İHA Haberleri

İHA ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. İHA ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Hrant Dink Cinayeti Zanlıları Tutuklandı!
HRANT Dink cinayeti davasında tutuksuz yargılanan ve duruşmaya katılmayınca hakkında yakalama kararı çıkarılan Zeynel Abidin Yavuz Trabzon’da yakalandı. Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen duruşmaya katılmadıkları için hakkında yakalama kararı çıkartılan Zeynel Abidin Yavuz, Trabzon’un Pelitli beldesinde, Ortahisar İlçe Jandarma ekipleri tarafından sokakta yürürken yakalanarak gözaltına alındı. Yavuz, jandarmadaki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildi. DHA
Mersin'de Rüşvet Operasyonu
Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekiplerince, 'rüşvet aldıkları ve verdikleri' iddiasıyla aralarında 10 gümrük memurunun da bulunduğu 35 kişi hakkında operasyon başlatıldığı bildirildi. İstanbul'daki büyük rüşvet ve İzmir’deki liman operasyonları ilgili bakanlıklardan gizlenirken, Mersin’deki operasyonda bu kez farklı bir yöntem izlendi. Operasyona Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın 'olur' vermesiyle düğmeye basıldığı ortaya çıktı. Gümrük ve Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne bağlı Mersin Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü (KİM) ekiplerince sabah saatlerinde, aralarında 10 gümrük memurunun da bulunduğu 35 kişiyle ilgili operasyon başlatıldı. Bakan Hayati Yazıcı'ya gelen ihbar mektubu üzerine başlatılan çalışmalar, Orta Akdeniz Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğüne ulaştırılan ihbar mektupları ile birleştirildi ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesi ve talimatları doğrultusunda alınan izinlerin ardından Mersin Gümrük Muhafaza Müdürlüğü ve Mersin Emniyet Müdürlüğü ekiplerince genişletildi. Yaklaşık 6 ay süren çalışmalar sonucunda Mersin Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğünde görevli 6 gümrük muayene memuru ve 4 gümrük memurunun rüşvet aldıkları; gümrükte iş takibi yapan gümrük müşavirlik ve nakliye firması çalışanı 25 kişinin de rüşvet verdikleri iddiasıyla haklarında gözaltı kararı alındı. Soruşturma kapsamında birçok iş yeri ve evde arama gerçekleştirildi. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma dosyasıyla ilgili gizlilik kararı alındı. Bakan 'onaylı' operasyon.. İSTANBUL’daki büyük rüşvet ve İzmir’deki liman operasyonları ilgili bakanlıklardan gizlenirken, Mersin’deki operasyonda bu kez farklı bir yöntem izlendi. Mersin gümrüğünde başlatılan ve 10’u gümrükçü 35 kişinin gözaltına alındığı operasyona Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın 'olur' vermesiyle düğmeye basıldığı ortaya çıktı. Erdinç Çelikkan | Hürriyet
Arıların Ölümü Neyin Habercisi?
Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Aslı Özkırım, 2006 yılında dünyanın bazı ülkelerinde ve Türkiye’de de yaşanan toplu arı ölümlerinin bu yıl da beklendiğini ifade etti. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Aslı Özkırım, 2006 yılında dünyanın bazı ülkelerinde ve Türkiye’de de yaşanan toplu arı ölümlerinin bu yıl da beklendiğini ifade etti. Doç. Dr. Aslı Özkırım, son yıllarda meydana gelen arı ölümlerinin hem Türkiye’de hem dünyada kamuoyunun dikkatini çektiğini, bal üretimi yanında çiçeklerdeki döllenmeyi sağlayarak meyve ve sebze oluşumunda verimi yüzde 75 artırması nedeniyle önemli olduğunu belirterek, “Arılar bizim için çok önemli çünkü tozlaşarak meyvelerin ve sebzelerin oluşmasını sağlıyorlar. Çiçekten çiçeğe polen dediğimiz çiçek tozlarını taşıyarak onların döllenmesini, böylelikle meyve ve sebzelerin oluşumunu sağlıyorlar. İki seçeneğimiz var ya hormon kullanarak meyvelerin ve sebzelerin oluşmasını sağlayacağız ya da biyolojik canlıları kullanarak oluşmasını sağlayacağız. Arılar sadece bal yaparak değil, bu polenleri taşıyarak da bizim kıtlığa girmemizi engellemiş oluyorlar. Verimi yüzde 75 artırıyorlar. Albert Einstein’ın dediği gibi; ‘Dünyadan arılar yok olursa insanlığın 4 yıl ömrü kalmış demektir.’ Aslında bu bağlamda söylenmiş bir söz. Çünkü dünya büyük bir kıtlığa girecektir. Bu kıtlık sonucu da insanlık yok olacaktır. Sadece bal arıları değil, kastedilen tüm arılar için geçerlidir” şeklinde konuştu. Türkiye’nin dünyada bal arısı zenginliği ve bal üretimi bakımından ikinci sırada yer aldığını ifade eden Özkırım, şunları kaydetti: “Birinci sırada ise Çin yer alıyor. İkinci sırada olmamız çok önemli çünkü Türkiye dört mevsimi yaşayan, dünyadaki birçok bitkinin sadece kendisinde bulunduğu büyük bir ülke. Bal arısı, arıcılık için çok önemlidir. Arıcılığı en çok sekteye uğratan şeyler; arı hastalıkları, arı içerisinde yaşayan patojenler, bakteriler ve virüslerdir.” Mikrobiyoloji laboratuvarlarında, biyolojik mücadele ve hastalanmadan önce arıları korumak olduğunu belirten Özkırım, “İlaç araştırması yapmak veteriner hekimliği alandır. Bizim amacımız biyolojik mücadele ve hastalanmadan önce arıyı korumak. Bizim sloganımız ‘arı sağlığı, arı hastalığı değil’ bu amaçla bütün patojenlerin sevdiği şeyler, yaşama koşulları, nasıl bulaşıyorlar bunları araştırıp önünü keserek hastalığın gelmesini engellemeye çalışıyoruz. Laboratuvarda, besi yerlerinde bakteriler besleniyor, büyüyor ve onların çeşitli özelliklerini inceleyerek acaba arıyı nasıl öldürüyorlar bu konuda araştırma yapıyoruz. Laboratuvarda özel bir virüs bölümü var. Virüs, bakterilerden daha küçük ve maalesef onları öldürmek için ilaç ve yöntem yok. Virüsler fırsatçı, virüs çalışacağımız zaman karantina altına alınmış özel bir bölümde, özel aletlerle onların DNA veya RNA dediğimiz, hepimizde bulunan genleri çoğaltarak o virüslerin de çoğalmasını önleyebiliriz konusunda araştırmalar yapıyoruz” dedi. Arıcıların, çok iyi eğitimli, profesyonel ve bilinçli olması gerektiğini vurgulayan Özkırım, şöyle devam etti: 'Doğadaki yaşayan yabani arıların farkında bile değiliz. Bal arıları, arıcılara sığınmış durumda. Arıcılar onlara güzel bakım yaparak, normalde bir bal arısının sadece arazide kendi başına olsa üreteceği balı iki, üç katına çıkarıyor. Arıcılar, arılara ev ve bakım sağlıyor. Aynı zamanda arıcı, bu işi yaparken iyi niyetle kötü uygulamalarda bulunursa arıya yeterince kendi balını bırakmazsa, arı soğukta kalırsa hastalıklara yakalanma şansı artıyor. Arıcılarımızın çok iyi eğitimli, profesyonel ve bilinçli olması gerekiyor. Balı üreten arı, arı giderse bal olmaz. Bizde çiçek olursa arı çalışır. Dolayısıyla arının azlığı değil çiçeğin çokluğu da bal üretimini etkiler. İlkbaharda bol yağmur bekliyoruz.' 'BU YIL DA ARI ÖLÜMLERİ BEKLİYORUZ' Dünyada arılar öldüğü zaman ‘Arı Ölümlerini Araştırma Grubu’ kurulduğu belirten Özkırım, “52 ülkeden 300 üyesi var. Topluluğun yönetim kurulu üyesiyim. Dünyadaki arı ölümleri ile yapılmış olan çalışmaları, Türkiye adına orada yönlendiren altı kişiden biriyim. Türkiye’nin söz sahibi olmasını gerektiriyor. Uluslararası projeler var. Türkiye’de neden arılar ölüyor, İspanya’da neden ölüyor ve Türkiye ile İspanya arasında ne gibi farklılık var ne oluyor da ölüyor diye. Vardığımız sonuç, her ölümün farklı bir nedeni var. Bir sihirli değnek dokundu ve arılar öldü diye bir şey yok. En büyük etken çevresel etmenler ve yanlış arıcılık uygulamaları... Bunu eğitimle çözmeye çalışıyoruz. Çevresel etmenleri de iklim değişikliği, kışın kış gibi geçmemesi, yazın yaz gibi geçmemesi arıları çok etkiliyor. Arılar, çevrede nasıl bir olumsuzluk varsa arılardan öğrenebilirsiniz çünkü en çok dolaşan onlar. İlk 2006 yılında etkilendiler ve öldüler. Bu yılda arı ölümleri bekliyoruz. Kış mevsimi kurak geçiyor ve tam soğuk olmadığı için güneş gördüğü için uçuşa geçiyor arı ve ondan sonra dışarıda soğuktan dönüp ölüyor. Bu tip etkenlerden dolayı ölümler meydana geliyor. Ülkemiz bu konuda şanslı, çeşitliliğimiz çok fazla, melez gücümüz var. Bu da arıların ayakta durmasını sağladı” diye konuştu. ARILARI SEVDİRMEK İÇİN MASAL KİTABI YAZDI ‘Arılar Şatosu’ adında arıları anlatan masal kitabının, İspanya, Fransa, Yunanistan, Sırbistan gibi ülkelerde çocuklara arıları sevdirdiğini söyleyen Özkırım, şunları söyledi: “Geleceğimiz olan çocuklara arıları sevdirmek ve arılar neler üretiyor? Neden bizim için önemli? Bunu göstermek istiyoruz. Bu amaçla 3 yıl önce ‘Arılar Şatosu’ adında bir masal kitabı yazdım. İçinde dokuz tane hikaye yer alıyor. Büyükler okuduğunda ilgisini çekiyor çünkü arılar hakkında insanların bilmediği birçok şey var. Mesela bal yapan arıların dişi olduğu, birçok arı filminde izlerseniz hep erkektir. Bu yanlış bilgilendirmelerin önüne geçmek için bu masal kitabını yazdım. TÜBİTAK’tan birçok kurulda geçti. Pedagoglar, eğitimciler herkes inceledi. İngiltere’deki yayınevi de masal kitabı ile çok ilgilendi ve İngilizcesini istedi. İngiltere ve bu yayınevinin dağıtım yaptığı İspanya, Fransa, Yunanistan, Sırbistan gibi ülkelerde çocuklara bu kitap satılıyor. Bu da Türkiye’nin arıcılıktaki varlığını göstermek adına güzel bir faaliyet oldu.” (İHA) 
Kanuni Sultan Süleyman'a Suç Duyurusu
‘Muhteşem yüzyıl’ dizisinin ardından Şehzade Mustafa türbesi ziyaretçi akınına uğrarken, Bursa Adliyesi’nde de bir ilginç bir olay yaşandı. Hasan Köz (47) aldı vatandaş, dizide Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Mustafa’yı öldürülmesinin canlandırıldığı sahneden etkilenerek suç duyurusunda bulundu. ŞEHZADE'YE İTİBARI İADE EDİLSİN Şehzade Mustafa’nın itibarının iade edilmesini isteyen Köz, Kanuni Sultan Süleyman’ın padişahlığının alınmasını istedi. SULTAN SÜLEYMAN'IN PADİŞAHLIĞI GERİ ALINSINKanuni Sultan Süleyman’ın oğlunu boğdurarak öldürmesi sebebiyle adliyeye geldim ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundum. Şehzade Mustafa’nın itibarının iade edilmesine ve padişah Kanuni Sultan Süleyman’ın padişahlığının geri alınmasını istiyorum. İHA
Güneşi Beklerken'in Oyuncusu Dünyaca Ünlü Dizide
Bol ödüllü dizi Homeland’in İstanbul çekimlerinde, 'Güneşi Beklerken' dizisinin başrol oyuncusu da rol alacak. 'Altın Küre'de 'En iyi televizyon dizisi' dahil birçok ödülün sahibi olan Homeland’de Esin Varan’ın ardından bir Türk oyuncu daha katılıyor. Dünyanın en çok izlenen dizilerinden Homeland’de, ‘Güneşi Beklerken’le tanınan genç oyuncu Kerem Bürsin de rol alacak. Başrollerini Claire Danes ve Damian Lewis’in paylaştığı dizinin İstanbul’daki çekimlerinin ise yakın bir zamanda başlaması planlanıyor. (İHA)
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Evlendi mi?
Rusya’da düzenlenen Soçi Olimpiyatları kapsamında bir organizasyona katılan eski Rus jimnastikçi Alina Kabayeva’nın elindeki yüzüğü kameralara göstermesinin ardından Rusya Devlet Başkanı Putin ile evlendiği iddia edildi.Geçtiğimiz günlerde Putin’in Sisi ile gerçekleştirdiği görüşmede de elinde yüzük olması dikkat çekmişti. Son olarak Kabayeva’nın yüzüğünü kameralara göstermesi sonucundaysa çiftin evlendiği iddia edildi. Kremlin Sarayı’ndan yapılan açıklamadaysa Putin’in Kabayeva ile evlendiği iddiaları yalanlandı. Putin’in Haziran ayında Valdai kentinde Kabayeva ile evlendiği iddialarının ortaya atılması sonrası Putin’in sözcüsü Dmitry Peskov iddiaların canı sıkılan insanların internette uydurduğu bir şey olduğunu belirtti. Putin’in yardımcıları daha önce de defalarca Rusya devlet başkanının altın madalyalı jimnastikçi ile ilişkisi ve çocuğu olduğu iddialarını yalanlamıştı. Rus muhalif blog yazarı Alexei Navalny ise attığı tweette Putin’in Kabayeva ile Iver Manastırı’nda evlendiğini ve bu tören için tüm Valdai kentinde önlem alındığını belirtti.Putin Eylül ayında Valdai kentinde politikacılar ve gazetecilerle konferans düzenlemişti. Rus lider konferanstan 3 ay önce ise eşinden boşanmıştı. Rusya’daki geleneklere göreyse evlilik yüzüğü sol ele değil sağ ele takılıyor.KABAYEVA’NIN 2001 YILINDA DOPİNLİ OLDUĞU ORTAYA ÇIKMIŞTI2007 yılından beri Rusya’daki Duma Meclisi’nde milletvekilliği yapan Kabayeva, ritmik jimnastik kariyeri boyunca ise 2 kez olimpiyat madalyası kazandı. Kabayeva’nın 2001 yılında Avustralya’da düzenlenen ve mini olimpiyat olarak adlandırılan Goodwill Oyunları sonrasında dopingli olduğu açıklanmıştı. Doping kararı sonrası açıklama yapan Kabayeva ise Rusya’ya karşı siyasi bir oyun oynandığını belirterek kararın oyunlardan önce açıklanması gerektiğini belirtmişti. Oyunlarda madalya kazandıklarını ve bunun sonucu önlerinin kesildiğini kaydeden Kabayeva bu sayede madalyaların Ukraynalılar tarafından kazanıldığını belirtmişti.İHA
İşte Yılın Basın Fotoğrafları
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin düzenlediği Vakıfbank – TFMD Yılın Basın Fotoğrafları 2014 yarışmasında Reuters foto muhabiri Osman Örsal’ın çektiği “Kırmızılı Kadın” karesi “Yılın Basın Fotoğrafı” ödülünü aldı. 29.su düzenlenen Türkiye’nin en önemli medya organizasyonları arasında yer alan ve basın fotoğraflarının ödüllendirildiği tek yarışma olan “Yılın Basın Fotoğrafları”’na 2013 yılına damga vuran olaylardan 4 bin 381 karenin katıldığı açıklandı. Jüri değerlendirmelerinin ardından Ramada Plaza Ankara Oteli’nde yapılan basın toplantısı ile açıklanan sonuçlarla 6 kategoride 22 fotoğraf ve 4 seri ödül aldı. Ödül alan kareler, derneğin web sitesi www.tfmd.org.tr adresinde sunuluyor.Türkiye’de basın fotoğrafçılığına yön veren isimlerin yanı sıra Dünyaca ünlü foto muhabiri Christopher Morris’in katıldığı jüri, geçtiğimiz yıla damgasını vuran gezi olaylarında simge olduğu gerekçesiyle Reuters foto muhabiri Osman Örsal’ın karesini Yılın Basın Fotoğrafı olarak seçti. Yarışmada Anadolu Ajansı foto muhabiri Ali İhsan Öztürk’ün Van’daki Muradiye Şelalesi fotoğrafı da Vakıfbank Özel Ödülü’nü aldı. Zaman foto muhabiri Kürşat Bayhan’ın üçüncü köprü inşaatı sırasında orman alanında yapılan yol genişletme çalışmalarından bir kare de TUKÇEV Çevre Fotoğrafı olarak seçti. Sabah foto muhabiri Murat Şengül’ün bir otel bahçesinde köpekleri ile birlikte uyudukları kareyi ise Türkiye’nin modern yüzünü yansıtan günlük hayattan bir kare olarak değerlendirerek TFMD Özel Ödülü’ne layık gördü. Bu yıla özel olarak açıklanan özel kategori AB Yolunda Türkiye’de ise birinciliği Zaman foto muhabiri İsa Şimşek’in Sultanahmet ve Ayasofya arasındaki havuzda gerçekleştirilen su oyunlarından karesi aldı. Nisan ayında Ankara’da yapılacak törenle ödüllerin dağıtılacağını belirten TFMD Başkanı Rıza Özel, “Yarışmada derece alan fotoğraflar, sergilerle Türkiye’yi dolaşacak. Ödül alan karelerin yanı sıra yıla damgasını vuran olaylardan seçilen fotoğrafların yer aldığı özel bir seçki de 20 yıldır aralıksız olarak yayınlanan ve artık bir kaynak eser olarak değerlendirilen Vakıfbank Yılın Basın Fotoğrafları Kataloğu ile basılı hale gelecek. Derneğimizin dergisi Foto Muhabiri’nin Mart sayısında da geniş şekilde yer bulacak kareler, www.tfmd.org.tr adresinde de galeri olarak sunulacak. Tüm bu yapılanlar sayesinde gazete sayfalarında bir günlük ömrü olan tarihe not düşen kareler, hafızalarda kazınacak” dedi. VII Fotoğraf Ajansı Kurucusu, Christopher Morris, İZTV Genel Yayın Yöneteni-Foto Muhabiri Coşkun Aral, DEPO Photos Yayın Yönetmeni Abdurrahman Antakyalı, TSYD Genel Başkanı Naci Arkan, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Sabah Gazetesi Fotoğraf Editörü Kutup Dalgakıran, TFMD Onursal Başkanı Bülent Hiçyılmaz, Hürriyet Gazetesi Fotoğraf Editörü Sebati Karakurt, Vatan Gazetesi Ekler Fotoğraf Editörü Burak Kara, Associated Press Türkiye Fotoğraf Editörü Burhan Özbilici, Habertürk Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü Fatih Sarıbaş, Anadolu Ajansı Görsel Yayınlar Daire Başkanı Ahmet Sel, Akşam Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü-Foto Muhabiri Mustafa Seven, Zaman Gazetesi Fotoğraf Editörü Selahattin Sevi, Milliyet Gazetesi Eski Fotoğraf Editörü-Foto Muhabiri Yurttaş Tümer, TFMD Eski Başkanı-Habertürk Gazetesi Foto Muhabiri Ateş Tümer. Yılın Basın Fotoğrafı Ödülünü Kazanan Osman Örsal Kimdir? 14 Aralık 1975 yılında İstanbul’da doğan Osman Örsal, ilk ve orta eğitimini İstanbul’da yaptıktan sonra Üniversite Eğitimini İzmir’de tamamladı. 1992 Yılında Hürriyet Gazetesi İzmir Bölge Müdürlüğü’nde gazetecilik mesleği ile tanışan Foto Muhabiri 1993 yılından itibaren sırasıyla Yeni Asır, Gazete Ege ve Akşam Gazeteleri ile Associated Press Ajansı’nda çalıştı. Osman Örsal, 2006 yılından bu yana ise mesleğini İstanbul’da Reuters Haber Ajansı’nda sürdürüyor. ZETE
İşte Mustafa Sarıgül'ün 'İstanbul' Projeleri
CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, İstanbul için hazırladığı 200 projeden 28'ini kamuoyuyla paylaştı.CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mustafa Sarıgül, İstanbul için hazırladığı projeleri açıkladı. Bütün projelerin bilim kurulu üyelerine danıştıklarını ifade eden Mustafa Sarıgül, hukuk ve bilim öncülüğünde yapılamayan hiçbir projeyi kabul etmediklerini söyledi. Yerel seçimlere kısa bir süre kaldığını ifade eden Mustafa Sarıgül, 'Burada size sunacağımız projeler yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın ürünü. İstanbul'un tüm sorunlarını değerli bilim insanlarıyla, uzmanlarla masaya yatırdık. Yaklaşık 200 proje oluşturduk. Bunlar arasından 28 projeyi sizlere sunuyoruz. Tüm projeler bizim fikir önerilerimizdir. Proje önerilerimiz, 30 Mart'tan sonra, ilgili STK'lar, akademisyenler, siyasi partilerin temsilcileri ve yurttaşlarımızın görüşleri alınarak ve proje yarışmaları düzenlenerek, tasarlanacak ve hayata geçirilecektir' diye konuştu. 'ÖTEKİSİ OLMAYAN BİR İSTANBUL İÇİN GELİYORUZ' Hazırladıkları projelerin tamamının bilim ve hukukun öncülüğünde hazırlandoğını ifade eden Sarıgül şunları söyledi; 'Tam 20 yıldır aynı anlayış İstanbul'u yönetiyor. 20 yıl sonra gelinen yer maalesef şudur: Dünyada yaşanabilir kentler sıralamasında 109. sıradayız. 20 yıl oldu, artık yoruldular, toplumu da yordular. İstanbul yeni bir ses, yeni bir nefes, yeni bir enerji arıyor. Hiç kimse merak etmesin; İstanbul değişime hazırdır! Ötekisi olmayan bir İstanbul için geliyoruz. Yaptıklarına teşekkür ederiz, biz daha iyisini yapacağız. 30 Mart'tan itibaren İstanbul'da 'benim doğrularım' dönemi bitecek, 'kentin doğruları' dönemi başlayacak. Kin, nefret, sevgisizlik dönemi bitecek, sevgi, barış, dostluk dönemi başlayacak. Asla ötekimiz olmayacak; yurttaşlarımızın yüzde yüzünü kucaklayacağız. 30 Mart'tan itibaren İstanbul'da adamı olanın değil, hak edenin işini yapacağız. Bireylerin değil, toplumun çıkarına hizmet edeceğiz. Doğanın, bilimin, hukukun onaylamadığı, halkın yararına olmayan hiçbir projeye imza atmayacağız.' 'İSTANBUL'DA PLANLI GELİŞİM DÖNEMİ BAŞLAYACAK' 'İstanbul'da planlı gelişim dönemini başlatacağız' diyen Mustafa Sarıgül, 'Tüm fiziksel, sosyal, ekonomik planları güncelleyeceğiz. Artık her uygulama planlı olacak. İstanbul'umuzun suyunu, havasını, denizini, toprağını, yeşilini, ormanını, kimliğini, kültürünü, tarihi dokusunu en iyi şekilde koruyacağız ve geleceğe taşıyacağız. İstanbul'un çevre değerlerine sahip çıkacağız. Kuzey ormanlarını, su havzalarını, tarım alanlarını koruyacağız. Önümüzde ciddi bir su problemi var. Planlanan barajları mutlaka yapacağız. Ayrıca deniz suyundan kullanım suyu elde edilmesi için gerekli etütleri hemen başlatacağız' dedi. 'KENTSEL DÖNÜŞÜM' DEĞİL, 'KENTSEL GELİŞİM' Kentsel dönüşümü kentsel gelişim olarak adlandırdıklarını belirten Mustafa Sarıgül, 'Kentsel dönüşümü yıkım ve mutsuzluk olmaktan çıkaracağız. Kentsel dönüşüm değil, kentsel gelişim diyoruz. Kentsel gelişimde yurttaşlarımızın tüm haklarını koruyacağız. Tapu ve 2-B'den kaynaklanan sorunları mutlaka çözeceğiz. Hiç kimse mağdur olmayacak. İstanbul ortaklığı projemizle, toplumsal mutabakata dayalı doğru ve yerinde dönüşüm sağlayacağız. Kesinlikle yüreklerde deprem korkusu kalmayacak. Binalarımızı güçlendireceğiz. İstanbul'umuzu depreme karşı hazırlıklı hale getireceğiz' şeklinde konuştu. 'RAYLI SİSTEMİN PAYINI YÜZDE 50'YE ÇIKARACAĞIZ' Mevcut yönetimin ulaşımda 5 katrilyon harcadığını fakat ulaşım problemini çözemediğini ifade eden Sarıgül, 'İstanbul'da ulaşım bugünkü gibi plansız projelerle çözülemez. Çözüm; daha fazla, daha konforlu, daha hızlı entegre toplu taşımadır ve bu, imkansız değildir! Öncelikle ulaşım ana planını güncelleyeceğiz. Ulaşımda da her şey planlı olacak. Ulaşımı tek elden yöneteceğiz. İstanbul'un ulaşımında metroya ve raylı sisteme öncelik vereceğiz. Raylı sistemin toplu ulaşımdaki payı yüzde 20. Oysa dünya metropollerinde bu oran yüzde 70 ile 90 arasında. 20 yılda, İstanbul'da yapılan metro 68 kilomtere. Oysa, Şangay'da 18 yılda 437 kilometre, Yeni Delhi'de 10 yılda 190 kilometre metro yapılabildi. Biz, raylı sistemin payını hızla yüzde 50'ye çıkaracağız' ifadelerini kullandı. 'İSTANBUL'A DENİZDEN BAKACAĞIZ' 'İstanbul'a denizden bakacağız' diyen Sarıgül, deniz ulaşımını güçlendireceklerini belirterek, 'Deniz ulaşımının toplu ulaşımdaki payını yüzde 4'ten yüzde 10'a çıkaracağız. Toplu ulaşım ağını büyük otoparklar ve aktarma merkezleriyle birbirine bağlayacağız. Özel taşımacıların gücünden daha etkin yararlanacağız. Bütün bu önlemlerle, İstanbul'da trafik çilesine kademeli olarak son vereceğiz' dedi. İstanbul'da atık suların yüzde 72'si arıtılmadan denize verildiğini ifade eden Mustafa Sarıgül, 'İSKİ kayıtlarında bu açıkça görülüyor. Biz, bu ayıba son vereceğiz. İleri biyolojik arıtma sistemlerini mutlaka hayata geçireceğiz. Yenilenebilir enerji önemli. İBB olarak yenilenebilir enerji kaynaklarıyla kendi elektriğimizi kendimiz üreteceğiz. Bu yolla, İBB'nin elektrik maliyetini azaltacağız. Bu kaynağı sosyal projelere aktaracağız' şeklinde konuştu. '2 BÜYÜK KENT PARKI YAPILACAK' İstanbul'da yeşil alanlara öncelik vereceklerini dile getiren Mustafa Sarıgül, 'Aktif yeşil alanlarımız çok az. Kişi başı aktif yeşil alan, New York'ta 29 metrekare, Londra'da 27 metrekare, Stockholm'de 87 metrekare, İstanbul'da ise 2 metrekarenin altında. Yeni parklar ve aktif yeşil alanlar oluşturarak, İstanbul'umuza nefes aldıracağız. Anadolu yakasında, İçerenköy'deki hal arazisi ile Avrupa yakasında, 4. Levent-Maslak arasındaki golf kulübü arazisini dünya ölçeğinde kent parkı yapacağız. Tüm ilçelerde parkları, aktif yeşil alanları yaygınlaştıracağız' diye konuştu. Bisiklet yollarını yapacaklarını da sözlerine ekleyen Mustafa Sarıgül, 'İstanbul'umuzun, mümkün olan her noktasında, kesintisiz yaya ve bisiklet yollarına önem vereceğiz. İlk örnek olarak, Eminönü ile harbiye arasını, kesintisiz bir yaya yolu olarak düzenleyeceğiz' dedi. 'İSTANBUL, KÜLTÜR VE TURİZMİN BAŞKENTİ OLACAK' İstanbul'u kültür ve turizm başkenti; bir dünya markası yapacağını ifade eden Mustafa Sarıgül, 'İstanbul'u dünya turizminin göz bebeği haline getireceğiz. İstanbul'un tarihi ve doğal zenginliklerini turizmle daha çok buluşturacağız. Turizm alt yapısını geliştireceğiz. Anadolu çok önemli yakasına bir kongre merkezi yapacağız. Kruvaziyer liman projesini tamamlayacağız. İstanbul'u festivaller şehri haline getireceğiz. İstanbul'u dünyada çok daha etkin şekilde tanıtacağız. İstanbul'u Londra'yla, Paris'le yarıştıracağız. Hedefimiz bugün 10 milyon olan turist sayısını 25 milyona çıkarmak; İstanbul'un turizm gelirlerini hızla artırmaktır. İnanıyorum ki; İstanbul'da turizm şahlandığı zaman, işsizlik de azalacaktır' dedi. Tarihi yarımadanın önemine vurgu yapan Mustafa Sarıgül, 'Tarihi yarımada İstanbul'un en büyük hazinesi yatmaktadır. Ne yazık ki, bu hazine sahipsizdir, bakımsızdır. Tarihi yarımadayı, bir bütün olarak ele alacağız. Evrensel koruma kültürü ilkelerine uygun olarak, şanına yakışır hale getireceğiz. Bu çalışmalarla, tarihi yarımadayı açık bir müze kent haline gelecektir. Haliç'i, Eyüp Sultan odaklı, bir doğa ve kültür vadisi haline getireceğiz. Eyüp Sultan'da inanç turizmini öne çıkaracağız. Haliç Vadisi, İstanbul'un yeni cazibe merkezi olacak. UNESCO dünya mirası listesinde yer alan Yedikule ve fetih surlarını restore ederek turizme kazandıracağız. İstanbul'un tarihi hanlarını aslına uygun şekle getireceğiz' diye konuştu. 'GEZİ PARKI, PARK OLARAK KALACAK' Meydanların kentler için önemli olduğuna dikkat çeken Sarıgül, 'İstanbul'un tarihi meydanları, yanlış mimari uygulamalarla tarihi kimliğinden uzaklaştırılıyor. Meydanlar kentlerin yüzüdür. Yurttaşların buluşma alanıdır. Demokrasi, özgürlük, kültür-sanat mekanlarıdır. Proje yarışmalarıyla, İstanbul'umuzun 6 ana meydanını yeniden düzenleyeceğiz. Bu meydanlar, Taksim, Kadıköy, Üsküdar, Aksaray, Beyazıt, Beşiktaş meydanlarıdır. Gezi parkı ise, park olarak kalacak. Ayrıca, 39 ilçede 39 yaşam meydanı yapacağız. İstanbul beton meydanlara değil, demokrasi, özgürlük, kültür ve sanat meydanlarına sahip olacak. İstanbul'un her ilçesinde, ilçenin ve bölgenin özelliklerini de gözeterek, Abdi İpekçi Caddesi benzeri İstanbul'da marka caddeler yapacağız' şeklinde konuştu. AKM, HİZMETE AÇILACAK Kültür merkezlerinin sayısını arttıracaklarını ifade eden Mustafa Sarıgül, 'İstanbul'a 3 büyük kültür merkezi kazandıracağız. Öncelikle Atatürk Kültür Merkezi'ni hızla onaracağız ve İstanbul'un hizmetine sokacağız. Kadıköy'de bir su kenarı yapısı olarak simge bir opera binası yapacağız. Tepebaşı'nda da İstanbul'a yakışır bir konser salonu yapacağız. Ayrıca, 39 ilçede kültür-sanat merkezleri yapacağız. İstanbul müzeler açısından da yetersiz bir noktada. Öncelikle, var olan müzelerimizi destekleyeceğiz, geliştireceğiz. Ayrıca Haydarpaşa ve Sirkeci Garlarını, çevreleriyle birlikte değerlendirerek, proje yarışmasıyla, dünya çapında iki kent müzesi haline getireceğiz' diye konuştu. 'İSTANBUL'A OLİMPİYATLARI KAZANDIRACAĞIZ' Amatör spor kulüplerini destekleyeceğini dile getiren Sarıgül, 'Bin 600 tane spor kulübü var. Sporcu fabrikaları açacağım. Olimpiyat stadını, yeni tesislerle bir olimpik park haline getireceğiz. Geleceğin şampiyonları İstanbul'da yetişecek. Olimpiyatları İstanbul'a kazandıracağız. Arda hariç o rakamı bir ardada yakalayamıyoruz. Çocuklarımız için her hafta sonu ücretsiz tiyatro ve sinema gösteriminden ücretsiz yaralanacak. İstanbul'un her ilçesinde organik pazarlar kuracağız' ifadelerini kullandı.'İSTANBUL'A HAYVAN KÖYÜ KURULACAK' İstanbul'un iki yakasına iki hayvan yaşam köyü kuracaklarını ifade eden Sarıgül, 'Kısırlaştır, sahiplendir' projesini de etkin olarak hayata geçireceğiz. Sinema endüstrisi için doğal çekim platoları kuracağız. Film stüdyolarını kurulmasını teşvik edeceğiz. İstanbul doğal çekim platoları, dünya sinemasının yeni cazibe merkezi haline gelecek. Hollyvoda rakip film stüdyolarını hayata geçireceğiz. Yüzlerce oyuncu buraya gelecek İstanbulun tanıtımına katkı bulunacak' dedi. İHA