İnsan beyninin iki farklı yumrudan oluştuğunu biliriz. Bu kısımlardan sol kısmın mantığı, sağ kısmın ise yaratıcılığı kontrol ettiği fikri en yaygın fikirlerdendir. Ancak bunu bilimsel bir kanıt desteklemiyor... Peki bu yanlış düşünceye nasıl kapıldık?
Kitap okurken bir yandan okuma listemiz bizim okuma tempomuzdan daha hızlı genişliyor, kısıtlı insan ömrüne sığdıracak değerli kitapları seçmekte zorlanıyoruz. Peki daha hızlı okuyup hem kitaplara doymanın hem de hayata ayak uydurmanın bir yolu varsa? Var ve o yolu sizden gizlemiyoruz!
Çoklu evren (multiverse) teorisi yaşadığımız evrenin yalnız olmadığını aksine birbirine paralel bir çok evren olduğunu öne sürüyor. Birbirlerine paralel bu çoklu evrenleri içine alan yapıya ise multiverse diyoruz. Paralel evrenleri anlamak için Sicim teorisine bakmak gerekiyor. Sicim teorisi de bizi, evreni oluşturan o büyük patlamadan öncesine götürüyor. Kaba taslak olarak ve en basit şekilde açıklamaya çalışacak olursak bu patlama sonrasında bizim yaşadığımız evrenden başka alternatif evrenler olduğunu söylüyor.Peki abi, bu alternatif evrenlerde ne oluyor? Kaç kişiler bunlar?Çoğumuz düşünmüşüzdür, 'başka bir evrende bizim daha mutlu olan bir yansımamız var mıdır?' diye. Ya da 'ulan acaba o soruda a şıkkını değil de c şıkkını işaretleseydim, hayalimdeki okula girmiştim şimdi. O zaman hayat nasıl olacaktı acaba?' diye. İşte bu beyin yakan sorularının genelinin toplandığı ve işlendiği film ve dizilerden 19 tanesini sizler için listeledik. Buyurunuz efendim. İyi seyirler.Not: Sıralama IMDB Puanlarına göre yapılmıştır.
Büyük kozmetik markalar bile onların kokusundan esinlenip parfüm üretirken, onlar buram buram mis kokularını yaymaya devam ediyorlar. Bakalım bu kokunun kaynağı neymiş?
Ahsen tv muhabirimiz, sokakta insanlara mikrofon uzatmaya devam ediyor. Yakın zamanda bilim insanlarının hayvandan insana organ naklini gerçekleştirdiğini söyleyen adamımız, insanlara hayvanlardan organ nakli yaptırır mıydınız diye soruyor...
Gündelik hayatta ve iş hayatında, bazı meslek gruplarının isimlerini yanlış kullanıyoruz. Kimisini kısaltıyor, kimisini işimize geldiği gibi söylüyoruz. Bazısı da tüm bu faktörlerden bağımsız, yenilikçi bir şekilde tanımlıyor artık. 'Olsun ne olacak ki?' demeyin, gelin biz doğrusuna bakalım.
Yaklaşık 35 bin yıl önce yok olan Neandertaller günümüzde bizimle birlikte yaşamaya devam etselerdi nasıl olurdu? İşte bu sorudan yola çıkarak Almanya'nın Mettmann şehrinden bir Neandertaller müzesi açıldı. Bulunan ilk Homo neanderthalensisin de yer aldığı müzede insanlık tarihinin binlerce yıllık macerası sergileniyor. Gelin detaylara yakından bakalım...
Türk bilim insanları ülkemiz adına sevindirici bir gezegen keşfine imza attı. Keşfi önemli kılan neden ise Türk bilim insanlarının ilk gezegen keşfi olması. Ankara Üniversitesi ve Ege Üniversitesi'nde görevli öğretim üyesi üç Türk bilim insanı ile bir doktora öğrencisi tarafından keşfedilen 'öte-gezegen' güneş sistemine 212 ışık yılı mesafede bulunuyor.
Boyut canlılar için en az takdir edilen düzenleyici olurken biyolojimiz hakkındaki her şeyi belirler. Ağırlık ise arttıkça yere düşmeden önceki kinetik enerji o kadar artar. Kurzgesagt bu durumu köpek, fil ve farenin bir gökdelenden düşme durumu üzerinden çok güzel bir şekilde açıklıyor.
Yükseköğretime Geçiş Sınavı’nın (YGS) ardından binlerce öğrenci çeşitli bölümlere giriş hakkı elde etmiş bulunuyor. Öğrencilerin büyük bir bölümü üniversite tercihlerini yaparken yeterli profesyonel desteği göremedikleri için, aile ve çevre baskısı nedeniyle ya da zorlu geçen ve bir sene kaybına neden olan sınava hazırlık sürecini tekrar etmekten çekindikleri için hiç istemedikleri çeşitli bölümlerde mutsuz bir şekilde eğitime başlıyorlar.
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, vali ve milletvekillerinin aldığı maaşın az olduğunu ifade ederek, 'Millet olarak biz bunu yağcılık filan zannediyoruz. Tam tersine. Doğru yapılan işi taktir edeceksin. Bu işi yapanlar para pul için yapmazlar. Ne valiye verdiğimiz maaş, maaş... Ne milletvekiline verdiğimiz maaş, maaş açık söyleyeyim... Millet çok zanneder ama gelip bir de Ankara'da onların yaşantılarını görün' ifadelerini kullandı.
Hepimizin tanıdığı, pek çoğunu izlediği bu dizi karakterlerinin kimisi ateist kimisi agnostik. Bu düşüncede olduklarını repliklerinde yer yer dile getiriyorlardı.
Ne kadar yıkarsak yıkayalım, sebze ve meyvelerdeki böcekleri temizlememiz imkansız mı? İsveç’in Örebro Üniversitesi Biyoloji Profesörü Alf Ekblad, insanların her yıl farkında olmadan 1 kilogram böceği yediğini söyledi.
Kızlık zarı meselesi, bazı toplumlar için haddinden fazla anlam yüklenmiş bir konu. Kadın olmanın zorluğunu bir kez daha hatırlatan bir detay adeta. Biz de bu içeriğimizde konuyla ile ilgili ilginç bilgileri derleyelim; bir yandan da kadınların yaşadığı mağduriyete yeniden dikkat çekelim istedik.