Kansere Karşı Verdiği Mücadelenin Ardından Kaybıyla Tüm Türkiye'yi Yasa Boğan Neslican Tay'ın Babası: "Hayat Durdu, Biz de Öldük"

-
Abone ol

Okurken gözyaşlarımı tutamadım...

Kaynak: https://www.armanayse.com/neslican-tayin...

Neslican Tay üniversite sınavına iki hafta kala kanser olduğunu öğrendi, bacağındaki tümör nedeniyle üç kez ağırlaştırılmış kemoterapi gördükten sonra bacağı kesildi, hayatın kendisine sunduklarını kabul ettiğini sık sık tekrarladı ve Instagram hesabından herkese pozitif enerji yaydı.

Bir bacaktan ibaret olmadığını, kendini engelli olarak görmediğini her fırsatta dile getirdi. Haziran ayının sonunda yayınladığı videoyla dördüncü kez kansere yakalandığını açıkladı ve sonuna kadar savaşacağını söyleyerek kendisine bir kez daha hayran olmamıza neden oldu. Ancak 15 Eylül'de yoğun bakıma alınan Neslican'ı 20 Eylül'de kaybettik.

Verdiği mücadeleyle tüm Türkiye'yi kendine hayran bırakan, ardında kalanlara hep güzel hatıralar sunan ve pozitif enerjisiyle yaşamı sevdiren Neslican'ın babası Fahri Tay Ayşe Arman'a konuk oldu.

Biz de sizler için bu röportajın bazı kısımlarını derledik. Röportajın tamamı için buraya tıklayabilirsiniz.

"Yüreğim yangın yeri. İçtiğim suyun yarısı, gözyaşım."

20 Eylül'den sonra hayatının nasıl değiştiği sorusuna acılı bir şekilde yanıt veren baba Fahri Tay, yaşadığı acının tarifsiz olduğunu şu sözlerle aktardı:

Hayat durdu. Biz de öldük. Canımın içini, kendi ellerimle toprağa verdim. Yok böyle acı. Kabullenemiyorum. 20 Eylül’de benim kıyametim başladı. O günden beri hiçbir şey, eskisi gibi değil. Geceyi gündüzden, gündüzü geceden çıkaramıyorum. Uykusuz geceler ve gözyaşlarıyla boğuşarak geçiyor zaman. “Bir tanem, bu soğukta, karanlık toprakta yapayalnız. Ben nasıl uyurum?” diyorum. N’aparım, nereye giderim bilmiyorum, Rize dar geldi bana. Yüreğim yangın yeri. İçtiğim suyun yarısı, göz yaşım. Mahvoldum ben. Hala inanamıyorum. Havadan, gökyüzünden, gözümden sakındığım evladım artık yok. “Beni alsaydınız!” diye diye haykıra haykıra bugünlere geldim…

"Hayata hiç küsmedi. Herkese enerji saçıyordu, gerçekten süper kahraman gibiydi. Hepimize, yaşama nasıl tutunacağımızı o öğretti."

Neslican'ın mücadelesinin tam olarak bize gösterdiği gibi olduğunu anlatıyor Fahri Tay:

Oldum olası cesur ve korkusuzdu. Bacağı, Samsun’da alındı. Biz perişan olduk, başımızdan aşağı kaynar sular döküldü. Fakat Neslican, “Ben bir bacaktan ibaret değilim ki! Üzülmeyin benim için. Ben devam edeceğim” dedi. Bir saat sonra hastanenin koridorlarında yürümeye başladı. Ağlayanlara kızıyordu. Hayata hiç küsmedi. Herkese enerji saçıyordu, gerçekten süper kahraman gibiydi. Hepimize, yaşama nasıl tutunacağımızı o öğretti. Bu dünyaya geldi, insanlara, saçma sapan şeyler için, dünyamızı zehir etmememiz gerektiğini fısıldadı, görevini tamamladı ve uçtu gitti güzel kızım. Ama ben onsuz, hayatıma nasıl devam ederim bilmiyorum. Rüzgarlı havada, dümeni kilitlenmiş bir gemi gibi nereye çarparım, nasıl alabora olurum belli değil. Sabrımın son demindeyim.

"İnanılmaz acılar çekerken bile, YouTube kanalına vlog’lar çekti. Instagram’da paylaşımlar yaptı. Kendi çabasıyla, mücadelesiyle milyonların kalbine dokundu."

Ailecek psikolojik destek aldıklarını ifade eden Fahri Tay, Neslican'ın ardından verilen güzel tepkilere de ne kadar sevindiğini anlatıyor:

Dik duruşu, cesareti, onurlu hayatı benim gurur kaynağım. İnanılmaz acılar çekerken bile, Youtube kanalına vlog’lar çekti. Instagram’da paylaşımlar yaptı. Kendi çabasıyla, mücadelesiyle milyonların kalbine dokundu. Ama çok büyük acılar çekiyordu. “Bir gün, acım olmadan yaşasam da ertesi gün ölsem!” diyordu. Siz, fiziksel acının büyüklüğünü düşünün. Şimdi en azından acı çekmiyor, kurtuldu. Tek tesellimiz bu. Kısacık hayatına o kadar çok şey sığdırdı ki. 80 yıl yaşayıp, mum gibi sadece dibini aydınlatacağına, 21 yıl yaşadı pek çok insana ışık oldu. Onun, insanlara ve insanlığa hizmet ettiğine inanıyorum. Dik durmayı, onurlu yaşamayı, acı içindeyken bile gülmeyi öğretti insanlığa.
Siyasetten iş dünyasına, basından sanat dünyasına kadar pek çok insan yazdı, çizdi, konuştu. Herkese teşekkür ediyorum.

"Ne hayallerimiz vardı, yalan oldu!"

Mümkün olsa ömrünün geri kalanını kızına vereceğini de söylüyor Fahri Tay: 

Dünyayı gezecektik, yeni ülkeler keşfedecektik. “Babacığım, sana öyle bir damat getireceğim ki benimle gurur duyacaksın!” derdi. Gülerek hayalini kuruyorduk. Neslican’ı istemeye geleceklerdi, ben önce zorluk çıkaracaktım. Veremeyecektim güzel kızımı. Sonra tabii ki kabul edecektim. Neslican, kendi düğününde, kuğu kuşu gibi süzülerek, benimle Çerkez oyunu oynayacaktı. Çerkez oyunu oynamasını ben öğretmiştim ona. Tıpkı kendisini gibi minnoş minnoş çocukları olacaktı. “Erkek olursa, senin adını koyacağım!” diyordu. Ben Neslim’in çocuklarının elinden tutup, parklarda oynatacaktım… Yalan oldu bütün hayallerimiz!

"14 Mart’a, yani Neslican’ın doğum gününde, günlükleri kitap olarak çıkacak."

Neslican'ın adını yaşatmak için girişimlerde de bulunacaklarını anlatan Fahri Tay'ın kitap müjdesi de çok ama çok güzel...

Nesli’nin adını yaşatmak onu gelecek nesillere anlatmak için elimden gelen her şeyi, imkanlarım dahilinde yapmak isterim. Bir sürü hayaller kuruyorum. Ama ne yapsam, o, geri gelmeyecek biliyorum. Beynim biliyor gelmeyeceğini, ama kalbime laf anlatamıyorum. Bir yerlerden çıkıp gelecekmiş, güzel sesiyle, boynuma sarılıp, “Babacım!” diyecekmiş gibi. Söylüyorum, benim bu dünyadaki kıyametim kopmuş durumda. Psikolojim perişan. Beden ve ruh sağlığım düzelirse, ileriki zamanlarda kızım için her şeyi yapacağım. Şimdilik, şunu müjdeleyebilirim: 14 Mart’a, yani Neslican’ın doğum gününde, günlükleri kitap olarak çıkacak.

Mücadelen çok güzeldi Neslican, seni hep güleryüzünle hatırlıyoruz... ❤️

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
bilinmeyenbilinmez

bu postu gördüğümde izlediğim dizide "bazen hayat öyle bir gelirki topla tüfekle gelir"dendi şuan ağlıyorum psikolojim o öldükten sonra daha kötü oldu depresyondaydım yavaş yavaş düzeliyorum da bazen öyle dalıp gidiyorum uzaklara rize denizine bakınca hep neslicanı günlüklerini almaya da ciğerim yetmez bukadar boş insan varken neden o öldü diye artık hep sözlerini kullanıyorum neslicanın da dediği gibi dayanabileceğimizden çok daha fazlasına dayanıyoruz unutmayacağız ölümün ne olduğunu ilk defa böyle derinden hissettim her sabah ilk neslicanın storileriyle güne başlardım nirdevs yöre oğlu şakalarıyla sürekli paylaştığı kırmızı rujuyla artık kırmızı rujların anlamıda rizenin denizide çok derin biz bu haledeysek ailesi kim bilir nasıl böyle bitmemeliydi ya herkes kader bu dedi o ölmedi fikileri yaşayan insanlar herzaman ölümsüzdür mücadelen çok güzeldi güzel insan babanın da dediği gibi sen geldin öğrettin gittin düşüncelerini başta kendim uygulayıp insanlara anlatmaya devam ediceğiz

apprentice

Ah be ulan :(

arsenic

Böylesine güzel, güçlü ve onurlu bir evlat böyle bir babadan çıkar. Helal olsun, ne kadar gurur duysa azdır. Onca acıya karşı böylesi dik durabilmek herkesin harcı değil. Yattığı yerde huzur bulsun. Allah ailesine dayanma gücü versin. Şu kızcağıza iğrenç dillerini, kendi karanlıklarını kusanlar onun çektiklerinin bin beterini yaşasın.

funda-kayikci

Ağladım... çok zor... Rabbim sabır versin!

tugce-ayse-tombul

Hala ara ara girip instagram sayfasına bakıyorum youtube videolarını izliyorum. Güç vermeye devam ediyorsun güzeller güzeli Neslican. Seni çok seviyorum.

Görüş Bildir