Fon Skandalında Tasfiye Süreci Uzadı: 600 Bin Yatırımcı İçin Yeni Formül
Sermaye Piyasası Kurulu'nun tasfiyesine karar verdiği 131 yatırım fonunda süreç, ilk açıklanandan çok daha uzun sürecek. Toplam varlığı 18 milyar doları aşan fonlarda parasını geri almayı bekleyen 600 bine yakın yatırımcı için şimdi de masada üç ayrı seçenek konuşuluyor: fonların varlıklarını tek bir havuzda toplamak, nitelikli yatırımcı eşiğini yükseltmek ve haksız kazancı geri alan 'clawback' yöntemi.
SPK, 7 Portföy Yönetim Şirketine Ait 131 Fonun Tasfiye Süresini 3 Aydan 6 Aya Çıkardı.
SPK, 17 Eylül'de Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Bulls ve Pardus portföy yönetim şirketlerine ait toplam 130 fonun tasfiyesine karar vermiş, süreci Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası üzerinden yürütmeye başlamıştı. Tera Portföy'e bağlı 5, Pusula'ya bağlı 12, Hedef'e bağlı 31, Atlas'a bağlı 16, A1 Capital'e bağlı 9, Bulls'a bağlı 15 ve Pardus'a bağlı 42 fon bu listede yer alıyor. Başlangıçta tasfiyenin en geç 3 ay içinde tamamlanması öngörülmüştü.
Kurul, 21 Eylül'de aldığı yeni ilke kararıyla bu süreyi 6 aya çıkardı. Gerekçe olarak 'tasfiye edileceği açıklanan fonların portföy yapıları ve piyasa gelişmeleri' gösterildi — yani varlıkların büyük bölümünün, fiyatını düşürmeden kısa sürede nakde çevrilmesinin güç olduğu kabul edilmiş oldu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Sorumluluğu Tespit Edilen Herkesin Hesabı Yargı Önünde Sorulacak".
Skandalın adli boyutu da büyüyor. SPK'nın 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 107. maddesi kapsamında yaptığı suç duyurusunun ardından fon ve pay piyasasında manipülatif işlem yaptığı iddia edilen 4 şüpheli tutuklandı, 51 kişiye yurt dışı çıkış yasağı getirildi ve malvarlıklarına tedbir kararı alındı. Soruşturma kapsamında 246 sosyal medya hesabının erişimi de engellendi.
21 Eylül'de ise Katılımevim Tasarruf Finansman AŞ'nin (KTLEV) hisseleriyle ilgili ayrı bir soruşturmada 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı; bunların 15'i gözaltına alındı, 10 firari şüphelinin yakalanması için çalışma sürüyor. Pusula Finans Holding, Tera Yatırım, Hedef Holding, Bulls Yatırım ve Ufuk Yatırım ile bağlantılı yönetici ve yetkililerin malvarlığı da bu kapsamda donduruldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, soruşturmanın amacını 'vatandaşların haklarının korunması ve suçtan elde edilen kazancın ortaya çıkarılması' olarak özetleyip şu vurguyu yaptı: 'Hukuken sorumluluğu tespit edilen her kim olursa olsun hesabı yargı önünde sorulacak.'
Bakan Mehmet Şimşek: "Sorunlu Alanı Karantinaya Aldık, Genele Yayılmış Sistemik Bir Risk Yok".
Krizin büyümesinden endişe edenlere en net mesaj Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'ten geldi. Şimşek, NTV'ye yaptığı açıklamada Türkiye'deki toplam 2.038 fondan yalnızca 131'inin tasfiye sürecine girdiğini, bu fonların büyüklüğünün toplam fon tasarruflarının yaklaşık yüzde 10'una karşılık geldiğini hatırlattı. Sorunun sınırlı sayıda fondaki kredi ve likidite sıkışıklığından kaynaklandığını, borsada ve piyasalarda yapısal bir bozulma bulunmadığını söyledi.
Merkez Bankası'nın gerektiğinde likidite desteği sağladığını belirten Şimşek, 'sorunlu alanı karantinaya aldık, tasfiye sürecini açıkladık' dedi. Ona göre yatırımcıların yüzde 90'ının parasını yatırdığı fon piyasası sağlıklı işlemeye devam ediyor; asıl mesele, tasfiye edilen 131 fonun elindeki varlıkların ne şekilde nakde çevrilip yatırımcılara ödeneceği.
Masadaki Üç Formül: Ortak Varlık Havuzu, Yükseltilmiş Yatırımcı Eşiği ve Geri Alma Mekanizması.
Kısa vadede tartışılan asıl soru, tasfiyedeki 131 fonun 18 milyar doları aşan varlığının yatırımcılara nasıl geri döneceği. Bloomberg kaynaklı haberlere göre ekonomi yönetiminde değerlendirilen seçeneklerden biri, bu fonların varlıklarını tek bir ortak havuzda toplayıp merkezi bir yapı üzerinden yönetmek; hangi kurumun bu havuzu işleteceği henüz netleşmiş değil. Ekonomist Dr. Murat Kubilay, düşük riskli para piyasası fonlarına yatırım yapmış küçük tasarruf sahiplerinin bile bu süreçte ciddi mağduriyet yaşayabileceğine dikkat çekiyor.
İkinci başlık nitelikli yatırımcı eşiği. Şu anda 10 milyon TL (yaklaşık 205 bin dolar) olan alt sınırın daha da yükseltilmesi, küçük tasarruf sahiplerini yüksek riskli serbest fonlardan uzak tutmak amacıyla masada. Prof. Dr. Özgür Demirtaş ise üçüncü seçeneğe işaret ediyor: fonları kuran 10-15 kişi ile ilk çıkış yapan 100-200 kişiye yönelik 'clawback', yani suç tespit edilirse haksız kazancın geri alınması. SPK, bağımsız olarak 29 Ağustos'ta yayımladığı yeni fon rehberiyle kalıcı bir çerçeve de çizmişti: bir portföy yöneticisi artık en fazla 7 fon yönetebilecek, serbest fonlarda tek bir varlığın portföydeki payı sınırlanacak ve para piyasası fonlarının en az yüzde 10'u devlet iç borçlanma senedine veya kira sertifikasına bağlanacak. Mevcut şirketlere bu kurallara uyum için 30 Haziran 2029'a kadar süre tanındı.
Hangi formülün seçileceği, dolayısıyla 600 bine yakın yatırımcının parasına ne zaman kavuşacağı ise hâlâ netlik kazanmış değil.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!





Yorum Yazın