onedio
Apple WWDC Etkinliğinin Tarihi Belli Oldu
iOS 9 ve yeni Mac OS sürümü başta olmak üzere geliştirici odaklı pek çok yeniliğin tanıtıldığı Apple WWDC etkinliğinin 2015 yılında hangi tarihte geleceği belli oldu.Apple WWDC 2015 yani Dünya Geliştiriciler Konferansı 2015'in tarihi belli oldu. 8 Haziran'da başlayacak ve 12 Haziran'a kadar sürecek olan etkinlik, San Francisco Moscone West'te başlayacak. Etkinlik için bilet başvuruları da yapılmaya başlanıyor. Ayrıca etkinlik canlı olarak da 8 Haziran'da yayınlanacak. Apple, bugün yaptığı açıklamada, 26. yıllık Dünya Geliştiriciler Konferansı’nın bu sene geliştiriciler için hiç olmadığı kadar çok oturum yayınlanacağını duyurdu.Apple’ın ünlü geliştirici topluluğu, dünyadaki en yenilikçi uygulamalarını oluşturmayı sürdürmelerine yardım eden iOS ve OS X’in geleceği hakkında bilgi almak için WWDC’de bir araya gelecek. WWDC Konferansı, geliştiricilerin işlerine yeni teknolojileri entegre etmesine ve uygulamalarını daha da geliştirmesine yardımcı olacak 100’ün üzerinde teknik oturuma, 1.000’in üzerinde Apple mühendisine ve uygulamalı laboratuvarların yanı sıra geçen yılın en iyi yeni uygulamalarının vitrine çıktığı Apple Tasarım Ödülleri’ne ev sahipliği yapacak.“App Store tek kelimeyle olağanüstü bir uygulama ekosistemini ateşleyerek müşterilerin hayatlarını sonsuza dek değiştirdi ve dünya genelinde milyonlarca kişiye iş olanağı yarattı,” diyen Apple Dünya Pazarlama Kıdemli Genel Başkan Yardımcısı Philip Schiller sözlerini şöyle sürdürdü: “WWDC’deki ve dünyanın dört bir yanındaki geliştiricilerle paylaşacağımız, iOS ve OS X için inanılmaz yeni teknolojiler var ve bunların yaratacağı yeni nesil uygulamaları görmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz.” WWDC 2015’te yapılacak aktiviteler:En son iOS ve OS X teknolojilerini geliştirmek, kurmak ve bütünleştirmek için çeşitli konularda Apple mühendisleri tarafından sunulan 100’ün üzerinde teknik oturum;Geliştiricilere uygulamalarında iOS ve OS X teknolojilerinden nasıl en iyi şekilde yararlanabilecekleri konusunda kod düzeyinde destek sunmak, optimum geliştirme teknikleri ile ilgili özel bilgiler vermek ve kılavuzluk yapmak için düzenlenen 100’den fazla uygulamalı laboratuvarı ve etkinliği destekleyen 1.000’in üzerinde Apple mühendisi;iOS ve OS X’in en son yenilikleri, özellikleri, yetenekleri ve bir uygulamanın işlevlerinin, performansının, kalitesinin ve tasarımının nasıl geliştirileceği ile ilgili bilgilendirme aktiviteleri;Tüm dünyadan binlerce iOS ve OS X geliştiricisiyle bağlantı kurma fırsatı (geçtiğimiz yıl 60’ın üzerinde ülke temsil edildi);Belirli konularla özel olarak ilgilenen katılımcılar için özel konuklar ve aktivitelerle bir dizi bir araya gelme fırsatı; Teknoloji, bilim ve eğlence dünyasından önde gelen düşünce sahipleri ve etki yaratan insanlarla ilgi çekici ve ilham verici öğle yemeği oturumlarıTeknik mükemmellikleri, yenilikleri ve benzersiz tasarımlarıyla öne çıkan iPhone, iPad, Apple Watch ve Mac uygulamalarının ödüllendirildiği Apple Tasarım Ödülleri.ShiftDelete.Net
Hyundai 11 Otomobille Uzaya Mesaj Gönderdi
Dünya üzerinde çeşitli izler bırakarak uzaya bir mesaj gönderme düşüncesi yeni değil. Çoğu bilim kurgu filminde ise uzaylıların Dünya üzerinde bıraktığı mesajlar şeklinde kendine yer buluyor bu durum. Ancak Dünya üzerinde bırakılan izlerin uzayda görünmesini sağlamak düşünüldüğü gibi kolay olmuyor. Hyundai ise bu zorlu görevi başarıyla gerçekleştirdi.Hyundai çok akıllı bir pazarlama projesiyle hazırladığı reklam filmiyle etkileyici olmayı başarıyor. 11 adet Genesis serisine ait sedan ile bir koreografi oluşturan firma 13 yaşındaki Stephanie’nin astronot olan babasına bir mesaj yollamasını sağlıyor. Babasına onu sevdiğini yazan Stephanie’nin bu devasa mesajı Nevada’da hayat buluyor. Hyundai bu mesajla “Dünyanın lastik iziyle yapılmış en büyük görseli” olarak Guinness Rekorlar Kitabı’na da adını yazdırmış oldu.Hyundai’nin reklam projesi bununla sınırlı değil. #AMessagetoSpace hashtag’iyle kendi internet sitesi üzerinden sanal bir çöl üzerine mesaj yazmaya imkan tanıyan Hyundai, 13 Nisan – 17 Mayıs arasında yazılan mesajlar arasında bir de çekiliş yaparak 2 kişiye iPad Air 2, 2 kişiye de iPhone 6 yollayacak. Kendi mesajınızı oluşturmak ya da dünyanın dört bir yanında yazılmış olan mesajları okumak için buraya tıklayabilirsiniz.Hyundai’nin bu reklam kampanyası aslında bize çok da uzak değil. 2012 yılında Erdil Yaşaroğlu ve Samsung‘un birlikte yaptığı çalışma da bu projeye oldukça benziyordu. “Galaksiye Notumuz Var!” projesi ile Erdil Yaşaroğlu dünyanın en büyük karikatürünü çizmiş ve Guinness’e adını yazdırmıştı.Kamera arkası:
Kurşun Geçirmez Sıvı Hayatınızı Kurtarabilir
Polonya’da Moratex Güvenlik Teknolojileri Enstitüsü tarafından geliştirilen sıvı kurşun geçirmez yeleklerde en sağlam korumayı sunuyor. Güçle karşılaşınca dağılmak yerine sertleşen sıvı sıyrıkları da en aza düşürüyor...Güvenlik teknolojilerinde gerek askeriyede gerek polisiyede kullanmak için bugüne kadar birçok kurşungeçirmez sistem geliştirildi. Bunlar etkili olsalar da, özellikle kurşungeçirmez yeleklerin çoğu vurulmayı önlemesine rağmen ciddi hasarlar bırakacak şekilde oldu. Şimdi Polonyalı mühendisler geliştirdikleri güçlü sıvı ile çok daha güçlü bir savunma vadediyor.
Modern Çağa Şükretmenizi Sağlayacak 10 Tarihsel Gerçek
Çılgın yaz gecelerinde Bodrum'da sokaklara atılan çöplere bakıp 'cıkcıkcık' yapıyor, biri önünüzde yere tükürse milli tarihimiz ve eğitim sistemi hakkında acıklı düşüncelere kapılıyorsanız Pompeii sizin için bir cehennemdi.Zengin Romalıların tatillerini geçirdiği, parayı bulanların felekten günler çaldığı, antik dünyanın Riviera'sı, Miami'si, Alaçatı'sında herhangi bir çöp toplama sistemi bulunmuyordu. Romalılar çöplerini doğrudan sokaklara atıyordu. Kimse de toplamadığı için çöpler birikiyordu. Hatta arkeolojik kazılarda ortaya çıkan sayısız örnek gösteriyor ki evler de birer çöp eve dönüşmüştü ve pislik akarsulardan taşar gibi şehirde akıyordu.Çöpün böyle birikmesi nedeniyle yaz aylarında şehir kokudan geçilmiyor, çılgın partiler ağır bir kokunun altında ifa ediliyordu. Adamların sabah akşam sarhoş gezmesine şaşmamak gerek. Gün olur da bir arkadaşınız size aniden -evet aniden- 'Bugün Yozgat'ta mı yoksa geçmişte Pompeii'de mi yaşamak istersin' diye sorarsa, gönül rahatlığıyla Yozgat diyebilirsiniz. Sonra da o arkadaşlığı artık bitirin. Böyle sorular soran insandan hayır gelmez.
Birleşmiş Milletler’e Çağrı: 'Katil Robotlar Üretilmeden Engellensin'
Robot teknolojisi yükselmeye devam ederken, bir silah olarak kullanılan robotların konu alındığı distopik bilim kurgu filmlerinin de gerçekleşme ihtimali hızla artıyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü ise filmler gerçeğe dönüşmeden önlem almanın peşinde.İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Harvard Hukuk Fakültesi, geçtiğimiz hafta sonu “katil robot” olarak tanımlanan tam otonom robotların engellenmesi için Birleşmiş Milletler‘e 38 sayfalık bir rapor sundu. Bahsi geçen katil robotlar herhangi anlamlı bir insan hamlesi olmadan kendi kendilerine hedeflerine ateş açabilen sistemlerden oluşuyor. Henüz üretilmemiş olan bu tam otonom robotların, geliştirilmeden engellenmesi gerektiğini bildiren İnsan Hakları İzleme Örgütü durumun ciddi etik ve kanuni sorunlar oluşturduğunun altını çiziyor. Hızla gelişen teknoloji ve aynı hızla ilerleyen robot teknolojisinin yakın gelecekte kendini tam otonom robotlarla göstermesi halinde mevcut kanun ve yasaların robotların illegal davranışları karşısında açıklar içerdiğinin de altı çiziliyor. Nihai karar olarak ise katil robotların uluslararası alanda engellenmesi gerektiği savunuluyor. Birleşmiş Millet’ler Cenevre’de bugün başlayacak olan bir haftalık toplantıda otonom silah sistemlerini tartışacak.LOG
Mars'ta Sıvı Halde Su Bulunduğuna Dair İzler Keşfedildi
NASA’nın Curiosity uzay aracı, Kızıl Gezegen’de hâlâ sıvı halde su olduğuna dair izler buldu. Daha önce gezegende suyun sadece donmuş halde bulunduğu düşünülüyordu.Nature Geoscience dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Mars'ta günümüzde de sıvı halde su bulunduğuna dair izler keşfedildi.Curiosity tarafından yapılan ölçümlere göre, akşamları zeminin üst 5 santimetrelik kısmında hava neminden bir çeşit tuz çözeltisi oluştuğu, sabahları ise yine buharlaştığı bildirildi.Ancak bilim insanları, yine de gezegende yaşam için çok az su olduğunu ve çok soğuk olduğunu tahmin ediyor.Kopenhag Üniversitesi'nden Morten Bo Madsen, “Zeminde kalsiyum perklorat keşfettik. Uygun koşullar altında kalsiyum perklorat atmosferdeki su buharını emer” dedi.Madsen, Curiosity'den gelen ölçümler ışığında, bu koşulların geceleri ve kışın doğrudan güneşin doğmasının ardından ortaya çıktığını belirtti.Daha önceki araştırmalarda, Mars'ın kutup bölgeleriyle kuzey ve güney yarım kürede orta enlemler civarında buzullar olduğu tespit edilmişti. Buzulların yaklaşık 150 milyar metreküp su tuttuğu tahmin ediliyor.Deutsche Welle Türkçe
Reklam
Eskişehir'in Büyük Bir Şehir Olduğunun 14 Kanıtı
Birçok kültürel mirasa sahip, kültür sanat faaliyetleriyle öne çıkan Eskişehir’e bir şekilde yolunuz düştüyse, Eskişehir’de yaşıyorsanız ama nereye gideceğinizi bilmiyorsanız veya Eskişehir’e gelmek gibi planlarınız varsa bu listeye bir göz atın deriz. Eskişehir’de en gezilesi yerleri sizler için listeledik. Bu yerler belli bir sıralamaya göre yapılmamıştır.Not: Bu haber 'http://www.sonbisey.com/eskisehirde-mutlaka-gezmeniz-gereken-14-yer/' linkinde yayınlanmıştır.
NASA 10 Hafta İçin 48 Bin TL'ye Denek Arıyor
NASA, astronotların uzayda maruz kaldığı durumu saptamak için yapacağı deneye katılacak kişilere 10 hafta için 18 bin dolar ödeyecek.Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), 70 gün sürecek bir deneye katılacak adaylara 18 bin dolar (48 bin TL) ödeyecek. Bu pozisyon için aranan özellikler ise sağlıklı olmak ve ABD vatandaşı olmak.10 hafta boyunca yorucu bir Diyet programına tabi tutulacak adayları saniye saniye takip edecek NASA bilim insanları, yerçekimsiz ortamda egzersiz yapan astronotların neden kas kaybettiğini saptamaya çalışacak.Deneyin ilk aşamasında, seçilen kişiler iki gruba ayrılacak. Bir grup düzenli egzersiz yaparken diğer grup hareketsiz kalacak.Deneyin ikinci aşamasında NASA'nın Huston'daki tesisine götürülecek olan kişiler, haftalarca baş aşagı olarak yatağa bağlı olarak tutulacak. 3'üncü aşamada ise 2 hafta boyunca egzersiz yapacak olan denekler, bilim insanlarının uzayda spor yapmanın faydalı olup olmadığını saptamasına yardımcı olacak.Bu sayede hareketleri minimum seviyede tutulacak denekler astronotların uzayda maruz kaldığı ortama tabi tutulacak ve bilim insanları uzun vadede daha sağlıklı uzay seyahatleri için bilgi edinmiş olacak.Milliyet
Reklam
"Hamam Böceği" Robotlar Geliyor
Harvard ve Bilkent üniversiteleri araştırmacıları, hamam böceğinin hareket kabiliyetlerinden ilham alarak 'böcek robot' tasarladı.Bilkent Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Onur Özcan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, böcek robot teknolojileri üzerine araştırmalarına ABD'deki Harvard Üniversitesinde başladıklarını ve buradaki bilim insanlarıyla 'böcek robot' prototipi geliştirdiklerini belirtti.Harvard'da geliştirilen böcek robotun daha ileri versiyonunun tasarım ve mekanik çalışmalarına Bilkent Üniversitesi'nde başladıklarını bildiren Özcan, bu çalışmaları için TÜBİTAK'a destek başvurusu yapacaklarını söyledi.Böcek robotun, 23 tabaka karbon fiber ve polimer film malzemeden yapıldığını, bu tabakaların lazerle işlendikten sonra üst üste eklenip ısı ve basınç yardımıyla bir araya getirildiğini belirten Özcan, şu bilgileri verdi:'Robotu tasarlarken, hamam böceğinin hareket kabiliyetlerinden ve doğayla uyumlu fiziksel yapılarından esinlendik. Hamam böceği, 4 bacaklarıyla çok hızlı hareket eder, hatta hızlı koşarken 2 bacaklarının üstüne kalkar. Bilimsel literatürde bu boyutta çok fazla 4 bacaklı robot bulunmuyor. Genelde 6 bacaklırobot yapılıyor. Biz bu robotta, 4 bacakla da dengeyi sağlayarak devrilmesini önledik. Böcek robot, şu anda öne, arkaya ve bir yengeç gibi yana yürüyebiliyor, geriye dönebiliyor.'Özcan, Bilkent Üniversitesinde tasarım ve mekanik üretim çalışması devam eden böcek robota tırmanma yeteneği verileceğini, bacaklarını daha yükseğe kaldırmasının sağlanacağını bildirdi.Böceğin boyutlarını daha da küçülteceklerini Özcan, 'Robotun en ucuza üretilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu robotların yakında tamamen Türkiye'de üretilip ülkede kullanılmasını sağlamak istiyoruz' dedi.'Çökmüş binada arama kurtarma yapacaklar'Robotun bir böcek büyüklüğünde olması sayesinde, insanın ulaşamadığı alanlara erişebileceğini dile getiren Özcan, şöyle konuştu:' Robot tamamlandığında, boru hattı gibi yerlerde denetleme görevi yapabilecek. Küçük aralıklardan geçebileceği için çökmüş bir binada arama kurtarma faaliyetlerinde kullanılabilecek. Bir uçağın motorunun bakımının endoskopik cihazlarla yapıldığını biliyoruz. Bu tür birrobot teknolojisi, uçak bakım ve onarımında kullanılabilir. Robotun üstüne değişik sensör ve cihazlar yerleştirerek çok farklı alanlarda kullanımının önü açılabilir.'AA
Canan Karatay ve Ahmet Maranki Gibi İsimlere ‘Ekran Sertifikası’ Zorunluluğu
Medyatik uzmanların tartışmalı sağlık öğütlerine bakanlıktan önlem: ‘Ekran sertifikası ve akreditasyon’ şartı getiriliyor.HaberTürk'ten Lütfi Erdoğan'ın haberine göre Sağlık Bakanlığı, televizyon programlarının müdavimi olan ve söyledikleri büyük ilgi gören ünlü isimlerin “sıra dışı” sağlık ve beslenme önerileri üzerine harekete geçti. Bakanlık, sağlık ve beslenme konusunda yorum yapanlar için “ekran sertifikası ve akreditasyon” zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor.“Kolesterol kalp hastası yapmaz, aksine kolesterolü yüksek olan çok yaşıyor” diyen Prof. Dr. Canan Karatay, tıp endüstrisinin ilaç satmak için hastalık icat ettiğini savunan Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, kendi web sitesindeki özgeçmişinde halk arasında “Türkiye’nin Lokman Hekimi” ya da “Bitkilerin Efendisi” olarak tanındığı belirtilen “kozmik bilimci” Ahmet Maranki ve diğerleri...Uzmanlıklarının yanında, gördükleri rağbetle artık birer ‘televizyon yıldızı’, sıra dışı önerileriyle de birer ‘tartışma öznesi’ haline geldikleri söylenebilir. Ancak ‘modern tıpçılar’la ‘gelenekselciler’ arasındaki tartışmaların büyümesi ve ekranlarda dile getirilen sıra dışı sağlık-beslenme önerileri üzerine halkın kafasının karıştığını düşünen Sağlık Bakanlığı, çok tartışılacak bir uygulamayı hayata geçirmeye hazırlanıyor. Sağlığın medyada tartışılmasını ‘bilimsel temel’e oturtmak isteyen bakanlık, özellikle ‘geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ konularında televizyonların müdavimi olan ünlü uzmanlara ‘ekran sertifikası ve akreditasyon’ zorunluluğu getirmeye hazırlanıyor.‘KALBİ DURDURAN BİTKİLER VAR’ Uygulanacak sistemin ayrıntılarını HABERTÜRK’e anlatan Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Eyüp Gümüş, sağlıkta bilimsel temele dayanmayan söylemlerden kaçınılması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Ekranlarda birçok isim beslenme konusunda açıklamalar yapıyor. Bunların arasında hiçbir bilimsel kanıta dayanmayanlar var. Deniyor ki, ‘Kiraz yerseniz prostat kanseri geçer.’ Tamam da, öyle demekle kanser geçmiyor. Önerdikleri bazı bitkilerin fazla alınması sonrasında ölümler bile yaşanabilir. Ya da ‘Çay yap iç’ diyor. İyi de, çok içildiğinde kalbi durduran bitkiler var.”Türkiye Halk Sağlığı Kurum Başkanlığı’nın ekranlara çıkan isimlerle ilgili çalışma yapacağını ifade eden Gümüş şöyle devam etti: “Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) bünyesinde, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Enstitüsü ile Kronik Hastalıklar ve Halk Sağlığı Enstitüsü açılacak. Ayrıca bir Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü kuruyoruz. Özellikle televizyon programlarına çıkan isimlere bakılacak. O isimler geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanında tavsiyelerde bulunuyorlarsa, önce çalışmalarını Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’ne göstererek onay alacaklar. Her önüne gelen kalkıp topluma bir şeyler öneremeyecek.”Kim olursa olsun, bilimselliği kanıtlanmamış, sağlıkla ilgili hiçbir bilginin televizyonlarda açıklanmasına izin vermeyeceklerini söyleyen Prof. Dr. Gümüş, “Öneride bulunacak uzmanlar, kendi alanlarıyla ilgili bile olsa, önce bize gelip anlatacaklar. Bilimsel verilerini ve kanıtlarınıönümüze koyacaklar” dedi.Kalite ve Akreditasyon Enstitüsü’nün bu ay sonu açılacağını ve başkanının atanacağını dile getiren Gümüş, sistemin nasıl işleyeceğini ise şu şekilde anlattı: “Oluşturulacak 20 kişilik bilim kurulu, ekrana çıkacak isimler için standartları belirleyecek. Geleneksel ve tamamlayıcı tıpla ilgili topluma önerilerde bulunacak isimler, varsa bilimsel çalışmasını önce o bilim kuruluna anlatacak. Bilim kurulu çalışmaları inceleyecek, uygun bulursa bu kişilere sertifika verecek. RTÜK ve medya kuruluşlarıyla da protokol imzalanacak, ekranlara çıkması uygun görülen isimlerin listesi sunulacak. Sertifikası olmayan isimler TV’lerde açıklama yapamayacak. Böylece bilimsel temeli olmayan konularda kamuoyu önünde bilgi vermelerini önleyeceğiz.”
Reklam
IŞİD’in Vahşice Yok Ettiği 10 Kültürel Miras
Irak ve Suriye’de ardı arkası kesilmeyen terör eylemlerinde bulunan IŞİD,  geçtiğimiz yaz ayından bu yana birçok arkeolojik bölgeyi de ortadan kaldırdı. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan ve tarihi açıdan oldukça önemli yapılar barındıran bölgede devam eden yıkımın ne yazık ki önüne geçilemiyor.IŞİD Şubat ayı sonunda, militanların kazma ve balyozlarla binlerce eseri parçaladığı, Musul Müzesi’ni yerle bir ettiği videoyu yayınlamıştı. Bunun dışında IŞİD, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan  Roma dönemi metropollerinden Hatra kentini de yıkıma uğratmıştı. IŞİD, ayrıca para kazandıran bir girişim olarak tarihi eser yağmacılığını da teşvik ediyor.Peki neden yıkımın önüne geçilemiyor? Bölgeden yıkıma ilişkin olarak, arkeologlara raporlar gelse de kapsamlı olarak bir hasar tespiti yapılabilmiş değil. Musul Müzesi’nden video görüntüsünün dışında hasara ilişkin pek fazla bir bilgi yok. Keza Hatra ve Nimrud metropolleri için de durum bu şekilde. Alman Arkeoloji Enstitüsü Irak saha ofisi direktörü Margarete van Ess de, hasarın büyüklüğüne ilişkin bilgi eksikliğini dile getirmişti.İşte IŞİD’in, 2014’ün temmuz ayından bu yana Irak ve Suriye’de yıkıma uğrattığı tarihi alanlar;
Evrenin Bir Mucizesi: Birbirinden Tatlı 17 Mavi Gözlü Siyahi Çocuk
etiket
Bilim insanlarına göre, siyahi insanlarda renkli göze rastlanmasının sebebi bir tür genetik mutasyon ya da Waardenburg Sendromu. Siyahi insanların renkli göze sahip olması durumu bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Her ne olursa olsun, renkli gözlere sahip olan siyahi çocuklar evrenin bir mucizesi gibi etraflarını aydınlatıyor, görenleri şaşkına uğratıyor ve bizlere dünyanın ne kadar ilginç ve çeşitliliklerle dolu bir yer olduğunu hatırlatıyor. İşte o mucize çocuklardan en tatlıları:
Espresso Nasıl Yapılır?
Chef Steps bize lezzetli bir Espresso'nun nasıl yapıldığını anlatmış. Türkçe alt yazı seçeneğini seçmeyi unutmayınız.
Reklam
Dünya'nın Uydusu Ay, Nasıl Oluştu?
Ay'ın, Dünya'nın kendi yapısına çok benzer ama daha küçük bir cisimle çarpışması sonucu oluşmuş olabileceği belirtildi.Bilim insanlarına göre bu teori, Ay ve Dünya'daki kayaların birbirine neden 'Büyük Çarpışma'da olabileceğinden daha çok benzediğini açıklıyor.Teori, sonuçları saygın bilim dergisi Nature'da yayımlanan bir araştırmada ortaya atıldı. Uzmanlar, bu çalışmanın Dünya'nın uydusunun geçmişine ilişkin çok daha net bir tablo ortaya koyduğunu vurguluyor.
Reklam
TÜBİTAK Başkanı Görevinden Ayrıldı
Sanayi Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak'ın görevinden ayrıldığını açıkladı. Bakan Işık, 'Ne istifa ne görevden alınma. Karşılıklı mutabakatla görevden ayrılma olarak açıklayabiliriz' dedi.Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, A Haber canlı yayında TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak’ın görevinden ayrıldığını bildirdi.Bakan Fikri Işık, TÜBİTAK'la ilgili başka açıklamalar da yaptı. 'Yukarıdan gelen, amirlerinden değil abilerinden gelen talimata göre rapor yazıyorlar diyere, bazı TÜBİTAK çalışanlarının Cemaat'le bağına dikkat çeken Işık, 'Ergenekon böcek davasında kendi vicdanlarıyla bilgileriyle rapor yazmıyorlar. aksine yukarıdan gelen, amirinden değil abisinden gelen talimata göre rapor yazıyorlar. Ama biz 17-25 aralık'tan sonra bunların kurumdan ilişiklerini hızla kestik. Bazılarını açığa aldık. Ama birçoğunun da kurumla ilişiğini kestik. Bunlar dediğim gibi amiri değil, kendi vicdanı değil, sadece abisinden gelen talimata göre sahte rapor veren insanlar. Bunların TÜBİTAK'ta kalması itibarına imajına zarar veriyordu.' ifadelerini kullandı.'Yazılmamış raporu tuttular TÜBİTAK raporu diye sundular'Yaşananların TÜBİTAK'a zarar verdiğini söyleyen Işık, konuşmasına şu şekilde devam etti:'Ama yerine gelen arkadaşlar da sahtecilikleri ortaya çıkaran arkadaşlar. TÜBİTAK bir zarar gördü ama bütün yanlışları düzelten yine bizim göreve getirdiğimiz arkadaşlar oldu. Balyoz'daki sahteciliği de yine TÜBİTAK belgeledi. Yazılmamış raporu tuttular TÜBİTAK raporu diye sundular. Bunlar ortaya çıkaran da yine TÜBİTAK'ın kendi yapısı. Kuruma haksızlık yapmak doğru değil. Kuruma sızmış, oradaki insanları bıktırarak ayrılmaya zorlamış, onun yerine de paralel yapılanmayı getirip oturtmuşlar. Onlar da akıllarına bilgilerine göre değil abilerinin talimatlarına göre rapor yazmışlar.'Yücel Altunbaşak kimdir?Prof. Dr. Yücel Altunbaşak 1971 yılında Kayseri’de doğdu. 2009-2011 yılları arasında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi’nin Rektörlük görevini yürüten Altunbaşak, Ağustos 2011’den bu yana TÜBİTAK Başkanı olarak görev yaptı. Lisans derecesini Bilkent Üniversitesi’nden 1992’de yüksek şeref derecesiyle aldı. Yüksek lisans ve doktorasını Rochester Üniversitesi'nden sırası ile 1993 ve 1996’da yine yüksek şeref derecesi ile tamamladı. Temmuz 1996’da Hewlett–Packard Araştırma Laboratuvarlarına katıldı. Aynı dönemde Stanford ve San Jose Devlet Üniversitelerinde danışman yardımcı doçent olarak dersler verdi.Silikon Vadisi’nde üç sene çalıştıktan sonra akademiye geçen Prof. Dr. Altunbaşak, 1999 yılında, Georgia Institute of Technology’de (GATECH) yardımcı doçent olarak işe başladı. 10 sene GATECH’de görev yapan Altunbaşak, bir yandan da endüstri ile çok yakın bir çalışma yürüttü. Uydu ve kablo TV şirketlerine MPEG video sıkıştırıcı cihazı üreten bir firma, Prof. Dr. Altunbaşak’ın geliştirdiği ürün prototipini lisanslayarak başarılı bir şekilde satışına başladı. 2003-2006 yaz aylarında Sabancı Üniversitesi’nin Network Öğretim Üyesi kadrosunda çalıştı. 2006 yılında Vestel ile çalışmaya başlayan Altunbaşak, üniversite-sanayi işbirliği çerçevesinde, LCD TV’ler için TÜSİAD Jüri Özel Ödülüne layık görülen “Pixellence” markalı görüntü işleme projesinin başlatılmasına öncülük etmiş ve bu projeyi geliştiren takıma liderlik yaptı.Alanının en prestijli dergilerinde editörlük ve mesleki örgütlerde başkanlık yapan Altunbaşak’ın çok sayıda akademik onur, ödül ve taltifleri bulunuyor.Vatan - T24
Symes: ‘Enflasyon, Bozulan Türkiye Tablosunun Sonuçlarından Sadece Biri’
'Türkiye’de Enflasyon Dinamikleri: Fırsatlar ve Riskler' başlıklı konferansta konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, Türkiye’de enflasyonun yükseldiğini, düşürülmesi yönündeki politikaların başarıya ulaşamadığını söyledi. Symes Türkiye'deki sorunların çözülmesi gerektiğine vurgu yaparak, 'Özetle alakart menü seçeneğimiz yok' dedi. Bakan Fikri Işık ise TÜSİAD açıklamasını 'ideolojik' olarak yorumladı.TÜSİAD Başkanı Symes, 'Enflasyon bir süredir rekabet politikalarının, yatırım ortamı ve kalkınma başlıklarının oldukça önüne geçti. Nedeni gayet açık, Türkiye’de enflasyon yükseldi maalesef. Düşürülmesi yönündeki politikalar başarıya ulaşamadı. Enflasyon düzeyi geçtiğimiz dört yıl boyunca hedef enflasyonların sürekli üzerinde seyretti. Hepimiz şunu biliyoruz, iş dünyası açısından enflasyon düşük ve tahmin edilebilir olduğu sürece zararsız bir değişkendir. Artan veya tahmin edilmesi mümkün olmayan bir enflasyon dinamiği ise rekabet gücünü sınırlar, daha yüksek bir enflasyon oranına neden olur. Ayrıca tüm diğer değişkenlerin tahminini de anlamsızlaştırır. Sonuç olarak ülkenin ekonomik itibarını bozar. Uzunca bir süredir enflasyon iktisadi politikanın, rekabet politikalarının, büyümenin bir unsuru, bir engeli olmaktan çıkmıştı. Bugünkü enflasyon dinamiği ise yeniden büyümenin, rekabet gücünün potansiyel bir engeli olarak karşımızda duruyor. Üzülerek söylemeliyim ki bu potansiyel riski bizi oldukça tedirgin ediyor' diye konuştu.Enflasyonun büyümenin önünde bir engel olduğunu belirten Symes, 'Yakın zamana kadar başarıyla gerçekleştirdiğimiz enflasyonla mücadele politikalarını, yeniden ele almak zorunda kalmak istemiyoruz. Enflasyonu büyümenin önünde bir engel, ülke itibarını bozan bir değişken; bir defa daha yaşamak istemiyoruz. Artan enflasyonu, aynı dönemlere denk gelen bozulan güven ortamının, itibarı zedelenmiş Türkiye hikayesinin bir sonucu olarak da görmek mümkündür. Dolayısıyla enflasyon ve fiyat istikrarı ile ilgili geliştirilecek politikalara da, bu geniş açıdan yaklaşmak gereği vardır. Biz buna oldukça inanıyoruz' şeklinde konuştu.'MAALESEF BİR SÜREDİR ZARAR GÖRMEKTEDİR'2000-2006 döneminde tüm toplum kesimlerinin sorumluluk alarak, maliyetler üstlenerek oluşmasına katkı sağladığı huzur ve istikrar ortamı ile ilgili kaygıları olduğunu belirten Symes, ' Enflasyon sorunu dahil ülkenin katılaşmış tüm sorunlarını tek tek çözdüğümüz, yatırım ortamını geliştirdiğimiz, itibarını hep birlikte arttırdığımız, her boyutta AB normlarına yaklaştırdığımız Türkiye hikayesi maalesef bir süredir zarar görmektedir. Hedefinden sapan enflasyon, bozulan Türkiye tablosunun kritik sonuçlarından sadece biridir. Türkiye’nin başarı hikayesini oluşturan, ülkeye itibar kazandıran bir dizi yeni kurum, çağdaş kurallar ve iyileşen yatırım ortamı bugün yerlerini bu hikayeyi zorlayan olumsuz unsurlara bırakmıştır. AB hedefi belirsizleşmiş, hukuk devleti zayıflamıştır. Yargıya güven azalmıştır. Kalkınma politikalarında, yapısal reformlarda önemli zaman kayıpları yaşanmaktadır' dedi.'ALAKART MENÜ SEÇENEĞİMİZ YOK'Ülkede olumlu bir atmosfer oluşturmak gerektiğini söyleyen TÜSİAD Başkanı, 'Hepimiz çok iyi anlamalıyız ki ekonomik performans, demokratik standartlar, kurumlar, hukuk devleti olguları bir bütünün parçasıdır. Yakın zamanda yayınlanan bir çok akademik çalışma, bize demokrasi ve ekonomik gelişme arasında çok güçlü bir pozitif ilişki olduğunu gösteriyor. Bu çalışmalar demokrasinin ekonomik büyümeyi birkaç kanal aracılığıyla arttırdığını ortaya koyuyor. Bu kanallar; kapsayıcı ekonomik reformlar, nitelikli eğitimin yaygınlaştırılması, gelişmiş sağlık sistemi, yatırım ortamının iyileşmesi ve sosyal huzurun sağlanması olarak sıralanabilir. Özetle alakart menü seçeneğimiz yok. Bu olguların hepsine aynı anda ulaşmalıyız. Üstelik bunu başardığımız dönemler de oldu. AB ivmesini yakaladığımız, reform dinamiğini çok iyi yönettiğimiz iyi politika ve uygulama örneklerini yeniden canlandırıp ülkede olumlu bir atmosferi oluşturmalıyız. Buna tüm toplum kesimlerinin ihtiyacı var' şeklinde konuştu.TÜRKİYE KÖTÜ YÖNDE AYRIŞIYORTürkiye’nin içinde bulunduğu ortamın ekonomik görünüme de yansıdığını vurgulayan Cansen Başaran Symes, ' Büyüme yavaşlarken yatırımlar azalıyor. Düşük büyüme 2008 krizi sonrası yalnızca Türkiye’de değil, küresel düzeyde bir problem haline gelmiş olabilir ancak tüm dünyanın deflasyonla mücadele ettiği bir ortamda Türkiye düşük büyümeye ve yatırımlardaki düşüşe ek olarak bir de yüksek enflasyonla mücadele ediyor. Uluslar arası karşılaştırmalarda da benzer ülkelerden kötü yönde ayrışıyor. Enflasyon hedeflemesi rejiminin uygulamaya başlandığı 2006 yılından itibaren baktığımızda iki istisna yıl dışında -bunlar da küresel kriz yıllarına denk geliyor- gerçekleşen enflasyonun hedefin sürekli üzerinde gerçekleştiğini görüyoruz. Demek ki burada bir sorun var. Sorun belirlenen hedeflerde mi yoksa bu hedeflere ulaşmaya yönelik uygulanan politikalarda mı? Bu tartışmayı, gerçekten somut bir noktaya vardırmalıyız' diye konuştu.YÜKSEK ENFLASYON UYARISIManşet enflasyonun hedeflenmesi ve dinamiklerinin anlaşılmasının gerektiğini belirten Cansen Başaran Symes 'Sürekli olarak hedeften şaşan enflasyon, ileriye dönük beklentilerde bir dizi bozulmalara yol açmış durumda. Enflasyon üzerinde belirsizlik, yüksek enflasyon dönemlerinde olduğu gibi geriye bakarak fiyatlama yapma alışkanlığına dönülmesi riskini beraberinde getiriyor. Ücret ve fiyatların geçmiş enflasyona bakarak belirlenmeye başlaması, enflasyona atalet kazandırarak yüksek seviyelerde kalıcı olmasına yol açabilir. Geçmişteki örnekler hala hafızalarımızda, bu da bizi oldukça tedirgin ediyor' dedi.TÜSİAD AÇIKLAMASI İDEOLOJİKBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ise konu, a haber yayınında kendisine yöneltilen 'TÜSİAD Başkanı’nın konuşmasında enflasyona değindi. Ne dersiniz?' şeklindeki soruyu 'Bu görüşe katılmamız mümkün değil. Bu sayın başkana, bir kaç konuyu hatırlatmada fayda olduğunu düşünüyorum. Bir, Türkiye'de bu enflasyonun bu seviyede bulunmasını oluşturan üç tane temel sebep var. Bunlardan bir tanesi gıda fiyatlarındaki artış...  Türkiye hem donu yaşadı hem de şiddetli bir kuraklık yaşadı. Türkiye gibi ülkelerde bunun enflasyona etki etmemesi mümkün değil. Bunu bozulan tablo diye sunmak ne kadar hakka adalete uygundur bunu seyircilerin vicdanına bırakıyorum. Enflasyondaki yükselişin nedeni dövizdeki artıştır. Bu Türkiye'nin iç dengelerinden kaynaklanmıyor ki. Şimdi son bir yılı söylüyorum. Euro'nun dolarkarşısındaki kaybı yüzde 27. Dolar, Euro'yu değer kaybettiren de Türkiye mi? Biz miyiz? insafla bağdaşacak şey değil bunlar. Şu anda bir bakın Libya. Suriye, Lübnan, Mısır, Irak en önemli ihracat pazarımız. İran'a uygulanan ambargo. Gürcistan'la diğer Gürcistan'daki iç gelişmeler. Azerbaycan Ermenistan arasındaki gerilim. Rusya, Rusya-Ukrayna ilişkileri...' şeklinde yanıtladı. Işık açıklamasının devamında  'Ben bu açıklamayı ideoloji gözlüğüyle yapılmış bir açıklama olarak görüyorum. Türkiye'nin etrafında her şey yıkılırken, Türkiye bu kadar sağlam duruyorken TÜSİAD'ın bunu takdir etmesi gerekir.  Etrafınızda yangın varsa sizin evinize duman gelmemesi mümkün mü? Etrafınızda bir kargaşa yaşanırken Türkiye'nin de her şeyin mükemmel olacağını beklemek ne kadar insafla izah edilebilir? Burada biz ekonomimizin 2023 hedeflerini yakalayabilmemiz için yapmamız gereken çalışmaları yaptık. 25 paketi başbakanımız açıkladı. Biz dersimize çalışıyoruz' dedi.Yaşar Kaçmaz, DHA
Voyager 1 ile Uzaylılara Gönderdiğimiz 116 Fotoğraf
Voyager 1 uzay aracı NASA tarafından fırlatıldığından bu yana hizmet vermeye devam eden 815 kiloluk bir insansız, dış Güneş Sistemi ve ötesi uzay sondasıdır. Jüpiter ve Satürn’ü ziyaret etmiş, bu gezegenlere ait uyduların detaylı fotoğraflarını elde eden ilk uzay aracı olmuştur.Güneş’ten ve Dünya’dan diğer uzay sondalarından daha hızlı bir şekilde ayrılmakta olan Voyager 1, Yeryüzü’nden en uzakta bulunan insan yapımı nesnedir.Bu uzay aracıyla birlikte gönderilen sesler birçok kez haber oldu. Şimdi de Carl Sagan başkanlığında Voyager 1 ile uzaya gönderilen 116 fotoğrafa göz atalım. 116 fotoğraf içinde yer alan balıkçılar fotoğrafıyla biz dostuz mesajı veren Sagan ve ekibi uçağın ve füzenin havalanışıyla da teknolojimiz bir o kadar ileri mesajını vermeyi ihmal etmiyor.
Reklam