onedio
Çöplerden Çıkarılan Hurda Elektronik Cihazlarla Yapılmış 16 Fantastik Heykelcik
İngiliz Sanatçı Julie Alice Chappell, bu harikulade böcekleri; zamanın çoğunu çöpleri ve hurda elektronik cihazların atıldığı alanlarda geçirerek yapmış. Tasarımlarında ise, topladığı bilgisayar, DVD oynatıcı ve oyun konsolu gibi cihazların, içinden çıkardığı çeşitli parçalardan faydalanmış. Chappell'in ortaya çıkardığı eserler, her ne kadar büyüleyici olsalar da; sanatçının asıl takdir edilmesi gereken yönü, heykelcikler vasıtasıyla hepimize vermek istediği mesaj olmalı. O da gezegenimizi, nasıl ve ne kadar kirlettiğimizden başka bir şey değil.
Muse'un Yeni Klibinde Dikkat Çeken Sürpriz İsim: Ahmet Davutoğlu
Dünyaca ünlü İngiliz Rock grubu Muse'un, 8 Haziran 2015 tarihinde resmi olarak çıkacak albümü Drones'un çıkış parçası için klip çekimleri tamamlandı. 3 Haziran çarşamba günü dinleyiciyle buluşan klipte, dikkatli gözlerden kaçmayan bir detay var: Ahmet Davutoğlu.
Bakırköy'de İşten Atılan Tiyatroculara Destek: #Bubenimdemeselem
Bakırköy Belediye Tiyatrosu’nda kadrolu oyuncuların yönetmeliğe uygun seçim yapılması mücadelesi sürerken, sözleşmeli oyuncular işten atıldı. İşten atılan Ekrem Yücelten süreci bianet’e anlattı.Bakırköy Belediye Tiyatrosu sözleşme süreleri bitmeden işten çıkarılan oyuncular ile gündemde.Tiyatro kapsamında 26 kadrolu, 59 sözleşmeli oyuncu ve müzisyen var.Sözleşmeli oyuncular, toplu iş sözleşmeleri Şubat 2016’ye dek sürmesine rağmen, sezon bittiği gerekçesiyle 14 Mayıs’ta işten çıkarıldı. Oyunları turneye çıkan üç oyuncu işe geri alınırken, diğer oyuncularla ilgili bir gelişme yok.BBT, geçtiğimiz sezon kadrolu oyuncuların genel sanat yönetmeni, yönetim kurulu ve disiplin kurulu seçimlerinin yapılması ve özgür tiyatro talepleriyle haberlerde yer almıştı.Gerek tiyatro içindeki seçimler gerekse sözleşmeli oyuncular için işe alınması için tarihler 7 Haziran seçimleri sonrasına ertelendi.İşten çıkarılan oyunculardan Ekrem Yücelten bianet’e yaptığı açıklamada işten çıkarılmalarını bu dönemde kadrolu oyuncuları destekledikleri için “cezalandırma” olarak gördüğünü söyledi.Dava açmaya hazırlanan Yücelten, işe iadenin yanı sıra sözleşmeye görev tanımının eklenmesi, oyundan çıktıktan sonra servislerin sağlanması, yol ve yemek paralarının ödenmesi, mesai ücretlerinin verilmesi gibi talepleri dile getirdi.Sosyal medyadan ‪da #‎BuBenimDeMeselem etiketiyle işten çıkarılan oyunculara destek kampanyası başladı.Seçim mücadelesiBBT’de genel sanat yönetmeni 24 Ağustos 2014 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden görevinden alınmıştı. Yerine vekaleten atanan genel sanat yönetmeninin yeni atama yetkisi bulunmuyor. Yönetim ve disiplin kurullarında sanatçılara ayrılan kadrolar boş.BBT’nin Tüm Bel-Sen üyesi kadrolu oyuncuları yönetmeliğe uygun olarak seçimlerin gerçekleşmesi için dokuz aydır mücadele yürütüyor.15 Mayıs’ta eksik kadroyla devam eden kurulların görev süresinin sona ermesi üzerine yaptıkları açıklamada idarenin uygulamalarında yasa ve yönetmeliklere uyması, seçimlerin gerçekleşmesi gibi taleplerini dile getirdiler.Bu dönemde başlattıkları “Nasıl bir tiyatro?” tartışmasıyla, farklı tiyatrolardan sahne emekçileriyle sanatı, toplumu, insanı merkeze koyan, kolektif üretim, kolektif yönetim anlayışına dayalı, özgür bir tiyatro isteklerini anlattılar.Seçimlerin 16 Haziran’da gerçekleşeceği kararı alınmışken bu kez de sözleşmeli meslektaşlarının işten çıkarılması sorunu gündeme geldi.Belediye İş üyesi 59 sözleşmeli oyuncu ve müzisyenin işten atıldı.“Her sezon sonu işten atıldım”İşten atılan oyunculardan Ekrem Yücelten, 2010’da Külhanbeyli müzikaliyle yevmiyeli olarak başladığı BBT’de sendikalı olmalarına ve işten atılmalarına varan süreci anlattı.“2010’da yevmiyeli olarak işe başladım. Her yıl sezon başı işten çıkarılıp, daha sonra işe geri alındık. Son üç yıl yazları okuma tiyatroları gibi etkinliklerle kısa süre sonra işe başlatarak yazın da maaşlarımızın yatması sağlandı.“Haklarımdan haberim yoktu. Bir arkadaşımızın bu gidişata karşı haklarımızdan bahsetmesi üzerine mücadeleye başladık. Oyuncular Sendikası’na üyeydim, diğer arkadaşlar da üye oldu. Toplu İş sözleşmesi hakkı için Belediye İş’e de üye olduk. Bu sezon içinde Şubat 2016’ye dek geçerli olan toplu iş sözleşmemiz imzalandı. Ancak sözleşmede görev tanımımız yok.”“Bizi işe almaya çağıran olmadı”Yücelten, TİS’e rağmen belediyenin sendikaya işten çıkarılacaklarını ancak 15 gün sonra geri alacaklarını söylediğini, sendika ile belediyenin üç günde anlaştıklarını söyledi.“14 Mayıs’ta işten çıkarıldığımıza dair kağıt geldi. Teknik ekip ve belediye çalışanları üç gün sonra işe alınmak üzere çağrıldı ancak bizi çağıran olmadı.“Turneye gidecek oyunda yer alan üç sözleşmeli arkadaşımız 29 Mayıs’ta çağırılarak işe başladı. Bunu duyunca 1 Haziran’da tiyatroya giderek belediye başkanı ile görüşmek istedik. Sendika temsilcisi bizi engellemek istedi. Sendika temsilcisini güçlükle ikna edip Genel Sanat Yönetmeni Aytekin Özen ile görüştük.“Aytekin Özen, ‘Ben kimsenin dışarı kalmayacağı oyun düzeni hazırlamak istedim ama belediye başkanı kabul etmedi. Kimsenin dışarıda kalmayacağı yeni düzenleme yapıyorum ama belediye başkanı kabul eder mi bilmiyorum, bana 10 Haziran’a dek zaman verin, dava hakkınız sona ermeden işi sonuçlandıracağım’ dedi. Oyun ve oyuncu seçimini belediye başkanına bırakmakla ilgili sorumuz cevapsız kaldı.”“Sendikaya olan inancımı kaybettim”Yücelten, bu tarihin her seferinde değiştiğini ve sendikadan ne de belediyeden resmi açıklama yapıldığını belirtti.“Sendikanın yapması gereken neden işten çıkarıldığımızı sorarak eylem yapmaktı. Ama bence 59 kişiyi çok önemsemedi. 300’ü aşkın kişinin toplu iş sözleşmesini yapmışken 59 kişi için belediye ile arasını bozmak istemedi. Sözlerin tutulmayacağı açık. Kendi yoluma devam ettim. Konuyu sosyal medyada gündeme getirdim, basın ilgi gösterdi. Sendika temsilcisi sendikanın sosyal medya hesabından ‘Umarım arkadaşlarının sürecine zarar vermez’ gibi beni hedef gösteren açıklamalar yayınladı. Beni en çok şaşırtan şey buydu.“Sendikaya olan inancımı ben kaybettim. Arkadaşlarım sendikadan gelecek haberi bekliyorlar. 12 Haziran’da dava açma süremiz bitiyor. 10’unda açıklama yapılacağı söyleniyor. Ben de dava açma hazırlıklarımı yapıyorum.”Haber: Beyza Kural/Bianet
Bu Hafta Mizahın Gündeminde Neler Var?
