Perine Masajı Nedir, Nasıl Yapılır?
Perine Masajı normal doğumda epizyotomiden kaçınmak için gerekli hazırlıklardan biri. Hamileliğin son 5-6 haftasında haftada 1 ya da iki kez bu masajı yapınPerine Masajı normal doğumda epizyotomiden kaçınmak için gerekli hazırlıklardan biri… (Perine vajina ile anüs arasında kalan bölgeye verilen ad) Hamileliğin son 5-6 haftasında haftada 1 ya da iki kez bu masajı yapmanız önerilir…Perine masajı şu şekilde yapılıyorTek ayağınızı yüksek bir yere yaslayın ve ayakta durun (sandalye, küvet kenarı vs…)Masaj için zeytinyağı ya da buğday tohumu yağı kullanabilirsiniz. Ya da dilerseniz hazır yağ karışımları kullanın.Baş parmağınıza yağdan bolca sürün. Parmağınızı vajinanın içine yerleştirin sonra bir kere Kegel egzersizi uygulayın. Sonra kaslarınızı gevşetin ve parmağınızı nazikçe arkaya, aşağıya doğru çekerek bir U hareketi yaptırın. Bunu 3 dakika kadar sürdürün. Bu şekilde bölge dokusunun esnekliği artar. Bir kaç gün egzersiz yaptıktan sonra doku daha kolay esneyecektir.Masaja alıştıktan sonra baskıyı biraz daha artırın. Bu size bir parça yanma ya da acıma hissi verebilir. (Bebeğin başı çıkarken vereceği hisse benzer bu)…Anlayacağınız perine masajının mantığı bebeğin başının çıkarken geçeceği yolları önceden biraz bu duruma alıştırmaktır… Parmakla İçte dışa doğru, esneterek yapacağınız hareketler sizi bu hisse, dokularınızı da baskıya hazırlar…Epizyotomiden kaçınmaya hazırlanmanın bir diğer yolu da Kegel Egzersizi‘dir…
Bebek Bakımında Doğru Bilinen Yanlışlar
İşte siz değerli anne babalara kıymetliniz bebeğinizin bakımında bilmeniz gereken bilgiler...1- İlk gün süt gelmedi, bebeğim aç kalıyorDoğumdan hemen sonra annenin yanına verilen bebek, içgüdüsel olarak emme refleksine sahiptir. İlk gelen süt miktarı bebeğin ihtiyacı kadardır. İlk günlerde her meme verişte ortalama bir çay kaşığı kadar süt gelebilir. Her emzirmede anne sütü artar. Sütün fazla gelmesini isteyerek endişe yaşamak, anne ve bebek arasındaki strese neden olabilir.Yeni doğan bebekler, ilk bir –iki gün sonra ortalama 2 saatte bir emzirilmelidir. İlk hafta bu sıklık hem olası fizyolojik sarılığın çabuk geçmesi, hem de sütün bebeğin ihtiyacı kadar artması için önemlidir. Daha sonraki günlerde bebeğin sürekli memede kalması süt birikmesine engel olacağı için bebeğin doymamasına, göğüs uçlarının yara olmasına sebep olabilir ve bebek beslenme sorunu yaşayabilir.3- Evdeki kedi ve köpekleri uzaklaştırmalıyımİnsanlar, özellikle de bebekler yaşam alanlarına göre antikor geliştirerek bağışıklık kazanırlar. Yaşam şartlarınızı değiştirmek bebeği steril büyütmek anlamına gelir. Buna göre aileler bebeğe göre değil bebekler aileye göre yaşamalıdır. Bu nedenle hayvanları uzaklaştırmaya gerek yoktur.4- Bebeği uyurken sallamayalımBebekler anne karnında sallanırlar. Sallama işlemi, orta kulaktaki vestibüler sistemin uyarılmasına sebep olduğu için denge yeteneğinin gelişmesine yardımcı olur. Hafif ve küçük ritimler halinde bebeği sallayabilirsiniz.5- Karanlıkta ve sessizlikte uyusunBebek eğer yeterli ve düzenli aralıklarla emmişse, karnı toksa ve gazı çıkmışsa herhangi bir uyku sorunu yaşamaz. Yeni doğanın günlük uyku süresi ortalama 20 saattir. Gece büyüme hormonu salgılandığı için gece lambası karanlığında uyuması gerekir. Gün doğumundan itibaren perdeler açılmalı hatta havalandırılmalıdır. Gündüz aydınlıkta ve gün içinde de gürültüde uyuyabilir.6- Bebeğim üşüyor, eldiven takalımBebekler bulundukları ortama göre bağışıklık kazanırlar ve uyum sağlarlar. Ortalama 20-22 derece sıcaklık bebekler için uygundur. Bedenlerinin en uç noktaları olan el ve ayaklarındaki periferik kan sistemleri doğduktan sonra gelişir. Bu yüzden elleri ve ayakları normalden daha soğuk olabilir. 2500 gr. altındaki bebekler vücut sıcaklıklarını korumada zorluk çekecekleri için daha sıcak tutulmaları gerekir.7- Yenidoğanda gaz yokturSütün inmesi ve çabuk çoğalması için sık emzirilen bebekler, süt emerken hava da yutabilirler. Bu yüzden ilk günlerde bile bebek emme işleminden sonra dik tutularak gazı çıkarılmalıdır.8- Çok kaka yapıyor, kakası yeşil renkte, bebeği üşüttükYenidoğan bir bebeğin her altı açıldığında kaka varsa bebek iyi besleniyor demektir. Yeni doğan bir bebek günde ortalama 4-9 kez kaka yapabilir. Kaka çıkışı yoksa, beslenme sorunu yaşıyor olabilir.. Doğru ve düzenli meme emen bir bebeğin kakası sarı ve partiküllüdür. Yeşil kaka, bebeğin çok emdiğini gösterir. Bağırsaklarda işlenmiş kaka sarıdır. Yeşil kaka, çok emdiği için barsaklarda işlenmeden atıldığını gösterir. Üşütmekle herhangi ilişkisi yoktur.9- Her altını açtığımda pişik kremi sürmeliyimPişik kremleri çok yoğun ve kalındır. O bölgeyi tamamen steril ve hava almadan korurlar. Bu nedenle o bölgenin direnci de düşecektir. İlerleyen dönemde yeni bir ajanla karşılaştığında enfeksiyon veya şiddetli pişik riski doğacaktır. Kremler eğer pişik varsa sürülmeli ve az olarak kullanılmalıdır. Pişik olmaması için dikkat edilecek en önemli noktalardan biride bebeğin altı bağlandığında poposu iyice kuru olmalıdır. Bebeğin nemli kalan poposu hava geçirmeyen hazır bezler nedeniyle pişik yapabilir.10- Bebeği kundaklamak zararlıdırBebeğin anne karnındaki hareketleri kısıtlıdır. Örneğin kollarını uzattığında anne karnının izin verdiği kadar uzatabilir ve kendini güvende hisseder. Doğduğunda istemsiz yaptığı el kol hareketleriyle kendini korkutur. Bu yüzden ilk haftalarda yarım kundak yapmak bebeğin kendini korkutmamasını, daha kolay uyumasını sağlar.
Hapşırırken Vücudumuzda Olan 6 Olay
Hapşırmak sesli bir şekilde ağızdan ve burundan nefes verdiğimiz bir reflekstir.'Burnunuzda istenmeyen bir durum olduğunda vücudunuz hava yolunu açmak için otomatik olarak hapşıracaktır.' diyor Cleveland Alerji Sağlığı Merkezi'nden Dr. Todd Rambasek. Burnumuz; polen, soğuk algınlığı, mukus, biber gibi nefes almayı engelleyen çeşitli durumlarda hapşırma refleksini gösterir. Vücut nefes yollarını açmak için en kolay yolu seçip, bizi bu dertten kurtarmak için hapşırıyor.
Vajinismus Hastalığı Nedir?
Vajinismuslu kadınlar cinsel ilişki denemelerinde veya parmak ödevleri sırasında; vajina girişini bir duvar gibi hissedebilirler. Bu nedenle “orada bir duvar var”, “penis sanki bir duvara çarpıyor gibi” ifadeleri sık kullanırlar. Ayrıca vajinismusu olan kadınlar, penis girişi ya da bekleyişini yaşadıklarında hissettikleri ağrı ve duyguları yırtılma, delinme, parçalanma, yanma ya da sızlama şeklinde tarif ederler.Normal olarak, penis yaklaştığında kadın tarafından ifade edilen ağrı ya da rahatsızlık sonucunda zamanla eşlerinde ereksiyon problemleri, cinsel isteksizlik veya erken boşalma olması beklenen bir durumdur. Ailelerin bu durumu bilmesi veya ilk geceye ait deliller istemeleri, ya da “hala çocuğunuz olmuyor mu?” şeklindeki sorular çiftin durumunu zora sokar. Ailelerinden sürekli baskı ve aşağılanma görebilirler, genellikle kadın suçlanır ve erkek evliliğini bitirmeye zorlanabilir. Ayrıca vajinismus sadece bir cinsel işlev bozukluğu değil, aynı zamanda bir somatoform semptomdur, yani açıklanamayan vücut belirtisidir. Vajinusmus yaşayan bir kadına bir erkek yaklaştığında, pubik kaslar kasılır, vajina girişini sıkı bir şekilde kapatır ve birleşmeyi acı duyulacak kaygısı ile imkânsız hale getirir.Sims; vajinismusun açıkça belirgin bir duygulanım meydana getirdiğini ileri sürmüş ve vajinismus terimini, “vajina ağzının cinsel ilişkiye tam bir engel oluşturacak şekilde aşırı bir duyarlılık eşliğinde, istem dışı spazmotik kapanmasını” ifade etmek üzere ortaya koymuştur. Sims’in tanımının özü olan istem dışı kas spazmı, halen çoğu çağdaş sınıflandırmada yer almaktadır.Detaylı bilgi için: Vajinismus tedavisi
Doğal Doğum Nedir?
Doğal doğum mümkün olduğu kadar müdahale edilmeden yapılan doğumlardır. Bu sayede aktive olan tüm doğal hormonlar, anne ve bebeğini doğuma en sağlıklı biçimde hazırlamaktadır. Zaten doğal bir doğumda ebeler ve doktorların izleyici olup, sağlık kontrollerini yapmalarından başka bir müdahalesi olmamalıdır. Çünkü buna ihtiyaç yoktur. Gebelik ve doğum eylemi bir hastalık değil, bedenin doğal, normal ve sağlıklı bir fonksiyonudur. Gereksiz yere yapılan her türlü müdahalenin hormonların salınımı ve doğumun işleyişi üzerine negatif etkileri vardır. Zaten doğal doğumu üstün kılan bu hormonların salgılanmasıdır.Doğumun doğal işleyişine yapılan her türlü müdahale doğumun doğal gidişini etkiler. Bunların arasında aç bırakılmak, serum takılması, su kesesinin erken açılması, doğum başlamadan suni sancı ile doğumun erken tetiklenmesi, hatta epidural anestezi kullanılması sayılabilir.Bu uygulamalar eğer gerçekten bir neden yokken kullanılırsa , doğumda salgılanan hormonların çalışma düzenleri bozulur. Örneğin gerek yokken sadece doğumu hızlandırmak için takılan suni sancı annenin doğal oksitosin salgısını bozar. Suni sancı; serumla verilen ve rahim kasıcı etkileri olan yapay oksitosin, beyin bölgesine geçemediğinden, beden doğal ağrı kesicisi olan endorfini salgılayamaz ve gebe kasılmaları çok daha şiddetli hissetmeye başlar.Bu durum dayanılmaz ağrılarla geçirilen doğum sürecinin  nedenidir.
