Görüş Bildir

Ekonomistler: 'Dolar Kurundaki Yükseliş Enflasyon ve İşsizlik Olarak Vatandaşa Geri Dönecek'

Anasayfa > Gündem

Dolar/TL kuru bugün 7,30'u, Euro/TL kuru ise 8,60'ı aşarak tarihi zirveyi gördü. Ekonomistler bu yükselişin enflasyon ve işsizlik olarak vatandaşa geri döneceğini belirtiyor. Artan maliyetlerden vatandaşlar kadar şirketler de etkileniyor. Özellikle döviz borcu bulunan şirketleri zor günler bekliyor. Uzmanlara göre Türkiye, yakın gelecekteki bir finansal kriz için çok ciddi eğilimler gösteriyor.

Türk Lirası’nda son günlerde hızlanan değer kaybı korkutuyor. Küresel piyasalarda dolar, koronavirüs endişeleri nedeniyle gerilerken, Dolar/TL bugün 7.3029 ile tarihi zirvesini gördü. Euro/TL 8.6697 ile rekor kırdı.

Merkez Bankası, piyasalardaki aşırı oynaklığın azaltılması için tüm araçları kullanacağını açıkladı 👇

TL neden değer kaybediyor?

TL neden değer kaybediyor?

Ekonomistlere göre TL'nin değer kaybının altında Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin gerilemesi, kurları düşük tutmak için döviz satan kamu bankalarının açık pozisyonlarının artmasının yanı sıra cari açık, enflasyon ve dış finansmana bağımlılık gibi Türkiye ekonomisinin kronik problemleri yatıyor. Salgın döneminde turizmin durması ve ihracatın azalması da ülkeye döviz girişini engelliyor.

"Merkez Bankası piyasalara 100 milyar dolar verdi"

"Merkez Bankası piyasalara 100 milyar dolar verdi"

Merkez Bankası’nın politika faizinin enflasyonun yaklaşık 4 puan altında kalması yatırımcıları dövize ve altına yönlendiriyor. Türkiye İstatistik Kurumu'na göre temmuz ayında yıllık enflasyon yüzde 11.76 olarak gerçekleşti. Merkez Bankası politika faizi ise yüzde 8.25'te bulunuyor.

Reuters'a göre, kur artışını durdurmak için Merkez Bankası rezervlerinden geçen yıldan bu yana 100 milyar doların üzerinde kaynak kullanıldı. Kamu bankalarının döviz açığı da 10 milyar doları aştı.

Peki kurlardaki yükseliş vatandaşa nasıl yansıyacak?

Peki kurlardaki yükseliş vatandaşa nasıl yansıyacak?

Türkiye gibi dış finansmana bağımlı ülkeler için doların yükselişi, her vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Yerel paranın değer yitirmesi ekonomide domino etkisine neden oluyor. Kur yükselince en başta maliyetler arttığı için fiyat artışları beraberinde geliyor.

DW Türkçe'ye konuşan ekonomist Barış Soydan'a göre dolardaki yükseliş ekonominin büyük problemlere gebe olduğunu gösteriyor.

Ağustos 2018'de ABD ile yaşanan Rahip Brunson krizi dolar kurunun 7.26'ya yükseldiğini hatırlatan Soydan, Türkiye'yi aynı sürecin beklediğine işaret ediyor.

‘Mutfaktaki yangın artacak'

‘Mutfaktaki yangın artacak'

Dolarla enflasyon arasında çok yüksek bir geçişkenlik olduğunu ifade eden Soydan, bunu şöyle anlatıyor: 

'Örneğin, dolardaki yükseliş marketteki domatesin fiyatını niye etkiliyor? Domatesi Antalya'dan İstanbul'a kamyon getiriyor ve kamyon mazot yakıyor. Mazotun fiyatını da dolar belirliyor. Bu çok küçük bir örnek. Birçok sektörde dolar maliyetler açısından en önemli kalem. Bu nedenle önümüzdeki günlerde mutfaktaki yangın artacak.”

Döviz borcu olan şirketler daha da zorlanacak

Döviz borcu olan şirketler daha da zorlanacak

Kur artışı ithal girdiye bağımlılık nedeniyle üretim maliyetlerinin de artacağı anlamına geliyor. Ara malı ithalatına bağlı olarak girdi maliyetlerinin artması ihracatı da olumsuz etkiliyor. 

Kurlardaki artış dış finansman maliyetlerini de artırırken, her iki durum da yatırımları olumsuz etkiliyor. 

Merkez Bankası’na göre reel sektörün döviz açığı mayıs ayı itibariyle 165 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Döviz borcu olan şirketleri zor bir süreç bekliyor.

"İşsizlik tarafında ağır sonuçları olacak"

"İşsizlik tarafında ağır sonuçları olacak"

Kur oynak olduğunda şirketlerin durup beklemeye geçtiği vurgulayan Soydan,

'Türkiye'de yatırımlar zaten düşük. Son bir iki aydır kredili satışların artması nedeniyle sanayi şirketlerinde kapasite kullanımının arttığını biliyorduk. Bu da yatırımların yeniden başlamasını getirir mi diye iyimser bir soruya yol açmıştı. Ama şimdi dolar kuru yeniden patlayınca şirketler durup beklemeye geçecekler” diyor.

Soydan'a göre bu durum istihdama da olumsuz yansıyacak. Soydan,

'Yatırım olacak ki şirketler yeni fabrikalar kuracak, mağazalar açılacak ki işsizlik azalsın, istihdam yaratsınlar. Şimdi yatırımlar zaten düşüktü bekle gör politikasına geçince de şirketler maalesef bunun işsizlik tarafında da çok ağır sonuçları olacak. Doların yükselmesi Türkiye için çok kötü haber” yorumunu yapıyor.

"Finansal kriz kapıda"

"Finansal kriz kapıda"

Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi'nden Prof. Dr. Mehmet Şişman ise son dönemde Türkiye'den sermaye çıkışı olduğunu vurguluyor. Şişman'a göre gidişat böyle olursa en geç ocak ayında bir finansal kriz riski var. 

Şişman 

'Tahvil piyasasında yabancılar yok gibi. 1 trilyon liraya yaklaşan tahvil piyasasının ancak yüzde 5.4 ü yabancı sermayede, borsada ise yabancı payı yüzde 50'lerin altına gerilemek üzere. Borsa son birkaç günde yüzde 5'e yakın değer kaybetti. Yabancı sermayenin dönmesi için politik atraksiyonda da sorun var. Türkiye bu sonbaharda olmasa da bile ocak ayından itibaren finansal kriz için çok ciddi eğilimler gösteriyor” yorumunu yapıyor.

"Sonbaharda işsizlik yüzde 30’lara ulaşabilir"

"Sonbaharda işsizlik yüzde 30’lara ulaşabilir"

VOA Türkçe'ye konuşan Yeditepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Veysel Ulusoy ise dövizde yaşanan hasarın azalması için ekonomi yönetiminin bir konuşma yaparak piyasaları hızla sakinleştirmesi gerektiğini söyledi: 

‘‘Maliye Bakanı ya da Merkez Bankası mutlaka en hızlı biçimde piyasaya seslenmeli. Bu konuşma piyasada yüzde 20 yüzde 30 bir sakinlik yaratır. Belki 20 Ağustos’ta yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısı erkene çekilmeli. Ama durumun ciddi olduğuna dair bir algılamanın olduğu mesajı verilmeli. Ben ilk kez Dolar’a ödenen faizin TL’den yüksek olduğunu görüyorum ki bu durum kısa vadeli dış borçların ödenmesinde güçlük yaşanabileceğini bize gösteriyor. Merkez Bankası yılbaşından bu yana 94 milyar TL’yi karşılıksız olarak bastı. Karşılıksız para her zaman o paranın değerini yabancı paralar karşısında düşürür. Bir ürün bollaşırsa değerinin düştüğü malum. Bir diğer olumsuzluk sonbaharda soğukların başlamasıyla pandemide ikinci dalganın başlayacağı yönünde tahminler. Bu da ekonomiyi olumsuz etkileyecek. İki ay sonra Kısa Çalışma Ödeneği son bulursa işsizliğin yüzde 20’leri geçip yüzde 30’lara ulaştığını görebiliriz. Türkiye’yi çok zor bir dönem bekliyor’’

Doların küresel piyasalarda gerileyişi sürüyor

Doların küresel piyasalarda gerileyişi sürüyor

Öte yandan Türkiye'de kurlar yükselirken dünyada dolar endeksi 28 ayın en düşük seviyesinde bulunuyor. 

Küresel piyasalarda ABD'nin koronavirüs ile mücadelede başarısız olmasının ülke ekonomisini etkileyeceği beklentisiyle dolar geriliyor.

DW Türkçe  ve VOA

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
87
24
17
4
4
2
1
ONEDİO ÜYELERİ NE DİYOR?
Pickle Rick

Ama Ayasofya açıldı?

Bozkurt

Taşla yumurtayı ayırt edemeyecek kadar akıl tutulması yaşayan 26 milyon meczup ve kıçını kaldırıp sandığa gitmeyen 8 milyon vurdumduymazın ülkeyi getirdiği d... Devamını Gör

Pasif Kullanıcı

Ben de o 8 milyonun içindeyim artık! Ben bu geri zekalılarla bir olmam! AKP'lilerin dışında kalan o "sözde" %50'nin zeka seviyesi C.Başkanlığı seçimlerinde ... Devamını Gör

Can Arat

İşte dünyanın en verimli topraklarına koca bir ülkede sen hayvancılık, tarım işini beceremez ithal beslenmek durumunda kalırsan, dolar molar yükselince de bö... Devamını Gör