediği yönündeki açıklamalarla ilgili olarak, 'Benim gündemimde Ronaldinho hiç olmadı. Haberim de yok gündemim de yok. Ronaldinho'yu istemem.' dedi. Tecrübeli hoca, kendisine başka kulüplerden teklif olduğunu, görüştüğünü ancak anlaşma yada gitme durumunun olmadığını söyledi.Bursaspor'un başarılı teknik direktörü Şenol Güneş, ligde 5 Nisan Pazar günü oynayacakları SAİ Kayseri Erciyesspor maçı öncesi Özlüce Tesisleri'nde basın toplantısı düzenledi. Tecrübeli teknik adam, 'Sivasspor maçında kaybettiğimiz üç puan hem moral hem puan olarak bize değer kaybettirdi. Milli takım haftası sebebiyle çalıştık. 10 oyuncumuz milli takımda, 3 oyuncumuz sakat. Az sayıda oyuncu ile çalıştık. Sivas maçı sonrası 90+ da gördüğümüz kırmızı kartlar nedeniyle Şener ve Şamil bizimle olmayacak. Milli takımdan gelenler bugün bize katılacak. Volkan ve Aziz'i hafif sakatlıkları var. Serdar ve Emre sakat geldiler. Bugün antrenmana katılacaklar. Daha önce sakatlığı olanlar Bakambu ve Belluschi idmana katıldı. Hazırlık maçında dün oynattık. Bekir de bileği döndüğü için sakatlığı belki 10-15 gün sürebilir diye bekliyoruz. O da ciddi bir sakatlık gibi duruyor. Ama arkadaşlar iyi çalıştı. Civelli'nin bileğinde sakatlık vardı, kontrol amaçlı oynatmadık ama inşallah oynar.' diye konşutu.Kayseri Erciyes maçının zor olacağını belirten deneyimle teknik adam, sözlerini şöyle sürdürdü:'Erciyesspor maçının zorluğunu biliyoruz. Erciyes maçı ile başlayacak üç maçımız da önemli. Erciyes, Gençlerbirliği kupa ve Fenerbahçe maçları var. Üç zor maç var. Bu ilk maçı güzel bir sonuçla bitirmek istiyoruz. Alacağımız puanlar hep teselli hem moral olacaktır. Rakibimiz de teknik direktör değişikliği yaptı, zor süreçten geçiyorlar. Onlar da yeni bir başlangıç yapmak istiyorlar. Bizim rakibimizin gücün en olursa osun çıkabileceğimiz ne iyi kadro ile çakıp en iyi sonucu almak istiyoruz. İnşallah öyle olur. Sezon başından beri gelişim gösteren bir takımız. Şu an geldiğimiz nokta en iyi noktadır. Ama daha eksiklerimiz var. Ürettiklerimizin henüz sonuçsal değerini alamadık. Ama gelişim gösteriyoruz. Oyuncularımızın daha da üzerine koyacağını düşünüyorum. Eğer burada duraklama yapmazsak. Şuan sezon başında konuştuğumuz yerin altındayız. Dolayısıyla yerimizden memnun değiliz. İlk 3'te olmamız zor görünüyor ama 4 içinde olacak güçteyiz.'RONALDİNHO'YU İSTEMEMGüneş, Kulüp Başkanı Recep Bölükbaşı'nın Ronaldinho ve Batalla'yı transfer etmek istediği yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine, şunları ifade etti:'Benim gündemimde Ronaldinho hiç olmadı. Haberim de yok gündemim de yok. Ronaldinho'yu istemem. Bunlar kısır döngülerdir. Büyük kulübün hedefleri değildir. Bütün başkan ve diğer yöneticiler, yada gazetelerin söylediği hiçbir oyuncuyla benim bilgim yoktur. O karar herkesin olabilir ama benim tavsiyem bu yapılmasın, alınmasın yani. Bursaspor o tip hamleler ile büyümez Ürettikleri ile büyümeli ama gerekirse yararlı olacak oyuncular alınmalı. Teknik heyetin görüşü sorulmalı, kararı yönetim vermeli. İsmi geçen oyuncularla ilgili benim bilgim yok. Hiçbir oyuncunun gitmesini istemiyorum. Gitmek istediğim oyuncular olursa söylerim. Yarın ben gidersem başkası gelir. Ama hiçbir oyuncu gitmemeli. Ama en az 6-7 oyuncu alınmalı. Bursaspor'un geleceği için.'6 AY ÖNCE KONUŞTUĞUMUZ OYUNCULARLA İLGİLİ HALA ANLAŞMA OLMADIŞenol Güneş, sezon sonunda kendisinin Bursaspor ile devam edip etmeyeceğinin sorulması üzerine, şunları dile getirdi: 'Bir hayal vardır, bir gerçek vardır. Ben şuan Bursaspor'un teknik direktörüyüm. Benim burada çalıştığım süre içinde ne katabileceğim önemlidir. Şuandaki hedefimiz sezon sonuna kadar her oyucunun gelişimi, bir kadronun oluşması çok önemli ve bunun da süreklilik oluşturması gerekiyor. İkinci, Bursaspor'un Avrupa'da olabilmesi için bir takım hamleler yapması gerekiyor. Yönetimi, teknik heyeti, oyuncuları, şehir desteği, taraftarı her şey iyi olmalı. Geçen hafta başkan bana konuştu. Ben de 6 ay önce konuştuğunuz oyuncularla konuşun, onlarla anlaşın. Bizim gidip gitmeyeceğimiz önemli olmaz. Ben bunları söylüyorum. İşin içindeyim. Olmasam da söylerim. Ben olmasam da bu takım yürür. Oyuncu ve hoca gidip gelebilir. Başkan iyi niyetle çalışıyor. Saygı duyduğum bir insandır. Çok değer verdiğim bir insandır. Ben şunu yapmam. Bugün Recep Bey, Ahmet Bey, Hasan Bey hepimiz değişebiliriz. Kulübün ekonomik sıkıntıları varsa, transfer yapamayacaksa açıklamakta yarar var. Yani elimizde oyuncular var, anlaşmalar var. 6 ay önce konuştuğumuz oyuncularla ilgili hala anlaşmalar olmadı. Yani olmazsa olmazlar var. Anlaşmazsanız gezer, aklı başka yerlerde olur. Bu konular olursa sevinirim, olmazsa üzülürüm. Benim yapacak başka bir şeyim yok.'HÜCUM YETENEĞİ OLAN OYUNCULARIN SAVUNMA YAPABİLECEĞİNİ GÖRDÜKGüneş, Milli Takım'ın Hollanda ve milli takımda forma giyen Bursasporlu oyuncuların performansının sorulması üzerine de şöyle cevap verdi:'Milli takıma giden oyuncuları tebrik ediyorum, yeni oyuncuların katılmasını da diliyorum. Oraya gitmek oyuncuların başarısı ve aynı zamanda Fatih Terim'in takdiridir. Onları tebrik ediyorum, başarılar diliyorum. Hollanda maçında oyun kamuoyunun beklentisinin üstünde oldu. Teknik heyeti, oyuncuları kutluyorum. O takım bizim takımımız, oyuncular bizim oyuncularımız. Kendi takımımızda emek verdiğimiz oyuncuların orada oynaması da başarılı olması da bizi gururlandırır. Milli takım oyunu olarak, biz hücum değil savunma anlayışı ile başarılı olduk. Hücumda yeteneği olan özel oyuncularımızın savunma yapabileceğini gösterdiği bir maç oldu. Burak için de Gökhan içinde. Adam kovalayacak, hem savunma hem hücum yapacak. Elbette gol atacağız ama bunu yaparken rakipten top alacaksınız ve top vermeyeceksiniz. Şimdi hücum etmek ve kazanmak zorundayız. Daha hazır olmasalar bu günü ararlar oyuncularımız. Milli takıma geldim diye bırakmasınlar. Oyuncularımızın çalışması lazım. Oyuncularımız bu süreci hızlı değişim olarak yaşıyorlar. Burayı gördükten sonra buradaki beklentileri ve davranışları ne olacak. Bunun ekonomik, psikolojik ve sosyal tarafı var. Siz oyuncunuzu değerli kıldığınız zaman o değeri ona göstereceksiniz. Onlar da o değerlerini size sunacak. Büyümenin sancıları olacaktır, hazır olmalıyız.'BAŞKA KULÜPLERLE GÖRÜŞTÜM, BURSASPOR'DA KALIP KALMAYACAĞIMI BİLMİYORUMBaşarılı teknik adam, bir gazetecinin, 'Başta Kore olmak üzere çeşitli yabancı kulüplerden size teklif geldiği yönünde bilgiler var, görüşmeleriniz oldu mu?' şeklindeki sorusu üzerine, 'Kulüpte böyle bir sıkıntı var gibi görüntüsü aldım. Başkan belki espri yaptı. 10 yıl, 20 yıl dedi. 10 yıl ömrümü garanti edersem ben hizmet ederim ama böyle bir garanti yok. Ben bir yıl anlaştığım zaman da burada her yaptığım gün yarın ne katabilirim buraya ona baktım. Ben ayrılırken iyi birisi densin yeterli. Hatalarım olacaktır ama bunun oranının düşük olmasını istiyorum. Diğer kulüplerle anlaşmam olacaksa söylerim. Ama buraya şu an evet diyemem. Zorlukları bilerek geldim. Kendi gerçeklerimizi ve sorunlarımızı biliyoruz. Başka takımlarla ilgili konuşmalar var ama geçerliliği ve anlaşması yok. Bursaspor da kalıp kalmayacağımı bilmiyorum. Geldiğimden beri herkes bana sahip çıktı. Ayrıldığım zaman da böyle bir hava bırakmak isterim. Kaldığım zaman da böyle kalmasını isterim. İş işten geçtikten sonra bir iş yapmanın anlamı yok. Onun için işi zamanında ve yerinde yapmak lazım. Her transfer için de hoca ile anlaşılacaksa geç kalınmamalı, hata yapılmalı.' diye konuştu.Cihan
Fenerbahçe'de Rejenerasyon Çalışması
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında, 4 Nisan Cumartesi günü deplasmanda Çaykur Rizespor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını bu akşam yaptığı antrenmanla sürdürdü.Can Bartu Tesisleri'nde teknik direktör İsmail Kartal yönetimindeki antrenman koşu ve ısınma hareketleriyle başladı. Ardından çabukluk çalışması yapan sarı-lacivertliler, daha sonra dar alanda pas organizasyonları çalıştı. Antrenman dar alanda çift kale maç ve bireysel çalışmalarla sona erdi.Raul Meireles ve Dirk Kuyt tedavi ve çalışmalarını takımdan ayrı sürdürürken, milli takım kampından dönen Caner Erkin, Alper Potuk ve Mert Günok ise rejenerasyon çalışmasıyla antrenmanı tamamladı. Portekiz milli takım kampından dönen Bruno Alves antrenmanda takımla birlikte çalışırken, henüz milli takımlarından dönmeyen Moussa Sow ile Michal Kadlec antrenmanda yer almadı.Fotomaç
Telles: "Türk Milli Takımı'nda Oynamak İsterim"
Galatasaray'ın Brezilyalı solbeki Alex Telles GSTV'de gazetecilerin sorularını yanıtlarken sarı kırmızılı taraftarlara umut dolu mesajlar verdi.İşte genç yıldızın cevapları: 'Kalan maçlarımızın tamamına final gözüyle bakıyoruz''Şampiyonluk yarışı her geçen hafta daha zorlu geçiyor. Önümüzde bir Karabük mücadelesi var. Kasımpaşa maçında bir konsantrasyon sorunu oldu mu?Artık son dokuz maçımız kaldı, tamamına final gibi bakıyoruz. Son haftalara girdiğiniz zaman 1-2 puan önde olmak takımları etkiler. Her maça final gibi bakıyoruz. Karabük maçı için de aynı şeyi düşünüyoruz. Her takımın iniş çıkışları vardır, bunu maç içinde de hissedebilirsiniz. Kasımpaşa mücadelesinde de bunu yaşadık. Devre arasında Galatasaray'ın daha farklı oynaması gerektiğini konuştuk. İkinci yarıda da bunu başardık ve güzel bir galibiyet aldık.'Hamza Hamzaoğlu herkesin güvenini yerine getirdi'Hamza Hoca bizi olumlu anlamda motive ediyor. Onun gelişi Galatasaray adına büyük bir adımdı. Futbolcu olarak da buraya hizmet ettiği için kulübün ve taraftarın beklentisini çok iyi biliyor. Kulüpteki herkesi yakından tanıyor. Onun gelişi benim için de şans oldu. Prandelli zamanında pek fazla süre alamıyordum. Herkesin güveni yerine geldi, özellikle benim de güvenim yerine geldi. Hamza hoca önümüzdeki dokuz final için bizi hazırlıyor. Bizim Galatasaray olduğumuzu anlatıyor. Onun gelişiyle takımdaki hava fazlasıyla değişti, sanırım bunu herkes görüyor. Kötü oynadığımız maçlarda dahi kazanmayı bildik. Bu da takımdaki iyi havadan kaynaklanıyor.'OLCAN DA SOLBEKTE BAŞARILI OLDUBrezilyalı yıldız savunmanın solunda forma rekabetine giriştiği Olcan adın için ise şunları söyledi.'Olcan'ın sol bek oynaması beni olumsuz etkilemiyor. Prandelli zamanında yedek kaldığımda üzülyüordum ama hocaların kararlarına saygı duyuyordum. Bu Prandelli için de, Hamza Hoca için de geçerli. Ayrıca Olcan'ın da hakkını vermek gerekiyor. Asıl mevkisi olmamasına rağmen çok iyi oynadı. Hem defansif hem de ofansif anlamda iyi işler yaptı. Yaptığı bindirmeler, ortalar son derece etkili oldu. Biz birçok kaliteli isimden oluşan bir takımız. Başarı için herkesin birbirine destek vermesi gerekiyor. Ben de bu camiaya hizmet için buradayım, kendimi her zaman hazır tutmak istiyorum.YENİLENEN YABANCI KURALINI OLUMLU BULUYORUM'Mutlaka bizim için yabancı kuralı değişikliği olumlu oldu. Geçtiğimiz dönemlerde iyi maçlar çıkarsanız da, kurallardan ötürü yedek kalabiliyordunuz. Artık iyi oynadığımız zaman devam etme şansımız olacak. Her zaman öz eleştirimi yapıyorum. 1 sene 3 ayda 50 maç oynadım, bunun iyi bir sayı olduğunu düşünüyorum. Oynayıp oynamama konusundaysa öz eleştirimi yapabilirim. Oynamayı hak etmediğim zaman forma şansı gelmeyebilir, kendi durumumu her zaman gözlemliyorum. Hocalarımın verdiği kararlara da saygı duyuyorum.''Güce dayalı oyuna alışmak için kendimi geliştiriyorum. Bence her gün kulübüme, hocama ve arkadaşlarıma karşı duyduğum sorumlulukla kulübe geliyorum. Brezilya ligine göre Türkiye daha çok kuvvete dayalı. Brezilya'da teknik daha önemli ve oyun hızlı oynanıyor. Buradaki güce dayalı oyuna uyum sağlamak adına kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Brezilya'da en iyi sol bek seçilmiştim ve bu benim için bir ödüldü. Genç yaşta buna layık görülmüştüm. Eksiklerimi kapatarak daha iyi işler yapacağım.''GALATASARAY'A TRANSFERİM BANA TANRININ BİR LÜTFU''Galatasaray'a gelmem Tanrı'nın bana bir hediyesiydi. Kariyerimdeki yükseliş çabuk gerçekleşti. Juventude, Gremio ve sonrasında Galatasaray... Brezilya'daki oyuncuların iki büyük hayali vardır. Avrupa'ya gitmek ve Brezilya Milli Takımı'nda olmak. Tanrı bana ilki için izin verdi, Avrupa'nın en büyük kulüplerinden birine geldim. Brezilya Milli Takımı'na gitmek de hayallerimden biri. İlerleyen yıllarda Avrupa'da başka büyük takımlarda da oynayabilirim. Prandelli döneminde isteklerimi ortaya koyamadım. Prandelli zamanı mutlu olduğumu söylersem bu yalan olur. Arkadaşlarınız oynuyor, mutlular. Siz oynayamıyorsunuz, bu tabi ki etkiler. Ben de en iyi durumumda değildim belki. İstediğim gibi gitmedi işler. Açıkçası çok daha iyisini yapabileceğimi biliyordum. Prandelli için negatif bir şey düşünmüyorum, elinden gelenin en iyisini yaptı. Değişikliğin olacağını hissettim ve kendimi hazır tuttum. Yeni hocamızın gelmesiyle birlikte kendimi gösterdim. Marcelo dünyanın en iyi sol beklerinden biri. Defansif anlamda yüzde yüz mükemmel bir oyuncu olmasa da ofansif anlamda çok iyi işler yapıyor. Umarım ben de bir gün o kadar iyi bir oyuncu olurum.'GALATASARAY'DA MELO GİBİ İDOL OLMAK İSTİYORUM'Melo benim için çok önemli bir insan. Buraya geldim. Galatasaray'ın dünya çapında bir takım olduğunu biliyordum. Şehir hakkında da fikir sahibiydim ama hakim değildim. Kültürü bilmiyorsunuz. Yurt dışında gelmek zor oluyordu. Herkes bana yardımcı oldu ama Felipe ve Taffarel benimle inanılmaz ilgilendi. Onların yardımlarını unutamam. Melo bütün taraftarlarca sevilen örnek bir oyuncu. Onu kendime örnek alıyorum. Antrenmanlar ve maçlardaki hırsı son derece iyi. Umarım ben de günün birinde onun gibi idol olabilirim.TÜRK MİLLİ TAKIMI'NDA OYNAMAK İSTERİM'Fatih Terim ile tanışıp görüşmek isterdim. Kimle konuşursam konuşayım hakkında olumlu şeyler duyuyorum. Galatasaray camiası için bir idol, kazandığı başarılar ortada. Kesinlikle onunla tanışmak isterdim. Milli Takım'da oynama konusu içinse 'hayır' diyemem, hayatta her şey çabuk gelişiyor. Hayalim Brezilya Milli Takımı'nda oynamak ama Türk Milli Takımı için defteri kapatamayız. Burada yaşıyorum ve insanlar çok sıcakkanlı. Yarının neler getireceğini bilemeyiz. İstanbul tarihi ve doğasıyla mükemmel bir şehir. Geldiğim ilk günden beri bana sürprizler yaşatıyor. Tarihi bir şehir. Ayasofya, Sultanahmet, Dolmabahçe gibi yerleri gördüm. Ailem ve kız arkadaşımla birlikte tarihi yerleri gezmek ve doğa ile iç içe olmayı seviyoruz. Herkese gidebileceğim yerleri danışıp görüş alabiliyorum. Bu şehrin olumsuz yanı trafik. Ama tarihi ve doğasıyla İstanbul mükemmel bir şehir.'KASIMPAŞA MAÇINDAKİ DÖNÜŞ BİZE ŞAMPİYONLUĞU GETİREBİLİR'Önümüzde dokuz tane final var ve şampiyonluk konuşmak için erken. Bize şampiyonluğu neyin getireceğini soruyorsanız bu kesinlikle Kasımpaşa maçındaki geri dönüştü. 2-0 geride girdik soyunma odasına ama kenetlenip geri döndük. O ruh bize şampiyonluk getirebilir. Burak ve Dzemaili'yi tebrik ettim ama sizin aracılığınızla bir kere daha etmek isterim. Çocuk sahibi olmak herkesin hayalidir. Onlara aileleriyle birlikte sağlıklı ve güzel hayatlar diliyorum.Telles, Şampiyonlar Ligi'ndeki başarısızlığı ise şöyle açıkladı.'Ne yazık ki bu sene Şampiyonlar Ligi açısında iyi geçmedi. Sebebini açıkçası ben de bilmiyorum. Takımda çok fazla değişiklik yok. Takımda birçok oyuncu daha önce o arenada oynamıştı. Biz bu seviyelerde daha önce oynamış ve başarıya alışkın bir takımız. İleriye gidecek kapasiteye sahiptik. Karşılaştığımız takımlar herhalde o süre içerisinde bizden daha hazırdı. Galatasaray'ın en büyük maçlarından biri Avrupa'da ileriye gitmektir. Bunu bu sene başaramadık ve belki ama ilerleyen süreçte umarım daha iyi işler yapacağız. Galatasaray taraftarı Dünyanın en iyisi. Galatasaray taraftarını buraya gelmeden önce tanıyordum. Takıma inanılmaz destek veren dünya çapında bir taraftar. Corinthians taraftarı Brezilya'da fanatik olarak bilinir. Ama burası çok daha farklı. Galatasaray taraftarını Dünyada zirveye koyarım. Buraya ilk geldiğim günü, deplasman ve iç saha maçlarını hatırlıyorum. Burada 1-1 sona eren Chelsea maçını ve Fenerbahçe maçını söyleyebilirim. İnanılmaz bir destek vardı, yanımızdaki oyuncunun sesini duymakta zorluk çekiyorduk. Aldığımız destek gerçekten mükemmel.'DHA
Reklam
"Fenerbahçe Radchenko İle Anlaştı"
Fenerbahçe'nin Ukraynalı Artem Radchenko ile anlaştığı 'resmen' duyuruldu.Ukrayna'nın Uzhgorod takımı teknik direktörü Vyacheslav Grozny, yaptığı açıklamada, Radchenko'nun sezon sonuna kadar kendilerinde oynayacağını daha sonra da Fenerbahçe'ye katılacağını ifade etti.Grozny, 'Radchenko, Fenerbahçe ile sözleşme imzaladı. Biz de onun bu durumunu bilerek kadromuza kattık.' diyerek transferi bir yönden resmen açıklamış oldu.Fenerbahçe'nin geçtiğimiz günlerde U21 Takımı ile denediği Radchenko'yu beğendiği, sezon sonuna kadar form tutması için Uzhgorod'a gönderdiği belirtildi.Sporx
Yusuf Namoğlu: "Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisinin Kararını Henüz Vermedik"
Merkez Hakem Kurulu başkanı Yusuf Namoğlu, TrtSpor'da soruları yanıtladı.İşte Namoğlu'nun gündeme dair açıklamalarından öne çıkanlar...BEŞİKTAŞ'TAN KURAL HATASI BAŞVURUSU!Beşiktaş Kulübü derbide kural hatası var diyerek bize başvuruda bulundu. Şu anda derbi kararı henüz verilmedi. Yorum yapmak yanlış olur. Emenike'nin dışarı çıktığını görmüş olması lazım. Hakem gerekli raporu bize yarın verecek. Daha önce Emenike'nin yaşadığı olaya rastlamadık.Her forma değişmesi kart görmesini gerektirmez. Oyuncular ilk yarı bitince de forma çıkarırlar. Burada karar hakemindir. Futbolcu sevinirken forma çıkarırsa, abartılı sevinçten dolayı kart görür. Fırat Aydınus bize rapor yazacak. O an neler düşündüğünü, neden bu kararları verdiğini anlayacağız.. Oyunda eğer küfür edilmiş olsaydı hakem gereğini yapardı. Hakemlerin konuşmaları kayıt altına alınacak. Bu kayıtlar hakem puanlarını etkileyecek. Bu kayıtlar kamuoyu ile paylaşılmayacak.'BENİM HAKEMİM HER STADA GİRER'Kuralları iyi uygulayan hakemler iyi puan alıyor. Cezalı durumdaki hakemler lig maçlarına verilmiyor. Avrupa maçı olursa izin veriliyor. Benim hakemim her stada girer. MHK olarak kulüplerden kaçmayız, oturur konuşuruz. Her pozisyonda avantaj uygulanmaz. Arkadaşının yani topu alan kişinin pozisyonu önemli. UEFA bazı pozisyonlarda faul kullanılması daha avantajlı diyor.'VELİ'NİN ATILMASI DOĞRUYDU'Sneijder ile Veli Kavlak'ın pozisyonunda gösterilen kırmızı kart doğruydu. Cüneyt Çakır, İspanya-Ukrayna maçından 8,5 gibi çok iyi bir puan aldı. İnşallah Cüneyt Çakır'ı Şampiyonlar Ligi finalinde de göreceğiz. Ayağın üstüne basıldığında şiddetli değilse sarı karttır. Ancak bileğe ve kaval kemiğine gelirse bu kırmızı karttır. UEFA ve FIFA bir pozisyonda maçın hakemi sarı ile kırmızı kart arasında kaldıysa sarı kart ver diyor.Haberturk
Bruno Alves: "Dünya'nın Fenerbahçe'yi Görmesi Gerekiyor"
Bruno, Fenerbahçe’deki ikinci sezonunun içindesin. Geçtiğimiz sezon kariyerindeki 7. şampiyonluğu göğüsledin. Kariyerindeki sarı lacivert dönemi bizim için değerlendirir misin?Bugüne kadar formasını giydiğim tüm takımlar, benim için özel. Mücadele edip o mücadeleyi şampiyonlukla taçlandırmak gibisi de yok! Fenerbahçe’deki ilk sezonumda bunu yaşamak harikaydı. Benim için çok özel günlerdi. Daha önce böylesine bir coşku ve peşi sıra gelen harika kutlamalar içinde olmamıştım. Tesislerden Kadıköy’e kadar gidişimiz, taraftarlarımızla beraber o kutlamaları, o büyük partiyi yaşamak çok güzeldi. Hayatım boyunca unutmayacağım günler yaşadım, yaşamaya da devam ediyorum.Sıradaki tüm maçlara galibiyet parolasıyla çıkıyorsunuz. Her açıdan bu zorlu dönem için nasıl hazırlanıyorsunuz?Herkes emin olsun ki en iyi şekilde hazırlanıyoruz. Belki şu anda lider konumda olmadığımız için farklı düşünenler olabilir ancak takımdaki herkes elinden gelenin en iyisi ortaya koymaya çalışıyor. Takımımızı layık olduğu yere getirmenin bizim elimizde olduğunun bilincindeyiz. Bizde şampiyon olmak için o hırs, o kalite ve o istek mevcut. İnanıyorum ki; bir aile gibi bir arada kalır, birbirimize destek olur ve birbirimize güvenirsek sahip olduğumuz kalitenin de yardımıyla sezon sonunda hedeflerimize ulaşacağız.Fenerbahçe Yönetimi ve İsmail Kartal Hoca, bu süreçte sizi nasıl motive ediyor?Motivasyona ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum çünkü Fenerbahçe’de oynamak başlı başına bir motivasyondur. Hepimizin motivasyonu Fenerbahçe’yi layık olduğu hedefe ulaştırmaktır.Bu hedefler, 4. yıldız ve peşi sıra özlem duyulan Avrupa maçları olsa gerek…Yıllardır futbolun içindeyim. Dünya’nın en büyük turnuvalarında defalarca yer aldım ve birçok ülkede futbol oynadım. Bu tecrübeme dayanarak söylüyorum ki; Fenerbahçe gerek oyuncu kalitesi gerekse içerideki rekabet ortamıyla, her zaman Avrupa’da da yer almalıdır. Biz de takım olarak taraftarımızın da desteğiyle Fenerbahçe’yi hak ettiği yere, Avrupa’ya taşımak istiyoruz. Bence, Dünya’nın bu takımı görmesi gerekiyor ve Fenerbahçe taraftarları da bunu fazlasıyla hak ediyor.Mevkini dopdolu oynayan bir oyuncusun. Ekstra çalışmalar yapıyor musun?Evet, kariyerim boyunca kendim için her zaman ekstra çalışmalar yaptım. Dönemsel olarak neye ihtiyacım olduğunu düşündüysem ona yönelik çalışmalar içinde oldum. Kendi pozisyonuma has çalışmalar yapmayı seviyorum ve büyük bir istekle çalışıyorum. Teknik olarak bazı şeyler çalışıp kendime bir şeyler katmaya çalışıyorum. Böyle çalışmaların çok faydalı olduğunu düşünüyorum.Savunma hattındaki diğer takım arkadaşlarını nasıl buluyorsun?Hepsi uluslararası düzeyde kendini ispatlamış çok değerli oyuncular ve hangisi oynarsa oynasın bu takıma faydalı oluyor. Takımın hedeflerine giden yolda çok fazla emekleri var. Tüm diğer oyuncuların olduğu gibi…Takımın şu ana kadarki performansıyla ilgili neler söylemek istersin?İlk yarıyı lider kapadık. Sonrasında iyi gittik ama puan kayıplarımız oldu. Kendi evimizde iki önemli derbiyi kazanmasını bildik. İstatistiklere baktığımızda kalemizde çok az gol görüyoruz ki bu benim inanışıma göre; işimizi çok kolaylaştıran bir takım becerisidir. Hücum ne kadar önemliyse savunma da bir sanattır. Takım olarak bu anlamda herkes üstüne düşen görevi yerine getiriyor. Sakatlıklara rağmen herkes forma için hazır ve mücadele etmeyi biliyoruz. Kolektif bir bilince sahibiz. Bundan sonrası için ise galibiyet serisi yakalayıp hedefimize ulaşacağız.Süper Lig’de en çok pres yapıp zorlandığını hissettiğin forvetler kimler?Bu noktada tek tek isim vermeyeceğim çünkü bireysel rakip olarak değil, takım bazında rakip olarak görüyorum durumu. Zaten her forvet oyuncusunun farklı bir karakteri ve her maçın kendi içinde farklı bir yapısı oluyor. İyi oynayıp kazandığımız sürece mutlu oluyorum.İlk yarıdaki Galatasaray maçına tekrar geri dönme şansın olsa, neler değişirdi?O akşamı tekrar yaşasaydık değiştireceğim tek şey; maçın skoru olurdu. Çünkü o maçta galibiyeti gerçekten çok istiyordum. Kesinlikle şuna inanıyorum; o kırmızı kart olmasaydı biz o maçı kesinlikle kaybetmezdik çünkü gerçekten çok iyi oynuyorduk ve hepimiz bu maçı kazanacağımızı hissediyorduk. Ancak futbolda böyle durumlar oluyor. Bazen olan şeylere açıklama bile bulamazsınız. Sadece şöyle bir açıklama yapılabilir; kazanmayı ve takımıma yardım etmeyi çok istiyordum ve gerçekten içimde çok büyük bir istek vardı.Önümüzdeki sezondan itibaren ligimizdeki takımların kadrolarında 14 yabancı oyuncu bulunabilecek ve bir takım isterse 11 yabancı oyuncuyla sahaya çıkabilecek. Bu kararın Türk futbolunu ve Türk oyuncuları nasıl etkileyeceğini düşünüyorsun?Aslında tam olarak ne getirir bilmiyorum. Bu işin iki yönü var. İlk tarafına bakarsak iyi, kaliteli, tecrübeli yabancı oyuncular getirmek her zaman futbolunuza katkı sağlayacaktır. Onların buraya getireceği imaj, kalite, kendilerinden verecekleri, öğretecekleri şeyler çok önemli. Üst düzey futbol oynamış, kaliteli, bu ülkeye bir şeyler katabilecek, isim yapmış yabancıları getirebilmek her zaman güzeldir. Bir de diğer yanıyla bakmak lazım. Bazen belli kurallar koymak gerekir diye düşünüyorum. Bu Türk futbolu için bir tecrübe olacaktır. İyi mi olacak, kötü mü olacak yaşayıp görmemiz lazım. Bir yandan da bu ülkenin yeteneklerine, bu ülkenin değerlerine yer ayrılması gerektiğini düşünüyorum. Onların da kendilerini gösterebilmesi için onlara şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu ülkenin kültürünü, bu ülkenin değerlerini göstermenin de bu ülkeye her zaman katkı sağlayacağını düşünüyorum, o nedenle de bu işin iki yönü var. Nasıl olur bilmiyorum. Bir derbi düşünün, hiç Türk oyuncu yok sahada. Bu kuraldan sonra sahada genç oyunculara yer olacak mı bilmiyorum. Genç oyuncular kendilerine böyle maçlarda yer bulamadıktan sonra daha ileriye gidebilir mi, emin değilim. Milli takım daha ileriye gidebilir mi? Türk futbolu kendine daha fazla şey katabilir mi? Bu ülkedeki futbol önderlerinin, bu kararları veren insanların iyi düşündüklerini varsayıyorum.Kontratın devam ediyor ancak ilerisi için kafanda bir plan var mı?Gerçekten burada geçirdiğim 2 seneden ve burada geçirdiğim tecrübelerden son derece mutluyum. Bu yıldan sonra 1 yıllık kontratım daha var takımımla. Önce sözleşmemi bitirmek istiyorum. Sözleşmem bittikten sonra da o sırada önüme çıkacak fırsatları değerlendirmek düşüncesindeyim. Burada gerçekten çok mutluyum, ailem de benim gibi son derece mutlu.Boş günlerini ailenle nasıl değerlendiriyorsunuz?Fırsat buldukça evde ailemle, çocuklarımla birlikte vakit geçirmekten büyük keyif alıyorum. Onlarla top oynuyorum, bahçemizde onlarla oyun oynuyorum. Aynı zamanda onlarla dışarı çıkıp birlikte yemek yemekten ve her türlü bu şehrin tadını çıkarmaktan da büyük mutluluk duyuyorum.1 Milyon Üyeli Fenerbahçe Spor Kulübü... 4-5 yıl içinde bu rakama ulaşıldığı takdirde, Fenerbahçe ve Türk sporuna olan etkileri hakkında yorum yapar mısın?Taraftarları Kulübe yaklaştıran, Kulübün işleyişini daha da ileriye taşıyacak ve en önemlisi bu çatı altında mücadele veren takımlardan alınan verimi arttıracak bir proje olduğunu düşünüyorum. Çok özel ve olumlu sonuçlar doğuracak çok güzel bir proje. Bence Fenerbahçe taraftarı hem nitelik hem de nicelik anlamında o kadar büyük ki; Başkanımızın bu projesine destek verip o hedefe ulaşmalarını sağlayacaklardır.Son olarak taraftarımıza ne mesaj vermek istersin?Bizi desteklesinler, bu takıma inansınlar, stada gelsinler ve bizim arkamızda olduklarını göstersinler. Onların varlığı çok fark yaratıyor statta. Onlar varken sanki arkamızda bir dev varmış gibi hissediyoruz. İyi günde, kötü günde onlar her zaman yanımızda olsun istiyoruz'Radyospor
Reklam
"Sert Konuşurum, Lay Lay Lom Yapmam"
Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu Üyesi, Genel Sekreter ve Basın Sözcüsü Mahmut Uslu, Fenerbahçe Dergisine röportaj verdi. Uslu, sert konuştuğunu ancak kimseye hakret etmediğini belirtti ve Kadıköy'deki Trabzonspor maçını örnek gösterdi. İşte Mahmut Uslu röportajından öne çıkan bölümler...Fenerbahçe Genel Sekreteri ve basın sözcüsü Mahmut Uslu, kulüp dergisine açıklamalarda bulundu. Mahmut Uslu sert konuştuğunu belirtirken, kimseye hakaret etmediğini '12 kişi defans yaptılar' cümlesi yüzünden ise 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldığını söyledi.“SIRITMA” DEMEK KÜFÜR MÜ?Trajikomik tabii ki, onlar şunu istiyor, konuşmayın, susun oturun. Bu hale gelmemizi istiyorlar. Biz bu hale gelmeyiz. Ama önemli olan bu değil. Bizim konuşmamızda suç unsuru varsa ceza ver. Bakın geçen sene ben yönetime yeni geldim, adımımı attım, Sivas’ta bir maça gittik. Meşhur 2-1 yenildiğimiz maç. Sivas’ta adam resmen voleybolda smaç yapar gibi topa elle vurdu, penaltımız verilmedi. Diğer ikinci konuda adam bizim stadımızdaki maçta Gökhan Gönül’e faul yaptı, hakem oyunu durdurup faul vereceğine avantaj verdi. Birinci devre tam tersine avantaj vermesi gerekirken vermedi. O hakemin ismini vermeyeceğim. Ben de aşağıda bizim soyunma odasına inerken, solda hakemlerin sağda ise bizim soyunma odamız var. Kimseyi rencide etmek için gelmedik. Biz oraya kendi çocuklarımıza, “Rahat olun, hoca yanlış görmüştür ama bu işleri çözersiniz siz” demek için indik. Fakat hakem gülerek karşımıza çıktı. “Hem penaltıyı vermiyorsun hem de sırıtıyorsun” dedim. 30 gün ceza aldım. “Sırıtma” demek, küfür mü? Hakaret mi? Görmeme ihtimali olmayan penaltıyı vermiyorsun, hem kendisi hem de 5. hakem açısından. Sonunda ne olduğunu bilemem. Bir sene 3-5 ay onu öylesine onu dinlendirdiler falan. Çok da iyi insan olduğunu biliyorum hakemin. Penaltıyı vereceksin, veremiyorsan bir idareci de karşına çıkar takımının hakkını arar. Biz köle miyiz? Köle Isaura mı bizim adımız. Bizim adımız Aziz Yıldırım, Mahmut Uslu.SERT KONUŞURUM, LAY LAY LOM YAPMAMGeçen Trabzonspor maçından sonraki demecimde “12 tane adam defans yaptı. Buna rağmen yenmemiz gerekirdi, çok gol kaçırdık” dedim ve 45 gün hak mahrumiyeti cezası aldım. Hiçbir hakaret yok. Evet, ben sert konuşurum. Gülerek mi, lay lay lom mu konuşayım. Berabere kalmışım tabii ki sert konuşacağım. Biz bir emek veriyoruz. Kötü oynadığımız da “Kötü oynadık” diyoruz. Gençlerbirliği maçında kötü oynadık. Ama burada hakkınız yeniyor. Galatasaray maçında Allah’tan yendik. Bu ne kadar hatadır, ne kadar ayıp şeylerdir bunlar. Şimdi bunları söylesem gazetede yine ceza verirler. Ama, rakiplerimizden birinin idarecisi maçtan sonra verdiği demeçte şunu söylüyor: “Hakemler bizi doğramaya gelmiş” yani gelecek demiyor, gelmiş diyor. Bu arkadaşa 20 gün ceza. Şimdi bu reva mı? Bu ayıp değil mi? Ben size 2 tane örnek veriyorum. Kardeşim penaltı vermiyorsun bir de sırıtıyorsun. Yaş olarak ondan büyüğüm, “Saygısızlık etme bana” diyorum. Ben de spor adamıyım. Hayatımızın 30-40 senesini antrenörlüğe, sporculuğa vermişiz. Milli takımlarda görev yapmışız, biz de sporcuyuz. Sende bana saygı göstereceksin, en azından sırıtmayacaksın.DEMOKRATİK BİR KULÜP OLDUKSorunuza gelirsek, Fenerbahçe Kongre üyeliğini ne kadar çok tabana yayabilirsek o kadar güçlü olacağımızı anladık. Bu proje 8-9 sene evvel ben yönetimdeyken konuşuluyordu. Bugün çıkmadı. 2000 TL olmasının nedeni de buydu. Yani insanların ekonomik gücü yok. Bugün çok insan işsiz. Türkiye’de çok problemler var. Problemsiz bir gün yaşamıyoruz. Dolayısı ile Kulüp üyeliğini 5’te 1’e indirelim, demokratik bir kulüp olduğumuzu da ispat edelim istedik. Normal nasıl delegasyon sistemi var. Onlar kendi aralarında yönetim kurullarını seçsinler, bu yönetim kuruluna girenler seçme ve seçilme haklarına sahip olsunlar istedik.TOPARLANMAYI AZİZ YILDIRIM YAPTIBunu da başlatan Aziz Yıldırım’dır. Başkanımız bu kulübü derleyen toplayan bir insandır. Tabiî ki daha evvelki başkanlarımız, rahmetli olanlar, şu anda sağ olanlar, hepsinden Allah razı olsun. Çok emek vermişlerdir, çok önemli işler yapmışlardır. Ama Aziz Yıldırım bütün bu yapılanların üzerine çok çok önemli katkılar sağlamış ve toparlamıştır. Yalnız tesisleşmeden bahsediliyor. Yalnız tesisleşme değil. Gerçekleştirdiği birlik ve beraberlik sayesinde camiamız Hedef 1Milyon Üye Projesi’ne müsaade etmiştir. Şu anda bütün kongre üyeleri, divan kongre üyeleri, % 99’u bu projeyi destekliyor. Çünkü insanlar anlamışlardır ki; Tabanda ne kadar çok bütünleşme sağlanırsa, o kadar güçlü oluruz. Önce manevi ve maddi olarak güçlü oluruz. Sportif başarılar ondan sonraki gelişmeler.Bizim önümüz çok acımasızca kesildi. Ben yönetimde değildim o dönem, dışarıdan bakan gözle çok rahat söylüyorum; çok muazzam bir takım kurulmuştu. Santoslu, Nianglı, Luganolu. Alex’le ilgili problem falan da yoktu. Stoperleri ile, sağ bek ve sol bek bunların hepsi hazır ve çok önemli bir takım oluşmuştu. Aziz Yıldırım bunu başarmıştı. Ondan 2 sene evvel biliyorsunuz Şampiyonlar Ligi’nde ilk 8’e girmiş bir takımdı. Bu takımın üzerine takviyeler yapılacak ve çok önemli yerlere gelebilecekti. Nerelere gelecekti? Belki ilk 4’e girecekti, belki final oynayacaktı, belki de şampiyon olacaktı. Ama bunlar da önemli değil. Mühim olan; Avrupa’da her zaman ilk 8’e, ilk 4’e girebilecek takımımızın olmasıydı. Bunu da yakalamıştık. 3 Temmuz bütün bu aşkı, bütün bu hayallerin hepsini bitirdi. Hani var ya kışlaları dağıttılar, silahın topunu aldılar, aynı o hale getirdiler Fenerbahçe’yi. Bazı oyuncular satıldı. Oyuncular gitmek istememelerine rağmen mecburen gittiler. Çünkü kapıda 400 milyon borç var ama onun karşılığında Şampiyonlar Ligi vs. gelecek gelirleri var. Bunların hepsi kesildi.BU KULÜP BAŞKANLIK SİSTEMİ İLE YÖNETİLİRFenerbahçe’de başkanlık yapmak çok zor, idarecilik kolaydır. Ben yönetime girmeden evvel de aynı şeyi söylüyordum. Fenerbahçe’de başkanlık sistemi vardır. Şimdi diyorlar ya başkanlık sistemi. Evet, bu kulüp başkanlık sistemiyle yönetilir. Başkanlık sisteminde demokrasi vardır. Yönetim kurulunda herkes fikrini açık açık söyler ama sonunda başkan ne derse o olur. Sistem budur. Çünkü başkanlık sisteminde genel kurul üyeleriniz başkanı seçiyor. Tabii ki yöneticiler, bizler çok önemliyiz. Tabii ki bizimde önemli fonksiyonlarımız var ama başkan önemlidir. Siz başkanı hapse atmışsınız. Kulüp ‘Tığ teber’ kalmış. Allah razı olsun o zamanki Nihat Özdemir gibi, Ali Koç gibi ve diğer yönetici arkadaşlarımız gibi bütün yönetim kurulu üyeleri darbe üzerine darbe yiyen kulübü ayağa kaldırmışlardır ve başkanın hapiste olmasına rağmen hiç olmazsa belli yerlere getirmişlerdir.KİMSEYE MUHTAÇ OLMAYAN BİR KULÜP OLACAĞIZBuradan tekrar Hedef 1 Milyon Üye Projesi’ne geliyorum, çok önemli bir proje. Biz yöneticiler olarak bunu çok önemsiyoruz. Biz tabiî ki şampiyon olmak için uğraşıyoruz. Bizim için 1 Milyon Üye hedefe ulaşırsa, biz bunları görürsek 5-6 yıl sonra en büyük mutluluğu biz paylaşacağız. Çünkü o zaman ne borcu, ne harcı olan. Yalnızca üyelerin aidatıyla 50 milyon gibi bir paraya sahip olan, amatörleri de hiç kimseye muhtaç olmadan yöneten bir kulüp haline gelecek burası ve nereden baksanız 8-10 tane şehirde kendi tesisleri olan, sosyal dayanışması olan bir sistem kurulacak. Yatırımlar yapılacak. Dolayısıyla bu kadar önemli bir olaydır…Fenerbahçe’nin 3 Temmuz olayında yaşadığı ağır travmaların yaraları sarılıyor. Onun için böyle günlük yenildik, yenilmedik, üzüldük gibi olaylarda kulüp dimdik ayakta. Fenerbahçe artık bunları bitirdi. Artık böyle şeyler yok. Eskiden 2 kötü sonuç olunca ortalık karışırdı, yönetimler giderdi. Bu tabii Genel Kurulun takdiri.DEVLETE, YÖNETENLERE SESLENİYORUMÖnerimiz şuydu; Dersiniz ki yıl sonu itibari ile ödeyeceğiniz vergiden Amatörlere harcadığınız parayı mahsup edin, gerisini ödeyin. Bu kadar basit. O zaman ben daha çok yatırım yapabilirim. Getirdiği şampiyonluklar nispetinde de branşlaştırır, her şehre, her kulübe bir görev verirsiniz. Birine güreş, ikisine yüzme. Başkasına kayak vs. Bu şekilde sporcu da yetiştirme imkanı yaratılacak. Peki bunu suistimal eden olmaz mı? Her teşvikte suistimal eden olabilir ama % 10 olur, % 5 olur. Fakat şunu düşüneceksiniz; bu spor kulüplerinden aldığın para çok büyük bir para mı? Türkiye’nin büyümüş bütçesinde çok az bir para.Sen bu aldığın parayı spora doğru dürüst yaratabiliyor musun? Yapmıyorsun. Yapsan zaten sporcu yetişir. Şu an yine sesleniyorum; Sporu seven Sayın Cumhurbaşkanına, Başbakan, Maliye bakanı, Spor bakanı kim varsa. Federasyon’dan sonra Fenerbahçe’ye geldiğimde, aynı şeyleri Aziz Yıldırım defalarca, ben defalarca anlattım. Çünkü ben amatör branşlardan, basketboldan gelen, milli takım seviyesinde antrenörlük yapmış, genç milli oyuncusu olan bir insan olarak bunları görüyorum. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş gibi kulüplere bu imkanları sağlamalısın. Bakın bugün komünizm öldü. Komünizm döneminde devlet yoluyla oyuncu yetiştiriliyordu. Bugün Türkiye’de hala o zihniyet var. Bu zihniyetlerin değişmesi lazım. Bunları spor kulüplerine vermeniz lazım.BANA LAF YETİŞTİRME, DESTEK VERBakın hep anlatıyorlar; Belediye Spor A.Ş’den bir arkadaş “Fenerbahçe bizim spordan çekilmemizi istiyor” demiş. Senin çekilmeni kimse istemiyor. Sen Amerika’daki gibi, Avrupa’daki gibi spor yaptır. Mahallende yaptır, gençliğe yaptır. Belediye olarak senin görevin bu. Sen yarışmacı olma. Bizim anlattığımız o. Kanunda var. Yarışmacı olma sen. Yarışmacı olduğun zaman işin şekli değişiyor. Benim vergilerimle sen bana rakip oluyorsun. Bunu anlamıyorlar. Başkanımız Aziz Yıldırım’a oradan laf gönderiyor. Arkadaşlar, sizlerin yaşı kadar, babalarınızın, dedelerinizin yaşı kadar bu kulüp spora hizmet vermiş. Belediyeler yoktu o zaman. Sen gücünü kamu yararına kullan. Onlara mesaj veriyorum. Net. Bakın Amerika’da YMC’ler var. Bunlar belediyelerin spor kuruluşları. Salonları var. Git, bir tanesinin salonlarında seyirci yoktur, açık hava spor salonları vardır, futbol sahaları vardır. Amerikan futbol sahaları vardır, basketbol sahaları vardır. Belediye bu hizmeti verir, oraların bakımını yapar, temizliğini yapar ve vatandaşların mahalle aralarında, ilçeler arasında yarışmalarını sağlar. Profesyonel değil amatördür. İşte budur belediyenin spora hizmeti. Ama sen bana rakip oluyorsun destek olacağına, bir de “Kapatmayı düşünüyorlarmış” diye laf gönderiyorsun, buna hakkın yok senin. Sen kamu görevlisisin. Benim vergimle sen bunları yapıyorsun. Yarışmacı olamazsın.AZİZ YILDIRIM’IN KATKISI BÜYÜKYayın ihalesi gelirleri, 5 yıl evvel Başkanımız Aziz Yıldırım’ın Kulüpler Birliği Başkanı iken dile getirdiği ‘’Gelirler 400 milyon dolar’ olmalı sözünden sonra arttı ve nitekim başkanımızın girişimleri ile o dönemde gelirler 400 milyon dolara yükseldi. Şimdi Kulüpler Birliği “İhaleyi biz yapacağız’’ diyor, Federasyon destekliyor ama 2017’ye kadar sözleşmemiz var ve altı doldurulmalı şeklinde görüş bildiriyor. Yani bu projenin altını dolduracaklarmış, bunun altı 2-3 ayda doldurulur. 2017’ye kadar beklemeye ne gerek var. Digiturk biliyorsunuz artık devletin. TRT’den bir farkı yok. Ayrıca neyin altı dolu ki, mesela sen Passolig’i niye altını doldurmadan çıkarttın? Bin tane aksaklık var. Vatandaş ne ümit ediyordu Passolig’ten? O kameraları koyduk, orada küfür edenleri, terbiyesizlik yapanları tespit edecek. Onları alacak 6 ay, 3 ay ceza. Masuma bir şey olmayacak. 12 bin kişi arasında bin kişi, 300 kişi 500 kişi kaç kişiyse, babalar bakıyorlar; küfür var, kaç dakika. Tak yazıyorlar. Hepsine ceza. Üstelik bir dahaki maça da gelemiyor taraftar, oradaki 10 bin kişi. 9 bin kişi masum. Böyle adaletsizlik olmaz. Sonra benim locam var, kartlarım var, kombinelerim var. Ben sorumlu değilim, ben satın almışım kulübe hizmet vermek için. Adam “Kullanamazsın” diyor. Benim aldığım kombinelerin geçerli olması lazım. Kim alırsa alsın sorumluluğu da ona verilmesi lazım. Bunların yeniden tartışılıp düzeltilmesi lazım. Yönetmelik mi değişir ne yapılacaksa yapılması lazım. Şimdi stadı hizmete girdiği zaman Beşiktaş’ta aynı problemlerle karşılaşacak. Galatasaray’da aynı problem var. Her zaman seyirci azalacak. Bize günah değil mi? Bize karşı bunlar, sizin yolunuzu biz keseriz diye uğraşmaya çalışıyorlar. İşte bunun için de Hedef 1 Milyon Üye Projesi çok çok önemli.DHA
"Recep Tayip Erdoğan Türkiye İçin Büyük Şans"
Fenerbahçe'nin yıldız golcüsü Moussa Sow, milli takım için bulunduğu Fransa'da yaptığı açıklamalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zaman zaman kendisini aradığını ve insanların Erdoğan'ı çok sevdiğini söylediFenerbahçe'nin Senegalli golcüsü Moussa Sow, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaman zaman kendisini aradığını söyledi. Fransa’da bulunan ve Dakar FM 94.5 radyosunun programına konuk olan Sow, Cumhurbaşkanı’nın hayranı olduğunu dile getirdi. Sow, bu konuda sorulan soruya da şu cevabı verdi: 'Kendisi çok iyi bir Fenerbahçeli. Futbolu da çok iyi bilen bir insan. Attığım gollerden sonra zaman zaman beni mesaj atarak tebrik eder. Türkiye için büyük şans. İnsanlar kendisini çok seviyor.'TÜRKİYE’DE KESİNLİKLE IRKÇILIK YOKSow ligdeki yarışı da şöyle değerlendirdi: 'Ligin bitimine 9 maç kaldı. 9 maçı da kazanacak bir takım varsa o da F.Bahçe. Daha önce de üst üste maçlar kazanmıştık. Bu kez de yapabiliriz. Gelecek sezon şampiyonlar ligi'ne hazırlanıyoruz. O şarkıyı duymak için can atıyorum. Şampiyonlar Ligi'ne katılırsak hedeflerimiz çok büyük. Türkiye'de derimin rengi yüzünden hiç rahatsızlık duymadım. Kim Türkiye'de ırkçılık var diyorsa yalan söyler. Emenike olayının da ırkçılıkla ilgisi yok.'Akşam
Reklam
Emenike'nin Menajeri: "Hiçbir Kulüple Anlaşmadık"
Emmanuel Emenike’nin menajeri Erdem Konyar, son günlerde bazı yazılı ve görsel basında çıkan haberlerle ilgili Fenerbahçe TV mikrofonlarına konuştu.Emenike’nin transferiyle ilgili çıkan haberlerin doğruyu yansıtmadığını belirten Konyar, “Bu haberler doğru değildir, hiçbir kulüple anlaşmadık. Hiçbir kulüple çalışmamız yoktur. Emenike, Fenerbahçe’nin sözleşmeli oyuncusudur. İnşallah sezonu iyi bir şekilde kapatır. Bizim tüm düşüncelerimiz bundan yana. Bu meslekte dedikodular çıkabiliyor. Emenike’nin hedefi, sezonu iyi bir şekilde kapatıp şampiyon olmaktır” dedi.Ajans Spor
Angel McCoughtry'den Fenerbahçe'ye Şok Suçlama
Fenerbahçe Kadın Basketbol Takımı'nın eski oyuncusu Angel McCoughtry, sarı lacivertli kulübe ciddi bir suçlama yöneltti.ABD'li yıldız basketbolcu Angel McCoughtry, Fenerbahçe'den ayrılma sebebi hakkında çarpıcı bir açıklama yaptı.2010'dan bu yana formasını giydiği sarı lacivertli kulüple geçen ay bağlarını koparan McCoughtry, Instagram hesabından çok konuşulacak bir mesaj yayınladı.Kız arkadaşıyla birlikte çekilmiş bir fotoğrafını paylaşan McCoughtry, eşcinsel ilişkisi nedeniyle yaşadığı zorluklardan bahsederken, Fenerbahçe ile yaşadığı anlaşmazlığa da değindi. Fenerbahçe'nin kendisinden sosyal medyada bu ilişkiyi yalanlayan bir mesaj yayınlamasını istediğini söyleyen McCoughtry, bunu yapmaması halinde takımdan gönderilmekle tehdit edildiğini iddia etti.Eurosport
Fenerbahçe'de Rizespor Mesaisi
Fenerbahçe, Spor Toto Süper Lig'in 26. haftasında 4 Nisan Cumartesi günü deplasmanda Çaykur Rizespor ile yapacağı maçın hazırlıklarını sürdürdü.Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamaya göre, Fenerbahçe Can Bartu Tesisleri'nde basına kapalı gerçekleştirilen antrenmanda, izinli oldukları için dünkü çalışmaya katılmayan Mehmet Topal ve Gökhan Gönül'e yenileme programı uygulandı.Sakatlıkları bulunan Raul Meireles ve Dirk Kuyt'ın tedavi edildiği, Hasan Ali Kaldırım'ın ise takımdan ayrı çalıştığı bildirildi.Mert Günok, Caner Erkin, Alper Potuk, Michal Kadlec, Moussa Sow ve Bruno Alves'in milli takımlarda bulunduğu sarı-lacivertli ekip, hazırlıklarına yarın devam edecek.Maraton
Bilic'ten Gerginlik İddialarına Yanıt
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Sosa ile gerginlik yaşadığı iddialarını yalanladı.Bilic'in açıklamaları şu şekilde;' Fenerbahçe maçının devre arasında futbolcum Jose Sosa ile aramızda gerginlik ve tartışma yaşandığı iddiası gerçek dışıdır. Böyle bir olay kesinlikle yaşanmamıştır. Tamamı kurgu olan bu habere, kamuoyunun ve taraftarlarımızın itibar etmemesini rica ederim. 'Eurosport
Reklam