Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Herkesin Mutlaka Kitaplarını Okuması Gereken 13 Fransız Yazar

-

Gerçekçilik ve sembolizm başta olmak üzere gerçeküstücülük ve varoluşçuluğun sıkça görüldüğü Fransız Edebiyatı, dünyada edebiyat konusunda çok büyük bir yer tutar. Birçok devrimin gerçekleştiği Fransa'da, her devrim ve akımla beraber edebiyatta değişmiş yeni türlerin doğmasına ve büyümesine neden olmuştur. 

Edebiyatın bu kadar büyük önem gördüğü Fransa'dan çıkan büyük yazarları sizler için derledik.

1. Fransız Devriminin öncülerinden: Voltaire

Fransız Devrimi ve Aydınlanma Dönemi'nde büyük rol üstlenmiş olan Voltaire, sivri dili ve hicivleri yüzünden zor zamanlar geçirdi. 

Sürgün edilen, şehirlere girişleri yasaklanan Voltaire gittiği hiçbir yerde de rahat olamadı. 

Oedipe ve Candide en bilindik eserleri arasında.

2. Fabl türünün en bilindik yazarı: La Fontaine

Çağdaşlarının masal yazarı olarak gördüğü La Fontaine, aslında çok ünlü hikayelerdeki konuları, hayvanlar üstünden kendi üslubuyla anlatmıştır. 

Yazdığı eserlerde ahlak dersi vermek, kötüyle iyinin arasındaki farkı göstermek, sonunda da çıkarımlarda bulunmak istemiştir.

3. Romanın Shakespeare'i: Balzac

Romanda gerçekçilik ve doğalcılık akımlarının yaratıcısı olarak kabul edilen Balzac, romanlarında kahramanlarındaki olmalarını sağlamış, olayları mantık sırasıyla izlemiş ve anlatımını tanrısal bakış açısıyla yazmıştır.

Olağanüstü gözlem yeteneği ve kuvvetli bir hafızası olan Balzac'ın empati yapma yeteneği de oldukça yüksekti. Eserlerinde nedensellik ve arka plan ile karakterler arasındaki ilişkiyi açıklamakta usta olan yazar bundan dolayı "Romanın Shakespeare'i" sayılır.

Bazı eserleri: Goriot Baba (Le Père Goriot), Vadideki Zambak (Le Lys dans la vallée)

4. Romantizmin Lideri: Victor Hugo

Romantizmin lideri olan Victor Hugo, sadece Fransız edebiyatın da değil, dünya edebiyatında da çok büyük bir yere sahip.

En büyük idolü olarak Chateaubriand'ı aldı, romantizmin eksiklerini gidermeye çalıştı.

O dönemdeki birçok yazar gibi politikaya atıldı, bundan dolayı da sürgün edildi.

İlk romanı olan "Notre Dame'ın Kamburu" dünya çapında yankı uyandırdı. Hatta diğer dillere çevrilmesiyle beraber hikayenin geçtiği Paris şehrine turist akını oldu. 

Sosyal adaletsizlik üzerine yazdığı Sefiller'i ise 17 yılda tamamladı. Kitap çok fazla eleştiri alsa da, değindiği konular meclise kadar gitti ve kitap Hugo'nun tüm dünya tarafından tanınmasını sağladı.

5. Macera romanlarıyla dünya çapında ünlü: Alexandre Dumas

Kariyerine tiyatro oyunları yazarak başlayan Dumas, bu oyunlarla tanınmaya başlayınca rotasını romanlara çevirdi. Daha çok macera romanları yazan yazar, yazdığı tiyatro oyunlarını da romanlaştırdı.

En çok bilinen romanları Üç Silahşörler, Monte Kristo Kontu ve Demir Maske birçok dile çevrildi. Bu sayede çok fazla para kazanan yazar, bu durumu iyi  idare edemeyip birçok kez iflas etti.

Deneyimlerinden ve seyahatlerinden yola çıkarak gezi kitapları da yazan yazar, kendi dönemdaşları gibi politikaya da atıldı.

6. Modern romanın kurucusu, realist akımının başlatan kişi: Gustave Flaubert

Edebiyat dünyası tarafından modern romanın kurucusu kabul edilen Flaubert, 19. yüzyılın toplumsal gerçekliğini etkileyici bir biçimde okuyucuya iletti.

En meşhur eseri olan Madame Bovary'den sonra realist akımı başlatan kişi olarak gösterildi. 

Realizmi ve büyük ününü ona getiren Madame Bovary, başına büyük dertler de açtı. Eser “ahlaksızlık-sapkınlık” için okuyucuyu yönlendiriyor diye yasaklandı ve yazara dava açıldı. Ama yazarın avukatı iyi bir savunmayla davayı kazandı ve eser tekrardan basılmaya başladı.

Tüm bu olaylardan sonra yazar daha da fazla tanınmaya başlandı ve ünü tüm dünyaya yayıldı.

Çok yakın arkadaşının oğlu olan Maupassant'ı manevi evladı olarak yanına almış ve onu bir yazar olarak yetiştirmiştir.

7. Natüralizm Akımı'nın öncüsü, Dreyfus Davasın'nda adaleti arayan yazar: Émile Zola

Fransız natüralizm akımının öncüsü olan yazar, bu tarzı, hayatın zorluklarını anlattığı, gerçekçi ve doğal tasvirleriyle yazdığı kitaplarında gösteriyor.  

“Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” gibi çok tanınan eserlere sahip olan yazar yine de ününün çoğunu "Dreyfus Davası"na borçlu. 

Dava sürecinde yayımladığı yazılar yüzünden kısa bir süre başka bir şehirde yaşamak zorunda kalsa da, davanın yenilenmesini ve adaletin yerini bulmasını sağladı.

8. Flaubert'in koruması altında kısa öykü yazarlığının en üst noktasına çıktı: Maupassant

Fransız yazar olan Guy de Maupassant, yazarlığa babasının yakın arkadaşı olan Gustave Flaubert'in koruması altında yetişti. 

Edebiyatın birçok alanında denemeler yapan Maupassant asıl ününü kısa öyküleriyle buldu. 

Öyküleri hem tek başına kitap olarak basılmış hem de "seçme öyküler" adı altında derlenmiştir.

9. Varoluşçu felsefesiyle 20. Yüzyıl'a damgasını vuran düşünür: Jean Paul Sartre

Fransız edebiyatında felsefi konular hakkındaki düşünceleri ve eserleriyle kendine yer bulan yazar, varoluşçulukla, özelliklede varoluşçu Maksizm hakkındaki söyledikleriyle herkes tarafından tanınan bir yazar ve düşünür haline geldi. 

En çok bilinen Bulantı adlı eseri, Sartre'ın kitabı olmasıyla beraber, terim olarak da Sarte'ın varoluşçu felsefesini ifade ediyor.

10. Herhangi bir akımın filozofu olmadı. Onu kategorize etmeye çalışanlara da karşı çıktı: Albert Camus

Fransız bir babanın ve İspanyol bir annenin Cezayir doğumlu çocuğu olan Albert Camus Fransız yazar olarak tanınıyor. 

Birçok akıma yakın düşüncelerle yazdığı eserler yüzünden, eleştirmenler tarafından birçok kez kategorize edildi. Ama her seferinde bu sınıflandırmaya karşı çıktı ve hiçbir akıma ait olmadığını savundu. 

II. Dünya Savaşı'nda Nazilere karşı direndi ve bu sırada ünlü Fransız yazarlarla tanıştı. 

1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazandı ve ünü tüm dünyaya yayılarak 20. yüzyılın en önemli yazarları arasına adını yazdırdı.

