Evde Yalnızken Sesler mi Duyuyorsunuz? Bilim İnsanlarından, Tuhaf Olaylar Yaşayanlar İçin Dev Araştırma
Brezilya'da 5 binden fazla kişiyle yapılan kapsamlı bir bilimsel çalışma, yalnızken ses duyma veya görünmeyen bir varlık hissetme gibi 'tuhaf' olayların toplumda sanılandan çok daha yaygın olduğunu kanıtladı. Araştırma, bu tarz sıra dışı deneyimlerin genellikle bir hastalık belirtisi olmadığını, aksine birçok insanın hayatında olumlu ve anlamlı izler bıraktığını gösteriyor.
Kendi başınıza otururken aniden bir ses duymak ya da boş bir odada izlendiğinizi hissetmek, pek çok kişiye korkutucu veya endişe verici gelebilir.
Ancak bilim insanları, bu tür açıklanamayan durumların aslında son derece normal ve yaygın bir insan deneyimi olduğunu ortaya koydu. Brezilya merkezli D'Or Araştırma ve Eğitim Enstitüsü (IDOR) uzmanları tarafından yürütülen ve prestijli bilim dergisi PLOS One'da yayımlanan yeni bir araştırma, insanların ürkütücü veya doğaüstü gibi görünen olayları nasıl algıladığına dair çarpıcı veriler sundu. Uzmanlar, tıbbi bir rahatsızlığı bulunmayan binlerce insanın bu tarz durumları sıklıkla yaşadığını ve sanılanın aksine bu olayların büyük bir çoğunlukla kişisel gelişime katkı sağlayan olumlu anılar olarak kaydedildiğini tespit etti.
Araştırma ekibi, daha önce geliştirilmiş olan 'Sıra Dışı Deneyimler Envanteri'ni temel alarak 47 soruluk detaylı bir anket hazırladı ve bunu Brezilya genelinde 5.117 kişiye uyguladı. Çalışmanın başındaki isim olan kıdemli psikolog Ronald Fischer, anket sonuçlarını değerlendirirken oldukça ilginç bir tabloyla karşılaştıklarını belirtiyor. Fischer'a göre; beden dışı deneyimler yaşamak, altıncı his, bir anda ortaya çıkan yoğun bir huşu duygusu, açıklanamayan görüntüler görmek veya gaipten sesler duymak gibi olaylar, klinik verilerin gösterdiğinden çok daha geniş bir kitle tarafından deneyimleniyor. Üstelik bu kişilerin çok büyük bir kısmı herhangi bir psikolojik rahatsızlığa sahip değil ve yaşadıkları bu olayları geriye dönüp düşündüklerinde nötr ya da tamamen pozitif bir duygu durumu hissediyorlar.
Ankete verilen yanıtlar, bu gizemli anların ne zaman ve nasıl gerçekleştiğine dair de net bir çerçeve çiziyor.
Katılımcıların yüzde 60'ından fazlası bu tarz bir olayı tamamen uyanık ve bilinci açıkken yaşarken, yüzde 40'ı olay anında tek başına olduğunu ifade ediyor. Çoğunlukla saniyeler veya birkaç dakika süren bu deneyimleri hayatında iki ya da üç kez yaşadığını söyleyenlerin oranı yüzde 38'i bulurken, sadece bir kez yaşayanların oranı ise yüzde 30 seviyesinde kalıyor. Olayların başlama evresi incelendiğinde ise katılımcıların üçte ikisi yetişkinlik dönemini işaret etse de yüzde 20'lik önemli bir kesim bu tarz garipliklerle ilk kez ergenlik yıllarında tanıştığını dile getiriyor.
İnsanların bu sıra dışı olayları nasıl anlamlandırdığı da araştırmanın en dikkat çekici kısımlarından birini oluşturuyor. Yaşananların kaynağı sorulduğunda katılımcıların önemli bir kısmı bunun tamamen bir tesadüf olduğuna inanırken, yüzde 28'lik bir grup bunu evrenden veya ilahi bir güçten gelen bir 'işaret' olarak yorumluyor. Bilimin bu anları açıklayıp açıklayamayacağı konusunda ise insanlar ikiye bölünmüş durumda; ancak ibre ufak bir farkla da olsa 'bu işin içinde açıklanamayan başka bir boyut var' diyenlerden yana kayıyor. Deneyimin yarattığı etki incelendiğinde ise katılımcıların neredeyse yarısının olay anında korku değil, sevinç ve huzur hissetmesi, araştırmanın en şaşırtıcı bulgularından biri olarak kayıtlara geçiyor. Uzmanlar, bu bulguların açıklanamayan olaylar etrafındaki toplumsal önyargıları kırmak için kritik bir adım olduğunu belirtirken, ufak bir uyarı yapmayı da ihmal etmiyor: Eğer yaşanan bu tarz deneyimler günlük hayatın akışını bozuyor ve kişiyi rahatsız ediyorsa, mutlaka bir uzmandan destek almak gerekiyor.
Keşfet ile ziyaret ettiğin tüm kategorileri tek akışta gör!




Yorum Yazın