article/comments
article/share
Haberler
Ortadoğu'daki Cehennem Büyüyor: Ok Yaydan Çıktı, Politik Satrancı İyi Okuyamayanlar Kaybedecek

etiket Ortadoğu'daki Cehennem Büyüyor: Ok Yaydan Çıktı, Politik Satrancı İyi Okuyamayanlar Kaybedecek

google-g-white cross-white onedio-o-white
Onedio’yu Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin plus-blue

Giriş ve Metodolojik Çerçeve

Bu rapor; sanatçı ve bağımsız araştırmacı Mustafa Günen’in 2026 yılının ilk aylarından (Mayıs ve Haziran dönemi dâhil) itibaren dile getirdiği bölgesel öngörülerin, uluslararası literatür, strateji kuruluşlarının görüşleri ve sahada meydana gelen somut gelişmelerle karşılaştırmalı dökümün analitik raporudur. GEMİNİ

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

1. "Dolar Bombası" ve Ekonomik Kuşatma: Trump’ın Stratejisi

1. "Dolar Bombası" ve Ekonomik Kuşatma: Trump’ın Stratejisi

Tarihsel ve Stratejik Arka Plan:

ABD yönetiminin (özellikle Trump döneminde) İran’a yönelik başlattığı 'maksimum baskı', nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilme ve küresel bankacılık/petrol ambargoları; konvansiyonel bir askeri saldırı yerine tasarlanmış uzun vadeli bir finansal kilitlenme stratejisidir.

Mustafa Günen’in Değerlendirmesi (Mayıs – Haziran 2026):

Mustafa Günen, bu stratejinin doğasını ve nihai etkisini çözerek bunu bir 'ekonomi bombası / dolar bombası' olarak tanımlamıştır. Günen; Trump'ın İran'a aslında en iyi bildiği silahı kullanmıştır. Konvansiyonel haata nükleer dahil tüm bombalardan daha etkili bu finansal bombanın sistemi içeriden çökerteceğini, Tahran'ın elinde döviz ve petrol geliri kalmadığı için zamanın rejim aleyhine işleyen sonunu getirebilecek bir tuzağa dönüştüğünü aylar öncesinden kaydetmiştir.

Dönemin Hâkim / Uluslararası Uzman Görüşü:

Uluslararası iktisat çevreleri ve diplomasi analistleri, yaptırımların Tahran tarafından Asya pazarları, kaçak tanker filoları ve takas yöntemleriyle uzun süre tolere edilebileceğini; rejimin bu ekonomik baskı altında direnç gösterip iç dengesini koruyacağını iddia etmekteydi.

Sahadaki Gelişmeler ve Sonuç (Eylül 2026):

Süreç tam da Günen'in belirttiği gibi neticelendi: Zaman İran'ın lehine değil aleyhine işledi. AB bu ekonomik ambargoyu destekleme karaı aldı. İran!da döviz rezervleri eriyip riyal serbest düşüşe geçince, iç piyasada benzin temin etmek çok zorlaşır hale geldi ve bankalar nakit krizine girdi. Çin’in bile son olaylar sonrası resmi alımları kısıtlamasıyla 'dolar bombası' hayatı çok zorlaştırdığı için rejimi içeriden patlama noktasına getirdi.

2. Hürmüz Boğazı: "Kendi Başına Bela Olma" Eşiği (Mayıs – Haziran 2026):

2. Hürmüz Boğazı: "Kendi Başına Bela Olma" Eşiği  (Mayıs – Haziran 2026):

Dönemin Hâkim / Uluslararası Uzman Görüşü:

Bölge analistleri, Hürmüz kartının Tahran’ın elindeki en büyük caydırıcı 'dokunulmazlık kalkanı' olduğunu, küresel petrol fiyatlarını fırlatma tehdidi nedeniyle Batı’nın baskısıyla Amerika’nın bu hatta geri adım atmak zorunda kalacağını öne sürmekteydi.

Günen, Hürmüz Boğazı'nın kilitlenmesi veya bu hatta başvurulacak tazyiklerin İran’ın kendi lehine bir koz olmaktan çıkıp 'kendi başına en büyük bela haline geleceğini' ifade etmiştir. Hürmüz'ün sadece bölgesel bir gerilim noktası olarak kalmayacağını, bu hatta atılacak kontrolsüz adımların Tahran'ın aleyhine küresel bir meşruiyet ve müdahale zemini oluşturacağını vurgulamıştır.

Sahadaki Gelişmeler ve Sonuç (Eylül 2026):

İran’ın Hürmüz’den geçen ticari gemilere yönelik el koyma ve engelleme listeleri ilan etmesi, doğrudan uluslararası deniz ticaretini hedef aldı. Ancak bu durum İran'a diplomatik bir üstünlük sağlamak yerine; ABD, İngiltere ve müttefik donanmalarının askeri eskort operasyonlarını başlatmasına, Çin’in dahi Tahran ile arasına mesafe koymasına ve İran’ın kendi enerji ihracat kanallarını tamamen tıkamasına yol açtı.

3. Irak’ın Kritik Konumu: Rahat İhracattan Güvenlik Çıkmazına (Mayıs – Haziran ve Devamı):

3. Irak’ın Kritik Konumu: Rahat İhracattan Güvenlik Çıkmazına  (Mayıs – Haziran ve Devamı):

Dönemin Hâkim / Uluslararası Uzman Görüşü:

Irak merkezi yönetiminin göreceli siyasi istikrar yakaladığı, uluslararası koalisyonla yürütülen çekilme müzakerelerinin kurumsal bir zeminde ilerlediği ve petrol gelirlerinin Bağdat'a egemenlik alanını tahkim etme fırsatı sunduğu değerlendiriliyordu.

Irak yönetiminin yüksek petrol ihracatı ve bütçe gelirleriyle kendisini rahat hissettiği dönemde Mustafa Günen, sahanın yapısı gereği kaçınılmaz olan büyük krizlerin kapıda olduğunu ifade etmiştir. Irak’ın İran’a sınır olması ve Tahran’ın en önemli lojistik sahası olduğunu hatırlatarak, 'Irak’ın aslında başı büyük bir dertte ve yakında ağır sorunlara hatta cehenneme dönebilir' uyarısında bulunmuştur. Kriz derinleştikçe alternatif petrol koridorlarının da vurulacağını ve Irak’ın iki çatışan güç arasında kalacağını öngörmüştür.

Sahadaki Gelişmeler ve Sonuç (Eylül 2026):

Suudi Arabistan’ın Doğu-Batı (Petroline) petrol boru hattını hedef alan kamikaze İHA'ların Irak topraklarından (Meysan vilayeti) fırlatıldığı tespit edildi. Bu durum Suudi boru hattının durdurulmasına yol açarken; Bağdat yönetimi kendisini ateşe atan Şii milis yapılanmalarına karşı İran sınır kapılarını kapatmak, güvenlik operasyonları başlatmak ve bölgeyi olağanüstü askeri teftişe almak zorunda kaldı.

4. Alternatif Alanlar ve Krizin Genişlemesi (Kızıldeniz ve Boğazlar) (Mayıs – Haziran ve Devamı):

4. Alternatif Alanlar ve Krizin Genişlemesi (Kızıldeniz ve Boğazlar)   (Mayıs – Haziran ve Devamı):

Dönemin Hâkim / Uluslararası Uzman Görüşü:

Savunma çevreleri, güneydeki vekil unsurların (Husiler) eylemlerinin dönemsel taciz atışlarıyla sınırlı kalacağını, uluslararası deniz trafiğini kalıcı olarak yönlendirebilecek stratejik bir tıkanma üretemeyeceğini varsaymaktaydı.

Mustafa Günen, meselenin dar bir hatta sıkışıp kalmayacağını; köşeye sıkışan yapının kaçınılmaz olarak 'sınırlı kalmayıp alternatif problemler üreteceğini' ve etki alanını çevre su yollarına doğru yayacağını belirtmiştir.

Sahadaki Gelişmeler ve Sonuç (Eylül 2026):

Husiler Babülmendep Boğazı’nın girişindeki kritik kıyı şeridi ve ada noktalarında kontrol sağlayarak doğrudan ticari seyrüseferi kilitledi. Süveyş Kanalı rotası küresel ölçekte terk edilerek Ümit Burnu'na yöneldi; böylece kriz Mustafa Günen'in belirttiği gibi Hürmüz'den taşıp küresel tedarik zincirini vuran alternatif bir alana sıçradı.

