Kurban Bayramı Haberleri

Kurban Bayramı ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Kurban Bayramı ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Türkiye'yi Oscar'da Temsil Edecek Aday Adayı Film Belli Oldu
Türkiye'nin Oscar yolculuğunda ülkeyi temsil edecek film belli oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü ile sinema sektörü temsilcilerinden oluşan seçici kurulun değerlendirmesi sonucunda, En İyi Uluslararası Film dalında Türkiye adına yarışacak yapım resmen açıklandı.Kaynak - Birsen Altuntaş
Cem Yılmaz Kemal İçin Ahu Yağtu'ya Servet Verdi
Kemal Bebek protokolü...Ünü komedyen Cem Yılmaz, 2013'ün son saatlerinde boşandığı eşi Ahu Yağtu'ya bir servet öderken boşanma protokolünde oğlu Kemal'in geleceğini de güvence altına aldı. Habertürk'te yer alan habere göre, Kemal için aylık 10 bin dolar nafaka ödeyecek olan Yılmaz, oğlunun eğitimini de yüksek lisansına kadar planladı. Protokole göre Kemal, Kurban Bayramı'nda babasıyla, Ramazan Bayramı'nda ise annesiyle kalacak... Cem Yılmaz, 20 ay evli kaldığı Ahu Yağtu'ya boşanırken 500 bin dolar tazminat ödemeyi kabul etti. Çift, bu tazminat tutarının dışında birbirlerinden maddi ve manevi tazminat istememeyi protokolde imza altına aldı. Yılmaz, Ahu Yağtu'ya 2013 model Range Rover cip, Sarıyer, Şişli, İstinye Park ve Loft'ta gayrimenkul verdi. Loft ve İstinye Park'taki iki yerin aylık 30 bin lira ve 6 bin 500 dolar olan kira geliri de Yağtu'nun oldu. 20 aylık evliliği sonunda bir servet ödediği görülen protokolün en ilgi çeken maddesi ise Cem Yılmaz'ın oğlu Kemal ile kişisel ilişki kurması konusundaki zaman dilimlerinin uzun olması oldu. Cem Yılmaz oğlu Kemal'i sık görebilmek için protokole özel madde koydu. Kemal, okul öncesi dönemde her ayın 1. ve 3. haftalarının sonunda, 2. ve 4. haftalarında ise salı ve perşembe günleri 10.00 ile 17.00 arasında babada kalacak.En Son Haber
Yoğun Acı Çekerek Öldü
2 aylık bebeğini ölüme terk ederek tatile giden anne için 25 yıla kadar hapis cezasi istendi Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, 2 aylık bebeğini evde yalnız bırakıp 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde Hatay'daki ailesinin yanına giderek, bebeğinin ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklanan anneye 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede, annenin, evde son defa besleyerek ölüme terk ettiği bebeğinin 6-7 gün yaşamış olabileceği belirtildi. Yine iddianameye göre, anne yasal engele takıldı, ısrarlı talebine rağmen kürtaj olamadı ve bebeğini zorunlu olarak doğurdu, Berk bebek yoğun acı çekerek öldü. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığına hazırlanan iddianamede, Berk bebeğin annesi Seçil Müge D. 'şüpheli', babası olduğu tespit edilen Tayyar A. da 'mağdur' sıfatlarıyla yer aldı. İddianamede, 20 Ekim 2013'te Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi'nde görevli polis memurlarının, nöbetçi cumhuriyet savcısını arayarak hastaneye ölü bir bebeğin getirildiğini söylemesi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. BEBEK AÇLIK VE SUSUZLUKTAN ÖLDÜ Burada yapılan ilk inceleme 2 aylık olduğu anlaşılan bebeğin açlık ve susuzluk nedeniyle öldüğünün tespit edilmesi üzerine şüpheli olarak 35 yaşındaki anne Seçil Müge D. ile görüşülüp konuyla ilgili bilgi alınmak istendiği anlatıldı. İÇİ KÜFLENMİŞ MAMANIN OLDUĞU BİBERON Bununla yetinilmeyerek kolluk görevlileri eşliğinde şüpheli Seçil Müge D'yi de alıp Gölcük'teki evine gidildiği ifade edilen iddianamede, 'dubleks evin alt katında yapılan incelemede mutfak kısmında içi küflenmiş mamanın bulunduğu biberonun dikkati çektiği'ne yer verildi. YATAK ODASINDA POŞET İÇİNDE BEBEK BEZİ Yatak odasında bir poşet içinde kirli bebek bezi görüldüğü ve incelemede bu bezin uzun süre bebeğin üstünde kaldığının anlaşıldığı vurgulandı. İddianamede, şüphelinin 11 Ekim 2013'te Hatay'ın Erzin ilçesinde yaşayan ailesinin yanında gidip 20 Ekim 2013'te döndüğünü söylediği belirtilerek, bebeğin varlığından ailesinden kimsenin haberdar olmadığını anlattığı kaydedildi. BEBEK AÇ SUSUZ 6-7 GÜN YAŞAMIŞ Otopsi raporuna dikkat çekilen iddianamede, Berk bebeğin, otopsisinin yapıldığı 20 Ekim 2013'ten 2-3 gün önce öldüğü, şüphelinin 11 Ekim 2013'te bebeği evde son defa besleyerek bırakıp gitmek suretiyle ölüme terk ettiği bildirilerek, 'dolayısıyla bu belirtilere göre 17-18 Ekim 2013 tarihlerinde ölüm olayı gerçekleşen bebeğin 6-7 gün yaşamış olabileceği' kaydedildi. Yetişkin bir insanın sıvı ve yiyecek olmadan 10-14 gün, vücudun susuz kalması halinde ise 1-3 hafta aç kalabildiği bilgisine yer verilerek, bu sürelerin bebeklerde dayanma gücüne göre değişiklik gösterdiği anlatıldı. İddianamede, 'Mevcut olayda beslenerek bırakılan bebeğin 6-7 gün sıvı kaybederek hayatını kaybettiği anlaşılmıştır' ifadesi kullanıldı. YAYGIN ANKSİYETE BOZUKLUĞU TEŞHİSİ Ayrıca 2011'den bu yana sağlık kurumlarından tüm muayene bilgileri alınan annenin, 2012'de 2 kez 'yaygın anksiyete bozukluğu (sürekli, aşırı ve durumla uygun olmayan bir endişe durumu)' teşhisi konulduğu belirtildi. Şüphelinin Kurban Bayramı tatili için gittiği Erzin ilçesinden 9 gün sonra sabah 09.00'da Gölcük'teki evine geldiğini, yaptığı mamayı bebeğe yedirmeye çalıştığını fakat yemeyince bebeği ticari taksiyle hastaneye götürdüğünü söylediği kaydedildi. Zanlı annenin, sorgusunda, bebeğini anne, baba ve ailesinden kimsenin bilmediğini, kendisinin de 2,5 aylık hamilelikten sonra durumu öğrendiğini anlattığı ifade edildi. YASAL ENGEL NEDENİYLE KÜRTAJ OLAMAMIŞ İfadesinde, akrabası olduğunu söylediği M.Ş'den, bebeğini kürtaj yoluyla aldırmak için yardım istediğini, söz konusu kişinin kendisini bir doktora yönlendirdiğini ancak doktorun, bebeğin 2,5 aylık olduğu için alınamayacağını söylediği kaydedilen iddianamede, şüphelinin, yasal engel nedeniyle kürtaj yaptıramadığını ve bebeğini doğurmak zorunda kaldığını söylediği anlatıldı. Bebeğine, kendisinin okuldayken arkadaşlarının baktığını, fakat isimlerini söylemek istemediğini belirten şüphelinin, sorgusunda 'Hatay'a gitmeden önce, bebeği kime bıraktınız' şeklindeki soruya cevap vermediği kaydedildi.ukash.EYLEM DİYE BİRİ YOK İddianamede, zanlının daha sonra mahkemede, 'Hatay'a gideceği gün bebeğini evde bırakarak ayrıldığını, ancak soyadını hatırlayamadığı 'Eylem' adlı arkadaşını bebeğe ara ara bakması için tembihlediğini söylediği' yönünde ifade verdiği belirtilerek, yapılan teknik ve fiziki araştırmada, 'Eylem' isminde böyle bir kişinin olmadığının tespit edildiği, şüphelinin söz konusu kişiyi 'uydurduğu' bildirildi. BEBEĞİN ÖLDÜĞÜNÜ GÖRÜNCE ARKADAŞINA MESAJ ATMIŞ Zanlının, akrabası olduğunu söylediği M.Ş'nin ifadesinde, kendisiyle bir akrabalığının bulunmadığını, öğrencilik yıllarından bu yana tanışıklığının olduğunu söylediği anlatıldı. İddianamede, M.Ş'nin, Seçil Müge D'nin, bebeğin cesedini bulduğu gün kendisine mesaj attığını ve ne yapması gerektiğini sorduğu kaydedildi. Zanlının, ifadesinde, bebeğin babasının Adana'da polis memuru olarak görev yapan Tayyar A. olduğunu, kendisiyle geçen geçen yıl ocak ayı sonunda okulların yarıyıl tatilinde Adana'ya giderek, aynı evde bir hafta kaldığını, bu sürede ilişkiye girdiğini söylediği belirtildi. Tayyar A'nın, şüpheli ile ilişkisini ve Adana'da gerçekleşen beraberliğini doğruladığı ancak bebeğin varlığından habersiz olduğunu anlattığı ifade edildi. İddianamede, Tayyar A, şüpheli anne Seçil Müge D. ve maktul bebekten alınan kan, saç ve tükürük örneklerinin, İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildiği ve burada yapılan incelemede, bebeğin annesinin şüpheli Seçil Müge D, babasının da polis memuru Tayyar A. olduğunun kesin olarak tespit edildiği bilgisine yer verildi. CEP TELEFONU KAYITLARINDA PİŞMANLIK BELİRTİSİ YOK 'Şüphelinin incelenen cep telefonu kayıtlarından, Hatay'ın Erzin ilçesinde geçirdiği süre zarfında, değişik erkek arkadaşlarıyla samimi sohbetlerine devam ettiği, herhangi bir pişmanlık duymadığı, hayatında herhangi bir değişiklik yapmadığı anlaşılmıştır' ifadesi kullanıldı. İddianamede, annenin 9 gün evde yalnız bıraktığı bebeğine, kasede mama yaparak kaşıkla içirmeye çalışması ve henüz 2 aylık bebeğin düşmemesi için etrafına yastıklarla tampon yapması gibi hususların, 'şüphelinin akli dengesinin yerinde olmayabileceği' kanaatini uyandırdığına dikkat çekilerek, şüpheliyi, akıl sağlığının yerinde olup olmadığının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevk edildiği aktarıldı. ''TATİLDE OLDUĞU SÜRE İÇİNDE ÖLECEĞİNİ BİLEREK TERK ETTİ'' İddianamede, şu ifadelere yer verildi: 'Şüphelinin en son evden ayrılmadan önce biberon içerisinde hazırlayarak bebeğine içirdiği mamanın küf bağlamış şekilde bebeğin odasında kalması ve geri döndüğünde biberonun bebeğin odasından alarak mutfağa bırakıp kase içerisinde mama yapması hususları birlikte değerlendirildiğinde, dışarıdan herhangi bir üçüncü kişinin herhangi bir müdahale veya girişimde bulunmadığı anlaşıldığı, bu konuda bebeğin annesi şüphelinin, bebeğin kendisinin tatilde olduğu süre içerisinde öleceğini bilerek terk ettiğinin anlaşıldığı, bebeğin yoğun acı çekerek ölüm olayının gerçekleştiği, herhangi bir kimseye emanet edildiğine dair hiçbir bulgunun yer almadığı görülmüştür.' BEBEĞİ HERKESTEN GİZLEMİŞ İddianamede, ayrıca şüphelinin evinde yapılan incelemede, bir paket bez, 3 ıslak mendil, bir bebek puseti, poşette birkaç ilaç ve bir küçük paket mama haricinde bebek için başka bir hazırlığın yapılmadığı kaydedildi. Evde bebeğin beşiğinin bulunmadığı, evin, imkanı olduğu halde bebek odasının hazırlanmadığına işaret edilen iddianamede, ayrıca gerek binadaki komşular nezdinde yapılan araştırmada gerekse iş arkadaşları ve ailenin bebekten haberdar olmadığı, şüphelinin bebeği herkesten gizlediği belirtildi. İddianamede, zanlının uzun zamandır arkadaşı olduğu anlaşılan tanık M.Ş ile durumu paylaştığı ve kendisinden yardım istediğine yer verilerek, bebeğin doğumu ve tedavisini bu kişinin yardımıyla gerçekleştirdiği ifade edildi. Milliyet
Akşam Yemeğinde Kurbağa Bacağı Tercih Edenlere 10 Lezzetli Yemek Önerisi
Dünya üzerinde bin bir kültür çeşidinden doğan nice güzel yemekler, nice güzel mutfaklar vardır. Bunlar bir tanesi de tabi ki aziz Türk Mutfağıdır. Her ne kadar güzel yemeklerimiz olsa da, tabi ki  farklı lezzetler denemek isteyen elitistlerimiz de yok değil. Özellikle son gözdeleri kurbağa bacağı yemeği ise hayli ilgi çekmektedir. :)  Bulgarlar tarafından pek bir sevilen, sirke ve şarapta dinlendirilerek pişirilen, kırmızı şarapla pek bir güzel olan kurbağa bacağı, Bebek'te arkadaşlarla lüks bir restaurantta yemek için ideal. (!) Bunun yanında tipik Türk insanın yemeye doyamadığı; yol üstünde ekmek arası, lavaş, pide yada normal olarak Allah ne verdiyse götürdüğü, birbirinden lezzetli 10 yemekle karşınızdayız efenim. Bir kurbağa bacağı olmasa da, yemeyip de yanında yatacağınızın garantisini verebiliriz...
Bebeğini Ölüme Terk Eden Öğretmen İlk Kez Hakim Karşısına Çıktı
Kocaeli'nde 2 aylık bebeğini ölüme terk ettiği iddia edilen öğretmen, bebeğini emenat ettiğini söylediği kişiyle mahkemede yüzleşti. 'Bebeği ona emanet ettim' diyen kadın gözyaşlarına boğuldu Kocaeli'nin Gölcük ilçesinde, geçen yıl Ekim ayında 2 aylık bebeğini evde yalnız bırakıp 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde Hatay'daki ailesinin yanına giderek bebeğinin ölümüne neden olduğu iddiasıyla tutuklu yargılanan 35 yaşındaki Seçil Müge D.(Doğanay)'ın ilk duruşması bugün Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapıldı. Tutuklu yargılanan Seçil Müge D. savunmasında bebeği arkadaşına emanet ettiğini ve bebeği kendisinin öldürmediğini iddia etti. Gölcük İlçesi'nde 20 Ekim 2013'te Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi'nde polis memurlarının Cumhuriyet Savcısını arayarak hastaneye ölü bir bebeğin getirildiğini söylemesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, daha sonra 'Berk' adı verilen bebeğin açlık ve susuzluk nedeniyle öldüğü tespit edilmişti. Gölcük'teki Rheınland Pfalz İlkokulu'nda sınıf öğretmenliği yapan Seçil Müge D.nin, bebeğin babası olduğu tespit edilen Tayyar A. (Ataş) ile olan ilişkisinden dünyaya geldiği anlaşılmıştı. Kurban Bayramı tatili öncesinde anne Seçil Müğe D. bebeği evde yanlız bırakarak 9 günlüğüne Adana'ya yakınlarının yanına tatile gitmiş, bebek ise açlık ve susuzluktan ölmüştü. Yakınları da almadığı için bebek Gölcük Necati Çelik Devlet Hastanesi morgunda tutulmuş, daha sonra deprem kurbanlarının toprağa verildiği 17 Ağustos Mezarlığı'nda defnedilmişti. 'TECAVÜZE UĞRADIM' İzmit 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bebeğini ölüme terk eden öğretmen anne Seçil Müge Doğanay ilk kez hakim huzuruna çıktı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Hülya Yazar'ın bu duruşmada, duruşmaya müdahil olarak katılma talebi mahkeme heyeti tarafından reddedildi. Duruşmaya getirilen tutuklu sanık Seçil Müge Doğanay'in savunması alındı. Gözyaşları içersinde savunma yapan ve bebeğin babası olan T.A.'nın tecavüze uğradığını iddia eden Seçil Müge D., 'Tayyar A. ile tanıştıktan sonra evlenme kararı aldık. Benden nüfus kağıdımı ve evlenmek için evrakları istedi. Tanışmak amacıyla Adana'ya ailesinin yanına çağırdı. Orada bana zorla tecavüz etti. Orada iki hafta kaldıktan sonra evime döndüm. Hamile olduğumu söylediğimde ise bebeği aldırmamı söyleyerek tehditlerde bulundu. Bu süreçte korkularım nedeniyle geceleri uyayamadım.' diye konuştu. 'BEBEĞİ ARKADAŞIMA EMANET ETMİŞTİM' Bebeği arkadaşı Metin Şancı'ya emanet ettiğini ve öleceğinin aklına gelmediğini söyleyen Doğanay konuşmasına söyle devam etti: 'Doğumdan sonra, beyninde tümör oluştuğunu öğrendiğim annemin yanına gitmeye karar verdim. Bebeği de yakın arkadaşım olan Metin Şancı'ya emanet ettim. Herhangi bir sorunda beni aramasını söyledim. Ailemin yanında kaldığım süre içersinde beni aramayınca ben de herhangi bir sorun olmadığını düşündüm.' 'YILIK İZİN VE DOĞUM İZNİ KULLANMADIM' Olayın duyulmaması için yıllık izin ve doğum izinlerini kullanmadığını söyleyen Seçil Müge D., 'Yasak ilişkiden dolayı doğum olacağı için bunu çevremdekilere hissettirmemek amacıyla yıllık izin ve doğum izni kullanmadım. O ağrılarla okula gittim ve yüzden çok acılar çektim. Bebek doğduktan sonra da evden okula giderken bebeği kuaför olan arkadaşım Nurhayat Şahin'e emanet ediyordum. ' dedi. MAHKEME SALONUNDA GÖZYAŞLARINA BOĞULDU Bebeği aldırmak için Gölcük'te özel bir hastaneye gittiğini söyleyen Seçil Müge D. savunmasına şöyle devam etti: 'Gölcük'te özel bir hastanede bebeği aldırmak istemiştim. Büyüdüğünü ve alamayacaklarını söylediler. Daha sonra Metin Şancı arkadaşımdan doktor bulmasını istedim. İzmit'te bulduğu özel hastanedeki bir doktor bebeğin 2.5 aylıktan büyük olduğunu ve kürtajın öldürmekle eşdeğer olacağını söyleyerek bebeği alamayacaklarını söylediler. ' Seçil Müge D. bunları anlatırken sık sık duruşma salonunda gözyaşlarına boğuldu. 'BANA BEBEĞİNE BAKMAMI SÖYLEMEDİ' Tanık olarak dinlenen ve bebeği ne bakması için kendisini aramadığını söyleyen Metin Şancı ise 'Erzincan'da 2003 yılında tanıştım. Kendisiyle sohbet edip sıkıntılarımızı paylaşıyorduk. Kendisi doğum yaptığını ve benden doktor ve bakıcı bulmamı istedi. Fakat sürekli sorunları nedeniyle kendisiyle görüşmeyi kestim. Doğumdan sonra bebeğini evde bırakıp gittiğinde bana bebeğine bakmamı söylemedi. Zaten evinin anahtarını da bana vermemiştir. diye konuştu. Ergün AYAZ/ İZMİT Milliyet
SGK'lı Hastalara Resmi Tatilde Poliklinik Hizmeti Yok
SGK, özel sağlık kuruluşlarının dini ve milli bayramları da kapsayan resmi tatiller ile pazar günleri poliklinik hizmeti vermesi uygulamasını kaldırdı. Yeni uygulama 1 Nisan 2014 tarihi itibariyle başladı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarının dini ve milli bayramları da kapsayan resmi tatiller ile pazar günleri SGK'lı hastalara poliklinik hizmeti vermesi uygulamasını kaldırdı. SGK Başkanlığı'nın, yaklaşık 3 yıldır sürdürülen uygulamayı, tatil günlerinde çalışmak istemeyen hekimlerin şikayeti, Türk Tabipler Birliği (TTB) ve bazı tabip odalarının talebi üzerine kaldırdığı bildirildi. Yeni Şafak gazetesinin haberine göre, SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürlüğü, 5 Mayıs 2011 tarihinden itibaren medula-Hastane sistemi üzerinden sözleşmeli veya protokollü tüm özel sağlık hizmeti sunucularına resmi tatil günlerinde SGK'lı hastalara tüm branşlardan provizyon vermeye başladı. Bunun üzerine özel sağlık kuruluşları ulusal ve dini bayramlarla pazar günleri de poliklinik hizmetleri sunarken, SGK bir genelge ile uygulamayı kaldırdığını duyurdu. Tatil günleri o hizmet bitiyor SGK, kuruma yapılan başvurular sonrasında resmi tatil günlerinde tüm branşlardan provizyon verilmesi uygulamasının kaldırılması talebinin uygun bulunduğunu bildirdi. Böylece genelgeyle özel hastanelerin resmi tatil günlerinde SGK'lı hastalara poliklinik hizmeti vermelerine son verildi. 1 Nisan 2014 tarihinden itibaren resmi tatil günlerinde acil branş, hemodiyaliz ve onkolojik tedavisi dışında özel sağlık kuruluşlarına provizyon verilmeyecek. SGK kimlerin başvurusuyla bu uygulamayı kaldırdığını açıklamazken, İzmir Tabip Odası'ndan, bu konuyla ilgili olarak TTB ve Ankara Tabip Odası'nın 8 Şubat ve 17 Şubat tarihlerinde SGK yetkilileriyle görüşme yaptıkları, aynı konuda İzmir ve daha birçok tabip odasının da kuruma başvuruda bulunduğu bilgisini verdi. İzmir Tabip Odası'nca yapılan açıklamada, 'SGK, resmi tatiller (23 Nisan, 19 Mayıs, Kurban Bayramı ve Pazar günleri gibi) ve pazar günleri özel sağlık kuruluşlarına bütün branşlar için provizyon verilmesi uygulamasını kaldırdı. SGK tarafından resmi tatiller ve pazar günleri için provizyon verilmesi, meslektaşlarımızın bugünlerde de çalışmaya zorlamasına neden olmaktaydı. 2011 yılından bu yana devam eden uygulama, çalışma ortamına ilişkin birçok sorunu beraberinde getirmektedir' denildi.T24
AK Parti 15 Eylülde Seçim Startını Veriyor
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Atalay, 15 Eylülde seçim sürecinin başlatılacağını, 16 Eylülde delege dağılım listelerini ilan edeceklerini söyledi.ANKARAAK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Beşir Atalay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Cumhurbaşkanlığının AOÇ'ta yapılan yeni binaya taşınmasıyla ilgili açıklamasını değerlendirirken, 'Bunlar bir mekan paylaşımıdır. Böyle bir karar verilmiş, hepsi bizim mekanımız, hepsi değerli. Mekanlar paylaşılır, mekanların değeri kaybolmaz. Çankaya daima bir değere sahiptir'' dedi.Atalay, AK Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, dün toplanan Merkez Yürütme Kurulu'nda (MYK) alınan kararlarla ilgili bilgi verdi.AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da tercihiyle bundan sonra her hafta MYK'nın toplanacağını bildiren Atalay, gelecek hafta Meclis çalışmaları nedeniyle bu toplantının 10 Eylül Çarşamba günü yapılacağını, genişletilmiş il başkanları toplantısının aylık devam edeceğini, bu ayki toplantının ise 26 Eylül Cuma günü gerçekleştirileceğini söyledi.Atalay, Bakanlar Kurulu'nun da haftalık toplanacağını anımsattı.Türkiye'nin çok hızlı bir değişim geçirdiğini, Cumhurbaşkanlığında devir teslim olduğunu ifade eden Atalay, bunun örnek, Türkiye'ye ve Cumhurbaşkanlığına yakışır bir bir devir teslim olduğunu söyledi.Atalay, 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül seçildiği dönemde bu devir teslimin yapılmadığını anımsatarak, bundan sonrası için gelenek oluşturması dileğiyle görkemli, Türkiye'ye yakışır bir tören yapıldığını belirtti.Yapılan olağan üstü kongreyle AK Parti Genel Başkanı'nın değiştiğini de anımsatan Atalay, hükümetin yenilendiğini, MYK'da yenilikler olduğunu, takvimin adeta 'tıkır tıkır yürüdüğünü' vurguladı.Atalay, 1 Eylül Pazartesi günü yeni hükümetin programının TBMM'de okunduğunu, yarın da bununla ilgili görüşmeler olacağına dikkati çekerek, dünkü MYK'da bunun da gündeme geldiğini, diğer partilerle grup başkan vekillerinin görüştüğünü belirtti.Program üzerinde AK Parti Grubu adına Grup Başkan Vekilleri Mustafa Elitaş ve Naci Bostancı'nın, hükümet adına da Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç'ın konuşacağını belirten Atalay, 8 Eylül Cumartesi günü de güven oylaması yapılacağını anımsattı.Daha önce Meclis'in 3 gün çalışması konusunda karara varıldığını belirten Atalay, dünkü MYK'da bununla ilgili bilgi sunduğunu söyledi.Torba Yasa TasarısıAtalay, TBMM'nin daha önce 7 Eylül'de Torba Yasayı görüşmek için toplantıya çağrıldığını ancak CHP'nin olağanüstü kongresi nedeniyle tarihin 8 Eylül'e çekildiğini ifade etti.Meclisin kısa bir tatil yaptığını, Torba Yasa sonrası biraz daha tatil zamanı olacağını kaydeden Atalay, '1 Ekim'de Meclis normal toplantısına başlıyor, yeni yasama yılı toplantısına. Ama peşinden kurban bayramı tatili var, zaten orada bölünmeler var. Yani şöyle böyle Ekimin 12'sine kadar Parlamento'da çok hızlı bir çalışma olamayacak. Dolayısıyla bizim düşüncemiz, planımız şu anda 8'inde 9'unda en geç Meclis'te Torba Yasa tamamlansın, ondan sonra da milletvekillerimiz tatile girmiş olsunlar ve bu tatillerini kurban bayramıyla birleştirmiş olsunlar' dedi.Torba Yasa Tasarısı'nın bir an önce yürürlüğe girmesi konusunda toplumsal bir beklenti olduğunu, dolayısıyla bunun bir an önce çıkarılması gerektiğini dile getiren Atalay, söz konusu yasanın kapsamı içinde 40 bin öğretmen atamasıyla ilgili kadro tahsisinin yanı sıra madencilerle ilgili düzenlemeler bulunduğunu söyledi.Torba Yasa'nın çıkarılması konusunda muhalefete de görev düştüğünü ifade eden Atalay, siyaset kurumunun toplumsal beklentileri gidermek, karşılamak, talepleri dinlemek ve yerine getirmek durumunda olduğunu vurguladı.Atalay, 'Muhalefet partileriyle birlikte bu toplumsal beklentiyi karşılamak istiyoruz. Onlarla da bugün bu şekilde görüşmeler yapılmış olacak' dedi.CHP KongresiCHP'nin hafta sonunda yapılacak kongresiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Atalay, başarı diledi.Anamuhalefetin demokrasiler için önemine işaret eden Atalay, kongreden daha güçlü ve Türkiye demokrasisi için dirayetli bir Anamuhalefet partisinin kendi sorunlarını da çözmüş olarak çıkması temennisini dile getirdi.Atalay, bu kongreyi yakından izlediklerini, Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık ile Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya'nın buraya AK Parti'yi temsilen katılacağını bildirdi.AK Parti Olağan 5. Kongre takvimiOlağan 5. Kongre takviminin de MYK'da görüşüldüğünü bildiren Atalay, 'Olağan 5. Kongre takvimimizi başlatıyoruz' dedi.Atalay, geçen hafta Merkez Karar Yönetim Kurulunun (MKYK) bu konuda Merkez Yürütme Kuruluna yetki verdiğini, MYK'nın da bu süreci başlatması için teşkilat başkanlığına görev verdiğini söyledi.Bugün teşkilat başkanlığının bütün teşkilatlara bu duyuruyu yaptığını ifade eden Atalay, olağan kongrelere, önce beldelerden başlayarak illere kadar bütün kongreler tamamlandıktan gidildiğini anımsattı.Atalay, 15 Eylül 2014 Pazartesi seçim sürecinin başlatılacağını, takvimin belirlendiğini dile getirerek, 16 Eylül Salı günü delege dağılım listelerini ilan edeceklerini söyledi.Belde kongrelerinin 1 Kasım'da başlayacağını ve 16 Kasımda tamamlanacağının altını çizen Atalay, şu bilgileri verdi:'Ekim ayında daha çok delege seçimleri olacak. 11-30 Ekim arasında. Delege seçimleri siyasi partilerde çok önemlidir. Delege seçimlerinin tamamlanmasından sonra da 1 Kasım'dan itibaren 1-16 Kasım belde kongrelerimiz yapılacak. 1 Kasım-31 Aralık beldesi olmayan ilçe kongrelerimiz yapılacak.15 Kasım- 31 Aralık beldesi olan ilçe kongrelerimiz yapılacak ve 22 Kasım Cumartesi günü de il kongrelerimizi başlatmış olacağız. İlk defa buradan teşkilatlarımıza da sizler aracılığıyla duyurmuş oluyoruz. 22 Şubat 2015 Pazar günü de il kongrelerimizi tamamlamayı planlıyoruz. Biraz hızlandırılmış bir takvim çünkü seçim var sonrasında dolayısıyla Şubat ayının 22'sinde kongrelerimiz tamamlanmış olacak. Kongreler şunun için önemli, partinin bütün mekanizmalarının bir dinamizm içine girmesi söz konusu. Bütün teşkilatların ya yeniden seçilmesi veya seçimle yenilenmesi. Şu süreçlerde bazı teşkilatlarımızda değişiklikler olmuştu, görevden düşme, görevden alma gibi. Bunların da kongrelerde seçimli hale gelmesi bizim için esastır. dolayısıyla genel seçim öncesi bütün kongrelerimizin yapılması ve bütün teşkilatlarımızın seçimle gelmiş teşkilatlar olması bizim için önemli. 2015 son baharında bir tarihte de Olağan 5. Kongremiz yapılmış olacak.'AK Parti'nin Türkiye genelinde teşkilatı çok geniş bir parti olduğunu, bütün beldelerde, ilçelerde, illerde teşkilatı bulunduğunu kaydeden Atalay, '81 il, 970 ilçe, 396 belde, 31 bin 734 mahalle ki mahalleler önemli, delege seçimleri biliyorsunuz mahalle bazında ve köy bazında oluyor ve 18 bin 337 köyde delege seçimlerimiz ve kongrelerimiz olacak' ifadesini kullandı.Nüfusu 5 binin altında olan beldelerde kongre yapılmadığı için 36 beldede kongre yapılacağını kaydeden Atalay, bununla birlikte 970 içenin tamamı ve 81 ilde teşkilatları bulunduğunu ve tümünde kongre yapılacağını söyledi.Atalay, AK Parti Teşkilat Başkanlığının bugün teşkilatlara yazı yazdığını, 5 bölgede hemen toplantılara başladığını, bölge toplantılarının 11 Eylülden itibaren yapılacağını, teşkilatların bilgilendirileceğini ve hızlı dinamik sürece girileceğini bildirdi.Bu konuda bazı ilkeler getirdiklerini, teşkilat başkanlıklarına veya teşkilatlara seçilecek kişilerin ilk genel seçimde milletvekilliğine aday olmayacağını belirten Atalay, bunların düşünülerek aday olunması gerektiğini söyledi.Atalay, şunları kaydetti:'Biz genel olarak teşkilat olarak çok dikkatli çalışırız. Mevzuatımız çok olgunlaşmıştır. Her atacağımız her adımın ilkeleri bellidir. Dolayısıyla Türkiye genelinde çok disiplinli bir partiyiz. Büyük bir aileyiz. İnşallah bu kongrelerimizle daha da büyümüş olacağız ve o heyecanla 2015 seçimine gideceğiz diye düşünüyoruz. Dünkü MYK'nın en önemli konusu buydu. Uzunca detayları çalışıldı, nihai kararlar verildi. Bu il kongrelerimizle vesaire ile ilgili daha detay takvimler ileride sizlerle paylaşılır. Şöyle de planlıyoruz, özellikle il kongrelerinin büyük kısmına yeni Genel Başkanımızın da katılmasını doğrusu arzu ediyoruz, o yönde planlamalar yapmaya çalışacağız.''Çözüm süreciAtalay, konuşmasının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.Bir basın mensubunun ''HDP EŞ Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye'nin IŞİD ile savaşan PKK'ya silah verebileceği yönünde bir açıklama yaptı, siz bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' şeklindeki sorusu üzerine, Atalay ''Öyle bir şey sayın Demirtaş'ın bir düşüncesidir. Benim fazla buna cevap vermeme gerek yok'' yanıtını verdi.Hükümetteki değişim nedeniyle, çözüm sürecine ilişkin yol haritasında bir gecikme olup olmayacağının sorulması üzerine, Atalay, bugün hükümet sözcüsü Bülent Arınç ile sabah bir toplantılarının olduğunu hatırlatarak, bu konuları biraz paylaştıklarını, bundan sonra da haftada bir biraraya geleceklerini söyledi.Atalay, ''Hem gruptan bir arkadaşımız, hem hükümet, hem parti olarak bu konuları üçlü paylaşacağız. Bizim bir zaten ortak üslup toplantımız oluyordu, onu devam ettirmiş olacağız. Sanıyorum buradan da Mehmet Ali Şahin bey, Hukuki, Siyasi İşler Başkanımız da katılacak. Şimdi tabii bundan sonrasında mümkün olabildiğince hükümetle ilgili sorularla hükümet sözcüsünün veya ilgili Bakanın detaylı, daha ayrıntılı cevap vermesi tercihimizdir.'' dedi. Atalay, konuşmasına şöyle devam etti:''Bu konu, tabi çözüm süreci benim konum olduğu için şunu söyleyeyim: Çözüm süreci ile ilgili biliyorsunuz, atılabilecek en ileri adım TBMM'den bir yasanın çıkmasıydı ve bu yasa çıktı. Türkiye Cumhuriyeti devleti çözüm sürecine ne kadar önem verdiğini göstermiş oldu. Çözüm süreci içinde yapılacakları da o yasa içinde belirledi. Orada yetkilendirmeleri de yaptı. Yetki, Bakanlar Kurulu'ndadır, Bakanlar Kurulu bu konularda görevlendirmeler yapacaktır. Ondan sonra da bu işi yürütülenler olarak, o yasanın öngördüğü şekilde biz bir yol haritası çalışması başlattık ve o devam ediyor. O çalışma devam ediyor. Daha büyük kongremizden 5 gün önce, biz yine benim başkanlığımda toplandık. Şimdiki Başbakanımız,o zaman Dışişleri Bakanı olarak sayın Davutoğlu da katıldı, ilgili arkadaşlar da katıldı. Yol haritasının zaten yine üzerinde çalıştık. O çalışılıyor, tamamlanmadı, o bitecek, kurumlarımızla paylaşılacak. Bakanlar Kurulu ile görüşülecek, muhataplarla görüşülecek. Oradaki takvimi de şöyle görmek lazım, bir niyet olarak, belki bir beklenti olarak, temenni olarak, yani Meclis açılmadan, 1 Ekim'den önce, Eylül sonuna kadar, bir yol haritası çıkarılabilirse iyi olacak. Benim kendi ifademdir o. Yoksa kesinleşmiş tarihler verme anlamında değil o. Ama yasa çıktıktan sonra yaz dönemini daha çok yol haritası ve eylem planı çalışması şeklinde biz planladık. Şu anda da bir aksama olmaz''Atalay, Başbakanın bizzat bu işin koordinasyonunu üstlenmesinin önemli olduğunu belirterek, ''Ne kadar önem verileceğinin bir ifadesidir. İlgili arkadaşlarımız şu anda zaten bu çalışmanın içindeydi, önceden beri de içindeydiler. Dolayısıyla ben burada hiç bir aksama görmüyorum. Esasen yasa çıktıktan sonra, ki Meclis'in yüzde 80'inin desteği ile çıkmıştır, bu konuda bundan sonra da bir zaaf olmaz. Bunu biz çok ciddiye alıyoruz, bu yürüyecektir'' ifadesini kullandı.Bir başka soru üzerine de çözüm sürecine ilişkin yol haritasının üzerinde çalışıldığını bitmediğini yineleyen Atalay, bütün kurumlarla da paylaşılacağını söyledi.Cumhurbaşkanlığının taşınmasıCumhurbaşkanı Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığının AOÇ'ta yapılan yeni binaya taşınmasına ilişkin sözlerinin sorulması üzerine Atalay, bunların bir mekan paylaşımı olduğunu ifade etti. Atalay şunları kaydetti:''Yeni bir tesis yapıldı oraya , çok güzel bir tesis. Bütün yeni teknolojiyi içeren, yeni çalışma şartlarını taşıyan bir tesis. Böyle bir karar verilmiş, hepsi bizim mekanımız, hepsi değerli. Hükümetin Cumhurbaşkanımızla birlikte verdikleri bir karardır. Benim çok burada değerlendirme yapmam da doğrusu gerekmiyor. Başkentimizde mekanlar paylaşılır, mekanların değeri kaybolmaz. Çankaya daima bir değere sahiptir. Çankaya Köşkü, Çankaya.. Orasının biliyorsunuz müze özelliği de vardır. Onlar yine tabi değerini korur. Ama yeni çalışma mekanı olarak sayın Cumhurbaşkanımız yeni yapılan binayı tercih etmiş oldu, yeni açıklamasıyla. Zaten kendisinin de biliyorsunuz, ifadesi var, 'yeni dönem, yeni teamüller oluşturacağım, yeniler olacak' diye. Dolayısıyla yenilerden birisi olarak bakabiliriz.''Arazinin ne gibi bir kullanım alanı olacağının sorulması üzerine de Atalay, ''Hepimiz görelim, ben de o detayda size doğrusu yanlış bilgiler vermek istemem'' dedi.AA
Türkiye Dünyadaki En Pahalı Eti Yiyor
Bir ay içerisinde yapılan zamla etin kilosu toptancıda 28 liraya, kasapta et fiyatı 33 liraya yükseldiÜreticilerin hayvanları Kurban Bayramı’na saklamaları nedeniyle piyasada et stoğunun azalması, et fiyatlarına yeni bir zam getirdi.DHA’da yer alan habere göre, yapılan zamla kasapta satılan etin kilosu 33 lira oldu. Türkiye'de  zamla gündeme gelen et fiyatları, Kurban Bayramı öncesinde bir kez daha tavan yaptı. Bir kilo etin maliyeti 28 liraya yükseldi.Özellikle Ramazan Bayramı'ndan sonra Kurban Bayramı hazırlıklarının başlamasıyla, Türkiye'de, et fiyatlarında, geçmiş yıllar hep artış yaşandığını gözler önüne serdi. Ancak bu yıl geçen yılların aksine, son bir ayda et fiyatlarındaki artış, belli bölgelerde, yüzde 20 oranına kadar çıktı. Karkas etin satış fiyatı dana etinde, 18 TL'den 22 TL'ye kadar yükseldi. Kuzu etinde de benzer oranlarda artış yaşandı. Bu fiyatların kasap reyonlarına kadar gelmesi ise, 33 TL'yi buldu. Et fiyatlarındaki artışla ilgili olarak İzmir Kasaplar Odası Başkanı Ceyhan Yücelmiş, iki bayram arasında bu artışların hep yaşandığını artık kendilerinin bile bununla baş edemeyecek duruma geldiklerini söyledi. Yücelmiş, 'Şu anda üreticiler hayvanlarını kurbana saklıyorlar. Üreticiler bu tür hayvan sıkışıklıklarını da değerlendirip fiyatlarda artış yapıyorlar. Şu anda biri durağanlık var. Bunun kurban bayramından sonra rahatlama dönemine gireceğini bekliyoruz. Belli büyük et firmaları da fiyatların daha da yukarıya çıkmasını sağlıyorlar. Her dönemde bunu yapıyorlar. Dana etinin karkas fiyatı şu anda 22 TL'ye çıkmış durumda. Daha önce bu rakam 18 TL civarındaydı. Bizim tezgaha koyana kadar ki maliyetimizi ise, 28 TL, bizler de 35 TL'ye satarsak ancak kar edebiliyoruz ama bunu yapamadığımız için 32 ya da 33 TL gibi bir fiyattan satıyoruz. Gerçek değerinde satsak zaten vatandaşlar et yiyemeyecek. Bayramdan sonra inşallah gerçek değerine iner' dedi. Ceyhan Yücelmiş, vatandaşların özellikle kasaptaki ete olan güveninden dolayı da, üyelerinin ekonomik olarak zorluk yaşamaktan kurtulduklarını dile getirdi.Geçen yıl ki gibi olursa, fiyatlar daha da artarİzmir Kasaplar Odası Başkanı Ceyhan Yücelmiş'in sözlerinin aksine, İzmir Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Osman Civil ise, etteki fiyat artışının normal olduğunu, dile getirdi. Civil, Haziran ayından bu yana üç aydaki artışın yüzde 5 ile 6 arasında olduğunu, bunun da üretim maliyetleri düşünüldüğünde az bile olduğunu söyledi. Civil, Kurban Bayramı'nda vatandaşların talebinin de, et fiyatlarının gelecekteki seyrinde etkili olduğunu ifade edip, 'Kurban bayramına kadar fiyatlarda bir dizi artış daha yaşanır. Geçen yıl Türkiye'de 800 bin büyükbaş, iki milyon civarında da küçükbaş hayvan kesimi yapıldı. Bu yıl fiyatlar da geçen yıllara göre daha yüksek. Eğer bu fiylatlara rağmen, vatandaşlardan talep gelir kesim sayısı geçen yılki gibi olursa o zaman kurbandan sonra da et fiyatlarındaki artış devam eder' dediDünyanın en pahalı etini Türkiye yiyorEt fiyatlarındaki artışa en büyük tepkiyi ise, Çeşme Otelciler Birliği Başkanı olan Veysi Öncel verdi. Otelciliğin yanı sıra restoran işletmeciliği de yapan Öncel, kendisinin bir ayda ortalama 10 ton kırmızı et tüketimi yaptığını söyledi. Veysi Öncel, 'Son üç ayda ortalama artış yüzde 25 civarını buldu. Buna kim dur diyecek? Biz yaklaşık bir yıl öncesinden yaptığımız kontratlarla yurt dışına, yurt içine sattığımız fiyatlarda değişikliğe gidemiyoruz. Bu artışlar turizmcileri çok zora soktu. Yetiştiriciyle sorduğumuzda 'yem pahalı', aracıya sorduğumuzda 'hayvan gelmiyor pazara', 'et yeterli değil'. Bu bahanelerde dünyanın en pahalı etini Türkiye yiyor. Yem fiyatları, hayvanın olmayışı hep bahane. Etin üzerinde oynanan bir takım oyunlardan en çok zararı tüketici görüyor. Artık bunun sona ermesini, etin yenilebilir, tüketilebilir hale gelmesini bekliyoruz' dedi.