Osmanlı'nın her anlamda dünya tarihine damgasını vurduğu dönemin önemli figürlerinden Sinan, aslen Kayserili bir devşirmedir ve asıl uzmanlığı askeri yapılardır. Yani günümüz ordularında istikham subaylarının üstlendiği görev ile devlet hizmetine başlamıştır. Dehasını ortaya koyarak basamakları hızlı bir şekilde tırmandığında Mimarbaşı olarak hayatının büyük bir bölümünü mimarlıkla geçirmiştir. Tarihimizin en önemli figürlerinden olan Mimar Sinan'ı tarihsel olaylar ve efsaneler üzerinden daha derin tanıyalım.
Düşünsenize baba olduğunuzu, sizin kanınızdan canınızdan gelen o minnacık varlığı ilk defa ellerinize aldığınızı. Düşünmesi bile zor değil mi? Hepimizin babası bu duyguyu tattı ya da siz de tattınız ama tahmin edebilirsiniz ki hiç kolay değildir o ilk anı kelimelere dökmek. Kulübe hoş geldiniz çocuklar :) Ve tabii ki tekrardan Babalar Gününüz kutlu olsun !
Bu dalganın öncüsü son dönemde özellikle Kadıköy çevresindeki yerli müzik grupları. İlk başta isimleri grubun ismi mi yoksa şarkının ismi mi yoksa bir blog adı mı anlamakta güçlük çekiyoruz. 'Bak biz çok farklıyız, öyle orjinaliz, böyle marjinaliz' mesajı mı veriyorlar yoksa anlamlara mı fazla takılmıyorlar hepsinin niyetini bilemiyoruz. Geneline baktığımızda böyle bir grup kurmanın belli başlı kaideleri var. Bir kere grup ismi en az 3 kelimeden oluşmalı, mümkünse zincirleme isim tamlaması olmalı ve bu aklınıza gelen ilk cümle kadar basit olmalı. Mesela, 'Ne Desem Bilemiyorum' benim aklıma ilk gelen cümle. Gördüğünüz gibi hiç sırıtmıyor. Sonra mümkünse grup Kadıköylü olmalı, şarkılarında İkinci Yenici'lere mutlaka bir gönderme yapmalı;Turgut Uyar, Edip Cansever, Cemal Süreya... Allah ne verdiyse! Bir de mutlaka çay fetişisti olmalısınız, her şarkıda en az bir kere o çay anılacak. Grupları bir kenara bırakırsak, bunları dinleyen tayfanın 'Abi kimseye söylemeliyim bu grubu, kimse bilmesin, bize kalsın' tribi var. Underrated grupların overrated olmasında büyük payı var bu tumblr entelektüel grubunun. Hipster olmaya giden yolun bu gruplara göz atmaktan başladığını belirtip bazılarını huzurlarınıza kavuşturuyoruz:
Kendini hiç, herhangi bir rock grubunun üyesi olarak hayal ettin mi? Hayal etmediysen bile şimdi edebilirsin. Peki hangi eleman olurdun hiç düşündün mü? İşte sana bir fırsat, verdiğin cevaplara göre senin hangi eleman olduğunu söyleyeceğiz. Testi çöz ve hemen öğren!
11 ayın sultanı Ramazan'ın ilk günü binlerce Müslüman istanbul'da bulunan Sultan Ahmet Camii önünde oruçlarını açıyor. Ramazan ayının Müslümanlar için kutsal olmasının sebebi Kur'An'ın Hz. Muhammet'e bu ayda indirilmiş olmasıdır. Oruç İslam'ın beş şartından biridir.
Tıp tarihindeki salgınların en zararlı olanı, Avrupa’da “Kara Ölüm” denilen veba salgınıdır. Hastalık, lenf düğümlerini davul gibi şişirmesi sonucu acılı bir ölüme götürür; Ortaçağ'daki veba doktorlarının kıyafetleri ise ölüm şeklinden daha korkunçtur..
Çoğumuz işyerinde veya dışarıdaki seslerden uzak olmak için ya da yolculuk sırasında kulaklıkla birşeyler dinleriz. Bunlar kulağımıza ne kadar zarar veriyor?Değişiklikler yavaş başlar. En sevdiğiniz şarkıdaki gitar sesi daha kısık gelir kulağınıza; sesi biraz daha açarsınız. Televizyondaki konuşmalar silikleşir. Kalabalıkta arkadaşlarınızın konuşmasını zor anlar hale gelirsiniz.İşitme kaybı birden bire olmuyor, zamanla fark ediliyor. Uzmanlar kulaklıkla dinlemenin işitme kaybını erken tetiklediğine işaret ediyor.Artık yaşamımızın her alanında gürültüye daha fazla maruz kalıyoruz. Uzmanlar, uzun süre gürültülü ortamda olmanın yaştan bağımsız olarak işitme kaybına neden olması tehlikesine dikkat çekiyor.Bazen de insanların işleri ya da hobileri gereği gürültüye erken yaşta maruz kalması, o yaşlarda hissedilmese de sonraki yıllarda kartopu etkisi yaratarak işitme kaybını hızlandırabiliyor.
Azerbaycanlı sanatçı Faig Ahmed, Doğu'nun eskimeyen geleneğinin bir parçası olan halıların üzerindeki geleneksel motifleri çeşitli dokunuşlarla çok farklı bir şekilde günümüze uyarlıyor. Halıların bazıları sonradan çeşitli efektlere maruz kalmış fotoğrafları ve boyası akmış çizimleri andırıyor. Ayrıca sanatçının yine halı temasını yansıttığı heykel vb. gibi çalışmalarına mutlaka göz atın. Web Sitesi
Sanatçı Michael Murphy'nin titizlikle ortaya çıkardığı bu çok katmanlı heykeller görenleri büyülüyor. Sadece belli noktalardan bakıldığında görülebilen bu heykeller bazen yukarıdan sarkıtılan teller bazen de yere sabit materyaller kullanılarak ortaya çıkarılmış. Ayrıca bazı eserleri ise iki bakış açısıyla farklı anlamlara bürünebiliyor. Sanatçının bunlara benzer çalışmalarını ve videolarını izleyebileceğiniz Web Sitesi
İslam aleminin Ramazan ayına girdiği şu günlerde, biraz geçmişe dönüp Hindistan'ın en şiddetli zamanına göz atalım.Ramazanın gelişiyle birlikle, Müslüman aleminin oruç tutacağı, bol bol Kuran okunacağı bir aylık süreç başlamıştır. Hz. Muhammed'in derin yansımasının ilham alındığı bu dönem, 1946 yılında Life dergisi fotoğrafçısı Margaret Bourke White'ın objektifine de yansımıştır. Hindistan ve Pakistan'ın bölündüğü şiddet olayları sırasında uzun süre Hindistan'da kalan White, Ramazan'ın son günü dua eden insanları görüntülemiş ve bunun, barışı belgelemek için eline nadir gelen bir şans olduğunu söylemiştir.White, Hindistan'ın en geniş camisi olan Jama Camisini çekme fırsatı yakalamış. Life dergisi de bilmeyenler için başlıklar halinde, Mekke'ye dönüp ibadet etmekten günde beş vakit namaza ve secdeye kadar Müslümanlığın temel prensiplerini anlatmıştır.O yıl Ramazan ayının son gününde, Kolkata şehrindeki Müslümanlar ve Hindular arasında kanlı bir çatışma yaşanmış. Life'ın dediğine göre, sokaklara dökülüp eylem yapan Kolkatalılar '' siyasi sebepler yüzünden, Hindu vatandaşları Müslümanların güçlü olduğuna inandırmak'' için gösteri yapmışlar.
İtalyan grafik sanatçısı Federico Babina tarafından ünlü yönetmenlerin mimar olsalardı nasıl bir tarz evleri olurdu şeklindeki çalışması, buna benzer tarzda daha fazla çalışma kendi sitesinde mevcut.
Nerede efsane olmuş gerçek bir ustalık işi Türk filmi varsa muhakkak o filme bir Yavuz Turgul eli değmiştir. Verdiği mesajlarla, bin defa izlense de güldüren sahneleriyle Kült haline gelmiş Yavuz Turgul filmleri.
Bundan bir yüzyıl önce, 20. Yüzyıla damga vuran beş genç insan birbirlerinden habersiz, Viyana’da bir araya geldi: Adolf Hitler, Lev Troçki, Josip Tito, Sigmund Freud ve Josef Stalin...
İçimizdeki çocuğa şiirler yazan, onu hiç kimsenin tanımadığı kadar iyi tanıyan ve anlatan şair, yazar, öğretmen Ahmet Telli. Dizeleri, gökyüzünde uçan kuşların, toprağa yansıyan gölgesi...Sizler için; 'İçinizdeki Terk Edilmiş Çocuğa Şiirler Yazan Şair: Ahmet Telli'den 23 Alıntı'yı' derledik.Buyurunuz efendim...
Yılların havuçlu tarçınlı keki Issız Adam filmiyle birlikte “Issız Adam Keki” oldu çıktı. Filmden sonra yemek yapmayı bilen erkeğe rağbet bir yana, Oktay Usta’nın bile adıyla anılan bir tarifinin olmayışı dehşet verici. “Ben seni üzerim” erkeğinin yapabileceği en müthiş şey belki de bu keki yapmak.https://www.youtube.com/watch?v=ZyJ8LOWrlS8
Ece Ayhan sadece 'İkinci Yeni' şiirinde değil, genel olarak Türk edebiyatı tarihinin hem sözdizimsel olarak hem de imge dünyası açısından belki de en kendine özgü, en ayrıksı şâiridir. Doğan Hızlan'a göre, Ece Ayhan 'sevgilinize hediye edebileceğiniz şiirler yazmaz.' Onun şiir dünyasının içine girmek, çaba ve emek ister. Onun, Türkçenin cümle kuruluşunu ters yüz eden diline âşinalık ister. Ancak usta şâirin şiirinin lezzetini bir kez edinen için de bambaşka bir yere sahip olur Ece Ayhan. Hem 'aşk örgütlenmektir bir düşünün abiler', sadece bunun için bile Ece Ayhan okunur...İyi okumalar efendim...