onedio
Global Ekonominin Yeni Trendi: Giyilebilir Teknoloji
John Harrison'un 1762 yılında cep saatini bulması ile başlayan giyilebilir teknoloji serüveni günümüzde hepimizi hayrete düşüren seviyelere ulaştı. Hamilton Watch'ın hesap makineli saati, Colins'in gözlükten video çeken kamerası, Sony'nin devrim yaratan Walkman'i derken, kalp ritmini ölçen kablosuz kulaklığa kadar gelen bu çılgınlık, bizleri James Bond filmlerinin bir parçası haline getiriyor. Global dünyada teknoloji pazarı bu kadar kızışmış durumdayken giyilebilir teknolojilerin pazar payı ise dudak uçuklatan cinsten. Juniper Research adlı araştırma şirketinin yaptığı bir araştırmaya göre, giyilebilir teknolojilerin global perakende sektöründeki pazar payı, 2016 yılında küçük bir yer kaplayacak fakat bu rakam, takvimler 2019'u işaret ettiğinde 53.2 milyar dolara ulaşacak. Şu an pazarda yaklaşık 160 adet birbirinden farklı giyilebilir cihaz bulunmakta olup diğer bir araştırma şirketi IDTechEX'in tahminlerine göre bu teknolojilerin pazar payı önümüzdeki 10 yıl içeresinde 70 milyon dolarlık bir kapasiteye sahip olacak.56 milyar dolarlık saat pazarında ise iWatch tek başına 10 milyar dolarlık bir pazar hacmine ulaşma potansiyeline sahip. Sadece bu durumu göz önüne alırsak giyilebilir teknolojilerin potansiyeli tahmin edilemez seviyelerde. Bu ürünlerin önündeki engellerin en başında ise cihazların şarj süresi geliyor. Bu sorun da aşıldığı taktirde, giyilebilir teknolojiyi tutabilene aşk olsun. O kadar bahsettik, neler varmış bu piyasada bir göz atalım.
Daha İzlerken Sizi Düşünmeye Zorlayacak ve Zihninizi Yoracak 28 Muhteşem Film
'Thought - Provoking Movies' kısaca zihin açıcı filmler olarak tanımlanabilir. Daha izlerken sizleri izledikleriniz üzerine düşüncelere gark eden  filmlerdir diyebiliriz. Filmi bitirdikten sonra hayata bakışınızda bir değişiklik farkediyorsanız ve içinizde bir kıpırtı varsa eğer işte o film 'Thought - Provoking Movies' kategorisine alınabilir. Buyurun listeye geçelim..Not: IMDb puanına göre listelenmiştir.
TDK’dan Kadınlara Yanıt: Sorun Bizde Değil Eğitimsizlikte
TDK, kapısına dayanarak sözcüklerin cinsiyetçi anlamlarının kaldırılmasını talep edene kadınlara ‘Sorun kelimelerde değil eğitimsizlikte’ yanıtı verdi.Türk Dil Kurumu’nun (TDK) Türkçe Sözlük’lerde bulunan kelimelerin anlamlarına cinsiyetçi ifadeler içeren anlamlar ekleyince kadınlar TDK’nın önüne giderek bir basın açıklaması ve başvuruyla ifadelerin kaldırılmasını talep etmişti. Kadınların talebini yanıtlayan TDK, sözlüklerinde kelimelerin temel anlamları, yan anlamları, mecaz ve argo anlamalarına da yer verdiklerini belirterek kadına yönelik şiddeti besleyenin sözlükteki kelimeler değil eğitimsizlik olduğunu ifade etti.TDK geçtiğimiz haftalarda Türkçe Sözlük’te buluanan “müsait”, “kötüleşmek”, “esnaf” gibi kelimelerin anlamlarını yenileyerek cinsiyetçi ifadeler ekledi. Bunun üzerine Halkevci Kadınlar TDK önüne giderek bir basın açıklaması yaptı. Kadınlar yaptıkları basın açıklamasında kelimelere eklenen tüm anlamların aynında paratez içinde “kadın” yazdığını belirterek esas paratez içine alınması gerekenin TDK olduğunu ilan etti.Kadınlar basın açıklamasının ardından kelimelerin cinsiyetçi anlamlarının kaldırılması için topladıkları dilekçeleri teslim etti. Dilekçelere yanıt veren TDK, kurum olarak sözlüklerinde kelimelerin; temel, yan, mecaz, argo ve alay içeren anlamalarına da yer verdiklerini ve dilekçelerde ifade edildiği gibi kadına yönelik şiddeti besleyenin sözlükte bulunan kelimeler değil eğitimsizlik olduğunu iddia etti.TDK’nın yanıtının tamamı:'Sözcükler bir dilin bütün veya belli bir dönemindeki kelimelerini; yazılışları, türleri, söylenişleri, temel ve yan anlamları, kullanılış özellikleri bakımından kayıt altına alan, açıklayan, edebi metinlerden seçilen cümlelerle örneklendiren, alıntı kelimelerin hangi dilden geçtiğini bildiren başvuru kaynalarıdır. Kelimelerin türleri, yazılışları, söylenişleri, kullanılış biçimleri, alıntıysa hangi dilden geçtikleri, çekim ekleriyle ve fiillerle kullanılış özellikleri gibi bilgiler sözlüklerde belirli bir düzen içerisinde sıralanır. Bu düzeni sağlayan; sözlük hazırlama ve yazma ilkeleridir.Kurumumuzca 1945 yılından bu yana yayımlanmış olan Türkçe Sözlükler de sözlük hazırlama ve yazma ilke ve kurallarına göre hazırlanmıştır. Maddelerin anlamlandırılmasında genellikle sözün en yaygın anlamına öncelik verilmiş, sonra mecazi anlam (mec.) daha sonra argo, alay, hakaret vb. anlamları yer almıştır. Ardından o sözün deyimleşmiş ve kalıplaşmış bişçimleri anlamlarıyla varsa örnekleriyle sıralanmıştır.Kurumumuzca 2011 yılında yayımlanmış oloan Türkçe Sözlük’te de herhangi bir kelimenin ilk olarak asıl anlamı daha sonra varsa mecazi anlamı ve argo olarak kullanılış şekilleri anlamın yanına argo, kaba kelimeleri ile mec (mecaz) ve tkz. (teklifsiz konuşma) kısaltmaları eklenerek verilmiştir.Bir kelime tarihi süreç içerisinde halkın dilinde asıl anlamının yanında yeni anlamlar kazanabilir hatta asıl anlamıyla hiç ilgisi olmayan bir şekilde argo olarak kullanılabilir. Bu tür kullanımları sözlüğe almamak bilim anlayışıyla bağdaşmaz. Türk Dil Kurumunun 1945 yılından bu yana oluşan sözlükçlük dili geleneği çerçevesinde konuşma dilinde ve yazı dilinde geçen bütün kelimeler anlam ayrımı yapılmaksızın Türkçe Sözlük’te yer almaktadır.Yazınızda Türkçe Sözlük’te yer alan ve tanımlarında cinsiyet ayrımcılığı yapıldığını belirtmiş olduğunuz kelimeler mecaz, argo ve kaba kelimleri kullanılarak anlamlandırılmış ve bu kelimlerin özendirici olma özelliği bu şekilde ortadan kaldırılmıştır. Ayrıca Sözlüğümüzde “Cinsiyetçilik” kelimesi yer almamak birlikte “cinsiyet ayrımcılığı” maddesi bulunmaktadır. “Cinsiyetçilik” kelimesi de Kurumumuzun Sözlük Bilim ve Uygulama Kolunda değerlendirilecek ve karar verildiği takdirde söz konusu anlam Türkçe Sözlük’ün yeni baskısında ve Genel Ağ ortamındaki kullanımlarında yer alacaktır. Günümüzde kadınlara yönelik şiddeti besleyen Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlük’ünde bulunan kelime ve anlamlar değil eğitimsizliktir.'Sendika.org
‘Ermenilerle Alakası Olmayanların Bu Açıklama Haddine mi?’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Yahu Ermenilerle yakından uzaktan alakası olmayanların bu açıklama haddine mi?' dedi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Seka Park'taki Kocaeli Bilim Merkezi'nin önündeki alanda, Kocaeli Bilim Merkezi ile yapımı tamamlanan tesis ve projelerin toplu açılış töreninde yaptığı konuşmaya, açılışı yapılacak yatırımların Kocaeli'ye hayırlı olmasını dileyerek başladı.Geçen hafta Avrupa Birliği parlamentosunda, Ermeni tehcirinin 100. yılını bahane ederek, yeniden ve daha güçlü şekilde Türkiye'ye saldırılmaya ve milleti karalamaya başladıklarını dile getiren Erdoğan, Papa Francis'in de böyle bir ithamda bulunduğunu ve buna hemen cevabını verdiklerini belirtti.Şimdi yapılan yanlışlığın düzeltilmeye çalışıldığını aktaran Erdoğan, 'Daha Papa yaptığı yanlışı düzeltmeden, bu defa Avrupa Parlamentosu benzer hezeyanı sergiledi. Avrupa ülkelerinin bir kısmında da benzer hezeyanlara eskiden beri şahit oluyoruz. Avrupa Birliği parlamentosu, böyle bir karar alsa ne yazar almasa ne yazar' diye konuştu. Erdoğan, Kazakistan'a giderken 'Bir kulağımızdan girer öbür kulağımızdan çıkar' dediğini de hatırlattı.Tüm dünyaya, özellikle de Ermenilere seslenmek istediğini ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:'Bu meseleyi tarihi temelinden tamamen kopartarak siyasallaştırmak en çok Ermenilere zarar verir. Biz bu kararları alanların, bu yönde beyanlarda bulunanların asıl amaçlarının Ermenilerin hakkını, hukukunu korumak olmadığını gayet iyi biliyoruz. Yahu Ermenilerle yakından uzaktan alakası olmayanların bu açıklama haddine mi? Nereden çıkıyor bu iş. Şu anda benim ülkemde, 40 bini yaklaşık resmi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak Ermeni var. Bir de Ermenistan'dan kaçarak ülkemde misafir ettiğimiz Ermeniler var. Biz onlara zulmettik mi? Biz onlara ev sahipliğini yapıyor muyuz? Ya siz bunları görmüyor musunuz be vicdansızlar, nasıl oluyor da bu açıklamaları yapıyorsunuz? Nasıl oluyor da bunu yapıyorsunuz?'Türkiye'deki Ermeni vatandaşlara en geniş anlamda sürekli irtibat halinde bulunduklarını da vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:'Nasıl oluyor da siz kalkıp böyle bir adımı atıyorsunuz? Tamamen siyasi amaçlarla, tamamen Türkiye'ye yönelik hasmane bir yaklaşımla yürütülen bu kampanyadan hiçbir şey çıkmaz. Yel, kayadan ne götürebilir ki? Ama bu işten Ermeniler çok zararlı çıkar. Bu milletin Anadolu coğrafyasında yüzlerce yıl en sorunsuz şekilde yaşadığı toplum, Ermeni toplumu olmuştur. Ermeniler ne zaman ki bugün sözde soykırım iddialarıyla kendilerini öne sürenlerin oyununa gelmiştir, tahrikine kapılmıştır, işte o zaman aradaki dostluk bozulmuştur.''Bizimle ve kardeşlerimizle sorunu olan Ermeni diasporasıdır''Bizimle ve kardeşlerimizle sorunu olan Ermeni diasporasıdır, Ermenistan Devleti'dir' diyen Erdoğan, Türkiye olarak defalarca Ermenistan'a el uzattıklarını, iyi niyetlerini ortaya koyduklarını ancak Ermenistan, diasporanın ve diğer ülkelerin güdümünden çıkıp kendi siyasetini izleyemediği için netice alamadıklarını söyledi.Ermenistan'a kapılarının hala açık olduğunu dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:'Sözde soykırım iddiaları ve Karabağ'ın işgali konusunda olumlu adımlar atmaları halinde, kendileriyle her türlü işbirliğine varız. Bu iradeyi, bu cesareti gösterecek Ermeni siyasetçileriyle, Ermenistan yöneticileriyle görüşmeye, konuşmaya daima hazırız. Ama önce Karabağ sorunu hallolacak. Burada Amerika üzerine düşen görevi hala yapmadı. Rusya üzerine düşen görevi hala yapmadı. Fransa üzerine düşen görevi hala yapmadı. Minsk üçlüsü, uluslararası kurumlar, Azerbaycan'ı haklı gösterdiği halde onlar Azerbaycan'ın hukukunu korumadılar. Soykırım meselesini, siyasetin değil tarihçilerin tartışma konusu haline getirdiğimizde, zaten konu büyük ölçüde çözüm yoluna girmiş olacaktır. Bu yaklaşım, Azerbaycanlı kardeşlerimizin de kanayan yarası. Karabağ meselesinin de çözüm yolunu kendiliğinden açacaktır. Bizim duruşumuz bu kadar net, bu kadar açık ama karşımızda çok farklı hesaplarla, çok farklı niyetlerle hareket eden bir kesim var.'Erdoğan, 'Elinizdeki belgeleri, dokumanları getirin ortak bir komisyon kuralım. Otursunlar meseleyi tüm yönleriyle araştırsınlar, değerlendirsinler. Objektif olarak adil bir hafızaya ulaşsınlar, biz de yolumuza devam edelim' dedi.AA
İzledikten Sonra Kafanızda Soru İşaretleri Bırakacak 37 Muhteşem 'Mindfuck Movie'
'Mindfuck Movie' kavramını kısaca kafa karıştıran filmler olarak tanımlayabiliriz. Genellikle insan psikolojisi, hayaller, sanrılar, korkular gibi konularda kurgulanmış filmlerdir. Film sonunda 'ee neye bağladılar şimdi?', 'valla ben pek bir şey anlamadım abi ya' veya 'bu filmi bir kez daha izlemek lazım, tek seferde anlaşılacak film değil ya' gibi cümleler kuruyorsanız eğer, işte bu film tam bir 'Mindfuck Film' örneğidir. Hepinize iyi seyirler!
Reklam
14 Adımda Kozmos ve Size Kendinizi Çok Önemsiz Hissettirecek Kozmos Takvimi
Kozmos; 'Olmuş veya olan ya da olacak her şey'dir. Bu tanım, ünlü gökbilimci Carl Sagan'ın Cosmos adlı kitabının ilk cümlesidir. İnsanlık, tarihi boyunca yaşadığı evreni gözlemlemeye ve sırlarını çözmeye çalışmıştır. Peki insanlık olarak bizler, sırrını çözmeye çalıştığımız evrenin ne kadar zamandır içerisindeyiz? Astronomlar, gözlemlenebilen evrenin yaşını 13.8 milyar yıl olarak tahmin ediyor. Peki evrenin tarihini 1 yıl ölçeğiyle incelersek, nasıl bir tablo karşımıza çıkar? Buyrun şimdi ona bakalım.
Ortaçağ'da Şövalye-Salyangoz Düşmanlığının 7 Örneği
Ortaçağ'daki bilginin yegane kaynağı olan el yazması kitaplar kadim bilgeliği taşımaları kadar süslemeleri ve renkli tasvirleriyle de eşsiz sanat eserleri olarak görülmelidir. Manastırda karanlık bir odada kör bir mum ışığı altında kitapları tekrar tekrar aktaran ruhbanların içinde bulundukları karanlık dünya ile tezat renkli iç yapılarını yansıttıkları bu süsleme ve tasvirler ilginç özellikleriyle dikkat çekmektedir. Kimi zaman yazımı yapılan kitapta bahsi geçen konuları kimi zaman da sadece sanatsal bir süsleme amacı taşıyan bu tasvirler Ortaçağ hakkında ilginç anekdotlar taşımaktadır.Bu anekdotların belki de en ilginçleri arasında Salyangozlarla savaşan Şövalye figürleri bulunmaktadır. Antik zamanlardan günümüze bir çok toplumun diyetinde de bulunan salyangozlar Ortaçağ'da farklı bir anlamlandırmayla karşılanmıştır. Kutsallık atfedilen mitolojik kaynaklarından modern okuyucuları hayrete düşüren sempatik tasvirlerine Şövalye-Salyangoz düşmanlığı tarihçiler tarafından hala çözülemeyen bir sır olarak anılmaktadır.  İşte Oraçağ elyazmalarından Salyangoz savaşçısı Şövalye figürleri...İyi seyirler.
Reklam
30 Günlük Değişim Süreci İçin 30 Öneri
Bilim insanlarına göre, iradenin de yardımıyla, bir insanın yeni bir alışkanlık kazanması yaklaşık 30 gün sürüyor. Yeni bir alışkanlık kazanmak için her gün küçük ve altından kalkılabilir adımlar atmak, motivasyonunuzu yükselterek, size devam etmek için ihtiyaç duyduğunuz itici gücü sağlıyor.Uplifers olarak, kişisel gelişiminizi desteklemek adına yaptığımız paylaşımların devamında; Marc and Angel blogunun yazarlarından Marc’ın, 30 günlük değişim için önerdiği 30 maddeyi sizler için derledik. Yeni bir ayın başlangıcıyla beraber uygulayabileceğiniz bu öneriler, düzenli olarak yapmaya devam ettiğinizde, olumlu alışkanlıklar kazanmanıza yardımcı olabilir.'Bir yıllık mutluluk için 7 günde kazanmanız gereken 7 alışkanlık'
Hayatınızı Etkilediğini Bilmediğiniz 10 "Bilimsel Kanun"
Davis Kanunu olarak da bilinen prensip oldukça basit. 'Eğer gazete manşetinde soru işareti varsa, o sorunun doğru cevabı 'hayır'dır.' Örneğin: 'Kansere çare sonunda bulundu mu?' (hayır, bulunsa soru işareti koymazdın), 'Gökyüzündeki bu esrarengiz ışıklar uzaylıların bir oyunu mu?' (hayır, galaksileri aşıp gelen adamın ziyaretini ertesi gün kağıt üstündeki mürekkepten okuyarak öğrenmek uzaylıya ayıp, en azından twitter kullanılır) , 'Bu ahtapot gerçekten de maç sonuçlarını tahmin edebiliyor mu?' (evet, ama doğru tahmin edemiyor, yani aslında hayır). Gazeteler genellikle okuyucu heyecanlandırmak ve manşetin altını okutmak için yeteri kadar iyi ispatlanmamış iddiaları soru formunda ortaya atarlar. Boşuna vakit kaybedip bu manşetlerin altını okumanıza gerek yok.
Reklam
'Ermeni Çeteleri 519 Bin Müslüman Türk'ü Katletti'
Prof. Dr. Kürkçüoğlu, 1915 olaylarına dair, 'Ermeni çeteleri, Erzurum'dan Van'a, Erzincan'dan Iğdır'a toplam 519 bin sivil ahaliyi öldürdü' dedi.Atatürk Üniversitesi Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Erol Kürkçüoğlu, 1915 olaylarına ilişkin, Ermenilerin 519 bin Müslüman Türkü katlettiğini belirterek, 1986 yılı itibarıyla başladıkları kazı ve arşiv çalışmalarıyla bilim adamları olarak, asıl katliama uğrayanların Müslüman Türkler olduğunu belgeleriyle ortaya koyduklarını söyledi.Ermeniler tarafından yapılan katliamlar nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde çok büyük Müslüman kayıplar olduğunu anlatan Kürkçüoğlu, bölgede toplu katliamlar yapıldığını dile getirdi.Asıl soykırıma, katliama uğrayanın Müslüman Türkler olduğunu vurgulayan Kürkçüoğlu, 'Katledilenler de sivil ahalidir. Birinci Dünya Savaşı ile alakası olmayan, doğrudan doğruya sivil ahali katledilmiştir. Bilhassa Birinci Dünya Savaşı'nda Rusların Bolşevik ihtilaliyle bu bölgeden çekilip ülkelerine dönmeleri neticesinde bu bölgede Ermeni çeteleri, gönüllü Ermeni birlikleri ve bunların başında komutanları var. Ermenilerin o dönemde yaptığı katliamları herkes çok iyi biliyor' diye konuştu.Başta Erzincan olmak üzere, Erzurum, Van, Iğdır, Ardahan ve Kars'ın o dönemde tamamen işgal altında olduğunu anlatan Kürkçüoğlu, Ermeni çetelerinin, işgal altındaki bölgelerde Müslüman ahaliye yönelik yoğun katliamlar yaptığını belirtti.185 toplu mezar tespit edildiDoğu ve Güneydoğu Anadolu'da 185 toplu mezar tespit ettiklerinin altını çizen Kürkçüoğlu, 'Diyarbakır, Muş, Bitlis, Van, Erzurum, Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Trabzon, Kilis, Adana, Osmaniye, Antep, Bayburt, Ünye, Maraş başta olmak üzere birçok ilde sivil ahaliye yönelik toplu katliamlar olduğunu tespit ettik' ifadelerini kullandı.Kürkçüoğlu, 519 bin sivil ahalinin katledildiğinin arşiv belgesi olarak var olduğunu belirterek, şunları kaydetti:'Hatta 1919'da Paris'te toplanan Paris Konferansı'nda köy köy, kasaba kasaba 519 bin rakamını rapor olarak ortaya koyduk. Erzurum, Ermenilerin ve Rusların hedef şehirlerinden birisidir. Tarihe baktığımız zaman Erzurum, üç defa Rus işgali altına girmiştir. Bu yüzden de en çok katliam Erzurum'da yapılmış şüphesiz. Erzurum'da 50 bin, Van'da 45 bin, Kars'ta 17 bin, Iğdır'da 15 bin, Erzincan'da 13 bin, Diyarbakır'da 12 bin, Muş'ta 10 bin olmak üzere birçok yerde toplam 519 bin sivil ahali Ermeni çeteleri tarafından katledilmiş.'Atatürk Üniversitesi bilim adamları ve Türk-Ermeni İlişkileri Araştırma Merkezi olarak bu konuda önemli çalışmalar gerçekleştirdiklerini belirten Kürkçüoğlu, '1986 yılı itibarıyla başladığımız kazı çalışmalarıyla asıl katliama uğrayanların Müslüman Türkler olduğunu belgeleriyle ortaya koyduk. Sadece kazı çalışmalarıyla değil, başta Rusya olmak üzere birçok ülkenin arşivlerinden, Osmanlı arşivlerinden tespit ettiğimiz kadarıyla en fazla katliam yapılan yer Erzurum'dur' şeklinde konuştu.Kendisinin Rus kaynaklarını da çalıştığını belirten Kürkçüoğlu, Erzurum Rus İkinci Topçu Alayı Komutanı Yarbay Twerdo Khlebov, hatıratında ve çektiği telgraflarda, 'bölgede Ermeni çetelerinin Müslüman ahaliye yönelik katliamları' olduğunu ifade ettiğini dile getirdi.AA
UNESCO'da 'Dede Korkut' Konseri
Dede Korkut kitabının bilinen ilk nüshasının bulunmasının 200. yıl dönümü nedeniyle, merkezi Fransa'nın başkenti Paris'te bulunan Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nde (UNESCO) konser verildi.Uluslararası Türk Akademisi tarafından düzenlenen konsere, Türkiye'nin UNESCO nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı, Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan'ın UNESCO'daki delegasyonları ve çok sayıda davetli katıldı. Ülkelerin senfoni gruplarının verdiği konserde Türk dünyasından farklı müzik eserleri seslendirildi.Konser öncesi konuşan Büyükelçi Botsalı, 'Türk dünyasında nereye giderseniz gidin ister Özbekistan'a, Kırgızistan'a, ister Türkiye'ye ve Azerbaycan'a... Çaldığınız her kapıda tanının ya da tanınmayın, zengin olun veya fakir olun iyi karşılanır ve ağırlanırsınız. İşte bu erdemlerin hepsinin kaynağını Dede Korkut'un eserinde bulabilirsiniz' diye konuştu.AA
Reklam
Fukuşima'da Santrale Gönderilen Robot, 'Buram Buram Yayılan' Radyasyonu Kaydetti
Japonya’da 2011’deki deprem ve tsunamide zarar gören ve radyasyon yaymaya başlayan Fukuşima Daiichi nükleer santraline gönderdiği robotun 3 saat dayanabildiği gören TEPCO firması, robotun çektiği görüntüleri yayımladı. Firma, bir insanın içeride en fazla 1 saat hayatta kalabileceği uyarısı yaptı.Tokyo Electric Power Co.’nun (TEPCO) paylaştığı 2.5 dakikalık video, çekirdeği depremden sonra erimeye başlamış olan reaktörün nasıl radyasyon yaydığını gözler önüne serdi. TEPCO Sözcüsü Teuraki Kobayaşi, bu oranın içeride koruyucu kıyafet giyen birinin dahi öldürebilecek seviyede olduğu konusunda uyardı.Uzaktan kumandalı robot, reaktör çekirdeğinin altındaki katta yer alan 6 bölgenin fotoğraflarını çekip ortamın ısısına ve radyasyon oranına ilişkin veriler toplamaya başladı. Robotun elde ettiği veriler ısının 17.8- 20.2 derece arasında değiştiğini gösterirken, çekirdeğin saatte 9.7 sievert oranında radyasyon yaydığını ortaya koydu.Sputniknews
Robotlar Tarafından Yönetilmek İçin 22 Geçerli Neden
Bilim kurgu filmlerinde gördüğünüz zalim robot klişelerini bir kenara bırakın. Yaşadığınız toplumdaki siyasilerin, iş yerindeki müdürlerin, emniyet teşkilatındaki polislerin kısacası sizi yöneten herkesin ROBOT olduğunu hayal edin.MYP- Makinelerin Yükselişi Partisi gururla sunar..Neden bizi seçmelisiniz?
Reklam
Alan Turing'in Defteri 1 Milyon Dolara Satıldı
Bilim alanında pek çok buluşun yolunu açan ünlü matematikçi Alan Turing'in not defteri ABD'de düzenlenen açık artırmada 1 milyon 25 bin dolara satıldı.Hayatı 87. Akademi Ödülleri’nde 'En İyi Uyarlama Senaryo' Oscar'ı kazanan filme konu olan ünlü matematikçi Turing'in 1942 yılına ait 56 sayfalık el yazması not defteri açık artırmaya çıktı.Bonhams Müzayede Evi'nin New York ofisinde yapılan açık artırmada, ünlü İngiliz bilimadamı Turing'in not defteri 1 milyon 25 bin dolara satıldı. Bilgisayar fikrini ortaya atan ve 2. Dünya Savaşı’nda Nazilerin Enigma kodunu kırarak İtilaf Devletleri’nin savaşı kazanmasına yardımcı olan ünlü matematikçinin Enigma şifre makinesi ise 269 bin dolara alıcı buldu. 1936'da bir bant üzerindeki sembolleri okuyup yazabilen programlanabilir teorik bir makine geliştiren Turing, o tarihte eşcinselliğin suç sayıldığı İngiltere'de 1952'de cezalandırılmak istendikten 2 yıl sonra 1954'te siyanüre daldırılmış bir elma yiyerek hayatına son vermişti.Turing ayrıca, Benedict Cumberbatch'ın Imitation Game fimine konu olurken yapıt, 87. Akademi Ödülleri’nde, 'En İyi Uyarlama Senaryo' Oscar'ı kazandı. Yönetmenliğini Morten Tyldum'ın yaptığı filmin senaryosunu Graham Moore yazmıştı.Zehirli bir elmadan yaşamını yitiren Turing'in ardında ısırılmış bir elma bırakmasının Apple firmasının logosuna ilham kaynağı olduğu ileri sürülmesine karşın Apple bugüne kadar bu iddiayı doğrulayan bir açıklama yapmadı.AA
Bakan Çavuşoğlu: 'Dini Liderler Her Şeyden Önce Nefreti Değil Kardeşliği Ön Plana Çıkarmalıdır'
DIŞİŞLERİ Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Françesko'nun sözde Ermeni soykırımı iddialarını destekleyen açıklamasını eleştirdi, 'Dini liderler nefreti, kini değil, barışı, kardeşliği ön plana çıkarmalı' dedi.Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya'nın Manavgat İlçesi'nde AK Parti teşkilatını ziyaret etti. 7 Haziran'da yapılacak seçimlere yönelik milletvekili aday listelerinin belirlendiğini hatırlatan Bakan Çavuşoğlu, teşkilat üyelerinin büyük dayanışma içinde çalışmalarını sürdüreceğini söyledi. Bir siyasi parti içinde değişimin, gelişimin mutlaka olması gerektiğini belirten Bakan Çavuşoğlu, 'Biz de sürekli kendimizi değiştirerek güçlendiriyoruz. Değişimi yakalayamayan devletler de uluslararası örgütler de siyasi partiler de yavaş yavaş yok olur gider ama bizim her yaptığımız değişim bizi daha da güçlendirdi, geleceğe emin adımlarla yürümemize vesile oldu' dedi.'15'İNCİ MİLLETVEKİLİ ADAYIYIM'Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Lütfi Elvan'ın Antalya'dan aday olmasının ulaşım alanındaki yatırımlar açısından önemli bir şans olduğunu vurgulayan Bakan Çavuşoğlu, Elvan'ın vizyonu bulunan, projelere önem veren bir kişi olduğunun altını çizdi. Üçüncü dönem kuralı nedeniyle aday adaylık başvurusunda bulunmadığını da kaydeden Bakan Çavuşoğlu, Antalya'nın 15'inci milletvekili adayı olduğunu, bu doğrultuda çalışmalarını sürdüreceğine işaret etti.'TÜRKİYE'DE FARKLI, ORADA FARKLI KONUŞUYOR'Papa Françesko'nun Vatikan'da düzenlediği ayinde sözde Ermeni soykırımı iddialarını destekleyen açıklamasına da değinen Bakan Çavuşoğlu, Papa'nın Türkiye'de farklı, orada farklı konuştuğunu kaydetti. Bu durumu samimiyetsizlik olarak nitelendiren Bakan Çavuşoğlu, 'İster dini lider olun, ister bir ülke lideri, söylemlerimiz her zaman birbiriyle tutarlı olmalıdır, sözlerinizde de durmalısınız. Burada başka şey söyleyeceksiniz, başka yerde başka şey söyleyeceksiniz. Bu bizim anlayışımızda yok. İkincisi din adamları, dini liderler her şeyden önce nefreti değil, ayrımı değil, kini değil, barışı, kardeşliği ön plana çıkarmalıdır' diye konuştu.'HOCALI KATLİAMINI NİYE ANMIYORSUNUZ?'Acıları yarıştırmak yerine ortak acılar üzerine kardeşlik kurulması yönünde adımlar attıklarını anlatan Bakan Çavuşoğlu, şöyle dedi:'Acılar arasında ayrım yapılmaz. Papa, Bosna'da olanlara mahkeme kararı olmasına rağmen 'soykırım' diyemiyor. Neden? Oradakiler, Müslüman. Aynı Papa hiçbir mahkeme kararı olmadan, bir Birleşmiş Milletler kararı olmadan, bir tarihçinin kararı olmadan ortak acımız olan 1915 olaylarına 'soykırım' diyebiliyor. Peki, 1915 olaylarını gördük mü, yaşadık mı, araştırdık mı, tarihçiler araştırdı mı? 'Komisyon kuralım' diyoruz, gelin arşivleri açalım, bilim adamları gelsin, üçüncü ülkelerden de gelsin, Vatikan'da da varsa böyle bilim adamı onu da göndersinler. Biz buradan çıkacak sonucu zaten kabul edeceğimizi baştan söyledik. Peki o olaylar 1915'te oldu, bu kadar kısıtlı bilgiye rağmen böyle bir açıklama yapıyorsunuz, 20 sene önce herkesin gözü önündeki Hocalı katliamı, yani Ermenilerin katlettiği Azerbaycanlıları niye anmıyorsunuz? Madem acıları anacağız, onu niye unutuyorsunuz.'ESNAFI GEZDİ, DESTEK İSTEDİBakan Çavuşoğlu, ilçe teşkilatı ziyaretinin ardından İl Başkanı Rıza Sümer, milletvekili adayları Mustafa Köse, İbrahim Aydın, Ercan Mekteplioğlu ve partililerle esnafı ziyaret etti. Esnafın sorunlarını dinleyen Bakan Çavuşoğlu, 7 Haziran'da yapılacak seçimi hatırlatarak, destek istedi. Bu sırada bazı vatandaşların çocuklarının işe yerleştirilmeleri konusunda talepte bulunmaları üzerine Bakan Çavuşoğlu, puan sıralamasına göre yerleştirme yapıldığını hatırlattı. Ak Parti milletvekili adaylarını tanıtan Bakan Çavuşoğlu, partilerinin iyi bir kadroyla seçime girdiğini kaydetti. Bakan Çavuşoğlu, Sarılar Mahallesi'nde Sarılar Erkek Öğrenci Yurdu'nda kalan öğrenciler yararına düzenlenen kermesi de gezerek yemek yedi.'GENÇLERİN ÖNÜNÜ AÇIN'Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Manavgat merkezinde esnaf ziyareti yaptığı sırada önüne geçen Ayşe Gülen adlı kadın, kızının üniversite mezunu olmasına rağmen yeterli kadro açılmadığı için öğretmenlik yapamadığını söyledi. Kızının evde oturduğunu belirten Ayşe Gülen, 'Yaşlıları emekli edin artık gençlerin önünü açın. Benim çocuğum değil gençler işe girsin. 100- 150 bin öğretmen alın. Açın bu gençlerin önünü' diye seslendi. Bakan Çavuşoğlu da gençlerin önünü açmak için çalıştıklarını kaydetti.'HİÇ KİMSE KİMSEDEN ÜSTÜN DEĞİL'Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Manavgat'ın ardından Alanya İlçesi'nde ziyaret, taziye ve toplantılara katıldı. Bakan Çavuşoğlu ilk olarak yapımı tamamlanma aşamasında olan 50 üniteli Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi inşaatını ziyaret etti. Merkezi gezerek yetkililerden bilgi alan Bakan Çavuşoğlu, burada yaptığı açıklamada ağız ve diş sağlığı merkezlerini önemsediklerini, 50 ünitelik hastanenin kısa sürede hizmete gireceğini söyledi. Bakan Çavuşoğlu, merkeze yakın bir bölgede 300 yataklı bölge hastanesi inşaatının da devam ettiğini belirtti.Ardından işadamı Kamil Yüzbaşıoğlu'nun 4 gün önce vefat eden 80 yaşındaki annesi Hayriye Yüzbaşıoğlu'nun ailesine taziye ziyaretinde bulunan Bakan Çavuşoğlu, buradan Akdeniz Üniversitesi Alanya İşletme Fakültesi'ne geçti. Kaymakam Hasan Tanrıseven, Belediye Başkanı MHP'li Adem Murat Yücel ve Dekan Prof. Dr. İbrahim Güngör tarafından karşılanan Bakan Çavuşoğlu, öğrencilere konuşma yaptı.Bakan Çavuşoğlu, üniversitelerdeki öğrenci olaylarına ilişkin, hiç kimsenin kimseden üstün olmadığını belirterek, öğrencilerden tahriklere kapılmamalarını, çatışmalara girmemelerini istedi. Bir öğrencinin üniversitelerdeki olaylar nedeniyle gençlerin yaşamını yitirdiğini söylemesi üzerine Bakan Çavuşoğlu, öğrencilerin daha iyi eğitim alabilmeleri için üniversitelerin standartlarını yükselttiklerini söyledi. İlk göreve geldiklerinde burs miktarının 45 lira olduğunu, şu anda 330 liraya yükseldiğini kaydeden Bakan Çavuşoğlu, 'Birinci sınıf yurtlar yaptık. Üniversitelere araştırma için ayırdığımız bütçe arttı. İstenilen altyapıyı oluşturduk. Her türlü imkanı sağladık. Öğrencilerin de dikkat etmesi gereken bazı hususlar var. Hepimiz farklı etnik gruptan olabiliriz. Farklı siyasi partilere oy verebiliriz. Farklı ideolojilere sahip olabiliriz ama şunu unutmayın, hiç kimse kimseden üstün değildir' diye konuştu.'TARTIŞIN AMA ÇATIŞMAYIN'Öğrencilerin tahriklere kapılmaması gerektiğine işaret eden Bakan Çavuşoğlu, şöyle dedi:'Tahriklere kesinlikle kapılmamak lazım. Hele hele böyle çatışmalara, kavgalara hiç girmemek lazım. Düşüncelerimizi niye demokratik bir ortamda özgürce tartışmasını bilmiyoruz, niye paneller düzenlemiyoruz? Tartışın, Türkiye'nin sorunlarını, dünyanın sorunlarını tartışın. Zamanında üniversitelerde gençler ideolojik sebeplerle kamplara ayrıldı. Önce ayırdılar, sonra çatıştırdılar, birbirlerine kırdırdılar sonra da darbeyi yaptılar. Kalanları da idam sehpasında astılar. Katlettiler gençleri. Bugün hala ülkesine dönmeyen, yurtdışına kaçan kaç genç var biliyor musun? Biz o insanlara 'Dönün' diyoruz, onun zeminini hazırlıyoruz.'Bakan Çavuşoğlu daha sonra Alanya'da özel bir firmanın açtığı 'Klassika-M' adlı Rus kolejini ziyaret etti. Okulu gezen ve idarecilerden bilgi alan Bakan Çavuşoğlu, Rus öğrencilerin özçekim isteğini de geri çevirmedi.Bakan Çavuşoğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Antalya ziyareti kapsamında açılışı gerçekleştirilen Alanya Gençlik Merkezi'ni de ziyaret etti.Bakan Çavuşoğlu Alanya Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenecek toplantıda mahalle muhtarlarıyla bir araya gelecek ve akşam saatlerinde ilçeden ayrılacak.Kamil ATALAY/MANAVGAT (Antalya), (DHA)
Eski TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak Serbest
TÜBİTAK soruşturmasında gözaltına alınan eski başkan Yücel Altunbaşak, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.4 yıldır görev yaptığı TÜBİTAK başkanlığından istifa eden Prof. Dr. Yücel Altunbaşak ile 2 kişi, terörle mücadele ekiplerince (TEM) 'görevi kötüye kullandıkları' iddiasıyla gözaltına alınmıştı. Emniyetteki ifadesinin ardından adliyeye sevk edilen Altunbaşak, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.SABAH GÖZALTINA ALINMIŞTIAnkara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, TÜBİTAK'la ilgili soruşturma kapsamında, bu sabah bir süre önce görevinden ayrılan eski TÜBİTAK Başkanı Yücel Altunbaşak ile Osman K. ve Eren Y.'yi gözaltına almıştı.Gözaltına alınan zanlılardan Osman K.'nin Altunbaşak'ın eski özel kalem müdürü olduğu, Eren Y.'nin ise TÜBİTAK bünyesindeki Türkiye Sanayi Sevk ve İdare Enstitüsü Müdürü olarak görev yaptığı öğrenildi.BAKAN IŞIK: GÖREVDEN AYRILMASININ SORUŞTURMAYLA İLGİSİ YOKBilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Altunbaşak'ın 4 gün önce görevden ayrılmasının soruşturmayla ilgisinin olmadığını söyledi.Sondakika.com
'Karanlık Madde'nin Haritası Çizildi
Gökyüzünün sekizde birinin ayrıntılı haritasını çıkarmayı amaçlayan gök bilimciler, şimdiye kadar yüzde 0,4'lük kısmı haritalamayı başardı.Uzayın en büyük sırlarından biri olan ve evrenin büyük bölümünü kapladığı düşünülen karanlık maddenin haritasını çıkarmayı amaçlayan bir çalışmanın ilk sonuçları yayımlandı.Karanlık madde galaksileri bir arada tutan görünmez bir 'ağ'.Bilim insanları bu maddenin nasıl hareket ettiğini inceleyerek ileride karanlık enerjiyi, yani evreni yavaş yavaş genişleten gücü ölçmeyi umuyorlar.Dark Energy Survey (Karanlık Enerji Araştırması) adıyla, uluslararası düzeyde yürütülen kapsamlı çalışmaya altı ülkeden 25 kurum ve 300 bilim insanı katıldı.(Sıcak renklerdeki) Yoğun alanlar, çok sayıda galaksiyle aynı noktada buluşuyor. (Mavi renkli) Boşluklar ise hemen hemen tamamen boş.
Reklam