Gebelikte Mide Yanmalarına Karşı Ne Yapmalı?
Hamilelik belirtilerinin en belirgini hangisidir diye bir soru yöneltilse, tüm gebe bayanlar mide bulantısı ve mide yanması sorunlarını iletir. Evet hamileliğin ilk aylarından son ayına kadar hamile bayanlar ı en çok mide sorunları rahatsız eder.Çoğu zaman bu bulantılar şiddetli kusmalara kadar varan çok rahatsız edici sonuçlara varabilir. Gebeliğin ilk aylarından itibaren başlayan hafif sabah bulantıları gayet normaldir ve her hamile bayanda olan şikayetlerdendir. Fakat şiddetli kusma, kokulardan huylanma ve reflü sorunu hamileliği size zehir edebilir. Böyle durumlarda da bazı önlemler almanın faydası olacaktır.Öncelikle gebelikte reflü sorunu nu çözmek için beslenme şeklinizi ve yaşam koşullarınızı değiştirmelisiniz. Mesela hayatınızda olan insanlar eşiniz ve diğer aile bireyleri sizin yanınızda parfüm vb çok kokulu şeyleri kullanmasınlar. Bu tarz kokular mide bulantınızı tetikleyecektir.Sizde sigara içilen ortamlardan ve koku bulunan her ortamdan uzak durmaya çalışın. Bunun yanı sıra hepsinden önemlisi yeme şeklinizi değiştirin. Çok sık ama azar azar yemek yemeye özen gösterin. Böylelikle mideyi yormamış olacaksınız ve rahatsızlığınız tetiklenmemiş olacaktır. Kuru, yağsız v tuzsuz gıdalar mide bulantınızın önüne geçecektir. Bu tarz gıdalara ağırlık verin. Özellikle midenizin bulanmaya başladığını hissettiğiniz anda tuzlu bir çubuk kraker yemenizin midenize faydası olacağını unutmayınız. Yine ekşi şeylerde midenize iyi gelecektir. Ekşi elma, limon gibi besinlerde bulantınızı bastıracaktır ve midenize son derece iyi gelecektir. Yatmadan 2 saat önce mutlaka beslenme işini ;
Reklam
Göbek Eriten Bitkiler
Kilo problemi yaşayan insanların en çok rahatsız olduğu bölgesel yağları karın bölgelerinde oluşan yağ kitleleridir. Karın bölgesinin yağlanması hem görüntü açısından rahatsızlık vericidir. Hem de karın bölgesinin yağlanması insanın önemli sağlık sorunları ile karşılaşmasına yol açar. Bu sağlık sorunlarının doğmasının nedeni bütün iç organlarımızın karın boşluğunda yer almasıdır. Yağlanma sonucunda bu iç organlarımızda önemli risk taşırlar. Bunları yaşamamak için karın bölgemizin yağlanmamasına özen göstermeliyiz. Göbek yağlarını eriten birçok besin maddesi vardır. Diyetlerimizde bu besinlere ağırlık vererek bile göbek yağlarımızdan kurtulabiliriz.Göbek eriten bitkiler :Yulaf : Göbek yağlarının erimesinde çok önemli bir rol oynayan yulaf, genelde diyetlerin kahvaltı menüsünün vazgeçilmezidir. Kahvaltıda ağırlıklı olarak tüketilen yulaflı yiyeceklerinin diyette ki en önemli rolü göbek yağlarınızın erimesine sağladığı katkı olacaktır.Fındık, Ceviz, Badem : Bu lezzetli kuruyemişler son yıllarda bütün diyetlerin içinde yer almaktadırlar. Çünkü bu muhteşem üçlü göbek yağlarının erimesinde diyet yapan kişiye en büyük katkıyı sağlamaktadır. İnsana tokluk hissi veren bu besinler aynı zaman da besin ve yağ oranı bakımından çok zengindirler. Bunun içinde bir avuçtan fazla yenmesinin bazı riskleri olacaktır.Baklagiller : Baklagiller hem yağ oranı düşük hem de lif oranı yüksek besinlerdir. Bu özellikleri ile de her diyette başköşeyi alırlar. Diyetlerinizde hemen hemen her gün tüketmeniz gereken baklagiller siz farkında olmadan göbek yağlarınızın erimesinde de önemli rol oynarlar.Çilek ve Ahududu : Çilek ve Ahududuyu meyve olarak tüketirseniz diyetinizde göbek yağlarınızın erimesinde önemli bir fayda sağlayacaklardır. Suyunun içilmesinin çok fazla faydası yoktur.Tam Tahıllı Besinler : % 100 Tam tahıllı olan besinlerin tamamı göbek yağlarınızı eritir.Yoğurt : Diyetlerin vazgeçilmez süt ürünlerinden olan yoğurtta direk olarak göbek yağlarını eritmede ;
