Oxford'dan Küresel Dezenformasyon Raporu: 'Türkiye'nin 500 Kişilik Sanal Birliği Var'

 > 
444PAYLAŞIM

Oxford Üniversitesi'nden araştırmacılar sosyal medyada manipülasyon ve dezenformasyon faaliyetlerine katılan toplam 70 ülke tespit etti. Hazırlanan rapora göre hükümetin görüşlerine destek, muhalefete saldırı, gündem değiştirme ve farklı görüşleri baskı altına alma amaçlarıyla bu faaliyetleri gerçekleştiren devletlerin başında ABD, Rusya ve Çin geliyor. Raporda Türkiye’nin de bu tarz faaliyet yürüten 500 kişilik 'sanal birliği' olduğu belirtiliyor.

Independent Türkçe, Oxford Üniversitesi İnternet Enstitüsü’nün hazırladığı Bilgisayımsal Propaganda Araştırma Projesi Raporu'nu haberleştirdi. 

Raporda devletlerin sosyal medyadaki dezenformasyon faaliyetleri sıralanıyor.

70 ülkenin dezenformasyon faaliyetinin tespit edildiği raporda, Türkiye’nin yaklaşık 500 kişilik bir sanal birliği bulunduğu ve bu birliğin “muhalefete saldırmak, sosyal medyayı baskı altına almak ve hükümeti desteklemek” için kullanıldığı bilgisine yer verildi.

Facebook hala bir numara

Eskiye göre daha fazla sosyal ağ platformu bulunsa da Facebook hala siber birlik etkinlikleri için başlıca platform olmaya devam ediyor. Raporda incelenen diğer mecralar ise Twitter, YouTube, Instagram ve WhatsApp

Çoğu ülke birden fazla platformda faaliyet gösterse de bu beş mecranın beşinde birden faaliyet gösteren bir ülke bulunmuyor. 

Sanal birlik aktivitesi bulunan ülkelerden 56’sı Facebook’ta, 47’si Twitter’da, 12’şer ülke WhatsApp ve YouTube’ta, 8 ülkenin de Instagram’da faaliyeti bulunuyor. 

Rapora göre, Türkiye’nin sanal birlikleri Facebook ve Twitter’ı seçmiş durumda.

En büyük sanal birlik Çin’de

Raporda ülkelerin sanal birlik kapasitelerine de yer verilerek ülkeler dört başlıkta kategorize edilmiş. Yüksek sanal birlik kapasitesine sahip ülkeler arasında ABD, Venezuela, Suriye, İsrail, İran, BAE, Suudi Arabistan, Rusya gibi ülkeler sıralanırken birinci sırayı Çin alıyor. Çin’in yerel ve bölgesel ofislerde çalışan kişilerin oluşturduğu ekiplerin 300 bin ila 2 milyon kişiden oluştuğu tahmin ediliyor.

Sınıflandırmada Türkiye, orta kapasiteli sanal birliğe sahip ülkeler arasında yer alıyor.

Türkiye hakkında 500 kişilik bir kalıcı takım büyüklüğü tahmini yapılıyor. Bu kategorinin lideriyse tahmini 20 bin kişilik takım büyüklüğüne sahip olan Ukrayna

Brexit kampanyaları için Cambridge Analytica’ya 3,5 milyon sterlin (yaklaşık 28 milyon TL) harcayan Birleşik Krallık da bu kategoride yer alıyor.

Rapora göre devletlere bağlı bu sanal birliklerin neredeyse tamamı operasyonlarını gerçekleştirirken çeşitli sahte hesap türleri kullanıyor.

Bot hesap, kişisel hesap, sayborg hesap ve hacklenmiş hesaplar bu sahte hesap türleri arasında. 

Botlar, çevrimiçi insan davranışını taklit etmesi için tasarlanmış otomatik hesaplar. 70 ülkeden 50’si anlatıyı güçlendirmek veya muhaliflerin sesini bastırmak üzere bot hesap kullanıyor. 

Bununla birlikte, botlardan da daha yaygın olarak, otomasyon kullanmayan kişilerin yönettiği hesaplara rastlanıyor. Bu hesaplar otomasyon yerine yorum veya tweet yazarak sohbet ya da sosyal medya platformları üzerinden özel mesajlaşmayla meşgul oluyor. 70 ülkeden 60’ı bu tür hesaplar kullanıyor. Otomasyonu insan seçimiyle harmanlayan sayborg hesaplar da mevcut. 

Araştırmacılar, bu yılki raporlarında sahte hesaplar arasına, hacklenmiş ya da çalınmış hesapları da eklemiş.

Rusya sahte hesaplarda sınır tanımıyor.

Bu dört sahte hesap türünün dördünü birden kullanan tek ülke Rusya. Özellikle hacklenmiş hesap kullanmak çok yaygın değil. 

Rusya’dan başka hacklenmiş hesap kullanan ülkeler; Kuzey Kore, İran, Özbekistan ve Guatemala’dan ibaret. ABD, Birleşik Krallık, Suudi Arabistan, Meksika, Brezilya, Almanya hacklenmiş hesaplar dışındaki sahte hesap türlerinin tamamını kullanıyor. 

Türkiye ise sahte hesap türlerinden ikisini; botları ve kişisel hesapları kullanıyor.

Peki devletler sosyal medya manipülasyonunu hangi amaçlarla gerçekleştiriyor?

Araştırmacılar burada dört temel yöntemi belirlemiş; “Hükümetin görüşlerine destek”, “Muhalefete saldırı”, “Dikkat dağıtma (gündem değiştirme)”, “Fikir Ayrılığı yaratma” ve “farklı görüşleri baskı altına alma”. 

Rapora göre Türkiye bu yöntemlerden “Hükümete destek”, “Muhalefete saldırı” ve “Baskı altına alma”yı kullanıyor. 

Beş metodu birden kullanan ülkeler arasındaysa ABD başı çekiyor.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ
Görüş Bildir