1920’li yıllarda Türkiye’de tüberküloz (verem), antibiyotik tedavisi henüz bulunmadığı için toplum sağlığını tehdit eden en büyük pandemi olarak kabul ediliyordu. Bu amansız salgınla mücadele etmek amacıyla devlet, hastaları kalabalık şehir ortamından uzaklaştırıp izole ederek tedavilerini gerçekleştireceği merkezler kurma kararı aldı. Heybeliada Sanatoryumu, bu stratejinin bir parçası olarak temiz hava, güneş ve bol gıda imkânıyla hastaların bağışıklığını güçlendirmek üzere tasarlanan ilk ve en önemli pandemi hastanesi oldu.
'furkantokatli' isimli içerik üreticisi Türkiye'nin ilk pandemi hastanesi olarak dönüştürülen verem hastanesini gezdi. Harabeye dönmüş olan mekanda hastaların dosyalarının bile hala durduğu görüldü.
Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulmuş!
Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra, 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla kurulan Heybeliada Sanatoryumu, o dönem toplumun en büyük sağlık sorunu olan tüberküloz (verem) salgınıyla mücadele etmek için inşa edilen Türkiye’nin ilk pandemi hastanesi. Henüz antibiyotiklerin yaygınlaşmadığı bir dönemde, veremin tek tedavisi temiz hava, güneş ışığı ve yüksek kalorili beslenme olduğu için hastane, adanın en havadar ve çam ormanlarıyla kapalı bölgesine konumlandırılmış. 'İsviçre Modeli' esas alınarak tasarlanan yapıda, hastaların gün boyu temiz hava soluması için geniş güneşlenme terasları ve balkonlar yapılmış; hastane kendi bünyesindeki mandıra ve tarım alanlarıyla hastalarına doğal beslenme imkanı sunmuş.
On yıllar boyunca Rıfat Ilgaz gibi pek çok aydına ve binlerce vatandaşa şifa olan merkez, 1999 depreminde hasar görmesi, ulaşım zorlukları ve modern ilaçlı tedavilerin gelişmesiyle önemini yitirmiş, 2005 yılında ise Sağlık Bakanlığı tarafından tamamen kapatılarak kaderine terk edilmiş.
👇
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın