Öğrendiğinizde Bir Daha Aklınızdan Çıkartamayacağınız Birbirinden Tuhaf 16 Bilgi

6PAYLAŞIM

Şimdi herkes yatağının altını, dolap ve çekmecelerinin içini kontrol etsin.😂

Kaynak: https://www.buzzfeed.com/andrewziegler/e...

1. Aşağıda gördüğünüz adam; Norman Bates ("Psycho"), Buffalo Bill ("The Silence of the Lambs") ve Leatherface ("Texas Chainsaw Massacre") gibi karakterlerin yazımı sırasında ilham kaynağı olan Ed Gein.

Aynı zamanda "Plainfield Kasabı" olarak adlandırılan Gein, birden fazla cinayetten sorumlu tutulsa da, sadece iki tanesini itiraf etmiştir. Kurban sayısından ziyade, Gein'in evinde bulunan kurbanlarının derisinden yaptığı eşyalar onu Amerikan tarihinin en sapkın ve en korkunç figürlerinden biri yapıyor.

Gein adeta bir koleksiyoncu gibi yaşadı. Soldaki görsel mutfağının dedektifler tarafından çekilmiş bir fotoğrafı.

Evinde mezarlıktan çaldığı ölülerin derilerinden yapılmış koltuklar, maskeler ve bitmemiş bir takımın yanında, insan kemikleri ile süslenmiş nesneler de bulundu. Korkutucu olan şey, bunlar sadece kamu ile paylaşılan bilgiler...

Gein'in annesine karşı sağlıksız bir takıntısı vardı ve 12 yıl önce ölen annesinin kullandığı odaları tamamen mühürlemişti. Dedektifler odalara girdiği zaman sadece mobilya ve toz buldular..

2. 1859'da Güneş yüzeyinde o kadar büyük bir patlama yaşandı ki Dünya'da "Carrington Olayı" adı verilen bir jeomanyetik fırtına yarattı.

Bu fırtına gökyüzünde kuzey ışıklarına benzeyen Aurora adı verilen dalgalar üretti. Bu Auroralar o kadar parlaktı ki, iddiaya göre geceleri ışığı karanlıkta kitap okumaya yetiyordu. Ayrıca bu patlama, telgraf makinelerinin kırılmasına ve birden fazla yangın çıkmasına neden oldu. Bu durum 1921 yılında tekrar yaşandı. Eğer bugünlerde benzer bir fırtına bize çarparsa, ki bilim adamları bunun kaçınılmaz olduğunu söylüyor, gezegen genelinde feci elektrik kesintileri yaşanabilir, uydular yok olabilir ve teknolojiden artık yararlanılamayabilir.

3. Abraham Lincoln'ün sesine dair bir kayıt yok fakat görünüşüne bakınca kalın ve tok bir ses tonu kafanızda canlanıyor olabilir. Ancak gerçek çok da öyle değil.

Bir gazeteci, Lincoln'ün sesini "...ince bir tenor, hatta falsetto. Neredeyse bir kayıkçının düdüğü kadar tiz" olarak tanımlıyor. Bir başkası ise sesinin sıklıkla nahoş sayılabilecek kadar tiz bir tınıya kayma eğilimi gösterdiğine değiniyor. Tarihçi Harold Holzer, hitap ettiği kitlenin Lincoln'un sesini ilk on dakika boyunca hayretle dinlediğini belirtti.

4. Evrende, tüm Samanyolu Galaksi'sini ve çevresindeki birçok gökadayla birlikte bizi ona doğru çeken son derece güçlü bir kuvvet bulunmakta ve şu ana kadar bu çekim kuvvetinin ne olduğu tam olarak anlaşılamadı.

"Büyük Çekici" olarak adlandırılan bu kuvvet, bilim adamları tarafından "yerçekimi anomalisi" olarak tanımlanıyor. "Büyük Çekici", aşağıda resmedilen takımyıldızlarının ötesinde olması, onu görüntülememizi şu anlık imkansız kılıyor.