5. Suriye Hattı ve Bölgesel Güvenlik Kırılması

5. Suriye Hattı ve Bölgesel Güvenlik Kırılması

Dönemin Hâkim / Uluslararası Uzman Görüşü:

Bölgesel diplomasi kanalları, Suriye'de geçiş yönetiminin ticari normalleşme, mültecilerin dönüşü ve altyapı projeleri üzerinden zamana yayılarak rehabilite edilebileceği beklentisini taşımaktaydı.

Mustafa Günen’in Değerlendirmesi (Yıl Ortasından İtibaren):

Mustafa Günen, Suriye sahasının İran'ın Akdeniz'e uzanan koridoru açısından hayati olduğunu; bu koridorun kırılmasının faturasının bölge ülkelerine yönelik asimetrik risklerle yansıyabileceğini vurgulamıştır. Askeri gerçekliklerin ön plana çıkacağını ifade etmiştir.

Sahadaki Gelişmeler ve Sonuç (Eylül 2026):

İsrail’in Şam kırsalı ve Irak sınırındaki El-Bukemal ikmal hattına yönelik kesintisiz nokta operasyonları lojistik hattı felç etti. Sahadaki fiziki güç boşluğu, diplomatik ve ticari tasavvurların önüne geçerek askeri güvenlik önlemlerini ana gündem maddesi yaptı.

İçeriğin Devamı Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

6. Nihai Çözüm: Kara Operasyonu Zorunluluğu

6. Nihai Çözüm: Kara Operasyonu Zorunluluğu

Dönemin Hâkim / Uluslararası Uzman Görüşü:

Modern askeri doktrinler ve uluslararası güvenlik uzmanları, maliyet ve kamuoyu baskısı nedeniyle doğrudan bir kara harekâtının söz konusu olamayacağını; meselenin yaptırımlar, hava operasyonları ve yerel dengelerle idare edileceğini iddia etmekteydi.

Mustafa Günen’in Değerlendirmesi (2026 Başı ve Süreç Boyunca):

Mustafa Günen, sürecin başından itibaren masadaki en gerçekçi tespitini korumuştur: 'İçeriden ekonomik çözülmeyle kansız şekilde bitmesi en büyük temennimizdir; ancak bu kriz kara savaşı olmadan nihayete erdirilemeyecek görüşüm giderek olasılığı yüksek hale gelmektedir.' Diplomasinin ve uzaktan vuruşların bu ölçekteki köklü bir krizi tek başına çözemeyeceğini, determinist bir zorunlulukla sahadaki güçlerin karadan müdahale eşiğine geleceğini savunmuştur.

Sahadaki Gelişmeler ve Sonuç (Eylül 2026):

Diplomatik kanalların (Körfez-İran görüşmeleri) resmen iptal edilmesi, boru hatlarının vurulması ve nükleer konusundaki açıklamaların getirdiği gerilim; bölge ülkelerinin güçlerini sınır hatlarında kara savunma ve güçlendirmeye savunma paktları kurmaya, ABD eşliğinde koalisyonlar kurmaya mecbur bıraktı.

Sonuç ve Genel Çıkarım

Günen, sohbetin birçok yerinde genel olarak şu gerçekliği ifade etmiştir: “Uluslararası ilişkilerde duygusallık yoktur, ylnızca menfaat vardır. Tıpkı satranç oyunu gibi gelişir. Eğer oyunda birkaç hamle sonrasını görebilecek kadar bilgiye sahipsiniz akıbetin ne olacağını kolayca görürsünüz” ve türkiye’yle ilgili de “büyük problem ve sıkıntılar çekecek ama geleceği çok parlak” olduğunu her defasında söylemiştir.

GEMİNİ, 15 Eylül 2026

İnstagram

X

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Yorumlar ve Emojiler Aşağıda chevron-right-grey
Reklam

Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!

category/test-white Test
category/gundem-white Gündem
category/magazin-white Magazin
category/video-white Video
category/eglence BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
0
0
0
0
0
0
0
Yorumlar Aşağıda chevron-right-grey
Reklam