Lizbon Haberleri

Lizbon ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Lizbon ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Real Madrid, Barcelona ve Manchester City Ve...
Real Madrid, Barcelona ve Manchester City gibi Avrupa’nın önde gelen kulüplerinin üst sıralarda bulunduğu listede, 3 golün üzerine çıkmayı başaran Olympiakos ve Moldova temsilcisi Sheriff ilk iki sırada yer aldı. Yunanistan Birinci Futbol Ligi’nin en fazla şampiyon olan takımı Olympiakos, Avrupa’da devre aralarına kadar geçen periyotta sezonun en yüksek gol ortalamasını yakalamayı başardı. Ligde 17 haftalık ilk devre sonunda rakip filelere 53 gol gönderen Olympiakos takımı, bu karşılaşmalarda kalesinde 6 gol görürken maç başına 0,35 ortalamayla en az gol yiyen takım unvanına da sahip. İlk devreyi 16 galibiyet ve 1 beraberlikle namağlup tamamlayarak 49 puan toplayan Olympiakos, en yakın rakibi PAOK’un 10 puan önünde ligin zirvesinde yer alıyor. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde ise 6 maçta 10 gol atan Yunan temsilcisi, 10 puan topladı ve grubunu ikinci bitirerek bir üst tura çıkmayı başardı. Fenerbahçe listenin 10. sırasında Spor Toto Süper Lig’de yoluna doludizgin devam eden Fenerbahçe, ilk devre sonunda maç başına 2,52′lik ortalamayla Avrupa’nın en golcü takımları listesinde 10. sırada bulunuyor. Sarı-lacivertliler 7. haftada sahasında oynadığı Trabzonspor karşılaşması dışında ligde bu sezon hiçbir maçı boş geçmezken, rakip filelere 43 gol göndermeyi başardı. Süper Lig’de 17. haftanın sonunda 13 galibiyet ve 2 beraberlikle 41 puana ulaşan Fenerbahçe, Galatasaray’ın 8 puan önünde zirvede yer alıyor. Sheriff liginde söz sahibi Moldova Birinci Futbol Ligi’nde son 13 yılda 12 şampiyonluk yaşayan Sheriff, bu sezon da iddiasını sürdürüyor. Ligde 19 hafta geride kalırken, rakip filelere 58 gol gönderen Sheriff, maç başına 3,05 gol ortalamasıyla en golcüler listesinde ikinci sırada bulunuyor. Sheriff 16 galibiyet elde ettiği ligde 50 puan toplarken, en yakın rakibi Tiraspol’ün 11 puan önünde zirvedeki yerini koruyor. UEFA Avrupa Ligi’nde ise 6 maçta 5 gol atabilen Sheriff, 6 puanda kalarak grubunu üçüncü tamamladı ve elenmekten kurtulamadı. Salzburg fırtına gibi esiyor Avusturya Birinci Futbol Ligi’nde başarılı bir grafik çizen Salzburg, 20 hafta sonunda maç başına tutturduğu 2,9′luk gol ortalamasıyla Avrupa liglerinin en golcü takımlarından biri oldu. Salzburg, ligde aldığı 14 galibiyet ve topladığı 46 puanla, Grödig’in 11 puan önünde şampiyonluğun en büyük adayı durumunda. UEFA Avrupa Ligi’nde de başarılı performansını sürdüren ve grupta birinci olarak tur atlayan Salzburg, 6′da 6 yaparak 18 puan toplarken, bu maçlarda rakip fileleri 15 kez havalandırdı. Devler gol bulmakta zorlanmıyor Avrupa’nın üst düzey liglerinden en golcüler listesine ilk sıralardan giriş yapan takımlar İspanyol devleri Real Madrid ve Barcelona oldu. İspanya Birinci Futbol Ligi’nde (La Liga) bu sezon 49′ar gol kaydeden lig lideri Barcelona ve üçüncüsü Real Madrid, 17 hafta geride kalırken maç başına 2,88′lik gol ortalaması yakaladı. İspanyol devlerinin ardından İngiltere Premier Lig’de başarılı bir performans sergileyen ve ilk devreyi ikinci sırada bitiren Manchester City, rakip filelere gönderdiği 54 gol ve 2,84′lük ortalamasıyla listenin üst sıralarında kendisine yer buldu. Sezonun üst düzey performans gösteren bir başka takımı Atletico Madrid, Barcelona ve Real Madrid gibi iddialı rakiplerine ayak uydurmayı başardı. Milli futbolcu Arda Turan’ın forma giydiği Atletico Madrid, averajla ikinci sırada yer aldığı İspanya Ligi’nin en az gol yiyen takımı olmasının yanında, kaydettiği 46 golle maç başına 2,70′lik ortalama tutturdu. Bundesliga lideri Bayern Münih ise ligde çıktığı 16 maçta kaydettiği 42 gol ve yakaladığı 2,62′lik ortalamayla rakiplerini takip etti. Şampiyonlar Ligi’nde de gol yollarında zorlanmıyorlar Liglerinde yüksek gol ortalamasıyla oynayan Barcelona, Real Madrid, Atletico Madrid, Manchester City ve Bayern Münih, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de gol bulmakta zorlanmıyor. Real Madrid’in 20 golle rakip filelere en fazla gol gönderen takım olduğu Şampiyonlar Ligi’nde, grup maçları sonunda Manchester City 18, Bayern Münih 17, Barcelona 16, Atletico Madrid ise 15 gol kaydetti. Avrupa liglerinde en yüksek gol ortalamalarına sahip takımlar şu şekilde: Takım Lig Ortalama 1- Olympiakos Yunanistan 3,11 2- Sheriff Moldova 3,05 3- Salzburg Avusturya 2,9 4- Barcelona İspanya 2,88 Real Madrid İspanya 2,88 5- Manchester City İngiltere 2,84 6- The New Saints Galler 2,77 7- Atletico Madrid İspanya 2,70 8- Bayern Münih Almanya 2,62 9- Sparta Prag Çek Cumhuriyeti 2,56 10- Fenerbahçe Türkiye 2,52 11- Shakhtar Ukrayna 2,5 12- Trencin Slovakya 2,47 13- Debreceni Macaristan 2,41 14- Astra Romanya 2,36 15- Sporting Lizbon Portekiz 2,35 16- Litex Lovech Bulgaristan 2,34 17- Heerenveen Hollanda 2,33 Vitesse Hollanda 2,33 Dinamo Tiflis Gürcistan 2,33 18- Liverpool İngiltere 2,31 Paris Saint-Germain Fransa 2,31 Turnovo Makedonya 2,31 19- Juventus İtalya 2,29 20- Ajax Hollanda 2,27 Twente Hollanda 2,27 Portadown Kuzey İrlanda 2,27
İşte Eusebio'nun Kariyeri
Kalp yetmezliği nedeniyle 71 yaşında hayata veda eden Eusebio, ardında başarılarla dolu bir kariyer bıraktı.Bir futbol yıldızı haline geldiği Benfica’nın Luz Stadyumu önünde heykeli bulunan Eusebio da Silva Ferreira, dünya futbolunda iz bırakan isimlerden biri olarak hayata gözlerini yumdu. Mozambik asıllı Portekizli futbolcu, 15 yıl giydiği Benfica formasıyla birçok başarıya imza atarken, İngiltere’deki 1966 Dünya Kupası’nda sergilediği performansla unutulmazlar arasına girdi. MOZAMBİK’TE BAŞLAYAN BİR FUTBOL YAŞAMI Eusebio, Mozambik’in Maptuto şehrinde Laurindo Antonio da Silva Ferreira isimli Angolalı demiryolları işçisi bir baba ve Elisa Anissabeni isimli Mozambikli bir annenin oğlu olarak 25 Ocak 1942 tarihinde dünyaya geldi. Ailesinin dördüncü çocuğu olan Eusebio, 8 yaşındayken babasını tetanozdan kaybetti. Babasını kaybettikten sonra annesi tarafından yetiştirilen minik Eusebio, futbola ilk adımını Benfica’nın Mozambik’teki pilot takımı Grupo Desportivo de Lourenco de Marques’de atmak istedi. Ancak burada kendisini ispatlama şansı dahi verilmeyen Eusebio takıma kabul edilmedi. Mozambik’te aynı zamanda taraftarı olduğu takıma kabul edilmeyen Eusebio, futbolculuk kariyerine Sporting Clube de Lourenco Marques’de başladı. 