Hugo Almeida Haberleri

Hugo Almeida ile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Hugo Almeida ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.

trend-arrow

Popüler İçerikler

Forvet Hattında Yerli Krizi
HABERLER Spor Herhangi bir ligdeki yabancı oyuncu sayısının o ülkenin futbolunu nasıl etkilediği konusunda farklı fikirler ortaya atılır. Kimisi kaliteli yabancı oyuncuların o ligdeki oyun kalitesini de yukarı taşıdığından dem vurur, kimisi lejyonerlerin sayısı arttıkça yerli oyuncuların fiyatlarının dengelendiğini savunur. İşe kulüpler açısından bakanlar, 'Ne kadar çok yabancı oyuncu, Avrupa kupalarında o kadar çok başarı' fikrine sahiptir. Bu fikirlerin hepsi tartışılabilir... Doğrulukları ya da yanlışlıkları üzerine farklı örnekler verilebilir. Evet, bazı yabancı oyuncuların gerçekten de sudan ucuzdur ama bu ülkede bir sezon boyu mahzun gözlerle yedek kulübesinden maç izleyen adı büyük golcülere milyonlarca euro sayıldığı da çok görülmüştür. Avrupa kupalarındaki başarı ise sadece yabancı oyuncuların çokluğu ya da kalitesiyle doğru orantılı olamaz. O zaman Galatasaray'ın dört yabancı oyuncuyla kazandığı UEFA Kupası zaferi nasıl izah edilebilir? Üstelik kupaya uzanan süreçte atılan 15 golün 11'ini yerliler, 4'ünü yabancılar atmışken. Futbol Federasyonu Basın Departmanı tarafından hazırlanan TamSaha Dergisi'nden Mazluç Uluç'un hazırladığı Türk futbolundaki yerli forvet krizi dosyasının detayları şöyle: Tüm bu tartışmaların arasındaki tartışılmaz tek gerçek, kulüplerde oynayan yabancı oyuncu sayısındaki artışın, forma giyebilen yerli oyuncu sayısını aşağıya çektiği ve Millî Takım'a seçilebilecek oyuncu alternatifini azalttığıdır. Zaten bu sorunu yakından hisseden Türkiye de son yıllarda Avrupa'da yetişen Türk asıllı oyuncuları Genç Millî Takımlardan itibaren kazanmaya çalışarak problemi çözmeye çalışıyor. Geçmiş sezonlarda ligimizde giderek artan sayılarda yabancı oyuncu gördük. Yakın dönemde sahada 6, yedek kulübesinde 2 yabancı yer alırken, kulüpler ayrıca istedikleri kadar lejyonerle sözleşme imzalıyordu. Bu sayı daha sonra sahada 6, yedek kulübesinde 2, toplamda 10 olarak sınırlandırıldı. Yeni sezonda ise kulüpler yine 10 yabancı oyuncuyla sözleşme imzalayabilse de 18 kişilik kadrolarında sadece 6 oyuncu bulundurabiliyor. Bu sınırlamanın yerli oyunculara daha fazla forma bulma şansı verdiği de gözle görülür bir gerçek. Nitekim Süper Lig'deki 18 takımın ideal on birlerine baktığımızda, forvet dışındaki tüm mevkilerde yeri oyuncu seçeneklerinin büyük ölçüde arttığını görebiliyoruz. Kalecilerde 10-8'lik yerli üstünlüğü var. Yerlilerin sağ bekte 13-5, sol bekte 14-4, orta sahada 21-15, kanatlarda da 22-14 üstünlüğü bulunuyor. Yabancılar stoperde 19-17 ile ele geçirdikleri üstünlüğü forvet ikilisinde 30'a 6 gibi ezici bir çoğunluğa yükseltiyor. Mevkilere göre dağılım: Kaleci: 10 yerli, 8 yabancı Sağ Bek: 13 yerli, 5 yabancı Stoper: 17 yerli, 19 yabancı Sol Bek: 14 yerli, 4 yabancı Orta saha: 21 yerli, 15 yabancı Kanatlar: 22 yerli, 14 yabancı Forvet: 6 yerli, 30 yabancı YABANCI KRALLAR Bu girizgâhtan sonra sanırız konunun ağırlığı belli oldu; Türkiye'deki yabancı forvet sayısının çokluğu! O zaman şöyle bir geçmişe uzanalım ve yabancı golcülerin ligimizdeki durumuna bir göz atalım. 56'ncı sezonu oynanan ligimizde geçmişte yabancı oyuncuların parmakla gösterildiğini ve bir ara da yabancı oyuncu transferinin yasaklandığını göz önünde tutarsak, 1983-84 sezonuna kadar Süper Lig'de bir yabancı gol kralının çıkmamasını normal karşılayabiliriz. 1970'lerin ikinci yarısından itibaren iki yabancı oyuncu transferine izin verilmesinin ardından ise ilk yabancı gol kralıyla 1983-84 sezonunda karşılaşıyoruz. Yugoslavya'dan gelerek 1981'de Galatasaray formasını giyen Boşnak Tarık Hodzic,bir sezon sonra aynı takımda top koşturmaya başladığı Mirsad Sejdic'in de asist desteğiyle 1983-84 sezonunda 16 gol atarak ligimizin ilk yabancı gol kralı oldu. Ancak yabancı oyuncu sayısının 3'ü geçmediği o yıllarda lejyonerler tam 11 yıl gol krallığı göremedi. Ta ki 1995-96'da Trabzonspor formasıyla 25 gol atarak bu tacı giyen Gürcü Shota Arveladze'ye kadar. Yabancı oyuncuların üçüncü gol krallığı için beklemesi de 10 yıl daha sürdü. Bu defa 2006-07 sezonunda Fenerbahçe'nin Brezilyalı yıldızı Alex De Souza 19 golle ligin gol krallığını elde etti. Ancak bu yıllarda yabancı oyuncu sayılarında önemli artışlar olmuş, takımlar özellikle gol bölgelerini büyük ölçüde lejyonerlere teslim etmeye başlamıştı. Nitekim Alex'in ardından ertesi sezon takım arkadaşı Semih Şentürk tacı taksa da sonraki üç sezonda sırasıyla Galatasaray'ın Çek santrforu Milan Baros, Kayserispor'un Portekizli santrforu Aziza Makakula ve bir kez daha Fenerbahçeli Alex De Souza gol kralı oldu. Son iki sezonda bu yabancı hegemonyası Burak Yılmaz sayesinde bozulmuş görünüyor. Burak son iki sezonda önce Trabzonspor formasıyla 33, sonra da Galatasaray formasıyla 24 gol atarak ligin kral tahtına oturdu. Ancak meseleye sadece bu açıdan bakarsak önemli bir gerçeği ıskalamış oluruz. O gerçek ne mi? Bakalım... Burak'ın 33 golle açık ara gol kralı olduğu sezonda 10 gol ve üzerinde gol kaydeden 18 oyuncu daha var ligimizde. Bu oyuncuların Burak'tan sonraki 6 sırasında yabancılar var. Kamara, Tum, Eneramo, Webo, Alex ve Doka'dan oluşan bu altılının ardından gelen 12 oyuncunun arasında ise sadece Necati Ateş, Selçuk İnan ve Muhammet Demir yer alabiliyor. Geçtiğimiz sezon Burak Yılmaz'ın 24 gollü krallığının arkasından ise Kalu Uche, Bobo, Pierre Webo, Moussa Sow, Pablo Batalla, Lamine Diarra, Mert Nobre listesi uzanıyor. Sonrasındaki 13 isim arasında ise yerli oyunculardan Necati Ateş, Umut Bulut, İlhan Parlak, Olcay Şahan ve Cenk Tosun yer alabiliyor. BU SEZON TABLO DAHA VAHİM Biz şimdi bu sezon ligin krallık yarışına bir göz atalım ve zirvede kimler var bir görelim. Sezonun ilk yarısı sona erdi ve zirvede Sivasspor'un 10 gollü Fransız oyuncusu Aatif Chahechouhe, Beşiktaş'ın Portekizli santrforu Hugo Almeida ile aynı sayıda gol atan son iki sezonun gol kralı Galatasaraylı Burak Yılmaz yer alıyor. Bu üçlünün arkasında Kasımpaşa'nın Arjantinli forveti Oscar Scarione ile Fenerbahçe'nin Senegalli golcüsü Moussa Sow 9'ar golle sıralanıyor. 8 gollü oyuncular ise Akhisar Belediye Gençlik ve Sporlu Oumar Nissa ile Fenerbahçeli Emmanuel Emenike. Yani zirvede ve hemen altındaki 7 oyuncu arasında sadece tek yerli isim bulunuyor. 7 gollü oyuncularda ise Fenerbahçeli Dirk Kuyt, Pierre Webo, Medical Park Antalyasporlu Lamine Diarra, Gençlerbirliği'nden Bogdan Stancu, Galatasara'dan Didier Drogba'nın arasına sadece Gaziantepspor'dan Cenk Tosun girebiliyor. 6 gollü oyuncularda da Akhisar Belediye Gençlik ve Spor 'dan Bruno Rosa, Sivasspor'dan Manuel Da Costa ve Trabzonspor'dan Paulo Henrique ile birlikte Sivassporlu Burhan Eşer, Beşiktaş'tan Olcay Şahan ve Kardemir Karabüksporlu İlhan Parlak listede kendilerine yer bulabiliyor. Kısaca özetlemek gerekirse ilk 20 sıradaki golcülerin arasında sadece 5 yerli oyuncu bulunuyor. GOL TİMLERİ LEJYONER Şimdi bu tablonun sebeplerine yakından bakalım. Neden gol krallığı listelerinde Türk oyuncuların isimleri yabancıların arasında kayboluyor. Bu soruya ilk etapta, 'Yabancı golcüler bizimkilerden daha becerikli ve daha yetenekli' cevabını verebilirsiniz. Ama haklı olmanız için yerli ve yabancı golcülerin eşit şartlarda bir yarışa girmesi ve yabancıların böyle bir yarışta üstünlük sağlaması gerekiyor. Çünkü Süper Lig'deki 18 takımın gole en yakın noktadaki ayaklarının büyük bölümünü yabancı oyuncular oluşturuyor. 'Gole en yakın nokta'dan kastımız santrforlar ve arkasında yer alan hücuma dönük orta saha oyuncuları. Takımların ideal on birlerinde bu bölgedeki 36 oyuncudan 30'u yabancı, sadece 6'sı Türk. 18 takım arasında bu bölgede direkt santrfor oynayan yerli oyuncular sadece Elazığspor'da Deniz Yılmaz, Gaziantepspor'da Muhammet Demir veya zaman zaman Cenk Tosun. Yani 18 takımdan sadece ikisinin santrforu Türk. Bu bölgeye orta sahadan destek veren oyunculara baktığımızda ise Elazığspor'da Köksal Yedek veya Mehmet Nas, Eskişehirspor'da Erman Kılıç, Galatasaray'da Burak Yılmaz, Torku Konyaspor'da Recep Aydın isimlerini görüyoruz. 36 oyuncuda 6 Türk'ün yüzdesi genel toplam içinde 16.6'ya tekabül ediyor ki, bu rakam da golcüler listesinde yerlilerin isimlerine neden bu kadar seyrek rastlandığını açıklamaya yetiyor. Takımlara tek tek yakından baktığımızda, zaman zaman da olsa yüzde yüz yerli hücum timine sahip tek ekip Elazığspor. Sağda Serdar Gürler, solda Serdar Özkan, forvet arkasında Köksal Yedek veya Mehmet Nas, santrforda Deniz Yılmaz dörtlüsüyle sık sık izlediğimiz Elazığspor, ligin son sırasında yer alıyor. Gaziantepspor, üç yerli oyuncunun yanında forvet arkasında oynattığı Traore ile hücum hattını ağırlıklı olarak Türk oyunculardan oluşturuyor. Torku Konyaspor da zaman zaman sağ kanatta Djalma'nın yerine Ömer Ali Şahiner'e yer verip forvette 3-1'lik yerli üstünlüğünü sağlıyor. Hücum hattını dört yabancıyla oluşturan takımlar da var ligimizde. Bu takımların başında lider Fenerbahçe geliyor. Sarı-lacivertli ekip Cristian'lı on birle oynadığı maçlarda hücum hattını Kuyt, Sow, Webo veya Emenike ile oluşturarak tamamen lejyoner bir forvetle gol arıyor. Aynı tablo Medical Park Antalyaspor için de söz konusu. Akdeniz ekibi sağda Isaac, solda 'vatandaş' Tita, forvet arkasında Insa ve santrforda Diarra ya da zaman zaman Baros'la tam bir yabancı hücum takımı görünümünde. Kasımpaşa da Adem Büyük'ün yerine Viudez'i kullandığı maçlarda Babel, Scarione ve Malki ile hücum hattını yabancı oyunculardan oluşturuyor. Kayserispor, Trabzonspor ve Kayseri Erciyesspor ise hücum timlerinde sadece birer yerli oyuncuya yer veriyor. KALEDE SIKINTI YOK Geçmişte çok sayıda yabancı kalecinin yer aldığı ligimizde bu sezon gerçek bir denge hâkim. Millî Takımımız için ligimizde sürekli görev yapan 10 kaleci seçeneği bulunuyor. Şampiyonluk yaşamış beş takımdan üçünün kalesini yerliler koruyor. Fenerbahçe'de Volkan Demirel, Beşiktaş'ta Tolga Zengin, Trabzonspor'da da Onur Kıvrak Millî Takım teknik ekibinin elini rahatlatan isimler. Sivasspor'da Korcan Çelikay, Medical Park Antalyaspor'da Hakan Arıkan, Kayserispor'da Gökhan Değirmenci ve Ertuğrul Taşkıran, Gençlerbirliği'nde Ramazan Köse, Çaykur