Diller herkesin bildiği üzere birer bakteri yuvasıdır. Dilimize hemen hemen her gün, anahtar, para, yiyecek, içecek gibi şeyler değiyor. Yediğimiz, içtiğimiz şeylere göre de dilimiz bukalemun gibi renk değiştiriyor. Ancak olağan dışı birkaç durum var. Eğer sizde de bu özellikler mevcutsa doktorunuza danışmakta fayda var.
Kanser teşhisi konulunca tahliye edilip Ankara GATA'da tedavi altına alınan Balyoz sanığı emekli Tuğamiral Cem Aziz Çakmak, tedavi gördüğü hastanede bu sabah hayatını kaybetti. Balyoz Davası'ndan beraat eden Cem Aziz Çakmak, akciğer kanseri tedavisi görüyordu. CEZAEVİNE RAHATSIZLANMIŞTIBalyoz davasında 18 yıl hapse çarptırılıp Hasdal Askeri Cezaevi'ne gönderilen Cem Aziz Çakmak cezaevinde rahatsızlanmıştı. 1 Şubat 2014'te Adli Tıp Kurumu tarafından verilen raporla Çakmak'ın akciğer kanseri olduğu tespit edildi. İnfaz savcılığı Cem Aziz Çakmak'ın cezasını 6 ay erteleyip tahliye etti.TAHLİYESİNİN ARDINDAN BERAAT ETTİBir süre sonra da Balyoz Davası'nda Anayasa Mahkemesi'nin verdiği hak ihlali kararıyla tüm sanıklar tahliye edildi. Çakmak yeniden yapılan yargılamada beraat etti. Uzun süredir Ankara GATA'da tedavi gören Çakmak 21 Haziran'da yoğun bakıma alındı. Çakmak bugün ise sabah saatlerinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. 'BU DAVA TÜRK SİYASİ TARİHİNDEDE KARA BİR SAYFA OLARAK YER ALACAKTIR'Emekli Tuğamiral Cem Aziz Çakmak 22 Ağustos 2011 tarihinde Silivri'de yaptığı savunmasında suçlamaları reddetmişti. 24 Şubat 2010'da tutuklandıktan sonra kızının 16 Nisan tarihinde düğün davetiyelerini yakmak zorunda kaldığını belirten Çakmak, 'Kızıma bunu yapanlardan ve destekçilerinden hesap soracağıma dair söz verdim ve sözümü tutacağım. Temelinde kalleşlik ve ihanet olan bu dava Türk Siyasi tarihindede kara bir sayfa olarak yer alacaktır' ifadelerini kullanmıştı. İLKER BAŞBUĞ: ÇAKMAK TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ'NİN SON ŞEHİDİDİRGenelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ da Twitter'da bir mesaj yayınlayarak şunları yazdı: 'Amiral Cem Aziz Çakmak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) son şehididir. Mekanı Cennet olsun.'
Eğer...-'Biz Baykal'ı istemiyoruz' deseydiler.-'Baykal'ın iyi bir Meclis başkanı olacağına inanmıyoruz' deseydiler.-'Baykal'ın Erdoğan'la birlikte bir oyun planladığını düşünüyoruz' deseydiler.-'Baykal olmaz' deseydiler.Son turda verdikleri geçersiz oyla ilgili kimsenin bir şey demeye hakkı olmazdı.*Ama MHP, bunu demek yerine...Şunu dedi:'Baykal iyi biri olabilir, bu bizi ilgilendirmez. Değil mi ki HDP'nin de Baykal'a destek vermesi söz konusu... İşte biz bu nedenle Baykal'a oy vermiyoruz.'*Meseleyi böyle anladıkları ve açıkladıkları için...Kendilerine 'Ne yani? HDP sizin adayınıza oy verme kararı alsaydı, adayınızı çekip başka bir adaya mı yönelecektiniz?' diye soruluyor.
Robert Schnakenberg'in kaleme aldığı Büyük Yazarların Gizli Hayatları kitabında öyle hikayeler var ki; yıllardır hayranı olduğunuz yazarları tüm insani yönleriyle tanıyabilirsiniz.
Hacettepe Üniversitesinde 'sanal tıp sağlık eğitim merkezi' kuruluyor. Hacettepe Üniversitesi, Hacettepe Teknokent’te üniversite ve sanayi işbirliği ile tıp eğitimini dijital ortama taşıyacak.
Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı genelgeyle, kanser ilaçlarının eczanelerde satışına yasak getirmesinin ilk gününde eczacılar ve hastalar tedirgin olurken, hekimler bu duruma temkinli yaklaştı.
Dünya Sağlık Örgütü, Küba'nın anneden bebeğe AIDS virüsü geçişini durdurduğunu açıkladı. Her yıl 1,4 milyon HIV virüslü kadının anne olduğu biliniyor.Dünya Sağlık Örgütü, Küba'nın anneden bebeğe AIDS hastalığına sebep olan HIV virüsünün geçmesini engellemeyi başardığını duyurdu. Bunun dünyada bir ilk olduğu söylenirken, her yıl 1,4 milyon HIV virüslü kadının anne olduğu belirtiliyor.Örgütün genel direktörü Margaret Chan, 'Virüs geçişini engellemek mümkün olan en büyük kamusal sağlık başarılarından birisidir' dedi. Chan, bunun HIV'e ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı savaşta büyük bir zafer olduğunu da belirterek, AIDS'in olmadığı bir nesle doğru atılan adımın çok büyük olduğunu söyledi.
Daisy hayata büyük zorluklarla başlayan, ancak hem kendi azminin hem güzel insanların hem de şansının yardımıyla şu anda hayatını mutlulukla devam ettiren sevimli bir köpek. Hikâyesini okudukça hem içiniz burkulacak hem gözleriniz yaşlanacak hem de içiniz ısınacak...
Ramazan geldi, hoş geldi fakat iftariyelikler, tatlılar derken kilo almaya başladınız. Sağlıklı bir ramazan geçirmek için iftar sonrası için en iyi dostlarınızdan biri: SAKIZ
Bir önceki içeriğimiz olan 'Bir Daha Uykuya Asla Direnmem' Dedirtecek 12 Bilimsel Neden' in devamı niteliğinde bir içerik olacak. Stresin en büyük düşmanlarımızdan birisi olduğunu, uyku bozukluğunun aslında birçok zihinsel hastalığın da habercisi olduğunu öğrendiğinizde, uyku ile aranız düzelecektir diye düşünüyorum...
ABD'deki Rush Üniversitesi'nden Profesör Rajan Kumar ve ekibinin, bunama belirtisi göstermeyen 2 bin 125 kişinin katılımıyla yaptığı, 18 yıl süren araştırma, bugüne kadar sanılanın aksine Alzheimer'ın, ilk belirtilerinin ortaya çıkmasından yalnızca 2 değil, 18 yıl önce teşhis edilebileceğini ortaya koydu.
HIV virüsüne sahip birine karşı nasıl yaklaşıyorsunuz? HIV virüsü dendiğinde aklınıza neler geliyor? Peki, bu virüse sahip birine dokunabilir misiniz? HIV virüsü bulunan herkesin AIDS olduğunu düşünüyoruz ve izlediğimiz tonlarca yanlış film senaryosu sebebiyle de hastalığın nasıl bulaştığını doğru bir şekilde öğrenemiyoruz. Aslında her HIV+, bir AIDS hastası değil ve kişi AIDS olsa bile bu virüs dokunmak ya da sarılmak gibi etkileşimlerle bulaşan bir virüs değil...HIV virüsü taşıyıcısı Janne ve Yle Kioski, Helsinki'deki Onur Haftası (Gay Pride) sırasında bir video hazırlayarak farkındalık amaçlı bir proje hazırladılar.
Derdimiz büyük. Kimseye anlatamıyoruz. Anlatsak da dinlemiyorlar zaten. Kendi konuşma sıralarının gelmesini bekliyorlar sadece...Biz de bulutlara anlatmayı deniyoruz. Denizlere döküyoruz derdimizi. Oradan okyanuslara karışıyor, sığmıyor taşıyor. Evrende kocaman bir kanser hücresine dönüşüyor tüm dertler birikip. Kan kusturuyor Samanyolu'na, yine de iflah olmuyor.Biz de bu içerikte 'Okyanusları Taşıracak Dertleri Olsa da Kimseye Anlatamayan İnsanların Bildiği 18 Durumu ' anlatmaya çalıştık.Buyurunuz.
İngiltere'de üç ortaokul öğrencisinin, cinsel yolla bulaşan hastalık tespit edince renk değiştiren prezervatif projesi prezervatif şirketlerinin dikkatini çekti.14 yaşındaki Danyal Ali ve Şirak Şah ile 13 yaşındaki Muaz Navaz'ın 'S.T.Eye' adını verdikleri bu projeyle hafta başında okullarında ödül kazandı.Hâlâ konsept aşamasında olan fikir prezervatifin, cinsel yolla bulaşan hastalıklarda görülen antijen ya da bakterilerdeki proteinlerle reaksiyona girecek antikorlarla kaplanmasını temel alıyor.Danyal Ali, 'Cinsel yolla hastalık taşıyan kişinin vücut sıvısı lateksle temas edince, birbirine tutunan antijen ve antikorlar vasıtasıyla reaksiyon başlatacak. Bu da renk değişimiyle sonuçlanan bir antikor reaksiyonu oluşturacak' dedi.
Üzerine en çok tartışılan, çok fazla yanılgı bulunan konulardan birisi de nasıl su içmemiz gerektiğidir. Ayakta mı, yoksa oturarak mı su içilmeli? Gelin bu konuya hep beraber bakalım ve akıllardaki soruları cevaplayalım.
Caddebostan sahili, aslında Fenerbahçe'den Kartal'a uzanan bir rotaya sahip. Ama pedal kuvvetinize güvenmiyorsanız Kartal'a kadar dayanamama olasılığınızı düşünüp Caddebostan parkurunda dolanabilirsiniz. Sadece bisikletçilerin değil, koşu yapanların, kaykaycıların ve piknikçi gençlerin de gözdesi olan Caddebostan, cıvıl cıvıl görüntüsüyle size neşe verecek.
Hastalıkların tedavisinde çığır açan gelişme: Yapay organ işlevi gören çip! Bu çipler sayesinde hem daha önce çaresi olmayan bir çok hastalığa çare bulunacak, hem de kozmetik ve tıp alanlarında yapılan deneylerde artık hayvanlar kullanılmayacak.Harvard Üniversitesi Wyss Enstitüsü'nde geliştirilen çiplerin içine yerleştirilen canlı insan dokuları, ait oldukları organın işlevlerini görüyor. Örneğin çipin içine yerleştirilen bir akciğer dokusu, aynı nefes alıp veren bir insanın ciğeri gibi genleşip, daralıyor.Biliyorum imkansız gibi geliyor öyle değil mi? O zaman gelin, bu konuyu bir de ünlü araştırmacı-biyolog Geraldine Hamilton'dan dinleyelim...
Ölüm korkusu insanların büyük bölümünün ortak sorunu. Ancak bu korkunun beyinde yarattığı etki yakın zamana kadar bilinmiyordu. Bilimadamları korkunun beyinde yarattığı değişimi gözlemlemek için bir araya gelip ilgin araştırmaya imza attı.
Ağrısız, acısız ve hatta o çok korkulan hormonları da etkilemeyecek yeni bir gelişmeyi sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarız: Erkekler için doğum kontrol jeli!