Bazı eserleri: Yabancı (L'Étranger), Veba (La Peste), Düşüş (La Chute), İlk Adam (Le premier homme)

11. 21. yüzyılın Nobel Ödüllü Fransız yazarı: Patrick Modiano

2014 yılında Nobel Edebiyat Ödülü kazanan Modiano, önce Fransa'da sonra da tüm dünyada büyük bir ün kazandı. 

Eserleri 36'dan fazla dile çevrilen Partick Modiano bu ödülü kazanan 15. Fransız yazar. Ayrıca hem yerli hem de yabancı bir sürü ödül kazanmıştı.

Türkçeye çevrilen bazı eserleri: En Uzağından Unutuşun, Bir Gençlik, Bir Sirk Geçiyor, Kötü Bir İlkbahar romanları, Babam ve Ben

12. Yeni roman akımının etkinde kalan yazar: Jean-Marie Gustave Le Clézio

7 yaşından beri yazan Jean-Marie Gustave Le Clézio ilk kitabını 1963'te yayımladı. 

Yeni roman akımının etkisinde kalan yazar daha sonra düşçülük akımından da etkilendi. 

1994'te "Yaşayan En Büyük Fransız Yazar" seçildi. 

2008'deyse Nobel Edebiyat Ödülünü kazandı.

13. 21. yüzyılın parlayan yazarı: Marc Lévy

2000'den bu yana, günümüz edebiyatında etkin bir rol üstlenen fransız yazar, Fransa'da ve diğer ülkelerde en çok satanlar arasında yer alıyor. 

Birçok kitabı Türkçe'ye çevrilen yazarın, hikayesi İstanbul da geçen bir romanı da var. (Bay Daldry'nin Tuhaf İstanbul Yolculuğu)

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
elias-kocagoz

Jean-Christophe Grangé nerede ey Onedio ?

karayel2009

son 5 yazarın kökenine baktımda. Jean Paul Sartre babası alsace kökenli alman anneside aynı yöreden, o da alman kökenli olabilir, Albert Camus babası almanların çoğunlukta olduğu alsace kökenli annesi İspanyol, Patrick Modiano yunanlı Yahudi ve Belçikalı, Jean-Marie Gustave Le Clézio breton, Marc Lévy yahudiymiş. günümüzde Fransa'da ünlü olan insanların çoğu gerçek Fransız kökenden gelmiyor nedense. emile zola'nın babası İtalyan, Alexandre Dumas'da karışık kökenli ve zencilik var,

oyku-yelkencioglu

Alsace bir Alman bölgesi degil. Sinirda oldugu icin Almanya ile Fransa arasinda savaslari takriben degisen bir bölge olmustur. O yüzden Alsace'tan gelenlere Alman kökenli demek yanlis. O zaman Saarbrüken bölgesindekilere de Fransiz demek gibi bir sey oluyor bu. Avrupa'da kimsenin saf bir kökeni yok zaten. Fransiz-Isvicre-Belcika-Almanya-Hollanda hepsi birbiriyle karismis. Benim Fransiz arkadasimin Italyan kökeni var, Italyan arkadasimin ise Arnavut kökeni var. Yazarlik kabiliyetlerini belirleyen etmen dogduklari, yetistikleri kültürle ilgili. Köken, yazarliklarina herhangi bir etki yapmiyor. Bir milliyete aidiyet de saf kanla degil, hissiyatla gerceklesen bir olgu.

gzm-ynklr

Çok güzel bir paylaşım teşekkürler bu arada eğer fırsatınız olursa kitabımı okumanızı çok isterim, konusu linkte yazıyor https://t.co/xHcAHQkv9t

bilge-gul

Alexandre Dumas müthiş kitapları var özellikle Monte Kristo çok iyi

erhan-armada-ozsoy

sartre-camus-dumas-balzac :S

Başlıklar

FransaİstanbulKitapLYSNobelTiyatroarka plan
Görüş Bildir