Manchester United Haberleri

Manchester United ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Manchester United ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

2014'te Futbolun Zirvesine Kimler Çıkacak?
2014'de futbol dünyasının gözleri Brezilya'daki Dünya Kupası'nda olacak. Turnuvanın en başarılı ekibinin ev sahipliği yapacağı kupayı kimin kazanacağı herkesin aklındaki soru. Şampiyonlar Ligi de bu yıl oldukça çekişmeli olmaya aday. Dünyanın en gözde futbol liglerinden İngiliz Premier Ligi de kuruluşundan bu yana en çekişmeli sezonlardan birini yaşıyor. 2014'te bu turnuvalarda futbolun zirvesine hangi takımlar oturacak? BBC Sport'un futbol yazarı Phil McNulty 'nin değerlendirmesi şöyle: Dünya Kupası'nı kim kazanacak? Brezilya zıt duyguların dalgaları arasında bir inip bir çıkacak. Zarif futbol oynandığında tribünle coşacak, bu eksik olduğunda bunun yerini gürültülü bir hayal kırıklığı alacak. Brezilya Konfederasyon Kupası'nda zafere ulaştı. Ben hocaları Luiz Felipe Scolari liderliğinde Temmuz ayında Dünya Kupası'nı da kaldırmalarını bekliyorum. Sezon öncesinde Ferguson'un emekli olması ve Mourinho'nun Chelsea'ye dönüşü manşetlerdeydi. Bu manşetler yıllardır görülmeyen bir Premier Lig şampiyonluğu yarışı için perdeyi açtı. Manchester City'de de Manuel Pellegrini hocalığı Roberto Mancini'den devraldı. Manchester United'da Wayne Rooney'nin üstün formu devam eder ve menajer Moyes Robin van Persie'nin uzun bir süre sakatlanmamasını sağlayabilirse, United'ın şampiyonluk sayısını 21'e çıkarma şansını yok saymak akılsızlık olacaktır. Chelsea de zaman zaman tökezledi ama onlar da hala yarışın içinde. Dahası Jose Mourinho Premier Ligi kazanmak için ne gerektiğini bilen bir hoca. Liverpool'un, Luis Suarez'in parlaklığından esinlenen, çekici futbolu ve golleri, bazı destekçilerinin 1990 yılından bu yana ilk şampiyonluk hayalleri görmelerine yol açmıştır. Bu menajer Brendan Rodgers'ın çalışmalarına bir övgüdür ama gerçekçi düşünürsek ilk dörde girmeleri mükemmel bir başarı olarak kabul edilmelidir. Ki bu ulaşılabilecek bir hedef Liverpool için. Arsenal teknik direktörü Arsene Wenger şaşmaz inancı ile desteklediği bir kadronun nihayet meyvelerini toplayacak gibi görünüyor. Sadece saf ilkeleri nedeniyle değil ama oyunun pek çok gözlemcisi arasında popüler birisi olduğu için, 2005 Federasyon Kupası'ndan bu yan hiç bir şey kazanamamış olan Wenger liderliğindeki Arsenal'in bu yılı şampiyon bitirmesinden mutluluk duyacağız . Ligi kazanan bu takımlardan biri olacak. Premier Lig dörtlüsü Şampiyonlar Ligi'nde son 16'ya kaldı. Ancak Manchester City, Arsenal, Chelsea ve Manchester United'dan birini kupayı kaldırırken görmek hala zor. City ve Arsenal son 16'da, sırasıyla Barcelona ve Bayern Münih'le karşılaşacak. Pellegrini'nin takımı Katalanlar için gerçek bir tehdit. Ama Arsenal grubu ikinci bitirmenin faturasını ağır ödeyebilir. City'nin Münih'te kazanmış olması onları Şampiyonlar Ligi'nde sürpriz ekip olabileceklerinin işareti. Ama gerçekçiler kupanın Bayern Münih, Real Madrid veya Barcelona'dan birine gitmesini daha muhtemel görecektir. Ve Allianz Arena'da hoca Pep Guardiola olduğu için, ben Bayern'in geçen sezon Wembley'de Dortmund'a karşı kazandıkları kupayı, 2014'te de koruyacağı kanısındayım.
