onedio
Slow-carb (yavaş karbonhidrat) diyeti
Bugün Tim Ferris’in geliştirdiği alternatif bir diyet yaklaşımından bahsedeceğim. Ama ondan önce Tim Ferris’ten biraz bahsetmeliyim galiba.Tim Ferris, 1977 doğumlu genç bir Amerikalı yazar, girişimci, konuşmacı ve yatırımcı. İsminin önünde diyetisyen, beslenme uzmanı, fitness antrenörü gibi profesyonel unvanların hiçbiri yok; bununla birlikte Slow-Carb diyetini anlattığı 4-Hour-Body kitabı New York Times Bestseller listesinde 1 numara oldu. Her gün bir yenisi geliştirilen diyet trendlerini, vaatlerini ve etkilerini yakından takip ettiğim için bu popüler yaklaşımı da araştırdım, bizzat denedim ve değerlendirdim.Öncelikle diyetin yapısından ve temel birkaç kuralından söz edeyim. Tim Ferris’in 5 kuralı şöyle:Kural 1: Beyaz (ya da beyaz olabilecek) bütün karbonhidratlardan uzak durun. Un, pirinç, şeker ve bunları içeren tüm ürünler; esmer pirinç, kepekli makarna, tam buğday ekmeği, kahvaltılık gevrek, patates vs. bunların hiçbiri yok.   Kural 2: Yaşam tarzınıza uygun, hızlı ve pratik bir şekilde hazırlanabilecek birkaç öğün belirleyin ve tekrar tekrar aynı yemekleri yiyin. Bunu uygulayan kişilerin diyetlerinde daha başarılı olduğu görülmüş. Yemekler alttaki 3 besin grubunun her birinden bir içerik seçilerek hazırlanıyor.Devamı: http://www.uplifers.com/slow-carb-yavas-karbonhidrat-diyeti/#ixzz37j4STGOX
Sadece Motoru Bozanların Anlayabileceği 12 Şey
Motoru bozmak... İnsanoğlunun bir türlü kesin çözüm bulamadığı bir illet. Çıplak ayakla fayansa basmak, soğuk su içmek, bozuk yemek yemek... Say say bitmez sebepleri. Klimasıdır, havuzudur yaz aylarında tebelleş olduğumuz meretlerle de iyiden iyiye hırpalanan sindirim sistemlerimizin çektiğini bir biz biliriz bir de bizim gibiler... Sağlıklı günler dileklerimizle;
Sıla 1 Ayda 12 Kilo Verdi
Kısa zamanda verdiği kilolarla görenleri şaşırtan Sıla, diyet sırlarını açıkladı. Uzman bir diyetisyene giden Sıla, çok iştahlı biri olmamasına rağmen aşırı yediği için değil yanlış beslendiği için kilo aldığını öğrendi.Diyetisyeninin kendisi için hazırladığı sıkı programın dışına bir kez bile çıkmayan ünlü şarkıcı, kısa zamanda çabasının karşılığını aldı. Sıla, diyeti boyunca protein ve meyve ağırlıklı beslendi.Öğünlerini azaltan Sıla proteinin yanı sıra kiraz ve badem yiyerek 12 kilo vermeyi başardı.
Kaybettiği 6 Haftalık Kızının Fotoğrafına Photoshop Yardımı İsteyen Baba İçin Yapılan 17 Dokunaklı Çalışma
Bu dokunaklı ve trajik hikaye dünyada hala iyi yürekli insanların çoğunlukta olduğunu hatırlatıyor adeta.  Nathan Steffel'ın minik kızı Sophia doğumundan sadece 6 hafta sonra ''Karaciğer Hemanjiyomu'' sebebiyle hayatını kaybetti. Minik bebek 6 haftalık kısa hayatının tamamını hastanede geçirdiğinden dolayı ailenin fotoğraf çektirme şansı olmamış. Bu nedenle ellerindeki tek fotoğraf olan bu hastane fotoğrafından kabloların, boruların ve tüm tıbbi cihazların photoshopla kaybedilmesini istemişler.  İşte bu isteğe sosyal medyadan gelen karşılık...
Bir Köpeğin Uyutulmadan Önceki "Mükemmel" Günü
Duke isimli bir köpeğin uyutulmadan önceki son çekilen fotoğrafları ve anları sosyal medyayı hüzne boğmakla beraber en çok paylaşılanları arasına girdi. Kanser olduğu için sahiplerinin uyutmak zorunda kaldığı Labrador cinsi köpeğin “Mükemmel Son Gün” isimli fotoğraf çalışması tüm hayvanseverleri etkiledi. Duke isimli köpeğin 2013 yılında bir bacağı tespit edilen saldırgan tümör nedeniyle kesilmişti fakat veteriner acı haberi haziran ayında verdi. Vücudunda bir tümör daha vardı; ameliyat veya kemoterapi işe yaramayacaktı. “Kimse köpeğinin acı çektiğini görmek istemez” diyen Jordan Roberts, o zor kararı verdi. Ama Duke mükemmel bir son gün yaşayacaktı… İşte, Roberts’ın fotoğrafçı arkadaşı Robyn Arouty’nun çektiği kareler ve Duke’un anlatımıyla, “Ben bugün öldüm” diye başlayan “son gün”ün hikayesi: FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLA
Mucize Meyve Çilek
Yaz aylarının sevilen meyvesi çilek, lezzetinin yanı sıra vücuda da birçok yarar sağlamakta.C, B ve K vitamini açısından da zengin olan çilek, vücuda kuvvet veriyor, kolesterolü düşürüyor ve damar tıkanıklığını önlüyor. Aynı zamanda çok iyi bir antioksidan olan çilek bağışıklık sistemini de güçlendiriyor. Kansere karşı koruyucu özelliği bulunan, sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlayan çileğin faydaları şu şekilde sıralanıyor; Kilo kaybı ; Çileğin içindeki metobolizmayı hızlandırıcı fenolik antioksidanlar iştahın azalmasını sağlayıp, kan şekerini kontrol altına alarak kişinin zayıflamasını sağlıyor. Kronik hastalıklara karşı koruyucu ; Çilekte bulunan ellagic asit ve COX enzimleri yaraların ve iltihaplanmaların hızla iyileşmesinde önemli rol oynuyor, kronik hastalıklara karşı da koruyucu etki sağlıyor. Kalbi koruyor ; Çileğe kırmızı rengini veren madde kalp krizi riskini düşürüyor ve damarlardaki kan basıncını dengeliyor. Damarları koruyor. Akciğer kanserinin gelişimini önlüyor ; Çilek suyunda bulunan anti-tümör maddeleri, akciğer kanseri hücrelerinin gelişimini önlüyor. Deneyler çileğin beynin yaşlanmasını geciktirdiğini de ortaya koydu. Kansere karşı koruyucu ve ilerlemesini önleyici özellikler taşımasının yanı sıra, bağışıklığı güçlendiren ve besin değeri yüksek olan çilek; çocuk felci, ağız ve deri yaralarını oluşturan bazı virüsler için öldürücü etkiye de sahip. Çileğin diğer faydaları ; -Ciltteki sivilce ve akneler e iyi gelir. -İdrar söktürücü, romatizma ve gut hastalığı ağrılarını azaltıcı etkisi var. -Sinirleri kuvvetlendirip, bağırsak kurtlarını döker ve ateş düşürür. -Ancak çok güçlü bir besin olduğu için bazen alerjiye neden olabilir. -Kanı temizler. -Diş etlerini güçlendirir ve ağız kokusunu giderir. -Sakinleştirici etkisi ile tansiyonu düşürür ve stresi azaltır. -Ateşi düşürür. -Romatizma ve karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. -Cildi nemlendirir, tazelik ve güzellik verir. Ayrıca çilekte diğer meyvelerde bulunmayan salisilik asit vardır. Bu romatizma ilacının esas maddesidir. Romatizma mafsal iltihabı (Artarit) eklemlerde ürat birikmesi (damla hastalığı),damar sertliği, böbrekte kum taş teşekkülü gibi rahatsızlıkları önler varsa zamanla bunların geçmesini sağlar. Çileğin hazmı zor olduğu için midesi hasta ve tembel olanların çileğin suyunu içmeleri önerilirken, cilt hastalığı olanlarda alerjiye;
Reklam
İçtiğimiz İçeceklerin Faydaları
Her gün içtiğimiz içeceklerin insan vücuduna ayrıca faydaları vardır. Kahvenin faydaları ; Kahve Şeker hastalığını düşürür. Antidepressan etkiye de sahiptir. Fakat içinde kafein olduğu için aşırı kahve yararlı olmaktan çıkar ve zararlı olmaya başlar sağlığı bozar. Meyve sularının faydaları ; Meyve suları İçeriğinde kalori ve şeker yüksek olduğuna göre gerekli miktarda içmek gerekiyor. Vücudu sağlıklı tutar ve tokluk hissi verir. Sebze Sularının faydaları ; Sebze suları Meyve sularına oranla sebze sularının içeriğinde şeker az oluyor. Suyu sıkılmış sebze suyu oldukça faydalı. Kansızlığı giderir. Sütün faydaları ; Süt Sütün içerdiği kalsiyum sadece kemiklere değil, sürekli olarak kilo alma riskinde de azalma yarattığı tespit edilmiştir. Çayın faydaları ; Çay, çayın her türü organizma için yararlıdır. Diş sağlığı ve kalbe iyi gelir. Yeşil çayın içeriğinde ise antioksidan daha fazladır. Çoklu siyah çay içmek ise demir eksikliğine neden olabilir. Suyun faydaları ; Suyun faydalarını saymakla bitmiyor. Tırnaktan tutun, saça, böbreğe, bağırsağa kadar önemlidir. Yetersiz su ise vücutta birçok hastalıklara ve erken yaşlanmaya neden olabilir. Çevremizdeki her besinini ne farklı özellikleri vardır. Allah bunları bizim yararlanmamız için yaratmıştır. Şu bana zarar veriyor gibisinden yapılan yanlış seçimler sizi ciddi hastalıklara sevk edebilir. Her besinden yeterli ölçüde almak gereklidir. Ne az almalıyız ;
Kabızlık Problemini Çözmek için Bunları Uygulayın
Kabızlığın hangi hastalıklara yol açabileceğini ve Ramazan’da kabızlıktan korunmak için neler yapılması gerektiğini Hisar Intercontinental Hospital Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. İlker Abcı’dan öğrendik.Kabızlığın, büyük tuvalette uzun süre kalma, acı baharatlı gıda tüketme ve diğer sebeplerle makatta normalde de bulunan toplardamar ağlarının sarkarak pake (meme) haline gelmesi ile hemoroide neden olduğunu belirten Op. Dr. Abcı; ‘Bu pakeler makattan sarkarak büyük tuvalet sonrasında kırmızı renkli kanama ve ağrı şikayetleriyle birlikte iç ya da dış hemoroid ismini alır. Özellikle ileri yaşlı hastalarda, kanama şikayetine kalın barsak kanserlerinin de sebep olabileceği akıldan çıkarılmamalı ve gerektiği zaman kolonoskopi ile kalın barsak incelemesi yapılmalıdır.Sindirim sistemi hastalıkları yaşamak istemiyorsanız…•  Günlük en az 20 gram lif tüketmeye çalışın.•  Bol sebze ve meyve yiyin.•  Ekmek, makarna ve beyaz pirinç yerine tam tahıllı ürünleri tercih edin.•  Bol su tüketin; fakat aşırı kahve ve çaydan kaçının.•  Çözünmüş liflerden zengin olan kuru erik gibi doğal laksatifler içeren ve kolesterolün düşürülmesine de yardımcı olan besinler tüketin.• Egzersizi hayatınızın başköşesine oturtun. Egzersiz, bağırsak hareketlerinin düzenli olmasına yardımcı olur ve stresi azaltır. Gıdaları sindirmek için vücudunuza zaman verin ve yemek yedikten en az bir saat sonra egzersiz yapın.haber kaynağı:  724saglik.org/sağlık haberleri
Reklam
Nisa Bebek Ölüme Terkedildi
Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde 4 aydır yoğun bakımda tedavi gören ve 10 binde bir görülen doğuştan kalpteki kirli kanı akciğere taşıyan damarın olmaması hastalığı bulunan 7 aylık Nisa Özçelik bebeğin, yurtdışında yapılabileceği belirtilen ameliyatına izin verilmedi. Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde 4 aydır yoğun bakımda tedavi gören ve 10 binde bir görülen doğuştan kalpteki kirli kanı akciğere taşıyan damarın olmaması hastalığı bulunan 7 aylık Nisa Özçelik bebeğin, yurtdışında yapılabileceği belirtilen ameliyatına izin verilmedi. Anne Nefise Özçelik ve baba İsmail Özçelik, İsviçre'deki bir doktorun bu ameliyat için yüzde 80 yaşama şansı verdiğini belirterek, yetkililerden yardımcı olmalarını istedi. Manisa'nın Soma İlçesi'nde yaşayan 4 yıllık evli İsmail Özçelik (33) ve Nefise Özçelik (27) çiftinin 7 ay önce dünyaya gelen ve Nisa ismini verdikleri kızları, henüz 9 günlükken rahatsızlandı ve hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tetkiklerde, Nisa bebeğin, 10 binde bir görülen doğuştan kalpten kirli kanı temizlemek için akciğere götüren damarının bulunmadığı, 'trunkus arteriozus tip 4' hastası olduğu anlaşıldı. Özçelik çifti, bebeklerini sevemeden, çare bulmak için hastane hastane dolaştı. Türk Telekom'da çalışan İsmail Özçelik ve ev hanımı olan eşi Nefise Özçelik'in bebekleri Nisa, 3 aylıkken Ege Üniversitesi Çocuk Hastanesi yoğun bakım ünitesine yatırıldı. Nisa Bebek 4 aydır yaşam destek ünitesine bağlı bir şekilde hayatını sürdürürken, anne ve babası hastalığın tedavi yöntemlerini araştırdı. Özçelik çifti, ameliyatın Türkiye'de yapılmadığını, bu operasyonun İsviçre'nin Cenevre kentinde yapıldığını öğrendi. Cenevre'de ameliyatı yapan doktorla temasa geçen baba İsmail Özçelik, ameliyatın 1 milyon lirayı bulabileceğini öğrenirken, gerekli izinleri almak için başvurularda bulundu. Ege Üniversitesi Hastanesi tarafından ameliyatın burada yapılamayacağı belirtildi. Daha sonra gerekli bütün izinler için son aşama olarak Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'ne başvuruldu. Ancak ameliyatın Türkiye'de yapılabileceği belirtilerek yurtdışı için izin verilmedi. Baba İsmail Özçelik kızının 4 aydır yoğun bakımda olduğunu belirterek, 'Türkiye'de doktor doktor gezdim, fakat ameliyat edecek bir doktor bulamadım. İsviçre'de bir doktorla görüştük, ameliyatı yapabileceğini ve yüzde 80 yaşama şansı olduğunu söyledi. Ben milyonda bir yaşama oranına razıyken, doktorun böyle söylemesinden sonra gerekli işlemlere başladım. Pasaport ve tercümana kadar her şey ayarlandı. Yurtdışında tedavi için tüm işlemleri yaptırdık. Ancak Ankara'daki hastane 'Türkiye'de bu ameliyat yapılabilir' dedi. Ancak bana bu ameliyatı yapacak doktorun bulunmadığı belirtildi, yeni bir çocuk yapmam önerildi, benim çocuğumun tedavisinde kullanılacak para ile 500 tane çocuğun tedavi ettirilebileceği söylendi. Bana ameliyat edilebilir diye rapor veriyorlar ama ameliyatı yapacak doktor gösteremiyorlar. Ben yasal prosedürlerin ortadan kalkmasını istiyorum. Çocuğumu devlet izni olmadan hastaneden çıkartamıyorum. Başbakanlıktan ve Sağlık Bakanlığı'ndan yardım bekliyorum. Türkiye'de ameliyat edilecekse bir an önce doktor bulunsun, ya da yurtdışında tedavi için gerekli prosedürleri gerçekleştirsinler. Çocuğum can çekişiyor, ben zamanla yarışıyorum ve çocuğumun sağlığı için çabalıyorum. Baba olarak evladım için her şeyi yapmaya hazırım. İsviçre'ye gitmemiz için Sağlık Bakanlığı'nın onayı gerekiyor. Onay verdiği takdirde tedavi masrafını ödemek zorunda kalmıyoruz' dedi. 'ÇOCUĞUMU KUCAĞIMA ALMAK İSİTİYORUM' Çocuğunu koklayamadan her gün cam bölmenin ardından bebeğine bakan anne Nefise Özçelik, 'Benim tek dileğim çocuğumun iyi olması. Bazı engellerin aşılmasını istiyorum. Bunun için herkesten, başbakanlıktan, cumhurbaşkanından yardım bekliyoruz. Uzun zamandır yoğun bakımdayız, çocuğumu kucağıma almak istiyorum' diye konuştu.Haberler
Bakanlıklar Bonzai'ye Karşı Birleşti
Son dönemde yaygınlaşan sentetik uyuşturucu Bonzai'yle mücadele için 5 bakan 3 saat süren bir toplantı yaptı. Sağlık Bakanlığı koordinatörlüğünde Uyuşturucu ile Mücadale Üst Kurulu oluşturuldu. Sağlık Bakanlığı'ndaki toplantıda İçişleri Bakanı Efkan Ala, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç Bonzai ile mücadele için bir araya geldi. Toplantı yaklaşık üç saat sürdü. Toplantının ardından Sağlık Bakanlığı bir açıklama yaptı. Sağlık Bakanlığı bünyesinde Uyuşturucuyla Mücadele Üst Kurulu oluşturulduğu duyuruldu. Toplantıda 'Son günlerde kamuoyu gündeminde geniş yer işgal eden uyuşturucuya karşı alınacak tedbirler ve izlenecek yol haritası ele alındığını' belirtildi. Uyuşturucu ile mücadelenin adli, idari, hukuki, psikolojik, narkotik ve sosyolojik boyutları da Üst Kurul’daki Bakanlıkların eş güdümüyle takip edilecek. Erdoğan açıklama yapmıştı Başbakan Tayyip Erdoğan geçtiğimiz haftalarda Yeşilay toplantısında yaptığı konuşmada Bonzai ile kararlılıkla mücadele edeceklerini açıklamıştı: 'Konu sadece sigara değil, aynı zamanda alkol, bunu bir kenara koyamazsınız. Şimdi bir de bonzai denilen bir şey daha çıktı. Daha ucuz ve çok daha yaygın. Bir neslin Allah muhafaza gidişi söz konusu, yok oluşu söz konusu. Bütün bunlara karşı bir mücadelenin bizim milli bir meselemiz olduğuna inanıyorum. Manevi bir meselemiz olduğuna inanıyorum. Kimsenin tereddüdü olmasın. Tüm zararlı maddelerle olduğu gibi uyuşturucuyla da etkin mücadelemizi sürdüreceğiz.' Uyuşturucu tedavisine gelenlerin çoğu bonzai kullanıyor İlk kez 2002’de Almanya ve İspanya’nın ardından Avustralya’da görülen bonzai, Türkiye’de ilk defa 2011’de fark edilerek yasa kapsamına alındı. İstatistiklere göre dünya genelinde en çok bonzai yakalayan ülke Türkiye. Çocuk ve Ergen Madde Bağımlıları Tedavi Merkezi'nin verilerine göre (ÇEMATEM) 2011 yılında uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle tedaviye gelenlerin yüzde 15, 2012’de yüzde 40, 2013’te yüzde 75'i bonzai kullanıyor. Kalp krizine sebep oluyor Bonzai içildikten sonra iki, üç saat içinde etkisini gösteriyor. Nane, kekik kokusu veriyor. Genç yaşta kalp krizlerini tetikliyor. Ayrıca kalp ritmi bozukluğu, kan basıncının artması ve böbrek yetmezliği gibi semptomlara yol açıyor. Bonzai kullanıcılarında ağız kuruluğu, çok sıvı tüketimi, aşırı şekerli madde tüketimi, kilo kaybı, paranoya, halisünasyon, endişe, kaygı çok fazla görülen belirtiler arasında. Al Jazeera ve Anadolu Ajansı
Reklam
Su Tüketiminizi Kolaylaştıracak Öneriler
Spor yapmayan herhangi bir kişinin günlük tüketmesi gereken su miktarı 1,5- 2lt ‘dir. Spor yapan kişilerde bu miktar 2,5 ve üstüne çıkıyor. Fakat bu tüketimi gerçekleştirmeniz gerektiği halde gene de günlük ihtiyacımı tam olarak karşılayamıyorum ve bu miktarı tamamlayamıyorum diyorsanız size bir kaç önerimiz var: Günde 6 öğün tüketmemiz gerekiyor. Her öğün öncesi 1 bardak su tüketmeyi alışkanlık haline getirdiğinizde 6 bardak su tüketiminizi hiç bir çabaya gerek kalmadan tüketmiş oluyorsunuz. Günde muhakak bir veya bir kaç bardak çay kahve tüketilebiliyor. Gidilen bir kafe- restaurantta ya da evde bir şekilde su harici tükettiğiniz içecekler elbetteki oluyordur. Çay veya kahve hangisini tüketiyorsanız, tükettiğiniz kadar su içmelisiniz. Çay ve kahve vücuttaki su oranını azaltacağından siz bir yandan su tüketmeye özen gösterdiğinizde bir diğer yandan...
Yaz Sıcaklarında, Rahat Uyumak İçin...
Isınan havalarla birlikte rahat ve sağlıklı uykunun kalitesinin de düştüğünü belirten uzmanlar, bu sıcak yaz gecelerinde serin bir uyku için yapılması gerekenleri anlatıyor. Gece yatarken, ertesi gün yapılacak işleri düşünmeyin. Sorunlarınız olsa bile bunları gece fazla kurcalamayın. Spor yapın (ama yatmadan iki saat önce değil). Dengeli beslenin. Sigarayı bırakın. Çay ve kahveyi azaltın. Yatağa yattığınızda boynunuzu da destekleyen bir yastık kullanın. Mümkünse elinizin ve kolunuzun üzerine yatarak uyumayın. Yüzüstü baş yana dönmüş uyumaktan da kaçının. Eğer gün içinde çok kafeinli içecek aldıysanız, ekmek ya da kraker gibi karbonhidratlı besinler alarak kafeinin etkilerini azaltın. Sokak gürültüsünü engellemek, sesli cihazları yatak odasından çıkarmak, çare olabilir. Uyku saatlerimizi ve süresini bilmek ve bunlara uygun saatlerde yatıp kalkmak, sağlıklı bir uykunun ilk şartıdır. Yatmadan hepsini kapatın, perdeleri çekin. Işık uykuya mani olur. Elektronik cihazlar, hatta gece lambası dahi sıcaklığı arttırır. Uzmanlara göre yatak en az 180×240 cm boyutlarında olmalı. Bazılarımızın yatakta yemek yeme, televizyon seyretme gibi alışkanlıkları vardır. Ancak, yatak sadece uyumak için kullanılmalıdır. Yatmadan önce zihni yormayan kitaplar okunabilir. Yatmaya yakın alkollü içkiden kaçının. Isı yalıtımlı mekânlar kışın sıcak, yazınsa serin olur. Yalıtımla soğutma cihazlarının harcadığı enerji de yüzde 50 azalıyor. Uygun büyüklük ve güçte klima satın alın. Klimayı dış ortamdaki sıcaklığın en fazla 5-6 derece altına göre ayarlayın. Fransa’da yapılan bir araştırmaya göre yatak odasında cep telefonu çalması, kaliteli uykudan ortalama 50 dakika çalıyor. Aşırı yağlı ve şekerli yiyecekler uyutmaz. Sıcak havada hafif yiyecekler yiyin ve yemek ile uyku arasına en az üç saat koyun. Ayrıca fasulye, brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası gibi gaz yapan sebzelerden ve mide yanması yapabilecek baharatlardan da akşamları kesinlikle uzak durulması gerekiyor. Serotonin, tripofan ve melatonin yönünden zengin bazı besinler uyumanıza yardımcı olur; ılık süt bunların başında gelir. Ayrıca ton ve kalkan balığı, enginar, badem, yumurta, şeftali, ceviz, kayısı, kuşkonmaz, keten tohumu, yulaf, patates ve muz da uyku getiren diğer besinlerdir. Terleme, su ve elektrolit kaybına yol açar. Sıcakta serinlemek için bol su için. Günlük ihtiyaç 1.5 litre. Yatmadan önce (en fazla 37 derecede) alınacak ılık bir duş uyumaya yardım eder. Duştan sonra saçınızı ıslak bırakmak da faydalı olacatır. Gündüzleri uyumayınız. Ve ne kadar uyursanız uyuyun sabahları belirli bir saatte kalkma alışkanlığı edinin. Uykunuz gelmeden asla yatağa gitmeyiniz. Uyuyamadıkça insan hepten çileden çıkar.
Reklam
15 Dakikada Sımsıkı Kalça ve İnce Bacaklar
etiket
Vücudunun alt kısmını inceltmenin en hızlı yolu burada. Sıkı Kalçalar ve İnce Bacaklar için sadece 15 dakikanı ayırman yeterli.Hiçbir şey, mini etekleri muhteşem görünen bir çift bacak gibi tamamlayamaz. Ve böyle bacaklara sahip olmak, düşündüğünden daha kolay olabilir. New York’taki Club H Fitness’dan Kişisel Eğitmen Marcela Ceselka’nın tasarladığı bu egzersiz, alt gövdenin her karışını hedef alıyor: Kalça, üst bacak, arka bacak, iç bacak ve baldır. Alt gövdenin sıkılaşıp incelmesini sağlayan bu hareketler, karın gücünü ve dengeni arttırmakla kalmayacak, metabolizmanı da hızlandıracak. Haftada üç defa, iki, üç set olarak uygula. Egzersiz aralarında 60 saniye mola ver. Zorlaştırmak için mola süresini kısaltabilir ya da tamamını hiç mola vermeden yapabilirsin.
Sivilce İle İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar
Sivilce tedavisi konusunda doğru zannedilen bilgilerin çoğu yanlıştır ve bu, tedaviyi güçleştiren en önemli sıkıntılardan biridir. Sivilce tedavisi konusunda doğru zannedilen bilgilerin çoğu yanlıştır ve bu, tedaviyi güçleştiren en önemli sıkıntılardan biridir. Memorial Antalya Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uzman Doktor Lütfiye Çoban, akne tedavisinde tıbbi doğruları anlattı. Akne, bir kıl keseciği ve yağ bezleri hastalığıdır. Çeşitli nedenlerle, yağ bezlerinin deriye açılan ağzının tıkanması, akne gelişiminin ilk basamağını oluşturur. Sıklıkla ergenlik döneminde artmış seks hormonlarının etkisiyle başladığından, ergenlik dönemi problemi olarak bilinir. Ancak özellikle kadınlarda yetişkinlik döneminde de görülebilir. Kozmetik ürünler, cildi temizleyip nemlendirerek akne tedavi sine destek olur ancak tedavi etmez. Tedavi için bir dermatoloji uzmanından yardım alınmalıdır. Akne tedavisinin başarısını değerlendirebilmek için çoğunlukla altı ile sekiz hafta arası zaman gerekir. Çoğunlukla da kontrol altına alındıktan sonra bazı topikal (dıştan sürülen) ilaçlar kullanılmaya devam edilir. Cildini gereğinden sık ve sert temizleyicilerle, sert sürtme hareketleriyle temizlersen akne probleminin şiddetlenmesine yol açabilirsin. Günde iki kez, yumuşak bir temizleyici ile temizlemen yeterli. Ayrıca yoğun yağlı kremler, kapatıcılar, sıkıştırılmış pudralar sivilce oluşumunu arttırdığı için bu tür ürünler kullanmamaya dikkat et.
Reklam
Sigara Paketleri Değişiyor
Sağlık Bakanlığı’nın 2014-2018 yıllarında uygulayacağı Tütünle Mücadele Strateji Belgesi’ne göre sigara paketlerinde radikal değişiklik yapılacak. Önümüzdeki 3 yıl içinde sigara paketleri markalar dikkat çekmeyecek biçimde yeniden dizayn edilecek ve “kara kutu” görünümünde olacak. Haberturk'ün haberine göre, markalar, özellikle çocukların göremeyeceği biçimde basılacak. Türkiye’de sigara içme oranının yüzde 27’ye düşmesinin ardından harekete geçen Sağlık Bakanlığı, “Ulusal Tütün Kontrol Programı ve Eylem Planı (2014-2018)” hazırladı. Planda önemli değişikliklere yer verildi. Hedef, 2018 yılı sonuna kadar toplumun yüzde 95’inde, tütün ve tütün ürünlerinin kullanımına karşı tutum oluşturmak.PAKET UYARILARLA KAPLANACAKBu çerçevede daha önce gündeme gelen “kara paket” uygulaması eylem planına girdi. Buna göre sigara paketleri kara paket haline getirilecek. Paketlerin üzerinde yer alan “Sigara içmek genç yaşta öldürür”, “Hamile iken sigara içmek bebeğe zarar verir” ve “Çocuklarınızı koruyun: Dumanınızı onlara solutmayın” gibi resimli uyarı cümleleri, paketin kapak kısmını tamamen kapsayacak. Kara paketli sigaralarda markalar özellikle çocukların dikkatini çekmeyecek şekilde küçük puntolu biçimde basılacak. Sigaralar raflarda numalandırılacak. Tiryakiler, sigara alırken marka söylemek yerine, “Ver oradan 1 numara” diyecek. Bu sayede çocukların markaları görerek özenmesi engellenecek.AVUSTRALYA'DA 2011'DEN BERİ KARA PAKETTEAvustralya Parlamentosu’nda 24 Ağustos 2011 tarihinde kabul edilen kararla, 1 Temmuz 2012’den geçerli olmak üzere ülkede satılan tüm sigaralarda kara paket uygulaması başlatıldı. Bu uygulama ile sigara paketlerinin üzerindeki yanlış mesajlarla tüketicinin aldatılması önlenirken, tütün ürünlerinin cazibenin azaltılması ve sigara içme oranlarının azaltılması hedefleniyor.
Dondurmanın Bilinmeyen Faydaları
Yaz mevsiminin vazgeçilmezi olan dondurma, herkesin çok sevdiği sağlıklı ve diğer tatlılara nazaran düşük kalorili bir yiyecektir. Yerken mutluluk veren ve A vitamini bakımından zengin olan bu yiyeceğin insan sağlığı için de birçok faydası var…Hamileler için önemli bir besin kaynağı. Anne adayının gebelik boyunca protein ve kalsiyum açısından zengin besinleri tüketmesi gerekir. Anne adayı yeterli kalsiyum ve protein alamazsa doğum sonrasında kemik erimesi gibi sorunlarla karşılaşabilir. Bu süreçte hamileler günlük kalsiyum ihtiyaçlarını süt tüketimlerinin dışında dondurma ile de karşılayabilirler. Çocuklarn beslenmesinde önemlidir. Özellikle çocukların büyüme dönemlerinde kalsiyum, protein ve fosfor alımı, kemik ve kas gelişimi için gereklidir. Süt sevmeyen çocukların ihtiyacı olan bu besin maddelerini, dondurma yiyerek alması sağlanabilir. Kemoterapi alan kanser hastası olanlar yiyebilir. Kanser hastalarının kemoterapi tedavisi sonucunda oluşan iştahsızlık ve bulantı, hastaların beslenme sorunları ile karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Ancak dondurma bu tür hastalar tarafından rahatlıkla tüketilibiliyor. Dondurma, diğer yiyeceklerdeki gibi bulantılara da sebep olmuyor. Diyet yapanlar da tüketebilir Diyet yapıyor ve 1 dilim ekmeği ve 1 bardak sütten feragat ediyorsanız, diyetinizde rahatlıkla tüketebileceğiniz tatlıların başında dondurma gelebilir. Dondurmanızı her gün ara öğün olarak yiyebilirsiniz. Yaşlıların beslenmesinde de öneml i. Özellikle çiğneme ve yutma zorluğu yaşayan yaşlılar için de dondurma, günlük kalsiyum ihtiyacının büyük bölümünü karşılayan bir yiyecektir. haber kaynağı: 724saglik.org/beslenme-diyet
Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler
Oruç Tutmanın Mendup Olduğu Günler Şevval Orucu Kamerî/Ay takviminde Ramazan ayından sonraki ay, Şevval ayıdır. Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçların bayramın hemen arkasından peş peşe tutulması daha fazîletli olmakla birlikte ay içerisinde aralıklı olarak tutmak da mümkündür. Kazâ veya adak oruçlarının bugünlerde tutulmasıyla da aynı sevap elde edilir. Peygamberimiz’in Ramazanı oruçla geçirip buna Şevvalden altı gün ilâve eden kişinin bütün yılı oruçlu geçirmiş olacağı yönündeki ifâdesini (Müslim, Sıyâm 204), “Kim iyi bir amel işlerse, kendisine bunun on katı ecir vardır” (6/En’âm, 160) âyetiyle birlikte değerlendiren kimi âlimler, bire on hesabıyla, Ramazan orucunun on aya, altı gün Şevval orucunun da altmış güne karşılık olduğunu ve bu sûretle bütün yılın oruçlu geçirilmiş sayılacağını söylemişlerdir. Âşûrâ Orucu Muharrem ayının onuncu gününe “âşûrâ” denilir. Hz. Peygamber’in devamlı olarak bugünde oruç tuttuğu rivâyet edilmiştir. Fakat sadece o günde oruç tutulması doğru görülmemiş, bunun yanında bir önceki veya bir sonraki günün de oruçlu geçirilmesi tavsiye edilmiştir. Bir rivâyete göre Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde yahûdilerin âşûrâ gününde oruç tuttuklarını görünce, bu orucun anlamını, yani ne için tutulduğunu sormuştu. Yahûdiler, bugünün büyük bir gün olduğunu; Allah’ın Mûsâ’yı ve İsrâiloğullarını düşmanlarından bugünde kurtardığını ve Mûsâ’nın bu sebeple bugünde oruç tuttuğunu, kendilerinin bugünde oruç tutmalarının da bundan kaynaklandığını söyleyince, Peygamberimiz “Ben Mûsâ’ya sizden daha yakınım” demiş ve bugünlerde oruç tutulmasını emretmiştir (İbn Mâce, Sıyâm 41). Âşûrâ orucunu câhiliyye döneminde Araplar’ın tuttuğu ve Hz. Peygamber’in de Ramazan orucunun farz kılınmasına kadar bu orucu tutmayı emrettiği rivâyetleri de vardır (Müslim, Sıyâm 116). Daha sonra Ramazan orucu farz kılınınca âşûrâ orucu bir yükümlülük olmaktan çıkarılmış, fakat âşûrâ günü oruç tutulması tavsiye edilmiş ve bugün oruç tutmak sünnet olarak devam etmiştir. Her Ay Üç Gün Oruç Her aydan üç gün oruç tutmak, bunu özellikle her ayın 13, 14 ve 15. günlerinde yapmak müstehap kabul edilmiştir. Kamerî takvim (ay takvimi) hesabına göre bu günlere “eyyâm-ı bîd” denir. Peygamberimiz’in özellikle kamerî ayın 13, 14 ve 15. günlerinde olmak üzere her ay üç gün oruç tutmayı tavsiye ettiği rivâyeti (Müslim, Sıyâm 181-182) yanında, Hz. Âişe’nin, Peygamberimiz’in her ay üç gün oruç tuttuğuna dâir rivâyeti de bulunmaktadır. Her hafta pazartesi ve perşembe günleri oruç tutmak da teşvik edilmiş bir nâfiledir. Peygamberimiz’in pazartesi ve perşembe günleri oruç tuttuğu ve soruya cevâben de “İnsanların amelleri Allah Teâlâ’ya pazartesi ve perşembe günleri arzolunur; ben amelimin arzı sırasında oruçlu olmayı tercih ediyorum” (Ebû Dâvud, Savm 60; İbn Mâce, Sıyâm 42) dediği rivâyet edilmektedir. Zilhicce Orucu Zilhicce ayının ilk dokuz gününde oruç tutmak tavsiye edilmiştir. Zilhicce ayının 10. günü Kurban bayramının ilk günüdür. Peygamberimiz’in Zilhiccenin ilk dokuz günü oruç tutmayı sürdürdüğü rivâyet edildiği için Zilhiccenin ilk dokuz gününün, yani Kurban bayramından önceki dokuz günün oruçlu geçirilmesi müstehaptır. Fakat sıkıntıya ve halsizliğe sebep olacağı gerekçesiyle, hacda olanların 9. günü (arefe günü) oruç tutması mekruh görülmüştür. Peygamberimiz arefe gününün fazîletine ilişkin olarak “Arefe gününden daha çok Allah’ın cehennem ateşinden insanları âzât ettiği bir gün yoktur” (Müslim, Sıyâm 196) buyurmuş, yine “Arefe günü tutulan orucun bundan önce ve sonra birer yıllık günahları örteceği Allah’tan umulur” (Müslim, Sıyâm 197) dediği nakledilmiştir. Haram Aylarda Oruç Haram aylar olarak anılan Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarında, perşembe, cuma ve cumartesi günleri oruç tutmak müstehaptır. Şâban Orucu Şâban ayında oruç tutmak müstehap sayılmıştır. Âişe vâlidemizin belirttiğine göre Peygamberimiz en çok orucu Şâban ayında tutmuş, Şâban ayının tamamını oruçla geçirdiği olmuştur. Fakat, pazartesi, perşembe veya her ay üç gün ve benzeri gibi tutulagelen mûtat oruç dışında Şâban ayının ikinci yarısında oruç tutmak, bâzı âlimlerce mekruh kabul edildiği gibi, Şâfiî mezhebine göre haram sayılmıştır. (Özellikle üç aylar denilen Receb, Şâban ve Ramazan ayının tüm günlerini peş peşe oruçlu geçirmek sünnette olmayan, sonradan uydurulmuş bir davranış biçimidir. Bazı insanların önemli bir sünnet gibi Receb ve Şâban ayının tümünü oruçla geçirerek oruç aylarını üçe çıkarmaları doğru değildir. Bunun yanında, Receb ve Şâban ayının bazı günlerinde oruç tutup bazı günlerini oruçsuz geçirmek çok daha fazîletlidir.) Dâvud Orucu Gün aşırı oruç tutmak, yani bir gün oruç tutup ertesi gün tutmamak, Peygamberimiz tarafından “savm-ı Dâvûd” olarak nitelenmiş ve bu şekilde oruç tutmanın fazîletli olduğu ifâde edilmiştir. Peygamberimiz bu şekildeki oruç hakkında “En fazîletli oruç, Dâvud’un tuttuğu oruçtur; o bir gün oruç tutar, bir gün tutmazdı” demiştir. Sahâbeden Abdullah bin Amr, “Ben daha fazlasını tutabilirim” deyince, Peygamberimiz bunun fazîletli bir şekil olduğunu ve daha fazlasını tutmaya çalışmamayı tavsiye etmiştir (Müslim, Sıyâm 187-192). Bu bakımdan gün aşırı oruç tutmak, en fazîletli nâfile oruç olarak değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen günlerde oruç tutmanın fazîleti ve kişiye kazandıracağı sevaplar konusunda birçok hadis rivâyet edilmiştir. Oruç tutmanın tavsiye edildiği günler incelendiğinde bunların belirlenmesinin gelişigüzel olmayıp, belli bir periyoda göre düzenlendiği görülür. Bu bakımdan oruç tutmanın ruhî ve bedenî yararları göz önüne alındığında yılın belli zamanlarında oruç tutmak oldukça yararlı, tutulacak oruçları Peygamberimiz’in önerdiği günlerde tutmak ise oldukça sevaplıdır. Bununla birlikte, oruç tutulması haram ve mekruh olmayan günlerde kişi kendi durumuna ve tercihine göre istediği zaman nâfile oruç tutabilir.
Reklam