İklim Bilimciler Açıkladı: Meşhur El Nino Türkiye’yi Nasıl Etkileyecek?
Dünya Meteoroloji Örgütü’nden alınan son veriler, küresel hava sistemlerinde köklü bir değişim sürecine girildiğini teyit ediyor. Pasifik Okyanusu’nda uzun süredir etkili olan ve serinletici etkisiyle bilinen 'La Nina' fenomeninin zayıflamasıyla birlikte, yerini 'yaramaz çocuk' olarak adlandırılan ve küresel sıcaklıkları rekor seviyelere taşıyan El Nino oluşumuna bırakacağı öngörülüyor. Yaz mevsiminin son çeyreğinde etkisini hissettirmesi beklenen bu devasa hava olayının Türkiye ekseninde de ekstrem meteorolojik parametreleri tetiklemesi tahmin ediliyor.
Detaylar 👇
Yapılan araştırmalar yaz mevsiminin giderek daha da genişlediğini ortaya çıkardı.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi ve İklim Bilimci Dr. Okan Bozyurt, konuya ilişkin yaptığı teknik analizlerde El Nino’nun doğrudan bir merkez üssü olmasa da küresel ortalama sıcaklıklar üzerindeki çarpan etkisine dikkat çekiyor. Dr. Bozyurt, küresel ısınma nedeniyle halihazırda uzayan sıcak mevsim sürelerinin El Nino yıllarında daha bariz hale geldiğini vurguluyor. Bilimsel projeksiyonlar, ilkbaharın ikinci yarısı ile sonbaharın ilk yarısının artık tamamen sıcak mevsim döngüsüne dahil olduğunu, kış aylarının ise Kuzey Yarımküre genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini ortaya koyuyor.
El Nino’nun Türkiye coğrafyasındaki etki alanlarını değerlendiren uzmanlar, özellikle belirli bölgeler için kritik uyarılar yayınlıyor.

Dr. Bozyurt’un iklim modellemeleri, 2026 yılı yaz döneminde El Nino’nun en sert etkilerinin Güneydoğu Anadolu Bölgesi üzerinde yoğunlaşacağını gösteriyor. Özellikle Şırnak, Cizre, Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa gibi merkezlerin, bu süreçte ekstrem sıcaklık değerlerine ulaşması bekleniyor. Bölge genelinde gece saatlerinde dahi ferahlatıcı bir etkinin hissedilmeyeceği, kesintisiz ve yoğun bir ısınma tablosu öngörülüyor.
Sıcaklık artışının merkez üssü haline gelecek ikinci kritik hat ise Akdeniz kıyı kuşağıdır. Adana, Mersin ve Antalya hattı ile birlikte Muğla’nın gözde turizm merkezleri olan Bodrum ve Marmaris kıyılarında aşırı sıcakların yaşam standartlarını ve dış mekân faaliyetlerini ciddi ölçüde zorlayacağı tahmin ediliyor. İç Anadolu Bölgesi’nde ise Ankara, Eskişehir ve Kütahya hattında yüksek sıcaklık değerleri beklenirken, bu bölgede, Güneydoğu'nun aksine gece saatlerinde sınırlı da olsa bir serinleme etkisinin görülebileceği not ediliyor.
Ancak bu termal anomali sadece belirli bölgelerle sınırlı kalmayacak. El Nino etkisiyle ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde bir sıcaklık grafiği hakim olacak. Yaklaşık 1,5 ile 2 yıl sürmesi öngörülen bu döngü, tarımsal rekolteden enerji tüketim stratejilerine kadar geniş bir yelpazede acil ve stratejik hazırlık yapılmasını zorunlu kılıyor.
El Nino ile birlikte sadece havalar ısınmayacak, yaşlar da şiddetlenecek.

El Nino dönemlerinin sadece kuraklık ve sıcaklıkla eşdeğer tutulmaması gerektiğini hatırlatan Dr. Bozyurt, deniz suyu sıcaklıklarındaki artışın atmosferik enerji birikimine yol açtığının altını çiziyor. Isınan deniz yüzeyinden atmosfere taşınan yüksek enerji, süper hücre oluşumları, şiddetli fırtınalar, dolu ve ani gök gürültülü sağanak yağışlar riskini artırıyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yoğunlaşması beklenen bu düzensiz yağış rejimi, 1997-1998 yıllarında yaşanan büyük sel felaketlerine benzer hidrolojik riskleri gündeme taşıyor. Sonuç olarak Türkiye, önümüzdeki dönemde hem aşırı sıcaklarla hem de bu sıcaklıkların tetiklediği öngörülemez ani hava olaylarıyla mücadele etmek durumunda kalacaktır.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın