Enerji Bakanı Taner Yıldız, Akkuyu Nükleer Santral projesi için yapılan törende, Fukuşima nükleer kazasından ders alındığını söylemişti. Fukuşima tanığı Araştırmacı Gazeteci Toshiya Morita, “Bizim ülkemizde daha nükleer santralin neden bozulduğu bile belli değilken, nereden ders almış olabilirler?” diye soruyor.Araştırmacı Gazeteci Toshiya Morita, BirGün'den Ömür Şahin'e konuştu.
Özellikle kadınların en büyük derdi kilo sorunlarına değinerek sizlerle 10 süper bilgi paylaştığımız bu listemizde pek tabii en hoşunuza gidecek şey düşünce gücü ile kilo verebileceğimiz gerçeği. Bizce hiç vakit kaybetmeden neler yapabileceğinize bir göz atın. Biz çalışmalara başladık, ancak eminiz ki plajların en fit insanları bizden sonra kesin siz olacaksınız!
Yaz mevsimi yaklaşıyor ve özellikle de kışın yoğun bir şekilde çalışan kişiler şimdiden tatil planları yapmaya başladılar. Bu tatil planları arasında Kazdağları gibi muhteşem bir doğaya sahip bir bölgeyi de aklınızın bir köşesinde tutmalısınız. İşte 5 önemli nedeni sizler için derleyerek sunuyoruz.Altınoluk Kazdağları bölgesinin en güzel ve huzurlu kasabalarından bir tanesidir. Temiz havası ve doğal yaşama yatkınlığı sebebiyle de Altınoluk genellikle büyük şehirlerin kötü havalarından bunalan insanların tercihleri arasında olmaktadır.
'Thought - Provoking Movies' kısaca zihin açıcı filmler olarak tanımlanabilir. Daha izlerken sizleri izledikleriniz üzerine düşüncelere gark eden filmlerdir diyebiliriz. Filmi bitirdikten sonra hayata bakışınızda bir değişiklik farkediyorsanız ve içinizde bir kıpırtı varsa eğer işte o film 'Thought - Provoking Movies' kategorisine alınabilir. Buyurun listeye geçelim..Not: IMDb puanına göre listelenmiştir.
Şu an 1 yaşında. Kısaca ona Wil diyorlar. Ailenin en küçüğü o, ve kardeşlerinden daha farklı. Farklı olma sebebi down sendromu değil, farklı olma sebebi şu ki, William uçabiliyor!
Nükleer enerjinin her ne kadar çok güvenilir olduğu söylense de bugüne kadar yaşananlar bunu doğrulamıyor. En basit kazalarda Nükleer Santraller Dünya'ya binlerce yılda geçmeyecek kalıcı izler bırakıyor ve en kötüsü canlıların DNA'ları değişiyor. Videomuzda Yaşanmış En Kötü 10 Nükleer Felaket anlatılmaktadır. Video izlemek istemiyorsanız aşağıdan okuyabilirsiniz.
Kilo almamıza neden olan iştahın kontrol altında tutulabileceğini dile getiren Dr. Gönül Ateşsaçan, “İştah kontrolü çok önemlidir ki bu sizin zayıf kalmanıza yardımcı olur.” dedi.Çıkardığı ‘Neden Açım Neden Şişmanım ‘adlı kitabıyla dikkat çeken Aile Hekimi Dr. Gönül Ateşsaçan iştah azaltmanın yolları hakkında birbirinden önemli bilgiler verdi. Doktor Gönül Ateşsaçan, iştahı azaltmanın püf noktalarından biri olan ve sinirim sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlayan limonun daha çok tüketilmesi gerektiğini belirtti.Gönül Ateşsaçan, iştah azaltmanın püf noktalarını öğrenerek sağlıklı kilo verilebileceğini belirterek şunları kaydetti;“Kahvaltı Gece boyunca ortalama 12 saatlik bir açlık yaşarız. Uyurken açlığımızı fark etmesek de vücut gece boyu çalışmaya ve enerji harcamaya devam eder. Gece uykusundan sonra vücudu ve beyni tekrar besin öğeleriyle ve enerji ile kahvaltıda doldurmazsak halsiz ve sinirli hissetmeye başlarız. Özellikle okul çağındaki çocukların okul başarısı için kahvaltı çok önemlidir.Kafein-Tein Yeşil çay ve kahve günde 2 kez tüketilmelidir.. Özellikle yeşil çayın antioksidan özelliği fazladır, kilo verdirir. Sakız: Özellikle öğleden sonra 1 atıştırma yerine geçer,her gün 25 kalori daha az alınır, bu da haftada 175 kalori az almak demektir.Tarçın Kan şekerini hem düşürür hem de sabit tutar. Yağ: Yemek sonunda tüketilen yağ midenin yavaş boşalmasını sağlar, safra salgısını artırır ve bizi tok hissettirir. Zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı ve keten yağı yiyeceklerde mutlaka olmalı. Fındık, ceviz de tüketilmeli.Lifli Gıdalar Sağlıklı kalpler ve fit bir görünüm sağlayan Diyet lifi sindirim sistemimizin düzenli çalışmasına yardımcı olur, kandaki yüksek kolesterolü düşürmeye ve kan şekeri seviyesini sabit tutmaya yardımcı olabilir.Limon Sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasını sağlar.Mide asidi üretimini arttırarak sindirimi zor gıdaların (yağlı gıdalar, kırmızı et vb.) sindirimine yardımcı olur. Limon suyu aynı zamanda karaciğerin safra üretimini arttırarak yağların sindirilmesini kolaylaştırır.Protein Proteinler karbonhidratlardan ve yağlardan daha uzun süreli tok tutar. Birlikte karbonhidrat ile tüketirsek sindirim yavaşlar kilo vermeniz zorlaşır. İdeali ilk 7 gün hiç karbonhidrat almadan sadece protein tüketmektir.Kulaktaki iştah noktasını uyarmak Çok acıktığınızda tragus noktasına (kulakla yanağın birlestigi yerdeki çıkıntılı kıkırdak) başparmak ve işaret parmağınızla baskı yaparsanız kısa süreli tokluk hissedersiniz.”
Apple, sağlık ve tıp araştırmaları için tasarlanan bir yazılım çerçevesi olan ResearchKit'in araştırmacıların ve geliştiricilerin kullanımına sunulduğunu açıkladı.Teknoloji devi Apple'ın Mart ayında duyurduğu sağlıkla ilgili çeşitli servislerin geliştirilebildiği ResearchKit, dünya çapındaki araştırmacıların kullanımına sunuldu.Araştırmacılar, ResearchKit ile, iPhone'un özelliklerinden faydalanan uygulamalar oluşturarak, daha önce benzeri görülmemiş bir ölçekte yeni veri türleri toplayabilecekler.Dünya standartlarında araştırma enstitüleri ResearchKit uygulamasını kullanarak astım, meme kanseri, kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve parkinson gibi hastalıklar üzerine uygulamalar geliştirebilecekler.ResearchKit, iPhone'u tıbbi araştırmalar için güçlü bir araca dönüştürüyor. Kullanıcıdan izin alındığı takdirde uygulamalar sağlık uygulamasından kilo, tansiyon, glikoz seviyeleri ve astım solunum cihazı kullanımı gibi üçüncü taraf aygıtlar ve uygulamalar tarafından ölçülen verilere ulaşabiliyor.Sputniknews
Son iki yılda hızla yayılan ve günümüzde insanlığın korkulu rüyası haline gelen Ebola yüzünden Uluslararası Sağlık Örgütü'nün rakamlarına bu güne kadar 4 bin 493 insan yaşamını yitirdi ve 8 bin 997 kişiye bu hastalık bulaştı.Buna rağmen Focus dergisinde yer alan bir habere göre, Ebola Dünya'nın en tehlikeli ilk on hastalığı listesinde yer almıyor. Listede insanları en çok korkması gereken Dünya'nın en tehlikeli ilk on iki hastalığı sırasıyla şunlar:1)Solunum yollar hastalıkları - Genelde akciğerin iltihaplanması olarak en sık rastlanılan bir ölümcül bulaşıcı hastalıktır. Yılda çoğunluğu çocuk ve yaşlılar olmak üzere yaklaşık 4 milyon kişi bu hastalıktan yaşamını yitirmektedir.2)AIDS - Yılda 3 milyon insanın yaşamını yitirdiği bu hastalıkta, yeni vakalar hala yüksek oranda sürmekte.3)İshal hastalıkları- En çok rastlanılan kolera, tifo ve dizanteri gibi ishal hastalıkları özellikle çocukları öldürüyor. 1996'da 3 milyon olan ölüm sayısı günümüzde sadece bir milyon azaldı.4)Verem - Dünyada yılda 1 milyon 600 bin kişi veremden ölmektedir. Özellikle sigara içenlerin bu hastalığa yakalanma tehlikesi çok yüksek.5)Sıtma - Dünya'nın en tehlikeli enfeksiyon hastalıklarından biridir. Eğer tedavi edilmezse hastanın hiç bir yaşama şansı yoktur. Küçük bir sinek sokması ölümcül olabiliyor. Bu tropikal hastalık Dünyada yılda 1 milyon insanın ölümüne neden olmaktadır.6)Kızamık - Aslında aşısı bulunan zararsız bir çocuk hastalığı olarak görünür. Fakat, buna rağmen yılda 1 milyon insan bu hastalık yüzünden yaşamını yitirmektedir. Bir çok çocukta kızamık nedeniyle oluşan beyin iltihabı ölümle sonuçlanabilmektedir.7)Uyku hastalığı - Sadece tropik Afrika'da görünen ve çeçe sineğinin sokmasıyla bulaşan uyku hastalığı (Tripanozomiyazı) yılda 500 bin kişinin ölümüne neden olmaktadır.8)Tetanos - Aşısı olmasına rağmen tetanos yüzünden dünyada yılda 300 bin kişi yaşamını yitirmektedir. Bu hastalığı en acı yanı da ölenlerin genelde bebekler olması.9)Boğmaca - Özellikle yeni doğmuş bebekler bu hastalığa yakalanırlar. Bordetella pertussis bakterisinin yol açtığı bu hastalık üst solunum yollarını etkiler. Dünyada bu hastalıktan yılda yaklaşık 300 bin yaşamını yitirmektedir.10)Menejit - Dünyada yılda 160 ile 300 bin kişi bu üç hastalık yüzünden (menenjit, Hepatit ve frengi) yaşamını yitirmektedir.11)Hepatit -12)Frengi -Ahmet İNCEL / MÜNİH DHA
Fakat 'mükkemmel vücut' kavramı öylesine hakim ki, dergilerde rötuşlanmış bedenleri görüp kendimizi eksik hissedebiliyoruz.Oysaki yaşadığımız çevreden, yediğimiz yemeklere, soluduğumuz havaya kadar bir çok şeye bağlı olarak çatlayabilen vücudumuz sadece bize özgü bir şey değil. Bunu gören ünlü modeller ve oyuncular da artık bu ezber görüntüye karşı çıkmak istiyorlar. Çünkü tabi ki onların da vücutlarında bu izlerden mevcut.
İnsanlar bazen öyle zararlı alışkanlıkları benimsiyorlar ki sanki kalpleri olmasa da yaşayabileceklerini sanıyorlar. Bir gün kalp sağlığınız bozulmuş olarak uyanmamak için aşağıdaki tavsiyelere uymanızı öneririz. Kalbinizi sevin çünkü kalpsiz birini kimse sevmez!
National Geographic ekibinin, insan davranışlarını araştırma sırasında yaptıkları sosyal deneylerin başında 'Sürü Psikolojisi Deneyleri' gelir. Belki daha önce bir kaçına şahit olmuşsunuzdur. Bu defa bir göz sağlığı merkezinde yaşanan sosyal deney gerçekten ilginç.
New Yorklu dermatolog Debra Jaliman popodaki akne sorununu şu şekilde açıklıyor: ” Ölü hücreler ve kıl köklerindeki bakteriler pürüzlere ve sivilcelere neden olur. Aktif kadınlar bu konuda malesef daha şanssız.”Peki, poponuzdaki bu pürüzlerden nasıl kurtulacaksınız? İşte etkili öneriler:
Bahar geldi, güneş hafiften yüzünü göstermeye başladı. Güneş gözlükleri yeniden aramıza döndü. Göz rahatsızlığı olanlara lafımız yok ama iç dış demeden güneş gözlüklü dolaşan kimseler size de biraz şey gelmiyor mu?..
Medyatik uzmanların tartışmalı sağlık öğütlerine bakanlıktan önlem: ‘Ekran sertifikası ve akreditasyon’ şartı getiriliyor.HaberTürk'ten Lütfi Erdoğan'ın haberine göre Sağlık Bakanlığı, televizyon programlarının müdavimi olan ve söyledikleri büyük ilgi gören ünlü isimlerin “sıra dışı” sağlık ve beslenme önerileri üzerine harekete geçti. Bakanlık, sağlık ve beslenme konusunda yorum yapanlar için “ekran sertifikası ve akreditasyon” zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor.“Kolesterol kalp hastası yapmaz, aksine kolesterolü yüksek olan çok yaşıyor” diyen Prof. Dr. Canan Karatay, tıp endüstrisinin ilaç satmak için hastalık icat ettiğini savunan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, kendi web sitesindeki özgeçmişinde halk arasında “Türkiye’nin Lokman Hekimi” ya da “Bitkilerin Efendisi” olarak tanındığı belirtilen “kozmik bilimci” Ahmet Maranki ve diğerleri...Uzmanlıklarının yanında, gördükleri rağbetle artık birer ‘televizyon yıldızı’, sıra dışı önerileriyle de birer ‘tartışma öznesi’ haline geldikleri söylenebilir. Ancak ‘modern tıpçılar’la ‘gelenekselciler’ arasındaki tartışmaların büyümesi ve ekranlarda dile getirilen sıra dışı sağlık-beslenme önerileri üzerine halkın kafasının karıştığını düşünen Sağlık Bakanlığı, çok tartışılacak bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Sağlığın medyada tartışılmasını ‘bilimsel temel’e oturtmak isteyen bakanlık, özellikle ‘geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ konularında televizyonların müdavimi olan ünlü uzmanlara ‘ekran sertifikası ve akreditasyon’ zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor.‘KALBİ DURDURAN BİTKİLER VAR’ Uygulanacak sistemin ayrıntılarını HABERTÜRK’e anlatan Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, sağlıkta bilimsel temele dayanmayan söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Ekranlarda birçok isim beslenme konusunda açıklamalar yapıyor. Bunların arasında hiçbir bilimsel kanıta dayanmayanlar var. Deniyor ki, ‘Kiraz yerseniz prostat kanseri geçer.’ Tamam da, öyle demekle kanser geçmiyor. Önerdikleri bazı bitkilerin fazla alınması sonrasında ölümler bile yaşanabilir. Ya da ‘Çay yap iç’ diyor. İyi de, çok içildiğinde kalbi durduran bitkiler var.”Türkiye Halk Sağlığı Kurum Başkanlığı’nın ekranlara çıkan isimlerle ilgili çalışma yapacağını ifade eden Gümüş şöyle devam etti: “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü ile Kronik Hastalıklar ve Halk Sağlığı Enstitüsü açılacak. Ayrıca bir Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kuruyoruz. Özellikle televizyon programlarına çıkan isimlere bakılacak. O isimler geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında tavsiyelerde bulunuyorlarsa, önce çalışmalarını Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’ne göstererek onay alacaklar. Her önüne gelen kalkıp topluma bir şeyler öneremeyecek.”Kim olursa olsun, bilimselliği kanıtlanmamış, sağlıkla ilgili hiçbir bilginin televizyonlarda açıklanmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Prof. Dr. Gümüş, “Öneride bulunacak uzmanlar, kendi alanlarıyla ilgili bile olsa, önce bize gelip anlatacaklar. Bilimsel verilerini ve kanıtlarınıönümüze koyacaklar” dedi.Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’nün bu ay sonu açılacağını ve başkanının atanacağını dile getiren Gümüş, sistemin nasıl işleyeceğini ise şu şekilde anlattı: “Oluşturulacak 20 kişilik bilim kurulu, ekrana çıkacak isimler için standartları belirleyecek. Geleneksel ve tamamlayıcı tıpla ilgili topluma önerilerde bulunacak isimler, varsa bilimsel çalışmasını önce o bilim kuruluna anlatacak. Bilim kurulu çalışmaları inceleyecek, uygun bulursa bu kişilere sertifika verecek. RTÜK ve medya kuruluşlarıyla da protokol imzalanacak, ekranlara çıkması uygun görülen isimlerin listesi sunulacak. Sertifikası olmayan isimler TV’lerde açıklama yapamayacak. Böylece bilimsel temeli olmayan konularda kamuoyu önünde bilgi vermelerini önleyeceğiz.”
İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, kolanın adeta bir eroin gibi insanı kendisine hapsettiğini belirterek, “Kola içerseniz hayatınız kısalır” dedi.Ordu’da Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen 'Şeker Hastalıkları' konulu konferansta konuşan Prof. Dr. Canan Karatay, şeker hastalığının 1980’li-1990’lı yıllarda hızla artış gösterdiğine dikkat çekti. Bu dönemde doğal, saf yağ fobisi ortaya çıkarıldığını, sağlıklı olan her türlü doğal yağın yasaklandığını belirten Karatay, ardından hastalıkların da giderek arttığını vurguladı. Şekerin kilo yaptığını, karaciğer yağlanmasını ortaya çıkardığını belirten Karatay, “Her türlü tatlandırıcı, gazlı içecek, unlar, nişastalar diyabet hastalığı ve kalp krizi nedenidir. Hazır meyve suyu C vitamini değildir. Ürik asidi yükseltir, gut hastalığına sebep olur” diye konuştu.“KOLA EROİN GİBİ”Şekerli tatlandırıcıların içerisinde özellikle kolaya çok dikkat edilmesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Karatay, “Kola adeta eroin gibidir. Kola içerseniz hayatınız kısalır” şeklinde konuştu. Karatay, kolanın vücutta 90 dakikada nasıl bir etki bıraktığını şöyle anlattı:“Bir kutu kola içtiğimiz zaman ilk 10 dakikada 10 tatlı kaşığı şeker, kana geçer. Bu, vücudumuzun günlük ihtiyacının 100 katı kadar şeker anlamına gelmektedir. 20. dakikada kan şekeri aniden yükselir, buna karşılık olarak da insülin hormonu yükselir. 40. dakikadan sonra kafeinin tümü kana geçer ve da bu kan basıncını yükseltir. 45. dakikadan sonra beyinde dopamin yapımı artar. Dopamin, mutluluk hormonudur ve yoğun enerjiyle devam eder. Bu beyinde eroine benzer bir etkidir. 60-90 dakika sonra ani halsizlik hissi başlar. Acıkma hissi, huzursuzluk, ellerde titreme ve ardından kola ve tatlılara saldırılır. Çünkü o yüklü enerji hissine artık bağımlılık başlamıştır. Beyinde meydana gelen dopamin mutluluğuna bağlılık başlamıştır. Bu bir kısır döngüye dönmüştür. Kişiler buna hapsolmuştur. Sonrasında karaciğer yağlanması başlar, arkasından göbek yağlanması, bel çevresi genişliği ve memelerin büyümesi artar.'İHA
Bazen televizyonda bir reklam geçmesiyle, bazen instagram'da önümüze düşen o krema ve çikolatadan görünmeyen resimle, bazen de alakasız bir şekilde belki üstümüzden bir kuş geçmesiyle tatlı krizine girebiliyoruz. Peki bu krizi çay kaşığını alıp çikolata kavanozuna girişmeden de çözmenin mümkün olduğunu hiç düşündünüz mü? Bundan sonraki ilk tatlı krizinizde bazıları ünlülerin taktiği olan bu 8 çözüm yolunu iyisi mi bir deneyin;*Not: Bu galeride sizi tatlı krizine girmeye itebilecek hiç bir görsel kullanılmamıştır.