Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

Gerim Gerim Gerildik! İzolasyonun Getirdikleri Altında Ezilenler İçin Anksiyete ve Stresle Başa Çıkmanın 10 Yolu

621PAYLAŞIM

Kısıtlandığınızı hissetmek tüm virüs korkusu üzerine canınızı daha da sıkıyor olabilir... Üzülmeyin, çözümü var!

Birçoğumuz günlerdir evdeyiz, tüm dünyayı derinden etkileyen Koronavirüsten korunmak için sosyal izolasyonu mümkün olduğunca sürekli kılmaya çalışıyoruz...

Doğal olarak rutinlerimiz değişti, günlük hayatımız etkilendi ve kendimizi bir anda korku dolu bir ortamın içinde bulduk. Kimimize bu oldukça zor ve ağır geldi... Duyduğumuz her haberde içimiz daha da kararmaya başladı. Bunun psikolojimiz üzerindeki etkisiyse malum.

Bu durumun yarattığı anksiyete ve stresle başa çıkmaksa sandığınız kadar zor değil!

1. Haberleri sürekli takip etmeyin.

Evet, Koronavirüs diye bir gerçek var ve dünyanın dört bir yanında an be an yeni haberler yayınlanıyor fakat bunları sürekli takip etmenin aslında size hiçbir faydası yok! Konuyla ilgili güvenilir kaynakları günlük olarak takip etmek ve kendi makale taramanızı yapmak gündemi kaçırmamanız için yeterli olacaktır. Daha fazlası siz istemeseniz de hissettiğiniz stresi ve korkuyu artırır.

2. Yanlış bilgilere maruz kalmayın.

Siz de farkındasınızdır, her ağızdan farklı bir bilgi çıkıyor içinde bulunduğumuz durumla ilgili... Çoğunun da bir kaynağı yok; ilgi için, tepki için söylenen şeyler. Fakat hepimiz insanız, ister istemez yalan bilgiler bile endişelenmemize neden olabiliyor. Bu yüzden bilgileri Facebook, Twitter, Instagram gibi kaynaklardan ve WhatsApp'teki aile gruplarından almak yerine, Sağlık Bakanlığı, Dünya Sağlık Örgütü ya da bilimsel makaleler yayınlayan güvenilir kaynaklardan almak stresi azaltmak adına daha mantıklı bir yol olur.

3. Korkmanıza yol açan şeylerden kaçının.

Bu süreçte komplo teorisi okumayın, komplo teorileri üretmeyin ve komplo teorileri üzerine konuşmayın. Benzer senaryoların olduğu felaket filmler, kitaplar uzak duracağınız şeyler arasında olsun. Korkmanıza neden olan şeyleri iyi tanıyın ve gerçek ve yararlı bilgiler olmadığı sürece, bu tür şeylerden uzak durun.

4. Koronavirüs dışında konuşacak lafı olmayan insanlardan biraz uzaklaşın.

Televizyonu açıyoruz aynı konu, sosyal medyaya giriyoruz aynı konu... İçinizin daralması gayet normal. Bu dönemde çevrenizle telefon aracılığıyla bağlantıyı koparmamak önemli, çünkü yalnızlık moralinizi daha çok bozabilir. Fakat her yerde aynı konu konuşulduğu için daha fazla Koronavirüs lafı duymak istemediğinizi anlayışla karşılamayan kişilerden de biraz uzak durmak psikolojiniz için iyi olabilir.

5. Sakinleştirici aktiviteler yapın.

Günlük hayatını dışarıda geçirmeye alışık bizler için evde durmak depresif ve motivasyonsuz hissetmeye yol açabilir. Fakat aslında beynimizi kandırmak sandığınızdan daha kolay. Çünkü olay tamamen hormonlarda bitiyor. Mutluluk hormonu salgılayarak kendinizi kandırmak için bol bol spor yapın, yoga ya da meditasyon gibi sakinleştirici yöntemler deneyin. Stresin yükseldiğini hissettiğiniz zamanlarda nefes ve hafıza teknikleriyle kendinizi sakinleştirmeye çabalayın. Resim, müzik, yemek ya da bitkiler gibi çeşitli hobilerle uğraşarak aklınızı rahatlatın.

6. Dışarıdan çok kendinizle ilgilenin.

Sonuçta sorun şu an sizden değil, dışarıdan kaynaklanıyor. Bu yüzden dışarıdan ziyade kendinize kafa yormanız ve kendinizle ilgilenmeniz stresinizi azaltmak için önemli bir adım olabilir. Hazır evde durma şansınız olmuşken kendinizi şımartın, kendinizi mutlu edecek şeyleri yapın. İster bakım yapın, ister uzun süredir dört gözle beklediğiniz o uykuyu çekin ya da yeni bir hobi edinin, dil öğrenin, kendinizi geliştirin. Dışarının sorunlarını benimseyin fakat kendinizin de tamamen önüne koymayın.

7. Hareket edin.

Sosyal izolasyon evde oturmak demek değildir! Tüm günü bir ekranın başında pinekleyerek geçirmeyin. Evde spor yapın, bahçeye inip insanlardan uzakta egzersiz yapın, güvenli mesafelerde yürüyüşe çıkın. Evcil hayvanınızı da aynı şekilde gezdirebilirsiniz. (Eğer dışarı çıkarsanız hem kendiniz hem de evcil hayvanınızı dönünce tamamen dezenfekte ettiğinizden emin olun! Mümkünse patilerine özel ayakkabı giydirip sonra yıkayın.) Bu süreçte evde yapabileceğiniz ve normalde zaman ayıramadığınız şeylere vakit ayırın. Mutfağı baştan dekore edin, kendinizi zorlamadan eşyaların yerlerini değiştirin, dip köşe temizlik yapın... Ne yaparsanız yapın, sadece evde tamamen hareketsiz takılmayın.

8. Bu zamanı yeni bir şey öğrenme fırsatına çevirin.

Uzun süredir başlamak istediğiniz o çevrim içi derse başlamanın tam zamanı değil mi sizce de? Belki bu dönemi ikinci dilinizi geliştirmek için kullanırsınız? Ne zamandır yapmak istediğiniz resme başlamak için iyi bir zaman olamaz mı?

Gerçekten zevk aldığınız ve ilgi duyduğunuz şeylerle zaman geçirerek stres ve anksiyetenizi minimuma indirmek sizin elinizde. Boş oturmayın, boş çalışın!

9. Yediklerinize dikkat edin.

Evde olduğunuz için sıkıldıkça bir şeyler yemek istiyor olabilirsiniz fakat bu şekilde hem vücudunuza hem de psikolojinize ciddi bir zarar verirsiniz. Bu yüzden evde olduğunuz süreçte yediklerinizin vücudunuzu yorgun düşürmeyecek, aksine enerjik hissetmenize yol açacak besinler olmasına dikkat edin. Bu dönemde yemek pişirmeyi deneyenlerdenseniz, yeni tatlar denemekten kaçınmayın. Tat algılarınızı harekete geçirerek mutluluk hormonlarınızı harekete geçirin.

10. Rutininizi bozmayın.

Bu süreçte günlük rutininizi bir kenara kaldırıp koymuş olabilirsiniz fakat bu aslında kendinize yapabileceğiniz en büyük kötülüklerden biri... Günlük rutininizin bozulması tüm dengenizi alt üst edip, boş hissetmenize yol açabilir. Bu boşluksa strese ve anksiyeteye, olumsuz düşünceler üzerine eğilmenize yol açar. Bu yüzden rutininizi bozmayın. Evden çalışmaya devam edebiliyorsanız, mesai saatleri içinde işteymişçesine çalışın. Yapacak işiniz yoksa yine aynı saatlerde yararlı bir şeyler yaptığınız bir program oluşturun. Uyku düzeninizi, yemek saatlerinizi atlamayın. Ayrıca rutininizin bozulması normal yaşantıya döndüğünüzde sizi gerçekten zorlayabilir...

Umarız bu zor dönemleri moralimiz yüksek bir şekilde hep beraber atlatırız. Sakin kalın, panik yapmayın, ellerinizi yıkayın!

Bu Haber ile İlgili Linkler

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!

ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın
Gizli Kullanıcı

Sorun şu ki, bazılarımız çok panik yaparken, bazıları umursamıyor bile. Panik yaparlar da umursamayanları gördükçe daha çok stres oluyor. Umursamayanlar da panik yapanların stres olduklarını görünce daha da rahat davranıyorlar. Sonra panik yapa...

coldhearted

"Baktın hayatın tadını çıkaramıyorsun; tadını kaçıranı, hayatından çıkar." demiş Bob Marley. Size sadece daha fazla stresten başka getirisi olmayan haşereler için temizlik yapın hayatınızda ve sizi mutlu eden ne ise ona yoğunlaşın ve o an yapın ertelemeyin. Geçmişi özleyip, gelecek hayali kurmaktan vazgeçin ve içinde bulunduğunuz An'ın tadını çıkarmaya çalışın. Uzun lafın kısası; Harcadığımız bir saniyenin dahi telafisi yok. Zamanın değerini bilin. Saygılar

bioshock

1000 bilsende 1 bilene danış derler. Bence kötü şeylere odaklıysanız zaten istesenizde istemesenizde onu göreceksiniz , birseylerin yanlis gittigini mutlu insanlarda biliyor yada en azindan depresyonda olmayan insanlar diyelim önerim kendi kendinize mutlu olun çevrenize pozitiflik mutluluk saçın aradan kıymetini bilenler çıkıyor çıkmazsa da size yetiyor enerjiniz :) tecrubeyle sabit

Görüş Bildir