Modern Fahrenheit 451: Yapay Zekayı Eğitmek İçin Kitaplar Satın Alındı, Sonra İmha Edildi
Yapay zeka sohbet araçlarının son yıllardaki gelişimi dikkatinizi çekmiştir. Artık yapay zeka sohbet botları, sadece size cevap vermekle kalmıyor siz konuşurken uygun noktalarda araya girip size müdahale ediyor. Verdiği cevapları da bir insanın cevaplarından ayırmak neredeyse mümkün değil.
Peki bu nasıl mümkün oldu?
Yapay zekanın insanların elinden çıkan kitaplarla eğitilmesiyle oldu.
Anthropic, 'Project Panama' kapsamında Claude'u eğitmek için milyonlarca basılı kitap satın aldı, kitapları taradı ve işi bitince de kitapları imha etti.
Yapay zekaların bu denli hızlı gelişmesini sağlayan şey, kitaplar.
İnsan zekası, bilgiyi özümseyerek, birleştirerek ve yeni biçimlerde ileriye aktararak gelişir. Yapay zeka da aynı prensip üzerine kuruludur. Her şeye, her yerde ve aynı anda cevap vermek üzerine kurulan bu sistemler, insan düşüncesinin en geniş ve en güvenilir kaydına erişim gerektirir.
Kitaplar, yüzyıllar boyunca en güvenilir ve kalıcı bilgi kaynağımız olmuştur. Kitaplar sayesinde fikirlerimiz ve bilgi birikimimiz nesiller boyunca aktarılır. Bunun farkında olan yapay zeka şirketleri de aradıkları mücevheri, kitaplarda buldu.
Anthropic, Panama Projesi adını verdiği projede, yapay zeka robotu Claude'u eğitmek amacıyla milyonlarca basılı kitabı satın aldı. Projenin amacı, olabildiğince büyük bir bilgi kütüphanesi oluşturmaktı. Tabii burada karşılarına bir sorun çıktı: Telif.
Anthropic, yapay zeka modelini eğitmek için gereken metinleri hızlıca elde etmek istiyordu. Fakat her yazarla ayrı ayrı telif anlaşması yapmak hem zaman hem maliyet açısından yorucu olacaktı. Bu nedenle şirket, kitapları toptan satın aldı.
Kitaplar, sahaflardan toplandı.
Washington Post'un ulaştığı mahkeme dosyalarına göre süreç oldukça sistematik ilerledi. Kitap sayfaları, düzgünde kesildi ve ardından hızlıca taranarak sisteme yüklendi. Kitaplar da sahaflardan toplandı. Almanya'daki bir sahaf, art arda gelen ve otomatikmiş gibi görünen siparişler almaya başladığını belirtiyor.
Tedarikçi teklifleri ve mahkeme kayıtları, Anthropic'in yaklaşık altı ay içinde 500.00 ila 2 milyon kitap için tarama yapıldığını gösteriyor. Tarama yapılan kitaplar, daha sonra şirket tarafından imha ediliyor. Yazarlar, ortaya çıkan bilgilere sert tepki göstererek, yapay zeka şirketlerinin yaratıcı çalışmalarından izinsiz ve tazminatsız faydalandığını belirtiyor.
Anthropic, bu yöntemi kullanan tek şirket değil. Diğer davalardaki mahkeme kayıtları, Meta çalışanlarının da büyük bir kütüphanesi olduğunu gösteriyor. OpenAI da geçmişte benzer veri kümelerini indirdiğini ve daha sonra sildiğini kabul etmişti.
Fahrenheit 451 kitabını bilir misiniz?
Ray Bradbury’nin 1953 tarihli distopik şaheseri Fahrenheit 451, kitapların yasaklandığı ve 'itfaiyeciler' tarafından yakıldığı bir geleceği anlatır. Günümüzde ise yapay zeka devleri, telif davalarından kaçınmak veya hızlı tarama yapmak için fiziksel kitapları satın alıp, ciltlerini keserek yüksek hızda taradıktan (destructive scanning - yıkıcı tarama) sonra imha ediyor.Distopik roman olan Fahrenheit 451'de kitaplar fiziksel olarak yakılır; çünkü sayfalar arasındaki derinlik, insanların sorgulamasına yol açar. Devlet, insanları duvar boyutundaki televizyon ekranları ('salondaki akrabalar') ve kulaklıklarla ('deniz kabukları') besler.
Yapay zeka eğitimlerinde ise fiziksel kitaplar satın alınır, ciltleri kesilerek parçalanır, taranır ve geriye kalan kağıtlar geri dönüşüme (yani imhaya) gönderilir. İnsanlığın binlerce yıllık fiziksel kütüphane birikimi, yerini büyük teknoloji şirketlerinin sunucularında saklanan piksellere ve algoritmalara bırakır. Bilgiye ulaşmak için artık fiziksel bir nesneye değil, bir arayüze ve yapay zekaya muhtaç kalırız.
Kurgusal romanda, kitapların yakılma sürecini başlatan şey sadece devlet baskısı değildir; halkın kendisidir. İnsanlar uzun kitapları okumak istememiş, klasikler önce 15 dakikalık özetlere, sonra iki satırlık sözlük maddelerine indirgenmiştir. Sonunda derin düşünce tamamen yok olmuştur.
YZ modelleri milyonlarca kitabı okur (yutar) ve bize onların özünü, özetini veya ortalamasını sunar. Biz artık orijinal yazarı doğrudan okumak yerine, yapay zekanın o yazardan süzüp bize 'sentezlediği' hap bilgileri tüketmeye başlarız.
Günümüzde geldiğimiz nokta, tam da Bradbury'nin öngördüğü 'derinliğini kaybetmiş, hızlı tüketim toplumu' değil de ne?
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın