İlber Ortaylı'nın Tavsiye Ettiği, İzledikten Sonra Bir Tarih Kitabı Okumuş Gibi Zihninizi Açacak 24 Film

-

İlber Ortaylı, 2018 yılında çıkan kitabı "Bir Ömür Nasıl Yaşanır? Hayatta Doğru Seçimler İçin Öneriler"in yedinci bölümünde mutlaka izlenilmesi gereken yabancı filmlerle ilgili bir öneride bulundu.

Biz de bu filmlerin konularını ve puanlarını esas alan bir derleme yaptık. Şimdiden keyifli seyirler.

1. Potemkin Zırhlısı (1925) - Sergey Eisenstein

IMDb: 8.0

Dünya sinemasının başyapıtları arasında, tüm zamanların en önemli filmi olarak görülen Potemkin Zırhlısı; 1905 devrimi yansıtan bir film olmasının yanında, büyük usta Eisenstein’ın sinema sanatında devrim yaratan bir çalışmasıdır.

2. Aleksandr Nevskiy (1938) - Sergey Eisenstein

IMDb: 7.7

Film, Alman Teutonic şövalyeleri ile Novgorod’da yaşayan Ruslar arasındaki savaşı anlatır. Alman şövalyeler Pskov şehrini istila eder ve şehir halkını kılıçtan geçirir. Aleksandr Nevskiy Novgorod’un insanlarını toparlar ve onun liderliğinde Peypus Nehri’nin donmuş yüzünde savaşa tutuşurlar. Sayıca üstün olan Novgorodlılar Alman işgalcileri bozguna uğratırlar.

3. Bir Kuşak (1955) - Andrzej Wajda

IMDb: 7.2

Nazi işgalindeki Polonya'yı anlatan film, yönetmen Andrzej Wajda'nın "Savaş Üçlemesi" serisinin ilk filmi.

4. Küller ve Elmaslar (1958) - Andrzej Wajda

IMDb: 7.9

Yıl 1945. İkinci Dünya Savaşı'nın bitimi, Polonya. Direnişçiler arasında yer alan Maciek'e zor bir görev düşer. Szczuka'yı öldürmesi gerekmektedir. Aslında daha öncekilerin yanında bu görevin de pek bir zorluğu yoktur. Fakat Szczuka onun eski bir arkadaşıdır. Maciek, bu durumda oldukça riskli bir karar alır...

5. Vaatler Ülkesi (1975) - Andrzej Wajda

IMDb: 7.9

20. yüzyıl  başında Polonya'nın sanayi şehri olan Lodz'da bir Polonya'lı, bir Alman ve bir Yahudi, üç genç arkadaşın aralarındaki farklılıklara aldırmadan sermayelerini bir araya getirerek ortak bir tekstil fabrikası kurma çabaları ve sonrasında amansızca servet peşinde koşmalarının konu edildiği filmde 19. yüzyıl kapitalizminin gelişme sancıları ve Lodz kentinin tarihi irdelenir.

6. Waterloo (1970) - Sergey Bondarçuk

IMDb: 7.3

Fransa'yı yenerek 20 senedir süren savaşı bitiren ve Napolyon'u Elba adasına hapseden Avrupa devletleri, bir süre sonra Napolyon'un tutulduğu yerden kaçtığını ve Fransız ordusunun kralı terk edip tekrar onun emrine girdiğini duyunca şok olmuşlardır. İngilizlerin en maharetli komutanı olan Wellington Dükü birçok savaşta en ünlü komutanlarını yenmesine rağmen hiçbir zaman Napolyon'la yüzleşmemiştir. Wellington dükü elinde derme çatma bir orduyla Napolyon'un ordusunun karşısına çıkar. Napolyon'un kazanması durumunda Avrupayı uzun sürecek savaşlar beklemektedir. Uzun süreli bir barış için Napolyon mağlup edilmek zorundadır ve Avrupa'nın kaderi Waterloo'da belirlenecektir.

7. Dünyayı Sarsan 10 Gün (1983) - Sergey Bondarçuk

IMDb: 6.8

Film, gazeteci John Reed'in gözünden Sovyetler Birliğindeki Ekim Devrimini anlatıyor.

8. Sabit Sayı (1980) - Krzysztof Zanussi

IMDb: 7.2

Film, yoğun felsefi içeriğiyle yönetmenin en olgun yapıtlarından biri olarak görülüyor ve Zanussi bu filmle Cannes Film Festivali’nde Jüri Büyük Özel Ödülü’nü kazandı.

9. Macarlar (1978) - Zoltán Fábri

IMDb: 7.2

Film, Macaristanlı bir grup yoksul köylünün yalnızca para kazanmak amacıyla Almanya'ya gelip bir toprak sahibinin arazisinde çalışmalarını konu edinir. Ancak dönem Hitler'in yönetimindeki Nazi dönemidir. Doğal olarak Macarlar, bazı zorbalıklara ve cinayetlere tanık olurlar. Film, Macarların yoksullukla çaresizlik arasında, Almanların tarlalarında çalışma zorunluluğu ikilemi arasında kalmalarını anlatır.

10. Mefisto (1981) - István Szabó

IMDb: 7.8

Nazi'lerin iktidara gelmesi sonrası ülkede yaşanan kargaşa ve dikta rejiminde, pek çok arkadaşı ve sevdiği insan Nazi terörüne maruz kalırken Hendrik, sadece kariyerini düşünerek çok politik bir tavır alır. Ama zaman ilerledikçe içinde yaşadığı baskıcı ortam sanatına da müdahale etmeye başlar ve sanat, politika, bireysellik ve hayatı üzerine önemli sorgulamalara girer.

11. Albay Redl (1985) - István Szabó

IMDb: 7.6

Yirminci yüzyılın başlarında Ukraynalı yoksul bir ailenin oğlu olan Alfred Redl, yeteneği ve azmi sayesinde Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Ordusunun en üst kademesine kadar yükselerek askeri istihbaratın başına geçer. Bir kaç dili iyi konuşabildiği için İmparator Franz Joseph tarafından Ruslar aleyhine casusluk etmekle görevlendirilir. Ne var ki Redl, etnik ve cinsel kimliğini gizleyerek fırsatları iyi değerlendirir. Gerçek kimliği öğrenilip şantaja uğrayana kadar da, her iki tarafın casusluğunu yaparak sefasını sürer.

12. Taraf Tutmak (2001) - István Szabó

IMDb: 7.2

Totaliter bir rejimde, sanatını yapmaya çalışan Wilhelm Furtwangler’in hikayesini anlatan film, bir sanatçının politik ve toplumsal sorumluluklarının nerede başlayıp nerede bittiğini sorguluyor. Nazi zulmünün hüküm sürdüğü Almanya’da, sadece sanatına odaklanmaya çalışan ünlü şef Wilhelm Furtwangler, politik gerçekleri ve toplumsal sindirilmişliği görmezden gelerek yanlış mı yapmıştır?

13. Teorema (1968) - Pier Paolo Pasolini

IMDb: 7.3

Milanolu bir sanayici, durup dururken fabrikasını işçilerine hibe eder. Film, bu garip cömertliği doğuran olayları anlatır. Bundan kısa süre önce, sanayicinin evinde kalmak üzere yakışıklı ve garip bir delikanlı gelmiştir. Delikanlı ev sahiplerinden hiçbir talepte bulunmaz, ama bütün ev halkı onun cazibesine kapılmakta gecikmez. Bir süre sonra misafir aniden evden ayrılınca, burjuva ailesinin üyelerinin ve köy kökenli hizmetçilerinin hayatı altüst olur.

14. Dekameron'un Aşk Hikâyeleri (1971) - Pier Paolo Pasolini

IMDb: 7.0

Hemen her yapıtı "başyapıt" sayılan Pier Paolo Pasolini, bu defa da Giovanni Boccaccio'nun öykülerini beyaz perdeye aktarmış. Giovanni Boccaccio’nun kitabından sekiz öyküye yer verdiği Dekameron’da, neşe ve kalabalıkla dolu düşsel bir dünya ile birçok önemli toplumsal olaya şahit olmuş yüzyılımız ve Orta Çağ arasındaki ilgi çekici bağa dikkatlerimizi çekiyor efsanevi yönetmen.

15. Roma (1972) - Federico Fellini

IMDb: 7.4

Rüyaların, tutkuların, anıların ve kadınların yönetmeni Rimini’li Federico Fellini, Roma ile İtalya’nın en sinematografik kentine yakından bakıyor ve kendi Roma’sını anlatıyor. Filmin bir diğer adının, 'Fellini’nin Roma’sı' olması son derece anlamlı.

16. Satyricon (1969) - Federico Fellini

IMDb: 7.0

Romalıların ahlak ötesi, hedonist ve karmaşık hayatlarına Fellini'nin anarşist kamerasından ve Ecolpius isimli bir öğrencinin gözlerinden bakıyoruz. Din, hayat ve cinsellik üzerine yapılan sohbetler üzerinden ilerleyen Satyricon, Fellini'nin geleneksel sinema anlatısını pek de umursamadığı bir filmi.

17. Leopar (1963) - Luchino Visconti

IMDb: 8.1

1860 yılının Sicilya'sındayız. Prens Salina dehşete düşmüştür. Çünkü gündelik yaşamdaki değişimler kaygı vericidir ve reformlar her geçen gün kendini hissettirmektedir. İtalya'nın birleşme sorunu da Prens'i rahatsız eder. Yeğeni Tancredi ile zengin bir tüccarın kızı olan Angelica'nın evliliği dolayısıyla ailesi de bir dönüşüm geçirmektedir. Nihayet, şaşaalı bir baloda prens, orta sınıfın yükselişinin kaçınılmaz olduğunu idrak eder.

18. Lanetliler (1969) - Luchino Visconti

IMDb: 7.6

Filmde, Hitler'in yükselişe geçtiği ve iktidara geldiği dönemde Almanya'da yaşayan sanayici bir ailenin, bu karanlık dünyanın tam ortasında kalıp nasıl yoldan çıktıkları anlatılıyor.

19. Venedik'te Ölüm (1971) - Luchino Visconti

IMDb: 7.5

Yur tdışına tek başına dinlenmek için tatile çıkmış bestekar Gustav Aschenbach (Dirk Bogarde) Venedik’tedir, tüm dünya onu içine kapalı, saygın, medeni bir insan olarak tanımaktadır. Fakat bir gün o ideal güzelliğin resmini görür - ve anında kendi sonunu getirecek bu gizli tutkuya kendisini bırakır.

20. Roma, Açık Şehir (1945) - Roberto Rossellini

IMDb: 8.1

İtalyan Yeni Gerçekçilik akımının kurucusu olan ve sinemaya savaş yıllarında başlayan Rossellini'nin bu yapıtı, yönetmenin savaş üçlemesinin ilk filmi. Roma'nın kurtuluşundan iki ay sonra çekimlerine başlanan filmin senaryosu, Rossellini ve Sergio Amidei'nin günü gününe tuttuğu notlardan derlenmiş. Belgesel nitelik de taşıyan film, bir avuç direnişçinin faşizme karşı verdiği mücadeleyi anlatır.

21. İtalya’ya Yolculuk (1954) - Roberto Rossellini

IMDb: 7.4

1954 tarihli İtalya’ya Yolculuk, kelimenin sözlük anlamında ezber bozucu bir yapım olarak, sinema tarihinde enteresan bir yere sahiptir. Zira 1954 yılında bu filme bakış açısı bir hayli puriten olmuş ve haksız yere eleştirilmiştir. Sinemada gösterildiği yıllarda, tartışmalı biçimde, tamamen yanlış anlaşılmalarla dolu ve utanç verici biçimde eleştirilen, ama uzun yıllar sonra şimdi, sadece Rossellini’nin en iyi filmlerinden biri olarak anılmakla kalmayıp, aynı zamanda modern sinemanın temel elementlerinden biri olarak hak ettiği yeri bulmuştur.

22. Bisiklet Hırsızları (1948) - Vittorio de Sica

IMDb: 8.3

Bisiklet Hırsızları'nda, savaş sonrası yaşanan iki senelik işsizlik döneminin ardından nihayet iş bulabilen Antonio mutluluktan havalara uçmaktadır. İşi için kendisine lazım olan bisikleti almak için yataklarını satmaları gerekmiştir; ancak Antonio en sonunda para kazanabileceği için mutludur. Yeni işinin ilk gününde bisikleti çalınan Antonio neye uğradığını şaşırır. Yaşadığı ailevi ve dünyevi problemleri çözebilmesi için acilen bisikletine yeniden kavuşması gerekmektedir.

23. Umberto D. (1952) - Vittorio de Sica

IMDb: 8.2

Umberto D. emekli bir devlet memurudur. Hayattaki tek dostu ve can yoldaşı köpeği ile Roma’da küçük bir pansiyon odasına sığınmış, kıt emekli maaşı ile geçinmeye çalışmaktadır. Taş yürekli ve anlayışsız ev sahibesi tarafından sürekli pansiyondan atılmakla tehdit edilmektedir. Günden güne umutsuzluğu katlanarak artan Umberto son çare olarak intihar etmeyi düşünürken köpeği Flike ortadan kaybolur. Umberto gitgide artan bir umutsuzlukla şehirde köpeğini aramaya başlar.

24. Lili Marleen (1981) - Rainer Werner Fassbinder

IMDb: 7.2

Film 1938 yılında başlayan II. Dünya Savaşı yıllarını şarkıcı Lili Marleen'in gözünden anlatıyor. O dönemde Lili'nin yazdığı bir şarkı ünlenir. Şarkının yazarı Lili'nin Robert adındaki Yahudi asıllı sevgilisidir ve savaşın başlamasıyla birlikte Robert direnişçilere katılır. Lili Almanya'da kalarak çalışmaya devam eder ve şarkı o denli ünlenir ki Lili Marleen, Hitler'e özel konser vermek zorunda kalır. Diğer yandan Robert son bir kez Lili'yi görmek için Berlin'e sızmaya çalışırken yakalanır.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
berat-ozkan6

ilber ortaylı bir ömür nasıl yaşanır ? özeti yıllarca birikimin olan kitapları özet okuyan zihniyete armağan etmek.ucundan kıyından o zihniyetin yanında olup suya sabuna dokunmamak...

Gizli Kullanıcı

Film izlemeyi çok sevsem de 80 öncesi filmleri izleyemiyorum maalesef. Hele siyah beyaz filmler ruhumu emiyor sanki . Favorilere alayım da bu fobimin üzerine gideyim bari (:

antik-ruh

#4 Resimdeki Aktrist ne çok Scarlett Johansson andırıyor yandan..

ezgilili

bırak filmleri tanığıdım oyuncu bile yok

malik-gurdogan

"Bisiklet Hırsızları" muhteşemdir.

Başlıklar

AlmanyaAvusturyaCannes Film FestivaliCinsellikFransaİntiharİtalyaKonserMacaristanSavaşSinemaaşk
Görüş Bildir