Midesine Güvenenler Buraya! Antik Romalıların İğrençlikte Boyut Atlayan Günlük Alışkanlıkları

2bPAYLAŞIM

Hayattan soğumaya hazır mısınız?

1. Tuvalet kağıdına alternatif olarak, ucuna sünger geçirilmiş çubuklar kullanıyorlardı. Çubuk başına ortalama bin kişi falan düşüyordu...

Malum, tuvalet insanlığın en büyük sorunu... Gerçi sorun yapmasında değil temizlemesinde! Antik Roma'da insanlar beyaz togalarını (kıyafet) her daim beyaz tutabilmek için büyük fedakarlıklar yapmaktaydı. Herkesin evinde kendine özel bir tuvalet bulunmadığından, ihtiyaç halinde 'Latrine' adını verdikleri umumi tuvaletleri kullanıyorlardı. Umumi denilince arada özel bölmelerle mahremiyet korunuyor falan zannetmeyin, bildiğiniz üzeri delikli taş banklara hep birlikte oturup yapıyorlardı! İşleri bitince de tuvalet kağıdı niyetine, deliklerin hemen yanına asılmış 'xylospongium' adını verdikleri süngerli çubukları kullanıyorlardı. Bu süngerleri önlerindeki suya batırıp çıkarıyor ve yerine asıyorlardı. Her g*te aynı çubuk anlayacağınız...

2. Temizlik konusunda pek de hassas olmadıkları için binbir türlü bakteri ile boğuşuyorlardı haliyle...

Antik Roma'nın oldukça sofistike bir kanalizasyon sistemi vardı ama bu genel olarak dışkı ve pisliği arındırmaktan çok sokaklardan geçen suyu boşaltmak için yapılmıştı. Eski Romalılar, diğer medeniyetlerden farklı bir temizlik anlayışına sahiplerdi ve sokaklarda yürürken etraftaki çöplerin ve dışkıların üzerinden atlayarak geçmekte bir sakınca duymuyorlardı. Tuvalet için latrineleri kullanmak yerine zaman zaman çanak çömleği de tercih eden Romalılar, dolu çömlekleri sokağın ortasına boşaltıyordu. Bu yüzden sokakların gül koktuğunu söyleyemeyiz. Arkeologlar, Eski Romalıların fosilleşmiş dışkılarını inceleyerek o dönemlerde bir sürü parazit ve enfeksiyonla baş ettiklerini fark etti. Pisliğin içinde debeleniyorlarmış gördüğünüz gibi...

3. Kıyafetlerini idrarlarıyla yıkıyorlardı.

Eski Romalılar, aynı zamanda tutumlu insanlardı ve ellerindeki her şeyi değerlendirmeyi kendilerine bir görev bilmişlerdi. "Madem bu kadar b*kumuz çişimiz var, neden değerlendirmeyelim?" düşüncesiyle yola çıkan Romalılar; dışkılarını gübre niyetine, idrarlarını da çamaşır suyu olarak kullandılar. Antik çağların ilk 'domestos' unu icat eden Romalılar, sağa sola işeyip de idrarı ziyan etmesinler diye İmparator Vespasian tarafından vergiye bile bağlanmışlardı.

İdrarın da vergisi mi olurmuş demeyin... Yapmışlar, olmuş!

Bir rivayete göre, Vespasian ile oğlu müstakbel imparator Titus arasında bununla ilgili bir konuşma geçmiş ve Titus bu vergiden rahatsız olduğunu dile getirmiş. Vespasian, Titus'a bir miktar para uzatıp koklamasını istemiş. Parayı koklattıktan sonra da kokusundan rahatsız olup olmadığını sormuş. Titus, kokudan rahatsız olmadığını söyleyince de "Bunun kaynağı çiş ama!" diye cevap vermiş. Adam hassas yani bu konuda, üstüne gitmenin alemi yoktu!

4. İmparatorluğu milyonlarca kölenin omuzları üzerine kurdular. Onları hem bir iş hem de seks makinesi olarak kullanıyorlardı.

Eski Romalılarda köle ticareti oldukça yaygındı. Savaş sonrası ele geçirilen kişiler pazarda köle olarak satılıyordu ve bu köleler hem ağır işlerde çalıştırılıyor hem de seks ve üreme aracı olarak kullanılıyordu. Bu tarz muamelelere maruz kalanların içinde en çok bilineni Sabine kadınlarının yakalanma ve tecavüze uğrama hikayesidir. Köleler ne şekilde ele geçirilmiş olursa olsun, Antik Roma nüfusunun yaklaşık üçte birini oluşturdukları bir gerçek. Anlayacağınız, yalnızca İtalya'da en az dört milyon köle vardı. Tüm imparatorlukta kaç milyon köle vardı siz düşünün!

5. Akşam menüsündeki en güzel yemekleri domuz rahmi, beyin püresi ve fare dolmasıydı.

Eski Romalıların çok ilginç bir yemek kültürü olduğu aşikar... Zira en sevdikleri yemeklere bakınca ne denli eşsiz bir damak zevkine sahip olduklarını anlayabiliyorsunuz. O dönemde insanların 'ziyafet' olarak nitelendirdiği yemeklerin içinde domuz rahmi, beyin püresi ve fare dolması gibi yemekler vardı. Yazarken bile bi' tuhaf olduk...

6. Deve beyni ve hayvan gübresinin her derde deva olduğuna inanıyorlardı.

Gördüğünüz gibi Antik Roma'da b*ka püsüre ilgi bitmek bilmiyor! O dönemlerde, insanlar hasta olunca hayvan dışkısı ya da beyni yiyerek iyileşeceklerine inanıyorlardı. Mesela deve beyni epilepsiye birebirdi, keçi sidiği yılan sokması için idealdi ve tavşan b*ku ile dolaştığınızda köpekler size havlamıyordu. Değişik insanlarmış vesselam...

7. Şiir ve duvar yazısı anlayışları pek matah sayılmazdı. Hele şaka konusunda tam bir faciaydılar. Zaten pis insanlarsınız, bari şakalarınız güzel olsun değil mi?

Eski Romalılar, açık seçik şiirlerden ve berbat şakalardan hoşlanırdı. Yani ulu orta bir yerde "Amcalara pipini göster oğlum, eki eki..." tarzı şakalara maruz kalmanız kuvvetle muhtemeldi. Üstelik, şiirlerinde de bol bol küfür ve argo kelime kullanıyorlardı. Leş gibiler resmen leş!

8. Romalı falan fark etmiyor, zihniyet aynı pis zihniyet! Kız çocukları daha ergenliğe bile girmeden evlenmeye zorlanıyordu.

Zaman ve mekan fark etmiyor, kadın olmak her şekilde zor! Hele ki güç kazanmak isteyenlerin elinde kadınlar sadece bir piyondan ibaret... Antik Roma'da da bu kuralı bozmayarak, daha ergenliğe bile girmemiş kızları istemedikleri kişilerle zorla evlendiriyorlardı. Nüfusun çoğu 14 yaşına girmeden evlenmişti. Aslına bakarsanız o dönemlerde fakir olmak avantaj bile sayılabilirmiş, çünkü üst tabakada 12 yaş evlenmek için ideal iken alt tabakadan insanların 20'li yaşlarına kadar süresi vardı. Zenginliğin mutluluk getirmediği yerlerden biri de Antik Roma, gördüğünüz gibi...

9. İmparator pisliğin teki çıktı, Rıza Baba! Antik Roma imparatorları, erkek çocukları taciz eder ve kendi kardeşleriyle birlikte olurlardı.

Eski dönemlerde, özellikle de kraliyet soyundan gelenler arasında ensest ilişkiler ve evlilikler yaşanması o kadar da şaşırtıcı bir durum değildi, ne yazık ki. Antik Roma da bu konuda bir istisna teşkil etmiyordu. İmparator Tiberius, bu konuda nam salanlardan biriydi. Erkek çocukları cinsel zevkleri için eğitir ve onları seks kölesi olarak kullanırdı. Hatta, sırf bunun için Capri'ye bir villa inşa ettirmişliği var. İmparator Caligula'nın ise kız kardeşleriyle cinsel ilişki yaşadığına dair rivayetler var.

10. Ceza verme konusunda değişik yöntemleri vardı. Örneğin, suçlular ya canlı canlı yakılır ya da içi hayvanlarla dolu çuvallara atılırlardı.

O dönemlerde ceza konusunda ne kadar yaratıcı oldukları malum. Eski Romalılar da bu konuda diğer medeniyetlerden aşağı kalmamıştı, hatta en az onlar kadar 'engin' bir hayal gücüne sahiplerdi. Birini cezalandırmak istediklerinde onu vahşi hayvanların önüne atıyor ya da canlı canlı yakıyorlardı. Eğer işlenen suç çok büyükse suçluyu bir horoz, bir köpek, bir maymun ve bir yılanın olduğu çuvala koyup Tiber Nehri'ne atıyorlardı. Saflık yeminini bozan Vesta bakireleri ise toprağa gömülerek cezalandırılıyordu.

11. Zehir, Antik Roma'nın pul biberiydi adeta... Her evde bol bol zehir bulunurdu. Sevmediğin kişinin yemeğine dök gitsin!

Eski Romalılar, rakiplerini aradan çıkarmak için zehir kullanmaktan ya da lanetlemekten çekinmiyordu. General Germanicus'un üvey babası Augustus tarafından ölümüne lanetlendiği bilinen hikayelerden yalnızca biri. Rivayete göre, Augustus'un Germanicus'un ölmesi için tanrılarla yaptığı anlaşmanın yazılı olduğu tabletler Germanicus'un evine gömülüymüş. Zehir kullanmak ise o dönemlerde birini öldürmenin en yaygın yoluydu. İmparatorlar, kendi akrabalarını gözünü kırpmadan zehirler ve taht için tehditleri ortadan kaldırırlardı. Halk arasında 'eş zehirlemek' oldukça popülerdi. İnsan hayret ediyor...

12. Temizlik konusunda gittikçe dibe batanlarda bugün: Antik Roma'da insanlar zeytinyağı ile yıkanır ve bu yağı yeniden kullanmak için saklarlardı.

Banyo vakti geldiğinde, insanlar herkese açık olan hamamları kullanıyordu. Üstelik bunun da bir rutini vardı, öyle lap diye suya dalınmıyordu. İlk olarak sıcak 'caldarium'dan başlanıyor, ardından ılık 'tepidarium' ile devam ediliyor ve buz gibi 'frigidarium' ile maceranın sonuna geliniyordu. Banyo öncesinde ise vücutlarını zeytinyağı ile kaplayıp yağı bıçakla kazıyorlardı. Uyguladıkları bu işlemin 'sözde' ölü deri ve kiri temizlemesi gerekiyordu. Ancak kirli yağı bir başkası kullansın diye saklayınca işin rengi değişiyor, tabii...

13. Antik Roma'da bir kadının doğumdan sağ çıkma ihtimali oldukça azdı. Bu yüzden, hamile kalmak istemeyen kadınlar ilginç doğum kontrol yöntemlerine başvuruyorlardı.

Antik Roma'da doğum yapmak, hem anne hem de bebek için son derece tehlikeliydi. Enfeksiyonlar, yoğun kanama ve diğer komplikasyonlar yaygın olarak görülüyordu. Bu yüzden kadınlar birbirinden enteresan doğum kontrol yöntemlerine başvuruyordu. Örneğin; zeytinyağı, bal veya sedir reçinesi ve beyaz kurşun karışımını rahim ağzına sürmek onlara göre etkili bir yöntemdi. Ya da vajinanın içerisine yün tıkıyor ve sperm girişini önlemeye çalışıyorlardı. Kaş yapalım derken göz çıkarmışlar anlayacağınız...

14. Keyfine düşkün olmak başka, pislik içinde oturmak başka! Yatarak yemek yiyor, yedikleri yemeklerin çöplerini sağa sola atıyorlardı.

Antik Roma'nın eğlence anlayışı bir başkaydı diyoruz ya... İşte bunun bir diğer örneği de yemekli partilerdi. Elit partilerde, konuklar uzanarak yemek yer ve yedikleri yemeklerin çöpünü yere atarlardı. Hayvan kemikleri ve derileri, zeytin çekirdekleri ve deniz mahsullerinin kabukları ile dolan zemin, köleler tarafından sürekli temizlenirdi.

15. Kana susamışlığı hobi olarak görüyorlardı. Sırf eğlence için binlerce gladyatör ve hayvan oyun sırasında öldü.

Antik Roma'nın en popüler etkinliği gladyatör savaşlarıydı. İnsanlar eğlence için hem birbirleriyle hem de vahşi hayvanlarla savaşıyordu. Sadece İmparator Trajan zamanında 10 bin gladyatörün ve 11 bin hayvanın katledildiği söyleniyor. Kaç kişinin göz göre göre kanlı eğlencelere kurban edildiğini tahmin edebiliyor musunuz?

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
uyeolamayanuye

Ne saçmalamış ne çamur atmışsınız. Okuyan insanlar doğru sanacak. Koskoca Roma Imparatorluğundan bahsediyorsunuz ahmaklar. Devlet yonetimi, hukuku, sanati, edebiyati hamam kulturu (hamam ill kez romada ortaya cikan bir kavram) ve ozellikle tiyatrolarin mimarisi gibi mimari alanlarda hala gecerli olan sistemleri var. Dunya uzerinde bu denli etkileyen ve hala kulturunu yasatan baska bir medeniyet vs yok

lilithtrinty

adamlar hijyene tepki olsun diye yaşamışlar resmen

mamagang

ne bu nefret ? o vakitler sen yaşasaydın keşke editör

fpshands

Roma dünya tarihinin en önemli imparatorluğudur. Günümüzdeki devlet yönetimi, demokrasi, felsefe, edebiyat vs. hepsinin temelinin atıldığı dönemdir. Günümüzde bütün dünya hala Roma Hukukunun temel ilkelerini kullanmaktadır. Özellikle ceza yargılamasında hakim olan bir çok kural Roma Hukukundan gelmektedir. 2 bin yıl önce adamlar şiir yazmış editör küfürlü olmasına takılmış.

ahmetcan.oral.5

Bu tarz sadece çamur atmak için yazılan yazıları hiç sevmiyorum. Son derece tek taraflı bir bakış açısıyla yapılmış.

Görüş Bildir