onedio
Göz Tiplerine Göre Makyaj Nasıl Yapılmalıdır?
Makyaj yaparken birçok bayan göz şekillerine göre değil de genellikle kıyafet seçimlerine ve farklı renklere göre makyajlarını yaparlar. Buna göre kesinlikle makyaj yaparken yüz tipinize göre dikkat etmeniz gerekmektedir. Bilinmesi gerekmektedir ki makyaj stili, her yüze uygun olmaz. Aynı durumlar göz makyajı içinde geçerli olmaktadır. İşte bu durumlarda da başkasında beğendiğiniz makyaj modellerinin sizlerde neden güzel olmadığı tamda bu nedenlerden dolayı olmaktadır. Mutlaka göz tipinizi öğrenip, onlara uygun şekillerde olacak şekillerde yapmanız gerekmektedir.Kaynak: **http://www.dunyamodasi.net/goz-tiplerine-gore-makyaj-nasil-yapilmalidir.html**
Obezite Hastası Nasıl Egzersiz Yapmalı?
Egzersiz yapmak, obezite hastalığı olan ya da olmayan her insan için pek çok olumlu etki yaratmaktadır. Egzersiz programları, daha etkin kilo kaybı ve verilen kilo kaybının daha uzun bir süre korunmasına yardımcı olmak bakımından obezite tedavisinde çok işe yarar. Egzersizin diğer olumlu etkileri ise; Kalp krizi ve yüksek tansiyon risklerini azaltır. Kalp ve damar hastalıkları riskini azaltırç Tip 2 diyabet hastalarında şeker düzeyi kontrolünü kolaylaştırmaktadır. Kalp ve akciğerlerin güçlendirerek, kapasitelerini arttırır. Kemik erimesini azaltır. Kas ve eklem bağlarını güçlendirir. Stres oranını azaltarak, uyku kalitesini arttırır. Egzersizlerin dört çeşidi bulunmaktadır. Bunlar: aerobik, kas güçlendirici, kemik güçlendirici, gerdirme olarak dört gruba ayrılabilir. Obezite tedavisinde hastanın ihtiyacına göre hangi egzersiz programı kullanılacağı belirlenir. Morbid obezite hastalarında genellikle orta – ağır egzersiz programları tercih edilmektedir. Fakat bu tercihte kriter yalnızca vücut kitle indeksi değildir. Her hasta kendi fiziksel şartına göre değerlendirilir. Hastaların egzersiz programlarına alınmadan önce kalp ve damar hastalıkları ve kalp kapasitesi bakımından değerlendirilmeleri gerekmektedir. Solunum testleri gözardı edilmemelidir. Herhangi bir problem fark edilirse ilk olarak o problemin tedavisi yapılmalıdır. Egzersiz programına ise bu tedavinin sonrasında karar verilmelidir.İzotonik egzersizler, obezite tedavisinde en önemli egzersizlerdir.Günlük minimum 30-60 dakika kadar bir süre aerobik egzersiz tavsiye edilir. Haftada 5-7 gün kadar uygulanan bu aerobik egzersizler kilo vermeyi ve verilen kiloların muhafaza edilmesini sağlar. Aerobik izotonik egzersizler sayesinde yeterli kilo kaybı olduktan sonra kas kitlesinin zayıflamasını engellemek ve mevcut kilo kaybının korunmasına yardımcı olmak hedefiyle direnci yükselten izometrik egzersizler aşamalı şekilde eklenebilmektedir. Bu egzersizler sayesinde artan kas oranının glukoz tüketimi de doğal yollar ile yükseltilmiş olacağından, şeker hastaları için Aerobik izometrik egzersizler özellikle daha fazla yararlıdır. Düzenli olarak devam ettirilen egzersizler kişi fazla yormamalı ve uzun olmamalıdır. Öncelileri onar dakikalık seanslar şeklinde başlayabilir. Hangi tür egzersiz uygulanacak olursa olsun, süresi ve ağırlığı kademe kademe arttırılmalıdır. Şeker hastalarında ve kalp sorunları olan kişilerde ağır egzersizler uygun görülmez. Tavsiye edilen egzersiz çeşitleri yürüyüş ya da hafif tempoda hızlı yürüyüşler, yüzme ve merdiven çıkmaktır. Tüm egzersizler için ısınma, çok önemlidir. Bu hafif tempo 10 dakilalık yürüyüşlerle sağlanabilir. Aşama aşama tempo yükseltilebilir. Yaklaşık 30 dakikalık bir egzersizden sonra aniden durmak sakıncalıdır. Yavaşlamak ancak hafif hareketlere en az 5-10 dakika kadar daha devam etmek, kasların dinlendirilmesine ve yüksek enerji harcamalarından dinlenme pozisyonuna geçmesini sağlar. Bu aşamaya soğutma adı verilir. Soğutma yapılmadan, aniden kesilen haraketlerde kaslarda ve tendonlarda yaralanmalar ve kramplar görülebilir. Morbid obezite, kişiler için sosyal hayatı zorlaştırarak dezavantaj olabilmektedir. Egzersiz yapmak sağlıklı ve etkin bir biçimde kilo vermenin yolu ols da, morbid obezite hastaları için spor salonlarına gitmek bir çekince oluşturabilir. Bu anormal bir his değildir. Salonlardaki birçok alet, morbid obezite hastlarının ölçülerine de uygun değildir. Bunlar sıkılma ve stres unsuru olarak morbid hastalarına yansıyabilir. Böyle durumlarda yüzmek gibi tek başına yapılabilen sporlar tercih edilebilir. Yorulmadan daha fazla kalori yakımı bu şekilde sağlanabilir. Ya da belirleyenecek saatler aralığında iki kat merdiven çıkmak da faydalı olacaktır.
Siyah Noktalardan Kurtulmak İçin Ne Yapmalı?
