Academy of Fine Arts of St. Petersburg mezunu Panikanova’nın kitaplar üzerinde sanat yapma macerası bir bit pazarında bulduğu eski kitaplarla başlıyor. Aldığı kitapların orijinal halinden başka neye dönüştürülebileceğini düşünerek kitapları satın alır ve boyamaya başlar. İşte Ekaterina’nın sanat yolculuğu tam anlamıyla böylece başlamış olur.
'Dünden beri olan gelişmeler stabil durumda. Durum kontrol altında. Olumsuzluğa gidiş söz konusu değil. Giderek iyileşmeye yönelik belirtilerin ortaya çıkmasını bekliyoruz'Yaşar Kemal'in sağlık durumuyla ilgili İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mehmet Akif Karan açıklama yaptı. Karan, 'Dünden beri olan gelişmeler stabil durumda. Durum kontrol altında. Olumsuzluğa gidiş söz konusu değil. Giderek iyileşmeye yönelik belirtilerin ortaya çıkmasını bekliyoruz. Umutluyuz. Kısa zamanda daha iyi haberler vermeyi umut ediyoruz' dedi.Gülseli KENARLI -Özgür ARSLAN - İSTANBUL DHA
Sauron'un Orta Dünya'yı ele geçirememesinin yüzlerce sebebi var. Kahramanlıklar, akıl, güç, özveri, dayanışma, cesaret, vs. Ancak bütün bunların yanında hiç de küçümsenmeyecek askeri sebepleri var. Uruk Hai'lerin kafasızlığı, basiretsizlikler, düzensizlik, komuta eksikliği, vb. Sizler için bu askeri sebepleri derlemeye çalıştık.
Tyler Falbo'nun yönettiği kısa filmde, kolisini taşımaya yardım ettiği kadının aracının bagajındaki erkek cesedini gören adamın ne yapacağını bilememesi ve korku dolu anları anlatılıyor...
Sanat eserlerini görmek için müzeleri ziyaret edersiniz. Peki bunun yerine görmek için gittiğiniz bu eserlerin hangi açıyla baktıklarını hiç merak ettiniz mi? New York Sanat Müzesi'nde çekilen fotoğraflar bu yönüyle bir hayli dikkat çekici.
'Cazın First Lady'si' olarak anılan 2 Grammy ödüllü şarkıcı Diane Schuur, uzun aradan sonra CRR Caz Şubatı kapsamında 8 Şubat'ta Türkiyeli hayranlarıyla buluşacak.Doğum sonrası çıkan bir komplikasyon sonucu görme yeteneğini kaybeden Diane Schuur, StanGetz tarafından Monterey Caz Festivali’nde ‘AmazingGrace’i söylerken keşfedildi.Cazla tanışması piyano çalan babası ve Duke Ellington, DinahWashington plakları çalan annesi sayesinde olan Schuur, ilk çıkış albümü ‘Deedles’ı 1984 yılında çıkardıktan sonra 13 yıl içerisinde GRP şirketi için ikisi Grammy ödüllü (Timeless and Diane Schuur ve The Count Basie Orchestra) olmak üzere 11 albüm yaptı. Basie Orchestra ile yaptığı çalışma 33 hafta boyunca Billboard caz listelerinde 1 numara olarak kaldı.AHMET ERTEGÜN’LE DE ALBÜM YAPTI1991’de ‘Pure Schuur’ adlı albümü modern caz listelerinde 1 numaraya çıkan Schuur’un 1994’te büyük blues ustası B.B. King’le yaptığı ‘Heart to Heart’ ise Billboard listelerine 1 numaradan giriş yapan ilk GRP albümü oldu. Irving Berlin (1988) ve Ella Fitzgerald (1993) gibi efsanelerle Carnegie Hall’da aynı sahneyi paylaşan Amerikalı şarkıcının 1999’da Atlantic’ten çıkan albümü ‘Music Is My Life’ın yapımcılığını efsanevi yapımcı Ahmet Ertegün üstlendi. Concord Records’tan 2001 yılında çıkan bir sonraki albümü ‘Swingin’ For Schuur’da trompetin ustalarından Maynard Ferguson ile ilk kez çalıştı. Bu albümle dinleyicisini büyüleyen Schuur diva statüsüne kavuştu ve bundan sonra ‘Cazın First Lady’si’ olarak anılmaya başladı.Diane Schuur, kasım 2002’de efsanevi besteci ve söz yazarı Barry Manilow ile bir Hollywood stüdyosunda bir araya geldi. Schuur’un etkileyici sesiyle eşlik ettiği Manilow orijinallerinden oluşan albümün yapımcılığını Manilow ve usta yapımcı Eddie Arkin üstlendi. ‘Midnight’ adlı bu proje , eski moda bir şekilde tüm müzisyenlerin beraber stüdyoya girerek tek seferde kayıt almasıyla yapıldı.Diane Schuur, geçen haziranda yayımlanan, Frank Sinatra ve Stan Getz’a adadığı son albümünden parçalar ve kariyerinini önemli klasiklerini seslendirmek üzere 8 Şubat Pazar akşamı CRR sahnesinde olacak.Etkinlikle ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz
Öncelikle bu tarz 'Top 10' niteliği taşıyan tüm içerikler eleştiriye açıktır. Hazırladığım içerik tamamen kendi zevkim göz önünde bulundurularak oluşturulmuştur :)
Son yıllarda çekilmiş Türk komedi filmlerinden oluşan bu klip Türk sinemasında komedinin yeterli seviyeye ulaştığını gösteriyor mu? Peki siz sayın okurlar Türk sineması komedi filmleri bakımından ne durumda?
Alanında başarılı olmuş ve 'baba' olarak isimlendiren her insanın ilham bulabildiği kendilerine has bir mekanları var. Uzmanlar, uygun bir mekanda çalışmanın kişinin potansiyelini kullanabilmesinde en önemli unsurlardan biri olduğunu söylüyor. İşte yaratıcı fikirlerin ortaya çıkmasına yol açmış birbirinden muhteşem 41 mekan;
İngiliz sanat yönetmeni Greg Barth, konsepti “ritim oluşturmak” olan çalışmasında elektronik müziğin ritmini çeşitli objeleri deforme ederek ürünler üzerine yansıtmış. Stop-motion tekniği kullanılarak çekilen videoda, objelerin deforme kısımları 3 boyutlu yazıcı, silikon kalıplama tekniğiyle plastik ve beyaz çikolata (toplam 6 kilo) kullanılarak yapılmış ve istenen gerçekliğe ulaşılmış.
Şüphesiz ki Rapozof dediğimizde aklımıza önce Rap sonra sanat ve sonra da kalite geliyor.1999 yılından beri Türkçe Rap için savaşan üstad, her yeni işinde çıtayı bariz yükseltmekte.Rapozof denince aklımıza sanatsal klipleri geliyor. Tabii bu kliplerin yönetmeni ve Rapozof'un kadim dostu 'Oğuzhan Ejderoğlu' nu unutmamak gerekir. Rapozof o kadar net bir adam ki kliplerimi Allah ikimize de ömür verdiği sürece sadece ve sadece Oğuzhan çekecek diyor. Hadi şimdi şu sanatsal klipleri bir tanıyalım...
‘DirenÇizgiRoman – Gezi Direnişinden Çizgiler‘ Esen Kitap etiketiyle raflardaki yerini aldı. Başlangıçta internet üzerinden organize olan birkaç çizer ve yazardan oluşsa da zamanla bu antoloji için çizen ve yazanların sayısı 30’u aştı. Dünyanın ve Türkiye’nin farklı yerlerinde yaşayan çizerler, Gezi Direnişi ile ilgili kişisel gözlemlerini ve söylemlerini çizgilerle aktardı. #DirenÇizgiRoman’da dünyada ve Türkiye’de tanınan, deneyimli çizerler de var, ilk eseri ilk kez bu kitapta yayımlanan genç çizerler de.
TÜYAP Adana Fuarcılık A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği bu yıl 8'incisi gerçekleştirilen Çukurova Kitap Fuarı, TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi'nde bugün açıldı. 250 yayınevinin katılacağı fuarda aralarında Gülten Dayıoğlu, Doğan Hızlan, Aydın Çubukçu, Can Dündar, Ataol Behramoğlu, Doğan Cüceloğlu ve İhsan Eliaçık’ın bulunduğu 300 yazar, çizer ve şair, okurla buluşacak. Geçen sene İstanbul Kitap Fuarı'nın onur yazarı olan Atilla Dorsay adına, 'Renkli Sinemaskop Bir Hayat: Atilla Dorsay' sergisinin düzenleneceği fuara öğrenciler ücretsiz olarak taşınacak. Altı gün boyunca 60 söyleşi, şiir dinletisi, panel ve konferansın düzenleneceği yeni yılın bu ilk kitap fuarı, 18 Ocak'a dek ziyarete açık. Şimdiye kadar 951 bin okur gezdiÖte yandan, Çukurova Kitap Fuarı'nın basın toplantısında konuşan TÜYAP Kültür ve Sanat Fuarları Genel Koordinatörü Deniz Kavukçuoğlu, Adana'da şimdiye dek düzenlenen yedi kitap fuarına 951 bin okurun katıldığını açıkladı. Paris'te mizah dergisi Charlie Hebdo'ya yönelik saldırıyı da kınayan Kavukçuoğlu, 'Fuara katılacak karikatürcüler bu saldırıyla ilgili özel etkinlikler yapacaklar,' diye konuştu.Sabitfikir
Léon ve Taxi filmleriyle tanınan Fransız sinemasının ünlü yönetmeni Luc Besson, tarihinin en sarsıcı haftalarından birini yaşayan ülkesindeki Müslüman ve yoksul gençlere yönelik bir mektup yazdı.Kouachi kardeşlerin Charlie Hebdo’ya 12 insanın hayatını kaybetmesine neden olan saldırısının ardından kaleme alınan mektup bugün Fransa’nın saygın gazetelerinden Le Monde’da yayınlandı.Besson, ‘Kardeşim ‘ diye seslendiği gençleri teröre yaklaştıran nedenlere değinirken, “Gücü eline al ve kimsenin üstünden güçlenmesine izin verme. Sen onlardan değilsin ve biz bunu biliyoruz” dedi.Besson’un mektubunun tam metni şöyle:Kardeşim, bilsen bugün senin için ne kadar acı çektim, senin ve güzel ama lekelenmiş, aşağılanmış, alay edilmiş dinin için. Unutulmuş gücün, enerjin, neşen, kalbin, kardeşliğin için. Bu adaletsizlik ve bunu birlikte düzelteceğiz. Seni sevecek ve yardım edecek milyonlarız.Baştan başlayalım.Sana sunduğumuz toplum hangisi?Para, kâr, ayrım ve ırkçılık üzerine kurulu.Bazı banliyölerde, 25 yaş altındakilerin işsizlik oranı yüzde 50’ye erişiyor.Rengine ve ismine göre seni uzaklaştırıyoruz.Seni günde 10 kere kontrol ediyoruz, apartman bloklarına yığıyoruz ve kimse seni temsil etmiyor.Kim böyle şartlarda yaşar ve gelişebilir?Egemenlere, büyük patronlara, tüm liderlere sesleniyorum. Aşağılanmış, sadece toplumun bir parçası olmayı isteyen bu gençliğe yardım edin.Ekonomi insanların yararınadır, zararına değil. En doğrusunu yapmak kârların en güzelidir.Sevgili egemenler, çocuklarınız var mı? Onları seviyor musunuz? Onlara ne bırakmayı istersiniz? Mangır mı? Neden daha adil bir dünya değil? Çocuklarınızı en çok gururlandıracak şey budur.Başkalarının mutsuzlukları üzerinde onların mutluluklarını kuramayız. Bu ne Hristiyan, ne Musevi ne de Müslüman için geçerli. Sadece egoistçe ve bu durum toplumumuzun ve gezegenin duvara toslamasına neden olacak. İşte ölülerimizi onurlandırmak için bugün yapacağımız görev bu.Ve sana kardeşim, senin de görevin var. Bu toplumu değiştirmemiz için sen ne öneriyorsun? Çabala, çalış, kalaşnikof yerine kalem tut. Demokrasi sana kendini savunman için soylu araçları zaten verdi. Kaderini eline al, gücü ele geçir.Bir kalaşnikof satın almak 250 avroya patlar ancak bir kalem taş çatlasın 3 avrodur ve senin cevabın bin kez daha etkili olabilir. Gücü ele geçir ve kuralına göre oyna.Gücü demokratik olarak eline al, tüm kardeşlerine yardım et.Terörizm asla kazanmayacak. Tarih bunu kanıtlamak için var. Ve kurbanların güzel görüntülerinin iki anlamı var. Bugün daha yeni doğmuş binlerce Cabu ve Wolinski var.Gücü eline al ve kimsenin üstünden güçlenmesine izin verme. Eğer bu trajedinin muhtemel zanlıları gerçekten onlarsa, bil ki sen bugünün o iki elikanlı kardeşi değilsin ve biz bunu biliyoruz.Onlar en fazla toplum tarafından terk edilmiş ve onları sonsuza kadar satan bir vaiz tarafından istismar edilmiş iki düşük zekalı olabilir… Radikal vaizler bu işi yapıyor ve senin mutsuzluğunla en ufak iyi bir maksat olmadan oynuyorlar. Dinini kendi menfaatleri için kullanıyorlar. Bu onların işi, onların küçük hesabı.Yarın, kardeşim, daha güçlü, daha bağlı, daha dayanışma içinde olacağız. Sana söz veriyorum. Ama bugün kardeşim, seninle ağlıyorum.Diken ve Le Monde
2015 yılı devam filmlerinin gişede kıyasıya mücadele edeceği yıllardan biri olacak. Birbirinden kaliteli yapımlar sinemalarda boy gösterecek. Yılın kuşkusuz merakla beklenen yapımlarından biri de Avengers serisinin yeni filmi Avengers: Age of Ultron (Yenilmezler: Ultron Çağı).Geçtiğimiz günlerde fragman öncesi kısa bir teaser'la sinemaseverleri heyecanlandıran Avengers: Age of Ultron tam fragman için 12 Ocak tarihini vermişti. Filmin ikinci fragmanı da sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. 'Avengers: Age of Ultron'un yeni fragmanı, Yenilmez'lerin birbirleriyle anlaşmazlığa düşmesi ve en kötü karakterle karşılaşmalarının ardından ortaya çıkan kaos ve dehşeti gözler önüne seriyor. Hiçbir şey insanları, hayranı oldukları süper kahramanları birbirlerini boğazlarken görmek kadar kızdırmaz. Marvel'in 'Avengers: Age of Ultron' filminin yeni fragmanında; Hulk (Mark Ruffalo),Tony Stark/Iron Man (Robert Downey Jr.), Black Widow (Scarlett Johansson), Thor (Chris Hemsworth) ve Hawkeye (Jeremy Renner)'i, kötülükle Ultron formunda savaşmak zorundalarken, kendi aralarında da anlaşmazlığa düşmüş durumda görüyoruz.Trailerda birçok patlama, devrilmiş arabalar ve çığlık atan insanlar var. Hulk da bu mahvedişten kendi payına düşeni fazlasıyla yapıyor... James Spader tarafından seslendirilen ve filmin kötü adamı olan metal Ultron; 'Herkes dehşete düşeceği şeyi yaratır, sizi parçalara ayıracağım...' şeklinde bir gözdağı veriyor.Avengers: Age of Ultron (Yenilmezler: Ultron Çağı), 1 Mayıs 2015'te sinemalarda!
Malum ülkenin adı Osmanlı olsun, Osmanlıca zorunlu olsun, 16 Türk devletinin askerleri saraya sıra sıra dizilsin derken bünyemizde aşırı dozda Osmanlı birikti. Madem dedik Osmanlı bu kadar popüler o halde Osmanlı'nın kullandığı bazı sistemleri de kullanmanın vaktidir. Tımarlı sipahiler falan için henüz çok erken, ancak adı konulmamış bir devşirme sistemi halihazırda sporda kullanılıyor. Peki neden bu sistemi genele yaymayalım? Neden Türkiye Osmanlı'nın devşirme sistemini kullanmasın? İşte bunun düşündük ve sizler için bu sistemin gelmesi halinde devşirilmesi gereken ilk 15 kişiyi bulup çıkardık.Kendi devşirme önerilerinizi yazın, arada kimse kaynamasın.
Osmanlıca dersinin okullarda zorunlu tutulmasının gerekçesi olarak mezar taşlarını okuyamadığımız gösterilse de bunca değer verilen taşlara pek de iyi bakıldığı söylenemez. İstanbul’un en büyük İslam mezarlıklarından biri olan Eyüp’teki mezarlığın son hali, “Ecdadın mirasına böyle mi sahip çıkılıyor” dedirtti.Osmanlıca dersinin neden zaruri olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Dünyada hangi millet vardır ki dedesinin mezar taşını okuyamaz” demişti. Mezar taşlarının ne kadar değerli olduğunu anlatan Başbakan Ahmet Davutoğlu ise konuyla ilgili şunları söylemişti; “Mezar taşları bu toprakların mührüdür. O mezar taşları, hakir gördükleri, tahkir ettikleri mezar taşları şehitlerimizin, bu topraklarda ecdadın bıraktıkları tapu mührüdür.”İNTERNETTEKİ ADRES FARKLIEyüp’teki tarihi mezarlıklar ise gösterilmesi gereken ilgiden bir hayli uzak görünüyor. Padişahlar, sadrazamlar ve şeyhülislamların gömüldüğü mezarlık bölgesindeki İlim Yayma Cemiyeti yapıları, görenleri hayrete düşürüyor. Cemiyetin asıl adresi olarak Eyüpsultan Camii yanı, Cülûs Yolu, Sıbyan Mektebi görülüyor. Ancak cemiyetin, yine Eyüp’te bulunan ve web sitesinde yer almayan üç yapısı daha var. Bu yapılar Eyüp’teki Sultan Reşat Caddesi’nin sonunda Osmanlı döneminden kalma tarihi mezarlıkların içinde yer alıyor. Cemiyet, mülkü Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan bu bölgedeki üç prefabrik yapısında eğitim veriyor.MEZAR TAŞLARI ÜSTÜNDE KUM TORBALARIİmar planlarında mezarlık ve yeşil alan olarak görülen bölgede Hükümete yakınlığıyla bilinen cemiyetin “İlim Yayma Cemiyeti Eyüp Şubesi Eyüp Sultan Gönüllüleri” yazılı pankartı asılı. Burada bir tiyatro sahnesi, kitap okuma alanı ve okçuluk eğitim alanı var. Mezar taşları bu eğitim alanlarında adeta dekor olarak kullanılıyor. Kimileri duvar kenarlarına yığılmış, kimisinin üzerine paslanmış kova ve kum çuvalları konulmuş. Osmanlı Okçuluğu yazılı pankartın yanında ise bir dart tahtası var. Mezar taşları bu bölgede de duvara dizilmiş halde bulunuyor. Bu alanlarda tarihi mezar taşlarının korunması içinse herhangi bir önlem alınmış değil.AYFER ÇALIKIRAN | Taraf