Rizespor'da Serkan Kırıntılı ligde banko oynayan yerli kalecilerin sayısını 9'a yükseltiyor. Bu isimlere Elazığspor'da Vanja Ivesa'yı çoğu zaman yedek bırakan Zülfük Özer'i de eklemek ve sayıyı 10'a çıkarmak da mümkün. SAĞ VE SOL BEK PATLAMASI Geçmişte Millî Takım'ın oyuncu bulmakta sıkıntı çektiği sağ ve sol bekte Süper Lig takımları bu sezon yerli oyuncuları tercih etti. 18 takımdan 13'ü sağ bekte, 14'ü ise sol bekte tercihlerini yerli oyunculardan yana kullandı. Fenerbahçe'de Gökhan Gönül, Medical Park Antalyaspor'da Koray Arslan ve Serkan Balcı, Kayserispor'da Salih Dursun, Akhisar Belediyespor'da Emrah Eren, Gençlerbirliği'nde Serkan Kurtuluş ve Serkan Yanık, Beşiktaş'ta Serdar Kurtuluş, Kayseri Erciyesspor'da Cem Can, Eskişehirspor'da Veysel Sarı, Kardemir Karabükspor'da Uğur Uçar ve Erdem Özgenç, Kasımpaşa'da Elyasa Süme ve Orhan Şam, Çaykur Rizespor'da Koray Altınay, Torku Konyaspor'da Ali Turan, Elazığspor'da Adem Alkaşi ile Deniz Aslan forma giyiyor. Sağ bekte yabancıya yer veren takımlar ise Bursaspor (Basser), Sivasspor (Cicinho), Gaziantepspor (Binya), Trabzonspor (Bosingwa) ve Galatasaray (Eboue). Uzun yıllardır Gökhan Gönül ile Sabri Sarıoğlu dışında alternatif bulmakta zorlanan Millî Takım için bu sezon Salih Dursun, Serkan Kurtuluş, Koray Altınay gibi isimler de seçenek oldu. Yine bir dönem sıkıntı yaşanan ve sağ ayaklı Ümit Özat'la çözüm bulunmaya çalışılan sol bekte de 14 takım yerli oyuncuya yer veriyor. Fenerbahçe'de Caner Erkin, Hasan Ali Kaldırım, Galatasaray'da Hakan Balta, Trabzonspor'da Kadir Keleş, Elazığspor'da Özgür Özkaya, Sivasspor'da Ziya Erdal, Kayserispor'da Ömer Bayram ve Alper Uludağ, Akhisar Belediyespor'da Çağdaş Atan, Gençlerbirliği'nde Uğur Çiftçi, Gaziantepspor'da Şenol Can, Kayseri Erciyesspor'da Emre Öztürk ve Ekrem Ekşioğlu, Eskişehirspor'da Tarık Çamdal, Kardemir Karabükspor'da İshak Doğan, Kasımpaşa'da Sancak Kaplan ve İlhan Eker, Torku Konyaspor'da Mehmet Uslu ve Ergün Teber sezonun ilk yarısında forma giyen sol bekler. Sol beklerini yabancılara emanet eden takımlar ise Bursaspor (Taiwo), Medical Park Antalyaspor (Vederson - TC vatandaşı), Beşiktaş (Motta) ve Çaykur Rizespor (Ali Adnan). Yerli sol beklerden Tarık Çamdal, Uğur Çiftçi ve İshak Doğan son Millî Takım kadrosunda yer alarak ay-yıldızın alternatiflerini çoğalttı. STOPERDE YABANCILAR ÖNDE 18 takımın stoper tercihinde ise forvetler kadar olmasa da yabancıların üstünlüğü bulunuyor. Takımlarının ilk on birlerinde ağırlıklı olarak oynayan 36 stoperin 19'u yabancı, 17'si yerli. Stoperde yüzde yüz yerliyi tercih eden takımlar Emre Güngör-Musa Nizam ikilisiyle Medical Park Antalyaspor, zaman zaman Bamba'ya şans tanısa ada Mustafa Yumlu-Aykut Demir ikilisiyle Trabzonspor, İbrahim Kaş-Görkem Görk ikilisiyle Elazığspor. Torku Konyaspor'da da Kokaloviç'in sakatlığında Selim Ay-Erdinç Yavuz ikilisinin kullanıldığını vurgulamak gerekiyor. Yüzde yüz yabancı stoperlere ise Fonseca Sereno- Khizanishvili ikilisiyle Kayserispor, Kecojeviç-Stankevicius ikilisiyle Gaziantepspor, Akaminko-Diego ikilisiyle Eskişehirspor, Mabiala-Puygrenier ikilisiyle Kardemir Karabükspor, Oboabona-Viera ikilisiyle de Çaykur Rizespor sahip. ORTA SAHADA YERLİLER FAZLA Orta sahanın ortasında yer alan 36 oyuncuda da yerlilerin 21'e 15 üstünlüğü bulunuyor. Bu bölgede yüzde yüz yerli ikililer kullanan takımlar Batalla'nın ayrılmasının ardından Belluschi'nin forvet arkasına kaymasıyla Bursaspor (Şamil Çinaz - Murat Yıldırım veya Musa Çağıran), Sivasspor (Kadir Bekmezci - Adem Koçak), MP Antalyaspor (Serkan Balcı - Uğur İnceman), Akhisar Belediyespor (Merter Yüce - Bilal Kısa), Torku Konyaspor (Ali Çamdalı - Mehmet Güven), zaman zaman da Fenerbahçe (Alper Potuk - Mehmet Topal) ve Beşiktaş (Veli Kavlak - Oğuzhan Özyakup). Bu bölgede yüzde yüz yabancıyı tercih eden takımlar ise Elazığspor (Sane - Vitolo/Sow), Kayserispor (Mijailoviç - Cleyton) ve Trabzonspor (Zokora - Colman). KANATLAR YERLİYLE UÇUYOR Hücum hattının her iki kanadındaki 36 oyuncu tercihinin de 24'ü yerli, 12'si yabancı. Bu bölgede Elazığspor (Serdar Gürler - Serdar Özkan), Bursaspor (Kazım Kazım - Ferhat Kiraz), Sivasspor (Burhan Eşer - Aydın Karabulut), Akhisar Belediyespor (Ahmet Cebe / Kenan Özer - Güray Vural / Sertan Vardar), Gaziantepspor (İbrahim Akın / Taşkın Çalış - Cenk Tosun / Turgut Doğan Şahin), Beşiktaş (Gökhan Töre - Olcay Şahan), Kardemir Karabükspor (İlhan Parlak - Ahmet İlhan Özek / Erkan Kaş), Çaykur Rizespor (Tevfik Köse - Sercan Kaya) yüzde yüz yerli oyuncu tercihleri kullanırken, kanatlarını tamamen yabancı oyunculara emanet eden takımlar ise Medical Park Antalyaspor (Promise Isaac - Tita / TC vatandaşı), Fenerbahçe (Dirk Kuyt - Moussa Sow) ve zaman zaman da Kasımpaşa (Viudez - Babel). Not: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçen lejyoner oyuncular, bu araştırmada 'yabancı' kategorisinde değerlendirilmiştir. Süper Lig'in Gol Kralları 1983-1984 Tarık Hodzic 16 1984-1985 Aykut Yiğit 20 1985-1986 Tanju Çolak 33 1986-1987 Tanju Çolak 25 1987-1988 Tanju Çolak 39 1988-1989 Aykut Kocaman 29 1989-1990 Feyyaz Uçar 28 1990-1991 Tanju Çolak 31 1991-1992 Aykut Kocaman 25 1992-1993 Tanju Çolak 27 1993-1994 Bülent Uygun 22 1994-1995 Aykut Kocaman 27 1995-1996 Shota Arveladze 25 1996-1997 Hakan Şükür 38 1997-1998 Hakan Şükür 33 1998-1999 Hakan Şükür 18 1999-2000 Serkan Aykut 30 2000-2001 Okan Yılmaz 23 2001-2002 Arif Erdem 21, İlhan Mansız 21 2002-2003 Okan Yılmaz 24 2003-2004 Zafer Biryol 25 2004-2005 Fatih Tekke 31 2005-2006 Gökhan Ünal 25 2006-2007 Alex De Souza 19 2007-2008 Semih Şentürk 17 2008-2009 Milan Baros 20 2009-2010 Aziza Makakula 21 2010-2011 Alex De Souza 28 2011-2012 Burak Yılmaz 33 2012-2013 Burak Yılmaz 24 CİHAN
''Diego'yu Çok İstedik Fener Aldı''
Hugo Almeida, Fanatik gazetesine özel açıklamalarda bulundu.'Fernandes’in eksikliğini ciddi anlamda hissettim. Olcay, Gökhan ve Oğuzhan’la hücumda iyi bir iletişim kurmaya çalıştık ama olmadı. 1-2 şutla tamamladığım maçlar bile oldu. Yalnız kaldım.' 'Onun olmaması, hem ben hem de takım adına büyük kayıptı. Beni iyi tanıyordu, sahada nereye koşacağımı ve nasıl oynayacağımı iyi biliyordu. Eksikliğini ciddi anlamda yaşadım. Olcay, Gökhan ve Oğuzhan'la hücumda iyi bir iletişim kurmaya çalıştık ama bazen bu işe yaramadı. 1-2 şut atarak tamamladığım maçlar bile oldu. Bunların çoğunda ileride yalnız kaldım' 'Beşiktaş’ta kalmak ve yeni statta sahaya çıkmayı çok isterim. Taraftarımızın gücünü kullanmalıyız. Yönetim elinden geleni yapıyor ama ben Ağustos’ta bu stadın biteceğini pek sanmıyorum.' 'Gökhan Töre’nin vurulduğu gece ben de Fernandes’le oradaydım. Ancak Gökhan’dan haberimiz yoktu. Silah sesini duyduk, mekanı terk ettik. Sabah kalktığımda onun vurulduğunu öğrendim.' Fernandes gitti yalnız kaldım! Siyah-Beyazlılar'ın henüz sözleşme yenilemediği Hugo Almeida'nın, FANATİK'e yaptığı çarpıcı açıklamaların ikinci bölümü de çok konuşulacak. Almeida'ya bu kez Manuel Fernandes'in yokluğunun, onu sahada nasıl etkilediğini sorduk. Yıldız futbolcu ise şunları söyledi: 'Fernandes'in gitmesi, benim için oldukça karmaşık bir durumdu. Hem benim hem de kulüp adına büyük bir kayıptı. Bunu sadece arkadaş anlamında söylemiyorum, sahada da onun eksikliğini hissettim. Fernandes beni iyi tanıyor ve nereye koşu yapacağımı ya da ne tarafa doğru hareketleneceğimi iyi biliyor. Gününde olduğu zaman neler yapabileceğini hep gösterdi. O gerçekten sakattı ve o yüzden takıma dahil olamadı. Ancak geleceğiyle ilgili nasıl bir karar vereceğini bilmiyorum.' 'Eleştirmek çok kolay' 'Diğer oyuncular benimle henüz yeni yeni oynamaya başladılar. Sayılmayan iki golüm de dahil, 15 golle ligi tamamladım. Uzun süre gol atamadığım zaman herkes beni eleştirdi. Bu açıdan bakınca tabii ki olumsuz şeyler söylemek kolay. Ama maçlara baktığımızda her zaman istediğim fırsatları bulamıyordum. Bazı maçları kaleye 1 ya da 2 şut atarak tamamladığım bile oldu. İstediğiniz topları alamayınca, gol atmak da o kadar zorlaşıyor. Ancak bunu asla çok sorun etmedim. Çünkü önemli olan benim gol atmam değil, takımın kazanmasıydı.' 'Genç ve kaliteli isimler' 'Sahaya çıktığımda her ne olursa olsun, en iyisini yapmak için iyi niyetle çabaladım. Bu açıdan baktığımda performansımı iyi buluyorum. Hücumda Olcay, Gökhan Töre ve Oğuzhan'la oynadım. Hepsi genç ve kaliteli futbolcular. Özellikle Gökhan ve Oğuzhan, Türkiye için çok daha büyük oyuncular olabilirler. Fernandes'in yokluğunda onlarla saha içinde iyi bir iletişim kurmaya çalıştık. Ancak bazen bu işe yaramadı. Maçların çoğunda kendimi hücumda yalnız hissettim. Bir hücum oyuncusunun bu durumda kalması, iyi bir şey değildi. ‘Stadın biteceğine inanmıyorum’ 'Burada kalmak ve yeni statta sahaya çıkmak çok isterim. Taraftarımızın gücünü kullanmalıyız. Yönetim elinden geleni yapıyor ama, ben ağustosta stadın biteceğini pek sanmıyorum' 'Dünya Kupası'ndaki performansıma göre beni isteyenlerin artacağına dair bir düşüncem olmadı. Beni gol atamadığım dönemlerde çok eleştirdiler. Ayağımdan yaşadığım sakatlıktan sonra yaklaşık 1 ay futbol oynayamadım. Ardından takımıma yardım etmek için neler yaptığımı çoğunluk göremedi. Özellikle belimdeki ağrılara rağmen, hep oynamaya çalıştım. Bu da benim istenen ritmi bulmamı zaman zaman engelledi. Ancak futbolun içinde olan şeyler bunlar.' 'Gerçekçi olmak lazım' 'Daha önce de söylediğim gibi Beşiktaş'ta kalmak ve yeni statta sahaya çıkmayı çok isterim. Ne yazık ki bu sezon en büyük silahımız olan seyircimizden yeterli derecede faydalanamadık. Stadın bitmesi çok önemli. Yönetim, Ağustos ayında bitmesi için elinden geleni yapıyor ama gerçekçi olmak lazım. Umarım hazır olur ama stadın tahmin edilen zamanda hazır hale geleceğini pek sanmıyorum.' ‘Sabah uyandım vurulmuş’ Portekizli futbolcu, Gökhan Töre'nin vurulmasıyla ilgili olarak, 'Fernandes'le birlikte oradaydım ama, Gökhan'dan haberimiz yoktu. Silah sesini duyduk, mekanı terk ettik. Sabah kalktığımda onun vurulduğunu öğrendim' dedi. Fenerbahçe ile oynanan derbi karşılaşmasının ardından şok bir olay yaşanmış, mücadele sonrası soluğu bir eğlence mekanında alan Gökhan Töre, burada silahlı saldırıya uğramıştı. Mekanda başka Siyah-Beyazlı oyuncuların da bulunduğu, bunlardan birinin de Hugo Almeida olduğu öğrenilmişti. Portekizli forvet, Gökhan'ın yaşadığı olayla ilgili ilk kez konuştu. Almeida, 'Gökhan'ın vurulma olayında benim de adım geçti. Evet ben de oradaydım ancak Gökhan'ın mekanda bulunduğundan haberim yoktu. Ben, Fernandes'le birlikteydim. Bir anda silah sesini duyduk ve hemen ardından orayı terk ettik. Ertesi sabah uyandığımda, bu olayın yaşandığını öğrendim. Her ne olursa olsun, ona bir şey olmamasına hepimiz çok sevindik' yorumunu yaptı. ‘Fenerbahçe’nin maddi gücü var’ 'Benim pozisyonum için Eto'o ve Gomis yazılıyor. Ayrıca kulüp, Atletico'dan Diego ile de ciddi biçimde ilgilendi. İşte o anda devreye Fenerbahçe girdi ve maddi gücüyle işi bitirdi' 'Futbolda başarılı olmak için çok çalışmamız ve sahada yüzde 100'ünüzü vermeniz gerekiyor. Ancak bir diğer önemli olan şey de, kaliteli oyunculara sahip olmanız. Bu sayı ne kadar çoksa, şampiyonluk şansınız da o derece yüksek. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin bu sezon bize göre en önemli avantajı, bütçelerinin daha yüksek olmasıydı. Onlara karşı iyi savaştık ama, sezonun genelinde kadro derinliği anlamında sıkıntılar yaşadık. Benim yerime forvet pozisyonu için gazetelerde birçok isim yazıldı. Samuel Eto'o ve Gomis konuşuluyor. Ayrıca Diego için ciddi girişimlerde bulunulduğunu herkes biliyordu.' 'Cenk iyi işler yapacak' 'Sonrasında bir anda Fenerbahçe, Diego ile ilgilendiğini resmen açıkladı. İşte burada devreye maddi konular girdi. Kendisi kaliteli bir oyuncu. Anlaşma sağlanırsa, başarılı olacaktır. Şimdiden anlaşılan Cenk Tosun var. Antep'te çok iyi bir performans gösterdi. Onun Beşiktaş'ta iyi işler yapacağına inanıyorum. ‘Atletico mucizeye imzasını attı’ 'Atletico Madrid'in bu sezon hem İspanya'da hem de Avrupa'da başardıklarını, mucize olarak nitelendirebiliriz. Ancak çok çalışarak bu noktaya geldiler. Barcelona ve Real Madrid'in egemenliğine bu sezonluk bile olsa son vermeleri, futbol adına çok önemliydi. Teknik direktör Diego Simeone, çok önemli işler başardı. Yaptıkları hiç de kolay şeyler değildi. Kaliteli ve hiç durmadan koşan bir takım yarattı. Arda Turan da bu takımın önemli bir parçası ve Türkiye'nin de en önemli oyuncularının başında geliyor.' ‘Dünya Kupası'nda favorim yok’ 'Ülkem Portekiz'le, Dünya Kupası'nda başarılı olmak istiyoruz. Genç ve tecrübeli oyunculardan oluşan bir ekibiz. İlk önce önemli olan grup aşamasını geçmek. Almanya, ABD ve Gana ile oynayacağız. Almanya en güçlü rakip. Ancak Gana, Afrika'nın en iyi takımlarından, ABD'de de Klinsmann önderliğinde başarılı olmaya çalışacak. Turnuva için bir favorim yok. İspanya son şampiyon, Brezilya, Almanya, İtalya her zaman yarı finalleri görebilecek ve şampiyon olma şansları olan ekipler. Bizim de onlar kadar şansımız olduğunu düşünüyorum.' ‘Sadece Ronaldo’dan ibaret değiliz!’ 'Cristiano Ronaldo, harika bir futbolcu. Ancak Portekiz'in elde ettiği başarıları tamamen onun üzerinde konuşmak, diğer oyunculara haksızlık olur. Biz sadece Ronaldo'nun olduğu bir takım değiliz. Bana göre dünyanın en iyi futbolcusu ama sahada oynayan diğer 10 kişiyi de unutmamak gerek. Ronaldo'nun bize karşı rakip olmamasından dolayı mutluyum. Saha içinde ve dışında çok iyi bir profesyonel. Lionel Messi'yi ise bu sezon sakatlık çok etkiledi. Üst düzey bir futbolcu ve her zaman bu seviyede olmak kolay değil.' FANATİK
Alex'ten Flaş Açıklamalar!
Fenerbahçe'nin efsanevi ismi Alex de Souza içini en çok acıtan şeyin Kadıköy'de son kez forma giyememek olduğunu itiraf etti. Fenerbahçe 'nin unutulmaz kaptanı Alex de Souza , konuk olduğu televizyon programında önemli açıklamalarda bulundu. 'YARI TÜRK YARI BREZİLYALI...' 'Aslında hayatımla Türkiye'yi biribirinden ayırmıyorum. Eşim de Türkiye'ye aşık bir insan. Maria dışındaki çocuklarım burada doğdu. Ben de 8.5 sene Fenerbahçe'de top oyandım ve Türkiye'de yaşadım. İnsanlar bana çok misafirperver yaklaştılar. Türkiye'yle Alex'in arası her zaman iyi oldu. Giderken şunu söylemiştim, buraya bir Brezilyalı olarak geldim ama yarı Türk yarı Brezilyalı olarak gidiyorum demiştim. Bu halen böyle. Türkiye'yi hayatımda ayrı bir yere koyamam.' 'Kişisel olarak Türkiye'de hiçbir stadyumda tepkiyle karşılaşmadım ama bir kere kendi taraftarımız tarafından ıslıklanmıştım. Sakaryaspor maçıydı. Aslında ben saha içersinde taraftarın bu tip tepkilerini olağan içinde karşılayan bir insanım. Oraya beklentiyle geliyorlar ve beklentileri karşılanmayınca tepki verebiliyorlar. O gün de böyle bir durum olmuştu ve başkan da ayağa kalkıp alkışlayarak bu tepkilere katılmadığını belli etmişti. Ama dediğim gibi bunları her zaman normal karşılarım.' 'EN ÇOK ÖZLEDİĞİM ŞEY KADIKÖY' 'Kadıköy'deki o muhteşem atmosferi özlediğimi söyleyebilirim. Türkiye'yi düşündüğümde aklıma gelen tek şey Kadıköy ve taraftarın yarattığı o muhteşem anlar oluyor. Bunun dışında da birçok özel anlar yaşadım. Ayrılırken insanların evime gelmesinin dışında beni havalaanında uğurlamaya gelmesi de çok özeldi. Genelde bir futbolcu geldiğinde havaalanında birçok taraftar tarafından karşılanır. Fakat giderken yalnız gider. Benim için bu anı özel kılan şey, giderken geldiğimde olandan daha fazla taraftarın havaalanına gelmesiydi.' FENERBAHÇE NE İFADE EDİYOR? 'Fenerbahçe senin için ne ifade ediyor sorusunu cevaplamak benim açımdan büyük zorluklar içerir. Çünkü Fenerbahçe'den bahsederken açıkalyacak kelimeler bulamkta zorlanıyorum. Önümüzdeki günlerde 20 senelik futbol yaşantımı tamamlayacağım ve bunun da 8.5 senesinin Fenerbahçe'de dolu dolu geçtiğini düşünürsek, Fenerbahçe'nin benim için ne ifade ettiğini söylemek çok zor olur. Şu anda Fenerbahçe benim için ne mi ifade ediyor? Taraftarından yöneticisine her zaman başarılı olmasını dilediğim bir kulüp ve aynı zamanda kendimin bir parçası hissettiğim bir aile olarak nitelendirebilirim.' 'KİMSEYE KIRGIN DEĞİLİM' 'Aslında hiç kimseye karşı kalbimde bir kırgınlık yok. Örnek vereceğim, mesela Aykut Kocaman'ı benim hiç desteklemediğimi düşünen insanlar olabilir, hayır tam tersi. Umarım Aykut Kocaman kısa bir süre içinde düşüncelerini gerçekleştirebileceği ve de hayallerine ulaşabileceği bir takım kendine bulur ve başarılı olduğunu görürüz. Neden olmadı diye sorarsanız, belki benim, belki Aykut Kocaman'ın, belki de ikimizin hatasıydı. İkimiz arasındaki sıkıntıyı bir şekilde aşamadık ve olmadı.' 'AYKUT KOCAMAN İLE İLETİŞİM KURAMADIK' 'İletişim insanların birbirleriyle anlaşabilmelerini sağlayan noktadır. İletişiminiz ne kadar sağlamsa o kadar ilişkinizi ilerletebilirsiniz. Bizim belki de Aykut Kocaman'la yaşadığımız sorun başından beri kuramadığımız iletişimdir. Biraz kapalı, biraz sangi engelli gibiydi onunla olan iletişimimiz. Sonunda da kararlar alınması gerekiyordu. Bu noktada da Aykut Kocaman 'Seni takımımda bundan sonra görmek istemiyorum.' düşüncesindeydi. ben de bunu Alex de Souza olarak kabul etmedim, başkanla görüşmeye gittik. Başkanın da o noktada bir karar alması gerekiyordu ve kontratın feshedilmesi yönünde karar alındı. Bunlar her işin içersinde yer alabilen sıkıntılar. İnsanlar dışarıdan baktığında Alex Aykut Kocaman ve Aziz Yıldırım'ı sevmiyor algısı oluşabilir. Kesinlikle öyle değil. Umarım ikisi de istediklerine ulaşır. Elbette Aziz Yıldırım'la anlaşamadığımız, tartıştığımız zamanlar da oldu. Ama bunların hepsi iş ilişkisi içersinde olabilecek noktalardı. Şu an da ayrıldım, kulüpte değilim ama kesinlikle bir düşmanlık söz konusu değil.' 'İÇİMİ ACITAN ŞEY...' 'Aslında benim sayın Rıdvan Dilmen aracılığıyla bu programa çıkmamdan birisi de şu: Neredeyse 1.5-2 sene geçti Brezilya'ya döneli. Bir biyografi kitabı yazmaya karar verdim. Bu kitapta özellikle benim kariyerimde pay sahibi olmuş ve kariyerimde yer edinmiş insanların yer almasını istedim. Kitabı yazan Marcos birkaç kere geldi, benimle röportaj yazmak için. Mesela en son geldiğinde Aykut Kocaman kitapta yer almak istemedi. Aynı zamanda Marcos son geldiğinde Aziz Yıldırım'ım kişisel sıkıntılar vardı. O yüzden onunla da görüşemedik. Fakat tüm bunlar yaşanırken, içinizi acıtan ne diye sormuştunuz ya; Kadıköy'de son bir kez oynayamamak içimi acıtan şeylerden bir tanesi. En son maçım Kasımpaşa maçıydı. Bunu da açıklama fırsatı bulabileceğim için yayına çıkmayı kabul ettim. Kitabımda bu iki insanın da bulunmasını çok isterdim. Ama onların konuşmama ya da istememe kararları benim de saygı duyduğum bir nokta. Aykut Kocaman konuşmak istemediğini söylediği zaman ona kötü bir düşünce beslemedim, tamamen saygı duydum.' ŞAMPİYONLUK KUTLAMALARINDAKİ OLAY HAKKINDA 'Bu olayı değerlendirdiğimde iki şekilde değerlendirmek istiyorum. Burada iki taraf var. Birincisi ifade özgürlüğü. Stadyumlarda da niyet ne olursa olsun taraftarın ve halkın ifade özgürlüğünü kullanması yanlış değil. Altında başka sebepler varsa bunu konuşuruz. Ama ben demokraside büyüdüm. İnsanlar içinden geçenleri stadyumda bağırabilirler. Bu birinci nokta. Ama öteki taraftan baktığımızda, şampiyonlukta emeği geçen oradaki isimler artık 2 senedir o kulüpte olmayan insanın isminin bağrıldığını duyduğu zaman, onlar da biraz bu duruma içerleyebilirler. İki taraf da haklı diyebiliriz. Ben bu durumda kesinlikle o olaylar hakkında anormal bir şey görmüyorum.' JÜBİLEYİ KABUL EDER Mİ? 'Elbette büyük mutlulukla kabul ederim. Bu benim de kariyerimde son istediğim şey olur. Sadece burada yaşadığım zamandan bahsetmiyorum. Tüm kariyerimden bahsettiğim zaman, kendimi en iyi hissettiğim yerden, Kadıköy'den bahsediyoruz. Eğer olursa orada güzel bir atmosfer yaratıp bu şansı bulabilirsem kariyerimi taçlandıracağım bir nokta olabilir çünkü Kadıköy benim için çok özel.' 'FUTBOLU BIRAKTIKTAN SONRA...' 'Aralık ayında futbolu bırakıyorum. Muhtemel şekilde saha içersinde kalacağım gibi görünüyor. Futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük için gerekli belgeleri alıp saha içinde olmaya devam edeceğim.' 'O günlerde ya da hemen takip eden gün, Ali Koç ve birkaç yönetici tesislere gelmişlerdi. O dönem içersinde kulübün bir sıkıntıya gireceği, maddi anlamda maaşları ödeme konusunda sıkıntılar yaşanabileceği, o nedenle elinde bir teklifi olan veya gitmek isteyenin gidebileceğini söylemişlerdi. Bu noktadan sonra ayrılan oyuncular oldu. Bu toplantıdan hemen sonra Ali Yıldırım ile görüştük. Oturduk ve kendisine aynen şunları söyledim: 'Nerede oynarsak oynayalım, benim maaşımı ödersiniz veya ödemezsiniz ben burada olacağım. Sadece şunu istiyorum, maaşım ödenir veya ödenmez. Eğer ödenmez ise sana bir şu zaman ödeme yapacağız, ya da yapamayacağız gibi, önümüzde netleşecek bir durum söyleyin. Bana para ödeyin demiyorum. Ben sizinle birlikteyim, sadece benim kendimi planlayabilmem açısından bana ne zaman ödeme yapabileceğinizi söylemeniz yeterli.' dedim.' 'SUÇLAMALARI DUYDUĞUMDA...' 'Tam anlamıyla şok oldum. O sezon saha içersinde yaşananları bilen ve temsil eden bir insan olarak orada oynadığımız maçlara bize şike denmesi hayatımda en şok edici anlardan birisiydi. Birkaç futbolcuyla stadın yakınlarındaki bir restoranda konuşurken, hiçbirimiz inanamıyor ve oynadığımız maçları konuşuyorduk. 5-3 biten Bucaspor maçını nereden çevirmişiz... Karabükspor maçında Lugano'nun bir golü vardı ve çok sıkıntılı bir maç vardı. Ankaragücü maçını hatırlıyoruz. 6 gol attık ama ilk gol çıkana kadar ne kadar zorlandık bir bakın. Sivasspor ile oynanan son maç da çok zorluyduk. Biz açıkçası bu yaşadığımız sıkıntıları bildiğimizden dolayı bunlara şike dendiğini duyunca büyük bir şok yaşadım. Andre Santos'un Gaziantepspor'a attığı son dakika golünü hatırlayalım, 4-2'lik Beşiktaş maçını hatırlayın. Ben orta sahada bir top kaybettim, sonra Hugo Almeida karşı karşıya kaçırdı. O golü atsa maç 3-1 olacaktı. Maç oradan döndü. Galatasaray maçını düşünelim. Son 10 dakikada maçı çevirmişiz. Bunların hepsini sayınca bir lig oluyor.'Goal.com
Ümit Akbulut: ''Galatasaray'la %99 Anlaştık''
Portekizli golcünün 7 aydır temsilciliğini yapan Akbulut ise, 'Bu hafta içerisinde Almeida Galatasaray'a transfer olabilir. Biz başkanla zaten anlaştık' dedi.YÜZDE 99 OLUR. BU HAFTA İÇERİSİNDE NETLEŞİR Radyospor'UN konuğu olan Ümit Akbulut, 'Hugo Almeida, bugün Türkiye'ye geldi. Türkiye'de kalmak istiyor. Başkan Ünal Aysal'la çok pozitif bir görüşme yaptık. Bu hafta imzalar atılır diye düşünüyorum. Galatasaray'a imza atma olasılığı yüksek. Bu hafta içerisinde yüzde 99 bir neticeye varırız. Başkan tatilini iptal ederek, bu görüşme için İstanbul'a geldi. Ofisinde yaptığımız görüşmede Almeida'ya 'Beğendiğimiz bir oyuncusun, takımda seni görmek istiyoruz. Ama hoca kararı verecek' dedi. Biz şimdi haber bekliyoruz' şeklinde konuştu. BEŞİKTAŞ İSTESE DE, ALMEIDA DÖNMEZ; GALATASARAY'DA OYNAMAK İSTİYOR FIFA menajeri Akbulut, 'Almeida, 3 buçuk yıl Türkiye'de oynadı. Burada olmaktan çok mutlu. Ama Beşiktaş'tan son yapılan hamleler çok hoş değildi. Kendisine saygısızlık yaptığından bahsediyor. Artık Beşiktaş çağırsa bile Almeida tekrar Beşiktaş'a gitmeyi kabul etmez. Çok teklif olmasına rağmen Galatasaray'ı bekliyor. Türkiye'nin en büyük kulübü olarak Galatasaray'ı gördüğü için bekliyor ve burada kalmak istiyor. Yoksa çoktan gitmişti. Beşiktaş defteri Almeida için artık kapandı' dedi. 2+1 YILLIK KONTRAT ÜZERİNDE ANLAŞTIK Ümit Akbulut, 'Başkan bizi görüşmeye boşu boşuna çağırmazdı. Ben Prandelli konusunda da büyük sorun yaşanacağını sanmıyorum. Biz toplantıda beklentimizi söyledik. Başkan teklifini sunduk ve anlaştık. Geçen hafta Çarşamba görüşmüştük, o zaman Prandelli'nin yeni teknik direktör olacağı kesinleşmemişti. Akşam belli oldu. Bu nedenle Başkan bu hafta içerisinde haber vereceğini söyledi. Bana göre yüzde 99 bu transfer gerçekleşir. Tabii ki yanılabilirim; ama olacağı yönünde bir hissim var. Biz 2+1 yıllık bir kontrat üzerine prensip anlaşması yaptık' ifadelerini kullandı. YURTDIŞINDAN 7 TEKLİF VAR; AMA O GALATASARAY'I İSTİYOR Akbulut, 'Yurtdışından 7 tane teklif var. Olympiakos, West Ham United ve Lazio Hugo'yu istiyor; ama kendisi ve biz Galatasaray'da oynamasını istiyoruz. Bu yüzden diğer kulüplere şu ana kadar cevap vermedik' dedi. Eurosport
Beşiktaş'tan 52.3 Milyon Euroluk İmza
Gaziantepspor'dan Cenk Tosun, Chelsea'den Demba Ba, Rubin Kazan'dan Gökhan Töre, Corinthias'tan Ramon Motta ve Metalist Kharkiv'den Jose Sosa'yı renklerine bağlayan Beşiktaş 13 futbolcu ile de yollarını ayırdı.Sezonun bitmesi ile birlikte Manuel Fernandes, Hugo Almeida, Julien Escude, Jermaine Jones, Dany Nounkenu ile kontrat yenilemeyen siyah beyazlılar 7 futbolcusunu kiralık olarak gönderip bir futbolcunun da sözleşmesini feshetti. Kiralık giden isimler Muhammed Demirci, Günay Güvenç, Ömer Şişmanoğlu, Filip Holosko, İbrahim Toraman, Sezer Öztürk ve Gökhan Süzen olurken, Michael Eneramo'nun sözleşmesi karşılıklı olarak feshedildi.5 FUTBOLCUYA 15 MİLYON EURO BONSERVİS VE BİR YIL İÇİN 9 MİLYON EURO GARANTİ ÜCRETGaziantepspor'lu Cenk Tosun ile devre arasında anlaşan ve bu futbolcuya bonservis ödemeyen siyah beyazlılar diğer 4 futbolcu için toplamda 15 milyon Euro bonservis bedeli ödeyecek. (Eğer Jose Sosa için 2 milyon Euro satın alma bedelinden vazgeçilirse bu rakam 13 milyon Euro'ya düşecek)Transfer edilen 5 futbolcu ile 2 ila 5 yıl arasında değişen sözleşmeler imzalayan Beşiktaş yönetimi futbolculara garanti ücret olarak toplamda 37.3 milyon Euro ödeyecek. Siyah beyazlıların beş futbolcu için sadece bu sezon kasasından çıkacak garanti yıllık ücret ise maç başılar hariç 9 milyon Euro.(Futbolculara ödenen maç başı ücretler 10 bin Euro olarak belirlendi.)