Siyah noktalardan arınmış pürüzsüz tek cilde ne dersiniz? Siyah noktalar en kocaman cilt problemlerinden tek tanesi. Cildimizi iyi temizleyemediğimizde ve gözeneklerimiz olması gerektiği kadar sıkılaşmadığında cilt gözeneğinin içerisine giren kirler tek süre ardından kara puan olarak bize geriye dönüyor. Siyah noktalarınızdan kurtulmanın karayolu tek sürü basit: İyi tek cilt temizliği! Kara puan oluşumdan arınmak amaçlı yapmanız gerekli olan tek birşey ise cildinizi itinalı olarak temizlemek ve zaman boyu temiz kalmasını sağlamak. Siyah Noktalar ile Başa Çıkmanın Yolları Cilt temizliği Siyah puan oluşumunun nedenlerinden tek tanesi de cildimizi olması gerektiği kadar temizleyemememizdir. Cilt temizliği amaçlı sert ya da sıvı/akışkan sabun kullanın. Cildiniz kuru ise sıvı/akışkan sabunları seçim edebilirsiniz. Sert sabunlar cildiniz kuruttuğu amaçlı tek sürü mecbur kalmadıkça kalıp sabun kullanmayın. Tonik Kullanımı Tonik hem tek gözenekleri sıkılaştırmak hem tek de sabunun temizleyemediği kirleri cildinizden temizlemeye destekçi olabilir . Erken ve akşamları itinalı tonik kullanımında cildinizin ek olarak parlak ve işlek göründüğünü göreceksiniz. Nemlendirici Cildinizi temizleyip tonikledikten ardından nemlendirici ile zaman boyu kaybettiği nemi geriye kazandırabilirsiniz. Bu sayede itinalı tek cilt bakımı yapmış olursunuz ve kara noktaların oluşumunu engellersiniz. Siyah puan bantları Siyah puan bantları var meydana gelen kara noktalarınız amaçlı muhteşem tek çözüm olabilmektedir . Haftada yalnızca 2 defa kullanacağınız tek kara puan bandıyla kara noktalarınızdan kurtulabilirsiniz. Ancak bandı uyguladıktan ardından itinalı olarak cildinizi temizlemeye aynı ritimde devam etmelisiniz. Maskeler Özellikle hem tek sivilceli hem tek de kara noktalı tek cilde sahipseniz bunun amaçlı kil maskesi kullanabilirsiniz. Kil maskesi muhtevanında yer alan özel maddeler yardımıyla gözeneklerinizin sıkışmasına ve kara puan oluşumunu önlemeye destekçi olabilir . Haftada 2 defa banyodan ardından cildinize uygulamanız tek sürü gerçek olacaktır. Peelingler Peelingler çoğunlukla sivilcesiz ciltlere uygulanır. Şayet cilt probleminiz yalnızca kara noktalarsa öyleyse peelingler tam sizlere yönelik . Peeling yardımıyla var meydana gelen kara noktanızı rahatlıkla yok edebilirsiniz. Bunun amaçlı yapmanız gerekli olan tek birşey banyodan ardından kara puan meydana gelen bölgelere peeling yardımıyla masaj inşa etmek . Etiketler: cilt bakımı, güzellik, Kişisel bakım, nasıl yapılır, Siyah nokta, siyah noktalar, siyah noktalar için ne yapmalı, siyah noktalardan kurtulmak, siyah noktaların geçmesi için
Yanlış Pozisyonda Uyumak Bacak Kaslarını Kısaltıyor
Geceleri yüzüstü uyumak bel ve boyun zedelenmelerine sırtüstü ise bacak adalelerinde kısalmaya ne sebeple oldu . En sağlıklısı ve ideali, bacakların karına gerçek çekilerek cenin pozisyonunda yatmak. Omurgamız bir bütündür, bel ve boyun omurgaları farklı düşünülemez, bel omurgalarındaki bir huzursuzluk boyun omurgamızı da direk etkiler. Zira omurgamız etrafımızdaki kaslar bir hasır örgü benzeri birbirinin içine geçmiştir. Bel veya boyun bölgenizde ortaya çıkan bir problem tüm vücudunuzda sıkıntılara sokak açar . Bel ve boyun omurgalarının sıhhati amaçlı zaman içerisindeki duruş, oturuş pozisyonlarına uyarı etmemiz mühim fakat yeteri kadar değil. Omurga sağlığımız üstünde alışkanlık edindiğimiz uyku pozisyonumuz üstelik yatak seçimimizin tesiri kocaman . Yüzüstü yatmak beli büküyor Yüzüstü yatmak en riskli uyku pozisyonudur. Bu pozisyonda uyumak omurga çevresindeki bağların ve kasların gerilmesine, omurgadan sinirlerin çıktığı deliklerin sıkışmasına neden olur . Bu da omurga ve disk üst kısmına yük bindirir. Tüm şunlar ise bel ve boyunda eğriliklerin artmasına ilişkili olarak omurgada zedelenmelere ve fıtık benzeri neticeleri ortaya çıkarır. Sırtüstü uyumak adele kısaltıyor Ancak bir takım vatandaşlar yan yatış pozisyonunda uyuyamazlar. Sırt üstü yatıyorsanız kesinlikle dizler bir yastık ile desteklenmeli. Fakat yeniden de sırt üstü yatış bir zaman ardından bacakların arka adalelerinde kısalmaya sokak açıyor . Bu sebeple uzunca zaman sırt üstü yatılmasını önermiyoruz. İdeali cenin poziyonu Yan yatış pozisyonu bel ve boyun sıhhati amaçlı en idealidir. Bacaklar karına gerçek çekilerek yatılmalı. Bu pozisyonda belin basıncını azaltmak amaçlı dizlerin arasına bir yastık koyulmalıdır. Bu biçimde omurga ve diske ek olarak az yük biner bununla birlikte horlamayı da engeller. Gebe bayanların sol taraflarında uyuması önerilmektedir. Bu pozisyonda bebeğe giden kan akışı engellenmeyecektir. Fakat bu vaziyette da boyun ve omuzlar zorlanmaktadır. Yataktan fırlamayın, gerinmeden kalkmayın! Sabahları uyanır uyanmaz yataktan çabuk bir biçimde kalmayın. Zira tüm gece istirahat çağında meydana gelen kaslar uykuda gevşer, birdenbire harekete tepki gösteremez bu vaziyette omurgada ve eklemlerle önemli ağrılara, zedelenmelere ne sebeple olur. Yataktan ani kalkışlar bel tutulmalarının en kocaman sebeplerindendir. Bu sebeple uyandıktan ardından yatak içinde 5 dk gerinerek gevşeyen kaslar yavaşça harekete geçirilmeli. Yataktan kalkarken, blok olarak yana dönün. Öncesinde bacaklarınızı sarkıtın, ardından kollarınızın sayesinde vücudunuzu yatak kenarında, yüksek bir konuma kazancın . Yatak sizden 20 cm uzunca olmalı Doğuştan bel ve boyun bölgemizde eğriliklerimiz vardır. Çok katı veya çok narin yataklar natürel eğriliklerimizin artmasına veya azalmasına ne sebeple olur. Hata yatak seçimi birçok omurga hastalığına davetiye çıkarıyor. Sıhhatiniz amaçlı yatağınızın eni 95 cm’den dar olmamalı, boyunuzdan 20 cm ek olarak uzunca olmalı. Çift şahsiyet yatakların eni ise en az bir .65 olmalı. Yatağınız yüksek olmasın Eğer yatağınızın ortası çökmüşse, yenisiyle değiştirin. • Ansızın pek yastıkta yatmak, boynunuzun tutulmasına ne sebeple olabilmektedir . • Yatağınız, rahatlıkla çıkıp inebileceğiniz yükseklikte olsun. • Yatarken, kollarınızı başınızın arkasına gerçek gererek uzatmayın. • Yatağa yatmak amaçlı ise öncesinde yatak kenarına oturun. Bacaklarınızı yukarıya çekerken aynı zamanda gövdenizi yatağa uzatın. Vücudunuzu blok olarak döndürerek sırtüstü yatın Etiketler: bacak kasları, DİSK, uyku pozisyonu, uyumak, yanlış pozisyon, yatmak
Kadınlarda Kanser Uyarısı Veren 12 İşaret!
