Paris günümüzde 'aşk şehri' olarak biliniyor bildiğiniz üzere. Göz kamaştıran mimarisi, geniş bulvarları ve estetik detaylarıyla her yıl milyonlarca insanı büyüleyen Paris, aslında her zaman böyle bir şehir değildi. Bugün hayranlıkla yürüdüğümüz o devasa caddelerin arkasında, estetik kaygılardan çok daha keskin ve stratejik bir toplumsal kontrol planı yatıyor. Şehrin bugünkü çehresi, sadece bir mimari tercih değil, aynı zamanda siyasi gücün toplumsal hareketleri kontrol etme biçiminin taşa ve betona bürünmüş hali olarak karşımıza çıkıyor.
Tarihle ilgili bilgilendirici paylaşımlar yapan Halil İbrahim Göker, Paris'in dar, karanlık ve adeta bir labirenti andıran Orta Çağ sokaklarından kurtulup bugünkü ferah haline gelmesinin arkasındaki isim olan George Hausmann'ı anlattı. 1853-1870 yılları arasında Paris Valiliği yapan Hausmann'ın kentsel dönüşüm projesinin perde arkasını anlatan Göker, izleyicilere dokusuyla göz kamaştıran yapıların aslında her zaman göründüğü kadar romantik olmadığını bir kez daha hatırlattı.
"Yoksulluğu çözemedim ama yerini değiştirdim"
Halil İbrahim Göker'in anlattığına göre, George Hausmann göreve gelmeden önce Paris, yoksul işçi sınıfının dar sokaklarda barikatlar kurarak siyasi otoriteye karşı kolayca direniş gösterebildiği bir şehirdi. Labirent gibi sokaklar, polis ve askerin müdahalesini zorlaştırıyor, yoksul halkın isyanlarını başarıya ulaştırıyordu. Hausmann'ın ilk işi, bu dar sokakları tamamen yıkmak oldu. Yerine yapılan geniş caddelerin asıl amacı halkın rahat etmesi değil, askeri birliklerin ve top arabalarının sokaklarda rahatça hareket edebilmesi, yani 'kurşunun köşeyi dönebilmesiydi'.
Hausmann, bu devasa operasyonla sadece sokakları genişletmekle kalmadı, aynı zamanda şehrin merkezinde yaşayan yoksul işçi sınıfını banliyölere taşımaya zorladı. Şehir merkezini sadece zenginlerin yaşayabileceği lüks ve pahalı bir alan haline getirerek sınıfsal bir ayrıştırma uyguladı. Hausmann'ın bu uygulamalar sonrasında tarihe geçen 'Evet, yoksulluğu çözemedim ama yoksulluğun yerini değiştirdim' sözü, Paris'in o ışıltılı caddelerinin aslında yoksulları gizlemek ve gücü korumak için inşa edildiğini açıkça ortaya koyuyor. Bugün hayran kaldığımız o caddeler, aslında yoksul halkın sesini kısmak için atılmış en büyük kentsel adımlardan biri.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın