Hayvan Deneylerinde Sona Gelinen Kovid-19 Aşısında Kadın İmzası
İSTANBUL (AA) - GÜÇ GÖNEL SAĞIROĞLU - Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) karşı aşı geliştirmek üzere ekibiyle çalışmalarına ara vermeden sürdürüyor.Türkiye'de Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK koordinasyonunda oluşturulan Kovid-19 aşı çalışma gruplarından birinde görev yapan Prof. Dr. Özören, 15 kişilik ekibiyle Nisan 2020'den bu yana aşı geliştirmek üzere çalışıyor. Aşı çalışmalarında hayvan deneyi aşamasını tamamlamak üzere olan Özören ve ekibi, gelecek yeni fonlarla çalışmalarını bir sonraki aşamaya taşımak için gün sayıyor.11 Şubat 'Bilimdeki Kadınlar ve Kız Çocukları Uluslararası Günü' dolayısıyla AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Özören, Bulgaristan'da doğduğunu, orada uygulanan asimilasyon politikasının etkisiyle zor günler yaşadıklarını ve ailesiyle Türkiye'ye iltica ettiklerini söyledi.Burada lise eğitimini tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi Biyoloji Bölümünü bitirdiğini, Pensilvanya Üniversitesi'nde doktora, Michigan Üniversitesi'nde de post doktorasını tamamladığını, 9 yıllık ABD tecrübesinin ardından Boğaziçi Üniversitesi'ne döndüğünü kaydetti.Özören, üniversiteye döndükten sonra kendi araştırma ekibiyle çalışmalarına devam ettiğini belirtti.Dünyanın 4 bölgesinde patentli, Türkiye'nin ilk ve tek biyoteknoloji buluşu olan 'mikrokürecik' teknolojisi üzerinde yürüttükleri çalışmaların bugünkü aşı çalışmalarının önünü açtığını ifade eden Özören, temel bilimler alanında yapılacak her çalışmanın, 50 yıl sonra başka çalışmaların önünü açabileceğinin altını çizdi.'Biz 10 yıldır hazırız'Prof. Dr. Özören, biyoteknoloji alanında aldıkları patente yönelik çalışmaların bugünkü aşı çalışmalarının da altyapısını oluşturduğunu vurgulayarak, 'Bugünkü aşı çalışmaları için biz 10 yıldır hazırız. Biyoteknoloji alanındaki buluşumuzu 2010-2011 gibi yapmıştık, 2012'de patente başvurduk, 2014'te Türkiye tescilini aldık. 10 yıldır biz bu konuda kafa patlatıyoruz, çalışıyoruz ki bunlar da daha önceki on yılın bilimsel birikimine dayalı süreçler.' dedi.Türkiye'nin bakterilere, virüslere, parazitlere yönelik aşı ve ilaç merkezlerine ihtiyacı olduğunu dile getiren Özören, Nisan 2020'de onaylanan projeleri için 1,5 milyon lira fon aldıklarını anımsattı.Özören, yapılan deneyler hakkında bilgi vererek, 'Şu anda hayvan deneylerini bitirmek üzereyiz. Her şey olumlu gidiyor. Şu anda bize verilen sözler olumlu. 'Yeter ki fare deneyleri iyi gelsin ondan sonra biz bu fonları size temin edeceğiz' diyorlar. Biz de devletimize güveniyoruz. Umarım bu süreci geçerek, olumlu bir yol oluştururuz.' dedi.Prof. Dr. Özören, biyoloji alanında kadınların yoğunlukta çalıştığını, lisans öğrencilerinin ailelerinin ekonomik kaygılarla oğullarını para kazanacakları mühendislik ya da hekimliğe yönelttiğini anımsatarak, bunun aslında ülke için kayıp olduğunu, en yaratıcı beyinlerin temel bilimlere gelmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: "Kktc'ye 40 Bin İlave Aşı Daha Gönderiyoruz"
LEFKOŞA (AA) - Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Türkiye'den Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) bugüne kadar 40 bin doz yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı gönderildiğini ve bugün 40 bin doz daha aşı gönderileceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay, Türkiye ile KKTC arasında muhtelif anlaşmaların imza töreninde konuştu.Salgınla mücadelede KKTC'ye Türkiye'den 15,5 milyon değerinde sağlık malzemesi ve gıda yardımı sağladıklarının altını çizen Oktay, bugüne kadar 40 bin doz Kovid-19 aşısı temin ettiklerini hatırlattı.Oktay, 'Bugün inşallah 40 bin ilave aşı daha gönderiyoruz.' dedi.
Meteorolojiden 7 İl İçin Soğuk Hava Uyarısı
ÇANKIRI (AA) - Çankırı, Bartın, Bolu, Düzce, Karabük, Kırıkkale ve Zonguldak'ta sıcaklıkların hafta sonunda 6 ila 15 derece azalarak mevsim normalleri civarına ve yer yer altına ineceği tahmininde bulunuldu.Meteoroloji 9. Bölge Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, 7 ilde mevsim normallerinin 6 ila 12 derece üzerinde seyreden hava sıcaklıklarının cuma günü kuzeybatı kesimlerden başlayarak azalacağı belirtildi.Cuma günü Balkanlar üzerinden gelecek yağışlı sistemin etkisiyle sıcaklıkların hafta sonunda 6 ila 15 derece azalacağı vurgulanan açıklamada, 'Pazar günü Karadeniz üzerinden gelecek sistemin ve kuvvetli poyrazın etkisiyle Batı Karadeniz başta olmak üzere kuzey ve iç bölgelerin tamamının kar yağışının etkisi altında kalması, pazartesi gününden itibaren de kuzey ve iç kesimlerde soğuk havanın etkisini artırması ile kar yağışlarının aralıklarla devam etmesi bekleniyor.' ifadelerine yer verildi.
İç Anadolu'da Hava Sıcaklıkları Mevsim Normalleri Üzerinde Seyretti
SİVAS (AA) - Sivas, Kırşehir, Yozgat, Nevşehir, Kayseri ve Kırıkkale'de mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklıkları nedeniyle vatandaşlar parklarda zaman geçirdi. Hava sıcaklığının gece sıfırın altında 2 dereceye düştüğü Sivas'ta, gün içerisinde sıcaklık 13 derece ölçüldü. Mevsim normalleri üzerinde seyreden hava sıcaklığı, il merkezinin yanı sıra ilçelerde de etkili oldu. Sivas'ta sıcak havayı fırsat bilen vatandaşlar parklarda zaman geçirdi. KırşehirKırşehir'de, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle meydanlar, caddeler ve parklarda yoğunluk yaşandı.Kent merkezindeki sıcaklık, şubat olmasına rağmen 16 dereceye kadar çıktı. Cacabey Meydanı, İkizarası Kentpark, Masal Park, Terme ve Atatürk caddelerinde yoğunluk oluştu.Polis ekipleri, megafonlarla vatandaşları maske ve mesafe konusunda uyardı, belediye hoparlörlerinden de aynı konuda anons yapıldı.YozgatSon yılların en kurak kış mevsiminin yaşandığı Yozgat'ta, şubat ayında adeta ilkbahardan kalma günde hava sıcaklığı 13 derece ölçüldü, vatandaşlar parklara akın etti. Cumhuriyet Meydanı'nda da vatandaşlar güneşin tadını çıkardı. NevşehirNevşehir'de hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle turistik alanlarda hareketlilik yaşandı.Yerli ve yabancı turistler, termometrelerin 17 dereceyi gösterdiği bölgede, açık havada gezinti yaptı.Göreme beldesinde peribacaları arasında at ve ATV motorlarla dolaşan turistler, sıcak havanın keyfini çıkardı.Ailesiyle gezinti yapan Hakkı Sağlam, AA muhabirine, kışlık mont yerine ceketle dolaşabildiğini belirterek, 'Geçen yıla kıyasla bu mevsimde çok sıcak bir hava var. Genelde çok soğuk olurdu. Ancak havanın bu durumundan mutluyuz, gezmeye devam ediyoruz.' dedi.KayseriKayseri'de hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle özellikle parklarda yoğunluk yaşandı. Hava sıcaklığının 16 derece ölçüldüğü kentte, vatandaşlar parklara akın ederek, güzel havanın tadını çıkardı. Mimar Sinan Parkı'nda oturan emekli 66 yaşındaki Abidin Taşöz, AA muhabirine, hava çok güzel olunca gazetesini okumak için parka geldiğini söyledi.KırıkkaleHava sıcaklığının 17 derece olduğu Kırıkkale'de vatandaşlar özellikle Cumhuriyet Meydanı ve parklarda güzel havanın tadını çıkardı.Çocuklarıyla birlikte parklara gelen aileler, güneşli havada bir süre zaman geçirdi.Kent meydanında bisiklet süren ve eğlenen çocuklar dikkati çekti.
Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov: "Tsk, Dünyanın En Güçlü Ordularındandır"
KARS (AA) - Azerbaycan Savunma Bakanı Zakir Hasanov, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) dünyanın en güçlü ordularından olduğunu belirterek, 'Kardeş ülke ile güçlü bir iş birliğimiz mevcut. TSK'nin tecrübelerinden faydalanmak bizim için önemlidir.' dedi. Bakan Hasanov, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri personelinin katılımıyla Kars'ta düzenlediği Kış 2021 Tatbikatı'nın Seçkin Gözlemci Günü'nde yaptığı konuşmada, Türkiye ile tatbikat yapmanın mutluluğunu ve gururunu yaşadıklarını söyledi.Tatbikatın, iş birliği ve koordinasyonu sağlamak, derin kar ve şiddetli soğuklarda harekat imkan ve kabiliyetlerini denemek amacıyla yapıldığını ifade eden Hasanov, şöyle konuştu:'TSK, dünyanın en güçlü ordularındandır. Kardeş ülke ile güçlü bir iş birliğimiz mevcut. TSK'nin tecrübelerinden faydalanmak bizim için önemlidir. Azerbaycan ve Türkiye arasındaki tarih, din ve medeniyet, iki ülke arasındaki köklü bağları teşkil eder. Liderimiz Haydar Aliyev tarafından 'tek millet iki devlet' olarak ifade edilen Türkiye-Azerbaycan ilişkileri, bugün de devlet başkanlarımızın rehberliğinde umutla devam etmektedir. Azerbaycan ile Türkiye arasında alakaların ve kardeşliğimizin devam etmesinde devlet başkanlarımızın katkısı büyük.'Hasanov, Azerbaycan'ın 44 günlük muharebede Ermenistan'ı mağlup ederek topraklarının işgaline son noktayı koyduğunu belirterek, bu muharebede Türkiye'nin her zaman yanlarında olduğunu dile getirdi.'Bütün dünya kardeşliğimizin sarsılmaz olduğunu gördü'Bunun, iki ülke arasındaki birliğin nişanesi olduğunu aktaran Hasanov, şunları kaydetti:'Muharebe zamanında Türkiye, politikasını çizdi ve bizim yanımızdaydı. Siyasi, manevi ve diplomatik desteklerle yanımızda oldu. Türkiye bu tutumuyla dünyaya şu mesajı verdi: Türkiye Azerbaycan'ın yanındadır. Bütün dünya bir daha gördü ki Türkiye-Azerbaycan birliği, kardeşliği sarsılmazdır ve ebedidir. Türkiye'nin yanımızda olması bizi daha da gururlandırdı, bize güç verdi. Biz bu güçten istifade ederek işgal altındaki topraklarımızı işgalden azat ettik. Azerbaycan halkı bunu çok kıymetlendirdi. Türkiye'nin bize verdiği büyük destekten dolayı teşekkürlerimi bildirmek istiyorum.'Hasanov, Karabağ muharebesinin Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini daha iyi şekilde güçlendirdiğini vurgulayarak, 'Azerbaycan ve Türkiye askerleri, Azadlık Meydanı'nda zafer geçidinden geçtiler. Bu tarihi günde Azerbaycan halkı da Türkiye ve Azerbaycan bayraklarıyla desteklerini göstermiştir. Kış tatbikatımızın da başarılı, hayırlı geçmesini temenni ediyor ve hepinizi tebrik ediyorum. Eminim ki kardeşliğimiz, birliğimiz, ilişkilerimiz böyle devam edecek. Yaşasın Türkiye-Azerbaycan kardeşliği.' diye konuştu.
Kastamonu'da Kovid-19 Tedbirlerine Uymayan 70 Kişiye Para Cezası Kesildi
KASTAMONU (AA) - Kastamonu'da son bir haftada yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tedbirlerine uymayan 70 kişiye para cezası verildi.Valilikten yapılan yazılı açıklamada, 4-10 Şubat tarihlerindeki denetimlerde maske takmayan iki, sigara yasağına uymayan bir, sosyal mesafe kuralına uymayan 9 ve sokağa çıkma kısıtlamasını ihlal eden 58 kişiye toplam 138 bin 673 lira idari ceza uygulandığı bildirildi.Karantina ve izolasyon tedbirlerine uymayan bir kişi hakkında da suç duyurusunda bulunulduğu, karantina kapsamında yurtlarda kimsenin kalmadığı ifade edildi.
Reklam
İzmir'de 85 Yaşındaki Kadının Kapağı Çalınan Rögara Düşme Anı Güvenlik Kamerasında
İZMİR (AA) - İzmir'in Buca ilçesinde şüphelilerin rögar kapağını çalmaları ve bir süre sonra oradan geçen 85 yaşındaki kadının rögara düşme anı, güvenlik kamerasınca kaydedildi. Kozağaç Mahallesi'nde yaşanan olaya ilişkin güvenlik kamerası kayıtları ortaya çıktı.Kayıtlarda iki kadın sokağa gelip rögar kapağını çıkarıp götürüyor. Bir süre sonra buradan geçen 85 yaşındaki Perihan Emek, rögara düşüyor. Öte yandan ayağında ve bacağında kırıklar oluşan Perihan Emek'in hastanedeki tedavisi tamamlandı. Yalnız yaşadığı öğrenilen kadın, taburcu edildikten sonra yakınları tarafından götürüldü.Perihan Emek, 9 Şubat'ta yoldan geçerken kapağı hırsızlarca çalınmış rögara düşmüştü. Çevredekilerin yardımıyla çıkarılan kadın, yakınlarınca Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesine kaldırılmıştı.
Lübnan'da Öldürülen Hizbullah Karşıtı Şii Aktivist, Yabancı Büyükelçilerin Katıldığı Törenle Toprağa Verildi
BEYRUT (AA) - Lübnan'da kaçırılarak öldürülen Hizbullah karşıtı Şii araştırmacı aktivist Lokman Slim, ABD'nin ve diğer bazı ülkelerin Beyrut'taki büyükelçilerinin katılımıyla gerçekleştirilen törenle son yolculuğuna uğurlandı.Lübnan'ın güneyinde 3 Şubat akşam saatlerinde kaçırıldıktan sonra silahla öldürülmüş halde bulunan Slim'in naaşı, Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen başkent Beyrut'un güney banliyösünde yer alan evinin bahçesinde defnedildi.Öğleden önce düzenlenen defin törenine ABD, Almanya, İngiltere ve İsviçre'nin Beyrut büyükelçilerinin yanı sıra Müslüman ve Hristiyan din adamları ile diğer birçok siyasi ve aktivist katıldı.Slim'in annesi Selma Mirşak, törende aile adına yaptığı konuşmada, Lübnanlı gençlere seslenerek Lokman Slim'in yolunda gitmeleri çağrısında bulundu.Lübnan'da ancak diyalog yoluyla devletin inşa edilebileceğini ifade eden Mirşak, gençlere hitaben 'Oğlumu benden alan ve bizlere hiçbir faydası olmayan silahtan uzak durun.' dedi.ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Dorothy Shea, 'vahşice işlenen bir cinayet sonucu büyük bir zatı kaybettiklerini' dile getirerek, Slim'in ailesi ve sevenleriyle törende olmaktan gurur duyduğunu söyledi.Slim'in korku ve şiddete boyun eğmeden Lübnan halkına hizmet ettiğini ifade eden Shea, Slim'in kurduğu kuruluşlara desteklerini sürdürecekleri vaadinde bulundu.Almanya'nın Beyrut Büyükelçisi Andreas Kindl de Slim ile 2 kez bir araya geldiğini dile getirerek, Slim'in Alman eşini ve ailesinin diğer fertlerine taziyelerini ilettiklerini aktardı. Kindl, geçen hafta işlenen cinayete ilişkin tüm gerçeklerin şeffaf olarak ortaya çıkarılması çağrısında bulunmuştu. Lokman Slim kimdir?Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Beyrut'un güney banliyösünde 1962'de Şii bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Lokman Slim, Fransa'da 4 yıl felsefe alanında üniversite eğitimi aldıktan sonra 1982'de Lübnan'da Arap edebiyatıyla ilgilenmeye başladı.Sonraki yıllarda Lübnan ve bölgesel tarihi konularında çalışmalarda bulunmak üzere bir araştırma merkezi kuran Slim, İran'ın desteklediği Hizbullah'a muhalefetiyle tanınıyordu.Gazeteci aktivist Slim, ekonomik krize karşı 17 Ekim 2019'da ülke geneline yayılan protestolarda Şiilerin yoğun olduğu bölgelerde öne çıkan isimler arasında yer almıştı.Resmi haber ajansı NNA, Lokman Slim'in, 4'ü kafasından ve biri sırtından olmak üzere 5 kurşunla öldürüldüğünün adli tıpta tespit edildiğini aktarmıştı.Hizbullah'a muhalif Lübnanlı Şii aktivist Slim'in öldürülmesi, yerel ve uluslararası çapta yoğun tepkilere neden oldu.
Reklam
Lübnan'da Hükümeti Kurmakla Görevlendirilen Hariri'nin Yurt Dışı Mekik Diplomasisi Tartışılıyor
BEYRUT (AA) - RAYA ŞARTUNİ - Lübnan'da Ekim 2020'de hükümeti kurmakla görevlendirilen Müstakbel Hareketi lideri Saad Hariri'nin Mısır'dan başlattığı yurt dışı mekik diplomasisine rağmen yeni hükümetin kurulmasına yönelik ülkede hiçbir iyimser belirti olmadığı gibi görüşmeler durma noktasına geldi.Hariri, ocak ayı başlarında kendisini 'yalancılıkla' suçlayan Cumhurbaşkanı Mişel Avn'a, Twitter üzerinden İncil'den atıfla 'aldatma ve günahtan' bahseden bir paylaşımla cevap verdi. Lübnan içinde yaşanan bu atışmalar ve hükümetin kurulmasına yönelik çalışmaların adeta donması karşısında Hariri, yurt dışı bağlantılarını harekete geçirdi.Cumhurbaşkanı Avn'dan 22 Ekim 2020'de hükümeti kurma görevini alan Hariri, 3 Şubat'ta yurt dışı turunu Mısır'dan başlattı.Kahire'de Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi'yle Lübnan'daki gelişmeler ve genel durumu değerlendiren Hariri, ardından Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Fransa'ya geçti.Hariri, hükümeti kurma görevini iade etmeyecekSünni Müstakbel Hareketinin üst düzey yetkililerinden Mustafa Alluş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hariri'nin gerçekleştirdiği yurt dışı ziyaretlerine ilişkin, 'Hariri'nin yurt dışı ziyaretlerini ilişkiler arasında ağ oluşturma ve Lübnan'ı çeşitli düzeylerde destekleme girişimleri olarak görüyorum. Yalnız Hariri, ne Mısır'da ne de başka bir ülkede hükümetin kurulmasına yönelik herhangi bir çözüm araştırmıyor.' dedi.Hariri'nin yaklaşık 2 haftadır temaslarda bulunduğu Mısır, BAE ve Fransa'nın Lübnan'daki hükümet krizinin çözümünde oynayabileceği role ilişkin ise Alluş, 'Lübnan hükümeti yurt dışında değil, sadece Lübnan'da kurulur. Hükümet kurma meselesini çözmeye yönelik ortada bir niyet varsa bu başka ülkelerle değil, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn'la beraber yürütülmelidir.' diye konuştu.Bu meseleye Avn tarafından çözüm getirilemezse, Avn'ın Cumhurbaşkanlığı döneminin hükümetsiz geçeceğini söyleyen Alluş, Hariri'nin görevden affını istemeyeceğini aynı zamanda geri de çekilmeyeceğini belirtti.Hükümet krizinin çözülmesine dair bir işaret yokLübnanlı siyasi analist Munir er-Rabih, 'Değişen bölgesel ve uluslararası koşullara rağmen, Lübnan'da hükümet düğümünün çözülmesine dair bir işaret yok.' dedi.ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile Fransız mevkidaşı Jean-Yves Le Drian, 4 Ağustos 2020'de Beyrut Limanı'nda meydana gelen patlamanın 6. ayı dolayısıyla 4 Şubat'ta yaptıkları ortak açıklamada, patlamanın aydınlatılması ve Lübnan'da bir an önce 'güvenilir ve etkin' bir hükümetin kurulması çağrısında bulunmuştu.ABD ve Fransa'nın söz konusu çağrısını hatırlatan Rabih, Washington'un Fransız girişimine destek verdiğini ve Paris yönetiminin de Lübnan üzerindeki baskısını sürdürdüğünü söyledi.Cumhurbaşkanı Avn'ın, telefonda görüştüğü Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron'a 'Lübnan'da reformları hayata geçirmek için Hariri ile iş birliğinin mümkün olmadığını söylediğini' aktaran Rabih, bu tutumuyla Avn'ın hükümeti kurma sürecindeki müzakerelerde elini güçlü tutmaya çalıştığını savundu.Rabih, Avn'ın ayrıca Cumhurbaşkanlığı makamının etkisini geri kazanmak ve aynı zamanda damadı olan eski Dışişleri Bakanı olan Cibran Basil üzerindeki ambargonun kaldırılmasını sağlamak isteğini söyledi.ABD Hazine Bakanlığı, 6 Kasım 2020'de Basil'in yaptırım listesine alındığı duyurmuştu. Dönemin Hazine Bakanı Steven Mnuchin, Basil'e yönelik yaptırım kararının 'yolsuzluk ve Hizbullah ile ilişkileri' nedeniyle alındığını söylemişti. Basil, Lübnan'daki en etkili politikacılardan biri olarak biliniyor.Hariri'nin görevden çekilmemek ve makamını korumak için yurt dışı açılımına başladığını ileri süren Rabih, 'Hariri'nin Mısır ziyareti ve bu ziyaretten siyasi sonuç devşirme çabaları, Mısır ve Fransız tutumunun birbirine benzemesinden dolayı Manda bağlılığını teyit etmektir.' dedi.Rabih, Mısır ile Fransa'nın Lübnan'a yaklaşımlarının birbiriyle uyumlu olduğunu belirtirken, 'Mısır, Lübnan'a en az müdahale etme kabiliyetiyle Fransız hareketine ayak uyduruyor. Ancak Fransızların bu görevi Mısır'a devredeceği söylenemez.' şeklinde konuştu.ABD ile doğrudan görüşmeLübnanlı yazar ve siyasi analist Johnny Munir de benzer görüşleri paylaşarak, 'Hariri, bölgesel Sünni bağlantısını güçlendirmeye ve Mısır aracılığıyla Suudi Arabistan ile ilişkilerini yeniden kurmaya çalışıyor.' dedi.Munir, Lübnan'da yeni hükümet kurma sürecine ilişkin, şunları kaydetti:'Lübnan'da yakın zamanda hükümetin kurulmasına yönelik bir çözüm gerçekleşmeyecek. Bu durum şu anda Lübnan halkının en zayıf halkasıdır. Sorun, görünen nedenlerden değil, arka planlardan kaynaklanıyor. ABD ile doğrudan diyaloğa girmek için yeni hükümeti kurmama yönünde bir iç karar var.' Hizbullah'ın da geleceğini garanti altına almak istediği konuları müzakere etmek istediğini ancak Fransa'nın bu konuda yardımcı olamayacağını söyleyen Munir, şöyle konuştu:'Lübnanlıların, Fransızlar aracılığıyla ABD'lilerle dolaylı diyaloğu hiçbir işe yaramayacaktır. Cumhurbaşkanı Avn, damadı Basil'in geleceğini garanti altına almak ve ona yönelik yaptırımları kaldırtmak istiyor ancak bu mümkün olmayacak. Yaptırım meselesi sadece ABD'lileri ilgilendiren bir durum, Fransızlar bu konuda yardımcı olamazlar.'Macron'un yaklaşan ziyaretiÖte yandan Cumhurbaşkanı Avn'a yakın bir kaynak, Macron'un Beyrut'u ziyaret edebileceğini ama şu anda Lübnan'ın önceliğinin yeni hükümet olduğunu kaydetti.Söz konusu kaynak, hükümetin kurulmasına yönelik bir iç gelişmenin olmadığını belirterek, 'İzlenen bir dış hareket var. Bunun, Lübnan iç krizinde çözümün anahtarı olacağını umuyorum. Hariri, hükümetin kurulması ve Cumhurbaşkanı Avn'a cevap vermek konusunda gerçekten tutumunu düzeltmek isterse, görüşme turları olumlu sonuçlar verebilir.' ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığından yapılan açıklamada Hariri için kinayeli bir üslupla 'hükümet kurmada benzersiz' ifadesi kullanılmış, Hariri ise Avn'ın makamından yapılan eleştirilere cevap vermemişti.Aralık 2020'de Lübnan'ı ziyaret etmeyi planlayan Macron, yeni tip koronavirüse (Kovid-19) yakalanması üzerine bu ziyaret iptal etmişti.Son olarak Macron, 30 Ocak'ta Avn'la gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Lübnan'da yeni hükümetin kurulması konusunu konuşmuştu.Mısır sadece nasihat veriyorSiyasi analist Halid Mumtaz, 'Mısır, Lübnan'ın iç siyasetiyle ilgili tavsiye ve nasihat vermekten başka bir şey yapmıyor. Mısır, Lübnan'a ekonomik yardım yapacak bir güce sahip değil. Sadece yardım gücü olarak bakmamak lazım, aynı zamanda, istenen hükümet kurulana kadar, Lübnan'a yapılacak yardımların engellenmesi yönünde de uluslararası bir karar var.' diye konuştu.Mekik diplomasisinin çözüm olması durumunda bir hükümet kurulabileceğini söyleyen Mumtaz, yurt dışından nasıl yardım alınacağı ve ülkede ekonominin nasıl canlandırılacağı konusunda ise soru işaretleri olduğunu dile getirdi.
Özgecan Aslan Ölümünün 6. Yılında Mezarı Başında Anıldı
MERSİN (AA) - Mersin'de, okuldan çıktıktan sonra evine gitmek için bindiği minibüste katledilen Özgecan Aslan, ölümünün 6. yılında ailesi ve vatandaşlar tarafından mezarı başında anıldı.Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te 19 yaşındayken öldürülen Özgecan Aslan'ın Mersin Şehir Mezarlığı'ndaki melek figürlü anıt mezarlığı, sabahın erken saatlerinden itibaren ziyaretçileri ağırladı.Genç kızın annesi Songül, babası Mehmet, kardeşi Barış ve yakınlarının yanı sıra Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ile çok sayıda vatandaş mezara çiçek bıraktı, dua etti.Baba Aslan, gazetecilere, kızının ölümünün 6. yılında dua ettiklerini belirterek, '6 yılı çok üzgün şekilde geçirdik. Psikologlardan aldığımız desteklerle ayaktayız. Bu vesileyle Özge'mi 6 yıldır unutmayanlara, kabri başında dualarını esirgemeyenlere teşekkür ediyorum. Herkesten Allah razı olsun.' dedi.Kadına yönelik şiddetle uzun yıllardır mücadele edildiğini aktaran Aslan, şöyle konuştu:'Memleketimiz ve bütün dünya, kadına yönelik şiddetle, kaba kuvvetle maalesef çok uzun yıllardır mücadele ediyor. Kadına şiddet hiçbir zaman kader değildir. Sayın Cumhurbaşkanımızın da dile getirdiği gibi 'Kadına şiddet insanlığa ihanettir.' Şimdiye kadar öldürülmüş, katledilmiş, incitilmiş bütün kadınlarımızın, kızlarımızın ruhları şad olsun, mekanları cennet olsun. Allah annelerine, babalarına, sevdiklerine sabır versin.'Anne Aslan da çok üzgün olduklarını ifade ederek, 'Unutamıyoruz. Hep acılıyız. Özge'm bunu hak etmiyordu. Bütün kadınlarımıza Allah yardım etsin, kadına şiddet son bulsun. Kızımın hiçbir suçu, günahı yoktu. Saf, masum kızım sadece evine geliyordu.' diye konuştu.Özgecan Aslan'ın katledilmesiÜniversite öğrencisi Özgecan Aslan, Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te okuldan çıktıktan sonra evine gitmek için bindiği minibüste katledilmişti. Tutuklu sanıklar Ahmet Suphi Altındöken, babası Necmettin Altındöken ve Fatih Gökçe, yargılama sonucunda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı.Cinayetin faili Ahmet Suphi Altındöken, Adana F Tipi Kapalı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda bir mahkum tarafından 11 Nisan 2016'da öldürülmüştü.
Reklam
Fas'ta Sağlık Çalışanları Yıpranma Payı Ödemelerinin Gecikmesini Protesto Etti
RABAT (AA) - Fas'ta sağlık çalışanları yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle belirlenen yıpranma payı ödemelerindeki gecikmeye tepki gösterdi. Başkent Rabat'taki İbn-i Sina Hastanesi çalışanlarının düzenlediği eyleme, 100'den fazla sağlık çalışanı katıldı.Eylemde, 'haklarımızı istiyoruz' ve 'Fas'taki bütün sağlık çalışanları yanımızda' yazılı pankartlar açıldı.Fas Demokratik Sağlık Örgütünden yapılan yazılı açıklamada, sağlık çalışanlarının barışçıl yollarla haklarını talep etmesinin desteklendiği kaydedildi. Sağlık Bakanlığını konuyla ilgili harekete geçmeye davet eden Örgüt, söz konusu eylemin 'İbn-i Sina Hastanesinde çalışan sağlık emekçilerinin de Krallığın diğer sağlık kurumlarında olduğu gibi bakanlığın onay verdiği yasal haklarından faydalanması' hedefiyle gerçekleştirildiğini vurgulandı.Fas Sağlık Bakanlığı, Kovid-19 salgını sürecinde yoğun çalışmak durumunda kalan sağlık personellerine yıpranma payı verilmesini kararlaştırmıştı.
Pakistan, Endonezya, Malezya Ve Japonya'da Kovid-19 Salgınına İlişkin Gelişmeler
İSLAMABAD (AA) - Asya ülkelerinden Pakistan, Endonezya, Malezya ve Japonya'da yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını etkisini sürdürüyor.Pakistan Koronavirüs Ulusal Yönetim ve Kontrol Merkezinden yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte tespit edilen 1502 vakayla ülkedeki toplam sayı 559 bin 93’e yükseldi. Son 24 saatte 57 kişinin yaşamını yitirmesiyle ölenlerin sayısı 12 bin 185’e, iyileşenlerin sayısı ise 516 bin 683’e çıktı.EndonezyaSağlık Bakanlığının verilerine göre, ülke genelinde son 24 saatte Kovid-19 vaka sayısı 8 bin 435 artarak 1 milyon 191 bin 990’a yükseldi.Kovid-19’dan hayatını kaybedenlerin sayısı 214 artışla 32 bin 381’e, iyileşenlerin sayısı 10 bin 145 artışla 993 bin 117’ye çıktı.Öte yandan Devlet Başkanı Joko Widodo, yaptığı açıklamada, sağlık çalışanları ile 14 Ocak’ta başlayan toplu aşılama programı kapsamında gelecek hafta kamu ve hizmet sektöründe çalışanların aşılanmasına başlanacağını belirttiMalezyaMalezya Sağlık Bakanlığının açıklamasına göre, son 24 saatte 3 bin 384 kişinin Kovid-19 testi pozitif çıktı, ülkedeki toplam vaka sayısı 254 bin 988'e ulaştı.Bugün 3 bin 774 kişi daha sağlığına kavuştu, iyileşenlerin sayısı 202 bin 269, aktif vaka sayısı 51 bin 783 oldu.Son 24 saatte salgından 13 kişinin yaşamını yitirdiği Malezya'da, virüse bağlı can kaybı sayısı 936'ya ulaştı.JaponyaJaponya’da ise Kovid-19 vaka sayısı son 24 saatte 1695 artarak 412 bin 635’e, virüse bağlı can kaybı sayısı 78 artışla 6 bin 817’ye yükseldi.Son bir günde 66 bin 682 kişiye virüs testi yapılırken, 2 bin 919 kişinin taburcu edildiği ülke genelinde 713 kişi yoğun bakım servislerinde Kovid-19 tedavisi görüyor.
Reklam
Diyarbakır Annelerine Destek Ziyaretleri Sürüyor
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır annelerinin, dağa kaçırılan çocuklarına kavuşma ümidiyle HDP İl Başkanlığı binası önündeki oturma eylemi, destek ziyaretleri ile devam ediyor.Çocuklarının dağa kaçırılmasından HDP'yi sorumlu tutan Diyarbakır annelerinin, 3 Eylül 2019'da başlattığı oturma eylemi 528'inci gününde devam ediyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı Muhiddin Gülal, Diyarbakır Valisi Münir Karaloğlu ve bazı iş insanları ile oturma eylemi yapan aileleri ziyaret etti.Ziyaret sırasında HDP ve terör örgütü PKK'ya tepkisini dile getiren aileler, evlatlarına kavuşana kadar oturma eylemini sürdürmekte kararlı olduklarını belirtti.Dağa 6 yıl önce götürülen oğlu Adil için Gaziantep'ten gelerek evlat nöbetine katılan anne Cennet Kabaklı, oğluna kavuşmak istediğini söyledi.Kabaklı, 'Evladımı HDP'den, PKK'dan istiyorum. Yaz, kış, soğuk, hastalık, pandemi demedim, buradayım. Oğlumu almadan buradan gitmeyeceğim.' dedi.Oğlu Mikail için eylem yapan baba Yusuf Erdinç de oğluna güvenlik güçlerine teslim olması çağrısında bulundu.Erdinç, 'Oğlumu HDP'den istiyorum. Oğlumu alana kadar buradan gitmeyeceğim.' diye konuştu.Öte yandan babaannesiyle oturma eyleminde yer alan bir çocuk da babasına yazdığı mektubu okudu.
Onlarca Fanatik Yahudi Mescid-İ Aksa'ya Baskın Düzenledi
KUDÜS (AA) - İsrail polisinin eşlik ettiği onlarca fanatik Yahudi, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde bulunan Mescid-i Aksa'nın avlusuna girdi.Kudüs İslami Vakıflar İdaresinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail polisi korumasındaki 166 fanatik Yahudi'nin Mescid-i Aksa'nın güneybatısında bulunan El-Meğaribe (Fas) Kapısı'ndan Harem-i Şerif'e baskın düzenlediği belirtildi.Fanatik Yahudilerden 45'inin dini okul öğrencisi, 63'ünün de sivil polis olduğuna dikkati çekilen açıklamada, yeni grupların da polisler eşliğinde Harem-i Şerif'e girmeye başladığı kaydedildi.İsrail polisi korumasındaki fanatik Yahudilerin sabah ve öğleden sonra Harem-i Şerif'e düzenlediği bu tür baskınlar bölgede gerginliğin tırmanmasına neden oluyor.Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin egemenliği ihlal ediliyorİşgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor. Yahudiler ise içinde Kıble Mescidi ile Kubbetu's Sahra Camisi'nin yanı sıra müze, medreseler ve büyük avlunun yer aldığı Mescid-i Aksa Külliyesi altında, sözde Süleyman Mabedi kalıntılarının bulunduğu iddiasıyla kazı çalışmaları yapıyor ve Mescid-i Aksa'da kendilerinin de ibadet etme hakları olduğunu savunuyor.Mescid-i Aksa, İsrail ile Ürdün arasında 26 Ekim 1994'te imzalanan barış antlaşmasına göre Ürdün Vakıflar, İslami İşler ve Mukaddesat Bakanlığına bağlı Kudüs İslami Vakıflar İdaresinin himayesinde bulunuyor. Ancak Yahudiler, 2003'ten bu yana İdarenin izni olmadan İsrail'in tek taraflı kararıyla polis eşliğinde kutsal mabede giriyor. Bu girişleri baskın olarak nitelendiren Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Müslümanların egemenliğinin ihlal edildiğine işaret ediyor.
Reklam
Yök Başkanı Saraç, "Yök Akademik Kariyer-Liyakat Platformu" Tanıtımında Konuştu:
ANKARA (AA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 'YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu' sayesinde, Türk yükseköğretim sisteminde yer almak isteyen, doktorasını başarıyla tamamlamış Türk veya yabancı uyruklu kişiler ile stratejik hedefleri doğrultusunda öğretim üyesi arayan üniversitelerin bir araya geleceğini bildirdi.YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu, Saraç ve YÖK Genel Kurul üyelerinin katılımıyla tanıtıldı.YÖK'te düzenlenen tanıtım toplantısında konuşan Saraç, platformun geçen hafta Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki YÖK Anadolu Projesi'nin tanıtım toplantısı sırasında ilk defa Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna açıklandığını anımsattı.Çalışmanın doktoralı insan kaynağının Türk yükseköğretim sisteminde daha şeffaf ve liyakat odaklı istihdamına imkan sağlayacağının altını çizen Saraç, şöyle devam etti:'Yeni YÖK'ün bir hizmeti olan YÖK Akademik Kariyer-Liyakat Platformu sayesinde, Türk yükseköğretim sisteminde yer almak isteyen, doktorasını başarıyla tamamlamış Türk veya yabancı uyruklu kişiler ile stratejik hedefleri doğrultusunda öğretim üyesi arayan üniversiteler bir araya gelecektir. Böylece Türk yükseköğretim sisteminde doktoralı insan kaynağı ihtiyacının karşılanması sürecine katkı sağlanacak ve öğretim üyeliği istihdamı sürecinin daha şeffaf, nitelik, liyakat ve ehliyet esaslı olarak yürütülmesi mümkün olacaktır.'Yükseköğretimde ilk defa uygulanacak bu yöntemle üniversite akademik personel istihdamına yeni bir vizyon kazandırılacağını belirten Saraç, projenin kurgusu itibarıyla Türkiye'de ve uluslararası düzeyde bir ilk olma özelliğine sahip olduğunu vurguladı.Projenin doktoralı öğretim üyesi adayı ile nitelikli öğretim üyesine ihtiyaç duyan üniversiteler olmak üzere iki ayağı olduğuna işaret eden Saraç, akademisyen adayı tarafına ilişkin, 'Bu platforma doktora eğitimlerini başarı ile tamamlayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile yabancı uyruklular giriş yapabilecekler. Doktoralı öğretim üyesi adayları belirlenen elektronik adresten (https://kariyer.yok.gov.tr) veya e-Devlet kapısından e-Devlet şifreleri ile platforma girebilecekler.' bilgisini verdi.Üniversiteler tarafından girilen çağrı veya ilanları görebilmek için doktora mezunu olmak gerektiğine dikkati çeken Saraç, sürecin işleyişine ilişkin şunları söyledi:'Doktora mezunu adaylar, uygulama üzerinden kendilerine ait öz geçmiş bilgilerini doldurarak sisteme dahil olabilecekleri gibi YÖKSİS üzerinde bulunan öz geçmiş ve/veya denklik bilgilerini de sisteme aktarabileceklerdir. Daha sonra bu adaylar, öz geçmiş ekranlarında bulunan ve yetkinlik alanlarını tanımlayan ÜAK (akademik) temel alan, bilim alanı ve anahtar kelime seçimlerine uygun olarak kendi akademik bilgilerini girecekler. Son olarak da doktoralı öğretim üyesi adayları sisteme kayıt olduktan sonra üniversiteler tarafından sisteme girilen çağrı ve ilanları görebilecekler ve ilgilendikleri çağrı için ilgili üniversiteye diledikleri takdirde niyet mektubu gönderebilecekler. Yabancı uyruklu üstün nitelikteki, doktoralı akademisyen adayları da bu sistem aracılığı ile üniversitelerimize belirlenen elektronik adresten (https://career.yok.gov.tr) başvuru yapabilecekler.'Saraç, platforma girip üye olan yabancı uyruklu adayların akademik alan, bilim alanı ve anahtar kelimeler seçimi ile kendilerinin yetkinlik alanlarını platforma tanıtacaklarını, ayrıca isterlerse Türkiye'de akademik kariyer yapmak istedikleri il tercihini de işaretleyebileceklerini ve niyet mektubu gönderebileceklerini bildirdi.Platformun üniversiteler tarafına ilişkin olarak da Saraç, 'Bu platform, Yükseköğretim Bilgi Sistemi (YÖKSİS) üzerinde bulunan 'YÖK Kariyer' modülünde yer almakta olup, üniversitelerimize ihtiyaçları olan doktoralı öğretim üyeleri için çağrıda bulunmalarına veya ilanlarını paylaşmalarına da imkan tanıyacaktır. Bunun için yükseköğretim kurumları öncelikle ihtiyaç duydukları öğretim elemanlarının temel alan bilgilerini platforma kaydedecekler.' ifadelerini kullandı.İlan kısmında ise yükseköğretim kurumları tarafından Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere gönderilen öğretim üyesi ilanlarının üniversite tarafından sisteme girilmiş bir örneği bulunacağını aktaran Saraç, bununla da akademik ilanların kolay bir şekilde takibinin sağlanacağına işaret etti.'Akademideki atamalara ilişkin şikayetlerin farkındayız'Üniversitelerin çıktıkları çağrı ile ilgilenip niyet mektubu gönderen kişileri, çağrı ve ilanlarına dair bu bilgileri ekranlarında görüntüleyebileceklerini vurgulayan Saraç, şunları kaydetti:'İlk aşamada bu platform, devlet üniversitelerimiz için aktif hale getirilecek olup, bilahare vakıf üniversitelerimizin de hizmetine sunulacak. Yükseköğretim tarihinde bir ilk olan bu platform, doktorasını tamamlamış akademisyen, araştırmacı ve bilim insanlarının Türk yükseköğretim sisteminde daha şeffaf ve liyakat odaklı istihdamının gerçekleşmesine hizmet edecektir. Yeni YÖK olarak, kaliteyi, şeffaflığı ve liyakati önceleyerek yeni ve yenilikçi çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Akademideki atamalara ilişkin şikayetlerin farkındayız ama bu şikayetlerin ancak şeffaflık ve liyakati önceleyerek çözülebileceğini, önümüzdeki günlerde liyakat ve ehliyeti öne çıkaracak yeni kararlar alınacağını da ifade etmek isteriz.'Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Saraç, projenin ne zaman başlayacağına ilişkin soru üzerine, bugün itibarıyla doktorasını bitiren adayların bilgilerini sisteme yükleyebileceklerini söyledi.Saraç, YÖK'ün sistemin neresinde olacağına ilişkin soruya, YÖK'ün sistemin gözetimi ve gelişiminden bütünüyle haberdar olacak şekilde kendi pozisyonunu belirlediği, sistemin her yerinde olacağı karşılığını verdi.Platformun liyakat sorununa bir çözüm olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Saraç, şu yanıtı verdi:'Akademide son günlerde yapılan atamalarda liyakat ve ehliyetin gözetilmediği, bu hususun da toplumsal vicdanı rahatsız ettiği yönünde çok yoğun ve dikkate alınması gereken şikayetler var. Bu tabii ki projeyle alınacak bir iki kararla düzeltilecek bir husus değil tek başına. Bir kültür meselesi. Bu kültürün yerleşmesi, yani liyakat ve ehliyetin yerleşmesi için de o süreçlerin kolaylaştırılması, arızi durumların sisteme sirayet etmesine engel olunması da icap ediyor. Bu yönde atılan çok önemli bir adım.Gençlerimiz, liyakatli olduklarını ifade edip, kendilerinin ehliyetlerine ve liyakatlerine uygun bir tarzda bir sistem içerisinde üniversitelere intikal edemedikleri hususunu dile getiriyorlar ve bunların kamuoyuna yansıyan örnekleri de gerçekten de bizim ciddiye almamız gereken örnekler. Bu bağlamda biz üniversitelerimizde doktorasını bitiren üniversite öğretim üyesi adaylarımızı, ince bir mühendislikle belirlenen bir sistem dahilinde birleştireceğiz. Ama bunun ötesinde yeni YÖK olarak önümüzdeki haftalarda bu ilanlara yönelik yeni kararlar alacağımızı da ben burada ifade etmek isterim. Özellikle Türkiye'de tek bir kişinin ihtisas yaptığı bir alana özgü özel şart konularak ilana çıkılması ne akademinin ne vatandaşlarımızın vicdanında kabul görecek bir husus değil. Ben bu kadarını ifade edeyim, bununla da ilgili önümüzdeki haftalarda bazı kararlar alacağız.''Çok basit, sade bir iki karar alacağız'Saraç, alınacak kararlara ilişkin detayların sorulması üzerine şu bilgileri aktardı:'Bununla ilgili çok basit, sade bir iki karar alacağız, genel geçer düzenleme yapacağız. Çünkü bu kabul edilemez. Diğer taraftan sadece vicdanları yaralamasının ötesinde akademik gelişime daimi tekamülü de yani kaliteyi de engelleyici bir bariyer olarak çıkıyor önümüze. Neresinden bakarsak bakalım, bu hususun, bu kötü gidişin engellenmesi lazım. Tabii biz isteriz ki üniversitelerimiz kendilerine devrettiğimiz bu yetkiler çerçevesinde bunu üniversite bazında çözümlesinler. Fakat bu olmadığı takdirde Yükseköğretim Kurulunun da anayasadan kaynaklanan bazı yetkileri çerçevesinde bu konuya müdahale etmesi görev tanımına dahil oluyor. Bundan dolayı önümüzdeki haftalarda, çok kısa bir süre içerisinde çok basit, yalın bazı kararlar alacağız ve bunları tamim edeceğiz.'Projenin komplike ve karmaşık olmadığını belirten Saraç, basit, sade, yalın ve hemen sonuç üretecek şekilde kurgulandığını söyledi. Saraç'ın konuşmasının ardından platformun tanıtım videosu gösterildi.
Aksaray'da 10 Ton 860 Kilogram Kaçak Akaryakıt Ele Geçirildi
AKSARAY (AA) - Aksaray'da '10 numara yağ' olarak da bilinen 10 ton 860 kilogram kaçak akaryakıt ele geçirildi, 5 şüpheli yakalandı.İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, akaryakıt kaçakçılığını önlemeye yönelik çalışma başlattı.Ekipler, Aksaray-Adana kara yolunda tanker yüklü aracı durdurdu.Tankerde yapılan aramada 10 ton 860 kilogram '10 numara yağ' olarak tabir edilen kaçak akaryakıt ele geçirildi.Araçtaki S.G, F.G, C.B, Ü.B. ve İ.B. gözaltına alındı.
Sakarya'da İki Kişinin Şüpheli Ölümüne İlişkin 5 Zanlı Tutuklandı
SAKARYA (AA) - Sakarya'nın Karasu ilçesinde iki kişinin şüpheli ölümüne ilişkin gözaltına alınan 5 zanlı tutuklandı. Alınan bilgiye göre, polis ekipleri, S.T. ile M.M'nin şüpheli ölümlerinde ihmali olduğu düşünülen ve üzerlerine atılı 'uyuşturucu komasına giren kişiye yardım ve bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi', 'uyuşturucu ticareti yapmak', 'yasak silah mühimmat ve uyuşturucu bulundurmak' suçları bulunduğu belirlenen 5 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Şüphelilerin ikamet ve araçlarına operasyon düzenleyen ekipler, 3 tabanca, 275 kalaşnikof mermisi, 643 tabanca mermisi, 100 gram esrar, bir miktar sentetik uyuşturucu, 1 paintball tabancası ile hırsızlık eşyası olduğu değerlendirilen 8 televizyon ele geçirdi, zanlılar N.E, S.E, O.E.Ş, S.Ç. ve İ.Y'yi gözaltına aldı.Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 5 şüpheli, tutuklandı.
Kırşehir'de Köy Okulu Öğretmenleri Öğrencileri Şiirle Karşılayacak
KIRŞEHİR (AA) - Kırşehir'de köy okulu öğretmenleri, yüz yüze eğitim için okula gelecek öğrencilerine şiirli hazırlık yaptı.Merkeze bağlı Çayağzı köyündeki TEV Zahide Zehra Garring İlk ve Ortaokulu yöneticileri ve öğretmenleri, yüz yüze eğitim için okullarını hazırladı.Özel solüsyonlu ilaçla dezenfekte edilen sınıflar süslendi ve öğrencilerin yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle okul bahçesinde duracakları yerler sosyal mesafe kuralına göre işaretlendi.O gün öğrencilerini şiirle karşılamayı planlayan öğretmenler, 'Öğrencilerimi Özledim' adlı şiirin provasını çevrim içi bağlantı ile yaptı.Öğretmenler seslendirdikleri şiirle öğrencilerine duydukları özlemi dile getirdi. Okul Müdürü Murat Gürsoy, AA muhabirine, 15 Şubat Pazartesi günü yüz yüze eğitime başlayacak öğrencilerini en iyi şekilde karşılayacaklarını ifade etti.Gerekli hazırlıkları yaptıklarını vurgulayan Gürsoy, 'Pandemi sürecine uygun dezenfeksiyon işlemleri tamamlandı. Öğretmenlerimiz ile uzun süre yüz yüze eğitimden uzak kalan öğrencilerimiz için 'Öğrencilerimi Özledim' şiirini seslendireceğiz. Normalde öğrenciler öğretmenleri için şiir okur ama şimdi biz onlar için şiir okuyacağız. Okulumuz bu zorlu süreçte eğitim ve öğretime hazır duruma getirildi. Büyük bir heyecanla öğrencilerimizi bekliyoruz.' diye konuştu.
Reklam