Sigarayı Bıraktıran Sigara Tasarımları
Gün geçtikçe artan nükleer santraller ve otomobil yakıtları kullanımına karşın, insanları sigarayı bıraktırmaya alternatif yollar gün geçtikçe kamuoyu ile paylaşılıyor. Durum için doktorlar, hükümetler ve tasarımcılar bile insanları sigarayı bıraktırmak için yeni girişimler yürütüyorlar. Bu girişimlerden bir tanesi Tayvanlı bir tasarımcıdan geldi. Tasarladığı sigaralar, kişiye elektronik veya yapay bir çözüm olarak değil doğal yollardan 'irade' ile bıraktırmasını sağlıyor.' Yasal Uyarı: Sigara sağlığa zararlıdır'Tasarım ile dikkat çeken kısım ise, filtre tasarımı. Tayvanlı tasarımcı Yi-Wen Tseng öyle bir filtre tasarladı ki, içiciler sigarayı yakmadan önce iki defa düşünüyor. Filtrelerin boyutları büyütülerek insanların yıldırmayı amaçlanıyor.Sistemi çözene kadar zaten, sigarayı bırakmış oluyorsunuz.'Sigara sağlığa zararlıdır'
Reklam
Ölümlü İş Kazalarında Asıl Kabahatin İşçilerde Olduğunu Gösteren 12 Örnek
etiket
Neyin bedelini ödüyoruz biz? Ülke olarak son 10 yılda 10.804 (on bin sekiz yüz dört), sadece 2013 yılında 1235 (bin iki yüz otuz beş), yalnızca ağustos ayında 147 (yüz kırk yedi) işçimizin ölümüyle, iş kazalarında her gün 4 işçi ölümüyle neyin bedelini ödüyoruz biz? İnsan hayatı ne zaman bizim için bu kadar değersizleşti? Şehit olmak (!) yetiyor mu acaba ölenin ardından bıraktıklarına? Ölen bir babanın 8 yaşındaki oğluna, daha kucağına alamadığı kızına şehit olmuş olması yetiyor mu? Biz bunu hak edecek ne yaptık? Biz insan hayatıyla neyin bedelini ödüyoruz, insan hayatı bedel olabilir mi?Ama işçi kardeşim sen de dikkatli olacaksın biraz, akıllı olacaksın mesela bakanımızın dediği gibi. Göçük altında kalmayacaksın, asansör düşerken bir yolunu bulup kurtulacaksın, üstüne kazan devrildiyse, zorla kanalizasyona sokulduysa rica ederim akılı olacaksın. Bakanımızdan iyi bilecek halin yok, önlem alınmasını bekleme, kendi önlemini kendin al icabında.
Sanat Jennifer Lawrence İçin
Aralarında Jennifer Lawrence ve Kate Upton’ın da bulunduğu pek çok ünlünün internete sızdırılan çıplak fotoğraflarına herkes farklı bir yorumda bulundu. Siber korsanlığın “mahremiyetin ihlali” olduğunu savunan çoğu kişi imajların sızdırılmasına tepki duyarken, “fotoğraflara bakmaktan kendini alamadığı için” kanser araştırmalarına bağışta bulunanlar da oldu.Sızdırmalar sonrasındaki en sıradışı tepki ise sanat camiasından geldi: ABD’li sanatçı XVALA, fotoğrafların birer “sanat nesnesi” olduğunu iddia etti ve tuval üzerine “buzlamadan” basacağı fotoğrafları, Florida’da açacağı No Delete adlı sergisinde kullanacağını açıkladı. Galeri, teknolojinin marazlarını ve nimetlerini anlatacak sergide fotoğrafların sergilenmesini “bugün geldiğimiz hâlin bir yansıması” olarak desteklediğini açıkladı. Sosyal medyada sanatçıya ve Cory Allen Çağdaş Sanat Galerisi’ne tepkiler büyüyor. Öte yandan, Jennifer Lawrence’ın sözcüsü, imajları sızdıranlar kadar sosyal medyada paylaşanlar hakkında da hukukî işlem başlatılacağını açıklamıştı. Hâliyle, serginin sanatseverlerle buluşup buluşmayacağı henüz belirsizliğini koruyor. HP
Daha Fazla Yağ Yakın!
Senelerdir, “yağ yakma aralığı” diye adlandırılan fenomenin esiri olduk. Yağ yakma aralığında daha fazla yağ ve kalori yakıyorsun. Bize hep yağ yakma aralığına ulaşabilmek için ağır değil hafif egzersiz yapmamız gerektiği anlatıldı.Meğer o kadar da basit değilmiş. Maksimum nabız atışının yüzde 60-70 oranı yoğunluğunda hareket ettiğinde, egzersiz sırası ve sonrasında daha az kalori yakıyorsun. Metabolizmanı çalıştırabilmek için çok daha hızı hareket etmen gerekiyor.Hareket yoğunluğunu gözünün önünde canlandırmaya çalış. Masanda otururken ya da bir toplantıya yürürken fazla efor harcamıyorsun. Missouri’deki Truman Devlet Üniversitesi Sağlık ve Egzersiz Bilimi Fakültesi’nden Doktor Alex Koch, kas gücü harcamadığın zaman daha fazla kalori yaktığını söylüyor. İşte bu yüzden yağ yakma aralığı çok cazip geliyor. Tabii ki bu, masanda oturarak veya koridorlarda dolanarak kilo verebileceğin anlamına gelmiyor. Kardiyo ve ağırlık çalışmaktan kaytarmak o kadar da basit değil. Koch, hareketsizce otururken dakikada bir, iki kalori yaktığını ama ciddi bir yağ kaybın olmayacağını vurguluyor. Skalanın öbür ucunda ise nabız atışını yağ yakma aralığının çok ötesine taşıyan yoğun egzersiz çeşitleri var. Bu noktada vücudun acilen enerjiye ihtiyaç duyar. Böylece yağ yerine dolaşım sistemine daha hızlı giriş yapan karbonhidrat yakmaya başlar. Ne kadar yoğun çalışırsan o kadar fazla kalori kaybedersin. Koch, maksimum efor sarf ederken dakikada 20-30 kalori yaktığını söylüyor. Ne kadar çok kalori yakarsan o kadar hızlı kilo verirsin.Araştırmalar da ne kadar fazla egzersiz yaparsan o kadar yağ yakacağını doğruluyor. Koch, interval egzersiz gibi az ve çok yoğun hareket aralıklarını harmanladığın programlar uyguladığında, epinefrin hormonu salgıladığını böylece hareketsiz olduğunda bile kalori yakmaya devam ettiğini söylüyor. Medicine & Science in Sports & Exercise’a göre, 20 dakika boyunca yüksek süratte pedal çevirenler, bir saat boyunca hafif süratli pedal çevirenlerden daha fazla kalori yakmış. Koch, yağ yakma aralığında yapılan egzersizin bu faydayı sağlamadığını belirtiyor.Bütün bunlar hafif süratli egzersizleri tamamen boş vermen gerektiği anlamına gelmiyor. Düşük süratli hareketler egzersizin bir bölümünü oluşturmalı. Isınma ve yoğun bir egzersiz sonrası yapılan rahatlama turu sayesinde vücut kaslarını gevşetebilirsin. Aynı zamanda stresi azaltıp kardiyovasküler sağlığını ve kemiklerini geliştirir ve tabii ki kalori de kaybedersin.Ne var ki hızla yağ yakmak istiyorsan interval training prensiplerini uygulamalısın. Hızla spor yaptığın kısa aralıklarla kombinlediğin hafif süratli hareketler yaptığında, yağ yakma aralığına ulaşmış olacaksın. Bu “yeni” yağ yakma aralığı sadece tek aralıktan oluşmuyor. Çeşitli sürat seviyelerinde uygulanan farklı kardiyo hareketlerini doğru kombinlersen, hızla yağ ve kalori kaybetmeni sağlayacak bir kokteyl elde edeceksin.Derleyen: Tuğçe Tekmen / WH
Reklam
Sebze Suları ile Hem Zayıflayın, Hem de Sağlıklı Beslenin...
Hepimiz artık hangi bitkinin neye iyi geldiğini biliyoruz. Hangi bitki çayıyla nasıl kilo kaybedeceğini de bilmeyen kalmadı. Ama hangi sebze ve meyve suyunun zayıflattığını biliyor muyuz?Sizler için hazırladığımız besleyiciliği yüksek, doğal ve kolay yollarda zayıflatan sebze suları;1.      Salatalık suyu: Doğal bir idrar söktürücü olan salatalık suyu vücudunuzdaki toksinleri atmanızda yardımcı olur. Salatalık suyu susuzluğunuzu giderir. Bunun yanında cildinizin parlak ve pürüzsüz görünmesini sağlar.2.      Kereviz Suyu: Kalori alımınızı azaltarak zayıflamanızda yardımcı olan kereviz suyu kabızlığı önler ve selülitlerinizden kurtulmanızı sağlar. Kereviz suyu ayrıca erken yaşlanmayı önler.3.      Havuç Suyu: Havuç suyunda çok fazla lif bulunur. Havuç suyundaki bu lifler vücudun yağ oranını azaltır. Eğer havuç suyunu düzenli bir şekilde tüketirseniz daha hızlı kilo verebilirsiniz. Havuç suyunun bilinmeyen bir yanı da kan yapıcı özelliği sayesinde mide ve bağırsak kanamalarını engellemesi.4.      Lahana Suyu: Lahana kalorisi oldukça düşük bir sebzedir. Lahana suyu içerisinde bulunduğu zengin lif kaynağıyla sizi gün boyu tok tutabilir. Lahana suyunu yemek öncesinde veya yemek sonrasında ya da dilerseniz öğün olarak da tüketebilirsiniz.5.      Pancar Suyu: Demir eksikliği sorununuz varsa pancar suyu içmelisiniz. Hiçbir yağ içermeyen ve besleyici değeri de oldukça yüksek olan pancar suyunun listenizde bulunmasında fayda var. Pancar suyu lifli bir besin olduğu için kolesterolünüzü düşürmenizde yardımcı olur. Ayrıca gün boyu enerjinizin yüksek olmasını sağlar.6.      Elma Suyu: Romatizma, mide hastalıkları gibi rahatsızlıklarınız varsa elma suyu birebir. Kalp ve akciğer hastalıklarını önleyebilen elma suyu kan şekerinizi kontrol altında tutmanızı sağlıyor.7.      Armut Suyu: Böbreklerinizde taş mı var o zaman size armut suyu içmenizi tavsiye ediyoruz. Uzmanlar armut suyunun kansızlığı önlediğini ve yüksek tansiyonu düşürdüğünü söylüyor. Ayrıca günün yorgunluğunu da üzerinizden alıyor.8.      Nar Suyu: İçerisinde güçlü antioksidan barındıran nar suyu kurt düşürücü özelliğiyle biliniyor.Uzmanlara göre günde tüketilecek bir bardak sebze suyu hızlı bir şekilde kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur.Sebze suyu içersindeki vitaminler, mineraller ve güçlü antioksidanlar sayesinde bağışıklık sisteminizi güçlendirir. Dolayısıyla vücudunuzu hastalıklara karşı korur. Sebze suyu tüketirken ürünlerin taze ve doğal olmasına dikkat edin. Afiyet olsun.Kadinon.com yazarı: Zehra Yurtsever
Depresyona Neden Gireriz?
Depresyon birdenbire yakalandığımız bir hastalık ya da kapıldığımız bir ruh hali değildir. Genellikle kişiyi depresyona hazırlayan birden çok sebep vardır.Depresyon birdenbire yakalandığımız bir hastalık ya da kapıldığımız bir ruh hali değildir. Genellikle kişiyi depresyona hazırlayan birden çok sebep vardır. Ancak özellikle de depresif hissetmeye başladıktan sonra bu ortaya çıkarıcı sebepleri fark etmek zorlaşır. Depresyondayken kişi kendini suçlamaya ve tek yönlü düşünmeye eğilimli olduğu için depresyonun sebebi olarak kendini ve eksiklerini görür. Oysa sebep yaşamı ve kendisi ile uyumsuz düşünce ve davranış kalıplarıdır. Depresyon tedavi edilse bile bu yaşamsal etkenler değiştirilmediği sürece aynı süreç yeniden yaşanabilir.Birazdan okuyacağınız sebeplerin çoğu uyum bozucu bilişsel şemalarımızdan köken alır. Şemalar düşünce, duygu, davranış kalıplarından oluşan sistemlerdir. Çocukluk ve ergenlik yıllarında oluşup, dünyayı algılayışımızı ve başa çıkma mekanizmalarımızı etkilerler.Anlamsızlık / Boşluk hissi:Varoluşsal anlam temel bir ihtiyaçtır. Bu karşılanıp biten bir ihtiyaç değil, yaşam boyu devam eden dinamik bir arayıştır. Varoluşcu psikolojinin öncülerinden Viktor Frankl mutlu olabilen kişilerin yaşamın anlamı; diğerlerine yardım ederek, severek, çalışarak, öğrenerek, inanarak, yaratıcılıklarına imkân tanıyan aktiviteler yaparak (resim, müzik, edebiyat) bulduklarını söyler. Yaşamın anlamını bulabilmek için öncelikle bir amacımızın olması gerektiğini vurgulayan Frankl acının kaçınılmaz olduğu durumlarda acının da bir anlamı olabileceğini söyler.Hayatı yaşıyor gibi değil, içinde kaybolmuş gibi hissediyorsanız; anlamsızlık duyguları içindeyseniz, depresyonunuz ihtiyaçlarınızı karşılayan bir hayat yaşamadığınızın işareti olabilir. Bu da değişim için bir fırsattır. Anlamsızlık ve boşluk hissi genellikle, duygusal yoksunluk, yapışıklık ve gelişmemiş benlik şemaları ile ilişkilidir.Eleştirel içsesSizi sürekli eleştiren, her yaptığınıza bir kulp takan ve yanınızdan hiç ayrılmayan bir arkadaşınız olduğunu düşünün. Kendini fazlaca eleştiren kişilerin yaşadığı bundan bile daha zordur. İçsesinize kulak verdiğinizde bir başkasına kolay kolay söyleyemeyeceğiniz kadar eleştirel ve acımasız sözler duyuyorsanız, değişmenin zamanı gelmiş olabilir. Birçok çalışma kendini koşulsuz sevmenin ve kabul etmenin depresyonu tedavi etmede ve en önemlisi önlemede büyük etkisi olduğunu kanıtlar. Eleştirel içses, genellikle yetersizlik, kusurluluk ve cezalandırıcılık şemaları ile ilişkilidir. Bunları değiştirmek kendiniz ile kurduğunuz ilişki için yeni bir dil öğrenmeye benzer. Yalnız yapmakta zorlanırsanız, terapi bunun için oldukça uygun bir ortamdır.
Hangi Renk Hangi Hastalığa İyi Geliyor?
Renklerin hastalıklar üzerinde olumlu etkisi olduğu biliniyor. Hatta Mısır’da renkler tedavi amacıyla kullanılırdı. Aynı şekilde Çin’de de kişiler üzerinde renk tedavisi uygulanıyordu. Peki hangi renk hangi hastalığa iyi geliyor işte cevapları...YEŞİLSinirli ve agresifseniz kendinizi yeşilin sakinliğine bırakın. Yeşil huzur verdiği için hamilelikte tercih edeceğiniz bir renk. Bu renk ayrıca stresi azaltır ve kırık kemiklerin iyileşmesinde önemli bir role sahip.TURUNCUKadın hastalıklarından korunmak mı istiyorsunuz? O halde turuncu sizin renginiz olmalı. Yumurtalıklarında sorun yaşıyorsanız, erken menopoza girdiyseniz, cinsel isteksizlik yaşıyorsanız turuncu kullanın. İdrara çıkmakta sıkıntı, kalça ve ellerde sorunlar, eklem ağrısı varsa, turuncu kullanın. Turuncu ayrıca sindirim sistemi problemlerinde de etkilidir.SARIAsosyal olduğunuzu mu düşünüyorsunuz, insanlara hayır diyemiyor musunuz, dikkat eksikliğiniz mi var o zaman sizi sarı renk kullanmaya davet ediyorum. Bu