15 yaşındayken Juventus yetkilileri tarafından potansiyeli görülen Eusebio’nun, annesi izin vermeyince İtalyan takımına transferi gerçekleşmiyordu. İtalya’ya anne vizesi alamadığı için gidemeyen ve Mozambik’te kalan Eusebio, 2 yıl boyunca kulübünün genç takımında forma giydikten sonra yükseldiği A Takım’da şampiyonluk yaşamayı başardı. BAŞARILARLA DOLU BENFICA YILLARI 1960 yılında bu kez eski bir Brezilyalı futbolcu Jose Carlos Bauer’in dikkatini çeken Eusebio, Bauer tarafından önce eski takımı Sao Paulo’ya öneriliyor ancak buraya kabul edilmeyince 136 bin avro karşılığında efsane haline geleceği Benfica’ya transfer oluyordu. Transfer süresinde Benfica’nın en büyük rakiplerinden Sporting’in kendisini kaçırmasından korkan Eusebio, bir dönem Portekiz’den ayrılmayı düşünse de annesi tarafından kalmaya ikna ediliyor ve “Kartallar” ile 19 yaşında resmi sözleşmeyi imzalıyordu. Benfica formasıyla Atletico Clube de Portugal ile bir hazırlık maçında ilk karşılaşmasına çıkan Eusebio’nun, 4-2 galip gelinen maçta sergilediği performans ve yaptığı hat-trick kazanılacak büyük başarıların bir habercisi gibiydi. Ertesi yıl 20 yaşındayken dünya futbolunda adını duyurmaya başlayan Eusebio, 1961-1962 sezonunda takımının 3. tamamladığı lig mücadelesini 12 golle tamamladı. Ancak Vitoria Setubal’e karşı kazanılan Portekiz Kupası finalinde 2 gol kaydederek başarıda önemli rol oynadı. Portekizli futbolcu aynı sezon 1962 yılında Alfredo di Stefano’nun önderlik ettiği Real Madrid’e karşı oynanan Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde 2 gol atarak, takımının 5-3′lük galibiyetle kupayı müzesine götürmesinde etkili oldu. “Kara Panter” aynı zamanda Paris’te düzenlenen özel bir turnuvada o yıllarda fırtına gibi esmeye devam eden Pele ile karşı karşıya geldi. Eusebio, Pele’nin takımı Santos’a karşı sonradan oyuna dahil olduğu turnuva finalinde 3 gol atmasına rağmen takımının 6-3′lük mağlubiyetine engel olamıyordu. Eusebio 1963, 1965 ve 1968 yıllarında Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası finalinde kaybeden Benfica takımının da bir parçasıydı. Kariyerinde ulaşılmadık başarı bırakmadığı Benfica formasıyla 15 yıl geçiren Eusebio, takımıyla son maçına 18 Haziran 1975′te çıktıktan sonra 33 yaşında futbol yaşamını Amerika kıtasında sürdürmeye başladı. BENFICA SONRASI YILLAR Eusebio, Benfica’dan ayrıldıktan sonra futbol kariyerine Amerika kıtasında devam etti. Amerikan Ulusal Futbol Ligi’nde Boston Minutemen’de geçirdiği kısa bir dönemin ardından aynı sezon Meksika Ligi takımlarından Monterrey’e transfer olan Eusebio, ilk Amerika kıtası macerasına lig şampiyonluğu yaşadığı Toronto Metros-Croatia’da son verdi. Bir yıl süren Amerika kariyerinin ardından ülkesine dönen “Kara Panter”, Beira-Mar’da forma giydikten sonra sakatlıkların peşini bırakmayacağı Las Vegas Quicksilvers ile bir kez daha Amerika serüvenine yelken açtı. Portekizli yıldız Las Vegas’ta sakatlıklarla boğuştuğu bir sezonun ardından Portekiz İkinci Futbol Ligi ekiplerinden Uniao de Tomar’da top koşturdu. Dizindeki sakatlığa rağmen futbol oynamaya devam eden Eusebio, kariyerini 1979 yılında 37 yaşındayken Amerika İkinci Futbol Ligi’nde New Jersey Americans’da sonlandırdı. MİLLİ TAKIM KARİYERİ Eusebio, 1961 yılının ekim ayında, ilk milli maçına 1962 Dünya Kupası Elemeleri’nde Lüksemburg karşısında çıktı. Portekiz, Eusebio’nun bir gol kaydettiği maçta Lüksemburg’a 4-2 kaybetmekten kurtulamadı. “Kara Panter” İngiltere’deki 1966 Dünya Kupası ile dünya futbolu sahnesinde adından söz ettirmeye başladı. Eusebio, Portekiz formasıyla elemelerde 7 gol kaydederek ülkesinin İngiltere biletini cebine koymasında önemli rol oynadı. Portekizli yıldız futbolcu elemelerde attığı 7 golün 4′ünü Türkiye karşısında kaydetti. Lizbon’da oynanan ve Portekiz’in 5-1 kazandığı mücadelede 3 gol kaydeden Eusebio, Ankara’da oynanan diğer karşılaşmada ise takımına 1-0′lık galibiyeti getiren golü atmayı başarmıştı. 1966 DÜNYA KUPASI’NDA EUSEBIO İngiltere’nin ev sahipliğinde düzenlenen 1966 Dünya Kupası, Eusebio’nun ismini tüm dünyaya ezberlettiği turnuva oldu. Eusebio’lu Portekiz, grupta ilk maçta Macaristan’ı 3-1 mağlup ederken, “Kara Panter” Bulgaristan’a karşı kazanılan 3-0′lık maçta takımının 2. golüne imza atıyordu. Portekiz, Eusebio’nun 2 gol kaydettiği ve Brezilya’yı 3-1 mağlup ettikleri gruptaki üçüncü maçta, son şampiyonun kupaya erken veda etmesine yol açtı. Çeyrek finalde Kuzey Kore karşısında 3-0 geriye düşen Portekiz’de geri dönüşün mimarı Eusebio, attığı 4 golle ülkesini 5-3′lük galibiyetle yarı finale taşıdı. Eusebio, 1966′da zafere ulaşan ev sahibi İngiltere’ye yarı finalde 2-1 kaybeden Portekiz’de tek gole penaltı vuruşundan imzasını attı. Yıldız futbolcu, Sovyetler Birliği’ne karşı 2-1 kazanılan üçüncülük maçında ise attığı tek golle Dünya Kupası’ndaki 9. golünü kaydediyordu. İngiltere’deki Dünya Kupası’nda 9 golle gol krallığına ulaşan Eusebio, “1966 Dünya Kupası kariyerimdeki en yüksek noktaydı. Yarı finalde kaybetmiş olabiliriz ama Portekiz futbolu kazandı” diyerek turnuvayla ilgili duygularını dile getiriyordu. Eusebio, 1970 ve 1974 yıllarında Portekiz ile elemelerde mücadele etmesine rağmen bir daha Dünya Kupası’nda sahne alamadı. Portekiz ile son maçına 19 Ekim 1973 tarihinde Bulgaristan karşısında 2-2 sona eren karşılaşmada çıkan “Kara Panter”, ülkesinin formasıyla mücadele ettiği 64 maçta kaydettiği 41 golle milli takımlar sahnesinden çekiliyordu. KİŞİSEL BAŞARILARI Eusebio 1965 yılında Avrupa’da yılın futbolcusu ödülüne layık görüldü. 1962 ve 1966 yıllarında ise oylamada ikinci sırayı aldı. “Kara Panter” 1968 ve 1973 senelerinde Altın Ayakkabı ödülünün sahibi olurken, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda 1965, 1966 ve 1968 yıllarında gol krallığı yaşadı. 15 sene içinde Benfica’nın 11 lig şampiyonluğu, 5 Portekiz Kupası kazanmasında büyük rol oynayan Eusebio, bu yıllar içerisinde 9 kez gol krallığı yaşadı. Eusebio kariyeri boyunca çıktığı 745 maçta, 733 gol kaydetme başarısı gösterdi.