5. Albert Einstein'ın son sözlerini asla bilemeyeceğiz.

New York Times'ın 19 Nisan 1955'te yayınlanan ölüm ilanına göre, ölümü sırasında orada bulunan tek kişi ona bakan hemşireydi. Hemşire, Einstein'ın uykusunda Almanca birkaç kelime mırıldandığını ancak Almanca bilmediği için anlayamadığını söyledi.

6. 1959'da, Güney Karolina'nın Lake City kasabasında, 9 yaşındaki Ronald McNair, kütüphaneden matematik ve fizik üzerine yazılmış birkaç kitap ödünç almak istedi. Kütüphane görevlisi buna izin vermediyse de Ronald eli boş gitmeyi reddetti.

Kütüphaneye annesi ve birkaç polis memuru çağrıldı ve annesi, eğer oğlu kitapları geri getirmezse gerekli parayı ödemeyi teklif etti. Yıllar sonra, Ronald McNair fizik bölümünü bitirdi ve uzaya gönderilen ikinci siyahi astronot olarak tarihe geçti.  2011 yılında o kararlı 9 yaşındaki çocuğun kitap almak için mücadele ettiği kütüphane, Dr. Ronald E. McNair Yaşam Tarihi Merkezi olarak yeniden açıldı.

7. Fotoğrafta gördüğünüz kadının ismi Peggy Whitson, toplamda üç farklı görevde yer alarak, uzayda toplam 665 gün geçirdi ve en çok uzayda kalan insan oldu.

Dünya'dan uzak kaldığı zaman boyunca o kadar fazla radyasyona maruz kaldı ki emekli olmak zorunda kaldı. Peki sizce bu bu Whitson'u durdurmaya yeter mi? Yakın zamanda John Shoffner ile sekiz gün boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu'nda kalacakları Axiom-2 görevinde pilotluk yapacak.

8. Günümüzde Hindistan yasaları belirli kobra türlerini korusa da, durum her zaman böyle değildi. Zamanında, İngiliz Sömürgesi altındaki hükümet, Delhi'de bulunan bu zehirli yılanları, derilerine para ödülü koyarak yok etmeye çalıştı fakat bir süre sonra insanlar para almak için kobra yetiştirmeye başladı.

Hükümet bunu keşfettiğinde program sonlandırıldı ve tüm kobra üreticileri hayvanları serbest bıraktı, ki bu da kobra popülasyonun artmasına neden oldu. Yaşanan bu olay dile "Kobra Etkisi" olarak geçti ve günümüzde "bir sorunu çözmek için yapılan bir girişimin problemi daha da kötüleştirmesi" anlamında kullanılıyor.

9. "André the Giant" sahne adıyla tanınan, 2 metre 25 santimetre uzunluğunda ve 226 kilo olan bu abimizin insan üstü bir içki içme yeteneği olduğu söyleniyor.

Hulk Hogan, bir keresinde André'nin 45 dakikada 108 tane bira içtiğine şahit olduğunu söylüyor, ki eğer öyleyse bu bir dünya rekoru sayılabilir. Gerald Brisco, André'nin maçlardan önce altı şişe şarap içtiğini ve kimsenin bir şey anlamadığını iddia ediyor.

10. Sakallı akbabalar kemiklerle beslenen hayvanlardan biridir.

Bütün halindeki kemiği yüksek bir yerden tekrar tekrar bırakıp küçük parçalara ayırır ve sonra da yerler. Güçlü mide asitleri sayesinde bu kuşların kemik parçalarını sindirmeleri bir hayli kolaydır.

11. 2008 yılında Japonya'da yaşayan Kasuya isimli bir adam, buzdolabındaki yiyeceklerin kaybolduğundan şüphelenmeye başladı. İlk başta emin olamasa da, mutfağına gizli kameralar yerleştirdi.

Bir gün, kamera kayıtlarında buzdolabını karıştıran bir kadın gördü ve hemen polisi aradı. Yetkililer Kasuya'nın evini aradıklarında bu kadını bir dolabın içinde kıvrılmış olarak buldular. Meğerse kadın bir senedir bu dolapta yaşıyormuş ve kimse onu fark etmemiş.

12. Milattan sonra 79 yılında Vezüv Yanardağı patladı ve püsküren lav parçaları Pompeii'de zamanı durdurdu.

Taşlaşan şehirde gündelik yaşama dair en küçük ayrıntı günümüze kadar şeklini korudu. Mesela, kazılarak çıkartılan bir fırının içinde bulunan 2000 yıllık ekmek.