Mizah dergileri bu hafta, ülkenin tek ortak gündemi olan genel seçimleri, Can Dündar'ın, hükümetin Suriye'ye gönderdiği TIR'larla ilgili haberini ve Can Dündar için Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'bedelini ödeyecek' 'açıklamasını' kapaklarını taşıdı.
'Orta Çağ' Denince Aklınıza İlk Gelen Ama Yanlış Olan 20 Bilgi
etiket
Orta Çağ denince aklınıza hemen filmlerde gördüğünüz, iğrenç, vahşi, hastalıklı, kokan, rezil, cehaletin kol gezdiği bir manzara geliyor biliyoruz, çünkü biz de öyle düşünüyoruz. Tamam size burada Orta Çağ’ı savunacak değiliz, gerçekten kötü bir çağ ama hakkını da yemeyelim, bize anlatılan her şey de doğru değildi. Neleri yanlış biliyorsunuz gelin düzeltelim.
Hobbit'in İlk Baskısı 570 Bin Liraya Satıldı
İngiliz yazar JRR Tolkien'in beyazperdeye de uyarlanan 'The Hobbit' adlı eserinin ilk baskılarından biri, açık artırmada 137 bin sterline (yaklaşık 570 bin lira) satıldı.Sotheby’s Müzayede Evi, 1937 tarihli kitabın Londra'da yapılan açık artırmada adının açıklanmasını istemeyen bir koleksiyoncu tarafından alındığını açıkladı.Tolkien'in Leeds Üniversitesi'nden öğrencisi Katherine 'Kitty' Kilbride'a hediye ettiği ve kendi uydurduğu Elf dilinde imzaladığı kitaba 70 bin sterlin (yaklaşık 290 bin lira) değer biçilmişti.
Müzik Tarihinin Tozlu Raflarından 40 Kısa ve Enteresan Bilgi Daha
Müzik tarihinin tozlu raflarından 40 kısa ve enteresan bilginin birincisini daha önce burada paylaşmıştık. Şimdi ise ikincisinde...Dünya müzik tarihinde bugüne kadar pek çok olay gerçekleşti. Skandallar, enteresan olaylar, şaşıracağımız bilgiler ve daha fazlası… İşte her şeyden biraz, kısa kısa 45 bilgi daha.
Çizgi Roman Okumayı Sevenler İçin 5 Türkçe Kaynak
etiket
Superman, Batman, He-Man, Shera, Zeyna ve şu anda buraya yazmakla yer kalmayacak kadar çok çizgi roman karakterlerinin hayranları dünya çapında hayli fazla. Dünyanın en eski sanat türlerinden olan çizgi roman ilgisi dünyada olduğu kadar ülkemizde de gayet yüksek seviyede. Türkçe kaynak bulmakta zorlanan ya da çizgi roman okumak için internette araştırma yapmayan kişiler özel hem bilinen karakterler hem de hayali karakterlere özel hikayeler barından birbirinden değerli 5 kaynağı sizlerle paylaşıyoruz.
Game Of Thrones'daki Ak Yürüyen Kralının Yaratıcısı Türk Sanatçı: Onur Can Çaylı
Lise yıllarından itibaren sanat eğitimi alan Onur Can Çaylı, Game of Thrones'da hepimizi korkutan ve önümüzdeki bölümlerde dizinin akışını değiştirecek Ak Yürüyenlerin kralının yaratıcısı. Bir Türk sanatçının tüm dünya tarafından merakla izlenen bir dizi için önemli bir karakteri çizmiş olması gerçekten gurur verici. Yetenekli sanatçı aynı zamanda Avengers ve Terminator gibi projelerde de yer almış.Onur Can çizim konusundaki ilgi alanlarını 'anatomi, oran ve üsluplaştırma' olarak tanımlıyor. Doğduğu ve büyüdüğü Türkiye'nin ona kazandırdıklarını asla unutmayan sanatçı, ülkemizin çok-kültürlü yapısından ileri gelen çok sesliliğin, sanatına yansıdığını ve yansımaya devam edeceğini söylüyor. Onur Can Çaylı'yı takip etmek isterseniz bu veya bu sayfayı ziyaret edebilirsiniz.
Yeni Bir Sanat Akımı: Emojilerden Portreler Yapan Sanatçı Yung Jake
Aynı zamanda müzik ile de uğraşan Yung Jake isimli ABD'li sanatçının aklına her nasıl olduysa emojilerden portreler yapmak fikri düşmüş.  Aralarında birçok ünlü ismin bulunduğu son derece ilginç ve ilginç olduğu kadar da gerçekçi görünen portrelere imza atmış durumda sanatçı. Göz atmak da fayda var derim. Kendisinin daha fazla çalışmasına ulaşmak için instagram ve takip etmek için Twitter
Dünyanın Dört Bir Yanından Kültürel, Politik, Dini Anlam Taşıyan Maskeler ve Ardındaki Yüzler
Eğlence, korunma ya da bir durumu ifade etmek gibi pek çok nedenden dolayı maskeler takarız. Şiddetli veya çalkantılı kamu olaylarında, korku ve belirsizlik uyandırmasının yanında; maskeyle yüzümüzü kamufle etmek karşıdan gelecek misillemeye karşı da bizi koruyabilir. Kültürel, siyasi ya da dini bir figürün maskesini kullanmak, o kişinin gücünü devralmak ve mirasına sahip çıkmak olarak da görülebilir. Çevresindeki tehlikelere karşı yüzünü maskenin altında tutan bu kişiler, çevrelerine bir mesaj verirler adeta. Maskeler birçok durumda daha neşeli bir imaj çizip kendilerine düşen rolü layıkıyla yerine getirirler. Yakın zamana ait bu fotoğraflar, her biri farklı nedenle maskelerin ardına gizlenmiş insanları gözler önüne seriyor.
Aslında Tiyatro Oyunu Olan 6 Şahane Film
Arthur Miller'ın şaheseri. Yayınlandığından itibaren büyük yankı uyandırmış bu eser ilk olarak 1949'da sahneye koyulmuş. Broadway'in gözbebeği olan bu oyun, Pulitzer dahil birçok ödülü silip süpürmüş. 'Satıcının Ölümü' ilk bakışta sıradan bir Amerikan ailesinin hikayesi gibi gözükse de döneminin ekonomik ve sosyal profili ile ilgili izleyiciye ipuçları verir. Zaten Miller'ın tarzına baktığımızda haşin toplumun içindeki 'küçük adam' profilini inceler, onların vicdanlarıyla yaşamasını, sorumlulukları ve hayallerini konu alır. Yazar, oyunu ile ilgili şunları söylemiştir:'Willy satıcı idi. Satıcı adamın hayatında dayanacak, temel olacak bir şeyi yoktur. Bir gülümseyişe bakar, bir cilâlı ayakkabıya. Gülümsemesine karşılık gülümsemediler mi işte o vakit dünyanın sonu gelmiştir. Ondan sonra başına iki delik, oldu bitti. Bu adamı kim kabahatli çıkaramaz. Satıcı adam hayal kurmaya mecburdur. Mesleğin icabıdır bu'Birçok kez sinemaya aktarılmıştır ama 1985 versiyonu dikkat çeker. Bunun en önemli sebebi de John Malkovich'in çıkış yaptığı film olması. Ülkemizde şu sıralar Ankara Devlet Tiyatrosu programındadır. Şiddetle tavsiye edilir!
Kürt edebiyatında 7 etkileyici şiir
etiket
20. yüzyıla kadar Kürt edebiyatı şiire dayanmaktaydı ve diğer Müslüman halklara benzer şekilde Arap vezin ve ifade biçimlerine bağlı kalmıştır. Edebî ürünler daha çok dinî kesimler ve sufi târikatlarıyla sınırlı kalmıştır. Ancak 1920 sonrasında bu klasik şiir biçimine ek olarak değişik edebî türler ortaya çıkmaya başlamıştır. 1920'lerin başında, şiirde klasik biçimi koruyan, fakat politik ve sosyal temaları işleyen klasisizm akımı doğdu. 1930'dan sonra ise Arapça vezin, pençe (beşli) denilen ve o ana kadar sözlü edebiyatta kullanılan vezinle değiştirildi. Aynı dönemde serbest vezin de ortaya çıktı.