Dünya Üzerindeki En İlginç 10 Yapı
Seyahatlerin, tatillerin bir amacı da daha önce görmediğiniz yerleri görmektir. Bir yeri ilk kez gördüğünüzde sizde nasıl duygular uyandıracağını bilemezsiniz; olumlu ya da olumsuz bir sürprizle karşılaşmanız her zaman olası… Bunun üstüne bir de ilginç bir mimariyle karşılaştığınızı düşünün.  Tripsta sizler için dünyanın farklı yerlerindeki 10 ilginç mimari yapıyı seçti:
Avrupa'nın 'En Büyük Dinozoru' Bulundu
Portekizli bilim insanları, bir uçurumdan çıkarılan dinozor fosillerinin Avrupa kıtasının en büyük canlısına ait olduğuna inanıyor. Torvosaurus gurneyi adlı dinozorun fosilleşmiş kemikleri başkent Lizbon'un kuzeyindeki Praia da Vermelha'daki bir uçurumda bulundu. 10 metre uzunluğunda ve 4-5 ton ağırlığında olan bu yırtıcı canavarla ilgili bilgiler Plos One dergisinde yayımlandı. Kısa ön ve uzun arka bacaklara sahip olan bu etobur dinozorun 150 milyon yıl önce geç Jura devrinde yaşadığı düşünülüyor. Lizbon'daki New University'den Profesör Octavio Mateus, herkesin Tyrannosaurus rex dinozorunu tanıdığını, fakat Torvosaurus gurneyi türü dinozorun farklı döneme ait olduğunu vurguluyor. T. rex 'in tebeşir dönemi olarak da bilinen Kretas döneminde yaşadığını belirten Mateus, 'Bu dinozor ise Jura dönemine ait. Dönem farkı 80 milyon yıl gibi çarpıcı bir rakam. Yani T. rex yeryüzünde dolaşırken Torvosaurus fosil halindeydi.' dedi. Araştırmacılar Portekiz'in fosil bakımından zengin Lourinha kayalarında Torvosaurus 'a ait çok sayıda kemik buldu. Bulunan örnekler arasında yumurta ve embriyolara da rastlanıyor. Dinozorun tarihteki yerine oturtulmasını sağlayan bulgu üst çene kemiklerinde ortaya çıktı. Portekiz'de bulunan dinozor, Kuzey Amerika'da varlığı bilinen Torvosaurus 'un 'kuzeni' olarak değerlendiriliyor. Bu da her iki canlının çok eskiden, Atlantik Okyanusu ortaya çıkmadan önce aynı ortak atadan geldiğini gösteriyor. Araştırmayı kaleme alan Christophe Hendrickx, '150 milyon yıl önce Portekiz Kuzey Amerika'dan ayrılmış, yani türleşme mekanizmaları devreye girebilecek durumdaydı. Avrupa'da Torvosaurus 'un bu yeni türünü bulmamız bu nedene dayanıyor.' dedi. T. gurneyi 'nin en önemli özelliklerinden biri 10 cm uzunluğundaki keskin dişleri. Bu özellik beslenme zincirinde en üst sıralarda olduğunun işareti olarak değerlendiriliyor. Bu dinozorların yaşadığı sıralar İber Yarımadası'nda kaplumbağalar, timsahlar, uçan sürüngenler ve küçük memelilerin bulunduğu ve tropik bitki örtüsünün olduğu düşünülüyor. Torvosaurus Avrupa açısından rekor düzeyde büyük olmakla birlikte dünyanın başka bölgelerinde Kretas dönemine ait çok daha büyük dinozor türleri bulunuyor. Avrupa'daki en büyük bilinen otobur dinozorun ise İspanya'da bulunan ve 40 ton ağırlığa sahip sauropod olduğu düşünülüyor. BBC
Ricardo Quaresma Küllerinden Doğuyor
Portekiz futbolunun önemli isimlerinden olup bir dönem Beşiktaş fomasını da giyen Ricardo Quaresma, bu sezon Porto’da gösterdiği performansla yeniden eski günlerine döneceğinin sinyalini verdi Quaresma, zor günler geçiren Portekiz temsilcisinin UEFA Avrupa Ligi’nde Napoli’yi eleyerek çeyrek finale kalmasında önemli pay sahibi oldu Üç sezon Beşiktaş formasını giyen, Portekiz futbolunun yıldız simalarından Ricardo Quaresma, yeniden geri döndüğü Porto formasıyla ikinci baharını yaşıyor. Dünyanın en yetenekli oyuncuları arasında gösterilmesine rağmen görev aldığı kulüplerde tutunamayarak sürekli takım değiştirmesi, takım oyununa uyum sağlamada zorluk çekmesi ve istikrarlı bir performans sergileyememesi gibi nedenlerle sürekli eleştiri oklarına hedef alan Quaresma, Porto ile yeniden eski günlerine dönme sinyali veriyor. Futbol literatürüne “trivela” vuruşunu sokan, estetik futbolu ve göze hoş gelen çalımlarıyla popülaritesini her zaman korumayı başaran Quaresma, bu sezon oynadığı futbolla çıkışa geçti. Portekiz temsilcisinde çıktığı 16 maçta 11 gol ve 2 asist üreten yıldız oyuncu, bu sezon aldığı istikrarsız sonuçlar nedeniyle teknik direktör değişikliğine giden takımının yeniden atağa geçmesinde önemli rol üstleniyor. Son olarak UEFA Avrupa Ligi’nde Porto’nun deplasmanda Napoli ile 2-2 berabere kalarak adını çeyrek finale yazdırdığı maçta attığı estetik golle dikkati çeken 30 yaşındaki oyuncunun bu performansını devam ettirmesi halinde Brezilya’da düzenlenecek Dünya Kupası’nda takımdaki yerini alması bekleniyor. “Oz Büyücüsü” dönemi Futbol hayatına 10 yaşında Sporting Lizbon altyapısında başlayan Quaresma, üstün tekniği ve yeteneğiyle kısa sürede parladı. A Takım’daki ilk profesyonel maçına Porto karşısında 17 yaşında çıkan oyuncu, performansıyla kısa sürede tribünlerin sevgilisi haline gelerek “Oz Büyücüsü” lakabını aldı. O dönem Sporting Lizbon’u çalıştıran Laszlo Boloni tarafından sürekli ilk 11′de oynatılan Quaresma, kendisiyle aynı dönemde futbol dünyasına adım atan Portekiz’in dünyaca ünlü oyuncusu Cristiano Ronaldo’yu yedek bırakarak adından sürekli söz ettirmeye başladı. Sporting Lizbon’un 2001-2002 sezonunu şampiyonluk dahil çift kupayla kapatmasında kilit rol üstlenen Quresma’nın Avrupa takımlarının dikkatini çekmesi zor olmadı. Quaresma 6 milyon avro ve Fabio Rochemback’ın kiralanması karşılığında Barcelona’nın yolunu tutarken, takımın diğer yıldız Cristiano Ronaldo’da eski efsane teknik direktör Alex Ferguson’un dikkatini çekerek Manchester United’a transfer oldu. Rijkaard’la anlaşamadı Katalan temsilcisindeki ilk sezonunda 10′u ilk 11′de olmak üzere 21 kez forma giyen Portekizli yıldız geçirdiği sakatlığın ardından gözden düşerken, o dönem Barcelona’yı çalıştıran Frank Rijkaard ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından “Rijkaard’ın olduğu yerde ben oynamam” diyerek kulüpten ayrılmak istediğini açıkladı. “Barça”, 15 milyon avro ve Quaresma’nın bonservisini 2004 yazında Porto’ya vererek karşılığında Deco’yu kadrosuna katarken, Portekiz temsilcisinde takım oyununa uyum sağlayamaması ve uygun durumdaki arkadaşlarına pas vermemesi nedeniyle medya tarafından başlarda sık sık eleştirilen Portekizli kanat oyuncusu, ilk yılının ardından kendini göstererek takımın lideri oldu ve önemli başarılara imza attı. Porto’da kendini buldu Porto ile çıktığı 112 maçta 32 gol kaydeden ve bu dönemde Portekiz’de iki kez yılın futbolcusu seçilen Quaresma, üstün performansıyla bu sefer İtalyan kulübü Inter’in dikkatini çekti. Milano ekibine 25 milyon avro ve Portekizli futbolcu Pele karşılığında transfer edilen yıldız futbolcu, İtalya’da “Portekiz’in Pele’si” olarak medyaya tanıtıldı. Barcelona gibi İtalya’da da dikiş tutturamayan ve sadece 24 maça çıkan Portekizli, vatandaşı Jose Mourinho’nun gözüne giremeyince Chelsea’ye kiralandı. İngiliz kulübünde 6 ay kiralık olarak forma giyen milli oyuncu, burada sadece 179 dakika sahada kalabilirken, kontrat süresi bitince yeniden Inter’in yolunu tuttu. Jose Mourinho’nun son bir şans verdiği futbolcuya kulübün efsane oyuncularından emekliye ayrılan Luis Figo’nun 7 numaralı forması emanet edildi. Buna karşın işler yine istenildiği gibi gitmedi ve Quaresma, Inter formasıyla kariyerinde sadece 1 kez gol sevinci yaşayabildi. “Q7″, Beşiktaş’ta Yıldız oyuncu, uzun pazarlıklar sonucunda 7,3 milyon avro bonservis bedeli karşılığında Beşiktaş’ın yolunu tutarken, 7 numaralı formasıyla taraftarların kısa sürede sevgilisi haline geldi ve kendisine Cristiano Ronaldo’nun “CR7″ takma adından esinlenerek “Q7″ lakabı verildi. Siyah-beyazlılarda ilk sezonunda 39 maçta 11 gol ve 16 asistlik performansıyla öne çıkan “Q7″, bireysel oyunu, dönemin teknik direktörü Carlos Carvalhal ile yaşadığı tartışma ve disiplinsizliği nedeniyle zamanla yeniden gözden düştü. Portekizli oyuncunun takımda en yüksek ücreti kazanan oyuncu olması, Beşiktaş’ta yaşanan ekonomik kriz ve ardından Fikret Orman’ın başkanlığa seçilmesi ile sorun haline dönüştü. Sözleşmesinde kazandığı miktardan kulübün beklentileri ölçüsünde indirime gitmeyen Quaresma’nın kontratı yeni yönetim tarafından feshedildi. Böylece Beşiktaş’ta oynadığı 3 sezonda çıktığı 73 karşılaşmada 18 gol ve 27 asist üreten Portekizli yıldızın İstanbul macerası 2012′de son bulmuş oldu. Küllerinden yeniden doğuyor Avrupa’da gittiği hiç bir kulüpte dikiş tutturamayan Ricardo Quresma’nın yolu, bu sefer Birleşik Arap Emirlikleri’nin Al Ahli takımı ile kesişti. Burada sadece 4 ay oynayan Quaresma, bir süre futbola ara vermesinin ardından yıldızının parladığı Porto’ya 10 bin taraftarın katıldığı bir törenle yeniden geri döndü. Portekiz basını tarafından senelik sadece 600 bin avro ve ekstra primler karşılığında imza attığı iddia edilen Quaresma, ligde 3. sıraya kadar gerileyen ve Avrupa’da zor günler yaşayan eski kulübünün çıkışa geçmesinde başrolü oynuyor.
Masallardan Fırlamış Gibi Görünen 26 Gerçek Mekan
Sosyal soru cevap sitesi Quora'da bir konunun altında tartışılmış... Dünya'daki peri masallarından fırlamış gibi görünen yerler nereler?   Eğer peri masallarından hoşlanıyorsanız bu mekanları da çok seveceğinizden emin olabilirsiniz. İyi eğlenceler dileriz...
Dünyanın En Büyük Gençlik Hareketlilik Projesi: Gençlik Otobüsü
Mcd Gençlik Klübü tarafından, 15 ülke toplamda ise 28 şehri gezmeye gönüllü aranıyor ve sen de bu kişilerden biri olabilirsin, şimdi; rüya değil, gerçek demeye ne dersin?Bu yıl 5. kez yola çıkacak olan Gençlik Otobüsü kapsamında  80 şanslı genç,  42 günde Avrupa’nın 15 ülkesi ve 28 şehrini Gençlik  Otobüsü ile gezme şansını yakalayacak. Artık hepimiz biliyoruz ki üniversite okumanın dışında farklı şansları da değerlendirmeli ve olabildiğince kendimizi geliştirmeliyiz. Vizyon sahibi olarak ve kendimize farklı bakış açıları geliştirerek, yeteneklerimizi doğru alanlarda kullanarak yapamayacağımız hiçbir şey yok! Bu nedenle bizimle aynı çizgide olan gençlerden bir adım öne geçmek için yapılabilecek belki de en kestirme yol yurt dışı deneyimi. Para,  zaman, aileden izin alma gibi bahanelerinizi duyar gibiyim. Peki, ben size yurt dışına çıkıp kendinizi geliştirmenizin birçok yolu olduğunu söylesem?  Elbette inanmazsınız. İşte inanmanıza yardımcı olacak hayalleri gerçeğe dönüştürmeyi başarmış bir proje: Gençlik Otobüsü!Nedir Bu Gençlik Otobüsü Macerası?Proje Genel Koordinatörü Maksut Coşkun tarafından hayata geçirilen proje, dünyada ve Türkiye’de hazırlanan en büyük gençlik projesi. Proje tamamen gençlerin organizasyonu ile yürütülüyor.Bu yıl 5′incisi  gerçekleştirilecek olan  “Gençlik Otobüsü” projesine yaklaşık 43 bin üniversite öğrencisi başvuru yaptı. Bu projeye katılanlar asla kaybeden olmuyor. Çünkü projeye başvuran her gencin hayatında nasıl bir etki bırakılabilir bu düşünülmüş. Nasıl mı?“Projeye başvuran her genci önemsiyoruz.”Bu yıl farklı bir konsept geliştirerek projeye başvuran 43 bin gençten ön elemeleri geçen 6.000 genç İstanbul’da ülkemizin önde gelen CEO, Siyasetçi ve İş adamlarıyla buluştu.  Projenin genel koordinatörü Maksut Coşkun Dokunulmaz, amaçlarının gençlerin hayatına artılar katarak onları iş dünyasına daha donanımlı olmaya hazırlamak olduklarını söyledi.İşte otobüsün bu yıl gideceği ülke ve şehirler:Bulgaristan, (Sofya) Romanya, (Bükreş) Macaristan, (Budapeşte) Avusturya, (Viyana) Almanya, (Füssen, Bremen, Berlin) Çek Cumhuriyeti, (Prag) Hollanda, (Amsterdam) Belçika, (Brugge, Brüksel) Fransa, (Paris, Cannes, Nice) Portekiz, (Lizbon) İspanya, (Madrid, Barselona) Monaco, (Monte Carlo) İtalya, (Venedik, Pisa, Floransa, Roma, Napoli, Pompei, Bari,) Vatikan, Yunanistan, (İgoumenitsa, Selanik)Yazan: Derya Örgün