Aslında dikkat verdiği halde görmezden gelinen belirtilerle ortaya çıkan kadın kanserlerini ve hangi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini Hisar Intercontinental Hospital Medikal Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Bekir Öztürk’ten öğrendik. Açıklanamayan Kilo Kaybı Birçok kadın kilo vermeye çalışmadan kilo kaybını memnuniyet veren olarak düşünse de esasında diyetine dikkat etmediği halde açıklanamayan kilo kaybı kanser olmasa da tiroid benzeri hastalıkların habercisi olabilmektedir . Şişkinlik Birçok bayanın partner problemi olan şişkinliğe karın ağrısı veya pelvik ağrı da eşlik ediyorsa yumurtalık kanserinin habercisi olabilmektedir . Şişkinlik problemini anında hemen altını çizen yaşamaya başladıysanız ve birden çok haftadan fazla sürüyorsa kesinlikle hekiminize danışın. Memede Değişiklikler Meme muayenesi her bayanın maaş periyotta yapması gereken olan bir sıhhat kontrolüdür. Bilhassa meme kısmında kızarıklık, derinin kalınlaşması benzeri meme kanserinin çok nadir görülen saldırgan izlerinin dışarısında meme dokusunda olan ve bir haftadan fazla devam eden şişliğin kesinlikle dikkate alınması ve hekime başvurulması gerekir. Benzer biçimde meme görünümünüzdeki değişiklik veya akıntı da rahatsızlık habercisi olabilmektedir . Bu vaziyette hekiminize müracaat ederek kontrol olmalı ve mamografi, ultranihai, MR ve gereken görüldüğü halde biyopsi yaptırmalısınız. Adet Çağı Dışarısında Kanama Menopoz çağı öncesi bayanlar aralarında tane çağı düzensizlikleri görmezden gelme eğilimi maalesef yaygındır. Fakat bu dönemde gerçekleşen kanamalar kolorektal kanserlerin belirtisi olan gastrointestinal kanamalar da olabilmektedir . Bilhassa tane çağı arasında veya dışarısında görülen anormal kanamalar bayanlarda en sık sık görülen jinekolojik kanser olan rahim (döl yatağı) kanserinin belirtisi olabilmektedir . Cilt Değişiklikleri Ciltte görülen anlık farklılıklar bazen farklılık edilemeyebilir. Fakat ciltte görülen nitelik değişikliklerini kesinlikle izlemek gerekir. Şayet birdenbire deride kanama ortaya çıkarsa, o da kontrol edilmelidir. Yutma Zorluğu ve Hazımsızlık Uzun zamandır süre gelen hazımsızlık mide veya yiyecek borusu kanserinin habercisi olabilmektedir . Bu sebeple perhizinize dikkat ettiğiniz halde son bulmayan bir hazımsızlık problemi yaşıyorsanız kesinlikle hekiminize müracaatın . Nihai dönemlerde ortaya çıkan yutma güçlüğü problemleri yiyecek borusu konusunda sıkıntıların veya akciğer kanserinin belirtisi olabilmektedir . İdrar veya Dışkıda Kan Eğer idrar veya dışkıda kan farklılık ederseniz hemoroid diyerek geçmeyin. Bilhassa dışkıda şekil ve nitelik değişiklikleri söz konusuysa kesinlikle hekiminize müracaatın . Muayenenin sonrasında gereken görüldüğünde kolonoskopi testi ile probleminizin sebebi ortaya çıkarılabilir. Ağız Değişiklikler Özellikle sigara içiyorsanız ağzınızdaki değişiklikleri takip edin ve kesinlikle diş hekiminize müracaatın . Ağız içi veya lisan üstünde meydana gelen beyaz lekeler ağız kanserinin belirtisi olabilmektedir . Lenf Nodlarındaki Farklılıklar Koltuk altı veya boyun kısmında bulunan lenf nodlarında olan şişlikleri dikkate alın ve kesinlikle hekiminize müracaatın . Lenf nodlarındaki farklılıklar rastgele bir enfeksiyon kaynaklı olabileceği benzeri kanserin de habercisi olabilmektedir . Ateş Açıklanamayan ateş grip, enfeksiyon veya kanserin habercisi olabilmektedir . Bilhassa kan kanserlerinin en mühim ve erken işaretlerinden biri de ateştir. Yorgunluk Pek çok hastalığa ev sahipliği yapan yorgunluk kanserin de belirsiz olan belirtilerinden biridir. Amerikan Kanser Derneği’ne yönelik , yorgunluk lösemi, kolon veya mide kanserinin erken belirtisi olabilmektedir . Kalıcı Öksürük Grip, alerji ve bir takım ilaçların hemen yan tesiri öksürüğe ne sebeple olabilmektedir . Fakat üç veya 4 hafta benzeri uzunca müddetli süre gelen öksürük göz ardı edilmemelidir. Bilhassa sigara içiyorsanız ve uzunca zamandır süre gelen bir öksürüğünüz varsa kesinlikle hekiminize müracaatın . Etiketler: ağrı, belirti, Doç. Dr. Ahmet Bekir Öztürk, kadın hastalıkları, kanser, kanser uyarısı, sağlık
El Titreme Hastalığı Olanlar İçin Üretilmiş Süper Pratik Kaşık
El titreme hastalığı (esansiyel tremor, parkinson) olanlar için yemek yemek bir kabustur. Ancak Amerikalı şirket Lift Lab, icat ettiği bir kaşıkla bu kabusa bir son veriyor. El titremesini kendi titremesiyle dengeleyen alet; bu hastalığa sahip kişilere pratik bir kolaylık sağlıyor. Teknoloji, sen iyi ki varsın!
Reklam
Anne ve 4 Yaşındaki Sevimli Kızının Eğlenceli Yoga Seansları
New-Jersey'li yoga öğretmeni Laura Kasperzak ve 4 yaşındaki Mini'nin yoga seansları görenlerin kalbini ısıtıyor. Yoga fotoğraflarını yayınladıkları instagram hesabını 750 bin kişi takip ediyor.  Kasperzak tam 17 yıldır yoga yapıyor ve bu hobisini çocuğuna aşılamaya da kararlı görünüyor.
Dermatologlardan Cilt Bakım Önerileri
Cilt bakımınızda en çok neye dikkat ediyorsunuz? Temizlik mi, nemlendirme mi, yoksa beslenme mi?Dermatologların cilt bakımı için önerdiği en önemli şeylerin başında, düzgün beslenme, nemlendirme ve cildi uv ışınlarından koruma geliyor. Daha genç ve sağlıklı görünen bir cilt istiyorsanız, önerilere göz gezdirin. Bakalım içlerinden hangileri sizin güzellik rutininizde var?Beslenme önemliGüzel bir cildin sırrı doğru beslenmede gizli. Dermatologlar, temiz ve sağlıklı bir cilt için bol bol su içmeyi ve somon ile ceviz gibi omega 3 yağ asitleri bakımından zengin besinleri tüketmeyi öneriyor. Bu besinleri tüketerek cilt hücrelerinizi güçlü ve sağlıklı tutabilirsiniz.Uyumadan önce temizleyinCilt temizliği için en uygun zaman uyumadan önceki saatlerdir. Kir, yağ, bakteri ve makyaj kalıntıları cilt gözenekleriniz tıkar ve nefes almasını önler. Bu sebeple uyumadan önce cilt tipinize uygun bir temizleyici ile cildinizi kirden arındırın. Temizlik işlemi bittiğinde uygun bir nemlendirici ile cildiniz yumuşatın. Sabahları uyandığınızda ise yüzünüzü sıcak yerine ılık suyla yıkayın.Cilt tipinizi keşfedinCiltteki yıpranmaları en aza indirmek için cilt tipinize uygun olan bakım ürünleri kullanmanız gerekiyor. Cilt bakım ürünleri satın alırken içerisinde dolgu maddesi bulunanlardan uzak durun. Doğal içerikli ürünler kullanmanız cilt sağlığınız açısından daha iyi olacaktır.Mineral makyaj ürünlerini kullanınUzmanlar, makyaj malzemelerinde tercihinizi mineral olan ürünlerden yana kullanmanızı öneriyor. Mineral ürünler, cildinizin nefes almasını, gözeneklerin tıkanmamasını ve daha az zarar görmesini önlüyor.Dudak bakımını ihmal etmeyinDudak üzerindeki deri oldukça incedir ve çok çabuk hasar görebilir. Bu sebeple dudaklarınızın bakımını da ihmal etmemeniz gerekiyor. Kuruduğunda ve çatladığında scrub uygulayın ve mutlaka nemlendirin.Güneş koruyucuyu unutmayınCilt bakımında en önemli konulardan biri de güneş koruyucu kremler. Genç görünen bir cilt istiyorsanız, dışarı çıkarken mutlaka 30 faktörlük bir güneş kremi sürerek güneşin zararlı UV ışınlarından korunmalısınız.Stresten uzak durunDuygusal yıkıntılar ve üzüntüler sizi en az 5 yaş daha yaşlı gösterir. Gergin olduğumuzda vücudumuzdaki stres hormonları artar ve kolajenlerin zarar görmesine neden olur. Üstelik stres, sivilce oluşumuna ve kızarıklıklara da neden olabiliyor. Stresli olduğunuz anlarda, derin bir nefes alıp sakinleşin. Kısa süre sonra işe yaradığını göreceksiniz.
Reklam
Vücudunuzun İhtiyaç Duyduğu Temel 8 Madde
Spor yaparken sağlıksal alandada biraz bilgili olmanız gerekiyor. Aşırı güç kayıpları, kas onarımları ve geliştirmeler için gereken temel maddeler neler? C Vitamini Yararı: Vücudumuzun kolajen(collagen)(eklemlerimizi koruyan sıvı) yapımı için bu antioksidanta ihtiyacı vardır.Ayrıca kortizol seviyesini düşürür. Vücudun katabolik(kas yıkımı) sürece girmesini engellemeye yardımcı olur. Kaynakları: Kırmızı biber, brokoli, turunçgiller, domates, karnıbahar, kiraz… Supplement olarak alınması gereken miktar: 500-1000mg antremanlardan sonra alınması kortizol seviyesini düşürür. E Vitamini Yararı: Creatine kinase (CK)’in işlevini azaltır. Creatine kinase kasların zarar gördüğünü gösteren bir enzimdir.Yüksek miktarlarda alınan E vitaminin kas yıkımını azalttığı sanılmaktadır. Araştırmaya göre çok yüksek dozda(900iu) alınan E vitaminin glukojen depolama yeteneğini arttırmıştır. Kaynakları: Buğday, soya fasulyesi, yumurta, kuruyemiş, tatlı patates, ıspanak, şeker pekmezi… Supplement olarak alınması gereken miktar: Antremanlardan sonra 200-800iu. B6 Vitamini Yararı: Amino asitlerin kullanımını ve glukojenin işlevini arttırır. Ağır antremanla beraber büyüme hormonu miktarını arttırır. Kaynakları: Kırmızı et, balık, yumurta… Supplement olarak alınması gereken miktar: Büyüme hormonu miktarını arttırmak için antremandan hemen önce karbonhidrat içeren ufak bir içecek ile 10 mg alın. Magnezyum Yararı: Glikojen oluşumuna yardımcı olur. Protein sentezinde rol alır ve kas kramplarını önler. Kaynakları: Hububat, yulaf, soya fasulyesi, siyah fasulye, deniz ürünleri… Supplement olarak alınması gereken miktar: En iyi Çinko ile beraber alındığında sonuç verir(ZMA). Yatmadan önce 560mg Magnezyum ve 30mg Çinko alın. Demir Yararı: Çoğu supplement, sinir sistemini uyardığı ve daha yoğun idman yapmayı sağladığı için kafein içerir; ancak kafein demirin vücutta demir kullanımını engeller. Demir, hücrelerin büyümesine ve çoğalmasına yardımcı olur, dolayısıyla protein sentezinde rol oynar. Kaynakları: Kırmızı et ve sebzeler… Supplement olarak alınması gereken miktar: Hergün kırmızı et yiyorsanız ek olarak günlük 10 mg alabilirsiniz. Kırmızı et tüketmiyorsanız günlük 15 mg demir almanız gerekiyor. Günün herhangi bir saatinde alabilirsiniz. Çinko Yararı: Testesteron salgılanmasına yardımcı olur, eksikliğinde IGF(İnsulinlike growth factor, insulin benzeri büyüme hormonu) hormonunun azalmasına sebep olur. Çinko almazsanız testesteron ve IGF’ye elveda diyebilirsiniz. Kaynakları: İstridye, kırmızı et, deniz ürünleri… Supplement olarak alınması gereken miktar: En iyi Çinko ile beraber alındığında sonuç verir(ZMA). Yatmadan önce 560mg Magnezyum ve 30mg Çinko alın. Potasyum Yararı: Büyümek için gereken başka bir mineralde potasyumdur. Kasların ihtiyaç suyduğu sıvı dengesini sağlar. Daha iyi sıvı dengesi kaslarda daha çok su anlamına gelir daha çok suda anabolik aktivitelerin artması demektir. Kaynakları: Yağsız kırmızı et, yoğurt, az yağlı süt, patates, muz… Supplement olarak alınması gereken miktar: Potasyum takviyeleri 99mg’lık kapsüller yada tabletler şeklindedir. Potasyumca zengin besinlerle beraber günde 1000mg(5-6 öğünlü perhiste her öğün iki tablet olacak şekilde) alarak hidrasyonu artırabiirsiniz. Karnitin Yararı: Yağ asitlerinin kas hücreleri içinde enerjiye çevrilmesini sağlar. Bu yüzden vüçutçular tarafından yarışma öncesinde kullanılır. Hayvanlar üzerinde yapılan yeni araştırmalarda daha yağsız ve kaslı sonuçlar elde edilmişti. Karnitin, karbondidratların kısıtlandığı diyetlerde keton üretimine yardımcı olur. Keton, kas dokusunun azalmasına engel olur. Diyetteyken alınması gereken bir maddedir; ayrıca kilo alma dönemlerinde kullanıldığı takdirde istenmeyen fazlalıkları önleyemeye yardımcı olur. Kaynakları: Hayvan organları(Karaciğer, kalp), kuzu ve dana eti. Supplement olarak alınması gereken miktar: Diyetteyken 3-6gr alın, 3gr kardio çalışmasından önce 3gr da ağırlık idmanında önce. Kilo alma döneminde daha az yağ için kahvaltıda 3gr alın. Gıdalar vücut geliştirme için çok önemlidir, iki kaynaktan elde edebiliriz: Yiyecekler ve supplementler. Çoğu kez vücutçular birini diğerine tercih eder. Unutulmamalıdır ki ikisi beraber alındığı zaman çok daha iyi sonuçlar verir.
Karbonhidratlar Neden Gereklidir?
Yanlış bilgilendirilmiş diyetçilerin baş belası olan karbonhid­ratlar, vücudun enerjisi için ana tedarikçilerdir. Karbonhidrat­ların temel çeşitleri olan nişasta ve şekerin sindiriminde kan şekeri olarak da bilinen glükoz oluşur. Bu kan şekeri beyni­miz ve merkezi sinir sistemimiz içim gerekli enerjiyi sağlar. Günlük besininizde karbonhidratlara ihtiyaç duyarsınız, böylece hayati önem taşıyan doku yapıcı protein, onanma gerekli olduğunda enerji için ziyan edilmez. Glükoz ve glikojene (karaciğer ve kaslarda depolanan) dönüştürülebileceğinden daha fazla karbonhidrat yerseniz sonuç hepimizin de bileceği gibi yağdır. Vücut daha fazla yakıta ihtiyaç duyduğunda yağ tekrardan glükoza dönüştü­rülür ve kilo kaybedersiniz. Karbonhidratları çok az seviyede tutmayınız. İyi bir sağ­lık için diğer besinler kadar önemlidirler ve protein gibi gramında 4 kaloriye sahiptir. Hiçbir resmi miktar önerisi mevcut olmamasına rağmen, kendi yağınızın enerji için kullanılması durumunda ortaya çıkan kanın asit rahatsızlığı olan ketosisi önlemek için minimum 50 gr. tavsiye edilir. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Glisemik İndekse Göre Karbonhidratlar
Belirli bir miktarda gıda alındığında kandaki glükozun ne kadar hızla ve ne kadar yükseğe çıktığını gösteren bir hesaplama olan ve glisemik indeks olarak bilinen bir çizelge üzerindeki sıralamalar söz konusu olduğunda tüm karbon­hidratlar eşit değillerdir. Yüksek glisemik indeksli gıdalar karbonhidrat yönünden zengindir (şeker ve nişasta olarak yüksek) ve glükozun kan akışına daha hızlı şekilde giriş yapmasını sağlar. Glükozla ilgili yanlış olan bir şey yoktur (vücuttaki her hücre tarafından kullanılan yakıttır), fakat bunu işlemek için pankreasın insülin üretmesi gerekir. Ne kadar fazla yüksek glisemik gıdalar yerseniz pankreasınızın o kadar çok çalışması gerekir. Ve eğer sık sık çok çalışması gerekirse gücünü kaybedebilir ve bu süreç şeker hastalığı ile sonuçlanabilir. Ek olarak yüksek glisemik rafine karbonhidratlar kan şekerinde bir yükselmeye ve sonuç olarak hızlı insülin sal­gılanmasına neden olurlar: Ardından insülin bütün ekstra glükozu yağa dönüştürür. Düşük yağlı ve yağsız yiyecekle­rin halen birçok insanı şişmanlatmasının sebebi budur. Glisemik indeks, yiyeceklerin 50 gramlık porsiyonları­nın yemekten iki üç saat sonra kan şekerini nasıl etkilediği­ne göre yiyecekleri derecelendirir. Genel olarak 1 ve 60’la- rın altında derecelendirilen yiyecekler, kan şeker düzeyleri­ni minimal etkiler ve bu yüzden tercih edilir yiyeceklerdir. 60-80 arası derecelenen yiyecekler orta olarak düşünlür ve ılımlı miktarda tüketilmelidir. 90 ve üstü olarak derecelen­dirilen yiyecekler, yüksektir ve tedbirli şekilde tüketilmeli­dir. Fakat glisemik indeksin kendisi porsiyon büyüklüğünü dikkate almaz (50 gramlık bir porsiyon havuç, yaklaşık yedi tanedir ve çoğu insanın bir oturuşta yiyebileceğinden fazla­dır ve glisemik indeksinin, 50 gr. karbonhidrat içeren çey­rek kap şekerden fazla olmasının nedeni budur.) Fakat be­lirli bir yiyeceğe glükoz tepkisi kişiden kişiye değişebilece­ğinden bu kafa karıştırıcı olabilir. Ayrıca aynı tip yiyecek, yetiştiği yere, nasıl ekilip biçildiğine ve hazırlanış şekline göre çok fazla değişiklik gösterebilir Sağlıklı ve zinde olmanın anahtarı yüksek glükozlu ni­şastaların yavaş bir şekilde sindirilmiş yüksek lifli karbon­hidratlarla değiştirilmesidir. (Ne yazık ki, yiyecek etiketleri iyi karbonhidratlarla kötü karbonhidratları ayırmaz. Fakat eğer lif içeriğine bakarsanız siz ayırt edebilirsiniz. Diyetsel lif, karbonhidrat bile olsa, vücut tarafından parçalanamaz ; kan şekerine dönüştürülmeden geçer.) Yüksek besleyicilik elde etmek için düşük glisemik indeksli gıdalara bakınız. Aşağıdaki rehber liste, doğru yiyecek seçimleri yapabilme­niz için size doğru yönü gösterir. YÜKSEK GLİSEMİK GIDALAR (85’İN ÜSTÜNDE) Rafine beyaz şeker Şekerlemeler, kekler ve kurabiyeler Patates cipsi, tuzlu kraker ve benzeri çerezler Beyaz unlu makarnalar Pirinç Waffle...haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Reklam
Şeker Hastalığı Ameliyatı
Şeker hastalığı operasyonu, yani ileal interpozisyon; hastanın şeker hastalığını kontrol etmekte zorlandığı ve şeker hapları insülin tedavisine rağmen şekeri yüksek seyrediyorsa kişi için çok faydalı olabilmektedir. Diyabet için, bilinen tüm tedavilerden daha etkin bir yöntem olarak Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) kabul edilmektedir. Bu operasyon ardında, hastalar yalnızca şeker hastalıklarını değil, yüksek tansiyon ve kolesterol yüksekliği sebebiyle aldıkları ilaçları da bırakmalarını sağlar. Bağırsak sisteminde yapılan bir yer değiştirme yöntemine, Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) denilmektedir. İnsülin hormonunun önündeki doku direncini ortadan kaldıran, ince bağırsakların besin ile temas etme sıralamasında yapılan bir değişikliktir.Şeker Hastalığı Operasyonu (İleal İnterpozisyon) ardında, ince bağırsaklardan salgılanımı yapılan GLP-1 ismi verilen hormonun salgısı sağlam bir şekilde uyarılır. GLP-1 (Glukagon Like Polypeptide-1) pankreasda insülin üretiminde rol alan beta hücreleri sayısını arttırır ve her bir hücrenin insülin üretme potansiyelini yükseltir.GLP-1 hormonunun sentetik türevleri bugün şeker hastalığının tedavisinde son nesil ilaçlar olarak kullanılmaktadır. Bu ilaçlar sadece hali hazırda uygulanan tedaviye yardım olarak uygulanmaktadır. Bu ilaçlar etkinliklerini bir yıl içinde kaybetmektedirler.Fakat İleal İnterpozisyon ismi verilen şeker hastalığı operasyonu ardından meydana gelen GLP-1 uyarıcı etki hiçbir ilaç tedavisi hatta obezite ameliyatında elde edilemeyecek kadar güçlü ve kalıcı olmaktadır. Hastaların çoğunluğu operasyondan saatler sonra normal kan şekeri düzeylerine ulaşmaktadır. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon), kişinin diyabetini ve bununla ilişkili olarak diyabetin sebep olduğu yüksek tansiyon (hipertansiyon), kolesterol yüksekliği gibi önemli ve hayati riskler içeren, hiçbir ilaç ya da insülin tedavisinin elde edemeyeceği kadar güçlü bir şekilde kontrol altına almayı sağlar. Şeker hastalığı operasyonu geçiren kişilerin % 95′i tüm ilaç ve insülin tedavilerinden kurtulma şansı elde eder. Metabolik Sendrom, diyabet, ağır kalp hastalıkları, felç ve kansere yol açan bir hastalıkları ifade eden bir tanımdır. Hayati tehlike içeren kalp krizi risklerini en çok arttıran durum, kişideki insülin direncinin mevcut olmasıdır.Metabolizmanın işleyişi, insülin direnci farklılaşır. Vücudun enerji kullanımını sağladığı yollar değişir. Vücut daha fazla yağ metabolizmasını kullanmaya ve yağ biriktirmeye başlar. Normal olmayan yağ depolanması meydana çıkar. Bunların başında da damar duvarları ve hücreleri gelir. Boyun damarlarında be kalp damarlarında ortaya çıkan bu normal olmayan yağ tıkaçları dolayısıyla, kalpte beslenme yetersizliği ortaya çıkar. Kalp kası yeterli gelecek şekilde beslenmediği zaman bir anda meydana gelen ve ölüme kadar götürebilen kalp krizleri riskleri normale göre 20 kat daha artar. Bu ihtimaller, Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) sayesinde ortadan kalkar. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) metabolizmanızda oluşmuş ve geri döndürülme şansının olduğu aşamada yakalanan tüm problemleri tamamen düzeltir. Yaşam sürenizi uzatmaya yardımcı olur.Şeker Hastalığı Ameliyatının (İleal İnterpozisyon) kısa zamanda meydana getirdiği neticeler sonuçlar, tedavi açısında hiçbir tedavi ile karşılaştırılamaz. Kişilerde ameliyat sonrası görülen değişim ve iyileşme çok hızlı ve fark edilebilir şekilde olur. Ancak başarının esas noktası uzun zamanda şeker hastalığının komplikasyonlarının ortaya çıkmasını durdurması açısındadır. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) ardında, kişinin kan şekerinde dalgalanmaların ortadan kaldırıldığı belirtilmektedir. Şeker hastalığı tedavisinde esas amaç, uzun dönemli ve sürekli şekilde kan şekerinin normal sevilerde kalmasını sağlamaktır. Bunun sebebi şeker hastalığının kaçınılmaz neticelerini sadec bu yolla sıkı şeker kontrolünü hafifletebilmektedir. Organ hasarlarının daha erken ve ciddi şekilde ortaya çıkması, kişinin kan şekeri sık sık yükseliyor ve bir anda ağır bir şekilde düşüyor ise olacaktır. Bilim insanları tarafından yürütülen çalışmalarda ilaç ve insülin tedavilerinin organ hasarlarını durdurmadaki başarısının pek yüksek olmadığını göstermektedir. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) ile uzun dönemli organ haslarının önlenmesi adına sağlam bir önlem alınmış olur. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon), kan şekeri değişimlerini, bilinen ve uygulanan tüm tedavi yöntemlerinden daha fazla etkin biçimde kontrol altına almaktadır. Kan şekerinin durmadan yüksek seyretme hali engellenmektedir. Bu engellemeler ve kontrol, uzun dönemde meydana gelebilecek organ hasarlarının gerçekleşmesini engeller. Şeker hastalığının sebep olduğu hastalıklar ve sorunlar, hasta için hayatı oldukça zorlaştırabilmektedir. Sosyal hayattan, cinsel hayata kadar kişilerin bir çok sorunu oluşmaktadır. Ve çoğu hasta bunları doktoruyla paylaşmaktan çekinir. Şayet fazla geç kalınmamış ise, bu ameliyat sayesinde kişi problemleri ve rahatsızlıklarından kurtulabilir. Bunun olması için, hastanın insülin rezervlerinin yeterli sayıda olması ve organ hasarlarının geri döndürülür durumda olması gerekmektedir. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) ile yapılan, pankreasda insülin üreten hücrelerin canlılığının ve üretkenliğinin arttırılmasıdır. Bu durumun gerçekleşmesi adına uyarılmaya yetecek bir potansiyelin olup olmadı incelenmektedir. Uzun yıllar bunun için beklendiğinde veya insülin uygulamasında senelerce uzak durulduğunda bu potansiyel yüksek miktarda azalabilmektedir.Şeker hastalığı teşhisi konulduktan kısa biz zaman sonra insülin alımına başlayan kişilerin büyük bir genelinde, 10 yıldan sonra dahi, şeker operasyonu için yeterli rezervlerinin hala olabildiği görülür. Bu sebeple operasyona uygunluk için kiriterler bulunmamaktadır. Her hasta, kendi koşulları içinde değerlendirmek ve doğru hastayı seçmek başarıya giden ilk adımdır. Uygulanan ve bilinen ilaç ve insülin tedavilerinin, kan şekerinin kontrolünde ve uzun dönemli organ hasarı sebebiyle gerçekleşen ölümler için önlem olması açısından başarıları çok fazla olmamaktadır. Bugün kalp krizine bağlı ölümlerin %50′lik bir oranından fazlası şeker hastalığı yüzünden oluşan problemler sebebiyle olur. Şeker hastalığı sebebiyle gerçekleşen damar hasarı sebebiyle, özellikle diyabetik ayak yaraları ve geçmeyen ülserler sebebiyle yaşam kalitesi ve konforu çok düşürmektedir. Böbrek yetersizliği dolayısıyla diyaliz tedavisi uygulanan her 10 hastanın 6′sı yalnızca şeker hastalığı iyi kontrol altına alınmadığı sebebiyle yaşam boyu diyalize ile yaşamak zorunda kalmaktadır. Şeker hastalığı bir çok hastada daha fark edilmeden önce, hastanın gözünün retina tabakasında hasar oluşturmaktadır. Bütün Dünya ülkelerinde tedavi sayesinde engellenebilir körlüğün en yaygın sebebi şeker hastalığıdır.Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon), bu problemlerin tümünü şüpheye mahal vermeden kontrol altına alır. Kararı asla şeker hastalığına sahip bireye bırakmaz. Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) ardından metabolizma hızla değişir ve normale döner.Şeker Hastalığı Ameliyatı (İleal İnterpozisyon) bilinen tüm tedavilerden daha etkilidir. Şeker hastalığı belirtilerini yok eder. Şeker hastası kişiye normal bir hayat imkanı ve beslenme düzeni sağlar.