13. 1799 yılının Aralık ayında George Washington yakalandığı sağanak yağmur nedeniyle ateş ve boğaz ağrısı nedeniyle doktor çağırdı. Bu tarz şikayetler, 18. yüzyılda 67 yaşındaki bir insan için çok ciddi tehlike oluşturabilecek şikayetlerdi.

Doktorlar Washington'u kurtarmak için o dönemlerde bile çok kullanılmayan bir tedavi yöntemine başvurmaya karar verdiler; kan akıtma yöntemi. İlk 24 saat içinde 2 litre civarında kan akıttılar, ki bu bir insan vücudunda bulunan kanın yaklaşık %40'ı. Ertesi gün, George Washington aşırı kan kaybından öldü.

14. 100 yılı aşkın süredir Bermejo Nehri'nde görülmeyen Arjantin kökenli olan dev su samurunun tamamen yok olduğu düşünülüyordu.

Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nin Kırmızı Tehdit Altındaki Türler Listesi'ne eklediği dev su samurlarından sadece üç tanesinin hayatta olduğu biliniyordu ve üçü de koruma altındaydı. Yani çevreci Sebastián Di Martino'nun, bir gün Bermejo Nehri'nde yüzen bir dev su samuru gördüğündeki şaşkınlığı tahmin edilebilir.

15. 1951 yılında Henrietta Lacks adındaki kadına terminal rahim ağzı kanseri teşhisi kondu ve tedavi için Johns Hopkins Hastanesi'ne gitti. Oradayken doktorlar, kadının rahim ağzından hücreler aldı ve incelemek için laboratuvara gönderdi.

Araştırma sonucu ortaya çıkan şey tıp camiası için çığır açıcıydı. Henrietta'nın hücreleri, diğer hastalardan alınan eski örnekler gibi ölmek yerine sadece hayatta kalmakla da kalmadı hatta çoğaldı. Henrietta Lacks, 31 yaşında hayatını kaybetti ancak o izinsiz alınan hücreleri, kanser tedavilerinde ve tüm immünoloji alanında devrim yarattı. O hücreler, hala araştırma için kullanılıyor; hatta COVID-19 aşılarının geliştirilmesinde bile kullanıldı.

16. Hayır, bu kaktüsleri kimse ezmedi, yerde yatmaları aslında onların yaşam döngüsünün bir parçası.

Bu kaktüslere "Yürüyen Şeytan" denir ve adından da anlaşıldığı üzere çölde sürünerek büyürler. Bu bitkilerin yerde olmasının nedeni, büyüdükçe gövdeleri ağırlaşması ve yere meyillenmesidir.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda buluşalım...

Bu içerikler de ilginizi çekebilir 👇

YouTuber Duru Önver Takipçilerine En Karanlık Sırlarını Sordu, Verdiği Cevaplarla "Yok Artık" Dedirtti - onedio.com
YouTuber Duru Önver Takipçilerine En Karanlık Sırlarını Sordu, Verdiği Cevaplarla "Yok Artık" Dedirtti - onedio.com
Duyunca İçinizin Ürpereceği Birbirinden İlginç 18 Bilgi - onedio.com
Duyunca İçinizin Ürpereceği Birbirinden İlginç 18 Bilgi - onedio.com
Öğrendikten Sonra Ufkunuzu Onlarca Katına Çıkaracak Birbirinden İlginç 17 Bilgi - onedio.com
Öğrendikten Sonra Ufkunuzu Onlarca Katına Çıkaracak Birbirinden İlginç 17 Bilgi - onedio.com
Bu içerik tamamen eğlence amaçlı üretilmiş olduğundan kullanılan görsel ve metinler haber değeri taşımamaktadır.


BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bseozyrt

Geoerge Washington'ın hikayesi tam bir trajedi ya gerçekten.. Atamız gibi eğer "Beni Amerikan hekimlerine emanet ediniz" gibi bir şey söylediysede öbür tarafta bin pişman olmuştur kesin.. Güzel içerik bu arada eline saglık

Görüş Bildir