Madonna’nın Kariyerindeki En Büyük 12 Skandal Hareket
Marie Claire, Madonna’nın 56. doğum gününde onun en büyük 12 skandalını içeren bir liste hazırladı:Birçok şeyin öncüsü olan ve sınırları zorlamaktan asla çekinmeyen Madonna, gerek skandal dolu sahne show’larıyla, gerek tabu olan konuları şarkılarında ele almasıyla birçok ”ilk”e imza attı.
Depremde Enkaz Altında Ne Kadar Dayanılabilir?
Nepal depreminden beş gün sonra yıkıntıların altından çıkarılan son felaketzede 15 yaşında bir çocuk. BBC, insanların böylesi bir felaketten sonra yıkıntıların altında hangi koşullarda ne süre sağ kalabileceğini, dolayısıyla arama kurtarma çalışmalarının ne kadar devam etmesi gerektiğini araştırdı.
‘İyi Yaşam Endeksi’ne Göre Türkiye'de Her Şeyin Başı ‘Sağlık’
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), 'iyi yaşam endeksi'ni yayınladı. Endekste ülkelerin en çok neye değer verdiği belirlendi. Buna göre Türkiye'de en fazla değer verilen konu sağlık...OECD’ye bağlı ‘İyi Yaşam Girişimi‘nin 2011 yılından bu yana aralıksız olarak topladığı veriler, dünya genelinde yaşayan milyonlarca insana sorulan ‘Hayatınızda en fazla değer verdiğiniz konu ne?‘ sorusuna verilen yanıtlardan ele ediliyor.60 binden fazla insan katıldıKatılımcılardan güvenlik, barınma, iş, gelir, iş – yaşam dengesi, yaşam memnuniyeti, sağlık, eğitim, yönetim, toplum ve çevre olmak üzere toplam 11 başlıkta yanıt verilmesi istenen çalışmaya bugüne dek 180’den fazla ülkeden 60 binden fazla insan katıldı.
Saat Başı 2 Dakika Yürümek Ölüm Riskini %33 Azaltıyor
Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir araştırma, çalışanların her bir saatte ayağa kalkarak iki dakika yürümesinin ölüm riskini üçte bir oranında azalttığına işaret ediyor.İngiltere'de yayımlanan Independent gazetesinin haberine göre, araştırmada hareketsiz yaşam tarzının ciddi sağlık riskleri doğurduğu belirlendi.Ancak oturarak ya da uzanarak geçirilen zamanın küçük bir bölümünde yürüyüş yapmanın bu riskleri azaltabileceği belirtildi.Haftada bin kaloriUtah Üniversitesi'nde yapılan araştırma kapsamında 3600 Amerikalı yetişkinin üç yıllık sağlık, beslenme ve egzersizz kayıtrları incelendi.Bu kişilerin saat başına 34 dakikayı oturarak ya da uzanarak geçirdikleri hesaplandı.Uzmanlara göre, bu kişiler ne kadar çok hareketsiz zaman geçirirlerse, araştırma süresi içinde ölme olasılıkları o kadar fazla olacaktı.Zamanı hareketsiz geçirmek yerine ayakta durmak gibi düşük yoğunluklu egzersiz yapmak ölüm riski açısından bir fark yaratmadı.Ancak bir saatte iki dakika yürümek bu riski yüzde 33 oranında azalttı. Ayrıca uzmanlar saat başına iki dakika yürümekle haftada bin kalori yakılabileceğini söylüyor.BBC Türkçe
Bekle Bekle Nereye Kadar Dedirtip Tahammül Sınırlarımızı Zorlayan 20 Şey
Zafere giden yolda çekilen çile kutsaldır derler. Yemişim çilesini. Çek çek nereye kadar. Birileri bir şekilde yolunu bulup ya da açığını bulup istediği şeye ulaşırken sen hala bekliyorsun. Sabretmenin de bir sınırı var değil mi ama? Biz de sabrede sabrede sabır taşına dönenlerin, bekleyerek tahammül sınırlarını zorladıkları, sinir bozucu 20 şeyi listeledik.Bekleme yapmadan sağdan hızlıca ilerleyelim lütfen.
Diş Teli Kullandıktan Sonra Neredeyse Tüm Suratın Değiştiğini Kanıtlamaya Gelmiş 14 Ünlü
Bir dişçi randevusu sonucunda 'diş teli takmak zorundasın' haberini alanlar olduysa bunun ne kadar buhranlı bir haber olduğunu iyi bilirler. Haberi aldıktan sonrası da oldukça çileli devam eder, elmadan ısırık alsanız 'pıkth!' diye bir ses duyup dişlerinizin üzerindeki misafirlerinizden birinin düştüğünü görürsünüz. Sakız çiğnemek dert olur, hatta bazen sizinle inatlaşır muz bile yeseniz düşmeye devam eder. Ama bu galeriyi gördükten sonra, hele ki şu anda diş teli tedavisi görüyorsanız, geleceğe umutla bakabilmeniz kolaylaşacak gibi 😎
Az Kişinin Bildiği 23 Bilimsel Gerçek
Bir insan vücudu, bir hayvan, bir doğa olayı ve ortaya çıkan sonuçlar her zaman insanların merak konusu olmuştur. Az kişinin bildiği bilgiler ise her zaman değerlidir. işte 24 kaynaktan alınan 24 enteresan bilgi.
Çağımızın Bağımlılığı: Yoksa Siz FOMO musunuz?
Facebook, Twitter, WhatsApp gibi platformlara girmeden duramıyor musunuz?Sanal ortamlarda harcadığınız zamanın giderek artması, aile ve arkadaşlarınızı ihmal etmenize, işinizi aksatmanıza mı neden oluyor?Eğer yeterince sanal ortamda bulunmadığınıza inanıyorsanız, içinizde bir boşluk hissi, karamsarlık, huzursuzluk veya sinirlilik gibi belirtiler oluyor mu?Öyleyse, çağımızın bağımlılığı sizi de ele geçirmiş durumda: FOMO!
Kanser İlaçları 1 Temmuz'dan İtibaren Eczanede Olmayacak
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, kanser ilaçlarının eczanelerde satışına yasak getiren ve 1 Temmuz'dan itibaren geçerli olacak uygulamayla ilgili olarak, 'Bir kanser hastası tedavisini hastanede gördüğüne göre ilacını da hastaneden temin etmek işin pratiği açısından doğru olandır. Şu an da yaptığımız planlamada bu konuda bir sıkıntı çekmeyeceğimiz kanaatindeyim. Ancak gündelik uygulamalarda ufak tefek aksamalar her halükarda olabilir. Böyle bir durumda dinamik yönetimler gerekli müdahaleyi yapar' dedi.
Başına Bir Kaza Gelmedikçe Hatırlamadığımız 10 İşçi
Bugün Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü... Kayıplarımıza, çalışma şartlarına, yaptıkları işin tehlikesine karşın aldıkları komik rakamlara üzülüyoruz. Soma hafızalardaki yerini korurken neden facialar yaşanmadan önce sesimizi yükseltmiyoruz, neden bu işi sendikaların görevi kabul ettik? İşte Türkiye'de sadece kaza geçirip öldüklerinde akıllarımıza gelen işçiler...
Kanser Tedavisi İçin Vücuda Enjekte Edilebilen Aygıt Geliştirildi
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü araştırmacıları kanser tedavisinde kullanılmak üzere, vücuda biyopsi iğnesi ile enjekte edilebilen aygıt geliştirdiler.Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliğinin ölçümü doktorlar için bir hayli zordur. Doğru ilaçların kullanımı tedavinin en önemli kısmını oluştururken bu konuya yönelik bir araştırma, kanser tedavisinde iyileştirme sürecini hızlandırmayı amaçlıyor.Boston’da bulunan ve dünyanın en önemli bilimsel araştırma kurumlarından biri olarak kabul edilen MIT bünyesindeki araştırmacılar, pirinç tanesi büyüklüğünde bir aygıt geliştirdiler. Vücut içine enjekte edilen bu kristal polimerden üretilen aygıt, kanser tedavisinde kullanılan farklı ilaçları kanserli hücrelere taşıyor. 24 saat sonra ilaçların etkinliğini tespit etmek için tümör numunesi ile çevrelenmiş biçimde vücuttan çıkarılıyor. Bu işlem sonucunda kanser tedavisinde kullanılan ilaçların hangilerinin ne düzeyde etki ettiğinin görülmesi amaçlanıyor.
Bebekler ve Küçük Çocuklar İçin Ayrılık Anksiyetesi Tehlikesi
Anne ve babasını gün içinde yeterli süre göremeyen veya bir süre ayrı kalan bebekler ve küçük çocuklar ayrılık anksiyetesi oluşabiliyor.Çocuklarda uyku sorunu ebeveynlerin hem ruhsal hem de fiziksel olarak zor zamanlar geçirmesine neden oluyor. Özellikle çocuklarına yeterli vakti ayıramayan ailelerin çocuklarında uyku sorunu oluşabileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Gözer, “Anne ve babasını gün içinde yeterli süre göremeyen veya bir süre ayrı kalan bebekler ve küçük çocuklar ayrılık anksiyetesi nedeniyle uyku sorunları yaşayabilir” dedi.Ebeveynlerin neredeyse tamamı çocuğunun uyku düzeni ile ilgili sorunlu bir dönem geçirse de bazı durumlarda uyku sorunu hem çocuk hem de aile için kâbusa dönüşebiliyor.Çocuğun sağlıklı gelişiminden annenin ruhsal durumuna kadar birçok noktayı etkileyen çocuklarda uyku sorunu ile ilgili açıklamalar yapan Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Ebru Gözer, “Prematürite, zor mizaçlı olanlar (uyumsuzlar) ve gece beslenmeleri gibi faktörler bebeklerde ve çocuklarda uyku sorunlarına yol açabilir. Ancak reflü, kulak enfeksiyonu, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu ve diş çıkarma gibi nedenler mutlaka çocuk hekimi tarafından değerlendirilmelidir ” dedi.Tıbbi nedenler ortadan kaldırıldıktan sonra asıl nedenlerin araştırılması gerektiğine değinen Dr. Gözer, “Bir bebek uyumadan önce sallanmışsa veya bakım yapılıp emzirilmişse gece uyandığında da aynı davranışın tekrarlanmasını bekler ve yapılmadığında huzursuz olur. Özellikle anne ve babasını gün içinde yeterli süre göremeyen veya herhangi bir nedenden dolayı bir süre anne babadan ayrı kalan bebekler ve küçük çocuklar ayrılık anksiyetesi nedeniyle uyku sorunları yaşayabilir” diye konuştu. Dr. Gözer, aile içi stres, annede depresyon ve buna benzer ruhsal sorunların sık uyanma sorunlarının nedeni olabileceğini belirtti.6 aydan önce odasında yatmaya alıştırınBebeklerin uyku alışkanlıklarının geliştirilmesinde oda düzeninin de çok önemli olduğuna değinen Dr. Gözer, doğumdan itibaren ilk aylarda sık beslenen ve anne sütü alan bebeklerin anne ile aynı odada izlenebileceğini söyledi. Doğumdan itibaren de bebeklerin kendi odasında izlenmesinde sakınca olmadığını belirten Dr. Gözer, “Bebek 3 aydan sonra kendi odasına alınmalı 6. aydan önce odasında yatmaya alıştırılmalıdır. Bundan sonraki dönemde gerek bebeğin gerek annenin bağlanması sonucu bu durum zorlaşmaktadır” dedi.Uyku hijyeni için ortam önemliKaliteli bir uyku için uyku hijyeninin yani çocukların uyuduğu ortamın önemine vurgu yapan Dr. Gözer, “Uyku hijyeni için çocuk odası karanlık ve sakin olmalıdır. Karanlık bazı çocuklar için korkutucu olabildiği için düşük seviyede gece lambaları da kullanılabilir” dedi. Dekorasyonun da dinlendirici olması gerektiğini belirten Dr. Gözer, “Uyarıcı olmaması açısından parlak renkli objeler yatak çevresinde olmamalı, sevdiği tek bir oyuncak olmasına izin verilmelidir. Oda sıcaklığı da rahat bir uyku uyuması için uygun olmalıdır” diye konuştu.Yanınızda yatmasına izin vermeyinÇocukların anne-baba yanında uyumak ya da uyandıklarında yanlarına gelmek istediklerini söyleyen Dr. Gözer, bu durumda çocuğun kendi odasında uyuması için yatakta ilgilenebileceği obje ya da oyuncakların kullanılabileceğini dile getirdi. Birlikte uyku öncesi odasında sakin vakit geçirmenin odasında uyuma alışkanlığı geliştirmesine yardımcı olacağını anlatan Dr. Gözer, “Çocuğun başka bir sorununu çözmek için anne ve baba yanında yatmasına izin verilmesi geçici bir çözüm olabilir ancak uyku sorunlarına da yol açabileceği unutulmamalıdır” dedi.Uykusunu yeterince almayan çocuğu ne gibi problemler bekler?Çocuklarda yetersiz uykunun ruh durumu, davranış ve öğrenmeye olumsuz etkileri olduğuna değinen Dr. Gözer, uykusuzluğun dikkatsizlik, uyarılabilirliğin artması, öğrenme güçlüğü, sinirlilik hali yapabileceğini söyledi. Yeterli uyumamanın beslenme sorunlarına da neden olabileceğini belirten Dr. Gözer, “Yeme davranışı da etkilenir. Ayrıca ebeveynler de yeterli uyku uyumadıkları için gün boyu uykulu olma, yorgunluk ve ruh durumunda bozulmalar olabilir” dedi.