Tüm Çalışanlara Müjde: Maaşlardan Kesinti Yapacak TES Sistemi Rafa Kaldırıldı
Milyonlarca çalışanı ve işvereni aylardır meşgul eden Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) tartışması sona erdi. SGK Başuzmanı İsa Karakaş, 2027-2029 Orta Vadeli Programı'nı satır satır incelediğini belirterek maaşlardan kesinti öngören sistemin tamamen rafa kaldırıldığını açıkladı.
SGK Başuzmanı İsa Karakaş: 'TES Tamamen Rafa Kaldırılmış, Çalışanlar ve İşverenler Derin Bir Nefes Aldı.'
Türkiye Gazetesi'ndeki köşesinde yazan İsa Karakaş, daha önce TES'in mevcut iktisadi ve sosyal şartlarda yürürlüğe giremeyeceğini net bir dille yazdığını hatırlattı.
Satır satır incelediği yeni OVP'de TES başlığına esamesinin bile okunmadığını belirten Karakaş, sürecin geriye dönük takvimini de sıraladı: 2023'te Resmi Gazete'de yayımlanan OVP, dönüşüm için 2024 sonbaharını işaret etmişti; hedef tutmayınca tarih 2025'e, ardından 2026 Cumhurbaşkanlığı Programı'yla bir kez daha ileri kaydırıldı. Karakaş'a göre ortada ne bir kanun teklifi ne de kamuoyuna açıklanmış bir taslak metin vardı; Meclis'in tatile girmesi ve ardından başlayacak bütçe maratonu takvimi tamamen tıkadı.
Uzman isim rakamlarla da somutladı: asgari ücret bugün 28 bin 75 TL'de, açlık sınırı ise 37 bin 388 TL'de bulunuyor - aradaki fark 9 bin 313 TL'yi buluyor. Yüzde 3'lük TES kesintisi eklenseydi net maaş 27 bin 84 TL'ye gerileyecekti. İşveren tarafında yük de hafif değildi: SGK ve işsizlik primi toplamı ocak 2026 itibarıyla yüzde 38,75'e çıkmışken, TES devreye girseydi yüzde 3 işçi ve yüzde 3 işveren payıyla toplam prim yükü yüzde 44,75'e fırlayacaktı.
İşte İsa Karakaş'ın Türkiye Gazetesi'nde yazdığı yazısından bir bölüm:
“Geriye dönüp baktığımızda karşımıza kronik bir tehir takvimi çıkar. 2023 yılında Resmî Gazete’de ilan edilen OVP, OKS’nin işveren katkılı TES’e dönüşümü için 2024 sonbaharını hedef gösteriyordu. Zaman geldi, takvimler işledi fakat o hedef tutmadı. Tarih hemen 2025 yılına kaydırıldı. Ardından 2026 yılı Cumhurbaşkanlığı Programı ile hedef bir kez daha ertelendi.
'OKS, işveren katkısını da kapsayarak ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülecek' cümlesi sürekli tekrarlandı. Fakat ortada ne bir kanun teklifi ne hazırlanmış bir taslak ne de kamuoyuna açıklanmış net bir metin vardı. Meclis tatildeydi; açıldığında ise bütçe maratonu başlayacaktı. Takvim sıkışmış, mevzuat altyapısı kurulmamıştı. Sürekli ertelenen kararlar sonunda takvimi patlattı ve TES başlığı yeni OVP’den tamamen silindi.
Gelişmiş ülkelerde emeklilik fonları trilyon dolarlara ulaşır ve ülke ekonomisine can suyu sağlar. Ancak bizde birikim ve tasarruf oranları ne yazık ki dip seviyelerdedir. Hükûmetin niyeti elbette devlet, çalışan ve işveren üçlüsünden yeni bir fon kaynağı oluşturmaktı. OVP bu adımı 'tasarruf' başlığı altında sunuyordu. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı. Çünkü çalışanın ve dar gelirlinin sırtında taşıyacak bir gram dahi mecal kalmamıştır. Tasarruf tedbirleri kâğıt üzerinde güzel durur. Fakat sahadaki acı gerçekler buna geçit vermez.
Asgari ücret bugün 28.075 TL seviyesindedir. Açlık sınırı ise 37.388 TL’ye ulaşmıştır. Aralardaki uçurum tam 9.313 TL’dir. Açlık sınırı asgari ücreti yüzde 33’nü aşmıştır. Mevcut kesintilere bir de yüzde 3 TES eklenirse maaş 27.084 TL’ye düşer. Ateş düştüğü yeri yakar! Sofrasında ekmeği küçülen çalışana 'yarın emekli olacaksın' demek çare değildir.
Madalyonun diğer yüzünde ise işveren cephesi yer almaktadır. Yüksek enflasyon, artan faizler ve döviz kuru baskısı altında işveren her gün yeni bir maliyet hesabı yapmaktadır. Mevcut durumda SGK ve işsizlik primlerinin toplamı yüzde 37,75 seviyesindeydi. Ocak 2026 itibarıyla bu oran yüzde 38,75’e tırmandı. Eğer TES hayata geçseydi, yüzde 3 işveren ve yüzde 3 işçi payı ile toplam prim yükü yüzde 44,75’e fırlayacaktı.”
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın