Tam 2600 Yıllık Dünyanın En Eski İmparatorluğu'nun Sonu Geldi
Geleneklerine sıkı sıkıya bağlılığıyla bilinen Japonya, bugünlerde modern tarihin en derin krizlerinden birini yaşıyor. MÖ 660 yılında İmparator Jimmu ile başladığı kabul edilen ve tam 2600 yıldır babadan oğula kesintisiz bir şekilde aktarılan Krizantem Tahtı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Dünyanın yaşayan en eski monarşisi unvanına sahip olan bu köklü hanedanlık, katı veraset kuralları ve demografik gerçekler yüzünden tarih sahnesinden tamamen silinme riski taşıyor. Bunun sebebi ise erkek varis sayısının hızla azalması ve kadın imparatorların istenmemesi.
Dünyanın en eski imparatorluğu: Japonya
Japonya İmparatorluğu'nun asırlık öyküsü, binlerce yıllık ritüeller ve sarsılmaz kabul edilen gelenekler üzerine inşa edilmiş. Krizantem Tahtı, sadece siyasi bir otoriteyi değil, aynı zamanda Şinto inancına göre Güneş Tanrıçası Amaterasu'nun soyundan gelen kutsal bir devamlılığı temsil eder. Ancak bu mistik bağ, modern dünyanın getirdiği değişimler karşısında tarihinin en kırılgan döneminden geçiyor.
1947 yılında yürürlüğe giren ve bugün tartışmaların odak noktası olan İmparatorluk Hane Kanunu, tahtın sadece baba soyundan gelen erkek varislere geçmesini zorunlu kılıyor.
İmparatorluk ailesinin hızla küçülmesi ve yeni nesillerde erkek çocuk doğum oranının düşmesi, bu katı kuralı hanedanlığın geleceğini tehdit eden en büyük yasal engel.
Prenses Aiko, şu anki İmparator Naruhito’nun tek çocuğu.
Prenses Aiko, zarif duruşu ve aldığı eğitimle Japon halkının büyük sevgisini kazanmış bir isimdir. Yapılan ulusal anketler, Japon toplumunun yüzde 80'inden fazlasının kadın bir imparatorun tahta geçmesine sıcak baktığını ve Prenses Aiko'yu tahtta görmek istediğini gösteriyor.
Ancak yürürlükteki yasalar gereği, bir kadının tahta çıkması tamamen imkansız. Ayrıca prenseslerin sıradan bir vatandaşla evlenmeleri, imparatorluk unvanlarını ve ayrıcalıklarını tamamen kaybetmeleri anlamına geliyor. Bu durum, genç prenseslerin evlenerek aileden ayrılmasına ve zaten az sayıda olan hanedan üyelerinin her geçen gün daha da azalmasına yol açıyor.
2600 yıllık koca bir imparatorluğun kaderi ve soyun devamı şu an sadece tek bir gencin omuzlarında: İmparator Naruhito'nun yeğeni olan 19 yaşındaki Prens Hisahito.
Hisahito, mevcut yasalara göre ailesinin en genç ve tek erkek varisi.
Eğer gelecekte Prens Hisahito'nun erkek çocuğu olmazsa, yüzyıllardır süren İmparatorluğun sonu gelecek.
Tarihi uçurumun eşiğine gelen Japon hükümeti, bu krizi aşabilmek ve soyun tükenmesini önlemek amacıyla çeşitli formüller üzerinde çalışıyor. Bu çözümler arasında prenseslerin evlendikten sonra da unvanlarını korumaları veya II. Dünya Savaşı sonrasında hanedan statüsünü kaybeden uzak akrabaların evlat edinilerek aileye geri kazandırılması gibi seçenekler var.
Ancak muhafazakar siyasi çevrelerin 'saf erkek soyu' geleneğini koruma konusundaki ısrarı, reformların önünü kapatıyor. Bir dönem 67 üyeden oluşan aile bugün yalnızca 16 kişiden oluşuyor.
Geleneksel dogmalar ile modern dünyanın gerçekleri arasında sıkışıp kalan Japonya'nın, bu tarihi yol ayrımında vereceği karar sadece kendi geleceğini değil, dünya tarihinin en eski mirasının hayatta kalıp kalmayacağını da belirleyecek.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın