Denizlerin tehlikeli suları, yüzyıllardır insanlığın hem merakını hem de korkusunu üzerine çekmeye devam ediyor. Pek çok kişi korsanların sadece dizi ve film figürleri olduğunu ya da çok geçmişte kaldıklarını düşünüyor. Fakat korsanlar hala günümüz denizciliğinin gerçeklerinden biri. Fakat gerçekte de dizilerdeki gibi mi görünüyorlar?
'olclog' isimli denizci modern ticaret gemilerinin korsan saldırılarına karşı gerçekte nasıl korunduğunu ve işin mutfağındaki savunma taktiklerini anlattı. Popüler kültürün sunduğu algıyı tamamen yıkan bilgiler, pek çok kişinin hayal dünyasını yerle bir etti.
Çoğu insanın zihnindeki korsan figürü Karayip Korsanları ve Jack Sparrow karakteriyle özdeşleşmiş durumda.
Genç denizcinin anlattığına göre, gerçek hayatta korsanlar ne kılıç kullanıyor ne de omuzlarında papağan taşıyor. Genellikle son derece hızlı motorlu botlarla gemilere yaklaşan, ellerinde ağır ateşli silahlar bulunan saldırganlar olarak karşımıza çıkıyorlar. Üstelik temel amaçları çoğu zaman gemiyi batırmak ya da yükü yağmalamak değil, gemiyi ele geçirip mürettebatı rehin almak ve şirketlerden yüksek miktarda fidye talep etmek. Korsan bölgeleri haritalar üzerinde önceden belli olduğu için ticaret gemileri bu sulara girmeden önce adeta birer yürüyen kale haline getiriliyor. Geminin küpeştelerine kilometrelerce uzunluğunda dikenli teller çekiliyor, tırmanmayı imkansız kılmak için tazyikli su püskürten yangın hortumları sürekli basınç altında hazır bekletiliyor ve korsan alarmları aktif tutuluyor. Hatta güvertede uzaktan bakıldığında nöbetçi izlenimi veren cansız mankenler yerleştiriliyor ve stratejik noktalarda profesyonel silahlı güvenlik ekipleri devriye geziyor.
Peki, tüm bu önlemlere rağmen korsanlar gemiye çıkmayı başarırsa ne oluyor?
İşte burada devreye denizcilik tarihinin en kritik güvenlik alanı olan Citadel (Sığınak) giriyor. Radar sisteminden bir teknenin yaklaştığı tespit edildiği an, tüm mürettebat geminin kontrolünü kilitleyip Citadel adı verilen özel zırhlı sığınağa çekiliyor. Bu odada aylarca yetecek kumanya, su ve harici iletişim sistemleri bulunuyor. Korsanlar gemiye çıksalar bile zırhlı kapıları aşamıyor, geminin sevk ve idare sistemlerine ulaşamıyor ve mürettebatı rehin alamıyorlar. Birkaç gün boyunca gemide hiçbir kontrol sağlayamayan ve uluslararası askeri güçlerin yaklaşmasıyla paniğe kapılan korsanlar, eli boş şekilde gemiyi terk etmek zorunda kalıyor. Günümüzde korsanlıkla mücadele filmlerdeki gibi değil, tamamen soğukkanlı bir strateji ve teknoloji savaşı.
👇
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın