Çin'de Yapılan Bir İnşaatta 43 Dinozor Yumurtası Fosili Bulundu
Çinli işçiler, dünyanın en çok dinozor yumurtası fosili barındıran kenti Heyuan'da 43 yumurta daha buldu. Dünyanın en fazla dinozor yumurtası fosiline sahip olması sebebiyle 'Dinozorların Evi' olarak da anılan kent, 2004 yılında Guinness Rekorlar Kitabı'na girmişti.CNN'e açıklama yapan Çinli yetkililer, 'ilk kez şehir merkezinde dinozor fosili çıkardıklarını' belirtti. Heyuan Müzesi'nden Huan Zhiqing, çıkarılan yumurtalardan 19 tanesinin tek parça halinde, en büyüğünün ise 13 cm uzunluğunda olduğunu söyledi.
Hızlı Trene Kaç Usain Bolt Yetişebilir?
Japonya'da saatte 603 kilometreye çıkarak kendi hız rekorunu kıran maglev treni sadece kendiyle değil hızıyla bilinen her şeyle yarışıyor. Örneğin hızlı tren rüzgardan hızlı ama mermiden yavaş.Bu trenler, elektrik akımı verilen mıknatıslar sayesinde raylara değmeden hareket ediyor.Tren birbirini iten mıknatıslar yardımıyla rayların 15 santimetre kadar üstünde ilerliyor.Adı İngilizce Magnetic Levitation (Manyetik kaldırma) sözcüklerinden gelen bu trenlerin 2027 yılına kadar hizmete sokulması planlanıyor.
İnsan Mimikli İlk Robot
Hong Kong elektronik fuarında tanıtılan 'Han' isimli insansı robot topluluklarla etkileşime girebiliyor ve hatta diyalog bile kuruyor.Mobil bir uygulama sayesinde 'Han' tek bir butonla gülebiliyor, göz kırpabiliyor ve hatta sarhoş taklidi bile yapabiliyor. Yüzündeki 40 ayrı motor sayesinde insan mimiklerini taklit edebilen insansı robot Hanson Robotics firması tarafından geliştirildi.
Herkes Aynı Sesleri mi Duyar?
Sophie Meekings sağır bir kadın ve Londra’da bir ‘pub’da duyma ve kulakların beyin üzerinde oynadığı oyunlar konusunda bir konuşma yapıyor. “Konuşmamı beğenmezseniz yuhalayabilirsiniz. Ama işe yaramayacaktır, nasılsa duymuyorum” şakasıyla başlıyor konuşmasına.Önce duyusal yanılsamaya yol açan bazı sesler dinletiyor. Tıpkı sosyal medyadaki #TheDress etiketli elbise rengi tartışmasında insanlar elbiseyi farklı renklerde gördüklerini söylediği gibi sesleri da farklı algılarız.Görme konusunda uyarıcı anlamda ‘her gördüğüne inanma’ sözünü hepimiz biliriz, ama işitme duyumuzun da bu kadar aldatıcı olabileceğini düşünmezdim. Toplantıdan çıktıktan sonra işlek caddede duyduğum seslerin ne kadarının beynimin ürünü olduğunu merak ediyordum.UCL Üniversitesi’nde işitsel nöroloji konusunda çalışmalar yapan Meekings ile iki hafta sonra yeniden görüştüm. Beynin karmaşık sesleri nasıl işlemden geçirdiğine dair çalışmaları onun işitsel yanılsamalar konusuna ilgi duymasına neden olmuş. “İnsanlar bir diğerinin duyduğu seslerin kendi duyduklarından farklı olabileceğini bilmiyor” diyor.
Reklam
Bir Pazarlama Dehası Olan "Salatalıktan" Öğrenmemiz Gereken 8 Şey
Salatalık... Adı söylendiğinde aklımıza sadece salata, cacık ve söğüş gelen enteresan sebze. Bir iki tane de uçlarda salatalıklı ayran aşı gibi yemek sayabilirsiniz o kadar. Salatalık ile yapabilecekleriniz sadece bunlardan ibaret. Bir de kesip yüzünüze koyabiliyorsunuz, hiç denemedim ama filmlerde, reklamlarda böyle bir kullanım alanını görmek de mümkün. Peki patlıcan gibi, domates gibi, biber gibi, patates, soğan, kabak gibi en az 20 çeşit yemeği, 30 çeşit mezesi, 40 çeşit salatası olabilen sebzeler dururken salatalığın bu kadar popüler olmasının sırrı nedir? Pazardaki fiyatlar incelenirken ilk ele alınan salatalık, sadece söğüşü yenirken evden eksik edilmeyen salatalık, nedir bu Allah aşkına? Resmen overrated bir sebze ile karşı karşıyayız ama bundan çıkarmamız gereken büyük dersler var.
Reklam
Japon Manyetik Tren Yeni Test Sürüşüne Çıkıyor
Japonya’da manyetik kaldırma teknolojisiyle çalışan Maglev treni, yarın yapacağı denemeyle saatte 598 kilometrelik sürate ulaşıp hız rekorunu kırabilir.Central Japan Raiway, denemenin Yamana ilindeki 43 kilometrelik manyetik levitasyon hattında 7 adet vagon ünitesiyle gerçekleşeceğini duyurdu. Japon yetkililer, güçlü elektromanyetik itme kuvvetiyle treni raylardan yaklaşık 10 milimetre havaya kaldıran raylı sistemi 2027 yılında Tokyo ve Nagoya arasında devreye sokmayı planlıyor.2003 yılında ilk kez Çin’in Şanghay kentinde çalışmaya başlayan manyetik raylı tren, o dönem saatte 501 kilometrelik hıza ulaşmıştı. Central Japan Railway’in geçen hafta gerçekleştirdiği sürat denemesinde ise hız rekoru saatte 590 kilometre olarak aktarılmıştı.
"Kiraz" 100 Kilometrede 2,5 Liralık Elektrik Yakacak
Namık Kemal Üniversitesi, öğrencilerinin yapımını sürdürdüğü elektrikli otomobil 'Kiraz'ın, 100 kilometrede sadece 2,5 liralık elektrik harcaması bekleniyor.Namık Kemal Üniversitesi'nde kurulan 'Güneşinoğlu' ekibinin tasarladığı elektrikli otomobil, mayıs ayının sonunda tamamlanarak, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK), ağustos ayında düzenleyeceği yarışlara katılacak.NKÜ Biyosistem Mühendisliği Öğretim Üyesi ve Güneşinoğlu ekibinin koordinatörü Doç. Dr. İlker Hüseyin Çelen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekibi 2012'de kurduklarını ve üniversitedeki farklı bölüm ve bilim dallarından bu işe ilgi duyan kişilerin bir araya geldiğini söyledi.Ekiple Ar-Ge çalışmalarına başladıklarını, güneş arabası, elektrikli araba, tarımsal robotlar konusunda bir takım çalışmalar yürüttüklerini belirten Çelen, gelecek dönemlerde dünyada elektrikli araba teknolojilerinin yaygınlaşacağını, bu nedenle duruma hazırlıklı olmak gerektiğini vurguladı.Daha önce güneş enerjili araba yaptıklarını ve TÜBİTAK'ın yarışmalarına katıldıklarını ifade eden Çelen, şöyle konuştu:'Bu yaptığımız 3. araba. Tabii TÜBİTAK güneş enerjili araçları bırakıp yerine elektrik enerjisiyle çalışan arabalar yarışına başlayınca biz de projeyi değiştirdik ve elektrikli araba yapmaya başladık. Bu 3. yılımız. İlk zamanki tecrübesizliğin üzerine artık yetişmiş bir insan topluluğu olduk. Bizim bu yıl yaptığımız elektrikli araba, TÜBİTAK tarafından 'elektromobil' olarak tanımlanıyor.''Yaptığımız araçta hedefimiz 100 kilometrede 6 kilovat saat gibi bir enerji tüketebilmek. Bu da 100 kilometrede 2,5 liraya denk geliyor. Bunun daha iyisini yapmak için çalışıyoruz' diyen Çelen, araçla Trakya turuna çıkmayı planladıklarını dile getirdi.'Şehir ortamında da kullanılmasını hedefliyoruz'Çelen, yapacakları aracın şehir ortamında kullanılabilecek bir araç olmasını istediklerini söyledi.Elektrikli otomobilin iki kişilik olacağını ve yaklaşık 6 kilovat saat gücünde bir motor kullanacaklarını belirtti.AA
Reklam
Global Ekonominin Yeni Trendi: Giyilebilir Teknoloji
John Harrison'un 1762 yılında cep saatini bulması ile başlayan giyilebilir teknoloji serüveni günümüzde hepimizi hayrete düşüren seviyelere ulaştı. Hamilton Watch'ın hesap makineli saati, Colins'in gözlükten video çeken kamerası, Sony'nin devrim yaratan Walkman'i derken, kalp ritmini ölçen kablosuz kulaklığa kadar gelen bu çılgınlık, bizleri James Bond filmlerinin bir parçası haline getiriyor. Global dünyada teknoloji pazarı bu kadar kızışmış durumdayken giyilebilir teknolojilerin pazar payı ise dudak uçuklatan cinsten. Juniper Research adlı araştırma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre, giyilebilir teknolojilerin global perakende sektöründeki pazar payı, 2016 yılında küçük bir yer kaplayacak fakat bu rakam, takvimler 2019'u işaret ettiğinde 53.2 milyar dolara ulaşacak. Şu an pazarda yaklaşık 160 adet birbirinden farklı giyilebilir cihaz bulunmakta olup diğer bir araştırma şirketi IDTechEX'in tahminlerine göre bu teknolojilerin pazar payı önümüzdeki 10 yıl içeresinde 70 milyon dolarlık bir kapasiteye sahip olacak.56 milyar dolarlık saat pazarında ise iWatch tek başına 10 milyar dolarlık bir pazar hacmine ulaşma potansiyeline sahip. Sadece bu durumu göz önüne alırsak giyilebilir teknolojilerin potansiyeli tahmin edilemez seviyelerde. Bu ürünlerin önündeki engellerin en başında ise cihazların şarj süresi geliyor. Bu sorun da aşıldığı taktirde, giyilebilir teknolojiyi tutabilene aşk olsun. O kadar bahsettik, neler varmış bu piyasada bir göz atalım.
Reklam
Daha İzlerken Sizi Düşünmeye Zorlayacak ve Zihninizi Yoracak 28 Muhteşem Film
'Thought - Provoking Movies' kısaca zihin açıcı filmler olarak tanımlanabilir. Daha izlerken sizleri izledikleriniz üzerine düşüncelere gark eden  filmlerdir diyebiliriz. Filmi bitirdikten sonra hayata bakışınızda bir değişiklik farkediyorsanız ve içinizde bir kıpırtı varsa eğer işte o film 'Thought - Provoking Movies' kategorisine alınabilir. Buyurun listeye geçelim..Not: IMDb puanına göre listelenmiştir.
Reklam
TDK’dan Kadınlara Yanıt: Sorun Bizde Değil Eğitimsizlikte
TDK, kapısına dayanarak sözcüklerin cinsiyetçi anlamlarının kaldırılmasını talep edene kadınlara ‘Sorun kelimelerde değil eğitimsizlikte’ yanıtı verdi.Türk Dil Kurumu’nun (TDK) Türkçe Sözlük’lerde bulunan kelimelerin anlamlarına cinsiyetçi ifadeler içeren anlamlar ekleyince kadınlar TDK’nın önüne giderek bir basın açıklaması ve başvuruyla ifadelerin kaldırılmasını talep etmişti. Kadınların talebini yanıtlayan TDK, sözlüklerinde kelimelerin temel anlamları, yan anlamları, mecaz ve argo anlamalarına da yer verdiklerini belirterek kadına yönelik şiddeti besleyenin sözlükteki kelimeler değil eğitimsizlik olduğunu ifade etti.TDK geçtiğimiz haftalarda Türkçe Sözlük’te buluanan “müsait”, “kötüleşmek”, “esnaf” gibi kelimelerin anlamlarını yenileyerek cinsiyetçi ifadeler ekledi. Bunun üzerine Halkevci Kadınlar TDK önüne giderek bir basın açıklaması yaptı. Kadınlar yaptıkları basın açıklamasında kelimelere eklenen tüm anlamların aynında paratez içinde “kadın” yazdığını belirterek esas paratez içine alınması gerekenin TDK olduğunu ilan etti.Kadınlar basın açıklamasının ardından kelimelerin cinsiyetçi anlamlarının kaldırılması için topladıkları dilekçeleri teslim etti. Dilekçelere yanıt veren TDK, kurum olarak sözlüklerinde kelimelerin; temel, yan, mecaz, argo ve alay içeren anlamalarına da yer verdiklerini ve dilekçelerde ifade edildiği gibi kadına yönelik şiddeti besleyenin sözlükte bulunan kelimeler değil eğitimsizlik olduğunu iddia etti.TDK’nın yanıtının tamamı:'Sözcükler bir dilin bütün veya belli bir dönemindeki kelimelerini; yazılışları, türleri, söylenişleri, temel ve yan anlamları, kullanılış özellikleri bakımından kayıt altına alan, açıklayan, edebi metinlerden seçilen cümlelerle örneklendiren, alıntı kelimelerin hangi dilden geçtiğini bildiren başvuru kaynalarıdır. Kelimelerin türleri, yazılışları, söylenişleri, kullanılış biçimleri, alıntıysa hangi dilden geçtikleri, çekim ekleriyle ve fiillerle kullanılış özellikleri gibi bilgiler sözlüklerde belirli bir düzen içerisinde sıralanır. Bu düzeni sağlayan; sözlük hazırlama ve yazma ilkeleridir.Kurumumuzca 1945 yılından bu yana yayımlanmış olan Türkçe Sözlükler de sözlük hazırlama ve yazma ilke ve kurallarına göre hazırlanmıştır. Maddelerin anlamlandırılmasında genellikle sözün en yaygın anlamına öncelik verilmiş, sonra mecazi anlam (mec.) daha sonra argo, alay, hakaret vb. anlamları yer almıştır. Ardından o sözün deyimleşmiş ve kalıplaşmış bişçimleri anlamlarıyla varsa örnekleriyle sıralanmıştır.Kurumumuzca 2011 yılında yayımlanmış oloan Türkçe Sözlük’te de herhangi bir kelimenin ilk olarak asıl anlamı daha sonra varsa mecazi anlamı ve argo olarak kullanılış şekilleri anlamın yanına argo, kaba kelimeleri ile mec (mecaz) ve tkz. (teklifsiz konuşma) kısaltmaları eklenerek verilmiştir.Bir kelime tarihi süreç içerisinde halkın dilinde asıl anlamının yanında yeni anlamlar kazanabilir hatta asıl anlamıyla hiç ilgisi olmayan bir şekilde argo olarak kullanılabilir. Bu tür kullanımları sözlüğe almamak bilim anlayışıyla bağdaşmaz. Türk Dil Kurumunun 1945 yılından bu yana oluşan sözlükçlük dili geleneği çerçevesinde konuşma dilinde ve yazı dilinde geçen bütün kelimeler anlam ayrımı yapılmaksızın Türkçe Sözlük’te yer almaktadır.Yazınızda Türkçe Sözlük’te yer alan ve tanımlarında cinsiyet ayrımcılığı yapıldığını belirtmiş olduğunuz kelimeler mecaz, argo ve kaba kelimleri kullanılarak anlamlandırılmış ve bu kelimlerin özendirici olma özelliği bu şekilde ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca Sözlüğümüzde “Cinsiyetçilik” kelimesi yer almamak birlikte “cinsiyet ayrımcılığı” maddesi bulunmaktadır. “Cinsiyetçilik” kelimesi de Kurumumuzun Sözlük Bilim ve Uygulama Kolunda değerlendirilecek ve karar verildiği takdirde söz konusu anlam Türkçe Sözlük’ün yeni baskısında ve Genel Ağ ortamındaki kullanımlarında yer alacaktır. Günümüzde kadınlara yönelik şiddeti besleyen Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ünde bulunan kelime ve anlamlar değil eğitimsizliktir.'Sendika.org
‘Ermenilerle Alakası Olmayanların Bu Açıklama Haddine mi?’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Yahu Ermenilerle yakından uzaktan alakası olmayanların bu açıklama haddine mi?' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Seka Park'taki Kocaeli Bilim Merkezi'nin önündeki alanda, Kocaeli Bilim Merkezi ile yapımı tamamlanan tesis ve projelerin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmaya, açılışı yapılacak yatırımların Kocaeli'ye hayırlı olmasını dileyerek başladı.Geçen hafta Avrupa Birliği parlamentosunda, Ermeni tehcirinin 100. yılını bahane ederek, yeniden ve daha güçlü şekilde Türkiye'ye saldırılmaya ve milleti karalamaya başladıklarını dile getiren Erdoğan, Papa Francis'in de böyle bir ithamda bulunduğunu ve buna hemen cevabını verdiklerini belirtti.Şimdi yapılan yanlışlığın düzeltilmeye çalışıldığını aktaran Erdoğan, 'Daha Papa yaptığı yanlışı düzeltmeden, bu defa Avrupa Parlamentosu benzer hezeyanı sergiledi. Avrupa ülkelerinin bir kısmında da benzer hezeyanlara eskiden beri şahit oluyoruz. Avrupa Birliği parlamentosu, böyle bir karar alsa ne yazar almasa ne yazar' diye konuştu. Erdoğan, Kazakistan'a giderken 'Bir kulağımızdan girer öbür kulağımızdan çıkar' dediğini de hatırlattı.Tüm dünyaya, özellikle de Ermenilere seslenmek istediğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:'Bu meseleyi tarihi temelinden tamamen kopartarak siyasallaştırmak en çok Ermenilere zarar verir. Biz bu kararları alanların, bu yönde beyanlarda bulunanların asıl amaçlarının Ermenilerin hakkını, hukukunu korumak olmadığını gayet iyi biliyoruz. Yahu Ermenilerle yakından uzaktan alakası olmayanların bu açıklama haddine mi? Nereden çıkıyor bu iş. Şu anda benim ülkemde, 40 bini yaklaşık resmi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Ermeni var. Bir de Ermenistan'dan kaçarak ülkemde misafir ettiğimiz Ermeniler var. Biz onlara zulmettik mi? Biz onlara ev sahipliğini yapıyor muyuz? Ya siz bunları görmüyor musunuz be vicdansızlar, nasıl oluyor da bu açıklamaları yapıyorsunuz? Nasıl oluyor da bunu yapıyorsunuz?'Türkiye'deki Ermeni vatandaşlara en geniş anlamda sürekli irtibat halinde bulunduklarını da vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:'Nasıl oluyor da siz kalkıp böyle bir adımı atıyorsunuz? Tamamen siyasi amaçlarla, tamamen Türkiye'ye yönelik hasmane bir yaklaşımla yürütülen bu kampanyadan hiçbir şey çıkmaz. Yel, kayadan ne götürebilir ki? Ama bu işten Ermeniler çok zararlı çıkar. Bu milletin Anadolu coğrafyasında yüzlerce yıl en sorunsuz şekilde yaşadığı toplum, Ermeni toplumu olmuştur. Ermeniler ne zaman ki bugün sözde soykırım iddialarıyla kendilerini öne sürenlerin oyununa gelmiştir, tahrikine kapılmıştır, işte o zaman aradaki dostluk bozulmuştur.''Bizimle ve kardeşlerimizle sorunu olan Ermeni diasporasıdır''Bizimle ve kardeşlerimizle sorunu olan Ermeni diasporasıdır, Ermenistan Devleti'dir' diyen Erdoğan, Türkiye olarak defalarca Ermenistan'a el uzattıklarını, iyi niyetlerini ortaya koyduklarını ancak Ermenistan, diasporanın ve diğer ülkelerin güdümünden çıkıp kendi siyasetini izleyemediği için netice alamadıklarını söyledi.Ermenistan'a kapılarının hala açık olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sözde soykırım iddiaları ve Karabağ'ın işgali konusunda olumlu adımlar atmaları halinde, kendileriyle her türlü işbirliğine varız. Bu iradeyi, bu cesareti gösterecek Ermeni siyasetçileriyle, Ermenistan yöneticileriyle görüşmeye, konuşmaya daima hazırız. Ama önce Karabağ sorunu hallolacak. Burada Amerika üzerine düşen görevi hala yapmadı. Rusya üzerine düşen görevi hala yapmadı. Fransa üzerine düşen görevi hala yapmadı. Minsk üçlüsü, uluslararası kurumlar, Azerbaycan'ı haklı gösterdiği halde onlar Azerbaycan'ın hukukunu korumadılar. Soykırım meselesini, siyasetin değil tarihçilerin tartışma konusu haline getirdiğimizde, zaten konu büyük ölçüde çözüm yoluna girmiş olacaktır. Bu yaklaşım, Azerbaycanlı kardeşlerimizin de kanayan yarası. Karabağ meselesinin de çözüm yolunu kendiliğinden açacaktır. Bizim duruşumuz bu kadar net, bu kadar açık ama karşımızda çok farklı hesaplarla, çok farklı niyetlerle hareket eden bir kesim var.'Erdoğan, 'Elinizdeki belgeleri, dokumanları getirin ortak bir komisyon kuralım. Otursunlar meseleyi tüm yönleriyle araştırsınlar, değerlendirsinler. Objektif olarak adil bir hafızaya ulaşsınlar, biz de yolumuza devam edelim' dedi.AA
İzledikten Sonra Kafanızda Soru İşaretleri Bırakacak 37 Muhteşem 'Mindfuck Movie'
'Mindfuck Movie' kavramını kısaca kafa karıştıran filmler olarak tanımlayabiliriz. Genellikle insan psikolojisi, hayaller, sanrılar, korkular gibi konularda kurgulanmış filmlerdir. Film sonunda 'ee neye bağladılar şimdi?', 'valla ben pek bir şey anlamadım abi ya' veya 'bu filmi bir kez daha izlemek lazım, tek seferde anlaşılacak film değil ya' gibi cümleler kuruyorsanız eğer, işte bu film tam bir 'Mindfuck Film' örneğidir. Hepinize iyi seyirler!
14 Adımda Kozmos ve Size Kendinizi Çok Önemsiz Hissettirecek Kozmos Takvimi
Kozmos; 'Olmuş veya olan ya da olacak her şey'dir. Bu tanım, ünlü gökbilimci Carl Sagan'ın Cosmos adlı kitabının ilk cümlesidir. İnsanlık, tarihi boyunca yaşadığı evreni gözlemlemeye ve sırlarını çözmeye çalışmıştır. Peki insanlık olarak bizler, sırrını çözmeye çalıştığımız evrenin ne kadar zamandır içerisindeyiz? Astronomlar, gözlemlenebilen evrenin yaşını 13.8 milyar yıl olarak tahmin ediyor. Peki evrenin tarihini 1 yıl ölçeğiyle incelersek, nasıl bir tablo karşımıza çıkar? Buyrun şimdi ona bakalım.
Reklam