renk zekanızı harekete geçirir ve size mutluluk etkisi verir. Cilt problemlerinizin giderilmesinde de önemli paya sahip.KIRMIZIKırmızı birçok kadın için vazgeçilmez bir renk. Her kadının gardrobunda mutlaka bir kırmızı elbise vardır.Sırt ağrısı, anemi ve kansızlık gibi sorunlarınız varsa kırmızıyı çok kullanmalısınız. Eğer kırmızı elbiseyi giymeyi tercih etmiyorsanız üzerinizde kırmızı aksesuarlar taşıyabilirsiniz.MAVİEğer uyku sorunu yaşıyorsanız mavi sizin renginiz. Yatak odanız bu renk olabilir ya da nevresimlerinizin rengini mavi seçebilirsiniz. Bu renk, duygularını kendine saklayanlar, kendini ifade etmekte güçlük çekenler ve tiroid problemi yaşayanlar da iyileştirici etkiye sahip. Mavi renk ayrıca şok geçiren hastaları da iyileştirir.MORMor renk, vücuttaki hormonların ve salgı bezlerinin çalışmasın da etkilidir. Özellikle sara, menenjit gibi beyin hastalıklarında tedaviyi destekler. Eklem iltihaplarına karşı faydalıdır. Ayrıca, kanı temizler ve akciğer, karaciğer, kalp ve böbreklerin çalışmasını düzenlemeye yardımcı olur.Morun açık tonları olan lavanta, leylak gibi renkler ilham verici etkilere sahipken morun koyu tonları ise bazı kişilerde üzüntü ve depresyona sebep olabiliyor. Bu nedenle morun koyu tonları depresyona yatkın kişilerin, ruhsal sorunu olanların, alkoliklerin ve madde bağımlılarının olduğu ortamlarda kullanılmamalıdır.KOYU MAVİBu renk göz hastalıklarına, guatra, boğaz ve migren gibi baş ağrısına oldukça faydalı. Sakinleştirici bir etkisi olduğu için tansiyonu düşürür. Mavi ayrıca varis hastalığının tedavisinde de kullanılır.Kadinon.com Yazarı: Zehra Yurtsever
Reklam
Ebola Tehlikesine Karşı 4 Günlük Sokağa Çıkma Yasağı
Batı Afrika'da 2 binden fazla insanın ölümüne neden olan Ebola virüsünün yayılmasını engellemek amacıyla Sierra Leone'de 4 günlük sokağa çıkma yasağı ilan edildiSierra Leone’de 18-21 Eylül tarihleri arasında sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Bu süre zarfında sağlık görevlileri Ebola taşıyıcılarını teşhis edecek. Batı Afrika ülkesi, bu kararla virüsün ülkede yayılmasını engellemeyi hedefliyor.Al Jazeera'nin haberine göre, Birleşmiş Milletler, Ebola virüsünün Mart ayından beri 2097 kişinin ölümüne neden olduğunu açıkladı. Ölen 491 kişi ise Sierra Leoneli.Dünya Sağlık Örgütü, Cenevre'de Ebola hakkında iki gün süren ve pek çok konuda 150 uzmanın katıldığı danışma toplantısı düzenledi. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, şu ana kadar hiçbir aşı ve ilacın virüsü tedavi ettiği veya önlediğinin kanıtlanamadığı belirtildi.Dünya Sağlık Örgütü, Ebola hastalığından iyileşenlerin kanlarından tedavilerde yararlanılabileceğini, üzerinde çalışılan aşıların ise en erken Kasım ayında kullanılabileceğini bildirdi.İdrar, kan, ter veya tükürük gibi vücut sıvısı veya salgılarıyla temas ile bulaşan Ebola'nın henüz kesin tedavisi veya aşısı yok. Bazı şirketler Ebola aşısını insanlar üzerinde denemeye başladı.Ayrıca maymunlar üzerinde test edilen ZMapp isimli ilacın Ebola virüsüne karşı yüzde 100 etkili olduğu açıklandı. Ebola virüsü kaptıktan sonra beş gün geçse de, ilaç tedavisi uygulanan maymunların iyileştiği tespit edildi. Ebola virüsü kapan iki ABD’li sağlık görevlisi, ilacı kullandıktan sonra iyileşmişti. Ancak Liberyalı bir doktor ve İspanyol bir misyoner, aynı ilaçla tedavi edilmeye çalışsalar da hayatlarını kaybetti.T24
Trafiği İnsanı Kanser Eden 10 Şehir
Listede, nüfusu neredeyse 20 milyon olan New York yok. Dünyanın en kalabalık şehri 40 milyonluk Tokyo yok. Otomobil firmalarının deney tahtası olarak kullandığı, toplu taşımanın 't'si bulunmayan Los Angeles yok.Listede yer alan ülkelerin en dikkat çeken özelliği, geri kalmışlık ve evet, İstanbul da listede yer alıyor.
Reklam
Meme Kanseri İle İlgili En Çok Merak Edilenler
Memede ele gelen kitlelerin %90’ı kanser değildir. Ancak memede ele gelen farklı bir yapı veya kitlenin doktora başvurarak mutlaka aydınlatılması gerekir. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdullah İğci, meme kanseri ile ilgili en çok sorular hakkında bilgi veriyor.Meme kanseri için risk faktörleri nelerdir?Anne ve kız kardeş gibi birinci derece akrabasında meme kanseri olanlar, hiç doğum yapmamış ve emzirmemiş kadın lar, 50 yaşın üzerindeki kadınlar, 30 yaşından sonra ilk doğumunu yapmış olanlar, ilk adetini erken yaşayanlar ve geç menopoza girenler, fazla kilolular ve aşırı alkol kullanan kadınlar , meme kanseri (BRCA) geni taşıyanlar ile ilk doğum öncesi uzun süre doğum kontrol hapı kullanan kadınlar risk altındadır.Meme kanserinde erken tanı için ne yapılmalıdır?Meme kanseri, kanser tarama programları içinde değerlendirilebilen ve erken dönemde yakalanma ihtimali çok yüksek olan bir kanser türüdür. Meme kanserinde tarama yöntemleri 40 yaşından sonra başlamalıdır. Ancak 30 yaşından itibaren kişinin bilinçlenip her ay kendi kendine meme muayenesi ile gerekli kontrollerini yapması çok önemlidir.Tarama yöntemleri 3 şekilde yapılmaktadırMamografi Memesinden hiçbir şikayeti olmayan kadınlarda 40 yaşından sonra yıllık mamografi çekilmesi, meme kanserini ele gelen büyüklüğe ulaşmadan tespit edilmesini sağlar. Ailesinde meme kanseri olanlar da ise ilk mamografi 32 yaşından itibaren yapılmalıdır.Kendi kendine meme muayenesi Kadınların aylık kendi kendini muayene etmesi kolay bir yöntem olup, genellikle adetin bitiminden itibaren 4-5 gün sonra yapılmalıdır. Menopoz, rahim veya yumurtalık ameliyatı olan kadınların ayda bir kez aynı günler olmak üzere meme muayenesini yapmaları gerekmektedir. Kendi kendine meme muayenesi için belden üst taraftaki giysileri çıkarılıp ayna karşısında, duş yaparken ve sırt üstü yatarken şekillerde gösterildiği gibi gerekli kontrol yapılmalıdır. Bu şekilde, kadınlar meme içindeki dokularını tanıyarak bunun dışında oluşan farklılıkları anında fark edebilir.Rutin kontroller Memesinde hiçbir şikayeti olmayan kişilerin 40 yaşından sonra yılda bir kez doktora başvurarak muayene olması gerekmektedir.Kadinlive
Cilt Temizliği İçin Öneriler
Günlük kişisel bakımlarımızın en önemlilerinden cilt bakımı ve temizliğini her birimiz aksatmadan yapıyoruz. Ancak ne kadar doğru yaptığımız konusunda bazı problemlerimiz olabilir, sizlere altın değerindeki önerilerimizi sunuyoruz.Cilt ve saç temizliği insanın dış görünüşlerinin bilindiği üzere en önemli olanıdır. Cildin ve saçın temiz gözükmesi karşı tarafa sizi nasıl bir kişilik olduğunuzu göstermektedir, sizi kısaca yansıtmaktadır tıpkı bir ayna gibi.Ayrıca karşı tarafa kendinizi daha güzel göstererek kendinize bir öz güven kazanabilirsiniz, rahat hareketler edebilirsiniz. Bizde sizler için bu konu üzerine kısa kısa püf noktalara değineceğiz.Sabun ve ılık su ile yüzünüzü yıkarsanız yağlı cildi olan kişiler için yararlı olacaktır. Yağsız cildi olanlar bunu uygulaması yersiz olur. Çünkü yağlı cildi olanlar hazırlanmış bir öneridir.Düzenli ve sık sık yağlı cildi olan kişiler yüzlerini yıkamalılar. Makyaj çıkartmak için özel bir temizleyici kullanın. Cildinizin güzel görünmesi açısından yüzünü sabun ile temizlerken önce elinizde sabunu köpürtün.Daha sonra ise cildinize parmak uçlarınızla masaj yaparcasına ovalayın ve bir süre bekleyin. Yüzünü yıkayın ve güzelce kurulamaya çalışın.Doktorunuza ve cilt bilgisi olan uzman kişilere sormadan kalitesiz ve bilmediğiniz sabunları kullanmayın. Sabunların bazıları merdiven altı ürün olarak cildinize çok büyük hastalıklar yaparak Kansere meydan açan hastalıklar çıkmaktadır.Cildinize dikkat etmelisiniz ve bilgi alarak temizliğinizi yapmalısınız. Kötü ve bilgisizce yapılacak cilt temizliği kaş yaparken göz çıkartma riski doğurabilir. Güzel cildiniz tahriş olabilir veya sebebini bilemediğiniz bir hastalıktan dolayı sıkıntılı durumlar yaratabilir. Bu yüzden ;
Kanser Hastası Bir Çocuğun Hayallerini Gerçekleştirmek
Villareal ile Celtic'in karşı karşıya geldiği özel maçta spor dünyasına örnek olacak bir olay gerçekleşti. Villareal, kanser hastası bir taraftarının hayalini gerçeğe dönüştürdü.13 yaşındaki kanser hastası Gohan, taraftarı olduğu Villareal'in Celtic ile oynayacağı maça gittiğinde unutamayacağı bir sürprizle karşılaştı. Yalnızca maçı izlemek için davet edildiğini sanan Gohan, kendisini bir anda Villarealli futbolcularla birlikte soyunma odasında buldu. Burada futbolcularla tanışan ve sırtında adı yazan 12 numaralı formayla karşılaşan Gohan'ın sevinci kameralara da yansıdı.Gohan böylece, Villareal formasıyla El Madrigal Stadı'nın çimlerinde top koşturmaya başladı. Başlama vuruşuyla birlikte topu kazanan Gohan, bir de gol attı. 13 yaşındaki minik taraftar, topu Celtic filelerine göndermesinin ardından gol sevincini Villareal takımının omuzları üzerinde kutladı. Sonrasında oyundan çıkan gohan, takımının Celtic'i 5-2 mağlup ettiği maçı yedek kulübesinden izledi.Karşılaşmanın ardından kendisine maçın topu ve kaptanlık pazubandı hediye edilen gohan 'Burada yaşadıklarımı hayatım boyunca unutmayacağım. Sanki hasta değilmişim gibi hissettim. Hastayken çok zor günler geçirebiliyorsunuz, ama artık hayata tutunmam için bir sebebim daha var' diye konuştu.
Reklam