Şarkıyı Olduğu Noktadan Daha da Üstlere Çıkaran Gitar Solosuyla Kendine Aşık Eden 17 Şarkı
Her şarkıyı sevmemizin bir nedeni oluyor. Bazılarını müziği, bazılarını sözleri ve bazılarını yalnızca hatırlattıkları için sevmemize rağmen öyle şarkılar var ki onları sade ve sadece şarkıdaki gitar solosunu bir kez daha duyabilmek için seviyor ve tekrar tekrar dinliyoruz.Şarkıyı olduğu noktadan daha da üstlere çıkaran gitar solosuyla kendine aşık eden şarkıları sizler için derledik.Keyifli dinlemeler!
Mehmet Şakiroğlu Yazio: Çocuklara Koronavirüsü Anlatmanın En Kolay Yolu
11 Mart'ta Dünya Sağlık Örgütü tarafından koronavirüsün pandemi olarak ilan edilmesi ve Milli Eğitim Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı'nın kararı neticesinde okullara ara verilmesinin üzerinden tam 7 ay geçti ve nihayet 12 Ekim'de 1. sınıflara 2, 3, 4, 8 ve 12. sınıflar da katılıyor ve yüz yüze eğitime başlıyor. Çocuğunuzu okula göndermeden önce virüs ve virüs önlemleri konusunda bilgilendirmeniz bekleniyor. Bu yazı işte tam da bunu nasıl yapabileceğinizi anlatmak üzere kaleme alındı.
Soner Arıca Yazio: No-name Nasıl Sabırlı Olsun?
nasıl olursa olsun ama bir şekilde olsun, aslında nefes alan herkesin kayıtsız şartsız bunu bilmesi ve yapabilmesi gerekli. geçen haftaki yazıda belirtmiştim üst başlık 'sabır' olacak diye. şimdi konuyu müzikli yolculuğa bağlıyoruz ama yaşam yolcuğunun tamamına yaymak gerek o ayrı. yıllar geçiyor, teknik olarak gelişime bağlı değişimler gerçekleşiyor, yeni alışkanlıklar filan dolu ama; henüz duygu durumlarımız yapay zekaya ve algoritmalara (bu da başka bir haftanın başlı başına konusu) tamamen teslim olmadığından, yalpalaya yalpalaya ilerliyoruz bazı alanlarda. müzik üretim, yayımlama ve tüketim kısımları da aynen bu alanlara örnek verilebilir.
Güne İyi Başlamanıza Yol Açacak 14 Şarkı
Hepimiz güne iyi başlamak istiyoruz. Bazılarımızın bunun için ritüelleri var ve güne iyi başlayıp güzel bir gün geçirmemizi kolaylaştıran küçük alışkanlıklarımız var. Eğer güne iyi başlamak için müzik dinleyen biriyseniz listemiz tam size göre, değilseniz de güne müzik eşliğinde başlamayı denemenin tam sırası.
Rıfat Kamaşak Yazio: Türkiye’nin İnovasyon Karnesi
İnovasyon yeteneği ile ekonomik büyüme ve kalkınma arasında oldukça anlamlı pozitif bir ilişki var. Doğal olarak inovasyon küresel ölçekte değer gören bir faaliyet olarak karşımıza çıkmakta. Ülkemizde de yüksek rekabet gücü elde etmek isteyen birçok işletme inovasyon kapasitesini geliştirmeye çalışıyor. Bu doğrultuda özellikle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın önderliğinde birçok kamu ve özel sektör işletmesince araştırma geliştirme (ar-ge) merkezleri kuruluyor, yatırımlar yapılıyor, teşvikler veriliyor. Peki biz ülke olarak bu konuda dünyada ne durumdayız? Ülkelerin inovasyon performansına ait en detaylı ve güvenilir değerlendirmeler Global İnovasyon Endeksi (Global Innovation Index) isimli raporda yer alıyor. Gelin o zaman 2020 senesine ait bu son rapora Türkiye’nin durumunu da görebilmek için bir göz atalım: Global İnovasyon Endeksi hesaplanırken 7 bileşen dikkate alınıyor: 1) Ülkenin inovasyon, hukuk ve ticaret ile ilgili kurumlarının mevcudiyeti ve kalitesi 2) Beşeri sermaye ve bilimsel araştırma kapasitesi3) Altyapı4) Pazar gelişmişliği5) İşletmelerin ve kullanılan iş modellerinin kalite ve seviyesi6) Bilgi ve teknoloji temelli çıktılar7) Yaratıcılık temelli çıktılar.
Özge Özdemir Yazio: Başını Ekrandan Kaldır da Kitap Oku Biraz!
Son yıllarda çoğu ebeveynin ve eğitimcinin ağzından bu cümle çıkmıştır, değil mi? Akıllı telefonlar ve tabletler çağına doğan çocukların çoğu da bu cümleyi muhakkak bir kez işitmiştir. “Başını ekrandan kaldır da kitap oku biraz!” Bu yıl ebeveynler ve eğitimciler olarak ekran konusunda daha da endişeliyiz. Çünkü günlük hayatta çocuklarımızı bir süreliğine ekran başından ayıran okul, pandemi nedeniyle aniden ekran başına taşındı. Uzaktan eğitimle birlikte çocuklarımızın derslerde yalnızca konuşma-dinleme değil, okuma-yazma eylemleri de büyük ölçüde ekran başında gerçekleşmeye başladı. Bu değişimin artıları ve eksileriyle ilgili kafamızda onlarca soru var, biliyorum. Bu yazıda, yalnızca bir soru üzerine düşünmek istedim: İşler böyle giderse, çocuklarımız başını ekrandan kaldırıp kitap okuyacaklar mı? Bu soruyu bana düşündürten, okumanın beynimiz üzerindeki etkisi konusunda çalışan Tufts Üniversitesi öğretim üyesi Maryanne Wolf’un The Guardian’da rastladığım makaleleri oldu.* Wolf, 2011 yılından itibaren yayınladığı üç makalesinde, ekran üzerinden okumanın çocuklarımızın beynini değiştireceğini, bu nedenle dijital çağda yeni bir okur yazarlık modeli geliştirmemiz gerektiğini söylüyor.