Sağlıklı Bir Diyet İçin 30 Öneri
Çoğumuzun ortak derdi olan diyette başarılı olamama sorunu için uzmanlar bir takım önerilerde bulunuyor. İşte başarılı bir diyet için beslenme uzmanlarının önerdiği ve dikkat edilmesi gereken maddeler. . . 1. Kuruyemişlerden yararlanın Beslenme uzmanları az miktarlarda badem ve ceviz tüketmenin yararlı olduğunu belirtiyor. Canınız atıştırmalık bir şeyler yemek istediğinde çok aşırıya kaçmadan badem, ceviz ya da fındık tüketebilirsiniz. Bu kuruyemişler kalori içerdiği için yerken dikkatli olunması şart. Bademde bulunan iyi yağlar, yağ yakma genlerini harekete geçirir ve kilo vermenize yardımcı olur. 2. Yağ ve karbonhidratları birbirleriyle karıştırmayın Yağları ve karbonhidratları ayrı tutmalısınız. Vücudunuzun ihtiyacı olan enerjiyi karbonhidratlardan alırsınız. Enerjiyi aldıktan sonra üstüne yağ tüketirseniz, gerekli olan enerjiyi zaten aldığınız için, vücudunuz yağı depolar bu da kilo almanıza neden olur. Her gün aynı miktarda kalori alırsanız, daha İyi hisseder ve daha fazla yemekten kaçınırsınız. Bir gün çok yiyip, ertesi gün aç kalırsanız, kendinizi doymuş hissetmezsiniz. Bu nedenle, her gün aynı sakilde yemeye özen gösterin. Belki biraz acımasız olacak ama, zayıf olmak için zayıf arkadaşlar edinmelisiniz. Yapılan araştırmalar, obezitenin bulaşıcı olduğu ve ailesinde ya da çevresinde obez insanlar olan kişilerin de yavaş yavaş obezliğe doğru yaklaştığını gösteriyor. Bu nedenle, zayıf olmak istiyorsanız, çevrenizdeki insanları da diyete yönlendirmelisiniz. Paket tasarımları, ürünü çekici hale getirmek için yapılır. Bu nedenle ürün paketleri üzerinde yazanlar sizi yoldan çıkartmasın. ‘Tuz oranı düşük’ ya da ‘az kalorili’ gibi cümleler sizi kandırabilir. Bu yiyeceklerin sizin için uygun olup olmadığını anlamak için içeriğine göz gezdirmeli ve sonra almalısınız. 6. Protein yüklemesi yapın Proteinin yağ yakımına yardımcı olduğu biliniyor. Protein, sizi tok tutarken kas yapmanıza da yardımcı olur. Düşük karbonhidrat diyeti, yağların saklanmasını ve sonrasında enerji için kullanılmasını sağlar. 7. Egzersizlerinizde değişiklik yapın Kendinizi mutsuz ve sinirli hissettiğiniz zaman stres hormonu harekete geçer ve kan şekeri seviyeniz düşer. Bu durumda canınızın tatlı bir şeyler yemek istemesi normaldir. Böyle bir durumla karşı karşıya kaldığınızda spor yaparak kan şekeri seviyenizi kontrol altına alabilirsiniz. Spor şeklinizi değiştirebilir, çok ağır egzersizler yapmak yerine yoga gibi daha hafif egzersizleri seçebilirsiniz. 8. Düşüncelerinizi değiştirin Vücudunuzdan memnun olmamanız psikolojinizi de etkiler. Vücudunuz hakkında iyi hissederseniz, kötü alışkanlıklara daha az yönelirsiniz. Bu nedenle, canınız sıkkın olduğunda çikolataya saldırmak yerine, olduğunuz yerde zıplayabilir ya da bir yere uzanıp bacaklarınızı yukarıya doğru kaldırarak rahatlayabilirsiniz. Yüksek sesle “Çok iyi hissediyorum!” demek de size iyi gelecek. Eğer omuzlarınızı düşürüp, depresif bir biçimde “Çok kötüyüm!” diye etrafta dolaşırsanız, zararlı yiyeceklere saldırmak için hep bahaneniz olur ve bu da kilo almanıza neden olur. 9. Yediklerinizi unutmayın Gün içinde neler yediğinizi fark etmeyebilirsiniz. Bu nedenle her yediğinizi ve bunların ne kadar kalori içerdiğini bir kâğıda yazın. Yediklerinizi kâğıt üzerinde görmek, ne kadar gereksiz kalori aldığınızı daha iyi anlamanızı sağlar. Kadınların en büyük korkularından biri de ağırlık egzersizleri yapmak. Çünkü ağırlıkların onları Arnold Schwarzenegger gibi kaslı vücutlu biri yapacağını düşünürler. Oysa bu oldukça yanlış bir düşüncedir. Erkek ve kadın vücudu arasında büyük fark vardır. Erkeklerle karşılaştırıldığında, kadınlar 30 kat daha az kas yapıcı hormona sahip. Ağırlık çalışması sadece metabolizmanızı harekete geçirir ve daha kolay kilo vermenizi sağlar. 11. İlk siparişi siz verin Arkadaşlarınızla dışarıda yemek yiyecekseniz restoranda ilk siparişi veren siz olun. Eğer diğerlerinin sipariş vermesini beklerseniz onların seçtikleri aklınızı karıştırır ve siz de onların seçtiği zararlı yiyeceklerden denemek isteyebilirsiniz. 12. Diyet içeceklerden vazgeçin Kısa vadede diyet içeceklerin bir zararı olmasa da, uzun süreli diyetlerde bu içecekler kilo alımına neden olur. Çünkü bu içeceklerin içinde bulunan tatlandırıcı maddeler, beyine daha fazla kalori tüketmesi gerektiği sinyalini verir ve bu da daha fazla yemenize neden olur. Günde sekiz bardak su içmek, sadece sizi tok tutmakla kalmaz. Su içmeden ciğerleriniz iyi çalışmaz; bu da yağ yakımını engeller. Bu nedenle, ne olursa olsun, bol bol su içmeye özen göstermelisiniz. ‘Mumya’ filminden hatırlayacağınız güzel yıldız Rachel Weisz’in de uyguladığı ‘beş kuralı’ basit bir zayıflama yöntemi. Günde beş öğünde, beş ayrı yemek yemeniz gerekiyor. Bu yemekler karbonhidrat ve protein içermeli, glisemik indeksleri de düşük olmalı. Yediklerinizin, şekersiz olmaları ve yararlı yağlar ile liflerden oluşmaları da önemli. Yapacağınız yemeklerin içerisinde beş malzeme kullanmalısınız. Haftada beş gün, beşer dakika, ısınma hareketleri ve egzersizler yapmaksa bir başka kural. Bu diyette önemli olan günde 1. 300 kalori yakmayı başarabilmek. Uykusuzluk, metabolizmanızı doğrudan etkiler. Uykusuz kaldığınızda iştahınız açılır ve doyma hissi en az seviyeye iner. Yapılan araştırmalara göre, eğer altı saatten daha az uyuyorsanız obez olma riskiniz yüzde 27 oranında artar. Aldığınız kalori miktarını azaltmalısınız. Kalorili içecekler yerine su içmeli, canınız tatlı istediğinde kuru meyve tüketmelisiniz. Eğer canınız lezzetli bir akşam yemeği istediyse, kızartmalar yerine; ızgara et, tavuk, balık ve yanında bol haşlanmış sebze yiyebilirsiniz. 17. Hindistan cevizinin gücü Hindistan cevizi ya da Omega-3 yağları, diyet programınızda size enerji verecek ve kilo vermenize yardımcı olacaklar arasında ilk sırada, özellikle Hindistan cevizi yağı, metabolizmanızı harekete geçirerek kalori yakmanızı sağlar. Jennifer Lopez’in diyetisyeni Richard Giorla, “Her zaman yanınızda bir şişe greyfurt yağı bulundurun” diyor. Greyfurt yağındaki aromanın, karaciğer enzimlerini etkilediğini ve yağları yakan sinirleri harekete geçirdiğini belirtiyor. Uzmanlar, kilo vermenin en iyi yollarından birinin de tabağın çeyreğini bitirmek olduğunu söylüyor. Tabağınızdaki yemeğin çeyreğini yedikten sonra 20 dakika kadar bekleyin. Öğünlerinizin miktarını kontrol altına almalısınız. Sabah kahvaltısı en çok yediğiniz öğün olmalı. Çünkü kahvaltı metabolizmanızın çalışmasını sağlar. Yemekten önce çok az miktarda sirke içmek, kulağa çok hoş gelmese de iştah keser. Böylece daha az yersiniz. 22. Egzersizleri çeşitlendirin Aralıklarla yapılan egzersizler, kardiyovasküler sistemi geliştirmeye yetmez. Haftada bir defa egzersizleri, yüzerek ya da bisiklete binerek desteklerseniz, daha da hızlı kilo verirsiniz. Grup içinde olmak her zaman tek başınıza olmaktan iyidir. Bu nedenle bir egzersiz programına yazılabilir ve grup egzersizi yapabilirsiniz. Regl döneminin iki hafta öncesi, en hızlı kalori yakabileceğiniz dönem. Bazal metabolik hızınız bu dönemde yüzde 8′den yüzde 16′ya çıkar. Bu, daha hızlı kilo vermenize yardımcı olur. Kilo vermek isteme nedenlerinizi ve güzel bir vücudun faydalarını maddeler halinde bir kâğıda yazın. Kendinize “Eğer değişirsem ne olacak, nasıl hissedeceğim, hayatım daha mı iyi olacak?” gibi sorular sorun. Atıştırmalıklardan vazgeçemiyorsanız kendinize alternatif yiyecekler bulabilirsiniz. Örneğin, canınız muz istediğinde, yerine bir elma yiyebilirsiniz. 27. Tat almanızı engelleyin Koku, iştah üzerinde etkilidir. Eğer bir yemekte çok fazla çeşni varsa kokusu da fazla olur. Bu da iştahınızın kapanmasına neden olur. 28. Süt ürünlerini ihmal etmeyin Süt ürünlerindeki kalsiyum, yağ yakmanıza yardımcı olur. Bu nedenle, gün içinde en az iki öğününüzde süt ya da süt ürünlerinden birini tüketin. Yediklerinizi düşman olarak görmeyin. Size kilo aldırdıkları için özellikle kalorili yiyeceklere kızmayın. Kendinizi iyi hissettiğiniz bir günde, besin değeri yüksek şeyler yiyebilirsiniz. 30. Elleriniz meşgul olsun Boş durmak acıkmanıza neden olur. Örneğin canınız yemek istediğinde elinize telefonu alın ve bir arkadaşınızı arayın ya da tırnaklarınıza oje sürün. Böylece açlık duygunuzu, bir süreliğine de olsa bastırmış olursunuz. Kaynak: sağlık ve güzellik.net
Oruç Tutacak Reflü Hastaları Dikkat!
Oruç tutacak reflü tanısı konulmuş hastaların, ramazan öncesi gastroenterologlarla görüşerek, önerileri ile ilaç değişikliklerini öğrenmeleri, beslenmelerini ona göre planlamaları gerektiği bildirildi.Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Özgür, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de toplumun yaklaşık yüzde 20'sinin reflü hastası olduğunu söyledi.Ramazan nedeniyle reflü hastalarının daha bilinçli davranması gerektiğini belirten Özgür, şunları söyledi:'Reflü hastaları bazı temel prensiplere uyarak oruç tutabilirler ancak bazı hastaların reflü hastalığının şiddeti ile ilişkili olarak oruç tutması uygun olmayabilir. Oruç esnasında reflü tedavisine rağmen midesinde yanma, ağrı, bulantı, kusma, ağza acı su gelmesi gibi yakınmalar ortaya çıkıyorsa bu hastaların oruç tutması sakıncalıdır. Oruç öncesinde belirgin yakınması olmayan fakat oruç esnasında alınan önlemlere rağmen giderek artan şikayeti olan hastaların mutlaka doktora başvurması gerekir.'Özgür, hastalığa rağmen şikayeti olmayan kişilerde de reflü ile ilgili yakınmaların ortaya çıkabileceğini ifade ederek, 'Oruç esnasında uzun süre aç kalındıktan sonra iftarda fazla miktarda ve hızlı şekilde yemek yenmesi karın içi basıncını artırır ve reflüye neden olur. Sahurda ve iftarda yağlı ve ağır yemeklerin tüketilmesi, iftarda yemekten hemen sonra dinlenme amacıyla yatılması, sahurda yemek yedikten sonra tekrar hemen yatmak reflü şikayetlerini artırmaktadır' diye konuştu.'Besin tercihi önemli'Ramazanın yaz aylarına denk gelmesinden dolayı aç kalma süresinin arttığını vurgulayan Özgür, sözlerini şöyle sürdürdü:'İftarda ve sahurda tercih edilen yemekler günün daha sağlıklı geçirilmesini sağlayacaktır. Yağlı ve tuzlu gıdaları tercih etmek kişiyi olumsuz etkileyecektir. Gün içinde daha çok susamaya neden olacaktır. Karbonhidrat açısından zengin hamur tatlıları ve kurabiyeler boş enerji almamıza ve kısa sürede acıkmanıza neden olacak. İftar ve sahurda tuz içeriği yüksek olan turşu, salamura besinler, yağ ve tuz oranı yüksek olan pastırma, sucuk gibi besinler, şeker oranı ve kalorisi yüksek kurabiyeler, hamur tatlıları gibi besinlerden de bu uzak durulması gerekmektedir.'Prof. Dr. Özgür, kafeinden de kaçınılması gerektiğine dikkati çekerek, 'Kafein en fazla kola, kahve ve koyu çayda bulunur. Kişilerin sigara içmesi yasaklanmalıdır. Çikolata, çiğ soğan, sarmısak, salça, ketçap, mayonez gibi reflü ataklarını tetikleyen besinlerden uzak durmak gerekir. Ramazan boyunca bol sıvı alınmalı, besinler yavaş ve iyice çiğnenerek yenilmeli ve hazmedilmesi kolay lifli gıdalar tercih edilmelidir' dedi.Ramazan öncesi reflü tanısı konulmuş hastaların gastroenterologlarla görüşerek yeni öneri, ilaç değişikliklerini öğrenmeleri gerektiğini vurgulayan Özgür, şunları kaydetti:'Reflü hastalarının tedavilerini ve beslenmesini ramazana göre ayarlaması son derece önemlidir. Reflü hastaları asit baskılayan, mide koruyucu ilaçlarını sahur yemeğinden yaklaşık 2 saat önce almalı, sahurda veya iftarda yemekten sonra hemen yatmamalı, en az 2 saat beklemeli. Ramazan ayı süresince romatizma ilaçları ve aspirin kullanımına da dikkat etmeleri gerekiyor. Mide için zararlı olan bu ilaçların doktor önerisi olmadan kullanımı oruç esnasında mide kanaması ve mide delinmelerine yol açabilir.'(AA)
Vücut geliştirme: Yeni başlayanlar için 20 ipucu
Daha kaslı bir vücut, herkesin hayali. Peki kaçımız istediğimiz vücuda kavuşmak konusunda başarılı olabiliyoruz? Başarısız olmanın nedeni, antrenman sırasında yapılan hataların neden olduğu sakatlıklar ve yorgunluk nedeniyle bir süre sonra zorlanmak ve hedefe ulaşamayacağımızı düşünerek pes etmek.Vücut geliştirmek ve kas yapmak kolay olmasa da, sanıldığı kadar karışık ya da zorlu bir süreç de değil. Uplifers olarak, vücut geliştirme sürecini sizler için kolaylaştıracak etkili önerileri bir araya getirdik...
Kalori Yaktıran Besinler
Yeşil Çay: Metabolizmayı güçlendirici etkisi vardır. Güçlü bir antioksidandır ve hızlı kilo vermeyi sağlar.Greyfurt: Greyfurt metabolizmayı hızlandırır ve kalori yakmada çok yardımcı olur. Greyfurt sizi uzun süre tok tutar, kan şekerini düzenler.Kahve: Bir fincan kahve canlılık verir bunun nedeni içindeki kafeindir.  Kalp ritmini hızlandırır, kana daha çok oksijen alır ve daha fazla kalori yakmamızı sağlar. İçine şeker ya da tatlandırıcı koymak yerine tarçınla deneyebilirsiniz.Chia Tohumları: Chia tohumları lif omega-3 açısından zengin bir gıdadır ve iştahı bastırmasıyla bilinir. Chia tohumlarının yanına tatlı, salata, yoğurt ve yulaf ezmesi ekleyebilirsin..haber kaynağı:  724saglik.org/fit yaşam
Reklam
Ter Kokusuna Karşı Limon!
Terlemek sağlıklıdır. Terleyerek toksinlerinizi atarsınız. Ama yaz günü etrafa nahoş kokular yaymak da istemezsiniz. Bu nedenle çeşitli kozmetik ürünleri kullanırsınız. Ancak ter kokusu karşıtı kozmetik malzemeler genellikle gözeneklerinizi kapatarak terlemenizi engeller.Peki terlemeyi engellemeden ter kokusunu nasıl yok edebilirsiniz?Bunun için ihtiyacınız olan sadece birkaç damla limon yeterlidir.Avucunuzun içine damlatacağınız birkaç damla limonu koltuk altlarınıza sürmeniz yeterli. Bu yöntemin en az 12 saat etkili olduğunu göreceksiniz.
Kabızlığı Gideren Sihirli Yöntem
Bağırsak hareketlerinde zorluk, dışkı geçişinin ağrılı olması ve tuvalete çıkışın uzun süre olmaması durumu olarak adlandırılan kabızlık, pek çok kişinin hayatını olumsuz etkileyebiliyor. Kabızlığa dair bilinmesi gerekenleri Beslenme Uzmanı Dilara Koçak açıklıyor: Kabızlığın nedenleri Kabızlık beslenme ile doğrudan ilişki içerisindedir. Yeterli sıvı tüketilmediğinde, posalı yiyeceklerden yenilmediğinde, yeterli egzersiz yapılmadığında veya uzun süreli uygulanan yağsız diyetler sonucunda kabızlık problemiyle karşılaşmak olasıdır. Bunların dışında, kalın bağırsaklarda fonksiyon bozukluklarına bağlı olarak ya da bir başka hastalığın semptomu olarak kabızlık gelişebilmesi de mümkündür. Vücut suyunun %10 gibi bir oranda azalması kabızlığa yol açmak için yeterlidir. Bu nedenle özellikle yeterli sıvı alımı çok büyük önem taşır. Kabızlık nasıl giderilir? Genellikle posadan zengin besinler (meyve, sebze, tam tahıllı ürünler) tüketmek, bol sıvı almak ve bol egzersiz yapmak sorunu çözebilir. Bu nedenle lif miktarını artırın: Beyaz ekmek ve rafinera tahıllar yerine tam tahıl ürünleri ile baklagilleri kullanın. Yani pirinç yerine bulgur, tam buğday ekmeği gibi. Meyveleri soymadan tüketin. Elma, armut gibi meyveleri kabuklu tüketin, diyetteki lif miktarını artırın. Kabızlığınızın şiddetli olduğu dönemde elma, ayva ve muzdan uzak durun bunlar yerine, armut, karpuz, kavun tercih edin. Ancak kronik kabızlık yaşıyorsanız mutlaka doktora ve beslenmenizi düzenlemesi için bir diyetisyene başvurmalısınız.
Reklam
Yazın Kilo Almak İstemeyenlere Öneriler
Yazın kilo almak istemiyorsanız bu önerilere uyarak hem sağlığınızı hem formunuzu koruyabilirsiniz. Yaz aylarında artan sıcak havalar kimi insanlarda aşırı yemek yeme isteği uyandırırken kimi insanlarda iştahsızlığa neden olur. Fakat genel olarak değerlendirildiğinde yaz aylarında kontrolsüz kilo alımı ve çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkması daha çok görülmektedir. İşte dikkat etmeniz gerekenler… Kızartılmış yiyecekler özellikle yaz aylarında yüksek tansiyon, baş dönmesi, kalp ve damar hastalıkları gibi problemleri tetikler. Bu nedenle yiyecekleri haşlama, fırınlama veya ızgarada pişirme gibi daha sağlıklı yöntemleri tercih etmek gerekir. Yaz aylarında katı yağlardan uzak durmakta fayda vardır. Diğer yağlara nispeten daha ağır olan tereyağı yemeklere lezzet katsa kandaki kolesterol seviyesini yükselterek çeşitli rahatsızlıklara sebebiyet verebilir. Yemeklerinizde zeytinyağı, hindistan cevizi yağı veya fındık yağı tercih edebilirsiniz. Yaz aylarında sıcak havalardan dolayı oluşan sıvı kaybını telafi etmek için tek alternatifimiz su değildir aynı zamanda içeriğinde su oranı yüksek meyveler de tercih edilebilir. Bunların başında karpuz, üzüm, çilek ve şeftali gelir. İster öğün aralarınızda isterseniz de yemek sonrasında kendinize meyve salataları hazırlayarak daha keyifli hale getirebilirsiniz. Günlük minimum tüketilmesi gereken sıvı miktarı 2,5 litredir ancak yaz aylarında terleyerek kaybedilen sıvı oranı artabilir bu nedenle günde en az 8-12 bardak sıvı tüketmeye özen göstermelisiniz. Öğün aralarınızı ne kadar uzun tutarsanız o denli daha çok yemek yeme ihtiyacı hissedersiniz bu yüzden öğün aralarınızda yoğurt, kuruyemiş, meyve veya bitki çayı gibi metabolizma hızınızı düşürmeyecek gıdalar tüketmeye özen göstermelisiniz.
Birbirinden İlginç 11 Sosyal Medya Hastalığı
Sağlıklı bir sosyal medya kullanıcısı günde ortalama 7000-8000 tıklama yapar ve fareyi yaklaşık 1 km. masasında gezdirir. Size fareden klavyeden biraz olsun uzaklaşacağınız bir tatil tavsiye ederiz
Vural Çelik Kalp Krizi Geçirdi
Geçtiğimiz yıllarda ATV ekranlarında yayınlanan Avrupa Yakası dizisinde Kubilay rolüyle tanınan ünlü oyuncu Vural Çelik kalp krizi geçirdi ve hastaneye kaldırıldı. Vural Çelik son olarak Seksenler dizisinde rol aldı.Dün gece kalp krizi geçiren sinema , tiyatro ve dizi oyuncusu Vural Çelik, yoğun bakıma alındı. Edinilen bilgiye göre, tek damarı tıkalı olan Çelik Acıbadem Hastanesi'nde anjiyo oldu. Vural Çelik'in sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Vural Çelik kimdir? Vural Çelik (d. 18 Mart 1973, Ankara), Türk sinema, tiyatro ve dizi oyuncusudur. 1973 yılında Ankara'da dünyaya geldi. Aslen Ordu'ludur. Ortaokul-lise çağında herkesin taklitlerine güldüğü, desteklediği bir öğrenciydi. Bir arkadaşı, Levent Kırca Tiyatrosu'na gazete ilanıyla oyuncu arandığını söyledikten sonra 1989 yılında başvuru yaptı ve kabul edildi. Levent Kırca Tiyatrosu'ndan sonra Yasemin Yalçın'ın tiyatrosuna girdi. Orada sanat yönetmeni olan Selahattin Taşdöğen'in yardımcılığını üstlendi. Selahattin Taşdöğen vasıtasıyla Necati Akpınar'la tanıştı. Necati Akpınar'ın yanında organizatörlüğü öğrenmeye başladı. Daha sonra Yılmaz Erdoğan ile tanışarak BKM oyuncusu olarak çalıştı. Avrupa Yakası dizisinde Kubilay Peynircioğlu ve Gülenay Peynircioğlu karakterini canlandırdı. En son oynadığı oyun şu anda yayınlanan 'Seksenler' dizisidir. Rol aldığı tiyatro oyunları Bana Bir Şeyhler Oluyor Sen Hiç Ateş Böceği Gördünmü Filmografi Her Şey Çok Güzel Olacak (1998) - Bardaki Genç G.O.R.A (2003) - Muhasebeci Organize İşler (2005) - Kumarhane Müdürü Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım (2007) - Erdem Beni de Götür (2010) - Ahmet CNNTürk
Reklam
Omni Diyeti İle 2 Haftada 5.5 Kilo Verin
Son günlerin en çok konuşulan diyeti, hızlı ve sağlıklı kilo vermek isteyenlerin yeni rehberi Omni Diyeti kitabı Türkçe olarak yayınlandı. Yemek yemeyi seviyor ve bunun sizin için çok önemli olduğunu mu düşünüyorsunuz? Yedikleriniz sağlığınızı kötü etkileyip size kilo mu aldırıyor? Öyleyse Amerikalı beslenme ve sağlık uzmanı Tana Amen’in, New York Times’ın en çok satanlar listesinde yer alan “Omni Diyeti” kitabını kendinize rehber olması için okuyun. Türkçesi Pena Yayınları tarafından yayımlanan bu kitap sağlıklı yaşamanın ;
Ebola Salgınında 337 Ölüm
Dünya Sağlık Örgütü, Batı Afrika ülkelerinde en büyük ebola salgınlarından birinin yaşandığını belirtti. Ebola salgını şubat ayından beri 337 kişinin ölümüne neden oldu. Batı Afrika ülkelerinden Gine Cumhuriyeti’nde 2014 yılının şubat ayında başlayan ebola salgını kontrol edilemiyor. İki aydır ölümcül hastalığın görülmediği Sierra Leone ve Liberya’da da doktorlar yeniden ebola teşhisi koymaya başladı. Dünya Sağlık Örgütü sözcüsü Fadela Chaib, “Sınırlar arasındaki hareketliliğin yoğun olduğu bu üç ülkenin pek çok yerinde karmaşık bir salgın görülüyor. Bu durum, bu salgını en ciddi ebola salgınlarından biri yapıyor” dedi. Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Sağlık Örgütü, 500’den fazla ebola vakasının teşhis edildiğini tahmin ediyor. Gine, Sierra Leone ve Liberya’da 337 kişi ölümcül virüs yüzünden hayatını kaybetti. Ölüm oranı yüzde 90 Ebola virüsü, hasta kişilerin kanı, salgıları ya da vücut sıvıları, kirli iğne veya ortamda bulunan diğer hastalık bulaşan ekipmanlarla temas yoluyla geçiyor. Ölüm oranı yüzde 90'lara ulaşan hastalık sıklıkla ani ateş, yoğun halsizlik, kas, boğaz ve baş ağrısı ve bulantıyla kendisini gösteriyor. Bu belirtileri kusma, ishal, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozulma ve bazı vakalarda iç ve dış kanamalar takip ediyor. Dünya Sağlık Örgütü, vakaların bildirildiği bölgelerde kalan kişilerin belirtilere karşı tetikte olmasını, ilk hastalık belirtisi görülür görülmez doktora başvurulmasını öneriyor. Ebola hemorajik ateşi nedir? Ebola Hemorajik Ateşi ağır, sıklıkla ölümle seyreden insanlarda ve primatlarda (Maymun ve Şempanzeler) görülen ve 1976'dan beri bilinen bir hastalık. Kongo'daki bir nehre hitaben ebola adı verilen virüsün Afrika kaynaklı bir hayvandan yayıldığı düşünülüyor. Ebola için standart tedavi yok. Günümüzde destek tedavisi yapılıyor. Kaynak: Al Jazeera ve AA
Yoğurt Yiyerek Zayıflayın
Kilo kontrol ü yapılmaya çalışırken bir çoğumuz yağlı olduğu gerekçesi ile yoğurdun ve sütün az yağlı olanını tercih ederiz. Ancak son yıllarda İspanya’da 8500 kişi üzerinde 7 yıl yapılan bir araştırmada, tam yağlı yoğurt tüketildiği zaman az yağlı yoğurda oranla daha iyi zayıflattığı ortaya çıktı. Yoğurt içerdiği süt şekeri olan laktoz sayesinde yemekten sonra olan tatlı ihtiyacını azaltıyor.Yüksek protein içeriği nedeni ile kişiyi daha uzun süre tok tutuyor.Tam yağlı yoğurdun içerdiği yağ sayesinde mide boşalma zamanı uzuyor ve kişinin acıkma duygusu azalıyor. Kişi az yağlı yoğurt yediğinde mide boşalma zamanı daha kısa oluyor ve daha çabuk acıkıyor.Yoğurdun içerdiği iyi bakteriler sayesinde, bağırsak florası iyileşiyor ve bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkiler ortaya çıkıyor. Çok iyi bir kalsiyum kaynağı olan sütün bu açıdan damar üzerine koruyucu etkisi ile birlikte metabolizmayı hızlandırıcı ;
Reklam
Göbekleri Salatalık Çayı ile Eritiyoruz
Hemen hemen her kadın göbek çevresinde bulunan yağlardan şikayet eder. Göbek ve etrafında yer alan yağları yok etmek için ihtiyacınız olan; bol bol hareket etmek ve salatalığın vücuda yaptığı inanılmaz etkilerden faydalanmak.İşte göbek bölgesindeki yağları eriten salatalıklı mucizevi çayın tarifi:1 orta boy salatalık, dilimlenmiş 1 limon, 1 tatlı kaşığı rendelenmiş zencefil, 10-12 sap taze nane.Tüm malzemeleri 1 litrelik içme suyuna katın. Aç karnına sabah ve akşan 1 su bardağı tüketin. Göbek yağlarını eritecek salatalık çayı, onikiparmak bağırsağında bulunan sindirim enzimlerini harekete geçirecek ve yediklerinizi daha rahat sindirmenizi sağlayacak. Çayın bir diğer güzel faydası ise tatlı yeme isteğini azaltmasıdır.haber kaynağı:  724saglik.org/beslenme-diyet
Yiyecekler hakkında mutlaka bilmeniz gereken 5 şaşırtıcı gerçek
Eğer beslenme ve sağlık konuları ilginizi çekiyorsa, büyük ihtimalle, besin değerleri, belirli konularda yararlı yiyecekler ya da sağlıklı beslenme önerileri hakkında bilginiz vardır. Mesela, balık ve fındık gibi omega-3 içeren besinlerin beyninize iyi geldiğini ya da hayvansal yiyeceklerdeki doymuş yağın kalbinize zararlı olduğunu muhtemelen biliyorsunuzdur.Peki, birçok yiyecekte bulunan bir içeriğin sizi daha sinirli yaptığını ya da her gün tükettiğimiz bir şeyin IQ’nuzu düşürme ihtimali olduğunu biliyor musunuz? Uplifers olarak bir araya getirdiğimiz bu şaşırtıcı bilgileri öğrendikten sonra bazı yiyeceklere asla aynı gözle bakmayacaksınız.1. Pasta sizi sinirli yapabilir.… ve sebebi sadece başkalarının önce davranıp sizin dilimizini alması değil. Fast food, kızartmalar, işlenmiş ve paketlenmiş yiyecekler, hazır kek/pasta karışımları, dondurulmuş pizza gibi yiyecekler; içerdikleri trans yağlar sebebiyle, fünyenizi kısaltır ve sizi patlamaya daha yakın bir hale getirir.University of California San Diego’da, 1000 kadın ve erkeğin beslenme alışkanlıkları üzerinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre, trans yağ içeren besinler tüketmek; sabırsızlığı, alınganlığı, asabiyeti ve agresyonu arttırıyor. Bu telaş verici bulgunun daha bir çok araştırmayla desteklenmesine ihtiyaç olsa da, trans yağların, yüksek kolesterol, kalp hastalıkları gibi bir çok sağlık problemine yol açtığı zaten biliniyor...
Reklam
Beyin Kanaması Tanısı Koyan Başlık Üretildi
Yeni icat edilen bir başlıkla, hastanın beyin kanaması geçirip geçirmediği sorusuna hızla yanıt verebileceği belirtiliyor. Kafaya geçirilebilen bu başlık, elektromanyetik dalgalar vasıtasıyla beyini tarıyor ve beyinde bir kanama ya da pıhtılaşma olup olmadığını belirliyor. Başlığı tasarlayan bilim insanları, artık beyin kanaması geçirdiğinden şüphelenilen hastalara daha hızlı tanı konabileceğini söylüyor. Böylece hastayı iyileştirme şansı artacak çünkü beyin kanamasında önemli olan hastaya en kısa sürede müdahale ederek, beynin daha fazla zarar görmesini engellemek. Aksi takdirde, örneğin kanamanın üzerinden dört saat geçtikten sonra müdahale edilirse, bu geç kalmış bir müdahale olarak kabul ediliyor. Bu dört saat içinde hastanın beyin hücrelerinin bir kısmı ölüyor. Buluşun sahibi İsveçli bilim insanları, başlığı 45 hastada denemişler ve başarılı olmuşlar. Şimdiki planları ise, başlığın ambulanslara dağıtılarak, acil durumlarda kullanılabilmesi. Halihazırdaki teknolojiyle de beyin kanaması tanısı konabiliyor. Bunun için bilgisayarlı tomografi (CT) ile beyin görüntüleniyor fakat tomografinin hazırlanması gibi işlemler, süreci uzatabiliyor. Bu 'altın saatler' sürecinde yaşanan her gecikme de, tedavinin sonuç verme olasılığını azaltıyor. Başlık, aynı zamanda beyinde kanama mı, pıhtı mı olduğunu da belirleyebiliyor. Böylece doktorlar tanıya göre müdahale ediyor. Chalmers Teknoloji Üniversitesi, Sahlgrenska Akademi ve Sahlgrenska Tıp Fakültesi Hastanesi'nden bazı bilim insanlarının biraraya gelerek tasarladığı bu başlık, mikro dalgalarla beyini tarıyor. Mikrodalga fırınlar ve cep telefonlarıyla aynı dalgaları yayan bu kask, beyinde ne olduğuna dair bir şema çıkartabiliyor. Daha önce yapılan testler, bu başlığın kanama ve pıhtı arasındaki farkı ortaya koyabildiğini gösteriyor. Ancak test sonuçlarının yüzde yüz doğru çıkmadığı da belirtiliyor. Farklı kafataslarında değişik ölçülerde ve şekillerde başlıkları deneyen bilim insanları, sonunda yastığın içine yerleştirilen bir başlık tasarlanmasına karar verdiklerini söylüyor.BBC
Altıncı Yüz Nakli Yapılan Salih Üslün'ün Yüzü Çıkartılıyor
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 22 Ağustos 2013’te Türkiye'nin 6'ncı yüz nakli yapılan Salih Üslün’de (55) ortaya çıkan doku uyuşmazlığı nedeniyle nakledilen yüz geri alınıyor.Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nde 22 Ağustos 2013’te Türkiye'nin 6'ncı yüz nakli yapılan Salih Üslün’de (55) ortaya çıkan doku uyuşmazlığı nedeniyle nakledilen yüz geri alınıyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof.Dr. Ömer Özkan ve ekibi tarafından öğle saatlerinde ameliyata alınan Üslün’ün nakledilen yüzünün çıkartılması planlanıyor. Yaklaşık bir yıl önce nakledilen yüzün bu süreçte doku uyuşmazlığına neden olduğu bu nedenle geri alınması planlandığı belirtildi. Geri alınan yüzün yerine ise silikon takılacağı öğrenildi. Ayrıca, Üslün'ün 10 gündür yoğun bakımda yattığı, yüzün karaciğer ve böbrek yetmezliğine neden olmaması için alınmasının kararlaştırıldığı öğrenildi. Antalya'da geçirdiği trafik kazası sonucu özel bir hastaneye kaldırılan 31 yaşındaki Muhittin Turan'ın beyin ölümü gerçekleşmiş ve ailesi iç organlarının yanı sıra yüz, kol ve bacaklarını da bağışlama kararı alması üzerine Turan'ın yüzü Salih Üslün'e 22 Ağustos'ta nakledilmişti.  CİHAN
Ter Kokusunu Engellemek İçin Ne Yapılabilir?
İnsanlar genel olarak sıcak havalarda terlemekten şikayet ederler. Spor yapınca, heyecanlanınca veya stres olunca da terleme olayı görülmektedir. Bu yazımızda sizlere ter kokusunu engellemek için ne yapılabilir? Ter kokusundan kurtulma yöntemleri hakkında kısaca bilgiler vereceğiz. Vücudun bir salgısı olan ter aslında kokusuzdur. Genel bilinen bir yanlış olan ter kokusu kavramı da bu gerçeğin bilinmemesine sebep olur. Ter kokusuz olduğu halde terleyen kısımlarda yaşayan bakteriler kötü kokuların sebebidir. Bu kötü kokular da sosyal yaşam için gerçekten içinden çıkılması güç durumlara sokabiliyor insanları ve bu durumların önüne geçmeniz aslında çok da zor değil. İlk olarak dikkat edilmesi gereken kişisel temizliktir. Ter kokusunun sebebi nin bakteriler olduğunu söylediğimize göre bu bakterilerden kurtulmamız gerekmektedir. Bunu da başarmanın yolu vücüdunuzu temiz tutmaktan geçer. Düzenli olarak duş almanız bu konuda gerçekten iyi olacaktır. Özellikle de, genel olarak ter kokusunun daha çok ortaya çıktığı bilinen koltukaltı kısımlarının temizlenmesine daha çok önem verilmelidir. Ayrıca anti bakteriyel sabunlar kullanmanız çok daha iyi sonuçlar verebilir. Deodorant konusuna geldiğimizde ise bambaşka bir konu ortaya çıkıyor. Bu da deodorantlardan vücudunuza daha doğrusu teninize en uygun olanını bulmak. Bu sebeple birkaç farklı deodorant markası denemeniz gerekebilir ama sonunda kendinize uygun deodorantı bulduğunuzda buna değdiğini göreceksiniz. Ancak bu ürünleri kullanırken vücudunuzda tahrişlere sebep oluyorlar ise dikkatli olmanız ve bir cilt doktoruna danışmanız daha iyi olacaktır. Gün içerisinde giymeyi düşündüğünüz kıyafetlerinizin temiz olmasına dikkat etmelisiniz. Ter kokusu sadece vücudunuzdaki bakterilerden dolayı değil, kirli kalmış elbiselerden de kaynaklanabilir. Ayrıca çok terleyen bir yapınız var ise elbiselerinizi düzenli olarak ve olabilecek en hızlı şekilde temizlemeniz daha iyi olacaktır. El terlemesi çok problem olmasa da ayaklardaki terlemeler için yanınıza başka bir çift çorap almanız yararınıza olacaktır. Ter önleyici özellikleri olan antiperspirantları da kullanan kişiler olsa da aslında bunu çok da tavsiye etmiyoruz. Çünkü terin azaltılması demek, vücut için gerekli olan bu işlemin önüne geçilmesi demektir. Kokunun önüne geçilmesi ilk hedefiniz olacağından dolayı terin kendisi ile çok da sıkıntı yaşamıyoruz aslında. Bu sebeple ter önleyicileri önermiyoruz. Ter üretimini artıran sebeplerden olan sinir ve stresin de azalması ile aslında bu durumda düzelme görülebilir. Aşırı heyecanlandığınız ve stres yaşadığınız durumlarda kendinizi sakinleştirmeniz gerekmektedir. Aksi takdirde ter üretimi durmayacaktır ve rahatsız edici boyutlara ulaşacaktır.
Reklam