Antioksidanların Faydaları
Aldığınız her nefeste hücrelere zarar veren ve kontrol edilemeyen oksidanlar olan serbest radi­kalleri üretirsiniz. Yaşlandıkça, vücudunuz bu yıkıcı mole­külleri kontrol edebilmek için daha az doğal antioksidan üretir. Bunlar biriktikçe, sağlık kötüleşir ve yaşlanma hızla­nır, kırışıklıklardan ciddi dejeneratif hastalıklara kadar sizi her şeye karşı daha dayanıksız halde bırakır. Gıdalardan antioksidan elde etmemize rağmen birçok insanın antioksidan ihtiyacı bir diyetin tek başına sağlaya­cağından çok daha fazladır. Örneğin, sigara içenler sigara içmeyenlere oranla aynı antioksidan kan seviyesini elde et­mek için iki ya da üç katı daha fazla C vitaminine ihtiyaç duyarlar. Serbest radikalleri artırabilecek diğer faktörler: hava kirliliği, kronik hastalık, pasif içicilik, diyetsel kanse­rojenler (yüksek ısılarda kızartılan ya da kömürde ızgara yapılmış, nitı itli ve tuzlanmış etli gıdalar), bir hastalıktan ir­si olarak daha fazla etkilenme, enfeksiyon, kuvvetli egzer­siz, menopoz, zihinsel stres, güneşe maruz kalma ve X ışın­ları. Ek olarak, her zaman için yediğiniz yiyeceklerin sade­ce türü değil, yiyeceklerin nasıl hazırlandığı da önemlidir. Örneğin, pişirilmiş havuçlar çiğ olanlara oranla daha fazla beta karoten sağlarlar. Serbest radikallere karşı en iyi sa­vunmanız aııtioksidanları tanımak ve gerek diyetinizde ge­rekse destek şeklinde bunların etkinliğini ne şekilde en üst seviyeye çıkartabileceğinizi bilmektir. Antioksidanların Yararları Yaşlanma sürecini geciktirir. Kolesterol seviyelerini düşürür. Ateroskleroz riskini azaltır. Kalp rahatsızlığı ve felce karşı korumaya yardım eder. Her çeşit kanser riskini azaltır...haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-ve-diyet
Tape Psikolojisi: Merak, Üzüntü, İnkar
17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası her gün yenileri sızdırılan ses kayıtları sadece ses kayıtlarında sesi olanlar için değil dinleyenler için de hayatı zorlaştırmaya başladı. Psikiyatristler AKP'ye göre montaj, yayınlayanlara göreyse gerçek olduğu iddia edilen bu kayıtlarla ortaya çıkan bilgilerin dinleyenlere ağır geldiğini dile getiriyor. İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Profesörü Dr. Vedat Şar 'Yüzleşilen konular dinleyenler için de üzücü olmaya başladı. Psikolojide biliriz ki kişi hoş olmayan gerçekleri ancak dayanabileceği ölçüde kabul eder' derken, ismini yazmamızı istemeyen bir başka psikiyatrist en büyük sorunu paranoya hastalarında yaşadıklarını ve onlara 'Hayır seni izlemiyorlar' demenin giderek zorlaştığını ifade ediyor. Türkiye'de operasyon sonrası sızdırılan ses kayıtlarının sayısı 60'ı aştı. Bunların izlenme sayısı ise 20 milyonu aştı. Sayı ve izlenme arttıkça, olayların iç dünyamıza yansıması da değişmeye başladı. Kasetler konusunda ilk günlerde özellikle merak ve şaşkınlığın hakim olduğunu ifade eden İstanbul Üniversitesi Psikiyatri Profesörü Vedat Şar 'Eğer ortaya atılan bilgiler kişinin dünyaya bakışını dayanılmaz ölçüde sarsıyorsa inkar yoluna gider. Ya da öfke ile karşılayabilir, eğer hayal kırıklığına uğradı ise kendini depresif hisseder. Bu tapelerle ortaya çıkan bilgiler siyaseten hangi sonuca yol açarsa açsın herkes için üzücüdür' dedi. Bilgilerin gerçekliği tartışmalı denilebilse de en azından bir bölümünün iddiaların yöneldiği kişiler tarafından doğrulandığını ifade eden Şar ses kaydı dinleyenlerin aşama aşama yaşadıklarını şöyle anlattı: Önce merak, sonra tanık olunan şaşırtıcı bilgiler nedeniyle kişinin kendine ve çevresine yabancılık hissetmesi (bunlara tanık olan ben miyim? rüyada mıyım? gibi hisler) Sonra kişinin kabul düzeyi ve yaklaşımına göre bazen inkar, bazen öfke, bazen de üzüntü duyguları açığa çıkıyor. Tabii anlatılanlar kandırılma ve hak yenmesi gibi kırıcı konular içerdiğinden kişinin hayatta anlam atfettiği değerleri de sarsıyor. Çünkü insan hayatta ancak ortak değerleri paylaştığı insanlarla birlikte anlam bulabiliyor. Tanık olunan konular maalesef toplumda kimilerinin ortak çıkarları değil de kendi arzuları doğrultusunda bir yaşamı daha uygun gördüğünü düşündürüyor. Bu hisler yalnızlık, anlamsızlık, hayatta önem verilen hedeflerin anlamını yitirmesi gibi sorgulamalara yol açıyor. Şar'ın verdiği bilgilere göre vücudumuzun bu duygu durumuna verdiği fiziksel tepki de kalp çarpıntısı, hava açlığı, boğulma hissi, halsizlik, kaslarda çekilme gibi anksiyete belirtileri olabiliyor. Şar'ın tape psikolojisi konusundaki sorularımıza verdiği cevaplar şöyle: Biz bu tape'leri neden merak ediyoruz? Gerçekten neler olup bittiğini öğrenmek için mi? Yoksa gözetleme duygumuz mu ağır basıyor? Gözetleme duygusunun burada etkili olduğunu düşünemeyiz. Zaten kimsede bunlara tanık olmaktan ötürü hoş duygular oluşmuyor. Ancak toplumda uzun süredir bir baskı hissi değişik kesimlerde yaşanıyor. Sır olan bazı bilgilerin ortaya çıkması toplumun bazı kesimlerinde bir değişiklik beklentisi oluştururken aynı zamanda da korku hissine neden oluyor. Bu korku daha çok baskı görme ihtimali ya da toplumun bir kaosa sürüklenmesi endişesinden kaynaklanabilir. Bu durumun toplumu nasıl etkilediğini düşünüyorsunuz? Son dönemlerde hastalarınızdan aldığınız en yaygın şikayetler neler? Böyle dönemlere insanların kendilerine ayırdıkları