Bu Münazara Televizyon Tarihine Geçti: Trump ve Clinton İlk Kez Karşı Karşıya Geldi

 > -

ABD'de Başkanlık Seçimi'ne altı hafta kala adaylar Donald Trump ve Hillary Clinton ilk televizyon tartışmasında kozlarını paylaştı. Adaylar, 90 dakika kesintisiz süren canlı yayında ekonomi, ABD'deki ırkçılık ve saldırılar ile terörle mücadele gibi konularda görüşlerini dile getirdi. Zaman zaman karşılıklı atışmaların sertleştiği tartışmanın galibi deneyimli diplomat Hillary Clinton oldu. CNN anketine katılanların yüzde 62'si Clinton'ın tartışmayı kazandığı yönünde oy verdi. New York'ta yapılan münazaranın, 100 milyon izleyiciyle televizyon tarihinde en çok izlenen tartışma olduğu söyleniyor.

Demokrat Parti'nin başkan adayı Hillary Clinton ve Cumhuriyetçi Parti'nin başkan adayı Donald Trump, 8 Kasım'daki başkanlık seçimleri öncesinde ilk kez canlı yayında kozlarını paylaştı.

Clinton ve Trump, New York'un Long Island bölgesindeki Hofstra Üniversitesi'nde NBC spikeri Lester Holt'un moderatörlüğündeki tartışmaya el sıkışarak başladı.

Tartışmaya iki adayın 'mizaç' üzerinden birbirlerine yüklenmeleri damgasını vurdu

Trump'a 15 aylık kampanyası boyunca mizacının eleştiri konusu olması, popülist tavırları soruldu. Cumhuriyetçi aday, Hofstra Üniversitesi'ndeki tartışmada daha sakin bir görüntü sergilese de sık sık Clinton'ın lafını kesti. 70 yaşındaki eski Dışişleri Bakanı'nın başkanlığın temposuna dayanamayacağını savunup Clinton'ın sağlığıyla ilgili yaşadığı sorunlara ilişkin ise "Clinton'ın başkanlık yapabilecek güç ve kuvveti yok" dedi.

"Herkesin yararına bir ekonomi"

Ekonomi politikaları ile başlayan tartışmada, Clinton, sadece üst sınıfın değil herkesin yararına bir ekonomi inşa edilmesini, yeni istihdamlar yaratılarak, gelir artışı ile orta sınıfın güçlendirilmesini savundu. 

"Size, sizin geleceğinize yatırım yapmak istiyorum" diyen Clinton, küçük işletmelerin birçok yeni istihdam yaratacağını söyledi. 

Trump ise mevcut vergi sisteminin ve düzenlemelerin Amerikan firmalarının ülkeden gitmesine neden olduğunu ileri sürerek, "İstihdam kaynaklarımızın bizden çalınmasına engel olmalıyız. Yüzlerce şirket işçileri çıkarıp başka ülkelere gidiyor." dedi.

"Zenginler ülkede kalacak"

Başkan olması halinde vergi ve düzenlemeleri değiştirip ticareti daha cazip hale getireceğini ifade eden Trump, böylece zenginlerin ülkede kalarak yeni yatırımlar yapabileceğini, işlerini büyüteceğini, bu sayede de herkesin iş imkanına kavuşacağını söyledi.

Trump mevcut ticaret anlaşmalarının da ABD'nin aleyhine olduğunu ve bunların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Clinton'ın kocası Bill Clinton'ın imzaladığı NAFTA anlaşması en kötü ticari anlaşmaydı." diye konuştu.

Trump konuşmasının bir yerinde Hillary'ye dönerek, "Mutlu musun? Senin mutlu olmanı isterim bu benim için önemli." dedi.

"Hillary sildiği mailleri açıklarsa ben de vergi beyannamelerimi açıklarım"

Tartışmadaki Trump'ı en fazla zorlayan konulardan birisi ise vergi bilgilerini açıklamaması konusundaki soru oldu. Trump, "Beyannamelerinizi niçin açıklamıyorsunuz?" sorusuna "Hillary, özel mailinden sildiği 33 bin postayı açıklarsa ben de vergi beyannamelerimi açıklarım." diye konuştu.

Clinton ise, özel maili kullanarak hata yaptığını kabul etti. 

ABD'nin dış borçlarını, dış ticaret açığını ve altyapısını eleştiren Trump, trilyonlarca dolar borca rağmen yolların, havalimanlarının, köprülerin, tren yollarının üçüncü dünya ülkesi gibi olduğunu dile getirdi.

Irkçılık tartışmaları

Irkçılığın ülkede hala önemli bir sorun olmaya devam ettiğine dikkati çeken Clinton, "Toplumlar ve polis arasındaki güveni yeniden inşa etmek zorundayız." dedi. 

Silahların, taşımaması gereken insanların elinden alınması gerektiği vurgulayan Clinton, silahların ülkedeki genç siyahilerin ölümünün ana sebeplerinden birisi olduğuna dikkati çekti. 

Clinton'ın ırkçılık yapmakla suçladığı Trump ise ırkçılık tartışmaları ve daha önce binalarında siyahi ve Hispaniklere daire kiralamadığı gerekçesiyle açılan davaların hatırlatılması üzerine, yıllardır hem siyahiler hem de Hispaniklerle çok iyi ilişkiler kurduğunu savundu.

Afrika asıllı Amerikalıları ve Hispanikleri politikacıların yıllarca ihmal ettiğini, 4 yılda bir kendilerini hatırladığını ve bu nedenle bu toplumlarda şiddetin çok olduğunu savunan Trump, bu kişilerin suçtan korunması gerektiğini söyledi. 

Trump, New York'ta uygulanan ve ırkçılık içerdiği için yasaklanan polisin yolda insanları durdurup üstlerini araması uygulamasını savundu.

'Obama'nın doğum yeri tartışması'

Tartışmada akılda kalan anlardan biri de Clinton'ın, Trump'ın uzun süredir savunup iki hafta önce vazgeçtiği Başkan Barack Obama'nın ABD dışında doğduğu iddiasını gündeme getirmesi oldu.

Clinton "Irkçı faaliyetlerde bulunma konusunda uzun bir sabıkası var." dedi ve bunun ilk Afrika kökenli Amerikan başkanına yönelik "çok incitici" bir yalan olduğnu söyledi.

Trump bu konudaki duruşunda yaptığı değişiklik sorulduğunda ise daha büyük, daha önemli konulara odaklanmak istediğini savundu.

IŞİD ile mücadele

IŞİD ile mücadele konusuna ilişkin ise Clinton, terör örgütünün internet üzerinden insanları radikalleştirdiğini ve örgütün internet faaliyetlerinin denetlenmesi gerektiğini söyledi. 

Clinton, hava saldırılarının artırılması ve Kürt ortaklarını IŞİD ile mücadelede desteklemeleri gerektiğini belirtti. 

Ortadoğu'da Müslümanlarla daha fazla iş birliği yapılması gerektiğini belirten Clinton, "Trump ise hem ülkede hem yurtdışında Müslümanlara sürekli hakaret etti." diye konuştu.

Trump: "Irak'ın işgaline en başından beri karşıyım"

Irak'ın işgaline ilişkin de Trump, işgale en başından karşı çıktığını, bu politikanın Ortadoğu'yu kaosa sürüklediğini savundu, ancak Clinton bunun gerçek olmadığını savundu.

Irak'tan Obama-Clinton yönetiminin ani çıkışının güvenlik vakumu oluşturduğunu belirten Trump, "Biraz asker kalsa DAEŞ'in bu güce ve imkana kavuşması engellenebilirdi." dedi.

NATO'nun DAEŞ ile mücadele için Ortadoğu'ya gitmesi gerektiğini de savunan Trump, Clinton'a hitaben, "DAEŞ küçük bir bebekken sen dışişleri bakanıydın. Önleyemediniz, bu hale geldi." ifadelerini kullandı.

Nükleer silahsızlanma

Dünyadaki en büyük tehdidin iklim değişikliği değil nükleer tehdit olduğunu da söyleyen Trump, İran ile yapılan anlaşmanın çok kötü bir anlaşma olduğunu, anlaşmayla bu ülkenin daha da güçlendiğini savundu.

Trump'ın İran ile varılan nükleer anlaşmaya ilişkin eleştirilerine cevap veren Clinton ise bu ülkeye yönelik bütün yaptırımları desteklediğini ve bu yaptırımlar sayesinde İran'ın müzakere masasına oturmak zorunda kaldığını söyledi.

Clinton, Trump'ın kadınlara aşağılayan tutumunu da eleştirdi

CNN'nin anketine katılan 521 kişinin yüzde 62'si Clinton'ı tartışmanın galibi ilan ederken, Trump'ın kazandığını düşünenlerin oranı yüzde 27'de kaldı.

Public Policy Polling'e göre ise Clinton'ın kazandığını düşünenlerin oranı yüzde 51, Trump'ın kazandığını düşünenlerin oranı ise yüzde 40 oldu.

Trump'ın sürekli burnunu çekmesi sosyal medyada en çok konuşulan konulardan biri oldu

Spiker Trump'ın daha fazla üstüne gitmekle suçlandı

İlki 1960 yılında Richard Nixon ile John F. Kennedy arasında gerçekleşen televizyon münazaraları bir kaç istisna harici tüm seçimlerde halkın kanaatini belirlemesi için önemli bir aracı oldu.

Tartışmada, Trump'ın bazı sözlerini "kayıtlar böyle söylemiyor" diye kesen spiker Holt, kimi yorumcular tarafından programda, Trump'ın daha fazla üstüne gitmekle suçlandı.

AA, AJT, BBC Türkçe ve Sputnik

Onedio Gündem'i Facebook'tan takip etmeyi unutmayın!

BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Helal olsun!
Hoş değil!
Yerim!
Çok acı...
Yok artık!
Çok iyi!
Kızgın!
YORUMLAR İÇİN TIKLAYINIZ

Başlıklar

Amerika Birleşik DevletleriBarack ObamaDonald TrumpIŞİDIrakİranNATOPolisTerörvergi
Görüş Bildir