Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Dünya Üzerindeki En İlginç 10 Yapı

-
3 dakikada okuyabilirsiniz

Dünya Üzerindeki En İlginç 10 Yapı

Seyahatlerin, tatillerin bir amacı da daha önce görmediğiniz yerleri görmektir. Bir yeri ilk kez gördüğünüzde sizde nasıl duygular uyandıracağını bilemezsiniz; olumlu ya da olumsuz bir sürprizle karşılaşmanız her zaman olası… Bunun üstüne bir de ilginç bir mimariyle karşılaştığınızı düşünün. 

Tripsta sizler için dünyanın farklı yerlerindeki 10 ilginç mimari yapıyı seçti:

Kaynak: http://blog.tripsta.com.tr/10-ilginc-yap...

Centre Georges Pompidou – Paris

1977 yılında high-tech mimari üslubuyla inşa edilen bina Renzo Piano ve Richard Rogers tarafından tasarlanmıştır. Parisliler tarafından Beabourg (züppe) merkezi diye adlandırılan yapı 100.000.000 dolara mal olmuştur. Dikdörtgen prizmaları halinde inşa edilen bina şu an Paris’te kütüphane olarak kullanılmaktadır. Burada 2000′in üzerinde periyodik yayın vardır.

Burj El Arab Otel – Dubai

Bu otel, denize indirilen büyük kaya bloklarının oluşturduğu bir adacık üzerine inşa edilmiştir. Dünya’nın ilk 7 yıldızlı otelidir. Araplar isminden ötürü Arap Kulesi dese de yelkene benzemesi nedeniyle Yelken Otel olarak da bilinmektedir. Hava sirkülasyonunu sağlamak amacıyla dış cephesi kısmen kumaştan yapıldığı için geceleri rengarenk projeksiyonlarla otelin üstünde muhteşem görüntüler oluşturulabilmektedir.

La Casa Milà – Barcelona

Efsanevi mimar Antoni Gaudi’nin imzasını taşıyan yapı, Barselona şehrinin Eixample semtinde Passeig de Gràcia Caddesi’nde bulunuyor. La Casa Milà, La Pedrera yani Taş Ocağı anlamına da geliyor. 1984’te UNESCO tarafından Dünya Mirası ilan edilen yapı, 1906-1910 tarihleri arasında Katalonya’nın idari merkezi olarak inşa edilmiştir.

Crooked House – Sopot

Polonya’nın Sopot şehrinin popüler Monciak Caddesi’nde yer alan yapı, Mimar Szotynscy Zaleski tarafından, an Marcin Szancer’in çizimlerinden etkilenerek inşa edilmiştir. 2004 yapımı olan bina, 3 kat olarak inşa edilmiş olup alışveriş merkezi olarak kullanılmaktadır.

Yahudi Müzesi – Berlin

Binayı oluşturan iki yapıdan biri Almanca Kollegienhaus denilen ve 18. yüzyılda inşa edilmiş eski bir mahkeme binasıdır. Diğer yapı ise müze için özellikle inşa edilmiş ve Daniel Libeskind tarafından dekonstrüktivizm stilinde tasarlanmış yeni bir binadır. Berlin Duvarı’nın kalkmasıyla birlikte, Berlin’in yeni yapılanması sırasında inşa edilen ilk yapılardan biridir. 2001 yılında halka açılmıştır.

Denver Sanat Müzesi – Denver

Mimar Daniel Libeskind’ın geometrik çizgilerle tasarladığı bina, yakınında bulunan Rocky Dağları’nın zirvelerini yansıtan titanyum kaplamalı açılardan oluşmaktadır. Yeni Frederic C. Hamilton Binası, Michael Graves’in tasarladığı Denver Halk Kütüphanesi’ne bitişik olan ve İtalyan mimar Gio Ponti ve James Sudler Associates tarafından tasarlanmış çift kuleli Kuzey Binası’nın güneyine yerleştirilmiştir.

Waldspirale – Darmstadt

Friedensreich Hundertwasser tarafından tasarlanan bina, 105 apartman dairesinden oluşuyor. En yüksek kısmı 12. kat ve bu devasa yapı içinde koşu pistleri, cafeler, restoranlar bulunuyor. Pastel boyayla boyanmış duygusu uyandıran tasarımıyla dikkat çeken yapının tamamı iç avluyu gören daireleri suni bir göl manzarasına bakıyor.

Kubik Evler – Rotterdam

Hollanda’da yer alan bu evler, Mimar Piet Blom tarafından tasarlanmıştır ve 1978 yılında inşa edilmiştir. Turistik olarak ilgi çekici olsa da sürekli yaşamak için konforlu olmadığı da söyleniyor. Altından otoyol da geçen bu evlerin iç mekanlarına ait fotoğraflarını kısa bir internet taramasıyla bulabilirsiniz. Hollanda’ya yolunuz düşerse, bu ilginç yapıları görmeden dönmeyin.

Casa 11 Mujeres (Eleven Women House)

Adından da anlaşılacağı gibi 11 kız kardeşin olduğu bir ailenin yazlık evi. Mathias Klotz tarafından tasarlanan yapı, 45 derece eğime oturuyor. 11 kardeşin yatak odaları ve 2 oturma odasından oluşan bu ev ürkütücü olduğu kadar harika bir manzaraya da sahip.

Pavilion – Lizbon

Lizbon’da bulunan yapı “Portekiz Pavyonu” anlamındadır ve Expo ’98 sırasında Portekiz’i temsil etmesi için inşa edilmiştir. Yapının giriş bölümünde oldukça geniş betonarme bir meydan yer alır. Expo ’98 sonrası önce yıkılma kararı verilse de sonradan bu binanın yıkımından vazgeçilmiş ve sergi salonu olarak kullanılmaya devam etmektedir.

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

FACEBOOK YORUMLARI

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
ayberk-toker

burdaki bilgileri bir slayt ödevimde kullanıcam onedio adminlerine teşekkür ederim sevgiler saygılarla <3

Başlıklar

BarcelonaDubaiLizbonPortekizRengarenk
Görüş Bildir