onedio
Deadpool Tarzı Örümcek Adam Fragmanı
Deadpool'dan gelen fragman sonrası hemen hemen tüm sinemaseverler filmi iple çeker oldu. Marvel karakterlerinin neredeyse tamamının büyük bir hayran kitlesine sahip olduğu düşünülünce Deadpool fragmanının bu kadar beğenilmemesine şaşmamak gerekiyor. Burada da Örümcek Adam'ı Deadpool'a benzettiler. Güzel olmuş, izliyoruz.
Stephen Hawking’in Yazılımını Artık Herkes Kullanabilecek
Dünyanın en büyük bilim insanı ve teorisyenlerinden olan Stephen Hawking’in insanlarla ve dünyalarla iletişimi sağlayan yazılım, artık herkes tarafından kullanılabilecek.21 yaşındayken geçirdiği amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığından ötürü sinir sistemi felç olan ve tekerlekli sandalyeye mahkum olan Stephen Hawking, Intel’in ürettiği yazıları sese dönüştüren bir bilgisayar sayesinde dünyayla iletişim haline geçebiliyor. Şirket, Hawking için geliştirilen bu yazılımı artık herkese ücretsiz olarak sunmaya başlayacak.Assistive Context-Aware Toolkit (ACAT) adındaki bu yazılım, mühendislere, geliştiricilere, araştırmacılara ve sinir sistemiyle ilgili rahatsızlıkları bulunan hastalar için daha iyi bir yaşam standardı yaratılması için oluşturulmuştu. Bu yazılım, standart bilgisayar arayüzünün kullanılmasının mümkün olmadığı durumlarda bilgisayarların kullanılabilmesini sağlıyor.İndirebilmeniz için Github üzerinden bedava olarak sunulan yazılım, Intel tarafından belgeleme, videolar ve kullanıcıların başlamalarına yardımcı olmak için ayrı bir site olarak da sunulmuş durumda.Sonuç olarak Stephen Hawking’in kullandığı bu teknolojinin artık ihtiyacı olan herkesin kullanımına sunulduğunu söyleyebiliriz.Webcam tabanlı bir yüz tanıma sistemi ile kullanan kişinin kontrolünü sağladığı ACAT’ın geliştiriciler tarafından daha da iyileştirilebileceği söyleniyor ki yazılım şu anda bile rahatlıkla kullanılabilir durumda.Chip
Modern Zamanların Tüm Acı Ama Gerçeklerini Tokat Gibi Vuran 16 Başarılı İllüstrasyon
Londralı illüstrasyon sanatçısı Steve Cutts, modern hayatın iç karartıcı çilelerini ve acı ama gerçeklerini çizimleriyle öyle bir gözler önüne serdi ki; baktıkça içinizin kararmaması ve ''Neden?'' diye sormamanız imkansız. Tüketim toplumu, çalışma şartları, kapitalizm, doğanın berbat edilişi, büyük şehir hayatı ve dahası... Günümüzde yaşanan hayatı ve yaşayan toplumu tüm yönleriyle ele alan Steve Cutts yalnızca resmetmiş ve söylenecek söz bırakmamış. Buyrun...
Temmuz Tarihin En Sıcak Ayı Oldu
Ortalama küresel sıcaklığın 16,6 derece olduğu Temmuz, 1880'den bu yana kayıtlara geçen en sıcak ay oldu. 2015 yılı böylece 2014'ün ardından tarihin en sıcak yılı olmayı garantiledi.Dünya, 2015 yılında dördüncü defa en sıcak ay rekorunu kırmayı başardı. Haziran'ın ardından Temmuz ayı tarihin en sıcak yılı olarak kayıtlara geçerken, 2015'in en sıcak yıl unvanını alması da kesinleşti.ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) tarafından yapılan açıklamada, 1880'den bu yana kayıtlara geçen en sıcak 10 ayın 9'unun 2005'ten bu yana yaşandığı belirtildi. NOAA adına açıklama yapan Jake Crouch, 'Dünya ısınmaya devam ediyor. Zaman geçtikçe hep aynı durum ortaya çıkıyor' yorumunda bulundu.Crouch, 2015'in insanlık tarihindeki en sıcak yıl olmayı garantilediğini belirterek, 'bu durumun neden olacağı sonuçları analiz etmemiz gerekiyor' ifadesini kullandı.Bilim insanları önüne geçilemeyen atmosfer artışının iklim değişikliği ve Pasifik'te etkili olan El Nino nedeniyle iyice arttığını belirtti. Küresel alanda birçok bölgedeki sıcaklığın arttığına dikkat çekilirken, Afrika tarihindeki en sıcak ikinci Temmuz'u geride bıraktı.NOAA raporunda, küresel sıcaklığın arttığı diğer bölgelerin Güney Amerika, güney Avrupa, Orta Asya ve ABD'nin batısı olarak belirtildi. Ortalamanın altında kalan bölgeler ise İskandinavya, Rusya'nın batısı, Doğu ve Güneydoğu Asya ve Kuzey Amerika'nın orta bölgeleri olarak ifade edildi.Al Jazeera
Memura 2016 Yılı İçin Yüzde 6+5; 2017 Yılı İçin Yüzde 3+4 Zam
Hükümet ile memur sendikaları arasında devam eden toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı. Buna göre memura 2016 yılı için yüzde 6+5, 2017 yılı için yüzde 3+4 zam yapılacak.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, 2016-2017 toplu sözleşme görüşmeleri kapsamında düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Sürecin anlaşma ile sonuçlandığını açıklamaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten Bakan Çelik, kamu çalışanlarına sağlanan hakları ana hatlarıyla açıkladı.Kamu görevlilerine 2016 yılının ilk altı ayında yüzde 6, ikinci altı ayında yüzde 5 oranında, 2017 yılının ilk altı ayında yüzde 3, ikinci altı ayında yüzde 4 oranında olmak üzere toplamda yüzde 7 oranında zam yapılacağını açıkladı.Yan haklara ilişkin de açıklama yapan Bakan Çelik şunları söyledi:Bu toplu sözleşme ile 2005 yılından sonra göreve başlayan çalışanlara ilave bir derece verildi.850 bin öğretmenimize aylık bürüt 98 TL’ye kadar 2017 yılında da 140 TL’ye kadar nöbet ödenecek.Hafta sonu sınavda görev yapan öğretmenlerin ücreti 58 TL’den 132 TL’ye çıkarıldı.Sağlık kuruluşlarında çalışan sağlık personeline taban oranı artırıldı. Örneğin bir hemşireye yapılan döner sermaye ödemesi 180 TL arttı.Başta sağlık personeli olmak üzere fiili hizmet zammı talebi için bir bilim kurulu oluşturulacak. Bilim kurulu çalışmalarını 2016’da tamamlayacak.4C kapmasında çalışan memur gibi çalışan işçilerin sözleşmeli pozisyonuna yasal düzenleme kadro için çalışma yapılacak. 4c’lilere 150 TL ek ödemeYurtdışı teşkilatta çalışanlara aile yardımı yapılacaktır.*Mimar mühendis koruma güvenliği ilave artışTapu dairelerinde yoğun olarak çalışanlara fazla çalışma ücreti verilecek.Cuma günleri ibadet tatili çalışması yapılacaktır.Memur-Sen, kamu görevlilerinin cuma namazı konusunda taleplere karşılamak için toplu sözleşme tekliflerine, namazı vakti izin süresi konusunu eklemişti. Ajanslar
Post Apokaliptik 'Zorro' Geliyor
Zorro efsanesi bu kez “post apokaliptik” olarak beyaz perdede boy gösterecek.Hollywood elindeki senaryo stoklarını tükettikçe eski efsane yapımları bir bir diriltmeye devam ediyor. Zaten bir nevi nostalji yılı diyebileceğimiz 2015 yılının ardından, bu “geriye dönüş” daha da devam edeceğe benziyor. Bu konudaki en yeni kurbanımız ise maskesi, kılıcı ve Z imzası ile ünlü kahraman Zorro oldu.The Mask of Zorro ve ardından 2005 yapımı devam filmi The Legend of Zorro ile 2000’li yıllara damgasını vurmuş efsane yapımlardan biri olan Zorro, bu kez çok farklı bir biçimde tekrar beyaz perdeye konuk olacak.İsminin Zorro Reborn olması düşünülen yapımın bu defa geçmişte değil “post apokaliptik” bir gelecekte geçmesi planlanıyor. Bilindik Zorro hikayelerinden çok farklı bir şekilde ele alınacak olan filmin konusu ve hangi mekanlarda geçeceği gibi konular şimdilik belirsizliğini koruyor.Yapımcılarsa bu konuda oldukça heyecanlı görünüyor, özellikle şirket CEO’larından Mark Amin ’in şu sözlerine bakacak olursak bu film uzun süredir tasarlanıyormuş zaten.“Bu iniş çıkışlarla dolu 15 yıllık süre zarfında Zorro, benim gerçekleşmesini en çok istediğim projeydi.”Yeni Zorro, bir yeniden yapım olarak karşımıza gelseydi çoğu kişi gibi bizde burun kıvırıyor olacaktık, fakat yeni filmin “post apokaliptik” bir dünyada geçecek olması ilgimizi bayağı cezbetti açıkçası. Fakat bildiğimiz Zorro’nun kıyamet sonrası bir dünyaya uyarlanması nasıl olur, orası merak konusu.Zorro Reborn için önceleri Bryan Singer ’ın ismi geçiyordu fakat şu an için yönetmen kesin olarak belli değil. Çekimlerin gelecek yıl başlaması planlanıyor.Kayıp Rıhtım
Reklam
Bu Hafta 7 Film Vizyonda
Türkiye'deki sinema salonlarında aksiyon, gerilim, korku, dram ve animasyon türünde 7 film vizyona girecek.
Reklam
Çay Var İçersen, Müzik Var Dinlersen: İçinde Çay Geçen 25 Şarkı
Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla.Yaşlanmak hoş değil duvarlara baka, baka.Bir dost göz arayışıyla.Saat tıkırtısıyla…Korkmam, geçinip gideriz biz mutlulukla.Ama; ‘’günün aydın, akşamın iyi olsun'’Diyen biri olmalı.Bir telefon sesi çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.Yoksa, zor değil, hiç zor değil, demli çayı bardakta karıştırıp, bir başına yudumlamak doyasıya.Ama; ‘’ çaya kaç şeker alırsın ? ‘’Diye bir ses sormalı ya ara sıra…
Çerez Tabağından Sanatı Ayıklayıp Çıkaran Sanatçıdan "Fıstık Gibi" 20 Çalışma
Steve Casino, sevdiği ünlülerin ve karakterlerin resimlerini yer fıstığına çizip onları maket haline getiriyor. 3 yıldan beri bu sanata gönül veren sanatçının fıstık kabuklarının üzerinde gerçekleştirdiği çalışmaların tamamı 200'ü geçmiş durumda ve günbegün bu çalışmalara yenisini ekliyor.Daha önceki çalışmalarının yer aldığı içerik için BURDANSanatçının Sitesi | Instagram
Yaz Tatilini Serin Yerlerde Geçirmek İsteyenlere Özel Yer: Rusya Altın Halka
Rusya'nın altın halkası olarak adlandırılan ve Moskova, Rostov, Kostroma, İvanovo'nun oluşturduğu bu sıra dışı halka yapısı, görünümü ve mimarisiyle resmen bizi kendine davet ediyor.Daha çok deniz sevmeyen, kalabalıktan hoşlanmayan, sessiz ve sade yerleri sevenlerin hoşuna gidecek liste. Hazır Rusların çoğu tatildeyken neden olmasın?
Reklam
İnsanlar Olmasa Dünya Nasıl Olurdu?
Danimarkalı bilim insanları, 'insanoğlunun olmadığı bir dünyanın' nasıl görüneceğine ilişkin bir araştırmaya imza attı. Dünyada yabani hayvanların haritasını çıkaran bilim insanları, günümüzde vahşi yaşamın neredeyse yok olduğu Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika'da hangi hayvanların yaşayabileceğini de belirledi.Araştırma sonuçlarına göre, çevreyi kirleterek ekosistemi bozan insanoğlu olmasaydı Dünya büyük bir doğa koruma alanını andırırdı. Kuzey Avrupa'da kurtlar, geyik ve ayıların yanı sıra, filler ve gergedanlar da yaşayabilirdi.Araştırmayı yapan Aarhus Üniversitesi'nin verilerine göre, hayvan çeşitliliği bol olan Afrika, bunu eşsiz elverişli iklimine değil, insanın vahşi doğaya minimum müdahalesine borçlu.Profesör Jens Christian Svenning, 'Kuzey Avrupa, insanlar yüzünden memeli çeşitliliğinin büyük ölçüde azaldığı tek bölge değil. Bu küresel bir olgu' dedi.https://twitter.com/expressivus/status/634528770670620673Bu görüşü, araştırmaya katılan Dr. Soren Forby de destekliyor. Bilim adamına göre, insanlar olmasaydı Kuzey ve Güney Amerika ile Avrupa'da, muhtemelen şu anda Afrika'da olduğundan daha fazla büyük memeli yaşar, türleri de oldukça fazla olurdu.Dünya'nın en tehlikeli yırtıcısı kim?Bir diğer araştırmanın sonuçları, insanın gezegen üzerinde yaşayan en tehlikeli ve agresif yırtıcı olduğunu gösteriyor. İnsanın her yıl öldürdüğü hayvan ve balık sayısı, diğer tüm yırtıcıların öldürdüğünün oldukça üzerinde.Bilim adamları, tüm deniz yırtıcılarına göre 14 kat daha fazla balık avlayan insanın, tüm kara yırtıcılarına göre 9 kat daha fazla hayvan öldürdüğünü belirtiyor. Böylece insanın aslan, ayı veya köpek balığından daha tehlikeli olduğu ortaya çıkıyor.Bu arada insanın avcılığının da, diğer hayvanların yiyecek bulma yöntemlerinden çok daha farklı olduğu belirlendi. Kanada'daki Victoria Üniversitesi'nden Profesör Thomas E. Reimchen, yırtıcıların yavru, genç, yaralı, hasta veya ihtiyar hayvanları avladığını belirterek, 'İnsan ise genelde doğurma çağındaki yetişkin hayvanları öldürüyor, yani üreme ihtimalini yok ediyor' dedi.İnsanoğlu ayrıca yırtıcıları da avlıyor. Ekolojik zincire bu müdahalesiyle, başka hiçbir hayvanın yapmadığı kadar eko dengeyi bozuyor.Sputnik
Spotify'dan Endişelendiren Gizlilik İhlali
Uygulama, bir süredir, kullanıcı sözleşmesinde yer alan 3.3 ve 3.4 şeklinde işaretli kısımlarda, 'artık kullanıcıların daha fazla bilgisine erişip kullanabileceği' yönünde bir onay istiyor.
Reklam
15 Örnekle Dünya Haritasının Gelişimi
İlk örnekleri M.Ö. 6. yüzyıla dayanan ve dünyanın hala düz olduğu inancıyla çizilen dünya haritaları daha sonra Helenistik Dönem'le birlikte küre şeklinde çizilmeye başlanıyor.  Bu dönemde coğrafya biliminde meydana gelen gelişmeler, Roma İmparatorluğu döneminde Batlamyus'un çizdiği dünya haritasına önayak oluyor ve bu harita Orta Çağ'ın sonuna kadar kabul görüyor. 15 ve 18. yüzyıllar arasındaki coğrafi keşiflerle birlikte, dünya haritaları gittikçe aslına daha uygun olmaya başlasa da, Afrika'nın iç kısımları ve Antarktika 19. yüzyıla kadar keşfedilemiyor. İşte tarihteki haritalardan bazıları:
Hollandalı Ressam M.C. Escher'den Aklınızı Uçuracak 15 Muhteşem Eser
Maurits Cornelis Escher (1898-1972) Hollandalı ressam ve grafik sanatçısıdır. Okul yaşamında daima başarısız olan Escher, bir gün çizimlerini gösterdiği grafik öğretmeninin yardımıyla bu alana yöneldi. Grafik eğitimini tamamladıktan sonra, yaşamının büyük bir bölümünü oluşturacak seyahatlerine başladı, ilk olarak İtalya'ya gitti ve burada birçok çizim yaptı. 1922'de İspanya'yı ziyaret edip tekrar İtalya'ya döndü. Burada evlendi ve uzun yıllar Roma'da yaşadı. 1935 yılında İtalya'da yükselişe geçen faşizm sebebiyle ailesiyle birlikte İsviçre'ye taşındı. İsviçre'yi pek sevmeyen aile, bu dönemde uzun Akdeniz gezilerine çıktı. 1937'de kardeşine çizimlerini gösterdi ve kardeşi onu matematiğe yönlendirdi. Okuduğu bazı makalelerin etkisiyle simetri üzerine çalışmaya başladı. Aynı sene ailesiyle birlikte Belçika'ya taşındı. 1941 yılında, Alman işgali yüzünden ailesiyle Hollanda'ya kaçtı. Bu dönemde, gelecekte çok ünlü olacak birçok çalışmasını yaptı. 1950'lerin ortalarında ilgisi sonsuzluğun tasvirine kaydı. Yaşamı boyunca 448 litograf ve 2000'in üzerinde çizim yapmıştır ve eserleri 5 ana dönemde incelenir:
Reklam
21 Madde ile Fenomen Diziler Arasına Girmenin En Büyük Adayı: Mr. Robot
etiket
Breaking Bad gibi tüm dünyada nam salmış dizilerin ilk bölümlerinde henüz izleyicisi azken zamanla çok daha iyi bir diziye dönüşeceği söylenir ve öyle de olur. İşte bu kez ileriki bölümlerinde daha da konuşulacağı iddia edilen yeni bir dizi var: Mr. Robot.Not: İçerik minimum düzeyde spoiler içerir, diziyi izlemeseniz de rahatlıkla okuyabilirsiniz.
Beynini Tam Kapasite Kullanmak İsteyenlere: Zihin Haritaları
Zihin, kontrol edilebilmesi en zor fakat doğru yönlendirmeler yapıldığında da insanın en büyük yardımcısıdır. Eğitim sisteminin öğrencileri ezbere koşarak yaratıcı zekalarını geliştirmelerini engellediğini belirten Tony Buzan, bu nedenle 5 yaşındaki bir çocuğun yaratıcı zekasının yüzde 90' nını kullanırken, aynı oranın yetişkinlerde yüzde 10'lara düştüğünü açıkladı. Beyni bütün kapasitesiyle kullanmayı hedefleyen Buzan, bunun ancak zihin haritası tekniği ile mümkün olduğunu düşünüyor..
Google'ın Modüler Akıllı Telefon Projesi 'Project Ara' Ertelendi
Google’ın modüler akıllı telefonu Project Ara’nın 2016’ya ertelendiği bilgisi verildi. Google iki yıl önce Project Ara ismini verdiği modüler telefon projesini duyurduğunda herkesin büyük ilgisini çekmişti. Bu projeye göre, kullanıcılar artık telefonlarını bütün halinde satın almak zorunda kalmayacaklar, aksine, teknoloji geliştikçe yeni modüller alıp, eskiyen modülün yerine takacaklardı. Örneğin, daha güçlü bir işlemci, daha hızlı bir Ram, daha iyi bir grafik işlemcisi, daha kuvvetli bir anten gibi, ihtiyaca göre ve farklı firmalar tarafından üretilecek modüllerden, kendi arzularına göre bir telefon üretebileceklerdi.Ancak telefonun piyasaya çıkış tarihi sürekli ertelendi. En son, geçtiğimiz hafta yeni bir duyuru yapan Project Ara ekibi, piyasaya çıkışın 2016 ilk çeyreğine ertelendiğini duyurdu.Projeyle ilgili yapılan açıklamalara göre telefondaki problem, modüllerin birbirine “yapışmamasından” kaynaklanıyor. Ekip “Electropermament” ismini verdikleri manyetik bir birleştirme yöntemi sayesinde modüllerin birbirini tutmasını ve dağılmamasını sağlıyordu. Ancak açıklamaya göre, bu manyetik birleştirme yöntemi modülleri bir arada tutmak için yeterince güçlü değil.
Haydarpaşa Limanı Nazım İmar Planına İptal
Mahkeme, Harem bölgesi ile Haydarpaşa Liman ve Geri Sahası 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı’nın şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığını belirterek iptaline karar verdi.
Reklam