Yeni Messi Kim Olacak? İşte UEFA'nın Adayları
UEFA, Avrupa'da gösterdiği performansla umut vaat eden geleceğin 'Messi'leri olarak lanse edilen genç yeteneklere yer verdi. UEFA, Avrupa'da gösterdiği performansla umut vaat eden geleceğin 'Messi'leri olarak lanse edilen genç yeteneklere yer verdi. UEFA'nın internet sitesinde yer alan haberde, ülkesinde genç yaşta oynadığı futbolla öne çıkan, yıldız olma potansiyeline sahip ve benzer fiziksel özellikleriyle ülkesinde 'Yeni Messi' olarak gösterilen futbolcular tanıtıldı. Messi'nin tahtının adayları Bayern Münih'in genç yıldızı Arnavut asıllı İsviçreli Xherdan Shaqiri, yeşil sahaların yükselen değerleri arasında gösteriliyor. Arnavutluk'ta 'Genç Messi' olarak çağrıldığını söyleyen Shaqiri, İsviçre Milli Takımı'nda oynamayı seçerek doğduğu ülkede gözden düştü. Shaqiri, henüz 22 yaşında olmasına rağmen oynadığı futbolla Alman temsilcisinde her geçen gün performansını artırıyor. Hatırlanacağı üzere Galatasaray, Fatih Terim döneminde Shaqiri'yi çok istemiş ancak alamamıştı. Aile kökenleri Kosova ve Arnavutluk'a dayanan Belçika doğumlu ve futbol hayatını Manchester United'ta devam eden 18 yaşındaki Adnan Januzaj da geleceğin en önemli yıldız adayları arasında yer alıyor. Bu sezon Manchester United'ta sürekli forma şansı bulmaya başlayan genç yetenek, 'Kırmızı Şeytanlar'ın geleceği olarak gösteriliyor. Borussia Dortmund'dan Bayern Münih'e geçen sezon 37 milyon avro bonservis bedeliyle geçerek Bunsdesliga tarihinin en pahalı transferleri arasına giren Mario Götze de çabukluğu, oyun zekası ve fiziksel özellikleriyle Barcelona'nın gol makinası Lionel Messi'ye benzetiliyor. Bu durama karşı çıkan Götze, 'Almanya'nın Cristiano Ronaldo'su' olarak anılmayı tercih ettiğini belirtiyor. Napoli'nin 22 yaşındaki forveti 'Messi dell'Adriatico' lakaplı Lorenzo Insigne, 2011-12 sezonunda Pescara Calcio formasıyla attığı 18 golle takımının Serie A'ya çıkmasında önemli rol oynayarak dikkati çekmişti. 22 yaşındaki 1,63 boyundaki Insigne, Messi'ye ilişkin 'O olağanüstü, Diego Maradona gibi. Bir gün Maradona gibi Napoli'nin efsaneleri arasına girmek istiyorum' ifadesini kullanıyor. Rumen oyuncu Gabriel Torje de Messi gibi 1,67 metre boyunda. Erken yaşta gösterdiği performansla ön plana çıkan Torje, Politehnica Timişoara kulübünde 16, Dinamo Bükreş'te 18 yaşında forma giymeye başladı. Ardından Udinese'nin kadrosuna kattığı 24 yaşındaki oyuncu, milli takımda sürekli yer bulurken, şu an kiralık olarak Espanyol forması giyiyor. Sağbek Messi Bulgaristan'ın Slavia Sofia takımında forma giyen sağ bek mevkisinde oynayan Radoslav Dimitrov, yetenekleriyle olmasa da fiziksel özellikleri nedeniyle Arjantinli yıldıza benzetilenlerden. Messi'nin futbola başladığı yıllarda saçının uzun olduğunu belirten Dimitrov, 'O dönem benim de saçım uzun olduğu için takım arkadaşlarımdan birisi bana Messi lakabını taktı ve öyle çağrılmaya başlandım' diyor. Bulgaristan Milli Takımı'nda da görev alan 25 yaşındaki Denisov, bugünkü kısa saç tıraşıyla Arjantinli meslektaşından farklı gözüküyor. Yunan oyuncu Giannis Fetfatzidis de tıpkı Arjantinli yıldız gibi ergenlik yaşlarında hormon tedavisi görerek boyu uzatılan yeteneklerden. Hücuma yönelik orta saha olarak görev yapan 23 yaşındaki oyuncu, 'Messi'ye benzetilmek istemiyorum, o çok farklı' değerlendirmesinde bulunuyor. Sezon başında İtalyan temsilcisi Genoa'ya transfer edilen Fetfatzidis, şimdiden takım önemli oyuncuları arasına girmeyi başardı. İskoç takımlarından Dundee United'in henüz 18 yaşındaki oyuncusu Ryan Gauld, şimdiden transferin gözde isimleri arasına girmiş durumda. Bu sezon 21 maçta 5 gol ve 7 asistle oynayan Gauld'un hayalini ise İspanya'da futbol oynamak süslüyor. İspanya'da futbol hayatına devam etmek isteyen bir diğer oyuncu ise Makedonya'da 2008-2009 sezonunda henüz 17 yaşında futbol otoritelerinin dikkatini çeken Ivan Nastevski. Bu sezon Yunanistan temsilcisi Ethnikos Gazaros'a geçen Nastevski, hayallerine ulaşmak için çok çalıştığını vurguluyor. Çek Cumhuriyeti'nde EURO 2012 elemelerinde ilk golünü atan Freiburglu Vaclav Pilav ise Messi'ye benzetilmekten gurur duyuyor. Kısa boylu olması nedeniyle Arjantinli oyuncunun lakabıyla çağrıldığını söyleyen 25 yaşındaki Pilav, 'Gerçekte tek Messi olsa da, adıyla çağrılmak hoşuma gidiyor' şeklinde konuşuyor.Eurosport
Mesut İçin Ağır Sözler! 'Bergkamp Zannettik...'
İngiltere Premier Ligi ekiplerinden Arsenal'in yıldızı Mesut Özil, son maçlardaki düşük performansıyla hayal kırıklığı yaratıyor. Ligde forma giydiği ilk 13 karşılaşmada 4 gol ve 8 asistle Arsenal'in liderliğe uzanmasında önemli rol üstlenen ve tüm futbolseverlerin beğenisini kazanan Özil, çıktığı son 10 karşılaşmada ise sadece bir asist üreterek takımının liderlik koltuğunu Chelsea'ye kaptırmasına engel olamadı. Özil'in ligde ilk yarıda gösterdiği performansı tekrarlayamamasının nedenleri arasında birçok farklı yorum yapılıyor. Bazı basın organları, yıldız ismin oynadığı önceki kulüplerde devre arasında dinlendiğini ve bu nedenle Premier Lig'in aralıksız yoğun maç trafiğini kaldıramadığını iddia ediyor. Real Madrid formasıyla La Liga'da oynayan Özil'in daha fiziksel ve güce dayalı futbolun oynandığı Premier Lig'de teknik özelliklerini sergileyemediği ve rakip takım oyuncuları karşısında yeteneklerini göstermekte zorlanması da performansının düşmesinde etkili nedenler olarak sıralanıyor. Islıklı protesto Arsenal'in Manchester City ile 0-0 berabere kaldığı son maçta da etkisiz futbolunu sürdüren Türk asıllı Alman oyuncu, ilk kez tribünlerin ıslıklı protestosuna maruz kaldı. Maçın ardından Arsenal'in resmi televizyon kanalına konuşan taraftarlardan bazıları, Özil'in maçlara yedek soyundurulması ve yerine Alman oyuncu Lucas Podolski'nin monte edilmesi gerektiğini savunuyor. 'Bergkamp zannettik Arshavin çıktı' Ada basınından Metro gazetesi Özil'in Arsenal'deki ilk maçlarda sergilediği üstün performans nedeniyle kulübün efsane ismi Dennis Bergkamp'a benzetildiğini hatırlatırken, son maçlardaki kötü futbolunun ardından 'yeni Andrey Arshavin olma yolunda ilerlediği' değerlendirmesinde bulunuyor. Sezon başında Real Madrid'ten 50 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Arsenal'in yolunu tutan Özil'e getirilen en önemli eleştiriler arasında skorer yönden zayıf kalması gösteriliyor. Takımın geriye düştüğü karşılaşmalarda gol yollarında etkisiz olduğu, Alman oyuncunun 'öldürücü ara paslarını' değerlendirecek oyuncuların sayısının azlığı nedeniyle daha çok şut çekmeye yönelmesi gerektiğinden bahsediliyor. 'Sorumluluk ağır geldi' Independent gazetesi ise Arsenal'in Liverpool karşısında aldığı 5-1'lik tarihi hezimet ve sahasında Manchester United'la golsüz berabere kalmasının ardından Premier Lig'in en değerli oyuncusu olarak gösterilen 25 yaşındaki oyuncunun bu 'sorumlulukla başa çıkamadığını' ileri sürüyor. Mental ve fiziksel yönden yıpranan Özil'in acilen dinlendirilmesi gerektiği ve fiziksel yönden güçlenerek sahadaki yerini alması gerektiği vurgulanıyor. Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger ise tüm eleştirilere rağmen oyuncusunun arkasında durmaya devam ediyor. Özil'in fiziksel yönden zorlandığını kabul eden Fransız teknik adam, 'Premier Lig'in temposuna ayak uydurabilecek fiziksel seviyeye çıkmak için çok çalışıyor ve benim için hala olağanüstü bir oyuncu' şeklinde konuşuyor. Oyuncusunun fiziksel açıdan güçlenmek için fitness salonundan çıkmadığını ve çok çaba sarf ettiğinin altının çizen Wenger, Özil'in üzerinde baskı kurulmaması gerektiğini ve bu tür form düşüklüklerinin her futbolcunun başına gelebileceğini belirtiyor.'Yüksek tekniğiyle her zaman fark yaratabilir' ABD merkezli spor sitesi Bleacher Report, Alman oyuncunun defansif yönden kendini geliştirememesi ve takımın ritmini yavaşlatmasına rağmen her zaman özel bir oyuncu olduğunu, yüksek tekniğiyle ada futbolunda her zaman fark yaratabileceğini dile getiriyor. Özil'in performansı, İspanyol basınında da tartışılıyor. Ülkenin önde gelen spor gazetelerinden 'Marca', Mesut'un topsuz oyunda çok etkisiz kaldığını ve İngiltere'de bu durumun daha fazla göze battığına dikkati çekiyor.Skorer
G.Saray'ın Chelsea Karşısındaki 5 Büyük Kozu
Galatasaray her zaman için iç sahada güçlü bir takım oldu. Özellikle Mancini dönemindeki istikrar ise oldukça dikkat çekiyor.Cimbom, İtalyan çalıştırıcı yönetiminde 8 Süper Lig, 2 Şampiyonlar Ligi ve 5 Türkiye Kupası maçının 4'ünden zaferle ayrıldı. Mancini şu ana kadar iç sahada yenilmezken sadece kupada Antalyaspor'a karşı beraberlik yaşadı.Üstelik taraftarın takıma kattığı büyük güç ve 'cehennem' sıfatını da kesinlikle unutmamak gerekli.
Karizmayı Tavan Yaptıran 5 Gol Sevinci
Gol ne kadar güzel olursa olsun, onu muhteşem kılan şey ardından sergilenen hareketler bütünüdür. İşte yaşadıkları sevinçler ile attığı gollerin güzelliğini gölgede bırakan 5 futbolcu.FourFourTwo
Dünyanın En Pahalı 10 Forması
Real Madrid takımı forma sponsoru Adidas'tan yıllık 38,2 milyon Euro, göğüs reklamı aldığı Fly Emirates yıllık 28,6 milyon Euro alıyor. Takımın toplam yıllık sponsor geliri 66,8 milyon Euro.Kaynak
Kupa Canavarı Teknik Direktörler
Büyük lig şampiyonluğu: 4Yerel kupalar: 2Avrupa şampiyonluğu: 2Diğer kupalar: 9Kazandığı toplam kupa sayısı: 17Kupa kazandırdığı takımlar: Barcelona, Bayern Münih
Chelsea-Arsenal Maçında Skandal!
Premier Lig'in 31. hafta maçında Chelsea, evinde Arsenal'i konuk etti. İlk yarısı Chelsea'nin 4-0 üstünlüğüyle biten maça hakemin skandal kararı damga vurdu. Karşılaşmanın hakemi Andre Marriner, 15. dakikada Arsenal'li Chamberlain'in topu kale çizgisinden eliyle çıkardığı pozisyonun ardından penaltı noktasını gösterdi. Marriner, bu pozisyonun ardından kırmızı kartını Chamberlain'in yerine Gibbs'e gösterdi. Kartın ardından şaşkına dönen Gibbs, hakeme itirazlarda bulundu. Chamberlain de hakeme penaltıyı kendisinin yaptığını söyledi. Arsenal Teknik Direktörü Arsene Wenger de 4. hakemle uzun süre konuştu fakat karar yine değişmedi. milliyet.com.tr
Ricardo Quaresma Küllerinden Doğuyor
Portekiz futbolunun önemli isimlerinden olup bir dönem Beşiktaş fomasını da giyen Ricardo Quaresma, bu sezon Porto’da gösterdiği performansla yeniden eski günlerine döneceğinin sinyalini verdi Quaresma, zor günler geçiren Portekiz temsilcisinin UEFA Avrupa Ligi’nde Napoli’yi eleyerek çeyrek finale kalmasında önemli pay sahibi oldu Üç sezon Beşiktaş formasını giyen, Portekiz futbolunun yıldız simalarından Ricardo Quaresma, yeniden geri döndüğü Porto formasıyla ikinci baharını yaşıyor. Dünyanın en yetenekli oyuncuları arasında gösterilmesine rağmen görev aldığı kulüplerde tutunamayarak sürekli takım değiştirmesi, takım oyununa uyum sağlamada zorluk çekmesi ve istikrarlı bir performans sergileyememesi gibi nedenlerle sürekli eleştiri oklarına hedef alan Quaresma, Porto ile yeniden eski günlerine dönme sinyali veriyor. Futbol literatürüne “trivela” vuruşunu sokan, estetik futbolu ve göze hoş gelen çalımlarıyla popülaritesini her zaman korumayı başaran Quaresma, bu sezon oynadığı futbolla çıkışa geçti. Portekiz temsilcisinde çıktığı 16 maçta 11 gol ve 2 asist üreten yıldız oyuncu, bu sezon aldığı istikrarsız sonuçlar nedeniyle teknik direktör değişikliğine giden takımının yeniden atağa geçmesinde önemli rol üstleniyor. Son olarak UEFA Avrupa Ligi’nde Porto’nun deplasmanda Napoli ile 2-2 berabere kalarak adını çeyrek finale yazdırdığı maçta attığı estetik golle dikkati çeken 30 yaşındaki oyuncunun bu performansını devam ettirmesi halinde Brezilya’da düzenlenecek Dünya Kupası’nda takımdaki yerini alması bekleniyor. “Oz Büyücüsü” dönemi Futbol hayatına 10 yaşında Sporting Lizbon altyapısında başlayan Quaresma, üstün tekniği ve yeteneğiyle kısa sürede parladı. A Takım’daki ilk profesyonel maçına Porto karşısında 17 yaşında çıkan oyuncu, performansıyla kısa sürede tribünlerin sevgilisi haline gelerek “Oz Büyücüsü” lakabını aldı. O dönem Sporting Lizbon’u çalıştıran Laszlo Boloni tarafından sürekli ilk 11′de oynatılan Quaresma, kendisiyle aynı dönemde futbol dünyasına adım atan Portekiz’in dünyaca ünlü oyuncusu Cristiano Ronaldo’yu yedek bırakarak adından sürekli söz ettirmeye başladı. Sporting Lizbon’un 2001-2002 sezonunu şampiyonluk dahil çift kupayla kapatmasında kilit rol üstlenen Quresma’nın Avrupa takımlarının dikkatini çekmesi zor olmadı. Quaresma 6 milyon avro ve Fabio Rochemback’ın kiralanması karşılığında Barcelona’nın yolunu tutarken, takımın diğer yıldız Cristiano Ronaldo’da eski efsane teknik direktör Alex Ferguson’un dikkatini çekerek Manchester United’a transfer oldu. Rijkaard’la anlaşamadı Katalan temsilcisindeki ilk sezonunda 10′u ilk 11′de olmak üzere 21 kez forma giyen Portekizli yıldız geçirdiği sakatlığın ardından gözden düşerken, o dönem Barcelona’yı çalıştıran Frank Rijkaard ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından “Rijkaard’ın olduğu yerde ben oynamam” diyerek kulüpten ayrılmak istediğini açıkladı. “Barça”, 15 milyon avro ve Quaresma’nın bonservisini 2004 yazında Porto’ya vererek karşılığında Deco’yu kadrosuna katarken, Portekiz temsilcisinde takım oyununa uyum sağlayamaması ve uygun durumdaki arkadaşlarına pas vermemesi nedeniyle medya tarafından başlarda sık sık eleştirilen Portekizli kanat oyuncusu, ilk yılının ardından kendini göstererek takımın lideri oldu ve önemli başarılara imza attı. Porto’da kendini buldu Porto ile çıktığı 112 maçta 32 gol kaydeden ve bu dönemde Portekiz’de iki kez yılın futbolcusu seçilen Quaresma, üstün performansıyla bu sefer İtalyan kulübü Inter’in dikkatini çekti. Milano ekibine 25 milyon avro ve Portekizli futbolcu Pele karşılığında transfer edilen yıldız futbolcu, İtalya’da “Portekiz’in Pele’si” olarak medyaya tanıtıldı. Barcelona gibi İtalya’da da dikiş tutturamayan ve sadece 24 maça çıkan Portekizli, vatandaşı Jose Mourinho’nun gözüne giremeyince Chelsea’ye kiralandı. İngiliz kulübünde 6 ay kiralık olarak forma giyen milli oyuncu, burada sadece 179 dakika sahada kalabilirken, kontrat süresi bitince yeniden Inter’in yolunu tuttu. Jose Mourinho’nun son bir şans verdiği futbolcuya kulübün efsane oyuncularından emekliye ayrılan Luis Figo’nun 7 numaralı forması emanet edildi. Buna karşın işler yine istenildiği gibi gitmedi ve Quaresma, Inter formasıyla kariyerinde sadece 1 kez gol sevinci yaşayabildi. “Q7″, Beşiktaş’ta Yıldız oyuncu, uzun pazarlıklar sonucunda 7,3 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Beşiktaş’ın yolunu tutarken, 7 numaralı formasıyla taraftarların kısa sürede sevgilisi haline geldi ve kendisine Cristiano Ronaldo’nun “CR7″ takma adından esinlenerek “Q7″ lakabı verildi. Siyah-beyazlılarda ilk sezonunda 39 maçta 11 gol ve 16 asistlik performansıyla öne çıkan “Q7″, bireysel oyunu, dönemin teknik direktörü Carlos Carvalhal ile yaşadığı tartışma ve disiplinsizliği nedeniyle zamanla yeniden gözden düştü. Portekizli oyuncunun takımda en yüksek ücreti kazanan oyuncu olması, Beşiktaş’ta yaşanan ekonomik kriz ve ardından Fikret Orman’ın başkanlığa seçilmesi ile sorun haline dönüştü. Sözleşmesinde kazandığı miktardan kulübün beklentileri ölçüsünde indirime gitmeyen Quaresma’nın kontratı yeni yönetim tarafından feshedildi. Böylece Beşiktaş’ta oynadığı 3 sezonda çıktığı 73 karşılaşmada 18 gol ve 27 asist üreten Portekizli yıldızın İstanbul macerası 2012′de son bulmuş oldu. Küllerinden yeniden doğuyor Avrupa’da gittiği hiç bir kulüpte dikiş tutturamayan Ricardo Quresma’nın yolu, bu sefer Birleşik Arap Emirlikleri’nin Al Ahli takımı ile kesişti. Burada sadece 4 ay oynayan Quaresma, bir süre futbola ara vermesinin ardından yıldızının parladığı Porto’ya 10 bin taraftarın katıldığı bir törenle yeniden geri döndü. Portekiz basını tarafından senelik sadece 600 bin avro ve ekstra primler karşılığında imza attığı iddia edilen Quaresma, ligde 3. sıraya kadar gerileyen ve Avrupa’da zor günler yaşayan eski kulübünün çıkışa geçmesinde başrolü oynuyor.