zaman ve emek azalıyor. Bizim hastalarımızın bir çoğu düşünmeyi ve tartışmayı sevdiklerinden iyi bir tedavi için huzurlu bir ortama da ihtiyaç duyuyorlar. Dolayısı ile toplumda sarsıntılı olan dönemler hastalarımızın yardım arama ihtiyacının artmasından çok içine kapanmaları, hayatı ve tedaviyi askıya almaları, zamanı durdurma ve enerjisini koruma isteği gibi korunma ve geri çekilme davranışlarına yol açıyor. Örneğin ülke gündemi artık terapi esnasında ya da hastalarınızla görüşürken bir sorun olarak daha çok öne çıkıyor mu? Kişisel problemlerin önüne geçiyor mu? Hastalarımızla bazen güncel konuları konuşuruz. Ama bunlar genellikle tedavinin merkezini oluşturmaz. Çünkü ruhsal problemler toplumla bağlantılı da olsa kişisel olarak ele alınmaya ihtiyaç gösterirler. Tape'ler toplumdaki paranoya duygusunu 'İzleniyor muyum' korkusunu nasıl etkiler? İzlenme duygusu toplumda zaten var. Bu his korkuya neden oluyor. Tapeler korkulan bir şeyin aslında sanal bir korku değil gerçek olduğunu gösteriyor. Yani izlenmeler gerçek. Bu duygu karmaşası uzun sürerse kalıcı kişilik ya da ruhsal problemlere yol açar mı? Kişisel olarak insanların hastalanacaklarını düşünemeyiz. Toplumsal hayat etkileniyor elbette. Bazıları bu konular üzerinde çok konuşmayı ve yazmayı bazıları da susmayı tercih ediyor. AYŞEGÜL AKYARLI GÜVEN | WSJ Türkiye
Reklam
Time Dergisine Kapak Olmuş 10 Türk
etiket
Time dergisine kapak olmak, hele dergi tarafından yılın kişisi seçilmek prestij meselesidir. Türkiye'de de bir kişi için Time dergisi tarafın dan kapağa taşınmış olmak önem arz eder. Kuruluşundan bu yana Time dergisi 10 Türk'e kapağında yer vermiş, işte kronolojik olarak o kişiler.
Sigaranın Sosyal Yaşantımıza Zararları
Bugüne kadar sigaranın zararları üzerine birçok şey yazıldı. Ancak bi’ bu kadar sosyal yaşantı üzerindeki zararlarından bahsedilmedi. Sigaranın sağlığa büyük oranda zararlarının olmasının yanında sosyal yaşantıya ve özellikle aile huzuru üzerine de aynı ölçüde zararları olduğunu söylemek sanıyoruz ki mümkün. Sigaranın Sosyal Yaşantımıza Zararları üzerinde değerlendirme yapılırken bir şikayeti hatırlamakta fayda var: Sosyal çevre sigaradan yayılan kokudan oldukça rahatsız. Sigaranın sosyal yaşantımızdaki en büyük zararlarından biri sigara kullanmayan insanların bu dumana, bu kokuya zulüm edilmesidir. Sigara kullanan birey zaten kullanarak kendine bir kötülük ediyor, sağlığıyla oyun oynuyor, bir de kalkıp başkalarına zulüm ediyor. Maalesef… Bu konuda duyarlı olmalıyız.
Reklam
12 Yaş Altı Çocuklarda Mobil Cihazların Yasaklanması İçin 10 Sebep
Amerikan Pediatri Akademisine ve Kanada Pediatri Derneği'ne göre 0-2 yaş arasındaki çocuklar teknoloji ile haşır neşir olmamalı, 3-5 yaş arasında günde 1 saat, 6-18 yaş arasında ise teknoloji kullanımları günde 2 saat ile sınırlanmalı. Teknoloji ile bu önerilerin 4-5 katı fazla içli dışlı olan çocuklar ve gençler ciddi tehlikeler ile karşı karşıya kalıyor.  Elde kullanılan cihazlar (cep telefonları, tabletler, elektronik oyunlar, vb.) özellikle küçük çocuklarda teknolojiye erişimi ve teknoloji kullanımını artırıyor. Pediatrik terapistler okullara, hükümetlere, ailelere 12 yaş altındaki çocukların bu tür cihazları kullanmalarını yasaklamaları çağrısında bulunuyor. Sizlere bu yasaklamaya gerekçe olarak araştırmalarla kanıtlanmış 10 gerçeği açıklıyoruz.
Ölümü Bilen Test
Bilim insaları geliştirdikleri bir kan testi sayesinde bir kişinin beş yıl içinde ölüp ölmeyeceğini tespit edebiliyor. Finlandiya ve Estonyalı araştırmacılar, kişinin 5 sene içinde ölme ihtimalini öngören bir test keşfetti. Araştırmacılar, kandaki 4 değerin belirleyici olduğunu söylüyor. Araştırmada, sağlık sorunu olmayan 17 bin kişinin kanlarındaki yüz değişik biyomoleküle bakıldı. Kişilerin sağlık durumları 5 yıl süresince takip edildi. Takip boyunca bu kişilerden aşağı yukarı 700′ü kalp ve kanser de dahil çeşitli hastalıklar sebebiyle yaşamını yitirdi. Ölenlerin hepsinde dört değerin benzer düzeyde olduğu saptandı. Bu göstergeler albumin, alfa-1 asit glikoprotein, sitrat ve düşük yoğunluklu lipoprotein....haber kaynağı: 365haber.org/sağlık-haberleri
Konyalı Eczacılar Denge Saati Toplantısında Buluşacak
11 Mart Salı günü Konya, Hilton Otel’de saat 10:00’da, Pfizer Tüketici Sağlığı sponsorluğunda düzenlenecek olan toplantıda Prof. Dr. Murat Baş, Prof. Dr. Metehan Özen ve Uzm. Ecz. Tuba Çalık Durmaz, Konyalı eczacılara sağlıklı yaşam için sağlıklı, dengeli beslenme ve multivitaminler konularında bilg
Bebeklerde Diş Çıkarma Belirtileri
Genellikle tüm sağlıklı bebeklerin çoğunluğun da olmak üzere 6 ve 7 aylıkken diş çıkarma belirtilerine rastlanabilir. Bu dönem anneler ve bebekler için oldukça sıkıntılı bir dönemdir. Bu dönemde bebeklerde huzursuzluk, uykusuzluk ve iştah kaybı gibi bazı sorunlar yaşanabilir.Bebeklerde diş çıkarmasürecinden önce birçok değişik belirtiler kendini gösterir. Bebeklerde rastlanan bu belirtiler her bebek için değişik şekillerde meydana gelebilir. Ancak bebeklerin tümü aynı türde baş gösteren belirtilerle diş çıkarmaya başlar.Bebeklerde Diş Çıkarma Döneminde Yaşanan Sorunlar:Ağrı: Bebeklerde diş çıkarma döneminde, diş çıkarken çıkan diş etine baskı uygulayarak diş etinde ağrılara ve iltihaplanmalara sebep olmaktadır.
Reklam