İşte Beşiktaş'ın transfer döneminde attırdığı imzalar ve maliyetleriCenk Tosun 2014-2015 sezonu için 1.7 milyon2015-2016 sezonu için 1.45 milyon2016-2017 sezonu için 1.5 milyon2017-2018 sezonu için 1.6 milyon2018-2019 sezonu için 1.7 milyon Euro garanti ücret5 yıl için toplam maliyet 7.95 milyon EuroDemba Ba Bonservis 6 milyon Euro2014-2015 sezonu için 2.5 milyon2015-2016 sezonu için 2.5 milyon2016-2017 sezonu için 2.5 milyon2017-2018 sezonu için 2.5 milyon Euro garanti ücret + yıllık 700.00 bin Euro bonus4 yıl için toplam maliyet 18.8 milyon EuroRamon Motta Bonservis 1.1 Milyon Euro2014-2015 sezonu için 1.2 milyon2015-2016 sezonu için 1.1 milyon Euro garanti ücret2 yıl için toplam maliyet 3.4 milyon EuroGökhan Töre Bonservis 4.5. milyon Euro2014-2015 sezonu için 1.4 milyon2015-2016 sezonu için 1.5 milyon2016-2017 sezonu için 1.6 milyon2017-2018 sezonu için 1.7 milyon2018-2019 sezonu için 1.8 milyon Euro garanti ücret5 yıl için toplam maliyet 12.5 milyon Euro2014-2015 sezonu için 1.5 milyon2015-2016 sezonu için 1.55 milyon2016-2017 sezonu için 1.6 milyon2017-2018 sezonu için 1.65 milyon Euro garanti ücret4 yıl için toplam maliyeti 9.7 milyon EuroSiyah beyazlı kulüp bu transfer sezonunda maç başı ücretler hariç bonservis ve garanti ücretler ile birlikte toplamda 52.3 milyon Euro'luk sözleşmeye imza atarak transfer dönemini kapatmış oldu.skorer
Enerjimi Annemin Ispanaklı Böreğinden Alıyorum
Futbola gönül veren herkes, Olcay Şahan’ı alkışlıyor. Bursa’daki 1-0’lık galibiyetin mimarı, 2012-13 sezonunda geldiği Beşiktaş’ta hiçbir maçı kaçırmadı. Ligdeki 71 haftanın hepsinde forma giydi. Başarısının arka planında ailesinin, nişanlısının desteğinin yattığını belirten gurbetçi yıldız, enerjisini annesinin yaprak sarması ve ıspanak böreğine bağlıyor.Beşiktaş’a, 2012-13 başında transfer olan Olcay Şahan, rekora koşuyor. Süleyman Seba sezonundaki üçüncü sınavlarında, zorlu Bursaspor deplasmanında galibiyet sayısını kaydeden gurbetçi yıldız, Siyah-Beyazlı forma altında hiç maç kaçırmadı. Süper Lig’in son 71 haftasının hepsinde ter döken ve bu alanda şimdiden ulaşılması güç bir başarıya ulaşan yetenekli futbolcu, 21. golünü Yeşil-Beyazlılara attı. Nazar boncuğunu hak eden Olcay, başarısını nişanlısının ve ailesinin desteğine bağlıyor. Alman Kaiserslautern’den 800 bin Euro bonservisle alınan Olcay Şahan, üstün performansıyla futbola gönül veren herkesin beğenisini kazanıyor. İstanbul temsilcisinde şu ana kadar 81 karşılaşmada şans yakalayan kabiliyetli isim, 21 golünü 16 asistle süsledi ve fileleri sarstıkları 37 pozisyona direkt katkı sağladı. Rakip kaledeki etkinliğiyle, Beşiktaş’ın son üç yılında, Portekizli Hugo Almeida’nın (22 gol) ardından en üretken oyuncu unvanına uzandı. Onun ağları havalandırdığı sadece 2 müsabaka kaybedildi. İstatistikleri olumlu anlamda alt-üst eden Kartal’ın orta alandaki dinamosu, sağlık problemi yaşamadığı için Allah’a şükrediyor ve ekliyor: “İnşaallah böyle devam eder.” Birlikte İstanbul’a taşındıkları anne ve babasıyla yaşayan 27 yaşındaki tecrübe, Sivaslı Saray ana ve Kayserili Mustafa amcanın kendisine çok iyi baktığını söylüyor. “Bu enerjiyi nereden buluyor?” diye merak edenlere şu cevabı veriyor: “Annemin lahmacunları, zeytinyağlı yaprak sarması ve ıspanak böreği.”Geride bıraktığımız yaz aylarında evlilik yolundaki ilk resmî adımını atan, yüzüğü parmağına takan Olcay, şampiyonluk kupasını havaya kaldırmayı ve Haziran 2015’te çifte düğünü planlıyor. Tarihini hafızasına kazıdığı 7 Nisan 2010’da tanıştığı nişanlısının bütün şartlarda her daim yanında yer aldığını aktaran Beşiktaş’ın 10 numarası, camiada ve ekip içerisinde herkes tarafından sevilmesini ‘ayrıcalık’ olarak nitelendiriyor. Bu olgunun özgüveni beraberinde getirdiğini vurgulayan Olcay, 71 karşılaşmada sahada kaldığı 5 bin 876 dakikayla zirvenin tek hâkimi. Bugüne dek yurtiçindeki sınavlarda kırmızı kart görmeyen, sadece 6 defa sararan Olcay, bir kez bile cezalı duruma düşmedi.HER MAÇA ÇIKMADAN ÖNCE MUTLAKA DUA EDİYORYeşil zemine ayak basmadan önce mutlaka dua eden 1987 Düsseldorf doğumlu sol açık, “Bunu yalnız ‘kazanalım’ diye değil, sakatsız, belasız bir müsabaka temennisiyle yaparım. Aynı şekilde özel hayatımda da. İnançlı bir insanım. Bu terbiyeyi aldım.” ifadelerini kullanıyor. Saray Hanım’ın her mücadeleye geldiğini aktaran Olcay, annesini öpmeden soyunma odasına gitmediğini anlatıyor. Beşiktaş’taki takım ruhuna ve arkadaşlık ortamına dikkati çeken Olcay, taraftara da sesleniyor: “Onların müthiş desteğiyle daha güzel şeyler olacak.” “Yuvaya ruh katmaya geldik.” temasıyla çekilen yeni statları Vodafone Arena’nın reklam filminde boy gösteren Olcay, sabırsızlıkla inşaatın tamamlanmasını bekliyor: “Orada tribünlerle bütünleşiyoruz. Bitince bizi kolaylıkla yenebileceklerini sanmıyorum.”MEHMET TUFAN
Almeida'nın Yeni Takımı Belli Oldu
Beşiktaş ile sözleşmesi sona erdikten sonra 4 aydır yeni kulübünü arayan Hugo Almeida, İtalya Serie A ekiplerinden Cesena ile anlaşma sağladı.İtalyan La Gazzetta dello Sport'un haberine göre; 3 Ekim günü Cesena ile masaya oturan Portekizli oyuncu, maaş talebinde indirime gitti ve İtalyan kulüp ile anlaşmaya vardı.30 yaşındaki golcü futbolcu ile Galatasaray yakından ilgilenmişti.Şampiy10